ÖZET: Başvuran, askerlik borçlanması ile sigorta başlangıç tarihinin 01/04/1994 olması gerektiğini ve sigortalılığının 31/12/1997 tarihinde sonlandırılmak yerine kesintisiz devam etmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlangıç tarihinin 01/03/2001 olarak belirlendiğini, ancak 1995 ve 1997 yıllarında yapılan tevkifat kesintileri nedeniyle sigortalılığının 31/12/1997’de sona erdiğini ifade etmiştir. Başvuranın talebi, 2013/11 sayılı Genelge çerçevesinde değerlendirildiğinde, tarımsal faaliyetlerin sürekliliği ve sigortalılığın devamı açısından önemli bir konu olarak öne çıkmaktadır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını inceleyerek, tarım Bağ-Kur sigortalılığının tescilinin askerlik borçlanması süresi kadar geriye götürülmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Ayrıca, başvuranın tarımsal faaliyetlerinin sürekliliği ve düzenli prim ödemeleri dikkate alınarak, 01/01/2011 tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapılması gerektiği önerilmiştir. İdarenin, bu tavsiye kararına uygun hareket etmesi beklenmektedir.

Sonuç olarak, başvuranın tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin, askerlik borçlanması süresi kadar geriye yürütülmesi ve tarımsal faaliyetlerin sürekliliği göz önünde bulundurularak 01/01/2011 tarihine kadar tescil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/4031-S.20.6440

BAŞVURU NO : 2019/20859

KARAR TARİHİ : 16/03/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, yapılan tevkifat kesintileri ve tapu kaydına istinaden sigortalılığının 31/12/1997 tarihinde sonlandırılmak yerine kesintisiz olarak devam ettirilmesi talebi ile birlikte yaptığı askerlik borçlanmasının sigortalılığını borçlanılan süre kadar geriye götürmesi talebi hakkında.

BAŞVURU TARİHİ : 29/11/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, yaptığı askerlik borçlanması ile birlikte sigorta başlangıç tarihinin 01/04/1994 olduğunu, adına yapılan tevkifat kesintileri ve tapu kaydına istinaden sigortalılığının 31/12/1997 tarihinde sonlandırılmak yerine kesintisiz olarak devam ettirilmesi gerektiğini, Limited Şirket ortaklığının 08/11/2000 tarihinde başladığını ve 31/12/2010 tarihinde terkin edildiğini belirterek 2013/11 sayılı Genelgenin Dokuzuncu bölümünde yer alan düzenleme ve örnekler kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının kesintisiz devam ettirilmesini (01/04/199402/04/2019 tarihleri arasında) talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuzun 4/12/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığınca gönderilen 21/01/2020 tarihli ve … sayılı yazıda; 2.1.2013/11 numaralı Genelgenin üçüncü kısmının beşinci bölümünün ikinci maddesinin 2-1.

başlığı altında, belirtildiği gibi, mülga 2926 sayılı Kanunun kapsamında bulunduğu halde

Kuruma kayıt ve tescilinin yaptırmayan ve kendilerinden tevkifat yapılan çiftçilerin tevkifat listesinde yer almasıyla beraber yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat listesinde yer alan miktarın Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıklarının başlatılması, tarımsal faaliyetlerinin devam etmesi halinde sigortalılıklarının devam ettirilmesi, tarımsal faaliyetinin tespitinde ise ziraat odası kayıtlarının, ziraat odası kaydı bulunmayanların ise tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, 2926 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde tescile esas kayıtlarda adı geçen kooperatif veya birliklerin kayıtlarının esas alınması, belirtilen kurum ve kuruluş kayıtlarının bulunmaması halinde ise sattığı ürünü elde ettiği alana ilişkin tapu kayıtlarının da tescile ilişkin kayıt olarak esas alınması ve esas alınan bu kayıtların sona ermesi halinde ise sigortalılıklarının da aynı tarih itibariyle sona erdirilmesi, 2.2.Adı geçenin sigortalılık durumunun incelenmesi neticesinde, 05/10/1998 tarihli isteğe bağlı sigorta giriş bildirgesine istinaden 1479 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi kapsamında isteğe bağlı sigorta başlangıcının yapıldığı, 01/01/2000 tarihinde … Ziraat Odası üyelik kaydının başladığı, 09/02/2001 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden tarım Bağ-Kur giriş bildirgesine istinaden 01/03/2001 tarihinde tarım sigortasının başladığı ancak daha sonra tevkifat kesintilerine göre 01/03/2001 tarihinin 01/01/2001 tarihi olarak düzeltildiği, 2.3.Sigortalının tevkifat kesintilerine göre sigortalılık bilgilerinin düzeltilmesi talebini içeren 08/04/2016 tarihli dilekçesine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım sigortalılığının başlangıç tarihinin 01/10/1995 tarihi olarak düzeltildiği, 1996 ve 1997 yıllarında da tevkifat kesintisi olduğundan 31/12/1997 talihine kadar devam ettirildiği, sigortalının, 31/12/1997 tarihi ile sonlandırılan sigortalılığının kesintisiz devam etmesi yönünde talebi bulunsa dahi, 10/8/2015 tarihli genel yazıda (ekte gönderilen dosya muhteviyatında yer almaktadır), tevkifatın yapıldığı tarihten sonra veraset yoluyla edinilen tarımsal alanların tapu tescil kayıtlarının yapılması halinde bu kayıtlara itibar edilmeyeceğinin talimatlandırıldığı, sigortalının babasının 05/11/1997 tarihinde vefat ettiği ancak 1997 yılındaki tevkifat kesintisinin 20/6/1997 tarihinde yapıldığı diğer bir ifadeyle tevkifatın yapıldığı tarihten sonra veraset yoluyla intikal oluştuğundan 31/12/1997 tarihinde tarım sigortalılığının sonlandırıldığı, 2.4.08/11/2000-31/12/2010 tarihleri arasında şirket ortaklığı kaydı nedeniyle 08/11/2000 tarihinde (işlem 2016 yılında geriye dönük olarak yapılmıştır) esnaf Bağ-Kur kapsamında 5510 sayılı sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında esnaf Bağ-Kur için ödediği primler de dikkate alınarak 31/12/2000 tarihinde (19) terk kodu ile esnaf Bağ-Kur sigortalılığının durdurulduğu, daha önce 01/01/2001 tarihinde başlatılan tarım Bağ-Kur sigortalılığının 30/4/2008 tarihinde sonlandırıldığı ve şirket ortaklığı kaydı devam ettiği için 01/05/2008 tarihi itibariyle esnaf Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlatıldığı, 2.5.Yeniden tarım sigortalılık başlangıç tarihinin şirket ortaklığı kaydının sona erdiği 31/12/2010 tarihini takip eden 01/01/2011 tarihi olarak düzeltilmesi yönünde İzmir Sosyal

Güvenlik İl Müdürlüğünün talimatlandırıldığı, ifade edilmiştir.

3. Kurumumuzun aynı tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben … İlçe Jandarma

Komutanlığınca gönderilen 23/12/2019 tarihli ve … sayılı yazıda; … İlçesi … Mahallesinde mukim …, … ve Mahalle Muhtarı …’nin, “başvuranın, çam fıstık ağaçlarının olduğu, başvuranın bu ağaçların bakımıyla birlikte çam fıstığı hasadını yaptığı, başvurana ait tarlanın olduğu ayrıca organik tarım desteği aldığı” yönündeki ifadeleri tutanağa bağlanmıştır.

4.Dosya kapsamında aynı tarihli ve …, …, … sayılı bilgi belge isteme yazılarına cevaben …

Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü, … Ziraat Odası ve … İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden gönderilen cevabi yazılarda; miras taksimi suretiyle başvuranın 21.404 ve 44.240 metrekare fıstık çamlı tarla ve 8.301,31 metrekare tarlasının bulunduğu, Ziraat Odası nezdindeki bilgibelgelerin başvurana elden teslim edildiği ayrıca başvuranın 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarınca Çiftçi Kayıt Sistemine dahil olduğu ve tarımsal desteklemelerden yararlandığı bilgileri

İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

6.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

7.Mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar

Sosyal Sigortalar Kanununun; 7.1.“Kapsam” başlıklı 2’nci maddesi; “Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar…”, 7.2.“Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi;

Tarımsal Faaliyette Bulunanlar: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları, 7.3.“Sigortalılığın başlangıcı ve zorunlu oluşu” başlıklı 5’inci maddesi; “2 nci madde kapsamına girenler, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak, 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar. Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz. Sigortalıların tescili ile ilgili işlemler, başvurma ve uymak zorunda oldukları usul ve esaslar yönetmelikle tespit edilir.” 7.4.“Resen tescil” başlıklı 9’uncu maddesi; “Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri, Kurumca resen yapılır.” 7.5.“Tescilde esas alınacak kayıtlar” başlıklı 10’uncu maddesi; “Sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 21/10/1935 tarih ve 2834 sayılı Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 18/4/1972 tarih ve 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, 24/4/1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal

Kooperatifleri ile Birliği (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınır. Belirtilen bu merci, kurum, kuruluş, kooperatifler ve birlikleri ile şirket ve bankalar, Kurumun isteği üzerine her türlü bilgiyi ve belgeyi vermekle yükümlüdürler.”

8.2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu

Uygulama Tebliği Seri No 4’ün (1/3/2013 tarih ve 28574 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır.) “Prim Tevkifatı Nedeniyle Tescil ve

Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı (I) bendi; “2926 Sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde, Kanunun 7 nci maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalıların tescil işlemleri, Kanunun 9 uncu maddesine göre

Kurumca re’sen yapılmakta ve sigortalıların hak ve yükümlülükleri de kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlamaktadır.” düzenlemesini içermekte olup söz konusu hüküm 21/03/2002 tarihinde yürürlükten kalkmış ve bu tarihten sonra geriye doğru tevkifata istinaden tescil imkanı kalmamıştır. Ancak, söz konusu mülga bent 22/05/2007 tarihinde yeniden düzenlenerek 4 seri no lu uygulama tebliğine eklenmiştir. 22/05/2007 tarih ve 26529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yayım tarihi itibariyle yürürlüğe giren değişiklik; “2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde, Kanunun

7 nci maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan

sigortalıların tescil işlemleri, Kanunun 9 uncu maddesine göre Kurumca re’sen yapılmakta ve sigortalıların hak ve yükümlülükleri de kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlamaktadır.

Ancak, Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış ve bu Tebliğ uyarınca sattıkları ürün bedellerinden 1/4/1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin, tevkifatın yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle

Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifat yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıkları başlatılır. Sigortalılıkları bu şekilde başlatılan çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla, sigortalılıkları devam ettirilir. Tarımsal faaliyetin tespitinde ziraat odası kayıtları esas alınır. Ziraat odası kaydı olmaması halinde, tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin, kayıtları esas alınır.

Sigortalının Kurumca re’sen tescili yapılmış ise, sigortalılık tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılır.”

9.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Sigortalılık

hallerinin birleşmesi başlıklı” 53 üncü maddesinin birinci fıkrası; “Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tâbi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır. Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a),(b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık halleri ile 5 inci maddenin (a)ve (e) bentlerine tâbi sigortalılık hallerinin çakışması halinde, 4 üncü madde kapsamında sigortalı sayılır ve birinci fıkra hükmü uygulanır.”

9.1.5510 sayılı Kanunun 53’üncü maddesinin 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı Kanunun

33’üncü maddesiyle değişik birinci fıkrası ile üçüncü fıkrası (yürürlük 01/03/2011); “Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır.

Ancak, sigortalılık hallerinin çakışması nedeniyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılığı esas alınanlar, yazılı talepte bulunmak ve

Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ve üst sınırına ilişkin hükümler saklı olmak kaydıyla, esas alınmayan sigortalılık statüsü kapsamında talep tarihinden itibaren prim ödeyebilirler. Bu şekilde ödenen primler; iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar yönünden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)

bendi kapsamında sigortalılık statüsünde, kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan diğer yardımlar ile uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlar yönünden ise Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde değerlendirilir. Bu fıkra hükümlerine göre ödeme talebinde bulunulduğu halde ait olduğu ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen primlerin ödenme hakkı düşer. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi ile aynı maddenin birinci fıkrasının (b)

bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekilde çalışılması durumunda, (b) bendinin (4) numaralı alt bendi dışındaki diğer sigortalılık durumu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında muhtar sigortalılığı ile aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekilde çalışılması durumunda muhtar sigortalılığı dikkate alınır.

İsteğe bağlı sigortalı olanların 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına tabi olacak şekilde çalışmaya başlamaları halinde, bu Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası saklı kalmak kaydıyla isteğe bağlı sigortalılık hali sona erer.

9.2.Geçici 63’üncü maddesinin birinci fıkrası; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez. Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları bu maddenin yayım tarihini takip eden ay başı itibarıyla yeniden başlatılır.” 9.3.“Sigortalının borçlanabileceği süreler” başlıklı 41 inci maddesinin dördüncü fıkrası;

“Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sigortalılık borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.” hükmünü amirdir.

IV.KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

10.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Tavsiye Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11.Başvuran özetle; yaptığı askerlik borçlanması ile birlikte sigorta başlangıç tarihinin 01/04/1994 olması gerektiğini yapılan tevkifat kesintileri ve tapu kaydına istinaden sigortalılığının 31/12/1997 tarihinde sonlandırılmak yerine 2013/11 sayılı Genelgenin

Dokuzuncu bölümünde yer alan düzenleme ve örnekler kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının kesintisiz devam ettirilmesi gerektiğini (01/10/1995- 02/04/2019 tarihleri arasında) talep etmektedir.

12.Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda özetle; başvuranın, 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım sigortalılığının Kurum kayıtlarına intikal eden tarım Bağ-Kur giriş bildirgesine istinaden 01/03/2001 tarihinde başlatıldığı, ancak 20/09/1995 tarihli tevkifata istinaden bu tarihin 01/10/1995 tarihi olarak düzeltildiği, 1996 ve

1997 yıllarında da tevkifat kesintisi olduğundan sigortalılığının 31/12/1997 talihine kadar

devam ettirildiği, sigortalının, 31/12/1997 tarihi ile sonlandırılan sigortalılığının kesintisiz devam etmesi yönünde talebi bulunsa dahi, 10/8/2015 tarihli genel yazıda (ekte gönderilen dosya muhteviyatında yer almaktadır), tevkifatın yapıldığı tarihten sonra veraset yoluyla edinilen tarımsal alanların tapu tescil kayıtlarının yapılması halinde bu kayıtlara itibar edilmeyeceği yönündeki talimatın gereği olarak (1997 yılındaki tevkifat kesintisinin 20/06/1997 tarihinde yani babasının vefatından sonra yapıldığından diğer bir ifadeyle tevkifatın yapıldığı tarihten sonra veraset yoluyla intikal oluştuğundan) bu talebine itibar edilmediği ve 31/12/1997 tarihinde tarım sigortalılığının sonlandırıldığı, 05/10/1998 tarihli isteğe bağlı sigorta giriş bildirgesine istinaden 1479 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi kapsamında isteğe bağlı sigorta başlangıcının yapıldığı ve 07/11/2000 tarihinde terkin edildiği, 08/11/2000-31/12/2010 tarihleri arasında şirket ortaklığı kaydı nedeniyle (işlem 2016 yılında geriye dönük olarak yapılmıştır) esnaf Bağ-Kur kapsamında 5510 sayılı sayılı Kanunun geçici

17 nci maddesi kapsamında 31/12/2000 tarihinde (19) terk kodu ile esnaf Bağ-Kur

sigortalılığının durdurulduğu, daha önce 01/01/2001 tarihinde başlatılan tarım Bağ-Kur sigortalılığının 30/4/2008 tarihinde sonlandırıldığı ve şirket ortaklığı kaydı devam ettiği için 01/05/2008 tarihi itibariyle esnaf Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlatıldığı, ancak esnaf

Bağ-Kur sigortalılığı için 01/05/2008 tarihi ve sonrasında prim ödemesi bulunmadığından yine 01/05/2008 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanunun geçici 63 üncü maddesi kapsamında durdurulduğu, 01/01/2011 tarihinden itibaren de tarım Bap-Kur sigortalılığının yeniden tescil edildiği, ifade edilmiştir.

13.Başvuranın sigortalılık dosyasının tetkikinde; 09/1995, 04/1997, 05/1997, 06/1997, 11/2000, 12/2000, 10/2001 yıllarında başvuran adına tarım Bağ-Kur tevkifatlarının yapıldığı, 04/12/1998, 18/12/2000 ve 2006 yılından bu yana da tarım Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında düzenli prim ödemelerinin olduğu tespit edilmiştir.

14.Başvuranın 01/01/2000 tarihinden bu yana … Ziraat Odası üyeliği devam etmekte olup idarenin de cevabi yazısında ifade ettiği üzere 1997 yılında veraset yoluyla intikal eden

21.404.00 metre kare fıstık çamlı tarla ve 8.301.31 metre kare ve 9.026.00 metre kare tarla

mülkiyeti mevcuttur.

15.Başvuran adına 01/10/1995-31/12/1997 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur, 05/10/199807/11/2000 tarihleri arasında isteğe bağlı esnaf, 01/01/2001-30/04/2008 tarihlerinde tarım BağKur, 01/05/2008 de esnaf Bağ-Kur sigortalılığı (prim ödemesi bulunmadığından aynı tarihte

5510 sayılı Kanunun geçici 63 üncü maddesi uyarınca durdurulmuş), 01/01/2011 tarihinden

itibaren de tarım Bağ-Kur sigortalılık tescili gerçekleştirilmiştir.

16.Bu çerçevede uyuşmazlığın, başvuranın talebi doğrultusunda; 16.1. Askerlik borçlanması yapılan süre olan 540 günün tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilini borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürüp götürmeyeceği , 16.2.Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tescili için tarımsal faaliyetin, tarım Bağ-Kur sigortalılığının ilk terkin tarihi olan 31/12/1997 den 31/12/2010 tarihine kadar aralıksız devam edip etmediğinin tespiti ile birlikte bu tarih aralığında yer alan ve hizmet çakışmasına sebebiyet veren isteğe bağlı esnaf Bağ-Kur sigortalılığı (05/10/199807/11/2000) ve zorunlu esnaf Bağ-Kur sigortalılık tescili bulunan 01/05/2008 tarihinde ve 01/05/2008-31/12/2010 tarihleri arasında esas alınması gereken sigortalılık statüsünün tespiti noktasında toplandığı değerlendirilmektedir.

17.Başvuran, 540 gün askerlik borçlanması yapmıştır. Bu sürenin ilk sigortalılık tescil süresini geri çekerek 01/04/1994 tarihinin ilk sigortalılık tescil tarihi olması gerektiğini talep etmektedir. 5510 sayılı Kanun’un 41’inci maddesi uyarınca (9.3.pragraf) borçlandırılan süre, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girilen tarihten önceki süre ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Dosya kapsamında başvuranın sigortalı olduktan önceki süreçte 06/03/1984-06/09/1985 tarihleri arasında askerlik borçlanması yaptığı dolayısıyla borçlanılan 540 günün, sigortalılık tescilini geriye yürüterek prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresine dahil edilmesi ayrıca geriye yürütülen tarihte geçerli olan emeklilik koşullarının esas alınması gerektiği değerlendirilmektedir.

18.Prim kesintisine dayalı tarım Bağ-Kur sigortalılığında, ilk prim kesintisinin yapıldığı yılı takip eden yıllarda da, prim kesintisinin veya ürün tesliminin yani tarımsal faaliyetin düzenli olması gerekmekte olup düzenli prim kesintisi ve ürün teslimindeki amacın bunun her yıl yapılabileceği gibi, prim kesintisi veya ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında devam ettiği durumlarda da düzenli olduğu dolayısıyla tarımsal faaliyetin sürekli olduğu yargı içtihatlarıyla kabul görmüştür. (Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin E.2012/23798, K.2014/1111 sayılı ve 23/01/2014 tarihli kararı)

18.1.Dolayısıyla başvuran adına yapılan iki yıla kadar olan süre dışındaki tarım Bağ-Kur tevkifatlarının (1995, 1997, 2000, 2001 yılı ) başvurana 1/10/1995-31/12/2001 tarihine dair tarım Bağ-Kur sigortalılığı bahşedeceği değerlendirilmektedir.

18.2.Ancak söz konusu tarih aralığında (05/10/1998-07/11/2000) başvuran adına isteğe bağlı sigortalılık tescili gerçekleştirilmiştir. Hizmet çakışması durumunda değişik sigortalılık hallerinden hangisine hangi hallerde üstünlük tanınacağına dair bağlayıcı bir norm 5510 sayılı

Kanunun 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmesine kadar bulunmamakta olup mülga 506 sayılı

Sosyal Sigortalar Kanunu ve 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam eden sigortalılığına geçerlik (üstünlük) tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır.

18.3.“Çakışan sigortalılık” olarak adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, 01/10/2008 tarihine kadar zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınması gerektiği, isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakışması halinde ise asıl olan zorunlu sigortalılık olduğundan zorunlu sigortalılığa değer verilmesi gerektiği yargı kararlarıyla da istikrar kazanan uygulamalar olagelmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun E.2016-10-1906, K.2017/215 sayılı ve 08/02/2017 günlü, E.2005/21-389, K.2005/430 sayılı ve 29/06/2005 günlü; ayrıca Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin E.2009/954, K.2010/798 sayılı ve 28/01/2010 günlü, E.2005/9902, K.2005/13371 sayılı ve 19/12/2005 günlü kararları)

18.4.Nitekim, 9 ve 9.1. pragraflarda yer alan 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde de 01/10/2008-28/02/2011 tarihleri arasındaki dönemde sigortalının 4/1-c dışındaki sigortalılık hallerinin çakışması halinde ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınmış, 01/03/2011 ve sonrası dönemde ise sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı düzenlenmiş, esnaf Bağ-Kur ve tarım Bağ-Kur un çakışması hali de anılan madde kapsamında 01/03/2011 tarihinden itibaren esnaf Bağ-Kur a üstünlük verileceği şeklinde düzenleme getirilmiştir.

18.5.Dolayısıyla dosya içeriğinde yer alan ve başvuran adına yapılan iki yıla kadar olan süre dışındaki tarım Bağ-Kur tevkifatlarının (1995, 1997, 2000, 2001 ) başvurana 1/10/199531/12/2001 yıllarına dair tarım Bağ-Kur sigortalılığı bahşedeceği ancak 05/10/199807/11/2000 tarihleri arasında var olan isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılık tescilinin çifte sigortalılığın mümkün olmaması ve yukarıdaki pragrafta yer alan mevzuat ve yargı içtihatlarında da ifade edildiği üzere önceden başlayıp devam eden sigortalılığa geçerlik tanınması gerektiği gibi isteğe bağlı sigortalılıkla çakışan zorunlu sigortalılıkta öncelikli olanın zorunlu sigortalılık olması gerektiği yönündeki kaide nedeniyle başvuran adına tarım Bağ-Kur sigortalılığa üstünlük tanınarak tescilinin gerektiği değerlendirilmektedir.

19.İdarece, 08/11/2000-31/10/2010 arası limited şirket ortaklığından dolayı esnaf Bağ-Kur sigortalılığı başlatılmış ancak mülga 1479 sayılı Kanun Ek 19 uncu maddesi uyarınca 31/12/2000 tarihinde ayrıca 5510 sayılı Kanunun geçici 63 üncü maddesi uyarınca da 01/05/2008 de durdurulmuş; 01/01/2001-30/04/2008 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalılık tescili gerçekleştirilerek şirket ortaklığının sona erdiği tarihten itibaren 01/01/2011 tarihinde tarım Bağ-Kur sigortalılığı yeniden tescil edilmiştir.

19.1.Ancak söz konusu tarih aralığında (01/05/2008-31/10/2010) başvuran tarafından düzenli tarım Bağ-Kur primleri ödenmiş olup Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/2/2017 tarih ve 2014/21-2314 Esas ve 2017/311 Karar sayılı kararında da ifade edildiği üzere “prim kesintisinin bulunmadığı yıllarda, tarımsal faaliyetin saptanması bakımından, ürünlerin ne şekilde değerlendirildiğini ortaya koymak, başvuranın tarımsal faaliyete elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını araştırmak, gerektiğinde tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen dönemdeki muhtar ve azaların bilgilerine başvurmak, özetle tarım faaliyetinin devam edip etmediğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre” hüküm kurmak gerekeceğinden, başta … Mahalle Muhtarı olmak üzere kolluk marifetiyle ifadesine başvurulan kişilerin, başvuranın çam fıstık ağaçlarının ve tarlasının bulunduğu, kışın bu ağaçların bakımıyla yazın ise hasat işleriyle uğraştığı ayrıca tarımsal desteklemeden yararlandığına ilişkin ifadeleri (21/01/2020 tarihinde

Mahalle Muhtarı ile yapılan görüşmede, başvuranın 2000 yılından bu yana tarımsal faaliyetini sürdürdüğü ifade edilmiştir), başvuranın 2000 yılından bu yana devam eden

Ziraat Oda Kaydı, ayrıca 2006 yılından bu yana tarım Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında yapılan düzenli prim ödemeleri, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/874 E., 2001/834 K.

numaralı veraset ilamına istinaden ¼ lik miras taksimi ile birlikte 21.404.00 metre kare fıstık çamlı tarla ve 8.301.31 metre kare ve 9.026.00 metre kare tarla kayıtları doğrultusunda başvuranın tarımsal faaliyetinin devamlılık arz ettiği ve esnaf Bağ-Kur sigortalılık tescili yapılan 01/05/2008 tarihinden yeniden tarım Bağ-kur sigortalılık tescili yapılan 01/01/2011 e kadar tarımsal faaliyetin sürekliliği kanaatiyle birlikte hizmet çakışması bulunan söz konusu tarih aralığında önce gelen sigortalığın üstünlüğü ilkesi gereğince (6111 sayılı Kanunla değişik 5510 sayılı Kanunun 53 üncü madde hükmü gereğince 01/03/2011 tarihinden itibaren 4/1-b ve 4/1-b’nin 4 üncü alt bendi kapsamındaki sigortalılık çakışmasında 4/1-b sigortalılığına üstünlük verilmiştir) tarım Bağ-Kur sigortalılığına üstünlük verilerek bu yöndeki sigortalılık tescil işleminin gerçekleştirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

(Kurumumuza yapılan 2014/3653 sayılı şikayet başvurusu hakkında verilen 16/01/2015 tarihli

Tavsiye Kararı)

20.Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin 540 günlük askerlik borçlanması yapılan süre kadar ilk tescilin (1/10/1995) geriye doğru yürütülerek bu sürenin prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresine dahil edilmesi ayrıca 01/10/1995 tarihinden itibaren tarımsal faaliyetin sürekliliği kanaatiyle birlikte 01/01/2011 tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalılık süresi bahşedilmeyen sürelerde de tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21.28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve

“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

22.14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup; İzmir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın, tarım Bağ-Kur sigortalılık tescili yapılan 01/10/1995 tarihinden askerlik borçlanması yapılan 540 gün süre kadar geriye doğru yürütülerek bu sürenin prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresine dahil edilmesi ayrıca 01/10/1995 tarihinden itibaren tarımsal faaliyetin sürekliliği kanaatiyle birlikte 01/01/2011 tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalılık süresi bahşedilmeyen sürelerde de tarım Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapılması gerektiği hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, SOSYAL GÜVENLİK

KURUMUNCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi