|
ÖZET: Kişinin toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi için, imza tarihinde sendika üyesi olması gerekmektedir. Başvuran, 15.06.2015-31.12.2016 tarihleri arasında sendika üyesi olmadığından, toplu iş sözleşmesinden faydalanma talebi hukuken geçersiz sayılmıştır. Ayrıca, başvuranın dayanışma aidatı talebinde bulunmaması da bu durumu etkilemiştir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 39. maddesi, toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşullarını açıkça belirtmektedir.
İlgili mevzuat, sendika üyeliğinin serbest olduğunu ve işçilerin aynı işkolunda birden fazla sendikaya üye olamayacağını vurgulamaktadır. Ancak, toplu iş sözleşmesinin imza tarihindeki üyelik durumu, bu sözleşmeden yararlanmanın temel şartıdır. Başvuranın, 2018 yılında sendikaya üye olması, geçmişteki sözleşmelerden yararlanma hakkını sağlamamaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini değerlendirerek, hukuka aykırılık tespit edilmediği sonucuna varmış ve başvurunun reddine karar vermiştir. İdarenin, başvuru sürecinde iyi yönetim ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak cevapların hangi mercilere itiraz edilebileceği konusunda eksik bilgi verdiği belirtilmiştir. Başvuranın, kararın tebliğinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
kişinin imza tarihinde üye olmamasının toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının önünü kapattığı; ayrıca kişinin toplu sözleşmesinin yürürlük tarihlerinde (15.06.2015-31.12.2016) de üye olmadığı, 2.3. Kişinin sendikaya dayanışma aidatı talebinde bulunmadığı, 6356 sayılı Kanun’un m.39/f.3 hükmünün toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihleri arasında iş sözleşmesi sona eren işçiler için geçerli olacağı, bahse konu hükmün açıklamasının, işçinin toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihleri içinde iş akdinin fesh olması (emekli olma, işyerinden ayrılma gibi) durumunda uygulanabileceği olduğu, İfade edilmiştir.
III.İLGİLİ MEVZUAT
3.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5.6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun (STİSK) “Sendika üyeliği ve
üyeliğin kazanılması” başlıklı 17 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında “Sendikaya üye olmak serbesttir. Hiç kimse sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamaz. İşçi veya işverenler aynı işkolunda ve aynı zamanda birden çok sendikaya üye olamaz. Ancak aynı işkolunda ve aynı zamanda farklı işverenlere ait işyerlerinde çalışan işçiler birden çok sendikaya üye olabilir. İşçi ve işverenlerin bu hükme aykırı şekilde birden çok sendikaya üye olmaları hâlinde sonraki üyelikler geçersizdir.”, 5.1.“Sendika özgürlüğünün güvencesi” başlıklı 25 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; “İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz. Ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklıdır” 5.2. “Toplu iş sözleşmesinden yararlanma” başlıklı 39’uncu maddesi;
“Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır.
Toplu iş sözleşmesinden, sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır.
Toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ile yürürlük tarihi arasında iş sözleşmesi sona eren üyeler de, iş sözleşmelerinin sona erdiği tarihe kadar toplu iş sözleşmesinden yararlanır.
Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir. İmza tarihinden önceki talepler imza tarihi itibarıyla hüküm doğurur.
Dayanışma aidatının miktarı, üyelik aidatından fazla olmamak kaydıyla sendika tüzüğünde belirlenir.
Faaliyeti durdurulmuş sendikalara dayanışma aidatı ödenmez.
Bu Kanun anlamında işveren vekilleri ile toplu iş sözleşmesi görüşmelerine işvereni temsilen katılanlar, toplu iş sözleşmesinden yararlanamaz.
Grev sonunda yapılan toplu iş sözleşmesinden, 65 inci maddeye göre zorunlu olarak çalışanlar dışında işyerinde çalışmış olanlar aksine hüküm bulunmadıkça yararlanamaz.” hükmüne amirdir.
IV.KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
6.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A.Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7.Başvuran, İstanbul Adalet Sarayında 2011 yılından itibaren güvenlik kadrosunda sürekli işçi olarak çalıştığını, Yüksek Hakem Kurulu tarafından 12/3/2019 tarihinde, 2015 ve 2016 yıllarında Güvenlik İş Sendikasına üye olarak çalışan işçilere geriye dönük ücretlerin ödenmesi ile ilgili bir karar alındığını, sendika tarafından Adalet Sarayına verilen ücret hak ediş listesinde isminin olmadığını fark ettiğini, konuyu araştırdığında Yüksek Hakem Kurulu tarafından karar alınan tarihte sendikaya üye olmadığının söylendiğini, kendisinin 22/3/2018 tarihinde Akdeniz
Güvenlik şirketine bağlı olarak sendikaya üye olduğunu, aynı yılın Nisan ayında kadroya geçtiğini, Akdeniz Güvenlik ile ilişkisi kesildikten sonra 12/5/2019 tarihinde de sendikadan ayrıldığını belirterek, sendikal haklardan yararlanma talebinde bulunmuştur.
8.6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, toplu iş sözleşmesine taraf işçi
sendikasının üyelerinin işyerinde çalışan üyelerinin, toplu iş sözleşmesinden hangi tarihten itibaren yararlanacakları konusunu, 39’uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlemiştir (5. Pragraf).
9.Anılan Kanunun 39’uncu maddesinde kural olarak, toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyelerinin yararlanacağı vurgulandıktan sonra, sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye bulunanların yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanların üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanacakları ifade edilmiştir. İmza tarihinde sendikaya üye olan işçilerin yararlanmaları kendiliğinden ve kanun gereği olduğundan, işçilerin bu konuda bir talepte bulunmalarına da gerek yoktur.
10.Toplu iş sözleşmeleri işveren veya işveren sendikası ile işçi sendikalarının karşılıklı olarak anlaşmalarıyla yapılmakta olup toplu iş sözleşmesinin hangi zaman diliminde uygulanacağı da, tarafların iradeleri çerçevesinde şekillenecektir. Kanun koyucu gibi kural koyma özerkliğine sahip olan toplu iş sözleşmesinin tarafları, toplu iş sözleşmesini geçmişe etkili olarak yürürlüğe koyabilirler. Hatta, izleyen sözleşmelerin yürürlüğe girdiği işyerlerinde, sözleşme görüşmelerinin uzaması, yetki itirazına, grev veya lokavta başvurulması gibi nedenlerle toplu iş sözleşmesinin yapılması, yeni toplu iş sözleşmesinin eskisinin bitimi tarihine yetiştirilememesi sonucunu doğurduğundan sözleşmenin geçmişe etkili olarak yürürlüğe
konulması bir gereksinim olarak ortaya çıkmaktadır (Şahlanan, 1992: 188-189; Ekmekçi, 1996:
213, 215-216; Narmanlıoğlu, 2013: 463464; Tuncay, 2010: 232-233).
11.Başvuran, söz konusu toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde (12/03/2019) ve yürürlük tarihinde (15/06/2015-31/12/2016) sendika üyesi değildir. Toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya ilişkin kanunun genel esprisi (imza tarihinde sendika üyesi olma) içinde toplu iş sözleşmesinden geçmişe etkili olarak yararlanmak için, imza tarihinde üye olma koşulundan başka, geriye etkili yürürlük süresince de sendikaya üye olmak gerekeceğinden,
(Narmanlıoğlu, 2013: 416-417; Şahlanan, 1992: 135-136; Tuncay, 2010: 209; Ekmekçi, 1996:
124-125), imza ve yürürlük tarihinde sendika üyeliği bulunmayan (22/03/2018-12/05/2018 tarihleri arasında sendika üyeliği bulunan) başvuranın, toplu iş sözleşme hükümlerinden yararlanma talebinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
12.Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; toplu iş sözleşme imza ve yürürlük tarihinde taraf Sendika üyesi olmayan başvuranın toplu iş sözleşme hükümlerinden yararlanma talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı ve reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13.28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle
“karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
14.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana
tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII.KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın, BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi