ÖZET: Başvuran, Adıyaman Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğünde teknisyen olarak çalışırken 29 Eylül 2018 tarihinde emekli olmuştur. Emekliliği sonrası, 4/1-a bendi kapsamında geçen çalışma sürelerinin emekli aylık ve ikramiyesinde dikkate alınmadığını belirterek, bu sürelerin değerlendirilmesi için Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emekli ikramiyesi talebini reddetmiş, bu ret kararının gerekçesi olarak, kamu kurumlarında çalışanların emekli ikramiyesinin, hizmet sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi şartına bağlı olduğunu ifade etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirirken, mülga 2829 sayılı Kanun ve 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu çerçevesinde, emekli ikramiyesinin hesaplanmasında kıdem tazminatı şartlarının yerine getirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Başvuranın kamuda işçi statüsünde geçen sürelerinin, kıdem tazminatı için gerekli olan en az bir yıl şartını karşılamadığı belirlenmiştir. Bu nedenle, başvurunun reddedilmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddine ilişkin karar, başvuran ve Sosyal Güvenlik Kurumuna tebliğ edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin süreçleriyle ilgili iyi yönetim ilkelerine uygun hareket etmesini önerirken, başvuranın yasal hak arama özgürlüğünün devam ettiğini belirtmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/128-S.21.209

BAŞVURU NO : 2020/89119

KARAR TARİHİ : 04/01/2021

RET KARARI

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Kamuda işçi statüsünde geçen sürelere emekli ikramiyesi ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 15/07/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran Adıyaman Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğünde Teknisyen olarak görev yapmakta iken 29/09/2018 tarihinde emekliye ayrıldığını, 4/1-a bendi kapsamında geçen çalışma sürelerinin emekli aylık ve ikramiyesinde değerlendirilmediğini belirterek hizmetlerinin dikkate alınarak aylık ve ikramiyelerinin düzeltilmesin talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 05/10/2020 tarihli ve tarihli ve S sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel

Müdürlüğü tarafından gönderilen 23/10/2020 tarihli ve sayılı yazıda özetle:

2.1. sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinde iştirakçilere ödenecek emekli ikramiyesi ile ilgili hususların belirtildiğini, maddeye; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik

Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

Yukarıdaki fıkralara göre, mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu

Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu

Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz….” hükmünün amir olduğunu, 2.2. Bu hüküm ile gerek tüm hizmetleri 4/1-c bendi kapsamında geçen kişilere gerekse bu kapsamdaki hizmetlerinin yanı sıra farklı bir sigortalılık statüsüne tabi hizmeti bulunanlara ödenecek emekli ikramiyesinin şartları belirtildiğini, 2.3. Öte yandan, mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen

Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 12 nci maddesi ise birleştirilmiş hizmeti olanlara ödenecek emekli ikramiyesinin koşulları belirtildiğini, maddede; “kendilerine bu

Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır.

Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.

Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır. Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır.” hükmünün amir olduğunu, 2.4. Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, mülga 2829 sayılı Kanuna göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen sürelerine 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödeneceği belirlendiğini ve ayrıca bu çalışma sürelerinin kıdem tazminatı veya iş sonu tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması şartının arandığını, 2.5. Bu kapsamda, sigortalıların kıdem tazminatı veya iş sonu tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermeyen sürelerine ikramiye ödenmediği gibi, 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçmeyen, özel sektördeki hizmet süreleri de emekli ikramiyesine esas hizmet süresine dahil edilmediğini, 3. Diğer taraftan, 1475 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile sigortalıların işten ayrılma sebeplerinden hangilerinin kıdem tazminatına hak kazandıracak nitelikte olduğu ve kıdem tazminatına hak kazanan kişilerin hangi sürelerine ödeme yapılacağı belirtildiğini, söz konusu maddenin;

“Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; (2)

5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.” hükmü ile sayılan sebeplerle hizmet akitlerinin sonlanması durumunda her geçen tam yıl için kıdem tazminatı ödeneceği belirtildiğini, 3.1. Tüm bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; başvuranın, Adıyaman Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğünde Teknisyen olarak görev yapmakta iken 29/09/2018 tarihinde emekliye ayrılması üzerine, emekliye ayrıldığı tarihi takip eden aybaşı olan 15/10/2018 tarihinden itibaren 4/1-c bendi kapsamında geçen 26 yıl 3 ay fiili hizmeti, 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması ve 4/1-a bendi kapsamında geçen 2 yıl 5 ay 4 gün hizmeti olmak üzere toplam 30 yıl 4 ay 4 gün hizmeti ile 1 inci derece 4 üncü kademe intibakı ve +2200 ek gösterge rakamı üzerinden aylık bağlandığı ve emekli ikramiyesine esas (27) tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 4. Diğer taraftan, emekli ikramiyesine esas hizmet süresinin tespitinde başvuranın; Tapu

Müdürlüğünde 01/02/1980-30/10/1980 tarihleri arasında geçen (270) gün, Sanayi

A.Ş’de 02/11/1983-01/12/1983 tarihleri arasında geçen (29) gün, Adıyaman Valiliğinde 01/05/1986-30/05/1986 tarihleri arasında geçen (30) gün, ‘da 15/10/198705/02/1988 tarihleri arasında geçen (103) gün, Tekstil’de 11/01/1990-30/09/1990 tarihleri arasında geçen (247) gün ve Adıyaman Belediye Başkanlığında 09/09/1991-15/07/1992 tarihleri arasında geçen (276) gün hizmet olmak üzere 4/1-a bendi kapsamında toplam (874)

gün hizmetinden, kamu kurumlarında geçen sürelerin kıdem tazminatı ödenmesine hak kazandıracak şekilde sona ermemesi sebebiyle (1 yıldan az olması sebebiyle) ve özel sektör iş yerlerinde geçen sürelerin ise 5434 veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçmemesi nedeniyle hesaba katılmadığı, 4.1. Bu kapsamda, 4/1-a bendi kapsamında geçen bu hizmetlerin emekli aylığı bağlanmasında dikkate alındığı ancak emekli ikramiyesine esas sürelerin ise dikkate alınmadığı, dolayısıyla yalnızca borçlanmış olduğu askerlik hizmet süresi dahil ikramiye ödenmesine esas 27 yıl 11 ay hizmetin (27) tam yılına karşılık ikramiye tahakkuk ettirildiği, 4.2. Bu itibarla, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca 4/1-a bendi kapsamında geçen hizmetleri, emekli aylığı hesabına dahil edilen, ancak emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınmayan ilgili hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, hususları ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” ,

6. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

7. 16/06/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; “Önceki mevzuat hükümlerinin uygulanması” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. …” 5 inci fıkrası; “Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” 8. 17/6/1949 tarihli ve 7235 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5434 sayılı Türkiye

Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun; “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesinde; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir. Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu

Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir. İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı

Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz. ….. Emekli ikramiyesini aldıktan sonra yeniden iştirakçi durumuna girenlerin tekrar emekliye ayrılmalarında, sadece sonradan geçen hizmetlerine karşılık yukarıdaki esaslara göre emekli ikramiyesi ödenir.” 9. 01/09/1971 tarihli ve 13943 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1475 sayılı İş

Kanunu’nun; “Kıdem Tazminatı” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.” 10. 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin

Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 12’nci maddesinde, “kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli

Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi ödenmiş süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.

Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır.” hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan değerlendirmede, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran, özetle; emekli olduğu kurumda ve aynı görevde 4/a kapsamında sigortalılık süresinin emekli ikramiyesi hesabına dâhil edilerek söz konusu süreler için tarafına emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, özetle; başvuranın resmi sektörde 4/1-(a) (506 sayılı Kanun) kapsamında personel olarak geçen sürelere emekli ikramiyesi ödenebilmesinin hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şartına bağlı olduğu, sözleşmesini sonlandırıp kendi isteği ile memur kadrosuna geçen sigortalıya sözleşmeli personel olarak geçen süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesine imkan bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu çerçevede uyuşmazlığın çözümü bakımından incelenmesi gereken husus; kamu kurumlarında hizmet akdi ile çalışanların bu kapsamdaki hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenip ödenme koşularının tespiti noktasında toplanmaktadır.

13. Mülga 2829 Sayılı Kanunun 12 nci maddesinin yedinci fıkrasında kendilerine birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, Sandığa tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli

Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödeneceği, 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermesi gerektiği, sözleşmeli personel olarak geçen sürelere emekli ikramiyesi ödenebilmesi için ise hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermesinin gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre, diğer şartların yanında, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların sözleşmeli personel olarak geçen sürelerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için hizmet sözleşmesinin iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette bir ödemeye hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiği maddede açık bir şekilde belirtilmiştir.

14. 5434 sayılı Kanunu’nun 89 uncu maddesinde hizmet sürelerinin tamamı 5434 ve/veya 5510 sayılı Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlere her tam fiili hizmet yılları için emekli ikramiyesi verileceği, mülga 2829 sayılı Kanun uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödeneceği, mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesi gereği 5434 sayılı Kanun kapsamındaki daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen hizmetlere emekli ikramiyesi ödenirken bu maddeye aykırı hükümlerin uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Buna göre, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlananların 5434 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki hizmetlerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için söz konusu hizmetlerin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi gerekmektedir.

15. Yukarıdaki iki paragrafta açıklandığı üzere, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan sigortalıların kamu kurumlarında geçen hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenirken; 5434 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi veya Geçici 4 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında geçen sürelerinin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak; 657 Kanunun sözleşmeli personel statüsü kapsamında geçen sürelerinin ise iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette bir ödemeye hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi gerektiği anlaşılmaktadır.

16. Diğer taraftan, mevzuatımızda sözleşmesini sonlandırmak suretiyle memur kadrolarına intibak ettirilenlere, sözleşmelerini sonlandırmalarından dolayı herhangi bir ad altında ödeme yapılacağına ya da bu sürelerinin daha sonra kıdem tazminatı, emekli ikramiyesi, iş sonu tazminatı ya da bu mahiyette başkaca bir ödemenin hesabında dikkate alınacağına dair bir hükme yer verilmediği görülmektedir.

17. Bu çerçevede başvurana ödenen emekli ikramiyesinin hesabında kamuda 4/1-(a)

kapsamında geçen Tapu Müdürlüğünde 01/02/1980-30/10/1980 tarihleri arasında geçen (270)

gün Adıyaman Belediye Başkanlığında 09/09/1991-15/07/1992 tarihleri arasında geçen (276)

gün hizmet sürelerinin kıdem tazminatına hak kazanabilmek için gerekli olan şartlar arasında en az bir yıl çalışmış olma şartını karşılamadığı görülmektedir.

18. Bu kapsamda gerek İş Kanununda kıdem tazminatına ilişkin düzenlemelerde gerekse memuriyet hukukunu düzenleyen 657 sayılı Kanun ve Emekli Sandığı Kanunu ile 5510 sayılı

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda sözleşmesini sonlandırmak suretiyle memur kadrolarına geçenlere herhangi bir ad altında ödeme yapılacağına dair herhangi bir hükme yer verilmediği, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan sigortalılara ödenecek emekli ikramiyesi belirlenirken sözleşmeli personel olarak geçen sürelerin iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette bir ödemeye hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiğinin düzenlendiği, anlaşıldığından, başvuranın, kamuda işçi statüsünde geçen sürelerin kıdem tazminatına hak kazanmak için aranan en az bir yıl şartını karşılamadığından emekli ikramiyesi ödenmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle

“karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Adıyaman İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi