ÖZET: Başvuran, sosyal sigorta prim gün sayısının tam zamanlı çalışma esasına göre hesaplanmasını talep etmiştir. 2013 ve 2014 yıllarında Eskişehir’de geçici Kur’an kursu öğreticisi olarak görev yapan başvuran, toplamda 32 gün eksik sigorta primi yatırıldığını iddia ederek, bu eksikliklerin giderilmesini ve genel sağlık sigortası prim borcunun silinmesini istemiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın prim gün sayısının kısmi istihdam esasına göre hesaplandığını belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirirken, sosyal güvenlik hakkının önemine vurgu yapmıştır. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvuranın çalışma süresinin haftalık 15 saatten fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, başvuranın prim ödeme gün sayısının tam süreli çalışma üzerinden hesaplanması gerektiği sonucuna varılmıştır. İyi yönetim ilkeleri gereği, idarenin bu durumu göz önünde bulundurması ve gerekli işlemleri yapması önerilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabul edilmesine ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na, başvuranın prim gün sayısının tam süreli çalışma esasına göre yeniden hesaplanması hususunda tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu karara uygun hareket etmesi için 30 gün içinde gerekli işlemleri tamamlaması gerektiği belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/4221-S.20.6707

BAŞVURU NO : 2019/23428

KARAR TARİHİ : 19/03/2020

TAVSİYE KARARI

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, sosyal sigorta prim gün sayısının tam zamanlı çalışma üzerinden hesaplanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 31/12/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; 01/07/2013-24/08/2013 tarihleri arasında Eskişehir İli … İlçesi … Cami Kur’an

Kursunda 54 gün, 28/06/2014-25/08/2014 tarihleri arasında anılan İlçe … Cami Kur’an

Kursunda 58 gün ücretli Kur’an Kursu öğreticisi olarak görev yaptığı, bu görevlere ilişkin 16’şar olmak üzere toplamda 32 gün eksik sigorta primi yatırıldığından bahisle, eksik sigorta primlerinin tamamlatılmasını ve bu döneme ait genel sağlık sigortası prim borcunun silinmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun konuya ilişkin 09/01/2020 tarihli ve … sayılı dağıtımlı bilgi ve belge talep yazısına cevaben;

2.1. Diyanet İşleri Başkanlığının 07/02/2020 tarihli ve … sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1.1 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliğinin 101 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının “İş sözleşmesi saat ücreti karşılığı yapılmış ise kısmi süreli çalışan sigortalıların ay içinde çalıştığı toplam sürenin, 4857 sayılı İş

Kanununa göre günlük olağan çalışma süresi olan 7,5 saate bölünmesiyle, sigortalı için bildirilmesi gereken prim ödeme gün sayısı hesaplanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda 7,5 saatin altındaki çalışmalar 1 güne tamamlanır” şeklinde düzenlendiği, Ayrıca Diyanet

İşleri Başkanlığının 01/03/2013 tarihli ve 246 sayılı görüşünde “Üzerinde resmi görevi olmayıp ek ders karşılığında görevlendirilen geçici öğreticilerin sosyal sigorta prim gün sayılarının, aylık fiilen girdiği ek ders saatinin 7,5 saate bölünmesi sureti ile hesaplanması, e-bildirge verilirken 06 (Kısmi İstihdam) kullanılması, genel sağlık sigortası priminin ise ilgili tarafından

30 güne tamamlanması” gerektiğinin belirtildiği,

2.1.2. … Kaymakamlığının 06/06/2013 tarihli ve 12/06/2014 tarihli Makam Olurları ile; 24/07/2009 tarihli ve 27298 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2009/15215 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararı çerçevesinde, haftada 5 gün günde 3 saat Yaz Kur’an Kursu düzenlendiği, başvuranın bu kapsamda 01/07/2013-24/08/2013 ve 28/06/2014-25/08/2014 tarihleri arasında geçici öğretici olarak haftada 5 gün günde 3 saat ek ders karşılığında görevlendirilerek, aylık fiilen girdiği ders saatinin 7,5 saate bölünmesi suretiyle sosyal sigorta prim gün sayılarının hesaplanarak ödendiği,

2.2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 12/02/2020 tarihli ve E.2578795 sayılı yazısı ve eklerinde özetle; başvurana ait; 01/07/2013 tarihli işe giriş, 24/08/2013 tarihli işten ayrılış, 28/06/2014 tarihli işe giriş, 25/08/2014 tarihli işten ayrılış bildirgelerinin düzenlendiği; 2013/7 ayında 10 gün, 2013/8 ayında 6 gün, 2014/6 ayında 1 gün, 2014/7 ayında 8 gün, 2014/8 ayında

7 gün Kur’an öğreticisi meslek kodu ve kısmi istihdam eksik gün nedeni ile sosyal sigorta prim

ödemelerinin yapıldığı; başvuranın kısmi istihdam sebebiyle genel sağlık sigortalısı sayıldığı, … İlçe Müftülüğü tarafından başvuran adına yapılan bildirimler ile ilgili olarak bir usulsüzlük bulunmadığının değerlendirildiği,

3. Kurumumuzun 14/08/2017 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen 11/09/2017 tarihli ve … sayılı yazıda; tam süreli ve tüm sigorta kollarına tabi olarak yapılan bildirimlerin genel olarak ayda 30 gün olarak yapılması gerektiği, yapılmadığı takdirde 30 günden az yapılan bildirimlerin eksik gün belgesi ile açıklanması gerektiği, kısmi çalışma sözleşmesine tabi olarak yapılan bildirimlerin ise aylık çalışma saati toplamlarının 7,5’e bölünmesi ile elde edilen gün sayıları kadar bildirilmesi gerektiği, sigortalılara ilişkin bildirimlerin işverenleri ile yapılan sözleşme uyarınca yapıldığı dikkate alındığında bu hususlara ilişkin değerlendirmelerin ve uzman, usta öğretici ve başvuranın statüsü gibi farklı durumlara ilişkin değerlendirmelerin işveren idarece yapılması gerektiği,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

4.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”,

4.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir (…) Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar”,

4.3. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde; “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”,

4.4. “Sosyal güvenlik hakkı” başlıklı 60 ıncı maddesinde; “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.”,

4.5. “Hizmete girme” başlıklı 70 inci maddesinde; “Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.”,

4.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4.7. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinde; “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir (…)”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Ders görevi” başlıklı 89 uncu maddesinde; “Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunur.”

7. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun;

7.1. “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “(…) a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, (…)

c) Kamu idarelerinde;

1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda

sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,

2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak

çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar, sigortalı sayılırlar.

Birinci fıkranın (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; (…)

f) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununun 4 üncü maddesinin (c) bendi kapsamında çalıştırılanlar, (…) hakkında da uygulanır.”,

7.2. “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasında; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.

a) Prime esas kazançların hesabında;

1) Hak edilen ücretlerin,

2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve

işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,

3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt

bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.

(…) g) Primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.

h) Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir.

(…) j) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratlar dikkate alınmaz (…)”,

8. 4857 sayılı İş Kanununun “Kısmî süreli ve tam süreli iş sözleşmesi” başlıklı 13 üncü maddesinde; “İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmî süreli iş sözleşmesidir.

Kısmî süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin kısmî süreli olmasından dolayı tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamaz. Kısmî süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir.

Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen tam süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi esas alınır.

İşyerinde çalışan işçilerin, niteliklerine uygun açık yer bulunduğunda kısmî süreliden tam süreliye veya tam süreliden kısmî süreliye geçirilme istekleri işverence dikkate alınır ve boş yerler zamanında duyurulur (…)”,

9. 2009/15215 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığınca Düzenlenen Eğitim Faaliyetlerinde

Uygulanacak Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının;

9.1. “Eğitim vereceklerde aranacak nitelikler” başlıklı 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Yaz Kur’an kurslarında görev verileceklerin din hizmetleri sınıfında görevli veya dinî yüksek öğrenim mezunu veya imam hatip lisesi mezunu hafız veya Kur’an kursu öğreticiliği, imam-hatiplik, müezzin-kayyımlık yeterlilik belgelerinden en az birine sahip olması gerekir.”,

9.2. “Aylık karşılığı ders görevi” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Eğitim merkezleri ile Kur’an kurslarında görev yapan; (…)

d) Yüksekokul mezunu Kur’an kursu öğreticisi haftada 15 saat, e) Yüksekokul mezunu olmayan Kur’an kursu öğreticisi haftada 18 saat, (…)

aylık karşılığı ders okutmakla yükümlüdür.”,

9.3. “Kur’an kursu ve diğer kurslarda ek ders görevi” başlıklı 7 nci maddesinin beşinci fıkrasında; “En az 15 kursiyeri bulunan ve bu Kararın 5 inci maddesinde aranan niteliklere haiz olanlardan yaz Kur’an kurslarında görevlendirilenlere, yılda iki ayı aşmamak üzere, haftada 15 saate kadar ek ders görevi verilebilir.”,

10. İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin “Kısmi süreli çalışma” başlıklı

6 ncı maddesinde; “İşyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi

oranına kadar yapılan çalışma kısmi süreli çalışmadır.”,

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12. Başvuran, yukarıda 1 numaralı paragrafta yer verildiği üzere; yapmış olduğu ek ders görevi karşılığında, sosyal sigorta prim gün sayılarının kısmi istihdam yerine tam zamanlı çalışma üzerinden hesaplanması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

13. Çalışma süresine ilişkin ilgili İdarelerden temin edilen bilgi ve belgeler ile başvuranın beyanı uyuşmakta olup, başvuranın 01/07/2013-24/08/2013 ve 28/06/2014-25/08/2014 tarihleri arasında geçici Kur’an Kursu Öğreticisi olarak çalıştırıldığı, başvuranın; 01/07/201324/08/2013 tarihleri arasında Temmuz 2013’de 69 saat derse girdiği ve prim ödeme gün sayısının 10 olarak bildirildiği, Ağustos 2013’de 45 saat derse girdiği ve prim ödeme gün sayısının 6 olarak bildirildiği, 28/06/2014-25/08/2014 tarihleri arasında; Haziran 2014’de 3 saat derse girdiği ve prim ödeme gün sayısının 1 olarak bildirildiği, Temmuz 2014’de 57 saat derse girdiği ve prim ödeme gün sayısının 8 olarak bildirildiği, Ağustos 2014’de 48 saat derse girdiği ve prim ödeme gün sayısının 7 olarak bildirildiği tespit edilmiştir.

14. Sosyal güvenlik, belirli sosyal risklerin iktisadi sonuçlarına karşı bireylerin korunması olarak tanımlanmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından 1944 yılında Philadelphia’da düzenlenen Uluslararası Çalışma Konferansında sosyal güvenlik kapsamına giren sosyal riskler somutlaştırılmaya çalışılmıştır. Buna göre, hastalık, yaşlılık, malullük, analık, aileyi geçindiren kişinin ölümü, işsizlik, giderlerin normal sayılmayacak ölçüde artışı, iş kazaları ve meslek hastalıkları, söz konusu riskler arasında yer almaktadır (Bkz. Sait Dilik, “Sosyal Güvenlik ve

Sosyal Hizmetler Arasındaki İlişkiler”, Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, Cilt 35, Sayı 1, s. 77).

Bu çerçevede söz konusu risklerin gerek mülga sosyal güvenlik kanunlarıyla gerek yürürlükte olan 5510 sayılı Kanunla sosyal güvenlik kapsamına alındığı görülmektedir.

