ÖZET: Başvuran, 1994 yılında Burdur 58. Topçu Tugayında yaptığı askerlik hizmeti için, 2015 yılında Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezine başvurarak askerlik borçlanması talep etmiştir. Ödediği 5.297,86 TL tutar, 60 gün için hesaplanan borçlanma bedelidir. Başvuran, bu tutarın 506 sayılı Kanun’a ve o dönemde geçerli para birimine göre hesaplanması gerektiğini belirterek, malulen emekli maaşının eksik ödenmesi nedeniyle mağdur olduğunu ifade etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın askerlik borçlanmasının 5510 sayılı Kanun çerçevesinde yapıldığını ve hesaplamaların ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini bildirmiştir. 2015 yılında geçerli olan asgari ve azami kazanç sınırları dikkate alınarak, başvuranın ödediği tutarın hesaplamaları yapılmış ve borçlanma işleminin üst sınır üzerinden değerlendirildiği belirtilmiştir. Bu nedenle, başvuranın iddialarının hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. Başvuranın talebinin hukuka uygun olduğu ve yapılan hesaplamaların geçerli olduğu belirtilmiş, ayrıca idarenin iyi yönetim ilkelerine uyması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın, Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı dava açma hakkı olduğu da ifade edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/6437-S.20.10204

BAŞVURU NO : 2019/18757

KARAR TARİHİ : 22/04/2020

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Askerlik borçlanmasının hesaplanma yöntemi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 26/10/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; 15/07/1994 ile 14/09/1994 tarihleri arasında askerliğini Burdur 58. Topçu

Tugayında yaptığını 10/12/2015 tarihinde Askerlik Borçlanması için Kadıköy Sosyal Güvenlik

Merkezine yaptığı müracaat sonrası üst sınırdan hesaplanan 60 günlük askerlik borçlanma bedeli olan 5.297,86.TL’yi 25/12/2015 tarihinde ödediğini, askerlik borçlanma bedeli hizmet kütüğüne 60 gün ve 5.297,86 TL olarak işlendiğini, daha sonra bu tutarın 6 sıfırlı para birimine dönüştürüldüğünü belirterek bu durumdan mağdur olduğunu ifade ederek kendisinin askerlik yaptığı tarihte yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanunun hükümlerine ve o tarihte tedavülde bulunan para cinsine göre askerlik borçlanmasının hesaplanması gerektiğini belirterek malulen emekli maaşını almaya başladığı 01/02/2018 tarihi itibariyle emekli maaşının hesaplanarak eksik ödemelerin kedisine ödenmesi ve mağduriyetinin giderilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 07/02/2020 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel

Müdürlüğü tarafından gönderilen 08/04/2020 tarihli ve sayılı yazıda özetle:

2.1. Askerlik sürelerinin borçlanılmasının 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi çerçevesinde gerçekleştirildiği, anılan maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde “Er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay, yedek astsubay okulunda geçen süreleri” borçlanılabilen süreler arasında sayılmakta olup, maddenin devamında “… kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.” hükmü, maddenin son fıkrasında ise “Bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki sürelere ait borçlanmalarda; borçlanılan prime esas gün sayısı borçlanılan ilgili aylara mal edilir. Seçilen prime esas kazanç, borcun ödendiği tarihteki prime esas asgarî kazanca oranlanarak, söz konusu oran ilgili ayın prime esas asgarî kazancı ile çarpılır. Bulunan tutar, ilgili ayın prime esas kazancı kabul edilir.

Ancak hesaplanan prime esas kazanç hiçbir suretle o ayın prime esas azamî kazancını geçemez.” ibareleri yer aldığı,

2.2. Kanunun “506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlara iliskin ortak geçiş hükümleri” başlıklı geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasında ise: “Aylıkların hesabında 41 inci maddeye ve 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanuna göre yapılan borçlanmaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki sürelere ait kazançları, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre değerlendirilir. Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bulunan sigortalılar için bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki dönemlere ait sürelerin bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra borçlanılması halinde de

41 inci madde ve 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.” hükmünün yer

aldığı, 2.3. Aynı hususların Sosyal Güvenlik Kurumunun 2013/11 sayılı Genelgesinin 10 uncu kısım üçüncü bölümünün 1 inci maddesinde “Kanunun 41 inci maddesine göre yapılacak borçlanmalarda seçilen prime esas kazanç, borçlanma tutarının ödendiği tarihteki prime esas asgari kazanç ile oranlanarak, bulunan oran ilgili ayın prime esas asgari kazancı ile çarpılarak hesaplanan tutar, ilgili ayın prime esas kazancı olarak kabul edilecektir. Ancak, hesaplanan prime esas kazanç hiçbir suretle o ayın prime esas azami kazancını geçmeyecektir.” şeklinde düzenlendiği, 3. Başvuranın askerlik borçlanma bedeli olan parayı yatırdığı 2015 yılı için asgari ve azami kazançların Kanunun 82 nci maddesi doğrultusunda belirlendiği, prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, sigortalıların yaşlarına uygun asgarî ücretin otuzda biri, üst sınırı ise 16 yaşından büyük sigortalıların günlük kazanç alt sınırının 6,5 katı şeklindedir. Buna göre 2015 yılı Aralık ayı için günlük asgari kazanç (1.273,50/30) 42,45 TL, azami kazanç da (42,45*6,5) 275,73 TL olduğu, 3.1. Diğer taraftan borçlanmanın mal edildiği Temmuz – Eylül 1994 dönemi için geçerli olan

506 sayılı Kanununun 78 inci maddesi “Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek

ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, bu Kanuna ekli gösterge tablosundaki endüşük göstergenin katsayı ile çarpımının otuzda biridir. Üst sınırı ise, üst gösterge tablosundaki en yüksek göstergenin katsayı ile çarpımının otuzdabiridir. Bu suretle bulunacak günlük kazançların lira kesirleri tama çıkartılır.” Şeklinde olduğu, ilgili dönemdeki katsayı 1.100 ve gösterge 1.136 olduğundan günlük asgari kazanç (1.100*1.136/30) 41.654

TL’dir. Azami kazanç için ise gösterge 6.650 olup, günlük azami kazanç (1.100*6.650/30)

243.834 TL olduğu,

4. Başvuranın, askerlik sürelerine ilişkin yaptığı borçlanmada 5.297,86 TL’lik tutarın 60 gün için yatırılan toplam prim tutarı olup günlük tutarın (5.297,86 / 60) 88,2976 TL olduğu, bu rakamdan yola çıkılarak günlük prime esas kazanç hesaplandığında (88,2976/32*100) 275,93

TL. bu rakamın ilgili tarihte belirlenebilecek tavan sigorta primine esas kazanç olduğu, asgari prime esas kazanca oranının (275,93/42,45) 6,5 olduğu, ilgili dönemde geçerli olan üst paragraftaki günlük asgari kazanç 6,5 ile çarpıldığında (41.654*6,5) 270.751 TL bulunduğu, bulunan rakam o dönemin azami kazancı olan 243.834 TL’yi aştığından işlemlerin azami rakam üzerinden hesaplandığı, bu rakamın Temmuz ve Eylül aylarındaki onbeşer güne karşılık gelen tutarı olan (243.834 * 15) 3.657.510 TL ile Ağustos ayına karşılık gelen otuz günlük tutarı (243.834 * 30) 7.315.020 TL hizmet dökümüne yansıtıldığı, hususları ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi

edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

7. 5510 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Aylıkların hesabında

41 inci maddeye ve 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanuna göre yapılan borçlanmaların bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki sürelere ait kazançları, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre değerlendirilir. Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bulunan sigortalılar için bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki dönemlere ait sürelerin bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra borçlanılması halinde de 41 inci madde ve 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilen 1/10/2008 tarihinden önceki yurt dışı borçlanma sürelerine göre tespit edilen basamaklar, 2008 yılı Eylül ayında yürürlükte bulunan gelir tablosunda, 41 inci maddenin beşinci fıkrası hükmüne göre belirlenen prime esas aylık kazanca yakın gelire karşılık gelen basamağı geçemez.” 8. 5510 sayılı Kanunun “Sigortalıların borçlanabileceği süreler” başlıklı 41 nci maddesinde; ”Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların;

…

b) Er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay, yedek astsubay okulunda geçen süreleri, …kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır. ..” 9. 5510 sayılı Kanunun “Günlük kazanç sınırları ” başlıklı 82 nci maddesinin birinci fıkrası;

“Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, sigortalıların yaşlarına uygun asgari ücretin otuzda biri, üst sınırı ise 16 1 yaşından büyük sigortalıların günlük kazanç alt sınırının 6,5 katı, ancak sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri için 3 katıdır. ” 2 10. 506 sayılı Kanunun “Günlük kazanç sınırları” başlıklı 78 inci maddesi , “Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı bu Kanuna ekli gösterge tablosundaki en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının otuzda biridir. Üst sınırı ise, üst gösterge tablosundaki en yüksek göstergenin katsayı ile çarpımının otuzda biridir Bu suretle bulunacak günlük kazançların lira kesirleri tama çıkartılır.” hükümlerine amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan değerlendirmede, başvuran hakkında tesis edilen işlede hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran başvurusunda özetle askerlik borçlanması için ödediği tutarın askerlik yaptığı dönemde tedavülde bulunan para cinsine çevrilmesi nedeniyle zarara uğradığını belirterek uğradığı zararın giderilmesini talep etmektedir.

13. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; başvuranın 1994 yılı Temmuz ve Eylül ayları arasında yaptığı askerlik hizmetinin karşılığı olarak askerlik borçlanması yapmayı talep ettiği tarihte yürürlükte olan 5510 sayılı Kanunun Geçici 7 nci maddesinin amir hükmü gereğince anılan Kanunun 4/1-(a) maddesi kapsamında sigortalı olanların Kanunun yürürlük tarihinden önceki dönemlere ait sürelerin bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra borçlanılması halinde de

41 inci madde hükümlerinin uygulanması gerektiği buna göre Kanunun 41 inci maddesine göre

1

Burada yer alan “6,5” ibaresi, 16.11.2016 kabul tarihli, 24.11.2016 tarih ve 29898 Sayılı R.G.de yayımlanan 6761 sayılı Kanunun 8. maddesiyle, 01.01.2017 tarihinde yürürlüğe girmek üzere “7,5” şeklinde değiştirilmiştir.

2

25.08.1999 – 4447 / 10 md. Y.T. 01.01.2000 sayılı yasa ile “ Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek

ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı 4.000.000 TL., üst sınırı ise alt sınırın üç katıdır. Üst sınırı alt sınırın beş katına kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Günlük kazanç alt sınırı her yıl, ilk olarak

Nisan ayında bir önceki yılın Aralık ayı ile ondan önceki yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı kadar, ikinci olarak bir önceki yılın gayrisafi yurtiçi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar artırılarak belirlenir. Bu şekilde belirlenecek günlük kazanç alt sınırının belirlenmesinde 1000 liranın kesirleri 1000 liraya tamamlanır.” Şeklinde değiştirilmiştir.

borçlanacakları sürelere ait prim tutarı, sigortalıların veya hak sahiplerinin talepte bulundukları tarihte Kanunun 82 nci maddesine göre prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında olmak üzere kendilerince belirlenen günlük kazancın % 32’si oranında hesaplanacağı, buna göre yapılan borçlanma bedeli olarak ödenen 5.297,86 TL’lik tutar 60 gün için yatırılan toplam prim tutarı olup günlük tutarın (5.297,86 / 60) 88,2976 Tl olarak hesaplanan bu rakamdan yola çıkılarak günlük prime esas kazancın (88,2976/32*100) 275,93 TL. olduğunu. Bu rakamın başvuranın askerlik yaptığı tarihte belirlenebilecek tavan sigorta primine esas kazanç olduğu, asgari prime esas kazanca oranının 6,5 olduğu ilgili dönemde geçerli olan azami kazancı (243.834 TL’yi) aştığından işlemlerin azami rakam üzerinden hesaplandığı, bu rakamın

Temmuz ve Eylül aylarındaki onbeşer güne karşılık gelen tutarı olan (243.834 * 15) 3.657.510

TL ile Ağustos ayına karşılık gelen otuz günlük tutarı (243.834 * 30) 7.315.020 TL hizmet dökümüne yansıtıldığı ifade edilmiştir.

14. Bu çerçevede uyuşmazlığın, yapılan askerlik borçlanmasının karşılığı olarak başvuranın ödediği tutarın değer kaybına uğrayıp uğramadığının tespiti noktasında toplandığı görülmektedir.

15. Anayasa Mahkemesinin 18/07/2001 tarih ve E.2001/360 K.: 2001/105 sayılı Kararında; “Geçici maddeler, genellikle geçiş dönemlerine ilişkin işlemlerin uygulama yöntemini ve kapsamını gösteren ayrık hükümleri içerirler. Hukukta genel kural olarak, yasalar yayımlanmalarından sonraki olaylara ve durumlara uygulanırlar. Bu ilkenin en çarpıcı ayrıklığı, yasalardaki geçici kurallardır. Bu nedenle yasaların geçici maddeleri ile esas maddeleri arasında farklılık varsa, özel niteliği nedeniyle, geçici maddeler esas maddeden önce uygulanırlar. Özel düzenlemenin genel düzenlemeden önce geleceği hukukun genel bir ilkesidir.” şeklindeki hükmü ile özel nitelikleri itibariyle geçici maddelere üstünlük tanıdığı görülmektedir. Bu itibarladır ki başvuranın 1994 yılında yerine getirdiği askerlik hizmeti için

2015 yılında yapmış borçlanma talebine istinaden gerçekleştirilen askerlik borçlanmasında

hangi hükümlerin esas alınacağının tespitinde ilgili idare tarafından meri kanun ile getirilen geçiş hükümlerine bakarak tespitte bulunması kaçınılmazdır.

16. Buna doğrultuda 5510 sayılı Kanunun “506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlara ilişkin ortak geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 7 nci maddesine baktığımızda; “Aylıkların hesabında 41 inci maddeye ve 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanuna göre yapılan borçlanmaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki sürelere ait kazançları, bu

Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre değerlendirilir. Ancak, bu

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bulunan sigortalılar için bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki dönemlere ait sürelerin bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra borçlanılması halinde de 41 inci madde ve 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı

Kanun hükümleri uygulanır.” hükmüne amir olduğunu görülmektedir. Buna göre 5510 sayılı

Kanuna göre 4/1-(a) kapsamında sigortalı olan başvuranın borçlanma işlemlerinin 5510 sayılı

Kanunun 41 inci madde kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

17. 5510 sayılı Kanunun “Sigortalıların borçlanabileceği süreler” başlıklı 41 inci maddesi ise

Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, sigortalılar tarafından belirlenecek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılacağını düzenlenmiştir.

18. Başvuru konusu olayda başvuranın askerlik sürelerine ilişkin yaptığı borçlanma için yatırılan 5.297,86 TL’lik tutarın askerlik süresi olan 60 gün için yatırılan toplam prim tutarı olduğu, buna göre toplam prim tutarının, 5.297,86 TL’lik tutarın 60 gün sayısına bölünmesi ile elde edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu şekilde yapılan (5.297,86/60)işlem sonucunda elde edilen 88,2976 TL nin borçlanma süresi için günlük tutar olduğu, bu rakamdan yola çıkılarak 82 nci madde hükmüne göre günlük kazancın % 32’ si hesaplandığının günlük prime esas kazancın 275,93 TL olduğu görülmektedir.

19. Bununla birlikte borçlanma işleminin gerçekleştiği 2015 yılında yürürlükte olan mevzuat hükümleri gereğince prime esas asgari ve azami kazançlar Kanunun 82 nci maddesi doğrultusunda; prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, sigortalıların yaşlarına uygun asgarî ücretin otuzda biri, üst sınırı ise 16 yaşından büyük sigortalıların günlük kazanç alt sınırının 6,5 katı şeklinde olduğu görülmektedir. Buna göre

2015 yılı Aralık ayı için günlük asgari kazanç olan 1.273,50 TL’nin 30’ a bölünmesi ile elde

edilen 42,45 TL günlük asgari kazanç, bu miktarın 6,5 katı olan (42,45*6,5) 275,73 TL de ise azami kazanç olarak hesaplanmaktadır.

20. Öte yandan borçlanmaya konu askerliğin gerçekleştiği Temmuz – Eylül 1994 dönemi için geçerli olan 506 sayılı Kanununun 78 inci maddesinin “Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, bu Kanuna ekli gösterge tablosundaki en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının otuzda biridir. Üst sınırı ise, üst gösterge tablosundaki en yüksek göstergenin katsayı ile çarpımının otuzda biridir. Bu suretle bulunacak günlük kazançların lira kesirleri tama çıkartılır.” amir hükmüne göre asgari kazanç hesaplandığında anılan dönemdeki katsayı 1.100 ve gösterge 1.136 olduğundan günlük asgari kazanç (1.100*1.136/30) 41.654 TL olduğu azami kazanç için ise gösterge 6.650 olup, günlük azami kazanç (1.100*6.650/30) 243.834 TL olduğu görülmektedir.

21. Bu noktada yapılan işlemlere baktığımızda; başvuran tarafından; seçilen prime esas kazanç olan 275,93 TL’nin, borçlanma tutarının ödendiği tarihteki prime esas asgari kazanç olan 42,45 ile oranlanması sonucu; prime esas asgari kazancın 6,5 katı olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan bu miktarın borçlanmaya konu askerliğin gerçekleştiği 1994 tarihine uyarlanması içinse para cinsi üzerinden herhangi bir işlem yapılmaksızın, 1994 yılı için geçerli prime esas asgari kazanç olan 41,654 TLnin elde edilen 6,5 oranı ile çarpılması sonucu elde edilen 270,751

TL’lik tutarın ilgili dönem için prime esas kazancı olarak kabul edilerek işlendiği görülmektedir.

22. Sonuç olarak yapılan işlemlerin incelenmesi neticesinde; öncelikle başvuranın askerlik borçlanması için ödediği tutar üzerinden günlük prime esas kazancının hesaplandığı, bulunan bu rakamının borçlanmanın yapıldığı dönemdeki günlük prime esas kazancın alt sınırın 6,5 katı olduğunun tespitiyle borçlanmanın mal edileceği 1994 yılındaki günlük prime esas alt sınırının tespit edilen 6,5 kat oran ile çarpılması ile elde edilen karşılığın prime esas kazanç olarak kabulüyle, başvuranın askerlik borçlanmasının üst sınıra karşılık gelecek şekilde işleme konu olduğu anlaşılmaktadır. Bu şekilde izah edildiği üzere borçlanma bedeli olarak ödenen paranın herhangi bir şekilde 6 sıfırlı para cinsine dönüştürülmesi söz konusu olmadığı gibi bu nedenle de değer kaybı oluşmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere borçlanılan sürelere ait primlerin borçlanmaya esas olgunun bulunduğu tarihteki prim günü ve kazancı olarak dikkate alındığı, 1994 yılında yapılan askerlik hizmeti karşılığı olarak yapılan borçlanma bedelinin üst sınır üzerinden ödendiği, idare tarafından yapılan hesaplamalar neticesinde askerlik yapılan dönem için üst sınır karşılığı olarak borçlanma bedelinin değerlendirildiği bu bakımdan idarenin eyleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde “Kurumun, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözeteceği düzenlenmiştir. Söz konusu Yönetmelik hükmünde yer alan ilkelerin kaynağını teşkil eden

Avrupa Birliği Temel Haklar Şartının 41 inci maddesinde de iyi yönetim hakkından bahsedilmekte olup, benzer ilkelere Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen ” Avrupa

Doğru İdari Davranış Yasası’nda” da yer verilmiştir.

24. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenilmektedir.

25. Bununla birlikte borçlanma işlemlerinde sigortalının iradesinin, borçlanmaya esas olacak prime esas kazancın üst sınır olarak hesaplanması yönünde olduğunun anlaşıldığı borçlanma başvurularında gerekli hesaplanmayı yapmak için elinde tüm teknik imkanları bulunan idare olan Sosyal Güvenlik Kurumunun borçlanmaya konu olgunun gerçekleştiği dönem için alt sınır ve üst sınır arasındaki oranı tespit ederek borçlanmaya esas prime esas kazancın hesaplanmasını bu doğrultuda yapması ile ortaya çıkacak prime esas kazancın, azami sınırı aşılması durumlarda oluşabilecek aşkın ödeme yapılmasının önüne geçilebileceği düşünülerek idarenin iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde sigortalılara bu bilgilendirmeyi yaparak borçlandırma işlemi yapması beklenilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

26. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Çorum İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi