|
ÖZET: Başvuran, emekli olduğu dönemde Trabzon’daki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nda müdürlük yapmış ve bu süre zarfında kendisine yersiz ödeme borcu çıkarıldığını iddia etmiştir. Başvurusunda, 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesi uyarınca emeklilik aylığının kesilmeden bu kurumda çalışmasının mümkün olduğunu, benzer durumda olan diğer kişilerin de yargı yoluyla haklarını kazandığını belirtmiştir. Başvuran, 45.525,90 TL tutarındaki borcun silinmesini ve yapılan kesintilerin iadesini talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın çalıştığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın bütçeden yardım alan bir kuruluş olduğunu ve bu nedenle emekli aylığının kesilmesi gerektiğini ifade etmiştir. 5335 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereğince, emeklilik aylığı alanların bu tür kuruluşlarda çalışamayacağı belirtilmiştir. Başvuranın yersiz ödemeleri geri ödenmesi yönündeki işlemin hukuka uygun olduğu, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarıyla da desteklenmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddine karar vermiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, emekli aylığı almakta iken bütçeden yardım alan bir kurumda çalışmanın yasal olarak mümkün olmadığı ve bu nedenle yersiz ödeme borcunun çıkarılmasının hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/3494-S.20.5561
BAŞVURU NO : 2019/15090
KARAR TARİHİ : 03/03/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurana yersiz ödeme borç kaydı çıkarılması hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/09/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, emekli iken 02/12/2014 – 05/12/2016 tarihleri arasında Trabzon – … Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının müdürlük görevini yürüttüğünü, vakıfların özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, özel kanunla kurulmuş kurumlardan sayıldığını ve Yargıtay İçtihadı
Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09/06/2017 tarih ve 2016/3 E., 2017/4 K. sayılı kararı ile de bu hususların kabul edildiğini, 5335 sayılı kanunun 30. maddesinde belirtilen kurumlarda, emekli olanların atanmalarının mümkün olduğunu, Danıştay’ın 12. Dairesinin 2010/6363 Esas ve 2013/2323 kararı ile bu hususun kabul edildiğini, bu kurumların gelirlerinin fon kurulu tarafından karşılandığını, yine kendisiyle aynı durumda olan … Vakıf Müdürünün durumu yargıya taşıması sonucu açtığı davayı kazandığını, yine aynı durumda başka kişilerin de olduğunu belirterek tarafına müdürlük yaptığı dönem için çıkarılan 45.525,90 TL borcun silinmesini ve yapılan kesintilerin iadesini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 12/09/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından
gönderilen 24/09/2019 tarihli ve … sayılı yazı ve eklerinde özetle:
2.1. Gerekçesi işsizliğin önlenmesi ve genç istihdamın artırılması olan 27/04/2005 tarihli
Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde; “Cumhurbaşkanı tarafından atanan veya görevlendirilenler, Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine ve Sağlık Bakanlığının tabip ve uzman tabip kadrolarına yapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına açıktan atanamazlar. Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar.
Diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre 01/01/2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararları uygulanmaz.
Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri; a) Cumhurbaşkanlığına seçilenler, b) Cumhurbaşkanı yardımcılığı veya bakanlığa atananlar, c) Yasama Organı üyeliğine seçilenler, d) Mahalli idareler seçimleri sonucuna göre görev alanlar, e) Sadece toplantı veya huzur ücreti ya da hakkı ödenen görevleri yürütenler ile yönetim ve denetim kurulu üyeliği ücreti karşılığında görevlendirilenler, f) Yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler (üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olmaları kaydı aranmaz.), g) Vakıf üniversitelerinde görev alanlar, h) Özel kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilmeksizin çalıştırılma veya görev yapma hakkı verilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından atanan veya görevlendirilenler ve Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler, i) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca Yasama
Organı üyeliğinin bitiminden sonra öğretim üyesi olarak atanmış olanlar, j) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 36 ncı maddesi kapsamında istihdam edilen ihtiyat pilotlar ile Milli Savunma Bakanlığı ve bağlı birimlerinde personel ve askeri öğrenci temin faaliyetine yönelik hizmetlerin yürütülmesi için görevlendirilen emekli subay ve astsubaylar, k) 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesine göre görevlendirilen güvenlik korucuları, hakkında uygulanmaz.
İkinci fıkraya göre emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilenlerin sigortalılıklarının sona erdiği tarih yazılı istek tarihi kabul edilerek ilgili sosyal güvenlik kanunlarına göre aylıkları yeniden bağlanır.” hükmünün amir olduğu, 2.2. Bu düzenlemenin birinci fıkrasında aylık alanlarda yeniden kadrolu göreve atanabilecek olanlar, ikinci fıkrasında kamu idarelerinde görev alma halinde aylığı kesilecek olanalar, üçüncü fıkrasında uygulanmayacak hükümler ve dördüncü fıkrasında ise aylığı kesilmeksizin çalışabilecek olanların belirtilmekte olduğu,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
2.3. Başvuruya konu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının 29/05/1986 tarihli ve
3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu ile kurulduğu, 3294 sayılı
Kanun incelendiğinde; – 3 üncü maddesinde öngörülen hizmetlerin gerçekleştirilmesi için Başbakanlığa bağlı ve
T.C. Merkez Bankası nezdinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu kurulacağının, – 4 üncü maddesinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonunun gelirlerinin, a) Kanun ve kararnamelerle kurulu bulunan ve kurulacak olan fonlardan
Bakanlar Kurulu kararıyla %10 a kadar aktarılacak miktardan, b) Bütçeye konulacak ödeneklerden, d) Trafik para cezası hasılatının yarısından, f) Radyo ve Televizyon Üst Kurulu reklam gelirleri hasılatından aktarılacak
%15’lik miktardan, h) Her nevi bağış ve yardımlardan, i) Diğer gelirlerden oluşacağının, belirtildiği, 2.4. 3294 sayılı Kanun kapsamında kurulan ve gelirleri genel olarak kamuya ait gelirlerden oluşan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan toplanan kaynak, Fon Kurulu kararları ile ülke genelinde kurulu bulunan vakıflara aktarılarak ihtiyaç sahibi yoksul vatandaşlara ayni ve nakdi yardımların ulaştırılmakta olduğu, 2.5. Bu kapsamda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Vakıflarının bütçeden yardım alması göz önünde bulundurulduğunda, sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik ya da yaşlılık aylığı alanların bu aylıkları kesilmeden Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma
Vakıflarında çalışma imkanının bulunmadığı, 2.6. Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün de 12/11/2014 tarihli ve 74039676.115601-30 sayılı görüş yazısında “Buna göre, ilgili yıl merkezi yönetim bütçesine konulacak ödeneğin Fona, Fondan ise sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına kaynak olarak aktarılması halinin bütçeden yardım kapsamına girdiğini, söz konusu vakıfların kurulma gereğinin özel bir Kanun hükmünden kaynaklandığını ve bu vakıfların Kamu alacaklarının tabi olduğu usule tabi tutulduğunu, ve… sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının 5335 sayılı
Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bulunduğunu” mütalaa etmekte olduğu, 2.7. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında bütçeden yardım alan kuruluşlar kapsamında değerlendirildiği ve bu ifadeye dayanılarak başvuranın aylıklarının kesildiği, 2.8. Başvuranın 03/12/2014 – 05/12/2016 tarihleri arasında … Kaymakamlığına bağlı …
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında çalışması nedeniyle emekli aylığının kesildiği, 2.9. Aylığın kesilmesinin ardından yersiz ödenen aylıkların 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun 96 ncı maddesinin (b) bendi gereği faizsiz olarak borç çıkarıldığı, 2.10. Konuya ilişkin 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesini ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinin Anayasa’nın 2, 11, 13, 49, 60 ıncı maddelerine aykırılığı iddiasıyla Anayasa
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Mahkemesine götürüldüğü ancak Anayasa Mahkemesi’nin 18/03/2008 tarihli ve 26820 sayılı
Resmi Gazete’de yayınlanan 03/04/2007 tarih ve 2005/52 E., 2007/35 K., sayılı kararında iptal istemini oyçokluğuyla reddettiği, 2.11. 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde fonların sayıldığı ancak vakıflara yer verilmediği hususunda bütçeden yardım alan kuruluşlarda çalışanların aylıkları kesilmeksizin çalışmayacağı ifade edildiğinden başvuranın aylığının kesilmesinin yasal dayanağını bütçeden yardım alan kuruluşlar ifadesinin oluşturduğu, 2.12. Keza Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli aylığı almakta iken Kırıkkale Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında çalışmaya başlayan kişinin aylıklarının kesilmesi üzerine açılan davada Ankara 5. İdare Mahkemesinin 24/12/2018 tarihli ve 2018/435 E., 2018/2708 K.
sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı yönünde hüküm kurduğu, 2.13. Nitekim Danıştay 11. Dairesinin 28/02/2018 gün ve 2016/7994 E., 2018/1140 K. sayılı kararının da bu doğrultuda olduğu, 2.14. Başvurana 26/08/2019 tarihli ve 16760878/55.791.233.0 sayılı yazı ile borç hakkında bilgi verildiği, 2.15. 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği 15/12/2014 – 15/12/2016 tarihleri arası yersiz ödenen 45.525,90 TL borç çıkarıldığı, 2.16. Madde gerekçesi, Anayasa Mahkemesi kararı ve sair mahkeme kararlarında belirtildiği üzere, genç işsizliğin çözümüne katkı sağlanması ve genç istihdamının arttırılmasını amaçlayan madde hükmünün ikinci fıkrasında belirtilen bütçeden yardım alan Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Vakfında üst düzey yönetici olarak emekli aylığı almakta iken çalışan başvuranın emekli aylığının kesilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 21/04/2005 tarih ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 30 uncu maddesi;
“ Cumhurbaşkanı tarafından (…) atanan veya görevlendirilenler, Türkiye Büyük Millet
Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine ve Sağlık Bakanlığının tabip ve uzman tabip kadrolarına yapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına açıktan atanamazlar. Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar.
Diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre 01/01/2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararları uygulanmaz.
Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri; a) Cumhurbaşkanlığına seçilenler, b) Cumhurbaşkanı yardımcılığı veya bakanlığa atananlar, c) Yasama Organı üyeliğine seçilenler, d) Mahalli idareler seçimleri sonucuna göre görev alanlar, e) Sadece toplantı veya huzur ücreti ya da hakkı ödenen görevleri yürütenler ile yönetim ve denetim kurulu üyeliği ücreti karşılığında görevlendirilenler, f) Yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler (üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olmaları kaydı aranmaz.), g) Vakıf üniversitelerinde görev alanlar, h) Özel kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilmeksizin çalıştırılma veya görev yapma hakkı verilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından (…) atanan veya görevlendirilenler ve Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler, i) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca Yasama
Organı üyeliğinin bitiminden sonra öğretim üyesi olarak atanmış olanlar, j) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 36 ncı maddesi kapsamında istihdam edilen ihtiyat pilotlar ile Milli Savunma Bakanlığı ve bağlı birimlerinde personel ve askeri öğrenci temin faaliyetine yönelik hizmetlerin yürütülmesi için görevlendirilen emekli subay ve astsubaylar, k) 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesine göre görevlendirilen güvenlik korucuları, hakkında uygulanmaz.
İkinci fıkraya göre emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilenlerin sigortalılıklarının sona erdiği tarih yazılı istek tarihi kabul edilerek ilgili sosyal güvenlik kanunlarına göre aylıkları yeniden bağlanır.”
6. 29/05/1986 tarih ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik
Kanununun; 6.1. “Kuruluş” başlıklı 3 üncü maddesi; “Bu Kanunda öngörülen hizmetlerin gerçekleştirilmesi için Cumhurbaşkanınca görevlendirilen Cumhurbaşkanı yardımcısına veya
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
bakana bağlı ve T.C. Merkez Bankası nezdinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik
Fonu kurulmuştur.” 6.2. “Fonun Gelirleri” başlıklı 4 üncü maddesi; “Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı
Teşvik Fonunun gelirleri; a) Kanun ve kararnamelerle kurulu bulunan ve kurulacak olan fonlardan Cumhurbaşkanı kararıyla %10’a kadar aktarılacak miktardan, b) Bütçeye konulacak ödeneklerden, c) (Mülga bend: 23/07/1995 – 4122/15-c md.)
d) Trafik para cezası hasılatının yarısından, e) (Mülga bend: 09.04.2003 – 4842 S.K/Madde 37)
f) Radyo ve Televizyon Üst Kurulu reklam gelirleri hasılatından aktarılacak %15’lik miktardan, g) (Mülga bend: 14.06.1989 – 3571 S.Kanun/Madde 16)
h) Her nevi bağış ve yardımlardan, i) Diğer gelirlerden, teşekkül eder.
Bu maddeye göre (d ve e bentleri hariç) Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu için tahsil edilen veya aktarılması yapılan miktar, tahsil veya aktarmayı takip eden ayın en geç 15’ine kadar T.C. Merkez Bankası nezdindeki fon hesabına yatırılmak zorundadır.
Bu maddenin (d) bendinde yer alan gelirler hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı
Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi hükmü uygulanmaz. Bu gelirler tahsilatın yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar vergi daireleri ve muhasebe birimleri tarafından Maliye Bakanlığınca belirlenen esaslara göre, Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası nezdindeki Fon hesabına aktarılır.
Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından engellilere ve yaşlılara yönelik olarak hazırlanan veya hazırlatılan projeler ile yapım ve kiralama işleri ve anılan Genel Müdürlüğün bu konudaki faaliyetlerine yönelik olarak kullanılmak üzere, bu maddede sayılan gelirlerin
%5’e kadarı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulu kararıyla Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanlığı emrine tahsis edilir. Bu amaçla tahsis edilen kaynak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Kurulunun onaylayacağı projeler için kullanılır.” 7. 31/05/2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun “Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı 96 ncı maddesi;
“Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanuni faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanuni faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükümlerini amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, emekli iken … Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının müdürlük görevini yürüttüğünü, bu kurumların gelirlerinin fon kurulu tarafından karşılandığını, tarafına müdürlük yaptığı dönem için çıkarılan 45.525,90 TL borcun silinmesini ve yapılan kesintilerin iadesini talep etmiştir.
10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 3294 sayılı Kanun kapsamında kurulan ve gelirleri genel olarak kamuya ait gelirlerden oluşan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı
Teşvik Fonundan toplanan kaynak, Fon Kurulu kararları ile ülke genelinde kurulu bulunan vakıflara aktarılarak ihtiyaç sahibi yoksul vatandaşlara ayni ve nakdi yardımların ulaştırılmakta olduğu, bu kapsamda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Vakıflarının bütçeden yardım alması göz önünde bulundurulduğunda, sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik ya da yaşlılık aylığı alanların bu aylıkları kesilmeden Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma
Vakıflarında çalışma imkanının bulunmadığı, başvuranın 03/12/2014 – 05/12/2016 tarihleri arasında … Kaymakamlığına bağlı … Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında çalışması nedeniyle emekli aylığının kesildiği hususları bildirilmiştir.
11. Bu çerçevede uyuşmazlığın; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın tüzel kişilik unsurları dikkate alınarak çalışanlarının 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde belirlenen esaslar çerçevesinde emekli aylığı kesilecek kişilerden olup olmadığı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
12. Anayasamızda belirtilen Sosyal Devlet ilkesinden hareketle, 1986 yılında 3294 sayılı
Kanun ile yoksul vatandaşlarımızın desteklenmesi, toplumsal dayanışma bilincinin güçlendirilmesi, sosyal barışın korunması amacıyla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı
Teşvik Fonu ve Türkiye genelinde İllerde Vali, İlçelerde ise Kaymakam başkanlığında Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları kurulmuştur.
13. 3294 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik
Fonunun gelirleri sayılmış; Kanun ve kararnamelerle kurulu bulunan ve kurulacak olan fonlardan Cumhurbaşkanı kararıyla %10’a kadar aktarılacak miktardan, bütçeye konulacak ödeneklerden, trafik para cezası hasılatının yarısından, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
reklam gelirleri hasılatından aktarılacak %15’lik miktardan, her nevi bağış ve yardımlardan ve diğer gelirlerden sağlanacağı belirlenmiştir.
14. 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında ise herhangi bir kurumdan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların aylıkları kesilmeksizin bütçeden yardım alan kuruluşlarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamayacağı ve görev yapamayacağı hususu düzenlenmiştir.
15. Ankara 5. İdare Mahkemesinin 2018/435 E., 2018/2708 K. sayılı kararında;
“Yukarıda aktarılan 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında öngörüldüğü üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların fıkrada sayılan Kurumlarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılmaları ve görev yapmaları durumunda, aylıklarının kesilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, yukarıda sözü edilen mevzuatın değerlendirilmesinden, davalı idareden emekli olanların emekli aylıkları kesilmeksizin bütçeden yardım alan kuruluşlarda çalışamayacağı ve
Kırıkkale Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının da bütçeden yardım alan kuruluş olduğu anlaşılmakla, davacının emekli aylığı alarak bu kuruluşta çalışması mümkün bulunmadığından, emekli aylığının durdurulmasına ve tespitten geriye doğru 5 yıl için hesaplanan emekli aylıklarının borç çıkarılması ile yapılan itirazın reddine yönelik işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Nitekim Danıştay 11. Dairesinin 28/02/2018 gün ve E: 2016/7994, K: 2018/1140 sayılı kararı da aynı doğrultudadır.” değerlendirmesinde bulunmuştur.
16. Mülkiyet hakkı, bireylere bir tür sosyal güvenlik ödemesi alma hakkı içermemekle beraber yürürlükteki mevzuatta, önceden prim ödeme şartıyla veya şartsız olarak sosyal yardım alma hakkı şeklinde bir ödeme yapılması öngörülmüş ise yargısal içtihatlara paralel olarak ilgili mevzuatın aradığı şartları yerine getiren bireyin mülkiyet hakkı kapsamına giren bir menfaatinin doğduğu kabul edilmelidir (Hüseyin Remzi Polge, § 36). Ayrıca mülkiyet hakkının belli şartlar altında ortadan kaldırılması, onun en azından ortadan kaldırılıncaya kadar “mülk” olarak kabul edilmesine engel teşkil etmez (Bülent Akgül, B.
No: 2013/3391, 16/9/2015, § 56). Somut olayda olduğu gibi Kurum tarafından bağlanan yaşlılık aylıklarının geri ödenmesine karar verilmesi sonucunda başvurucunun mülkiyet hakkına müdahale edilip edilmediğinin tespiti için öncelikle bu durumun mülkiyet hakkı kapsamında bir hak teşkil edip etmediğinin, eğer böyle bir hak söz konusu ise bu hakka müdahale bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Başvuranın almış olduğu emekli aylığının … Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında görev alması nedeniyle geçmişte almış olduğu emekli aylıklarının hesaplanarak 15/12/2014 – 15/12/2016 tarihleri arası yersiz ödenen 45.525,90 TL borç çıkarıldığı hususu değerlendirildiğinde başvuranın mülkiyet hakkı çerçevesinde bir menfaatine müdahalede bulunulduğunun kabulü gerekir.
17. Mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa’ya uygun düşebilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin belirlediği esaslar çerçevesinde başvuranın taleplerini değerlendirmemiz gerekirse; 17.1. Kanunilik; Mülkiyet hakkına yapılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen şartlar yerine getirilmediği müddetçe Anayasa’nın 35. maddesinin ihlaline yol açacaktır. Bu itibarla sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen koşullara uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkına getirilecek sınırlamaların kamu yararı amacıyla ve kanunla yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerde ilk incelenmesi gereken ölçüt hukuka dayalı olma ölçütüdür. Bu ölçütün sağlanmadığı tespit edildiğinde diğer ölçütler bakımından inceleme yapılmaksızın mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılacaktır. (AYM,Bekir Yazıcı, B.
No: 2013/3044, 17/12/2015, §§ 61, 62).
Kanunun varlığı kadar kanun metninin ve uygulamasının da bireylerin davranışlarının sonucunu önceden öngörebilecekleri kadar hukuki belirlilik taşıması gerekir. Bir diğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik koşulunun sağlanıp sağlanmadığının tespitinde önem arz etmektedir (Necmiye Çiftçi ve diğerleri, B. No: 2013/1301, 30/12/2014, § 56).
Somut olayımızda, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çıkarılan borç kaydının 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 96 ncı maddesinin yasal dayanak olduğu görülmektedir. Anılan düzenlemenin yeterli açıklıkta ve başvuranın davranışlarının sonuçlarını önceden öngörmesini sağlamaya yetecek hukuki belirlilikte olduğu anlaşıldığından mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kanunilik ölçütünü taşıdığı sonucuna varılmıştır.
17.2. Meşru Amaç
Anayasanın 13 üncü ve 35 inci maddeleri gereği mülkiyet hakkı ancak kamu yararı amacıyla sınırlandırılabilmektedir. İdarenin tesis ettiği hatalı işlemi geri alması veya belirli durumlarda işlemi ortadan kaldırması mümkündür. Bu durum sosyal güvenlik ödemeleri için de geçerli olup, dolayısıyla idarenin yersiz ödemeden kaynaklı kurum alacağını tahsil etmesi ve kişilere borç tahakkuk ettirilmesi işleminde kamu yararının asıl amacı sosyal güvenlik sisteminin korunması ve devamlığını sağlamaktır.
2017/44 E., ve 2017/118 K., sayılı Anayasa Mahkemesi kararında Mahkeme 5510 sayılı
Kanunun 96 ncı maddesinin Anayasa’ya uygunluğunu denetlemiş ve “ Kural, Sosyal Güvenlik
Kurumu’nun uğradığı kamusal zararın giderilmesi amacıyla sebepsiz zenginleşmede geri verme konusuna ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olup, ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışları nedeniyle kendilerine yapılan fazla veya yersiz ödemeye bağlanan sonuçları öngörmektedir. Kuralın, ilgililerin kusurlu veya kasıtlı hareketleriyle Kurum tarafından
Kanun’a aykırı şekilde yapılan ödemelerin geri alınmasıyla Kurum’un gider kaybının önlenmesini ve Kurum’un aleyhine sebepsiz zenginleşmeye engel olunmasını sağlamak için kamu yararı amacıyla çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Böyle bir düzenlemenin anayasal sınırlar içinde kanun koyucunun takdirinde olduğu da açıktır.” demiştir.
Başvuranın emekli aylığı alırken aynı zamanda bütçeden pay alan Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Vakfında çalışması durumunda ilgili yasal mevzuatı gereği emekli aylıklarının durdurulması gerekirken durdurulmaması ve daha sonrasında bu çalışılan dönemlere ilişkin olarak başvurana yersiz ödeme borç kaydı çıkarılması hususunda tesis edilen işlemlerin amacının sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesini korumak olduğu şüphesizdir. Bu bağlamda, başvurana yapılan yersiz ödemelerin geri alınması yönünde tesis edilen işlemin kamu yararı çerçevesinde meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.
17.3. Ölçülülük
Anayasa Mahkemesinin ölçülülük ilkesine yönelik değerlendirmesini elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilke üzerinden yapmaktadır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir
(AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015; E.2016/13,
K.2016/127, 22/6/2016, § 18; Mehmet Akdoğan ve diğerleri, § 38).
Mülkiyet hakkına yönelik müdahale sonucunda ortaya çıkan yeni durumun ve bozulan yararlar dengesinin, bireye kişisel ve aşırı bir yük yüklememesi gerekmektedir (Korkut Bahadır, § 43).
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Diğer taraftan, “İyi yönetişim” ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğunda kamu otoritelerinin; uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak hareket etmelerini gerektirir(AYM, Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No. 2013/711, 3/4/2014, § 68). İyi yönetişim ilkesi, mülkiyet hakkı kapsamında yapılan incelemelerde hususi bir öneme sahiptir. Bu çerçevede kamu otoritelerinden beklenen, sosyal güvenlik hakkından doğan ödemeler gibi bireylerin hayatlarını devam ettirmesi bakımından büyük öneme sahip konularda azami özenin gösterilmesidir (Tevfik Baltacı, B. No: 2013/8074, 9/3/2016, § 73). Bununla birlikte kamu otoritelerine yüklenen bu özen sorumluluğu bireyleri de sosyal güvenlik hakkı kapsamında kendilerine yapılan ödemeler yönünden tamamen sorumsuz kılmamalıdır.
Başvuru konusu olayda başvuranın emekli iken aylığı kesilmeden çalışmaması gereken bir vakıfta çalıştığı bu nedenle çalışılan döneme ilişkin olarak ödenen emekli aylıklarının 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yaklaşık iki yıllık bir süre için faizsiz olarak ve çalışma döneminden yaklaşık iki yıl sonra borç çıkarıldığı görülmüştür.
Bu durumda somut olayda idarece hatalı olarak ödendiği tespit edilen yaşlılık aylıkları anapara tutarının başvurucudan iadesinin talep edilebileceği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Aksi durumun belirtildiği üzere başvurucunun sebepsiz zenginleşmesine yol açabileceği ve sosyal adaletle bağdaşmayacağı açıktır.
Öte yandan mülkiyet hakkına yapılan müdahalede kamu yararı ile bireysel yarar arasında makul bir dengenin gözetilip gözetilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda başvurucunun mülkiyet hakkına, kendisine ödenen yaşlılık aylıklarının 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin (b) bendi çerçevesinde faizsiz olarak iadesinin istenmesi yönünde yapılan müdahalenin, başvurucunun böyle bir müdahalenin gerçekleşebileceğini öngörebileceği ve yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen kamu yararı dikkate alındığında, ölçülü olduğu, mülkiyet hakkının korunması açısından adil bir dengenin gözetildiği değerlendirilmiştir.
18. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve ilgili mevzuatı çerçevesinde; başvuranın emekli aylığı almakta iken … Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında emekli aylığı kesilmeksizin çalışamayacağının kabulü nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunca başvurana çalıştığı döneme ilişkin olarak yersiz ödeme borç kaydı çıkarılması yönünde tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin
Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.