15. Tarihin akışı içinde sosyal güvenlik hakkına, aile içi yardımlaşmadan, kişisel ve toplu yardımlaşmalardan, ticarî sigortalardan, işverenin sorumluluğu ilkesinden ve sosyal sigortalardan geçilerek gelindiği görülmektedir. Bu hak, insanlığın eski ve derin bir gereksinimi olan yarınından emin olma isteğinin somut bir belirtisidir. Bu istek ve gereksinim, toplumun her zümresi ve her sınıfı için geçerli olmakla birlikte maddi ihtiyatlara sahip olmayan bireyler bakımından daha baskın şekilde kendini hissettirmektedir. Pierre Laroque’nin ifadesiyle sosyal güvenlik, bir ülke halkının bugününü ve yarınını güven altına almayı amaçlayan ve birbiri arasında sıkı bir birlik ve uyum kurulmuş olan bir önlemler ve kurumlar bütünüdür. Bir tanıma göre de sosyal güvenlik, her şeyden önce, herkeste bir güvence duygusu yaratmak, bu güvenceyi bozacak her riski önlemek ve bu riskleri etkili bir biçimde yok edecek durumları sağlamak sorunudur (Bkz. Cahit Talas, “Türkiye’de Sosyal Güvenlik ve Karşılaşılan Sorunlar”, Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, Cilt 31, Sayı 1, s. 3-4).

16. Sosyal güvenlik hakkı, bugün çalışma gücüne sahip olan bireylerin, geleceği mukadder olan ve çalışma gücünden yoksun kalacakları yarınlarda yaşamalarını mümkün kılacak yol olarak belirmektedir. Her birey için geçerli olan bu durumun gerçekliği göz önünde bulundurularak söz konusu hak, Anayasamızca herkese tanınmış bulunmaktadır.

17. Başvuru konusu uyuşmazlık, sosyal güvenlik hakkı kapsamında başvuranın prim ödeme gün sayısının, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine (7,5 saate) bölünmesi suretiyle belirlenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu çerçevede başvuranın prim ödeme gün sayısının hesaplanmasına ilişkin hususlar ortaya koyulmalıdır.

18. Öncelikle belirtmek gerekir ki öğreticilerin istihdam biçimi çeşitlilik göstermektedir. 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında öğreticiler memur ya da sözleşmeli personel olarak istihdam edilebilmektedir. Bunun yanında anılan Kanunun 86 ncı maddesi kapsamında açıktan vekil öğretici atanabilmektedir. Son olarak anılan Kanunun 89 uncu maddesi kapsamında açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilmektedir. Bilindiği üzere Anayasanın 128 inci maddesinde kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler düzenlenmektedir. Buna göre, devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülmesi gerekmektedir. Bu itibarla söz konusu öğreticilerin kural olarak memur veya diğer kamu görevlisi olarak istihdam edilmesi, diğer istihdam biçimlerine ise zorunlu hallerde başvurulması gerekmektedir. Başvuranın görevlendirilmesinin yasal dayanağını oluşturan 657 sayılı

Kanunun 89’uncu maddesinde “…veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir…” hükmünün yer aldığı görülmektedir. Anılan maddenin devamında, ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısının, ders görevi alacakların niteliklerinin ve diğer hususların ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunacağı hüküm altına alınmaktadır (02/07/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun” ibaresi

“Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.”). Bu kapsamda 2009/15215 sayılı Diyanet İşleri

Başkanlığınca Düzenlenen Eğitim Faaliyetlerinde Uygulanacak Ders ve Ek Ders Saatlerine

İlişkin Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak, başvurana haftada 15 saate kadar ek ders görevi verilebilmektedir.

19. 657 sayılı Kanunun 4/A ve 86 ncı maddesi kapsamında istihdam edilen öğreticiler sosyal güvenlik yönünden 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) maddesi kapsamında sigortalı sayılmaktadırlar. 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde istihdam edilen öğreticiler ise 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) maddesi kapsamında sigortalı sayılmaktadırlar. Söz konusu üç istihdam biçiminde de prim ödeme gün sayıları aylık 30 gün üzerinden bildirilmektedir. 657 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi kapsamında ücret karşılığı ders görevi verilen öğreticiler hakkında ise 5510 sayılı Kanunun “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4’üncü maddesi uyarınca aynı maddenin (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar hakkındaki hükümler uygulanmaktadır.

20. Anılan Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinde, sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayılarının, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterdiği; ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısının, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunacağı hükmüne yer verilmektedir.

İdarece başvuranın prim ödeme gün sayısının bu hükümler çerçevesinde hesaplandığı görülmektedir. Belirtmek gerekir ki ücretle ek ders görevi verilen öğretmenlere benzer şekilde ders görevi verilmek suretiyle Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurumlarda uzman ve usta öğretici statüsünde çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayısı da aynı şekilde hesaplanırken

31.07.2008 tarihinde 5797 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanuna eklenen hükümle birlikte söz

konusu hesaplama usulünün değiştiği, bu çerçevede uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısının 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunacağının hüküm altına alındığı görülmektedir. Madde gerekçesinde, prim ödeme gün sayısının ders saati sayısının 7,5’e bölünmesi suretiyle hesaplanması usulünün geçerli olduğu durumda, sigortalı ayda 160 saat derse girse dahi 21 gün hizmet kazanabildiği, bu uygulamanın mağduriyetlere neden olduğu vurgulanmaktadır. Aynı şekilde ücret karşılığı ders görevi verilmek suretiyle tam süreli çalışan öğretmenlerin de aynı mağduriyeti yaşadığı anlaşılmaktadır.

21. Başvuranın ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalıştığı ve çalıştığı saat karşılığında ücret aldığı görülmektedir. Başvuranın 4857 sayılı Kanun kapsamında yer almadığı açık olmakla birlikte 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde başvurana aynı maddenin (a) bendine göre sigortalı sayılanlara ilişkin hükümlerin uygulanacağının düzenlendiği, anılan Kanunun 80 inci maddesine göre de prim ödeme gün sayısının belirlenebilmesi için aynı zamanda çalışmanın tam zamanlı mı yoksa kısmi zamanlı mı olduğunun tespit edilmesi gerektiği, bu nedenle sadece çalışma süresinin hesaplanması yönünden 4857 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin dikkate alınması gerektiği görülmektedir. 4857 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre, sözleşmenin kısmi süreli iş sözleşmesi olarak kabul edilebilmesi, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda mümkün olabilecektir. Söz konusu ölçünün ne olacağına ilişkin olarak İş Kanununa

İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinde düzenleme yapıldığı görülmektedir. Buna göre, kısmi süreli çalışma, işyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışmadır.

22. 2009/15215 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığınca Düzenlenen Eğitim Faaliyetlerinde

Uygulanacak Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının “Aylık karşılığı ders görevi” başlıklı 6 ncı maddesinde yüksekokul mezunu Kur’an kursu öğreticisinin haftada

15 saat, yüksekokul mezunu olmayan Kur’an kursu öğreticisinin ise haftada 18 saat ders

okutmakla yükümlü olduğu hükmüne yer verilmektedir. Bu bağlamda Kur’an kursu öğreticisi olarak görev yapan başvuranın çalışmasının kısmi süreli olup olmadığı, haftalık normal çalışma süresinin 15 ya da 18 saat olarak kabul edilmesi suretiyle değerlendirilmelidir. Dolayısıyla başvuranın haftalık çalışma süresi başvuranın mezuniyet durumuna göre 10 ya da 12 saatten az ise kısmi süreli çalışma, 10/12 saat ve üzerinde ise tam süreli çalışma söz konusu olacaktır.

Başvuranın haftalık girdiği ders saati sayılarına bakıldığında, söz konusu çalışma süresinin 15 saat olduğu, bu itibarla başvuranın mezuniyet durumu ne olursa olsun, kısmi süreli değil, tam süreli çalıştığı anlaşılmaktadır.

23. Bu gerekçelerle başvuranın prim ödeme gün sayısının, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine (7,5 saate) bölünmesi suretiyle hesaplanması işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, İdarenin; “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Eskişehir

İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvurana ücret karşılığı ek ders görevi verilen dönemde ay içindeki prim ödeme gün sayısının tam süreli çalışmaya göre hesaplanarak bildirilmesi ve bu bildirim üzerine gerekli işlemlerin yapılması hususunda DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI ve SOSYAL GÜVENLİK

KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Diyanet İşleri Başkanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın; BAŞVURAN ile DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI ve SOSYAL GÜVENLİK

KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi