|
ÖZET: Başvuran, 1995 yılında Yeşilli Belediyesi’nde temizlik işçisi olarak çalışmaya başlamış ve 2009 yılında işten ayrılmıştır. Mahkeme süreci sonucunda, 238.000 TL tutarında tazminat alacağı olduğu belirlenmiş, bu alacaktan 152.000 TL’si 14 Aralık 2018 tarihinde ödenmiş, ancak kalan 86.000 TL’nin ödenmediği iddia edilmiştir. Başvuran, bu tutarın tahsil edilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmiştir.
Yeşilli Belediye Başkanlığı, başvuranın alacaklarının İller Bankası’ndan çekilen kredi ile ödendiğini belirtmiş ve tüm ödemelerin yapıldığını ifade etmiştir. Ancak, başvuranın icra takibi ile kesinleşen alacaklarının tam olarak ödenmediği anlaşılmaktadır. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesi gereği, devletin bireylerin haklarını koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu bağlamda, başvuranın alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibinin sonuçsuz kalması, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olarak değerlendirilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın alacaklarının ödenmemesinin hukuka aykırı olduğuna kanaat getirerek, Yeşilli Belediye Başkanlığı’na ödenmesi gereken kalan borç tutarının ivedilikle ödenmesi için tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uygun hareket etmesi ve gerekli işlemleri 30 gün içinde tamamlaması beklenmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/3893-S.21.6409
BAŞVURU NO : 2020/97802
KARAR TARİHİ : 11/03/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : YEŞİLLİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın işçilik alacakları hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02/10/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, 1995 yılında Yeşilli Belediyesinde temizlik işçisi olarak çalışmaya
başladığını, 2009 yılında işten ayrıldığını, mahkemeye başvurması sonrasında 238.000 TL tazminat alacağının olduğunun anlaşıldığını, alacağının tahsiline yönelik Mardin İcra
Müdürlüğünde esas numaralı dosyasının bulunduğunu, 14/12/2018 tarihinde 152.000
TL ödeme yapılmasına rağmen kalan 86.000 TL’nin ödenmediğini belirterek söz konusu tutarın tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Başvuru konusu hakkında, 22/7/2020 tarihli ve 20.71116 sayılı Gönderme Kararı
üzerine Yeşilli Belediye Başkanlığınca Kurumumuza gönderilen 28/7/2020 tarihli ve sayılı yazıda; başvuranın 152.000 TL olan alacağının İller Bankasından çekilen kredi ile ödendiği, başvuranın alacak davası açtığı, başvurana tüm ödemelerinin yapıldığı açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan başvuru konusu hakkında yine Yeşilli
Belediye Başkanlığından alınan 13/1/2021 tarihli ve Z sayılı yazıda ise; istenen bilgi ve belgelerin yazı ekinde gönderildiği ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1) “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde;
“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.3) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında;
“Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun;
4.1) “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
4.2) “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesinde;
“Kurumun inceleme ve araştırma konusu ile ilgili olarak istediği bilgi ve belgelerin, bu isteğin tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde verilmesi zorunludur. Bu süre içinde istenen bilgi ve belgeleri haklı bir neden olmaksızın vermeyenler hakkında Başdenetçi veya denetçinin başvurusu üzerine ilgili merci soruşturma açar.
Devlet sırrı veya ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgeler, yetkili mercilerin en üst makam veya kurulunca gerekçesi belirtilmek suretiyle verilmeyebilir. Ancak, Devlet sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeler Başdenetçi veya görevlendireceği denetçi tarafından yerinde incelenebilir.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
5) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya
kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
6) Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran, Yeşilli Belediyesinde temizlik
işçisi olarak çalıştığı döneme ilişkin mahkeme kararı ile tespit olunan alacağının kalan kısmının ödenmesini talep etmektedir.
7) Somut olayda Yeşilli Belediye Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen
13/1/2021 tarihli ve Z- sayılı yazı ekinde yer alan belgelerden; uyuşmazlık konusu alacak hakkında Mardin İcra Dairesinin numaralı dosyası üzerinden 20/1/2011 tarihinde icra takibinin başlatıldığı görülmektedir. Bu doğrultuda başvuranın icra takibi ile kesinleşen alacağının 152.278,16 TL olduğu, borçlu idarece 28/12/2018 tarihinde belirtilen tutar kadar ödemenin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte söz konusu icra takibi neticesinde, 14.932,25 TL tam vekâlet ücreti, 60.165,67 TL faiz tutarı ve 200 TL masraf miktarı olmak üzere 75.297,92 TL tutarında borç oluşmuştur. Bu nedenle Mardin İcra Dairesi 29/1/2019 tarihinde, kalan tutarın yedi gün içinde ödenmesini, aksi takdirde cebri icra yoluna başvurulacağını belirten bakiye borç muhtırası yazısını idareye göndermiştir. Hal böyle iken, başvuranın işçilik alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibi kapsamında oluşan borcun idarece ödenmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
8) Bu noktada ifade etmek gerekirse, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti
ilkesi, bütün devlet faaliyetlerinin hukuk kurallarına uygun yürütülmesini, devletin bütün organ ve kurumlarının, her türlü faaliyetlerinde kendilerini hukuk kurallarıyla bağlı saymalarını gerekli kılar. İşte kişilerin hukuk düzeninin koruması altındaki haklarını elde etmeleri için gereken her türlü önlemin alınması da, hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuk güvenliğinin bir sonucudur. Bu nedenle kişinin hukuk düzenince korunan bir alacağının, cebri icra yoluyla elde edilmesinin engellenmesi ve ödeme şekli ve zamanı belirtilerek başka bir güvenceye de kavuşturulmaması hukuk güvenliğini zedeler. Dolayısıyla kişilerin hukuk düzenince korunan bir alacağının mevcut olduğu durumlarda hukuk devleti ilkesi, devletin yükümlülüklerini yerine getirmemesinin yaptırımlarından sorumlu tutulması ile tam olarak gerçekleşebilir. Devlet, bireye karşı olan yükümlülüklerini yerine getirdikçe, daha açık bir ifadeyle devlet bireyin hakkını teslim ettikçe hukuk devleti olduğunu tescillemiş olur. Bu anlamda hukuk devleti, alacağındaki duyarlılığı borçlu olduğu durumlarda da gösteren devlet demektir. (Bk. Anayasa Mahkemesinin; 31/1/1997 tarihli ve E: 1996/66, K: 1997/7 sayılı, 21/10/1992 tarihli ve E: 1992/13, K: 1992/50 sayılı kararları. Kaynak: www.corpus.com.tr )
9) Hukuk devleti ilkesinin anlamına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi kararlarında yer
verilen bu değerlendirmelerden sonra başvuranın, Büyüknacar Belediyesi aleyhine açtığı iş akdinin feshinden kaynaklanan tazminat ve alacak davası sonunda hükmedilen bedellerin ödenmediği, Belediye aleyhine yaptığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı, bu nedenlerle çalışma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla yaptığı başvurusu üzerine verilen kararına da değinmek gerekir. Yüksek Mahkeme, mahkeme kararının yerine getirilmemesi sonucu alacak ve tazminatların ödenmemesi nedeniyle başvuranın Anayasa’da güvence altına alınan mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği sonucuna ulaştığı söz konusu kararında şu
değerlendirmelere yer vermiştir:
10) “Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesince (İş Mahkemesi sıfatıyla), başvurucu lehine
verilen kararın icra edilebilir olmasına ve başvurucunun hukuk sisteminde düzenlenen tüm başvuru yollarını kullanmasına rağmen, Mahkeme kararıyla hükmedilen işçilik alacakları ve tazminatları herhangi bir sebep gösterilmeden İdare tarafından ödenmemiş ve bu şekilde
Mahkeme kararı başvurucu aleyhine sonuç doğuracak şekilde uygulanmamıştır.
…
İş akdine dayalı olarak açılan alacak ve tazminat davasında derhal bir yargı kararı verilmesinde ve kararın gecikmeksizin icra edilmesinde, çalışanın önemli bir kişisel yararı bulunmaktadır. Bu nedenle iş uyuşmazlıklarının ivedilikle çözülmesi ve verilen kararların derhal yerine getirilmesi hususunda yargı organlarının ve aleyhine karar verilen Devlet kurumlarının özel bir itina göstermesi gerekir.
…
Hukuka aykırı olarak işçinin iş akdine son veren idarenin, işçilik alacakları veya tazminatlarının tahsiline ilişkin mahkeme kararını makul sürede uygulamaması ya da icra etmemesi adil yargılanma hakkının ihlali niteliğindedir. Somut olayda başvurucu lehine verilen
Mahkeme kararı, başvurucunun bu kararın icrası için gerekli tüm girişimlerde bulunmasına rağmen Belediye tarafından gerekçe gösterilmeksizin 3/8/2010 icra takip tarihinden itibaren dört yılı aşkın süre boyunca yerine getirilmemiştir. Anılan kararın niteliği dikkate alındığında bu sürenin makul olmadığı açıktır.
Belediyenin, aleyhine verilen, infaz edilebilir yargı kararının infazını sağlamak için gerekli tedbirleri almamakla başvurucunun mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği ve dolayısıyla
Anayasa’nın 36. maddesini etkili sonuçları bakımından konusuz bıraktığı anlaşılmış olup, başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
…
Başvurucunun, Mahkeme kararına dayalı olarak 3/8/2010 tarihinde borçlu Belediye aleyhine başlattığı ilama dayalı icra takibinin halen devam ettiği, borçlu Belediye tarafından hiçbir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Başvurucunun, Mahkeme kararına dayalı ve mülkiyet hakkı kapsamında kabul edilen alacaklarının tahsili amacıyla İdare aleyhine yaptığı icra takibinin uzun sürmesi ve alacağa ulaşmada bir belirsizlik bulunması, Mahkemece verilen kararı, etkili sonuçları bakımından konusuz bırakmıştır.
Açıklanan gerekçelerle; Mahkemece hükmedilen işçilik alacakları ve tazminatların Belediye tarafından ödenmemesi nedeniyle başvurucunun, Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.” (Anayasa Mahkemesinin 2013/3457 numaralı başvuruya ilişkin 25/2/2015 tarihli kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr )
11) Bu açıklamalar sonrasında somut olaya gelince başvuranın, Mardin İcra Dairesinde
kayıtlı numaralı dosya kapsamında alacağının bulunduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Öte yandan idare tarafından başvurana alacağının tamamının ödendiği iddia edilmesine rağmen, söz konusu icra takibinde belirtilen diğer alacak kalemlerinin ödenmediği anlaşılmaktadır. Nitekim dosya kapsamında, söz konusu alacakların ödendiğine ya da esasen böyle bir alacağın mevcut olmadığına yönelik bir bilgi veya belgeye de rastlanılmamıştır. Bu nedenle, başvuranın Yeşilli Belediyesinde işçi olarak çalıştığı döneme ilişkin alacağına yönelik başlattığı icra takibi neticesinde kesinleşen kalan borç tutarının idarece ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
12) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; idarenin, başvuranın işçilik
alacaklarının ödenmesine yönelik olarak başlatılan icra takibi kapsamındaki borcunun kalan kısmını ödememesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
13) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderilmediği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uyulmadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkelere uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Mardin
İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
İşçi olarak çalıştığı döneme ilişkin alacaklarının tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibi kapsamında ödenmesi gereken kalan borç tutarının, başvurana ödenmesine yönelik gerekli işlemlerin ivedilikle tesis edilmesi hususunda Yeşilli Belediye Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,
6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine Yeşilli Belediye
Başkanlığı tarafından tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın başvurana ve Yeşilli Belediye Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi