|
ÖZET: Başvuran, kendi sigortalılığı nedeniyle emekli aylığı almakta iken, 2005 yılında vefat eden babasından dolayı da yetim aylığı talep etmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan değerlendirmede, başvuranın 5510 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olmadığı belirtilmiştir. Başvuran, babasının ölüm tarihinde dul olduğu için yetim aylığı alma şartlarını taşıdığını, ancak aile içindeki ilişkilerin olumsuz etkilenmesi endişesiyle bu talepte bulunmadığını ifade etmiştir.
SGK’nın verdiği yanıtta, başvuranın 5434 sayılı Kanun kapsamında memur olarak çalıştığı ve bu nedenle 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesi gereği yetim aylığı bağlanamayacağı vurgulanmıştır. Ayrıca, başvuranın babasının vefat ettiği tarihteki koşullara göre hak sahibi olma niteliğinin bulunmadığı da belirtilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğunu, ancak mevcut mevzuat çerçevesinde ret kararının yerinde olduğunu değerlendirmiştir. Sonuç olarak, başvuranın babasından dolayı aylık bağlanması talebi, 5510 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda reddedilmiştir. İlgili idarenin, başvuruya ilişkin süreçte iyi yönetim ilkelerine tam olarak uymadığı da tespit edilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/64088-S.20.69351
BAŞVURU NO : 2020/2057
KARAR TARİHİ : 06/07/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Kendi sigortalılığından dolayı 5434 sayılı Kanun
BAŞVURUNUN KONUSU :
kapsamında aylık almakta olan başvuranın, tarafına 506 sayılı Kanun kapsamında aylık almakta iken 2005 yılında vefat eden babasından dolayı da aylık bağlanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30/01/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 25/01/2019 tarihinde 65563190 emekli sicil numarası ile memur olarak emekli olduğunu, babası ise 5510 sayılı yasanın yürürlüğü öncesi SSK emekli aylığı almakta iken 28/05/2005 tarihinde vefat ettiğini, babasının ölüm tarihinde dul olduğu için yetim aylığı bağlanması şartlarını taşıdığını ancak annesine bağlanmış olan aylığın azalacağı ve annesiyle arasındaki ilişkiye zarar verebileceği kaygısıyla yetim aylığı bağlanması talebinde bulunmadığını, 24/01/2011 tarihinde yaptığı ikinci evliliğinin 28/02/2019 tarihinde sonlandığını, 17/07/2019 tarihinde babasından dolayı tarafına yetim aylığı bağlanması için
Sosyal Güvenlik Kurumu’na yaptığı başvurunun memur emeklisi olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, oysaki emekli aylığı aldıkları halde kız yetimlere eşlerinden dolayı aylık bağlanabildiğini, yine statülerine göre değişmekle birlikte emekli aylığı alan kız yetimlerin bir kısmına anne ya da babalarından dolayı da aylık bağlanabildiğini belirterek babasından dolayı tarafına yetim aylığı bağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 25/03/2020 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri
Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 09/04/2020 tarihli ve sayılı yazı ve
eklerinde özetle:
2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası, “17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir.
Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır,” hükmünü amir olduğu, 2.2. Diğer taraftan, 05/12/2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Yönetmeliğin 29 uncu maddesiyle yapılan değişikle söz konusu Yönetmeliğin geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası “Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanır.” şeklinde değiştirildiği, 2.3. Öte yandan, 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde, ölen sigortalının aylığının bu
Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evlenmekle beraber boşanan veya dul kalan kızlarının her birine % 25’i oranında aylık bağlanacağı hüküm altına alındığı, 2.4. Buna göre, 4/1 kapsamında yaşlılık aylığı almakta iken 25/08/2005 tarihinde vefat eden babası ait tahsis numaralı dosyanın incelenmesinde; başvuru sahibinin 17/07/2019 tarihinde babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunduğu, adı geçene kendi çalışmaları nedeniyle 15/02/2019 tarihi itibariyle sicil numarasıyla 4/1-(c) kapsamında emekli aylığı bağlanmış olması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi gereği talebinin reddedildiği ve 23/07/2019 tarihli ve sayılı yazı ile gerekli bilgilendirme yapıldığı, hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 5.1. 34 üncü maddesinde; “Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; a) Dul eşine % 50’si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 75’i, b) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde
25 yaşını doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malul olduğu
anlaşılanların veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan
kızlarının, her birine % 25’i, …
oranında aylık bağlanır.”, 5.2. “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı geçici
1 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479
sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.” 5.3. Başvuranın babasının vefat ettiği tarihte yürürlükte olan 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun “Eş ve çocuklara aylık bağlanması” başlıklı mülga 68 inci maddesinde; “Ölen sigortalının aylık bağlanmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlere göre aylık bağlanır.
I- Ölen sigortalının 67 nci madde gereğince tespit edilecek aylığının;
…
C) Çocuklardan:
a) 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olan veya çalışamayacak durumda malul bulunan ve Sosyal Sigortaya, Emekli
Sandıklarına tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan (…) çocuklarla yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal
Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocukların her birine %25’i, b) (a) fıkrasında belirtilen ve sigortalının ölümü ile anasız ve babasız kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle ana ve babaları arasında evlilik bağlantısı bulunmayan yahut sigortalı babanın ölümü tarihinde evlilik bağlantısı bulunmakla beraber anaları sonradan evlenenlerin her birine %50’si, Oranında aylık bağlanır.”, hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran özetle, kendi çalışmalarından dolayı Emekli Sandığı kapsamında almakta olduğu emekli aylığının yanında SSK kapsamında emekli aylığı almaktayken 2005 yılında vefat eden babasından dolayı da tarafına ölüm (yetim) aylığı bağlanmasını talep etmektedir.
8. Sosyal Güvenlik Kurumunca gönderilen cevabi yazıda özetle; başvuranın Emekli
Sandığı kapsamında çalıştığı tespit edildiğinden 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi gereği tarafına yetim aylığı bağlanması talebinin reddedildiği bildirilmiştir.
9. Bu çerçevede uyuşmazlığın; başvuranın babasından dolayı ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
10. Başvuran, babasının vefat ettiği tarihte eşinden ayrılmış olduğundan tarafına aylık bağlanabilecek kız çocuğu durumunda olmasına rağmen aile içi ilişkilerin zarar görebileceği kaygısıyla aylık bağlanması talebinde bulunmadığını ifade etmektedir. Bununla birlikte başvuranın, babasının vefat ettiği tarihi de kapsayacak şekilde 10/01/1994 ile 25/01/2019 tarihleri arasında 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabi memur olarak çalıştığı görülmektedir. Başvuranın babasının vefat ettiği tarihte yürürlükte olan 506 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde ölen sigortalıların evli olmayan ya da evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına ölüm aylığı bağlanacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda, babasının öldüğü tarihte boşanmış olmakla birlikte 5434 sayılı T.C. Emekli
Sandığı Kanununa tabi çalıştığı görülen başvuranın anılan tarihte 506 sayılı Kanunun 68 inci maddesine göre aylık bağlanabilecek hak sahibi statüsünde olmadığı anlaşılmaktadır.
11. Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte 506 sayılı Kanunun eş ve çocuklara aylık bağlanmasına ilişkin 68 inci maddesi mülga hale gelirken, vefat eden sigortalılardan dolayı hak sahiplerine hangi şartlarda ve ne şekilde aylık bağlanacağı bu kez
5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde yeniden belirlenmiştir. Anılan maddeye göre, ölen
sigortalıların kız çocuklarından evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalanlara Kanun kapsamında çalışmamak veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olmak şartıyla aylık bağlanmaktadır.
12. Öte yandan, kanunların zaman bakımından uygulanmasında, her kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanması esastır. Bu doğrultuda, kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanması için özel bir kanun hükmünün varlığı gerekli olduğu gibi, yürürlükten kaldırılan kanunun ileriye etkili olarak uygulanmaya devam edilebilmesi için de yine özel bir kanun hükmünün varlığı zorunludur. Nitekim 5510 sayılı
Kanun’un geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrası ile kanun koyucu, mezkûr Kanun’un yürürlüğünden önceki sosyal güvenlik kanunları uygulanmak suretiyle hak sahiplerine bağlanılan veya hak kazanılan gelir veya aylıkların, durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, Kanun’un yürürlük tarihinden önceki hükümlerin esas alınması gerektiğini benimsemiştir. Bu tür istisnai hükümler dışında, ölüm sigortasından aylık tahsislerinde genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan mevzuatın uygulanması gerekmektedir (Kamu Denetçiliği Kurumunun 08/04/2020 tarihli ve 2020/3443, 13/05/2020 tarihli ve 2020/3174 Başvuru No.lu kararları). Kız çocukları, ölüm aylığı bağlanmasında baba yönünden hak sahipliği sıfatını kanunda aranan tüm şartların tamamlanmasıyla kazanmaktadır. Başka bir anlatımla şartlardan herhangi biri tamamlanmamış ise baba yönünden hak sahipliği sıfatı söz konusu olmamaktadır. Bu durumda kız çocukları, sigortalının ölümü, boşanma, Sosyal Sigorta ya da Emekli Sandıklarından gelir veya aylık almaksızın çalışma hayatından çıkma şartlarının bir arada bulunması suretiyle ve hangisi daha sonra gerçekleşmiş ise o tarih itibarıyla ölüm aylığı açısından hak sahibi olmaktadır.
13. Somut olayda başvuranın Emekli Sandığı kapsamında çalışıyor olması nedeniyle babasının vefat ettiği tarih itibarıyla 506 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olmadığı, dolayısıyla tarafına bağlanmış ya da hak kazanılmış bir aylık bulunmadığı anlaşıldığından, başvuran hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin uygulanmasına ve 506 sayılı
Kanuna göre değerlendirme yapılmasına imkân bulunmamaktadır. Buna göre, 5510 sayılı
Kanunun yürürlüğü sonrasında boşanması ya da emekli olması nedeniyle başvuranın hak sahipliği yönünden ortaya çıkan değişikliklerin artık 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
14. 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesine göre yapılan değerlendirmede, başvuranın 28/02/2019 tarihi itibarıyla boşanmış olma şartını taşımakla birlikte bu kez 15/02/2019 tarihinden itibaren 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununu kapsamında kendi çalışmalarından dolayı emekli aylığı alması nedeniyle anılan maddede aranan kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olmak şartını taşımadığı, dolayısıyla
5510 sayılı Kanuna göre de babasından dolayı aylık bağlanabilecek hak sahibi statüsünde
olmadığı anlaşılmıştır.
15. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; babasının vefat ettiği tarih itibarıyla Emekli Sandığına tabi çalışıyor olması nedeniyle 506 sayılı Kanun kapsamında, boşandığı tarih itibarıyla da Emekli Sandığından emekli aylığı alıyor olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun kapsamında hak sahipliği şartlarının tamamını taşımadığı anlaşılan başvuranın, tarafına babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması talebinin 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca reddedilmesine yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin
Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi