ÖZET: Başvuran, Pendik Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından yapılan gelir testinde, ailesiyle aynı hanede yaşadığı gerekçesiyle genel sağlık sigortası prim borcu tahakkuk ettirilmesine itiraz etmektedir. Başvuran, askerlikten muaf ve engelli bir birey olarak, üniversite eğitimi süresince ailesinin yanında ikamet ettiğini, bu durumun göz önünde bulundurulmaksızın kendisine borç çıkarıldığını ve sağlık hizmetlerinden yararlanamadığını ifade etmektedir. Ayrıca, gelir testinin sonucunun kendisine tebliğ edilmediğini belirterek, borcun iptalini ve ödenen primlerin iadesini talep etmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın gelir testinin yapıldığı dönemdeki gelirinin asgari ücretin üçte birinden fazla olduğunu ve bu nedenle genel sağlık sigortası tescilinin geçerli olduğunu açıklamıştır. İlgili idare, başvuranın gelir testine itiraz etme hakkının bulunduğunu, ancak tebligat yapılmaması durumunun başvuranın lehine olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla, başvuranın gelir tespitine ilişkin itiraz hakkının elinden alınmadığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesine karar verilmiştir. İlgili idarelerin zamanında ve usulüne uygun tebligat yapmaları gerektiği vurgulanmış, bu durumun başvuranların hak arama özgürlüğü açısından önem taşıdığı belirtilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/79383-S.20.86357

BAŞVURU NO : 2020/5937

KARAR TARİHİ : 02/10/2020

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

PENDİK SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

VAKFI BAŞKANLIĞI

Genel sağlık sigortası prim ödemesinin iadesi talebi

BAŞVURUNUN KONUSU :

hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 03/04/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza, tarafından yapılmış olan başvuruda; başvuran, askerlikten muaf ve engelli bir birey olduğunu, tarafına genel sağlık sigortası kapsamında gelir testi yapılırken

Kocaeli Üniversitesinde okumakta olduğunu, üniversite eğitimine başlamadan önce yeşil kartının olduğunu, il dışında üniversite okuduğundan dolayı ikametgâhının ailesinin yanında olduğunu, eğitiminin devam etmesi ve engelli olması dikkate alınmaksızın ikametgâhının ailesinin yanında olması dolayısıyla tarafına borç çıkarıldığını, çıkarılan borç yüzünden sağlık hizmetlerinden yararlanamadığını, gelir testi yaptırdıktan sonra hiçbir şekilde tarafına borca dair tebligat yapılmadığını, bundan dolayı itiraz etme hakkının elinden alındığını, borcu kendi imkanları ile öğrendiğini, çıkarılan borcun haksız ve usulsüz olduğunu, bu sebeple mağduriyet yaşadığını belirterek 31/08/2015 ile 13/11/2019 tarihleri arasında şahsına çıkarılan borcun silinmesini ve yapılan ödemenin iade edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Konuyla ilgili olarak, Sosyal Güvenlik Kurumu Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 03/07/2020 tarihli ve E. sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın, 25 yaşını doldurması ve bakmakla yükümlü olunan kişi durumunun sona ermesi nedeni ile 31.08.2015 tarihinde, 5110 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) kapsamında genel sağlık sigortalısı olarak tescil edildiğini, 30.09.2015 tarihinde başvurduğu gelir testi sonucunda; gelirinin asgari ücretin üçte birinden fazla olduğu tespit edildiğini, bu nedenle genel sağlık sigortası tescilinde herhangi bir değişiklik olmadığını, bu kapsamdaki tescili 13.11.2019 tarihinde gelir testinin yenilenmesi nedeniyle sona erdiğini,

14.11.2019 tarihinde başvuranın yeniden başvuru yaptığı gelir testi sonucunda, gelirinin asgari

ücretin üçte birinin altında tespit edilmesi nedeniyle genel sağlık sigortası tescilinin güncellendiğini ve 14.11.2019 tarihinden İtibaren Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında tescil edilmiş olup bu kapsamdaki tescilinin halen devam ettiği, 2.2. Başvuranın, 31.08.2015 tarihinden 13.11.2019 tarihine kadar Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında tescil edildiğini, bu dönemde ödediği toplam prim tutarı 1876,02 TL olduğu, 2.3. Gelir testi sonucuna göre başvuranın, ödemiş olduğu prim tutarlarının iade edilmesinin mümkün olmadığını ancak başvuranın, tesciline esas gelir testine itiraz etmesi ve gelir testi sonucunun değişmesi halinde prim iadesinin mümkün olduğu, 2.4. Esas olarak tebligat yapılmamasının başvuranın lehine olan bir durum olduğunu, gelir testine, gelir testi sonucu tebliğ edildikten itibaren 15 gün içinde itiraz etmenin mümkün olduğunu ancak tebligat yapılmaması durumunda 15 günlük süre başlamadığı için herhangi bir hak kaybının söz konusu olmadığını, başvuranın 2015 yılında yapılan gelir testine, tebligat yapılmadığı için halen itiraz etme imkanı bulunduğunu ancak bununla birlikte başvuranın ekte yer alan detaylı ödeme bilgileri incelendiğinde 2015 yılından itibaren prim borcu için ödeme yaptığı ve prim borcundan haberdar olduğunun açıkça görüldüğü, Açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Pendik Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının başvuru konusuna ilişkin 28/07/2020 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 3.1. Başvuranın, ikamet adresinin ilçe sınırları içerisinde kayıtlı iken 30.09.2015 tarihinde

Genel Sağlık Sigortası kapsamında Gelir Tespiti yaptırmak için müracaat ettiğini ve kendisi adına no’lu gelir tespiti başvurusunun alındığını, 3.2. 2011/2512 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Genel Sağlık Sigortası

Kapsamında Gelir Tespiti, Tescil ve İzleme Sürecine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkındaki

Yönetmeliğinin “Gelir tespitinde esas alınacak aile bireyleri” başlıklı 10. Maddesinde, “Gelir tespitinde, aynı hane İçinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük ana ve büyük babadan oluşan aile esas alınır. Yaşları ne olursa olsun aynı hanede yaşayan evli olmayan çocuklar gelir tespitinde aile içinde değerlendirilir.”

“Gelir tespitine esas veriler” başlıklı 14. Maddesinde “Gelir tespitinde, aile bireylerinin harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak aile içinde kişi başına düşen gelirin aylık tutarı tespit edilir.” Hükümlerine yer verildiği, 3.3. Başvuranın, annesi ve babası ile aynı adreste yaşadığı; annesinin asgari ücretli çalışan olduğu ve kendisi adına Ankara/ ilçesinde kat mülkiyeti kaydı bulunduğu; babasının emekli olduğu, İstanbul/ ilçesinde kendisi adına kat mülkiyeti kaydı bulunduğu; 500,00-TL kira gelirleri olduğu kendi beyanlarından ve sistem kayıtlarından tespit edildiği, buna göre annesi, babası ve kendisi dâhil edilerek yapılan hesaplamada, aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı Vakıf Mütevelli Heyeti kararıyla 1.230,69-TL olarak belirlendiği, SYD Vakıflarınca 2015 yılı ikinci altı ayında GSS Gelir Testi işlemlerinde kullanılacak aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarının tespitine ilişkin tabloya göre, prim durumu “Primi Şahıslar Tarafından Ödenenler” arasında yer almakta olduğu ve 2015 yılı ikinci altı ayında Gl(Asgari ücretin 1/3’ünden fazla) gelir düzeyinde olduğu ve ödemesi gereken miktarın o dönem 50,94-TL olduğu, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Genel sağlık sigortalısı sayılanlar” başlıklı 60 ıncı maddesinde;

“…

c) Yukarıdaki (a) ve (b) bentlerine göre sigortalı sayılmayanlardan;

1) Harcamaları, taşınır ve taşınmazları İle bunlardan doğan haklan da dikkate alınarak,

Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilecek aile içindeki geliri kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşlar ile gelir tespiti yapılmaksızın genel sağlık sigortalılığı ya da bakmakla yükümlü olduğu kişi bulunmayan Türk vatandaşlarından 18 yaşını doldurmamış çocuklar, …

g) Yukarıdaki bentlerin dışında kalan ve başka bir ülkede sağlık sigortasından yararlanma hakki bulunmayan vatandaşlar, genel sağlık sigortalısı sayılır.

…

Bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi ile 80 inci maddede belirtilen aile; aynı hane içerisinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük ana ve büyük babadan oluşur.”

7. 7201 sayılı Tebligat Kanununun “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32.

Maddesinde; “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır.

Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.” 8. 28/12/2011 tarihli ve 28156 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Genel Sağlık Sigortası

Kapsamında Gelir Tespiti, Tescil ve İzleme Sürecine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin; 8.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde;

“a) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi: İçişleri Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından geliştirilen ve adres bilgilerinin yer aldığı elektronik veri tabanını, b) Aile: Aynı hane içinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük ana ve büyük babayı, …

e) Gelir tespiti: 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1)

numaralı alt bendi ile (g) bendinde belirtilen kişilerin harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarının tespitini, f) Gelir testi: Kişinin çeşitli göstergeler ışığında mevcut gelirinin belirlenmesine ilişkin nesnel yöntemi, g) Gelir testine tâbi tutulacak kişi: 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi ile (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortası yaptırmak zorunda olan kişiyi, ğ) Hane ziyareti: Vakıf personeli tarafından sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına başvurmuş kişinin hane ziyaret bilgi formu kullanılarak genel durumunun mahallinde incelenmesini, h) Hane ziyareti bilgi formu: Sosyal yardım yararlanıcılarının belirlenmesine yönelik puanlama formülü kapsamında düzenlenen ve puanlamaya esas teşkil edecek hanenin demografik bilgileri ile yoksulluğuna esas teşkil eden hususları içeren formu, İfade eder.

5510 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) ila (31) numaralı bentlerinde yer

alan tanımlar bu Yönetmeliğin uygulamasında da geçerlidir.” 8.2. “Gelir tespitinde esas alınacak aile bireyleri” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“(1) Gelir tespitinde, aynı hane içinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük ana ve büyük babadan oluşan aile esas alınır.

(2) Aile bireylerinden birinin veya birkaçının genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi olması, diğer aile bireylerinin genel sağlık sigortalılığı için yapılacak gelir tespitinde esas alınmalarına engel teşkil etmez.

(3) Yaşları ne olursa olsun aynı hanede yaşayan evli olmayan çocuklar gelir tespitinde aile içinde değerlendirilir.

(4) Öğrenim nedeniyle geçici olarak aynı hanede yaşamayan yirmibeş yaşını doldurmamış evli olmayan çocuklar, öğrenimleri süresince aile içinde değerlendirilir.

(5) Aynı hanede birden fazla aile yaşaması durumunda her bir aile için ayrı gelir tespiti yapılır.

(6) Gelir testine tâbi tutulacak kişi ile aynı hanede yaşamayan ana ve baba için bakmakla yükümlü olunsa dahi ayrı gelir tespiti yapılır.

(7) Kendisine kanunî temsilci atanan kişilerin aynı hanede birlikte yaşadıkları eşi, evli olmayan çocuğu, ana ve babası gelir tespitinde esas alınır. Bu fıkrada belirtilen eş, evli olmayan çocuk, ana ve baba dışında, aynı hanede birlikte yaşasalar dahi kanunî temsilcileri gelir tespitinde değerlendirilmez.” 8.3. “Bildirim” başlıklı 17 inci maddesinde;

“(1) Heyet tarafından verilen gelir tespiti kararları, genel sağlık sigortası tesciline ve prim ödeme yükümlülüğüne ilişkin bilgilerle birlikte; a) 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendine tâbi olanlar için genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilen aile bireyleri adına başvuru sahibine, b) 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine tâbi olanlar için genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilen aile bireyine, SGK tarafından tebliğ edilir.” 8.4. “İtiraz ve itirazın sonuçlandırılması” başlıklı 18 inci maddesinde;

“(1) SGK tarafından tebliğ edilen gelir tespiti kararlarına karşı, tebligatın yapıldığı genel sağlık sigortalısınca kararın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde gelir tespitini yapan vakfa yazılı olarak itiraz edilebilir.

(2) İtirazlar, itirazın vakıf kayıtlarına intikal tarihinden itibaren onbeş gün içinde, heyet tarafından karara bağlanarak alınan karar itirazda bulunan genel sağlık sigortalısına ve SGK’ya bildirilir.

(3) Heyet gerekli gördüğü hâllerde itirazı karara bağlamadan önce vakıf personeline inceleme yaptırabilir.

(4) Heyetin kararlarına itiraz, genel sağlık sigortalılığına ilişkin prim tahakkuk ve tahsilât işlemlerini durdurmaz. İtiraz sonucunda prim ödeme yükümlülüğünde değişiklik olması hâlinde, gerekli iade ve mahsup işlemleri SGK tarafından yapılır.”

Düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuru konusu uyuşmazlık, başvuranın İstanbul Pendik Sosyal Yardımlaşma ve

Dayanışma Vakfının yaptığı gelir testinde ayrı şehirde yaşadığı aile üyeleriyle aynı hanede kabul edilmesi ve gelir testi sonucunun tarafına tebliğ edilmemiş olması nedeniyle adına tahakkuk ettirilen genel sağlık sigortası (GSS) prim borcuna ilişkin olduğundan, başvuran hakkında anılan Vakfın yaptığı gelir testi işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı ile gelir testi sonucunun SGK tarafından başvurana tebliği sürecinin incelenmesini gerektirmektedir.

11. Sosyal güvenlik hakkı, bireylerin geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan bir insan hakkı olması sebebiyle, “sosyal hukuk devleti” olgusunu oluşturan temel kavramlardan birisi olup, Anayasanın 60 ıncı maddesinde herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu kabul edilmiş, Devlet’in de, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri almak ve teşkilatı kurmakla yükümlü olduğunu düzenlenmiştir.

12. Bu kapsamda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 1/1/2012 tarihinden geçerli olmak üzere ülkemizde yaşayan ve herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan tüm vatandaşları kapsama alacak şekilde yeni bir sağlık sistemine geçilmiştir.

13. Anılan düzenleme ile 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendinde; harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak, Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilecek aile içindeki geliri kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olan, Kanunun

60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde; 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının diğer

bentleri dışında kalan ve başka bir ülkede sağlık yardımlarından faydalanma hakkı bulunmayan vatandaşların, genel sağlık sigortalısı sayılacağı, Kanunun 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; (g) bendinde sayılanların diğer bentlere göre genel sağlık sigortalısı olmadıkları veya diğer bentlere göre genel sağlık sigortasından yararlanma haklarının sona erdiği tarihten itibaren bu bent kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılacağı ve Kurumca resen tescil edileceği hüküm altına alınmıştır.

14. Buna göre genel sağlık sigortalılığının, kişilerin sağlıklarının korunması ve sağlık riskleri ile karşılaşmaları halinde oluşan harcamalarının (muayene, tedavi, ilaç, tıbbi malzeme vb.)

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmasını sağlayan kamu sağlık sigortasını ifade ettiği, anılan sistemin ise zorunluluk esası üzerine kurulduğu, bu nedenle, kişilerin ekonomik gücüne ve isteğine bakılmaksızın toplumun tüm kesimlerinin sağlık hizmetlerinden eşit, ulaşılabilir ve etkin bir şekilde faydalanmasının amaçlandığı görülmektedir.

15. Bu hükümler doğrultusunda herhangi bir sigortalılığı olmayan bireylerin, anılan sistem uyarınca sağlık güvencesi içerisine alınması sağlanmış, bu güvencenin karşılığı olarak alınacak primler de, kişinin gelir düzeyine göre ya devlet ya da kişiler tarafından finanse edilecek şekilde sistematikleştirilmiştir. Bu anlamda, kişilerin gelirlerinin tespiti, kendilerinden GSS primi alınıp alınmayacağının tespiti açısından büyük önem arz etmektedir. Bu fonksiyon da, Sosyal

Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (SYDV) eliyle yapılan gelir testi ve tespiti sonuçlarına göre yerine getirilmekte, tespit edilen kapsama göre primler ise Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) tahsil edilmektedir.

16. Başvuru konusu somut olayda; 16.1. Başvuranın, 30.09.2015 tarihinde Genel Sağlık Sigortası kapsamında Gelir Tespiti yaptırmak için Pendik Sosyal Yardımlaşma Vakfına başvuruda bulunduğu, 16.2. Vakıf tarafından yapılan inceleme neticesinde verilen 8.10.2015 tarihli

No’lu Karar ile başvuranın aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarının 1.230,69-TL olarak tespit edildiği, 2015 yılı ikinci altı ayında Gl (Asgari ücretin 1/3’ünden fazla) gelir düzeyinde olduğu anlaşıldığından SGK tarafından 31.8.2015 tarihinden itibaren başlamak üzere başvuran adına GSS primi tahakkuk ettirildiği, 16.3. Başvuranın, 13.11.2019 tarihinde yeniden başvuru yaptığı gelir testi sonucunda, gelirinin asgari ücretin üçte birinin altında olduğunun tespit edilmesi nedeniyle genel sağlık sigortası tescilinin güncellendiği ve 14.11.2019 tarihinden İtibaren Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında (GSS primleri devlet tarafından karşılananlar) tescil edilip tescilinin halen devam ettiği anlaşılmaktadır.

16.4. 5510 sayılı kanunun 60 ıncı maddesinde GSS primleri devlet tarafından ödeneceklerin gelirlerinin; harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak, Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak aile içindeki kişi başına düşen aylık gelir üzerinden tespit edileceği düzenlenmiştir. Yine aynı çerçevede Genel Sağlık

Sigortası Kapsamında Gelir Tespiti, Tescil ve İzleme Sürecine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde, gelir tespitlerinde, yaşları ne olursa olsun aynı hanede yaşayan evli olmayan çocukların gelir tespitinde aile içinde değerlendirileceği düzenlenmiştir.

Buna göre, gelir tespitinin yapıldığı dönemde başvuranın ailesiyle aynı hanede yaşadığı hususunun kendisinin de imzasının bulunduğu ve SYDV tarafından verilen kararın dayanaklarından biri olan hane dosyası beyanında yer aldığı, gelir tespitine karşı başvuran tarafından itirazda bulunulduğuna dair herhangi bir kayıt ve iddianın da bulunmadığı anlaşıldığından başvuranın gelir tespiti işlemlerinde aile üyeleriyle aynı hanede değerlendirilmesi yönünden ilgili idarenin yaptığı işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

17. Diğer yandan başvuran hakkında ilk kez 2015 yılı Ekim ayında verilen gelir tespiti kararının kendisine tebliğ edilmediğini, bu nedenle itiraz hakkının elinden alındığını belirterek adına çıkarılan borcun iptalini ve tarafına iadesini talep etmektedir. Nitekim dosya kapsamında yapılan incelemede gelir tespiti kararının sonucunun başvurana tebliğ edildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı gibi ilgili idareden alınan yanıtta da gelir tespiti kararının sonucunun başvurana tebliğ edilmediği hususu açıkça belirtilmiştir.

18. Genel Sağlık Sigortası Kapsamında Gelir Tespiti, Tescil ve İzleme Sürecine İlişkin Usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 17 nci maddesinde gelir tespiti kararlarının, gelir düzeylerine göre primlerini kendileri ödeyecek olanlar yönünden genel sağlık sigortası tesciline ve prim ödeme yükümlülüğüne ilişkin bilgilerle birlikte genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilen aile bireyine SGK tarafından tebliğ edileceği, 18 inci maddesinde ise SGK tarafından tebliğ edilen gelir tespiti kararlarına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde gelir tespitini yapan vakfa yazılı olarak itiraz edilebileceği belirlenmiştir. Öte yandan 7201 sayılı Tebligat

Kanununun 32 nci maddesinde usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise tebliğin muteber sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre, her ne kadar başvurana usulüne uygun bir tebliğ yapılmadığı görülmüşse de şikayete konu prim borcuna ilişkin olarak başvuranın ilki gelir testi tarihinden yaklaşık bir ay sonra (11.11.2015 tarihinde) olmak üzere birden çok defa GSS prim ödemesi kapsamında ödeme yaptığı (toplamda 1.876,02 TL), dolayısıyla gelir tespitinin sonucundan en geç ilk ödemenin yapıldığı tarih itibarıyla haberdar olduğunun kabulü gerektiği, başvuranın bu tarihten gelir testinin yenilenmesi için başvuruda bulunduğu 13.11.2019 tarihine kadar da Kuruma herhangi bir itirazda bulunmadığı anlaşıldığından başvuran adına GSS primi tahakkuk ettirilmesi ve tahsil edilmesi işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Pendik Sosyal Yardımlaşma ve

Dayanışma Vakfı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun, Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve böylece “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda başvuranın 30.09.2015 tarihinde başvurduğu gelir testi sonucunun başvurana tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Genel Sağlık Sigortası Kapsamında Gelir Tespiti, Tescil ve İzleme Sürecine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 18. Maddesi uyarınca; SGK tarafından tebliğ edilen gelir tespiti kararlarına karşı, tebligatın yapıldığı genel sağlık sigortalısınca kararın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde gelir tespitini yapan vakfa yazılı olarak itiraz edilebileceğinden, gelir testi başvurusu yapan genel sağlık sigortalılarının itiraz haklarını kullanabilmeleri açısından zamanında ve usulüne uygun olarak tebligat yapılmasının önem arz ettiği değerlendirilmekte ve idarenin bundan böyle söz konusu hususa dikkat etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA ve

PENDİK SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi