|
ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) emekli aylıklarının 16 ay eksik ödendiğini ve bu eksikliğin yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir. Başvurusunda, emeklilik hak ediş tarihinin 13/12/2016 olduğunu belirten resmi belgeler sunduğunu, ancak SGK’nın bu tarihle ilgili bilgi vermediğini ifade etmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yaptığı başvuruların da sonuçsuz kaldığını, bu durumun kendisine 16 aylık bir hak kaybı yaşattığını belirtmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emeklilik başvurusunu, talep tarihindeki sigortalılık durumu nedeniyle reddetmiştir. Başvuran, mahkeme kararıyla borçlanma işlemlerinin yapılmasını sağladıktan sonra, 26/04/2019 tarihinde emeklilik talebinde bulunmuş ve bu talep üzerine 01/05/2019 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmıştır. Kurum, başvuranın emeklilik koşullarını tamamladığı tarihi 13/12/2017 olarak belirlemiş, ancak emeklilik işlemlerinin başlatılması için gerekli adımların zamanında atılmadığını vurgulamıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin reddedilmesinde hukuka aykırılık tespit etmemiştir. Başvurunun reddedilmesi, başvuranın emeklilik koşullarını tamamlamadan önceki taleplerinin geçerliliği ile ilgilidir. Bu nedenle, başvurunun reddi yönünde karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/7122-S.20.11299
BAŞVURU NO : 2019/20621
KARAR TARİHİ : 11/05/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın 16 ay eksik ödendiğini iddia ettiği emekli aylıklarının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi talebi
BAŞVURU TARİHİ : 26/11/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran Kurumumuza yapmış olduğu başvuruda özetle; resmi belge niteliğindeki edevlet SGK Hitap Portalında “Hizmet belgesinde ve Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Bilgi
Sisteminde 49 yaşa tabidir ve emekli olabilir” ibaresinin bulunduğunu, bu bilgiler doğrultusunda emeklilik hak ediş tarihinin 13/12/2016 olarak göründüğünü ancak Sosyal
Güvenlik Kurumuna yazmış olduğu dilekçelere istinaden tarafına emeklilik tarihiyle ilgili herhangi bir bilgi verilmediğini, Emniyet Genel Müdürlüğüne yaptığı müracaatlarının ise net olarak cevaplanmadığını, 19/12/2016 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) emeklilik hak ediş tarihinin bildirilmesi ve emeklilik işleminin başlatılması için müracaat ettiğini, Kamu
Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 06/01/2017 tarihi itibari ile emeklilik talebini kabul ederek işlemlerini başlattığını ve onay için Emniyet Genel Müdürlüğüne (EGM) yazı yazıldığını, onay yazısının gelmemesi üzerine 10/02/2017 tarihinde SGK tarafından tekit yazısı yazıldığını, anılan yazıdan sonra tarafına “müracaat tarihinde emeklilik için gerekli tarih ve süreleri doldurmadığı” gerekçesiyle emeklilik işlemlerinin durduğu bilgisinin verildiğini, farklı tarihlerde emeklilik tarihinin tarafına gönderilmesi talebiyle yazdığı dilekçelerine rağmen tarafına emeklilik hak ediş tarihini gösterir bilgi verilmediğini, SGK ile “Polis Akademisinde ve askerlik hizmetinde geçen sürelerin hizmete sayılması” konusunda davalı olması nedeniyle dava sonucunun ve borçlanma işlemlerinin yapılması işlemlerinin tarafına 2019 yılında ulaştığını, dava sonucu iptal işleminin geriye yürümesi ve SGK’nin emeklilik hak ediş tarihini talebine rağmen bildirmemesi sebebiyle 16 aylık bir hak kaybına uğradığını, E-Devlet SGK
Hitap Portalı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personel kayıtlarındaki yanlışlıklardan dolayı kendisinin sorumlu tutulamayacağını, dilekçelerine cevap verilmemesinden dolayı emekli maaşında 16 aylık bir hak kaybı olduğunu belirterek eksik ödenen emekli maaşlarının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 21/01/2020 tarih ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün konuya ilişkin 09/03/2020 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca; 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ilk kez kamu görevlisi olarak atananlar hakkında 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılırken, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanuna tabi olarak çalışmakta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar ile 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışması olup 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışanlar ve bunların dul ve yetimleri hakkında ise
5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı,
2.2. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun mülga 91 inci maddesi gereği her ne suretle olursa olsun açıkta bulunanlardan emekli aylığına müstahak olanlara veya ölenlere emekli ve malullük aylıkları ile dul ve yetimlerine bağlanacak aylıkların, son ayrıldıkları kurumlara kendileri veya dul ve yetimleri tarafından yazı ile yapılacak müracaat tarihlerini takip eden aybaşından itibaren bağlanmakta olduğu, – Bu hüküm gereği, halen görevde bulunan kamu görevlilerinin, emeklilik başvurularının görev yaptıkları kuruma yapıldığı ve bunların emekliliğinin görev yaptıkları kamu idaresinin en yüksek amirinin onayı ile tekemmül ettiği ve ilgililerin emekli aylığının da verilen onaya istinaden hizmet aylıklarının kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatıldığı, buna karşılık herhangi bir nedenle görevleri ile ilişiği kesilmesinden dolayı açıkta bulunanların emekli aylıklarının ise hizmet süresi ve emeklilik yaşına ilişkin koşulları taşımak kaydıyla son ayrıldıkları kuruma veya SGK’ye yapacakları başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren başlatıldığı, 2.3. 5510 sayılı Kanununun geçici 4 üncü maddesinin onuncu fıkrasında “…Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel
Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile Emniyet Hizmetleri Sınıfında 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların, bahse konu okullarda geçen başarılı eğitim süreleri, istekleri halinde; borçlanma talep tarihinde ilgisine göre en az aylık alan polis veya komiser yardımcısının emekli keseneğine esas unsurları üzerinden, bu sürelere ait sigortalı ve işveren hissesi priminin tamamı borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır.
Bundan doğacak borç tutarının tamamı borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde kendileri tarafından ödenir. Ayrıca, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce üniversitelerin çeşitli fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf astsubay nasbedilenlerin sözü edilen okullarda geçen başarılı öğrenim süreleri de istekleri halinde; borçlanma talep tarihinde en az aylık alan astsubay çavuşun emekli keseneğine ait unsurlar üzerinden, bu fıkradaki esaslar dâhilinde borçlandırılarak tahsil edilmek suretiyle hizmetten sayılır. “ hükmünün amir olduğu, buna göre borçlanma hakkına sahip olanların borç tutarının tebliğinden itibaren 2 yıl içerisinde borcunu ödeyebileceği ve bu şekilde borçlandırılarak tahsil edilen sürelerin hizmetten sayılacağı,
2.4. Başvuranın, emeklilik sicil dosyasının tetkikinde:
– Emniyet Genel Müdürlüğü emrinde 3. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapmaktayken kamu görevinden 17/08/2016 tarihinde 670 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı,
– Açıkta iken ilgilinin Kurumun kayıtlarına 05/09/2016 tarihinde geçen aynı tarihli dilekçesinde
Polis Akademisinde ve askerlikte geçen sürelerinin borçlandırılarak hizmetten sayılması için başvurduğu, talebinin, borçlanma talep tarihinde 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamında sayılmaması nedeniyle Kurum tarafından 10/10/2016 tarihli yazıyla reddedildiği,
– İlgilinin Kurum kayıtlarına 20/12/2016 tarihinde geçen 19/12/2016 tarihli dilekçesiyle borçlanma talebini yinelediği ve söz konusu borçlanma süreleri ile emekliliğini hak ettiğini belirttiği, ne zaman emekli olacağı bilgisinin kendisine verilmesi ve emeklilik işlemlerinin başlatılmasını istediği, durumunun yeniden değerlendirildiği ve gerekli hizmet ve yaş koşulunu taşıdığının anlaşılması halinde emeklilik belgelerinin gönderilmesinin Emniyet Genel
Müdürlüğünden talep edildiği, söz konusu yazının çabuklaştırılması için 10/02/2017 tarihinde tekit yazısı yazıldığı, ilgilinin borçlanma talebine ilişkin olarak da durumunda bir değişiklik olmaması nedeniyle 07/02/2017 tarihinde bir kez daha reddedildiği, – Emniyet Genel Müdürlüğünün 15/02/2017 tarihli cevabi yazısında adı geçen ilgilinin emeklilik için gerekli şartları tamamlamadığının bildirildiği,
– Yine ilgilinin Kurum kayıtlarına 06/04/2017 tarihinde geçen aynı tarihli dilekçesiyle borçlanma işlemlerinin tamamlanarak söz konusu borçlanma süreleriyle birlikte 09/12/2016 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığını iddia ettiği, emekli aylığı ile emekli ikramiyesinin bu tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiği, söz konusu talebinin 10/10/2016 ve 07/02/2017 tarihli yazılarda da belirtildiği üzere borçlanma talep tarihinde sigortalı olmaması nedeniyle talep ettiği sürelere ilişkin borçlanma işleminin gerçekleştirilemeyeceği ve borçlanma işlemi yapılmadığında mevcut süreleriyle emekli aylığına hak kazanamaması nedeniyle 04/07/2017 tarihli yazıyla bir kez daha reddedildiği,
– Sonrasında ilgilinin Polis Akademisinde geçen sürelerinin borçlandırılmaması işleminin iptali talebiyle açmış olduğu idari davada Ankara 2. İdare Mahkemesinin 21/03/2018 tarihli ve sayılı kararında işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine Kurum tarafından 27/08/2018 tarihli yazıyla ilgilinin Polis Akademisinde geçen 3 yıl 1 ay 27 günlük süresine ilişkin oluşturulan 14/08/2018 tarihli ve 2021090 sayılı tahakkuk tablosunun gönderilerek söz konusu tahakkuk tablosunun tebliğ tarihinden itibaren 2 yıl içinde borcun ödenmesi gerektiği ve belirtilen süre içerisinde borcun tamamının ödenmemesi veya bir kısmının ödenmesi halinde borçlanma işleminin iptal edileceğinin bildirildiği,
– Yine ilgilinin askerlik sürelerinin borçlandırılmaması işleminin iptali talebiyle açmış olduğu idari davada Ankara 2. İdare Mahkemesinin 20/09/2018 tarihli ve sayılı kararında işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine Kurum tarafından 29/11/2018 tarihli yazıyla ilgilinin askerlikte geçen 7 ay 6 günlük süresine ilişkin olarak oluşturulan 23/11/2018 tarihli ve 2024784 sayılı tahakkuk tablosunun gönderilerek defaten söz konusu borç tutarının ödenerek gönderilmesi halinde bu sürelerin fiili hizmet süresine ekleneceğinin bildirildiği,
– İlgilinin Kurum kayıtlarına 26/04/2019 tarihinde geçen aynı tarihli dilekçesi ekinde Polis
Akademisinde geçen sürelerine ilişkin borçlanma tutarını yatırdığına ilişkin dekontu göndererek söz konusu sürelerin fiili hizmet süresine eklenmesini, emekli aylığı ve emekli ikramiyesinin hak kazandığını iddia ettiği 19/12/2016 tarihinden itibaren ödenmesini talep ettiği,
– Buna karşılık ilgilinin Kurum kayıtlarına 29/05/2019 tarihinde geçen dilekçesiyle askerlik borçlanmasının emeklilik tarihini geriye çekmemesi ve maddi olanaksızlıklar nedeniyle yatıramadığını belirttiği, bu sürelerin hizmetine eklenerek borçlanma tutarının bağlanacak aylığından tahsil edilmesini talep ettiği,
– Emniyet Genel Müdürlüğünden ilgilinin emekliliğe sevk onayı ve diğer evraklarının gönderilmesi üzerine 02/07/2019 tarih ve 639120 sayılı işlem ile 1 inci derecenin 4 üncü kademesi intibakı ve 3000 ek gösterge rakamı üzerinden 21 yıl 6 ay fiili hizmeti, bu hizmetine karşılık hak kazanmış olduğu 5 yıl 4 ay 15 gün fiili hizmet zammı süresi ve 3 yıl 9 ay 3 gün borçlanılan süresi olmak üzere toplam 30 yıl 7 ay 18 gün hizmet süresine karşılık, Polis
Akademisinde geçen sürelerine karşılık borçlanma tutarını ödediği ve böylece hizmet süresine eklenmesine hak kazandığı tarihten sonra aylık bağlanmasına dair başvuruda bulunduğu 26/04/2019 tarihini takip eden aybaşı olan 01/05/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere emekli aylığı bağlandığı ve (30) tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, – Bilahare ilgilinin Kurum kayıtlarına 19/07/2019 tarihinde geçen aynı tarihli dilekçesiyle Polis
Akademisinde geçen sürelerinin borçlandırılması işlemi sonrasında emeklilik yaşını 13/12/2017 tarihinde tamamladığını belirterek emekli aylığının söz konusu tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiği, bu talebin 27/09/2019 tarihinde Kurum tarafından reddedildiği,
– Bu itibarla 3. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapmaktayken 17/08/2016 tarihinde 670 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle Polis Akademisinde ve askerlikte geçen sürelerini borçlanma hakkı bulunmayan, söz konusu borçlanma hakkını yargı yoluyla elde eden ayrıca borçlanma süreleri dâhil edilmeksizin Kuruma yapmış olduğu başvuru tarihlerinde emekliliğe hak kazanamayan, yargı kararı ile hak kazandığı Polis Akademisinde geçen sürelerine ilişkin borçlanma tutarını 26/04/2019 tarihinde ödemesinin ardından yine aynı tarihli başvurusu ile emekli aylığı bağlanmasını talep etmesi üzerine söz konusu başvuru tarihini takip eden aybaşı olan 01/05/2019 tarihinden geçerli olmak üzerine emekli aylığı bağlanan ilgili hakkında Kurum tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı,
– Ayrıca iki yıllık ödeme süresi zarfında ilgili tarafından ödenip ödenmeyeceği belli olmayan borç tutarına bağlı olarak ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde hizmet süresine eklenmesi mümkün olamayan, diğer bir deyişle fiili hizmet süresine ve böylece de emeklilik yaşının tespiti için 23/05/2002 tarihine kadarki hizmetine eklenebilmesi borçlanma tutarının ödenmesine bağlı olan bir sürenin, ilgilinin daha önceden yapmış olduğu başvuru tarihlerinde mevcut olduğunun varsayılması ve o tarihlerde sanki mevcutmuş gibi kabul edilerek emekli aylığının, borçlanma tutarının ödendiği tarihten önceki başvuru tarihleri esas alınarak ödenmesine kanunen imkân bulunmadığı,
Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 31/05/2066 tarihli 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun; “Sigortalı Sayılanlar” başlıklı 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (e)
bendinde; “…Birinci fıkranın (c) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; e) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksekokullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile polis nasbedilmek üzere Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde polislik eğitimine tabi tutulan adaylar…
hakkında da uygulanır.” 6. 5510 sayılı Kanunun; “Bazı kamu görevlilerinin prime esas kazançları ve prime esas kazanç üst sınırı” başlıklı 46 ncı maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrasında; “ … polis akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan öğrencilerin öğrenci harçlıkları ile komiser yardımcısı veya polis memuru prime esas kazançları arasındaki farkın primi, öğrenciler adına kurumlarınca ödenir.
Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra subay veya astsubaylığa nasbedilen veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilenler ile fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına okuduktan sonra, komiser yardımcısı veya polis memuru olarak atananların başarılı öğrenim süreleri; borçlanmanın yapıldığı tarihte ilgisine göre en az aylık alan teğmenin, astsubay çavuşun veya polis memuru ya da komiser yardımcısının prime esas kazancı üzerinden, bu sürelere ait primler kendilerince ödenerek borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır. Bu şekilde hesap edilecek borç, tebliğ tarihinden itibaren iki yıl içinde eşit taksitler halinde ödenir.
Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okumakta iken Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı veya Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerin, daha önce kendi hesabına okudukları normal okul süreleri hakkında, ikinci fıkra hükümleri uygulanır.…”
7. 5510 sayılı Kanunun; “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü, beşinci ve onuncu fıkrasında; “…
(4) Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. (Ek cümle:
11/10/2011-KHK-666/5 md.) Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.
(5) Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. (Ek cümle: 16/6/2010-5997/10 md.)
Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.
…
(10) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda
Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel
Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile Emniyet Hizmetleri Sınıfında 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların, bahse konu okullarda geçen başarılı eğitim süreleri, istekleri halinde; borçlanma talep tarihinde ilgisine göre en az aylık alan polis veya komiser yardımcısının emekli keseneğine esas unsurları üzerinden, bu sürelere ait sigortalı ve işveren hissesi priminin tamamı borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır. Bundan doğacak borç tutarının tamamı borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde kendileri tarafından ödenir. Ayrıca, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce üniversitelerin çeşitli fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf astsubay nasbedilenlerin sözü edilen okullarda geçen başarılı öğrenim süreleri de istekleri halinde; borçlanma talep tarihinde en az aylık alan astsubay çavuşun emekli keseneğine ait unsurlar üzerinden, bu fıkradaki esaslar dâhilinde borçlandırılarak tahsil edilmek suretiyle hizmetten sayılır.
8. 5510 sayılı Kanunun “Yürürlük” başlıklı 108 inci maddesinde;
“Bu Kanunun;
a) Geçici 20 nci maddesinin son fıkrası 1/1/2008 tarihinde,
b) 72 nci ve 73 üncü maddeleri, geçici 6 ncı maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi, geçici 7 nci maddesinin son fıkrası, geçici 9 uncu maddesinin bir ilâ dördüncü fıkraları ile geçici 17 nci maddesi, geçici 20 nci maddesinin onikinci fıkrası 30/4/2008 tarihinde,
c) 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (3) ilâ (8) ve (10) numaralı alt bentleri ile (f) bendinde sayılanlar için genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak;
3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1), (2), (8), (9), (10), (16), (17), (20), (22), (23), (24),
(25), (26) ve (27) numaralı bentleri, 63, 64, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 75, 77, 78, 79 uncu maddeleri, 80 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve ikinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 87 ilâ 89 uncu maddeleri,
97 nci maddesinin son fıkrası, geçici 1 inci maddesinin son fıkrası, geçici 3 üncü maddesi,
geçici 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, geçici 11 inci maddesinin ikinci fıkrası, geçici 12 inci maddesi hükümleri 1/7/2008 tarihinde,
d) Diğer hükümleri 2008 yılı Ekim ayı başında,
yürürlüğe girer.”
9. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun “Sandıktan Faydalanacaklar” başlıklı mülga 12 nci maddesinde; “Bu Kanunla tanınan haklardan aşağıda (I) işaretli fıkrada yazılı yerlerde çalışanlardan, Türk uyruğunda olmak ve 18 yaşını bitirmiş bulunmak şartıyla, (II) işaretli fıkrada gösterilenler faydalanırlar.
…
Yukarıda gösterilenlere (Cumhurbaşkanları ile erler hariç) bu kanunda “iştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi” denilmiştir. İştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi olanlar Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı ile isteklerine bakılmaksızın ilgilendirilirler ve haklarında ayrıca İş ve İşçi
Sigortaları Kanunlarının hükümleri uygulanmaz.
…” 10. 5434 sayılı Kanunun “Bu Kanunla Tanınan Haklar” başlıklı mülga 13 üncü maddesinde;
“Bu Kanunla tanınan haklar şunlardır:
a) Emekli aylığı, b) Adi mâlüllük aylığı, c) Vazife mâlüllüğü aylığı, ç) (Mülga : 21/04/2005 – 5335/29 Md.)
d) Dul ve yetim aylığı, e) Harp mâlüllüğü zammı, f) Toptan ödeme, g) Emekli keseneklerinin geri verilmesi, h) (Mülga: 23/2/1965-545/4 md.)
i) 65 inci maddede yazılı yardımların yapılması, j) İkramiyeler.”
11. 5434 sayılı Kanunun “Sandığın Gelirleri ve Tahsil Şekilleri” başlıklı mülga 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “a) İştirakçilerin emeklilik keseneğine esas aylık tutarları üzerinden her ay kesilecek %16 emeklilik kesenekleri;
Ay başlarından sonra vazifeye girenlerin o aya ait eksik aylık veya ücretlerinden kesenek alınmaz. Ay başlarından sonra vazifeden ayrılanların eksik aylık veya ücretlerinden tam kesenek alınır.
…” 12. 5434 sayılı Kanunun “Bu Kanunla Tanınan Hakların Başlangıcı” başlıklı mülga 30 uncu maddesinde; “İştirakçilere bu kanunun 13 üncü maddesi ile tanınan haklar, durumlarına göre 14 üncü maddenin (a) veya (b) fıkraları gereğince ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu ay başından başlar.”
13. 5434 sayılı Kanunun “Fiili Hizmet Müddeti” başlıklı mülga 31 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Fiili hizmet müddeti, iştirakçinin 30 uncu madde gereğince bu kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir.
Ay başlarından sonra vazifeden ayrılanlar için ayrıldıkları ayın tamamı fiili hizmet müddeti sayılır.
…” 14. 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Sigorta
İşlemleri Yönetmeliğinin “Bazı kamu personelinin borçlanma işlemleri” başlıklı Geçici 15 inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte;
a) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerden bilahare Emniyet Hizmetleri Sınıfında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında görev alanların,
b) Emniyet Hizmetleri Sınıfında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsmında çalışmakta olanların,bahse konu okullarda geçen başarılı eğitim süreleri, istekleri hâlinde; borçlanma talep tarihinde ilgisine göre en az aylık alan polis veya komiser yardımcısının emekli keseneğine esas unsurları üzerinden, bu sürelere ait sigortalı ve işveren hissesi priminin tamamı borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır. Bundan doğacak borç tutarının tamamı borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde kendileri tarafından ödenir.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
15. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16. Başvuranın ve idarenin açıklamaları çerçevesinde uyuşmazlığın; Sosyal Güvenlik
Kurumuna Polis Akademisinde ve askerlikte geçen sürelerinin borçlanarak emeklilik işlemlerinin başlatılması talebinde bulunan başvuranın ret cevabı alması üzerine mahkemeye başvurması ve daha sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumunun mahkemece verilen iptal kararının gereği olarak borçlandırma işlemi yapması ancak başvuranın daha önce yaptığı başvurular kapsamında emeklilik yaşını tamamladığı 13/12/2017 tarihini takip eden aybaşı olan 01/01/2018 tarihi yerine, açmış olduğu dava üzerine borçlanmasının tamamlanması ardından yapmış olduğu başvuru tarihinin esas alınması ve kendisine 01/05/2019 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanması işleminin hukuka uygun olup olmadığı noktasında düğümlendiği anlaşılmıştır.
17. Bu noktada Sosyal Güvenlik Kurumunun yapmış olduğu işlem silsilesinin kronolojik
olarak tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre:
17.1. 05/09/2016 tarihinde başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumundan Polis Akademisinde ve askerlikte geçen sürelerini borçlanma talebinde bulunmuştur.
17.2. 10/10/2016 tarihinde SGK, bu talebi başvuranın talep tarihinde Kurumun iştirakçisi olmaması nedeniyle reddetmiştir.
17.3. 18/12/2016 tarihli dilekçesiyle başvuran, SGK’den Polis Akademisi ve askerlikte geçen sürelerini borçlanarak emeklilik işlemlerinin başlatılmasını talep etmiştir.
17.4. 06/01/2017 tarihinde SGK, Emniyet Genel Müdürlüğünden başvuran emekliliğe hak kazanmış ise emeklilik belgelerinin ve emeklilik sevk onayının gönderilmesini talep etmiştir.
17.5. 07/02/2017 tarihinde SGK, başvuranın talebini talep tarihinde Kurumun iştirakçisi olmaması nedeniyle tekrar reddetmiştir.
17.6. 15/02/2017 tarihli yazıyla EGM, başvuranın emeklilik şartlarını taşımaması nedeniyle emekliliğe sevk onayı göndermemiştir.
17.7. 06/04/2017 tarihinde başvuran, SGK’den emekli aylığı ve emekli ikramiyesinin aylığa hak kazandığını iddia ettiği 09/12/2016 tarihinden geçerli olmak üzere yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
17.8. 10/07/2018 tarihinde Kurum kayıtlarına geçen 06/07/2018 tarihli Ankara Sosyal
Güvenlik İl Müdürlüğünün yazısı ekinde başvuranın Polis Akademisinde geçen sürelerinin borçlandırılmaması işleminin iptali talebiyle açtığı idari davada Ankara 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen 21/03/2018 Tarihli ve sayılı işlemin iptali kararı
SGK’ye gönderilmiştir.
17.9. 27/08/2018 tarihinde SGK, başvurana 01/10/1990-24/06/1994 tarihleri arasında Polis
Akademisinde geçen 3 yıl 1 ay 27 gün süresinin borçlandırıldığı ve 2 yıl içinde borç tutarını ödenmesi gerektiğine ilişkin yazıyı göndermiştir.
17.10. 26/04/2019 tarihinde başvuran, Polis Akademisinde geçen sürelerinin borçlanma tutarını ödediğine ilişkin makbuzu SGK’ye göndermiştir. Yine aynı tarihli dilekçeyle emeklilik işlemlerinin başlatılmasını ve 18/12/2016 tarihli dilekçe gereği bu tarihten itibaren aylıkların bağlanmasını talep etmiştir.
17.11. 02/07/2019 tarihinde SGK tarafından başvurana EGM’den emekliliğe ilişkin sevk onayının ve gerekli belgelerin gönderilmesi üzerine 01/05/2019 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlama kararı verilmiştir. Bu karara ilişkin notta başvuranın 50 yaşını 13/12/2017 de doldurduğu ancak talep tarihinin 26/04/2019 tarihi olduğu yazılmıştır.
17.12. 19/07/2019 tarihli dilekçesiyle başvuran, aylıklarının 13/12/2017 tarihinden itibaren ödenmesini talep etmiştir.
17.13. 27/09/2019 tarihinde bu talep SGK tarafından reddedilmiştir.
18. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 18.1. Başvuranın Polis Akademisi ve askerlikte geçen sürelerinin borçlandırılmaması işleminin iptali talebiyle açtığı davada mahkemece dava konusu işlemin iptaline, bu sürelerinin borçlandırılmasına karar verilmesi üzerine SGK tarafından İYUK’un 28 inci maddesinin birinci fıkrası “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez…” hükmü gereğince mahkeme kararının uygulanması gereken süre içerisinde borç tahakkuk tablosu oluşturulduğu ve borcun tebliği itibariyle iki yıl içerisinde ödenmesi gerektiğini bildiren yazının 27/08/2018 tarihinde başvurana tebliğ edildiği, 18.2. Başvuranın yazının tebliği sonrası 26/04/2019 tarihinde borçlanma tutarını ödediği ve emekli aylığı ve ikramiyesinin tarafına bağlanmasını talep ettiği, bu talep üzerine SGK tarafından 5434 sayılı Kanunun 91 inci maddesi gereği talep tarihini takip eden aybaşı olmak üzere 01/05/2019 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, Anlaşılmıştır.
18.3. Diğer yandan dosya kapsamından başvuranın en erken 13/12/2017 tarihinde emeklilik koşullarını ikmal edebildiği, Polis Akademisinde geçen sürelerini borçlanmadan emekli olamayacağı ve borçlanma işleminin esas unsuru olan ve borçlanma işlemini tamamlayan borç tutarının ödenmesi işlemi gerçekleştirilmeden borçlanma yapılmış gibi emekli aylığı bağlanamayacağı açıktır. Zira başvurana 27/08/2018 tarihli yazı ile ödemesi gereken borçlanma tutarı bildirilmiş, başvuran ise bu tutarı yaklaşık 8 ay sonra 26/04/2019 tarihli dilekçe ile ödediğini bildirmiş ve aynı tarihte tahsis talebinde bulunmuştur. Diğer yandan, idare, Mahkeme kararlarını uygulamada bir gecikmeye mahal vermemiş ve 30 gün içerisinde işlem tesis ederek gerekli yazışmaları yapmıştır. Bu nedenle başvuranın emeklilik koşullarını ikmal ettiği 13/12/2017 tarihinden sonraki ilk tahsis talep tarihi olan 26/04/2019 tarihini takip eden aybaşı itibariyle emeklilik işlemlerinin tamamlanmasında hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Sosyal Güvenlik Kurumunun başvuranın Polis Akademisinde geçen sürelerinin borçlandırılması talebiyle 28/12/2016 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı şikâyet başvurusu üzerine 20/06/2017 tarihli ve 2016/5663 sayılı dosyası üzerinden verilen Tavsiye
Kararına 08/08/2014 tarihli ve 15288030/72.463.069 sayılı yazı ile uymadığı anlaşılmaktadır.
20. Bunun üzerine başvuranın dava açtığı ve yargı kararı ile işlemlerin tamamlandığı, başka bir deyişle yargı kararı ile hakkın tesis edildiği görülmüştür. Bu durum, idarenin bu ve buna benzer dosyalardaki hukuka aykırılığı Kurumumuz ve yargı tarafından kabul edilmiş işlemlerinde, hatalı uygulamayı devam ettirmesi ve uygulamayı güncelleyememesi sonucunda hem vatandaşların zaman kaybına uğramasına, hem yargının iş yükünün artmasına ve idarenin yargılama giderleri ve vekâlet ücreti gibi zararlara uğramasına sebebiyet vermektedir. Somut olayda olduğu gibi, Polis Akademisi borçlanması işleminin yapılmaması hususu ise tamamen idarenin yasayı hatalı yorumundan kaynaklanmakta olup, bu hususun düzeltilmesi için yasal değişikliğe ihtiyaç olmadan, sadece idarenin yorumunun değiştirilmesi yeterliyken, uygulamanın halen değiştirilmemiş olması idarenin iyi yönetim ilkelerine aykırı davrandığını ortaya koymaktadır. Zira somut dosya, idarenin bu davranışı nedeniyle başvuranın zaman kaybı yaşamasına sebebiyet vermiştir. Her ne kadar yapılan işlemler yasaya uygun olsa da, günümüz iyi yönetim ilkelerini benimsemiş çağdaş idarelerin, vatandaşları yargı yoluna başvurmaya zorunlu tutmadan işlemlerini hukuka uygun tesis etmeleri beklenir. Bu noktada Kurumumuz tarafından verilmiş olan Tavsiye Kararlarından faydalanılmasının önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle idarenin kanunlara uygunluk, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi