|
ÖZET: Başvuran, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından fazla ödenen işsizlik ödeneği nedeniyle oluşan borcunun kaldırılmasını talep etmiştir. Başvuru süreci, 31 Temmuz 2018 tarihinde işten çıkış yaparak işsizlik ödeneği talebinde bulunmasıyla başlamış, 22 Temmuz 2019 tarihinde yeni bir işe girmesiyle ödeneği kesilmiştir. Başvuran, 530 TL fazla ödemenin taksitlendirilmesi için dilekçe vermiş, ancak bu talebinin kabul edilmediği bildirilmiştir. İlgili kurum, borcun yasal yollarla tahsil edilmesi sürecine girmiştir.
Türkiye İş Kurumu, başvurana taksitlendirme talebinin kabul edildiğini ve bu konuda bilgilendirme yapıldığını savunmuştur. Ancak, başvuranın bu yazıyı tebellüğ etmediğini iddia etmesi üzerine, tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı konusu gündeme gelmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, tebligatın usulsüz yapıldığına ve başvuranın bilgilendirilmediğine karar vermiştir. Bu bağlamda, başvuranın borcunun kaldırılması yönünde Türkiye İş Kurumu’na tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvuranın taksitlendirme talebine ilişkin yazının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvuranın borcunun hukuki sonuçlarından sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır. Türkiye İş Kurumu’ndan, gerekli işlemlerin yapılması beklenmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/89518-S.20.98041
BAŞVURU NO : 2020/81809
KARAR TARİHİ : 14/12/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Fazla ödenen işsizlik ödeneğinin, başvurandan tahsil
BAŞVURUNUN KONUSU :
edilmesi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/07/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran 31/7/2018 tarihinde işsizlik ödeneğini hak ettiğini, beş buçuk aylık işsizlik
sürecinden sonra 22/7/2019 tarihinde işe girdiğini, ALO 170’i işe girişini haber etmek için aradığını, Ağustos ayında kalan ödemesini aldığını, daha sonra 530 TL fazla ödeme yapıldığının e-mail ile bildirildiğini, bunun üzerine 9/10/2019 tarihinde Kadıköy İŞKUR’a giderek söz konusu 530 TL’yi iki taksit halinde ödemek için dilekçe verdiğini ve ilgili memurun taksitlendirme talebinin kabul edilmeyeceğini söylediğini, bununla birlikte dilekçesinin değerlendirme sürecinden sonra olumlu veya olumsuz yönde bilgilendirme yapılacağının, cevap beklemesi gerektiğinin iletildiğini, ancak tarafına e-posta ve veya normal posta ile herhangi bir bilgilendirmenin ulaşmadığını, Beyoğlu ve Kadıköy İŞKUR’u defalarca aramasına rağmen kimseye ulaşamadığını, son olarak icraya verildiğini ve 1.100 TL borcu olduğunu öğrendiğini, gerekçe olarak ödeme planına uymamasının iletildiğini ancak tarafına ödeme planı ve hesap numarasının ulaşmadığını, daha sonra İŞKUR Beyoğlu’nu arayarak ile yaptığı görüşme sonrasında herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı için haklı olduğunun ifade edildiğini, 21/1/2020 tarihinde de icranın durdurularak 530 TL’nin tamamını ödemesinin iletildiğini, 23/1/2020 tarihinde ise hukuk müşavirliğinde sorun çıktığı gerekçesiyle beklemesinin istendiğini, icraya verilmeden önceki borcunu ödemek istediğini ancak tarafına herhangi bir yazılı ya da e-posta yolu ile bilgilendirme yapılmaması nedeniyle oluşan 1200
TL’lik borcun kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İşsizlik Sigortası Daire Başkanlığının
başvuru konusuna ilişkin 13/8/2020 tarihli ve E: sayılı yazısında özetle;
2.1) Başvuranın 31/7/2018 tarihli işten çıkışı kapsamında işsizlik ödeneği talebi ile 6/8/2018
tarihinde başvuruda bulunduğu, 300 gün süre ile ödenek hak ettiği, ödemeleri devam ederken, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından 22/7/2019 tarihinde yeni işe başladığının tespit edildiği, bu nedenle ödeneğinin işe giriş tarihi itibarıyla kesildiği, bu kapsamda 512 TL ana para ve 2,90
TL yasal faiz olmak üzere toplam 514,90 TL fazla ödeme oluştuğu, borç tebliğ yazısının tebliğ edildiği,
2.2) Başvuranın 9/10/2019 tarihli dilekçesi ile ilk taksiti 7/11/2019 tarihinde olmak üzere
söz konusu borcu taksitle ödeme talebinde bulunduğu, taksitlendirme talebinin kabul edildiğini belirten yazının adres kayıt sistemindeki adresine gönderildiği, söz konusu borcun yasal süreler içerisinde ödememesi nedeniyle borcun yasal yollar ile tahsiline gidildiği, bu kapsamda oluşan giderler ile faizlerin eklemesi neticesinde borcun 1.179,47 TL olduğu, bu kapsamda Kurum alacağının tahsili için başvuran hakkında İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, başvuranın muaccel hale gelen toplam borcu ödemek için İcra İflas Kanunu’na göre icra müdürlüğü nezdinde ilk taksitini derhal ödemek şartıyla taksitlendirme talebinde bulunabileceği,
2.3) 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 52. maddesinde işsizlik ödeneği ödenmesinde
hak düşürücü nedenlerin düzenlendiği, bu kapsamda ödenek alırken gelir getirici işte çalışanların ödeneklerinin işe başlama tarihleri itibarıyla kesildiği, yine aynı Kanun’un 50.
maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hüküm gereği sigortalının kusurundan kaynaklandığı belirlenen fazla ödemelerin yasal faizi ile birlikte geri alındığı, fazla ödemelerin ilgililere tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden sonra 15 gün içerisinde borcun ödenmesi veya taksit talebinde bulunulmasının istenildiği, Kuruma olan borcun zamanında ödenmemesi veya taksit talebinde bulunulmuş ve taksit talebi kabul edilmiş olmasına rağmen birbirini takip eden iki taksitin ödenmemesi durumunda borç muaccel hale geleceğinden yasal yollar ile tahsili sürecinin başlatıldığı,
2.4) Bu kapsamda işsizlik ödeneği alırken işe girmesi nedeniyle başvurana, çalışılan
dönemde işsizlik ödeneğinin ödenmesinin mümkün olmadığı, 9/10/2019 tarihli dilekçesi ile ilk taksit tarihinin 7/11/2019 tarihi olacağını belirten dilekçesi ile taksit talebinde bulunduğu ve taksitlendirme talebinin kabul edildiğini belirten yazının ilgilinin adres kayıt sistemindeki adresine gönderildiği, adres kayıt sistemindeki adresine yapılan tebliğlerin 7201 sayılı Tebligat
Kanunu’nun 21. maddesi hükmü gereği tebliğ edilmiş sayıldığı, sonuç olarak başvuranın taksitlerini zamanında ödememesi nedeni ile borcun muaccel hale geldiği, bu nedenle yasal yollardan tahsili cihetine gidilen borcun Kuruma ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 50. maddesinin “İşsizlik ödeneğinin;
miktarı, ödeme süreleri ve zamanı ile sigorta primleri” başlıklı üçüncü fıkrasında;
“İşsizlik ödeneği başvuruları izleyen ayın sonuna kadar sonuçlandırılır. İşsizlik ödeneği, her ayın beşinde aylık olarak işsizin kendisine ödenir. Ödeme tarihini öne çekmeye Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı yetkilidir. İşsizlik ödeneği damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz. İşsizlik ödeneği, nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemez. Sigortalının kusurundan kaynaklandığı belirlenen fazla ödemeler yasal faizi ile birlikte geri alınır. Ölen sigortalı işsizlere ait fazla ödemeler geri tahsil edilmez. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi gereği işe iade davası nedeniyle yatırılan primlerin son günü esas alınarak işsizlik ödeneği hak sahipliği belirlenir ve işsiz geçen dönem için ödeme yapılır.”
6) 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun;
6.1) “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesinde;
“Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.
Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.
Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.”
6.2) “Tebliğ mazbatası” başlıklı 23. maddesinde;
“Tebliğ bir mazbata ile tevsik edilir. Bu mazbatanın:
1. Tebliği çıkaran merciin adını,
2. Tebliği istiyen tarafın adını, soyadını ve adresini,
3. Tebliğ olunacak şahsın adını, soyadını ve adresini,
4. Tebliğin mevzuunu,
5. Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğunu,
6. Tebliğin nerede ve ne zaman yapıldığını,
7. 21 inci maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara mütaallik muamelenin yapıldığını, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebi,
8. Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı,
9. Tebliğ evrakı kime verilmiş ise onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasını,
ihtiva etmesi lazımdır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya
kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran, bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere fazla ödenen işsizlik ödeneği
nedeniyle oluşan borcunun, taksitlendirme talebinin kabul edildiğine ilişkin bilgilendirme yapılmaması nedeniyle oluşan kısmının kaldırılmasını talep etmektedir.
9) Somut olayda başvuranın işe girmesi nedeniyle işsizlik ödeneğinin fazla ödendiği
konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bununla birlikte başvuran, söz konusu borcu taksitle ödeme talebi üzerine, bilgilendirme yapılmadan cebren tahsil yoluna gidildiğini iddia etmektedir. Buna karşılık Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ise, başvuranın taksitlendirme talebinin kabul edildiğini belirten yazının adres kayıt sistemindeki adresine gönderildiğini,
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi hükmü uyarınca başvurana tebliğin yapılmış
sayıldığını, sonuç olarak başvuranın taksitlerini zamanında ödememesi nedeni ile borcun muaccel hale geldiğini belirtmektedir. Şu durumda uyuşmazlığın, başvuranın taksitlendirme talebine cevaben gönderilen yazının tebliğinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
10) Bilindiği üzere, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli IV sayılı
cetvelde sayılan sosyal güvenlik kurumları arasında yer alan, Türkiye İş Kurumu Genel
Müdürlüğü tarafından yapılacak tebligatlar 7201 sayılı Kanun’a tabidir. Bu yönüyle mezkûr idare tarafından yapılacak tebligatların usulüne uygun olması için, 7201 sayılı Kanun’daki zorunlu şartların yerine getirilmiş olması yasal zorunluluktur.
11) Bu noktada değinmek gerekir ki; tebligat, yetkili makamlarca birtakım hukuki
işlemlerin, işlemin hukuki sonuçlarından etkilenmeleri istenilen kişilere kanuna uygun şekilde bildirimini ve bu bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının belgelendirilmesini ifade etmektedir. Bu nedenle söz konusu işlemlerin kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi her şeyden önce muhatabına bildirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu yönüyle tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan iddia ve savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir.
(Anayasa Mahkemesinin 13/11/2014 tarihli ve E: 2013/95, K: 2014/176 sayılı kararından.
Kaynak: www.corpus.com.tr) Bu nedenle yetkili makamların tebliğ işlemlerini yürütürken gerekli özeni göstermemesi nedeniyle tebliğin muhatabının, tebliğ konusuna vâkıf olamadığı durumlarda, muhatabının herhangi bir kusuru bulunmadığı hâlde kişiyi tebligata bağlanan sonuçtan sorumlu tutmak hakkın varlığını anlamsız kılacaktır. (Anayasa Mahkemesinin; 25/10/2017 tarihli ve E: 2014/7805, K: 2014/7805; 21/3/2019 tarihli ve E: 2016/2595, K: 2016
2595 sayılı kararları. Kaynak: www.corpus.com.tr) Şu halde tebligat konusu hukuki işlemin
ilgilisi hakkında hukuki sonuç doğurmasının, kanuna uygun şekilde bildirimin yapılmasının yanında, bu bildirimin ayrıca usulüne uygun olarak belgelendirilmesine de bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
12) Bu açıklamalar sonrasında somut olaya gelince, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü
Beyoğlu Hizmet Merkezinin başvuranı muhatap alan, 28/8/2019 tarihli ve B.1 sayılı yazısında; 22/7/2019 tarihinden itibaren yeni işe başlama nedeniyle işsizlik ödeneğinin kesildiği, 512 TL fazla ödeme ve 2.90 TL yasal faiz olmak üzere 514.9 TL tutarındaki borcun yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gün içerisinde ödenmesi gerektiği, ayrıca bu on beş günlük süre içerisinde İŞKUR birimine şahsen müracaat edilmesi halinde söz konusu borcun taksitler halinde ödenmesinin mümkün olduğu hususlarının yer aldığı görülmektedir. Yine Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İstanbul Çalışma ve İş
Kurumu İl Müdürlüğü Beyoğlu Hizmet Merkezinin başvuranı muhatap alan, 25/10/2019 tarihli ve E: sayılı yazısında da; başvuranın, fazla ödeme nedeniyle oluşan borcunu taksitlendirme talebinin kabul edildiği, ödeme tablosunun yazı ekinde yer aldığı, üst üste iki taksit ödemesinin yapılmaması durumunda kalan borcun tamamının muaccel hale geleceği ve yasal yoldan tahsili cihetine gidileceği hususlarının yer aldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan idare tarafından, başvuranın taksitlendirme talebinin kabul edildiğini belirten mezkûr yazının adres kayıt sistemindeki adresine gönderildiği, adres kayıt sistemindeki adresine yapılan tebliğlerin
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi hükmü gereği tebliğ edilmiş sayıldığı
açıklamalarına yer verilmiştir. Diğer taraftan başvuranın kendisine bilgilendirme yapılmadığı iddiası karşısında, 7201 sayılı Kanun’un 23. maddesinde belirtildiği şekilde, söz konusu yazının başvurana tebliğ edildiğini tevsik edici tebliğ mazbatasının idare tarafından sunulmadığı anlaşılmaktadır.
13) Bununla birlikte 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesi, muhatabın veya kendisine tebligat
yapılabilecek kişilerden hiçbirinin gösterilen adreste bulunmaması veya tebellüğden imtina edilmesi durumunda, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim etmesini ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla birlikte, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirmesini emretmektedir. Bu durumda, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı düzenlenmektedir. Böyle bir durumda usulüne uygun tebliğden söz edebilmek için ise, düzenlenecek tebliğ mazbatasında mezkûr 21. maddedeki işlemlerin yapıldığının, adreste bulunmama ve tebellüğden imtina için gösterilen sebebin bulunması gereklidir. Bu nedenle 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesindeki usule uygun tebligat yapılmadan, ayrıca bu tebligat 23. maddede belirtildiği şekilde bir tebliğ mazbatasına bağlanmadan Kanun’a uygun tebligatın varlığından bahsedilemeyeceği açıktır. Sonuç olarak somut olayda, taksitlendirme talebinin kabul edildiğine ve ödeme tablosunun sunulduğuna ilişkin yazının başvurana usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Şu durumda, idareden beklenen, mezkûr yazının başvurana usulüne uygun tebliğ edilmesini sağlamaktır.
İdare ise, 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca tebliğin yapılmış sayıldığı açıklaması ile yetinmektedir. Hal böyle iken idarenin, söz konusu yazının başvurana tebliğ edilmesini sağlama konusunda sorumluluğunu yerine getirmediği anlaşılmaktır. Açıklanan nedenlerle, mezkûr yazının taksitlerin ödenmemesi nedeniyle doğacak hukuki sonuçlarından başvuranı sorumlu tutmanın mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
14) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın taksitlendirme
talebine ilişkin cevabi yazı usulüne uygun tebliğ edilmemesine rağmen, ödenmesi istenilen borcun taksitlerinin zamanında ödenmediği gerekçesiyle tesis edilen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete uyarlık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul
İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvuranın bilgilendirme yapılmaması nedeniyle oluşan borcun kaldırılması talebi kapsamında, taksitlendirme talebinin kabul edildiğine ilişkin tebligatın usulsüz olarak yapıldığı anlaşıldığından, bu tebligata bağlanan hukuki sonuçların ortadan kaldırılmasına yönelik gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususunda Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne tavsiyede bulunulmasına,
Kararın başvurana ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne tebliğine,
6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine Türkiye İş
Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi