ÖZET: Başvuran, Karaman Spor Kulübü yönetiminde bulunduğu dönemdeki sigorta prim borçlarının zamanaşımı süresinin belirlenmesini talep etmiştir. 2005-2008 yılları arasında kulüpteki yönetim görevinde, futbolcuların sigorta primlerinin ödenmediğinden haberdar olmadan, 2012 yılında borçların varlığını öğrenmiştir. Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çıkarılan borçların 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine dayanarak zamanaşımına uğramadığı yönündeki değerlendirmeye itiraz niteliğindedir. Başvuran, 506 ve 6183 sayılı Kanunların uygulanması gerektiğini savunarak, on yıllık zamanaşımının dolduğunu öne sürmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvurunun içeriği hakkında yaptığı açıklamada, zamanaşımının 2019 yılından itibaren on yıl olarak uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Kurum, başvuranın yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle borçtan sorumlu olduğunu ifade etmiş, ayrıca mevcut durumda herhangi bir ödeme emri bulunmadığını vurgulamıştır. Başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları doğrultusunda, Kamu Denetçiliği Kurumu, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki döneme ait prim alacakları için zamanaşımı süresinin 506 sayılı Kanun’a göre belirlenmesi gerektiğine dair bir tavsiye kararı vermiştir.

Sonuç olarak, başvurunun incelenmesi sonucunda, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki dönemlerdeki prim alacaklarının zamanaşımının belirlenmesinde 506 sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınması gerektiği tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na gerekli bilgilendirmelerin yapılması tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/7257-S.20.11499

BAŞVURU NO : 2020/2061

KARAR TARİHİ : 13/05/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, Karaman Spor Kulübünde yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ait sigorta prim borçları yönünden zamanaşımı süresinin belirlenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 30/01/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, 2005 – 2008 yılları arasında Karaman Spor Kulübü yönetiminde

bulunduğunu, bu süreçte Karaman Spor Kulübünün resmi işlerinin müdür tarafından yerine getirildiğini, Karaman Spor Kulübünde futbol oynayan sporcuların sigorta primlerinin müdür tarafından yatırılmadığını, daha sonra açılan hizmet tespit davalarının futbolcular lehine sonuçlanması ile 2012 yılında, ödenmeyen sigorta prim borçlarından haberdar olduğunu, bu borçlar aleyhine açılan davada bazı kişilerin prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeden yararlanarak cüzi bir miktar ödeyerek dosyayı kapattığını, kendisinin temsil ve ilzam ile ilgili bilirkişi raporuna itiraz etmesi neticesinde davanın devam ederek aleyhe sonuçlandığını, şu aşamada bazı futbolcuların Karaman Spor Kulübünde futbol oynadıkları döneme ilişkin sigorta prim borçlarının talep edildiğini, bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, anılan Kulüpte on bir ay futbol oynamış bir sporcu için 24.365 TL tutarında borç çıkarıldığını, söz konusu prim borcunun 2005 – 2006 yılları arasındaki dönemi kapsaması nedeniyle ileri sürdüğü zamanaşımı itirazının reddedildiğini, oysa 5510 sayılı Kanun’un 93’üncü maddesinin 1/10/2008 tarihinden geriye yürütülerek uygulanmasının hukuk güvenliği ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, somut olayda 506, 6183 ve 818 sayılı Kanun’ların uygulanması gerektiğinden söz konusu borca ilişkin on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek uyuşmazlık konusu açısından zamanaşımı süresinin belirlenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

İşverenler Daire Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin 5/3/2020 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1) Konu ile ilgili olarak yürütülen işlemler hakkında Karaman Sosyal Güvenlik İl

Müdürlüğünden bilgi istenildiği, bu kapsamda sicil sayılı dosyada Karaman Spor Kulübü Başkanlığı adına işlem gören işyeri ile ilgili olarak alınan 20/2/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1.1) Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele Daire Başkanlığının 17/5/2019 tarihli ve sayılı

“Karamanspor Kulübü” konulu yazısında ünitelerine başvuran futbolcuların, Türkiye Futbol

Federasyonundan almış oldukları sözleşmelerin doğruluğunun tespiti halinde sigortalı hizmet kayıtları ile ilgili gerekli işlemlerin yapılması, şüphe, ihbar, şikâyet gibi durumların olması halinde konunun sosyal güvenlik denetmenliği servisine intikal ettirilmesi gerektiği yönündeki talimatı üzerine, . isimli futbolcuya ilişkin işlemlerin 5510 sayılı Kanun’un 100. maddesi kapsamında Türkiye Futbol Federasyonundan temin edilen 21/6/2019 tarihli ve 2019/27-9840 sayılı onaylı sözleşmelere istinaden yapılarak (Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 7. ve

“Sosyal Güvenlik Denetmenleri ve Denetim Standartları” konulu 2013/5 sayılı Genelge’nin 3.

maddeleri kapsamında) sigortalı hizmet kayıtlarının (15/7/2005 – 31 /5/2006) oluşturulduğu,

2.1.2) Karaman Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün 18/4/2011 tarihli ve sayılı yazısı

ekinde gönderilen Karamanspor Kulübü Genel Kurulunun sonuç bildirgelerine göre başvuru sahibinin yönetim kurulu üyeliği/başkanlığının tespitinin yapılarak 5510 sayılı Kanun’un 87.

ve 88. maddelerine göre işlem yapıldığı,

2.1.3) 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne istinaden Türkiye Futbol

Federasyonundan alınan belgelerin 2019 yılında Müdürlüklerine intikal etmesi nedeniyle tahakkuk eden prim borçlarının zamanaşımı süresinin 2019 yılından itibaren 10 yıl olarak uygulanması gerektiğinin değerlendirildiği,

2.1.4) Başvuru sahibine çıkarılan borcun yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun’un 87. ve 88.

maddelerinin olduğu, bununla birlikte, borcun tahsil edilememesi halinde yine aynı Kanun’un 88. maddesinin on altıncı ve müteakip fıkralarında, kanuni süresi içerisinde ödenmeyen prim ve diğer alacakların 6183 sayılı Kanun gereğince tahsil edilmesi gerektiğinin düzenlendiği, bu doğrultuda borçların 6183 sayılı Kanun’a göre takip ve tahsilinin yapılacağı,

2.1.5) Mevcut durum itibarıyla başvuru sahibine tebliğ edilmiş bir ödeme emrinin

bulunmadığı, başvuru konusu ile alakalı olarak, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organları tarafından karara bağlanmış bir uyuşmazlığın bulunmadığı, ancak başvuru sahibinin prim ve idari para cezası borçlarını konu alan (ödeme emirlerinin iptaline ilişkin olarak 10/9/2012 tarihinde açılan) 28/4/2015 tarihli gerekçeli mahkeme ilamının bulunduğu açıklamalarına yer verildiği,

2.2) 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi ile kurum alacaklarının zamanaşımı ve terkini ile

ilgili olarak yapılacak iş ve işlemlerin açıklandığı 2012/27 sayılı Genelge’nin 4.2. maddesi uyarınca sigorta primi ve işsizlik sigortası primi alacaklarına ilişkin olarak;

– Mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise zamanaşımı süresi, mahkeme kararının kesinleşme tarihinden,

– Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş İse zamanaşımı süresi, rapor tarihinden,

– Kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise zamanaşımı süresi, bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının kuruma intikal ettiği tarihten,

– Bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise zamanaşımı süresi, bilgi ve belgenin kuruma intikal ettiği tarihten itibaren başlatılması gerektiği,

2.3) Dolayısıyla belirtilen şekilde tahakkuk eden sigorta primi ve işsizlik sigortası

primlerinin zamanaşımı süresinin, alacağın ödeme vadesinin sona erdiği tarihe göre değil, yukarıda belirtilen tarihler dikkate alınarak belirleneceği,

2.4) sicil sayılı dosyada Karaman Spor Kulübü Başkanlığı

adına işlem gören işyeri ile ilgili olarak Türkiye Futbol Federasyonundan alınan 19/9/2019 tarihli ve 2019/27-15679 sayılı yazıya istinaden 15/7/2005 – 31/5/2006 tarihleri arasındaki hizmetlerinin Kurumumuza bildirilmediği tespit edilen söz konusu tarih aralığında oluşturulan hizmetlerinden dolayı tahakkuk eden prim borcundan, başvuru sahibi

Karaman Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünden alınan yazıya istinaden anılan dönemde yönetim kurulu üyesi olduğunun tespit edilmesi nedeniyle (bahse konu prim borcundan) 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi hükmü uyarınca sorumluluğu bulunduğundan ve söz konusu borcun bugün için zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından Karaman Sosyal

Güvenlik İl Müdürlüğünce yürütülen işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığının değerlendirildiği,

İfade edilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;

5.1) “Primlerin ödenmesi” başlıklı 80. maddesinin yirminci fıkrasında;

“Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”

5.2) “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı 93.

maddesinin ikinci fıkrasında;

“Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tabidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının

Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. Bu alacaklar için 89 uncu madde gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı, 88 inci maddede belirtilen ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren uygulanır.”

6) Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun “Primlerin ödenmesi” başlıklı 80.

maddesinin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasının, 5198 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile değiştirilmiş halinde;

“İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar

Kuruma ödemeye mecburdur.

…

Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 ve 102 nci maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, söz konusu Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Başvuran, bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere Karaman Spor Kulübü

yönetiminde bulunduğu dönemde, anılan Kulüpte futbol oynayan sporcunun sigortalılığına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen prim borcu bakımından zamanaşımı süresinin belirlenmesini talep etmektedir.

9) Somut olayda, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Karaman Sosyal Güvenlik İl

Müdürlüğü Hizmet Kayıtları Düzenleme Komisyonunca alınan 13/1/2020 tarihli ve sayılı karar ile isimli futbolcunun, Karaman Spor Kulübünde futbol oynadığı halde çalışmalarının bildirilmediğinin Türkiye Futbol Federasyonu Genel Sekreterliğinden alınan belgelerden tespit edildiği, bu doğrultuda resen tanzim edilen 2005 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık; 2006 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarına ait ek mahiyetteki aylık prim ve hizmet belgelerinin işleme alınmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu kapsamda oluşturulan prim borcunun, Karaman Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünden alınan yazıya istinaden anılan dönemde Karaman Spor Kulübünde yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle başvurandan talep edildiği, başvuranın ise söz konusu prim borçlarının zamanaşımına uğradığına yönelik iddiasının bulunduğu görülmektedir. Şu halde 2005 ve 2006 yıllarının muhtelif aylarına ait çalışmalar bakımından tahakkuk ettirilen sigorta prim borçlarının, zamanaşımı bakımından tabi olduğu kanunun tespiti ile söz konusu Kurum alacağı bakımından, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının ortaya konulması gerekmektedir.

10) Bu noktada vurgulanması gereken ilk husus, Kurumun prim alacaklarının muacceliyet

anının belirlenmesi meselesidir. Bilindiği üzere muacceliyet; bir borç ilişkisinde, alacaklının edimi isteyebileceği ve borçlunun da bu isteme uyarak edimi yerine getirmekle yükümlü olduğu anı ifade etmektedir. Bununla birlikte Kurumun prim alacakları bakımından muacceliyet anı, aynı zamanda zamanaşımı süresinin başladığı tarihin belirlenmesinde de esas alınacağından özel bir öneme sahiptir. Söz konusu prim alacakları bakımından muacceliyet anı, 506 sayılı

Kanun’un 80. maddesinde düzenlenmektedir. Mezkûr maddeye göre işverenler belli bir ay içinde çalıştırdıkları sigortalılara ait prim borçlarını, en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemekle yükümlüdürler. Bu itibarla prim borcunu konu alan Kurum alacaklarının, anılan tarih itibarıyla muacceliyet kesbedeceği anlaşılmaktadır. (Yargıtay Yirmi Birinci Hukuk Dairesinin; 9/2/2016 tarihli ve E: 2015/20115, K: 2016/1584 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr)

11) Bu aşamada, Kurumun prim alacaklarına ilişkin zamanaşımı meselesindeki yasal

değişikliklerin ve yürürlük tarihlerinin de açıklığa kavuşturulmasında zorunluluk bulunmaktadır. Öncelikle ifade etmek gerekirse, 506 sayılı Kanun’un 80. maddesinin 8/12/1993 tarihli ve 3917 sayılı Kanun’la değiştirilmesinden önceki dönemdeki yerleşik uygulama uyarınca; anılan Kanun’da zamanaşımı süresine ve başlangıcına ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından, Kurumun prim alacaklarının ve gecikme zamlarının genel hükümlere tabi olduğu ve buna göre, zamanaşımı süresinin 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125.

maddesi uyarınca on yıl olduğu kabul edilmekteydi. Bu dönemde Kurumun prim alacakları

2004 sayılı İcra İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil edilmekte iken, 3917 sayılı Kanun ile

yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 8/12/1993 tarihinden itibaren, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil

Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasına başlanılmıştır. Anılan düzenlemeler karşısında, 8/12/1993 tarihinden itibaren Kurumun prim alacaklarının tahsilinde zamanaşımı yönünden 6183 sayılı Kanun’da düzenlenen beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaya başlanmış ve sürenin başlangıcı, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak belirlenmiştir. Açıklanan düzenleme bu kez 30/9/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun 38. maddesiyle yeniden değiştirilerek; prim alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesi hariç, diğer maddelerinin uygulanacağı belirtilmiş, sonrasında 6/7/2004 tarihinde yürürlüğe giren 24/6/2004 tarihli ve

5198 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yeniden bir düzenleme yapılmıştır. Anılan düzenleme

uyarınca bu kez de, 5198 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 6/7/2004 tarihinden itibaren Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun’un zamanaşımını düzenleyen 102. maddesinin uygulanmayacağı hükme bağlanarak, 3917 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki genel hükümlere ve dolayısıyla on yıllık zamanaşımı süresinin esas alındığı döneme geri dönülmüştür.

12) Diğer taraftan prim alacaklarının tabi olduğu zamanaşımı hususu son olarak 1/10/2008

tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 88. ve 93. maddeleri ile düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi ile zamanaşımı süresi ile ilgili olarak özel bir düzenleme getirilmiş, Kurumun prim ve diğer alacaklarının on yıllık zamanaşımı süresine tabi olması esası devam ettirilmekle birlikte, sürenin başlangıcının ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başı olduğu belirtilmiştir. Böylece 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi muacceliyet tarihinin belirlenmesinde, dolayısıyla zamanaşımı süresinin başlangıcının tespitinde, Borçlar

Kanunu’nun uygulanmasına son vermiştir. Maddenin yürürlüğe girdiği 1/10/2008 tarihinden sonraki primler için zamanaşımı başlangıcı ödeme dönemini takip eden yılbaşından itibaren başlayacaktır. Genel olan bu tanımlama dışında istisnai olarak, mezkûr 93. maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde önceki düzenlemelerden farklı olarak zamanaşımının başlangıç tarihi, kimi özel durumlardaki prim ve diğer alacaklar yönünden ayrıca ve ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Buna göre; Kurumun prim ve diğer alacakları, mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise, mahkeme kararının kesinleşme tarihinden; Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise, rapor tarihinden; kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise, bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren zamanaşımı süresinin başlatılması gerekecektir. (Yargıtay Hukuk Genel

Kurulunun; 20/9/2006 tarihli ve E: 2006/546, K: 2006/565 sayılı; 20/12/2006 tarihli ve E:

2006/806, K: 2006/814 sayılı; 6/12/2013 tarihli ve E: 2013/433, K: 2013/1649 sayılı kararları.

Kaynak: www.corpus.com.tr )

13) Şu durumda 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki yasal mevzuat olan

506 sayılı ve 6183 sayılı Kanun’larda, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden Kurumun

prim ve diğer alacaklarındaki özel durumlara göre ayrıksı bir düzenlemenin yer almadığı görülmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki, 5198 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra

506 sayılı Kanun kapsamına giren prim alacakları ile 5510 sayılı Kanun kapsamındaki prim

alacakları arasında zamanaşımı süresi bakımından bir farklılık yoktur. Her iki Kanun kapsamındaki prim alacakları on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Buna karşılık, zamanaşımı süresinin başlangıcı konusunda 5510 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme sonrasında, iki

Kanun arasında önemli bir farklılık ortaya çıkmıştır. (Caniklioğlu, Nurşen (2014); 5510 Sayılı

Kanun’a Göre Sosyal Güvenlik Kurumunun Prim Alacaklarında Zamanaşımı, Marmara

Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, C: 20, S: 1, s. 831) Gerçekten yukarıda da yer verildiği üzere, 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi ile 506 sayılı Kanun’da yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, prim ve diğer alacaklar yönünden kimi özel durumlarda zamanaşımı süresinin hangi tarihten başlayacağı belirlenmiştir. Şu durumda 5510 sayılı

Kanun’un 93. maddesi ile getirilen bu özel hükmün, yürürlük tarihinden öncesine ilişkin prim borçları yönünden esas alınıp alınamayacağı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

14) Bu noktada Anayasa Mahkemesinin, kamu alacağının tabi olacağı kanunun belirlenmesi

konusunu, hukuki güvenlik ilkesinin bir sonucu olan kanunların geriye yürümemesi kuralı bağlamında ele aldığı görülmektedir. Nitekim Yüksek Mahkeme bir kararında şu değerlendirmelere yer vermiş ve kamu alacağının doğduğu tarihteki kanun hükmünün, o alacak için uygulanması gerektiği sonucuna ulaşmıştır: “Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılan ve temel hak güvencelerinde korunan ortak değerdir. Kural olarak hukuk güvenliği yasaların geriye yürütülmemesini zorunlu kılar. Bu nedenle kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca yasalar yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki hukuki durumlara uygulanabileceklerinden, sonradan çıkan bir kanun yürürlüğe girdiği tarihten önceki olaylara uygulanmaz.

Kamu alacaklarının tahsilinde, geriye yürümenin söz konusu olup olmadığının saptanabilmesi için alacağı doğuran olayın ne zaman meydana geldiğinin tespiti gerekir. Genel olarak kamu alacağı alacak konusu olayın meydana gelmesi veya hukuki durumun oluşması ile doğmaktadır.

Dolayısıyla kamu alacağını doğuran olayın meydana geldiği veya hukuki durumun oluştuğu tarihte yürürlükte olan kanunun bu alacak için uygulanması gerekir.” (Anayasa Mahkemesinin 28/4/2011 tarihli ve E: 2009/39, K: 2011/68 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr)

15) Bu nedenle, genel olarak kanunların geriye yürümemesi kuralı ve zamanaşımına ilişkin

olarak belirlenen özel kuralın geriye yürütülmesine imkân veren bir düzenlemenin 5510 sayılı

Kanun’da bulunmadığı hususları birlikte gözetildiğinde, zamanaşımı süresinin başlangıcı ile ilgili olarak getirilen mezkûr 93. maddenin, yürürlüğe girmesinden önceki dönemlere ait

Kurumun prim alacakları bakımından uygulanmasına imkân yoktur. (Yargıtay Onuncu Hukuk

Dairesinin 16/5/2019 tarihli ve E: 2018/5397, K: 2019/4478 sayılı kararı. Kaynak:

www.corpus.com.tr) Dolayısıyla muaccel olduğu dönemde yürürlükte olan kanuna göre zamanaşımına uğramış Kurum alacağı bakımından, sonradan yürürlüğe giren 5510 sayılı

Kanun hükümlerine göre zamanaşımı süresinin belirlenmesi mümkün değildir. Aksi yöndeki bir uygulamanın, bireylerin hukuka olan güven duygusunu zedeleyeceğinden ve hukuk güvenliği ilkesini ihlal edeceğinden kuşku duyulmamalıdır.

16) Önemle belirtmek gerekir ki, Kurumun resen tahakkuk ettirdiği prim borcu, sigortalının

çalışmalarının ait olduğu dönemde doğmuş durumdadır. Bu doğrultuda somut olayda

Kurumun, sigortalı Karaman Spor Kulübünde futbol oynadığını tespit etmesine yönelik işlemleri, bu çalışma açısından prim borçlarının doğumuna yönelik olmayıp, böyle bir prim borcunun varlığının tespitinden ibarettir. (Benzer yönde bk. Yargıtay Hukuk Genel

Kurulunun 4/4/2018 tarihli ve E: 2015/982, K: 2018/679 sayılı kararı; Yargıtay Onuncu Hukuk

Dairesinin 21/2/2017 tarihli ve E: 2015/2900, K: 2017/1381 sayılı kararı. Kaynak:

www.corpus.com.tr)

17) Sonuç olarak Kurumun 506 sayılı Kanun dönemine ait prim alacakları bakımından, prim

borcunun yukarıda değinilen yasal değişikliklere göre hangi döneme ait olduğu belirlenerek, sonuca göre zamanaşımı süresi tespit edilmelidir. Giderek 5510 sayılı Kanun ile getirilen kimi özel durumlardaki zamanaşımı süresinin başlangıcına ilişkin kuralın, ancak 5510 sayılı

Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra doğacak prim alacakları için geçerli olduğu benimsenmeli ve eski dönem prim alacakları ait olduğu dönem dikkate alınarak zamanaşımına tabi tutulmalıdır. (Odaman, Serkan (2010); Sigorta Prim Alacaklarında Zamanaşımı, Sicil İş

Hukuku Dergisi, S: 20, s. 144.)

18) Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, 506 sayılı Kanun döneminde belli bir ay

içerisinde çalışan sigortalıya ilişkin Kurumun prim alacağının, ertesi ayın sonunda muaccel olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda 5198 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 6/7/2004 tarihinden itibaren doğan prim alacaklarının tahsilinde on yıllık zamanaşımı süresinin, bu tarih dikkate alınarak başlatılması gerekmektedir. Örneğin, 2004 yılı 8. aya ait sigorta priminin 30/9/2004 tarihine kadar ödenmesi gerekeceğinden, zamanaşımı süresi 1/10/2004 tarihinden başlayacak ve 1/10/2014 tarihinde söz konusu prim alacağı açısından on yıllık zamanaşımı

süresi dolmuş olacaktır. (Yargıtay Yirmi Birinci Hukuk Dairesinin; 1/12/2015 tarihli ve E:

2015/17542, K: 2015/21424 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr)

19) Tüm bu açıklamalar sonrasında somut olaya gelince, Kurumca resen tahakkuk ettirilen

prim borçlarının 2005 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık; 2006 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarına ait oldukları, bu itibarla zamanaşımı süresinin belirlenmesinde 506 sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınmasının gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda aybeay tahakkuk ettirilen prim borçlarının ertesi ayın sonunda muaccel hale geldiği ve zamanaşımı süresinin de, bu tarih itibarıyla işlemeye başladığı kabul edilmelidir.

Dolayısıyla, Kurumun söz konusu prim alacaklarının her ay ayrı ayrı dikkate alınarak ele alınması neticesinde, söz konusu prim alacağının tarih itibarıyla en sonuncusu olan 2006 Mayıs ayına ait prim alacağının; 30/6/2006 tarihinde muaccel hale geldiği, 1/7/2006 tarihinde başlayan on yıllık zamanaşımı süresinin 1/7/2016 tarihinde dolduğu görülmektedir. Bu itibarla

Kurumun, yine on yıllık zamanaşımı süresine tabi olan, 2005 yılı Temmuz ayı ila 2006 yılı

Mayıs ayı arasındaki aylara ait prim alacakları bakımından da evleviyetle zamanaşımı süresinin dolduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bir diğer ifadeyle, Karaman Spor Kulübünde futbol oynadığı halde çalışmalarının bildirilmediği tespit edilen sigortalı adına ödenmesi gereken primlerin işveren tarafından ödenmediği, Kurumca da yasal zamanaşımı süresi içerisinde takip ve tahsilinin yapılmadığı belirgindir. Dolayısıyla tahakkuk ettirilen prim borçları bakımından zamanaşımı süresinin, Türkiye Futbol Federasyonundan alınan belgelerin intikal ettiği 2019 yılından itibaren on yıl olarak uygulanması gerektiği yönündeki Kurum açıklamasına katılmanın hukuken mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

20) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; sigortalının çalışmasının geçtiği

dönemde yürürlükte olan kanun hükmü esas alınarak, söz konusu çalışmalar yönünden ödenmesi lazım gelen prim borçlarının zamanaşımına uğradığı kabul edilmesi gerekirken, prim alacaklarının doğduğu tarihte yürürlükte olmayan 5510 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak tesis edilen Sosyal Güvenlik Kurumu işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Karaman

İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki döneme ait prim alacakları bakımından

zamanaşımı süresi belirlenirken, 506 sayılı Kanun’daki düzenlemelerin dikkate alınması ve bu doğrultuda, merkez ve taşra birimlerinin bilgilendirilmesine yönelik işlem tesis edilmesi hususlarında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine SOSYAL

GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI tarafından tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi