|
ÖZET: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 4 Eylül 2020 tarihinde yapılan açıklamada, 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi gereğince, 5434 sayılı Kanun’a tabi çalışanlar ve bunların dul ve yetimlerinin haklarının korunmaya devam ettiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, harp okullarında eğitim gören askeri öğrencilerin, okulu tamamlamadan ayrılmaları durumunda, bu sürelerin fiili hizmet süresinden sayılmayacağı ifade edilmiştir. Ayrıca, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, harp okulu öğrencilerinin sigortalılık durumlarının, eğitim sürelerini tamamlamalarıyla ilişkilendirildiği vurgulanmıştır.
Başvuranın, 13 Ağustos 2006 tarihinde Kara Harp Okulu’na öğrenci olarak kaydolduğu ve 30 Eylül 2011 tarihinde sağlık nedenleriyle ilişiğinin kesildiği bilgisi doğrultusunda, eğitim süresinin fiili hizmet süresine eklenemeyeceği belirtilmiştir. 5434 sayılı Kanun’un 31. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri gereğince, eğitim süreleri tamamlanmadan ayrılanların bu sürelerinin sigortalılık süresine dahil edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, başvuranın talebi hukuken geçerli bulunmamıştır. Sonuç olarak, başvuranın Kara Harp Okulu’ndaki öğrenim süresinin sigortalılık sürelerine eklenmesi talebi reddedilmiş, bu kararın gerekçeleri detaylı bir şekilde açıklanmıştır. İlgili mevzuat çerçevesinde yapılan değerlendirmelerde, başvuranın durumunun yasal düzenlemelere uygun olduğu sonucuna varılmıştır. |
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün
başvuru konusuna ilişkin 4/9/2020 tarihli ve sayılı yazısında özetle;
2.1) 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, Kanun’un
yürürlüğünden önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi çalışanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümler de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı,
2.2) 5434 sayılı Kanun ile tanınan haklardan, Kanun’un 12. maddesinin (I) işaretli fıkrasında
yazılı yerlerde çalışanlardan, Türk vatandaşı ve 18 yaşını bitirmiş olmak şartlarıyla (II) işaretli fıkrada gösterilenlerin faydalanacağının; yine Kanun’un 12. maddesinin 29/6/1978 tarih ve
2168 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile değişik (II) işaretli fıkrasının (j) bendinde de, Harp Okulları
ile Fakülte ve yüksekokullarda Silahlı Kuvvetler hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken, askeri öğrenci olanların 5434 sayılı Kanun ile ilgilendirileceklerinin düzenlendiği,
2.3) Bununla birlikte 5434 sayılı Kanun’un 31. maddesi gereğince; harp okulları ile fakülte
ve yüksekokullarda Silahlı Kuvvetler hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askeri öğrenci olanların bu sürelerinin fiili hizmetten sayılabilmesi için bu okulları askeri öğrenci olarak başarı ile tamamlamalarının gerektiği, bu okulları askeri öğrenci olarak tamamlamayanların öğrenim müddetlerinin fiili hizmet süresi olarak sayılmasının mümkün olmadığı,
2.4) Diğer taraftan, 5434 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin 2008 yılı Ekim ayı başından
sonra ilk defa sigortalı olanlar için 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldığı, Harp Okulu öğrencileri için bu 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları ile getirilen hükümler uyarınca, Harp Okulları ile fakülte ve yüksekokullarda, Türk Silahlı
Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askeri öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksekokulları ve astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adayların sigortalı sayılacağının, ancak bunların belirtilen okulları tamamlamadan ayrılmaları veya bu okulları tamamlamalarına rağmen görevlerine başlamadan ayrılmaları halinde bu okullarda geçen eğitim sürelerinin sigortalılıklarından sayılmayacağının düzenlendiği,
2.5) Başvuran hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığının 19/1/2016 tarihli ve
/İK.Ks sayılı yazısında, 13/8/2006 tarihinde öğrenci olarak öğrenime başladığı, 30/9/2011 tarihinde sağlık nedeniyle ilişiğinin kesildiği bildirildiğinden, 16/6/2020 tarihli ve sayılı yazı ile 5434 sayılı Kanun’un 31. maddesine yer verilerek
Harp Okulları, fakülte ve yüksekokullar ile astsubay meslek yüksekokullarında geçen öğrenim sürelerini tamamlamadan ayrılanların burada geçen öğrenim ve eğitim sürelerinin fiili hizmet müddetinden sayılamayacağının, bu nedenle Harp Okulunu tamamlamadan (subay nasbedilmeden) ayrıldığı anlaşıldığından bu okulda geçen süresinin anılan madde gereğince emeklilikte geçerli fiili hizmet süresine eklenemeyeceğinin başvurana bildirildiği,
2.6) Dolayısıyla gerek 5434 sayılı Kanun’un 31 inci maddesi uyarınca gerekse de 5510 sayılı
Kanun uyarınca, Kara Harp Okulunda 13/8/2006-30/9/2011 tarihleri arasında askeri öğrenci olarak öğrenim gören, ancak okulu tamamlamayarak ayrılan başvuranın bu süresinin fiili hizmet süresinden sayılmasına imkân bulunmadığı,
2.7) Başvuranın 27/10/2014 tarihinde Gaziantep Gençlik Hizmetleri ve Spor İl
Müdürlüğünde mühendis olarak 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında göreve başlamış olması nedeniyle hakkında 5434 sayılı Kanun’un mülga 87.
maddesi hükmünün uygulanarak söz konusu öğrencilik sürelerinin hizmet sayılması gerektiği iddiası açısından konu değerlendirildiğinde ise; başvuran hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı gibi, 5434 sayılı Kanun’un 87. maddesinin esasen hizmet olarak sayılan ancak 5434 sayılı Kanun’a tabi görevden ayrılması durumunda toplam hizmet süresinin 5 yılın altında olanlara kesenek iadesi yapılmayacağına ilişkin bir düzenleme olması ve başvuranın hizmet olarak sayılmasına imkân bulunmayan harp okulu öğrencilik süresinin hizmet olarak alınmasına ilişkin bir düzenleme olmadığı, zaten başvuran adına 13/8/2006-30/9/2011 tarihleri arasında geçen süre için yatırılan primlerin, bu süreler hizmet sayılmadığından yersiz olduğu, başvuranın ya da Kurumunun müracaatı halinde iade işlemi açısından gerekli incelemenin yapılacağı,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;
5.1) “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi ile
beşinci fıkrasında;
“Birinci fıkranın (c) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
…
Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Milli Savunma Bakanlığı hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askeri öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar, …
hakkında da uygulanır.
Dördüncü fıkranın (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen okulları tamamlamadan ayrılanlar ile bu okulları tamamlamalarına rağmen görevlerine başlamadan ayrılanların, bu okullarda geçen eğitim süreleri sigortalılıklarından sayılmaz.”
5.2) “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı geçici
1. maddesinin birinci fıkrasında;
“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.”
5.3) “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4. maddesinin
dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde;
“Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.”
5.4) 506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlara ilişkin ortak geçiş hükümleri başlıklı
geçici 7. maddesinin birinci fıkrasında;
“Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiili hizmet süresi zammı, itibari hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.”
6) 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun;
6.1) “Sandıktan Faydalanacaklar” başlıklı 12. maddesinin (II) işaretli fıkrasının (j)
bendinde;
“Faydalanacaklar:
…
Harp okulları, fakülte ve yüksek okullarda Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askeri öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar;
Fakülte veya yüksek okullar ile meslek yüksek okullarında kendi hesabına okuduktan sonra muvazzaf subay veya astsubay nasbedilen veya askerlik hizmetini müteakip muvazzaf subay veya astsubaylığa geçirilenler;
Fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına okuduktan sonra muvazzaf subay nasbedilen veya askerlik hizmetini takiben muvazzaf subay nasbedilenler ve astsubay sınıf okulu öğrencileri;
…
Yukarıda gösterilenlere (Cumhurbaşkanları ile erler hariç)bu kanunda “iştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi” denilmiştir. İştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi olanlar Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı ile isteklerine bakılmaksızın ilgilendirilirler ve haklarında ayrıca İş ve İşçi
Sigortaları Kanunlarının hükümleri uygulanmaz.”
6.2) “Bu Kanunla Tanınan Haklar” başlıklı 13. maddesinde;
“Bu Kanunla tanınan haklar şunlardır:
…
g) Emekli keseneklerinin geri verilmesi.”
6.3) “Fiili Hizmet Müddeti” başlıklı 31. maddesinin birinci, altıncı ve yedinci
fıkralarında;
“Fiili hizmet müddeti, iştirakçinin 30 uncu madde gereğince bu kanunla tanınan haklardan faydalanmıya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir.
…
Harp okulları, fakülte ve yüksek okullar ile astsubay meslek yüksek okullarında sınıfını geçemeyen Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu askeri öğrencilerin, fazla öğrenim yılları fiili hizmet müddetlerinden indirilir. Fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokullarında kendi hesabına okuduktan sonra muvazzaf subay veya astsubay nasbedilen veya askerlik hizmetini takiben muvazzaf subay veya astsubaylığa geçirilenlerin, normal süreyi aşan öğrenim süreleri fiili hizmet müddetinden sayılmaz.
Bu okulları tamamlayamayarak ayrılanların ve fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına okuduktan sonra astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulanlardan bu eğitimi tamamlayamayarak ayrılanların buralarda geçen öğrenim ve eğitim müddetleri fiili hizmet müddeti sayılmaz.”
6.4) 87. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi ile ikinci fıkrasında;
“Aşağıda yazılı sebeplerle, emeklilik hakkı tanınan vazifelerden ayrılanların, Sandıkla ilgileri kesilir ve o tarihe kadar aylık ve ücretlerinden kesilerek Sandıkta birikmiş kesenekleri (34 ve
38 inci maddelerde yazılı kesenek ve karşılık toplamlarının kesenek itibar edilen kısımları
dahil) faizsiz olarak kendilerine ödenir.
…
Harp okulları ve astsubay meslek yüksek okullarındaki öğrenciler ile astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulanlardan eğitimlerini tamamlayamayarak ayrılanlar (Yalnız öğrenci aylıklarından kesilen miktarlar);
…
Bu maddede yazılı olanlardan fiili hizmet müddetleri ile fiili hizmet zamları 5 yılı doldurmamış bulunanlara birşey verilmez. Ancak tekrar iştirakçi olanların hakları devam eder.”
6.5) 102. maddesinin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında;
“Sandıkta birikmiş emekli keseneklerini geri almış bulunanlarla, toptan ödeme yapılmış olanlardan, 98 inci maddenin vazifeye alınmaya ait hükümleri mahfuz kalmak üzere, emeklilik hakkı tanınan veya 130 uncu maddede gösterilen vazifelere, belediye başkanlığına, illerin daimi komisyon üyeliklerine geçenlerden, aldıkları paraları, aldıkları tarihlerden itibaren ödiyecekleri tarihe kadar hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte toptan Sandığa geri verirlerse;
Tayin veya seçilme tarihindeki yaşlarından, emeklilik hakkı tanınan vazifelerde evvelce geçen fiili hizmet müddetlerinin indirilmesinden sonra kalan yaş sayısı 35 i geçenlerden, 14 üncü maddenin (e) fıkrası uyarınca tamamlayıcı kesenek alınmak şartiyle, Sandıkla ilgilendirilirler ve eski fiili ve itibari hizmet müddetleri yenilerine eklenir.
…
Fiili hizmet müddetlerinin 5 yıldan az olması dolayısiyle 87 nci madde gereğince emekli kesenekleri geri verilmemiş veya tahakkuk ettirilen keseneklerini veyahut toptan ödemeyi henüz almamış olanlar ile alma hakları zamanaşımına uğramamış bulunanlardan, birinci fıkrada yazılı vazifelere geçenler hakkında da paranın iadesi kaydı hariç olmak üzere sözü geçen fıkra hükümleri uygulanır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya
kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran, Türk Silahlı Kuvvetleri Kara
Harp Okulu öğrencisi olarak geçen sürelerinin sigortalılık sürelerine eklenmesini talep etmektedir.
9) Bilindiği üzere 5434 sayılı Kanunu’nun 12. maddesinin (II) işaretli fıkrasının (j)
bendinde harp okullarında Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına okuyan adaylar, Sandık’tan faydalanacaklar arasında sayılmıştır. Kanun’un anılan hükmü uyarınca harp okulu öğrencileri, Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına eğitime başlamakla birlikte isteklerine bakılmaksızın Emekli
Sandığı ile ilgilendirilmekte ve iştirakçi sıfatına haiz olmaktadırlar. Öte yandan Kanun’un 31.
maddesi, iştirakçilerin Kanun’la tanınan haklardan faydalanmaya başladıkları tarihten itibaren tam kesenek alınan sürelerinin fiili hizmet müddetlerini oluşturduğunu düzenlemektedir.
Bununla birlikte aynı maddenin yedinci fıkrası uyarınca ise, harp okullarında Türk Silahlı
Kuvvetleri hesabına eğitime başlamakla iştirakçi sayılanlardan bu okulları tamamlayamayarak ayrılanların, buralarda geçen öğrenim ve eğitim müddetleri fiili hizmet müddetinden sayılmamaktadır.
10) Diğer taraftan Kanun’un 87. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise harp
okullarındaki eğitimlerini tamamlamadan ayrılan iştirakçilerin, Sandık’la ilgilerinin kesileceği ve öğrenci aylıklarından kesilen miktarların faizsiz olarak geri ödeneceği düzenlenmektedir.
Dolayısıyla eğitimlerini tamamlamadan ayrılan harp okulu öğrencilerinin, kesenekleri ödenen öğrenim ve eğitim süreleri fiili hizmet müddetinden sayılmamakta ve öğrenci statüsü nedeniyle sahip oldukları bu iştirakçilikleri, öğrenci aylıklarından alınan keseneklerin geri verilmesi ile son bulmaktadır.
11) Görüldüğü üzere 5434 sayılı Kanun’un, harp okullarında askeri öğrenci olmaları
nedeniyle Emekli Sandığı ile ilgilendirilenlere özgü iştirakçiliği Kanun’un sistematiği içerisinde bir bütün olarak düzenlediği anlaşılmaktadır.
12) Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun bakımından ise harp okulu öğrencileri, Kanun’un 4.
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı kabul edilmişlerdir. Bununla birlikte 5510 sayılı Kanun açısından, harp okullarını tamamlamadan ayrılanlar ile harp okulunu tamamlamalarına rağmen görevlerine başlamadan ayrılanların, harp okullarında geçen eğitim süreleri sigortalılıktan sayılmamaktadır. Şu halde 5510 sayılı Kanun açısından da harp okulu öğrencileri açısından benimsenen sigortalılığın, öğrencilik statüsüne özgü bir sigortalılık olduğu anlaşılmaktadır. Belirtmek gerekir ki, 5510 sayılı Kanun öğrencilik sürelerinin sigortalılık süresinden sayılması için harp okulunun bitirilmesinin yanında göreve başlanılmasını da aramakta ve bu yönüyle 5434 sayılı Kanun’dan ayrılmaktadır.
13) Bu noktada öncelikle somut olay bakımından, başvuranın 13/8/2006 – 30/9/2011
tarihleri arasındaki Kara Harp Okulunda geçen öğrenim sürelerinin fiili hizmet müddetinden sayılıp sayılamayacağı meselesinin hangi kanun kapsamında ele alınması gerektiğinin ortaya konulması gerekmektedir.
14) Meselenin bu yönü sosyal güvenlik mevzuatı açısından incelendiğinde, 5510 sayılı
Kanun’un geçici maddelerinde Kanun’un yürürlük tarihinden önce sigortalı olanlar hakkında uygulanacak mevzuatın belirlenmesine yönelik hükümlerin yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun’a tabi olanlar, 5510 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kanun’un 4.
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilmektedirler. Yine Kanun’un geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde; iştirakçi iken 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar ile Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar hakkında yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı düzenlenmiştir. Diğer taraftan Kanun’un geçici 7. maddesinin birinci fıkrasında ise; Kanun’un yürürlük tarihine kadar
5434 sayılı Kanun’a tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin, fiili hizmet süresi
zammının, itibari hizmet sürelerinin, borçlandırılan ve ihya edilen sürelerin ve sigortalılık sürelerinin tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirileceği hüküm altına alınmıştır.
15) Şu halde yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe
girmesinden önce 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başlayan kişilerin, 5510 sayılı
Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası kapsamına alınmakla birlikte haklarında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği anlaşılmaktadır. Sonuç olarak mezkûr geçici maddeler bir bütün olarak ele alındığında, 13/8/2006 tarihinde Kara Harp Okulunda askeri öğrenci olarak eğitime başlaması nedeniyle
5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi sıfatını kazanan ve giderek 5510 sayılı Kanun
kapsamında sigortalı sayılmaya devam eden başvuranla ilgili eldeki uyuşmazlığın, 5434 sayılı
Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılması gerektiği değerlendirilmektedir.
16) Bu noktada yukarıda da değinildiği üzere 5434 sayılı Kanun’da, harp okullarında eğitim
gören askeri öğrencilerin eğitime başlamakla birlikte isteklerine bakılmaksızın iştirakçi sıfatına haiz oldukları, harp okulunu tamamlamadan ayrılmaları halinde ise bu okullarda geçen öğrenim ve eğitim müddetlerinin fiili hizmet müddetinden sayılmayacağının düzenlendiği görülmektedir. Öte yandan Kanun, askeri öğrenci olmaları nedeniyle iştirakçi kabul edilen bu kişilere, harp okullarından ayrılmaları ile iştirakçiliklerinin sona ermesinden sonra emekli keseneklerini geri alma hakkı tanımıştır. Sonuç olarak kanun koyucunun 5434 sayılı Kanun’da, harp okulunu tamamlamadan ayrılan öğrencilerin bu okullarda geçen öğrenim ve eğitim sürelerinin fiili hizmet müddetinden sayılmayarak öğrenci harçlıklarından alınan keseneklerinin iade edilmesi sisteminin benimsendiği anlaşılmaktadır.
17) Öte yandan başvuranın, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında göreve başlamış olması nedeniyle hakkında 5434 sayılı Kanun’un mülga 87.
maddesi hükmünün uygulanarak harp okulunda geçen askeri öğrencilik sürelerinin fiili hizmet müddetinden sayılması gerektiği iddiası açısından ise 5434 sayılı Kanun’un 102. maddesi bağlamında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Mezkûr maddenin birinci fıkrası, Sandık’ta birikmiş emekli keseneklerini geri almış bulunanlar ile toptan ödeme yapılmış olanlardan, tekrar vazifeye başlayanların aldıkları paraları, aldıkları tarihlerden itibaren ödeyecekleri tarihe kadar hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte toptan geri verirlerse Sandık’la yeniden ilgilendirileceklerini ve eski fiili ve itibari hizmet müddetlerinin yenilerine ekleneceğini düzenlemiştir. Öte yandan maddenin beşinci fıkrasında da, fiili hizmet müddetlerinin 5 yıldan az olması dolayısıyla 87. madde gereğince kesenekleri geri verilmemiş veya tahakkuk ettirilen keseneklerini veyahut toptan ödemeyi henüz almamış olanlar ile alma hakları zamanaşımına uğramamış bulunanlardan, birinci fıkrada yazılı vazifelere geçenler hakkında da paranın iadesi kaydı hariç olmak üzere sözü geçen fıkra hükümleri uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere, iştirakçilikleri sona erenlerden yeniden vazifeye başlayanlar hakkında 102. madde hükümlerinin uygulanabilmesi için eski çalışma sürelerinin, Kanun’un fiili hizmet müddeti olarak kabul ettiği çalışma dönemlerine ait olması gerektiği anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, çalışmaların geçtiği dönemde 5434 sayılı Kanun’a göre fiili hizmet müddetinden sayılmayan sürelerin, yeniden iştirakçi olunması nedeniyle toplam fiili hizmet müddetlerine eklenmesine imkân bulunmamaktadır. Aksi yönde bir yorumun kabulü ise esasen fiili hizmet müddetinden sayılmayan sürelerin, yeniden vazifeye başlamakla geçerli fiili hizmet müddetine dönüştüğü sonucuna ulaştıracaktır ki, bu da 5434 sayılı Kanun’un başta 31.
maddesi olmak üzere sözü ve ruhuna aykırılık teşkil edecektir.
18) Esasen 87. maddenin ikinci fıkrasının, fiili hizmet müddetleri 5 yılı doldurmamış
kişilere yönelik olduğunda şüphe bulunmamaktadır. Bununla birlikte bu kişilerin dahi, yeniden vazifeye başlamaları durumunda eski çalışma sürelerinin fiili hizmet müddetine eklenip eklenmeyeceği hususunun 102. maddenin beşinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Dolayısıyla yeniden vazifeye başlayan kişilerin eski çalışma sürelerinin fiili hizmet müddetlerine eklenip eklenmeyeceği hususunun, fiili hizmet müddetleri ile fiili hizmet zamlarının 5 yılı doldurup doldurmadığına bakılarak, 102. maddenin birinci ya da beşinci fıkraları kapsamında değerlendirilmesi yasal zorunluluktur.
19) Şu durumda mezkûr 102. madde hükümleri dikkate alındığında, harp okulundaki
eğitimini tamamlamadan ayrılması nedeniyle Kanun’un 31. maddesi uyarınca geçerli fiili hizmet müddeti bulunmayan başvuranın, söz konusu askeri öğrencilik sürelerinin 87. maddenin ikinci fıkrası esas alınarak fiili hizmet müddetine eklenmesine hukuken imkân bulunmamaktadır. (Aynı yönde Danıştay Onuncu Dairesinin 275/1992 tarihli ve E: 1990/2075, K: 1992/2248 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr)
20) Son olarak başvuranın, mevcut yasal düzenlemelere ilişkin mütalaanın 24. Dönem 2.
Yasama Yılına ait 27/6/2012 tarihli ve 13 sayılı TBMM Dilekçe Komisyonu Genel Kurul Karar
Cetveli’nin 72’nci sayfasının ilk paragrafında bulunduğu iddiasının da ele alınması gerekmektedir. Bu noktada söz konusu Karar’ın, ilgililerin askeri okullarda ayrımcılığa uğradıkları, haksız olarak ilişiklerinin kesildiği iddiaları kapsamında konunun araştırılması, askeri okullardan ilişiği kesilenlerin tazminat yükümlülüğünün azaltılmasına ilişkin olduğu görülmektedir. Bu bakımdan mezkûr Karar’da, askeri okullardan ayrılan öğrencilerin 5510 sayılı Kanun açısından durumlarının değerlendirildiği ve 5434 sayılı Kanun’un 87. maddesine benzer bir hükmün eksikliğinin ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Nitekim anılan Karar’da bu husus; “5510 sayılı Kanunda da bu husus açıklığa kavuşturulmalı, ayrılan askeri öğrencilerin kurumlarınca ödenen primlerinin, tazminat içerisinde geri talep edilmemesi veya yersiz ödenmiş sayılarak iade edilmesi; hatta tekrar iştirakçi olmaları durumunda haklarının devam etmesi gibi farklı şekillerde formüle edilebilecek açık bir hüküm ilave edilmelidir.” ifadeleri ile ortaya konulmuştur. (Bk.
https://www.tbmm.gov.tr/komisyon/dilekce/belge/kararlar/d24/gkcetvel13.pdf)
21) Dolayısıyla söz konusu Karar’ın, askeri okullardan eğitimlerini tamamlamadan ayrılan
öğrencilerin bu sürelerinin doğrudan fiili hizmet müddetlerine eklenmesine yönelik olmadığı görülmektedir. Bu durumda anılan Karar’ın, 5510 sayılı Kanun açısından yasal eksikliği görünür kılmakla birlikte 5434 sayılı Kanun’a tabi olan askeri öğrenciler açısından, mezkûr
Kanun’un 102. maddesinin yukarıda benimsenen yorumunun aksine bir uygulamanın ortaya çıkmasına neden olmayacağı değerlendirilmektedir. Belirtmek gerekir ki, 5510 sayılı Kanun açısından 27/6/2012 tarihli ve 13 sayılı TBMM Dilekçe Komisyonu Genel Kurul Karar’ında ifade edilen hususların yasal düzenleme konusu edilmesinin kanun koyucunun takdirinde olduğu açıktır.
22) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın Türk Silahlı
Kuvvetleri Kara Harp Okulu öğrencisi olarak geçen sürelerinin sigortalılık sürelerine eklenmesi talebinin reddedilmesine yönelik gerçekleştirilen Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
23) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının
başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Gaziantep İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;
Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi