|
ÖZET: Başvuran, babasından dolayı tekrar ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunmuş, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bu talep reddedilmiştir. Başvurunun gerekçesi, başvuranın daha önce babasından aldığı ölüm aylığının, 2016 yılı itibarıyla kesilmesi ve kendisine 5510 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasıdır. İlgili mevzuat gereği, başvuranın hem babasından hem de eşinden dolayı aylık alması mümkün olmamaktadır.
SGK’nın yaptığı incelemede, başvuranın gelir durumunun brüt asgari ücretin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. 5510 sayılı Kanun’un 34. maddesi uyarınca, ölüm aylığına hak kazanabilmek için başvuranın belirli koşulları sağlaması gerekmektedir. Bu koşulların yerine getirilmediği sonucuna varılmış ve başvurunun reddi yönünde karar alınmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. İdarenin işlemleri, ilgili mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiş ve başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde gerekli bilgilendirmelerin yapılmadığına dair eleştirilerde bulunulmuştur. Başvuran, kararın tebliğinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/6014-S.21.9701
BAŞVURU NO : 2020/100009
KARAR TARİHİ : 13/04/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvurana babasından dolayı tekrar ölüm aylığı bağlanması talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 11/11/2020
I. BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle; müteveffa babasından dolayı kimlik numarası ile Bağ-Kur çiftçi aylığı almak istediğini, daha önce babasından dolayı yetim aylığı alırken kesintiye uğradığını, eşinden dolayı da maaş aldığını, iki farklı kurum olduğunu belirterek, tarafına geriye dönük hakları ile birlikte yetim aylığı bağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Kurumumuzun 20/11/2020 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 2.1. Başvuranın T.C. Kimlik Numaralı babası 1/8/1994 tarihinden itibaren
5401 prim ödeme gün sayısı ile 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmış olduğu, adı geçenin
29/4/2003 tarihinde vefat etmesi nedeniyle aylığının kesildiği, 2.2. 1479 sayılı Kanuna göre 01/10/1972-03/10/2000 ile 08/08/2001-01/08/2003 tarihleri arasındaki dönemlerde ölen sigortalının kız çocuklarına aylık bağlanması “geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak (gelir unsuru)” koşuluna, 04/10/2000-08/08/2001 ile 02/08/2003-01/10/2008 tarihleri arasındaki dönemlerde ise “yaşları ne olursa olsun evli olmama, evli olmakla beraber sonradan boşanma veya dul kalma ve bu kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” koşuluna bağlandığı, /
2.3. 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde ise hak sahibi kız çocukları için gelir unsurunun aranmadığı, Kanun kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almama koşulunun arandığı, 2.4. Norm ve standart birliğinin sağlanması adına Yönetim Kurulunun 18/08/2016 tarih ve 2016/285 sayılı kararı ile; ilk kez ölüm aylığı bağlanacak hak sahipleri yönünden uygulanmak üzere, 4/l-(b) kapsamında sigortalı sayılanların kız çocuklarının hak sahipliği koşulunu yerine getirip getirmediğinin tespitinde 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesindeki hükümlerin esas alınarak işlem yapılması ve buna göre gelir/aylık bağlanması, 1479 sayılı Kanuna tabi olup “01/10/1972-03/10/2000” dönemi ile “08/08/2001-01/08/2003” dönemi arasında vefat eden sigortalılar üzerinden daha önce aylık bağlanmış kız çocuklarından bugün itibariyle aylıkları kesilmiş olanlar ile daha sonra aylıkları kesilecek olanların aylık bağlanmasına hak kazanıp yeniden aylık bağlanması talebinde bulunmaları halinde, “geçimini sağlayacak gelirin” tespiti işlemlerinde de 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin esas alınarak işlem yapılmasının sağlandığı, 2.5. Kurum kayıtlarının incelenmesinde; – 24/11/2014 tarihli talebine istinaden yukarıda yer alan mevzuat doğrultusunda, 27/11/2014 tarihinden başlamak üzere başvurana babasından dolayı 4/1 (b) kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, – Başvuranın 4/8/2016 tarihinde 4/1-(a) kapsamında işe girmesi nedeniyle gelir tespiti istenildiği ve 14/06/2017 tarih ve 1 sayılı denetim raporunda, 01/02/2015-31/07/2016 dönemine ait gelirleri toplamının brüt asgari ücretin altında olduğu, 01/08/2016-01/10/2016 dönemine ait gelirler toplamının ise brüt asgari ücretin üstünde olduğu tespit edildiğinden, babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının 2016/Ağustos itibariyle kesildiği, 2.6. Başvuranın 4/1-(a) kapsamındaki çalışmasının 29/3/2017 tarihine kadar devam etmesi ve 1/5/2017 tarihi itibariyle de tarafına 4/1 -(a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle, 5510 sayılı Kanunun
34 üncü maddesinde belirtilen ölüm aylığı hak sahipliği koşulları yerine gelmediğinden, başvurana
babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmasına imkan bulunmadığı, 2.7. 5510 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde, Kanuna göre bağlanacak gelir ve aylıkların birleşmesi halinde gelir ve aylıkların ne şekilde bağlanacağı ve bir kişide ikiden fazla gelir veya aylık birleştiği takdirde, bu gelir ve aylıklardan en fazla ödemeye imkân veren iki dosya üzerinden gelir veya aylık bağlanacağı, diğer dosya veya dosyalardaki gelir ve aylık hakları durum değişikliği veya diğer bir dosyadan gelir veya aylığa hak kazanıldığı tarihe kadar düşeceğinin hüküm altına alındığı, 2.8. Başvuranın T.C. Kimlik Numaralı eşi 11/11/2014 tarihinde vefat etmesi nedeniyle tarafına 1/12/2014 tarihinden itibaren 4/1-(a) kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, daha sonra başvurana 3/4/2017 tarihli yaşlılık aylığı talebine istinaden 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin (B/n) bendi gereğince 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, Kanunun 54 üncü maddesinde malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı ile birlikte, ölen eşinden dolayı da aylığa hak kazanan sigortalıya her iki aylığın da bağlanacağı öngörüldüğünden başvurana hem kendinden dolayı yaşlılık aylığı hem de eşinden dolayı ölüm aylığı ödendiği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu
Kanununun “Ölüm aylığından yararlanma koşulları” başlıklı 41 inci maddesinde “Ölüm tarihinde en az beş tam yıl sigorta primi ödemiş olan,…..Sigortalının hak sahibi kimselerine yazılı talepleri halinde aylık bağlanacağı,” 5.1. 1479 sayılı Kanununun “Eş ve çocuklara, ana ve babaya tahsis yapılması” başlıklı 45 inci maddesinin c bendinde: “(Değişik : 24/8/2000 -KHK- 619/21 md; İptal: Ana. Mah.nin 26/10/2000 tarih ve E.:2000/61, K.:2000/34 sayılı Kararı ile; Değişik: 24/7/2003-4956/23 md.) On sekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmi beş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malûl olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25’i, bağlanacak aylıktan yukarda belirtilen esaslara göre yararlanırlar.” 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 34 üncü maddesinin b fıkrasında : “(Değişik: 17/4/2008-5754/21 md.) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b)
ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını
doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılanların
veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının,
her birine % 25’i, oranında aylık bağlanır.” 6.1. 5510 sayılı Kanunun “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54’üncü maddesinde, “Bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda; a) Uzun vadeli sigorta kollarından;
(…) 5) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı, (…) bağlanır…” 7. Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun “Geçici 81/B-n maddesinde; “n) Sigortalılık süresi
5 (dahil) yıldan fazla, 6 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 53 yaşını doldurmaları,
sigortalılık süresi 3 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 5 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 57 yaşını doldurmaları ve en az 5900 gün, Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.” hükmüne amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. 1 no.lu paragrafta da açıklandığı üzere başvuran özetle; babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının kesildiğini, tarafına geriye dönük hakları ile birlikte babasından dolayı tekrar ölüm aylığı bağlanmasını talep etmektedir.
10. İdareden Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 10.1. Başvuranın babası 5401 prim ödeme gün sayısı ile 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı ve ilgilinin 29/4/2003 tarihinde vefat ettiği, 01/10/1972-03/10/2000 ile 08/08/2001-01/08/2003 tarihleri arasındaki dönemlerde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Kanununa göre ölen sigortalının kız çocuklarına aylık bağlanması koşulunun “geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak (gelir unsuru)” koşuluna, 04/10/2000-08/08/2001 ile 02/08/2003-01/10/2008 tarihleri arasındaki dönemlerde ise “yaşları ne olursa olsun evli olmama, evli olmakla beraber sonradan boşanma veya dul kalma ve bu kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” koşuluna bağlanmıştır.
10.2. 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile hak sahibi kız çocukları için gelir unsurunu aramamakta olup, Kanun kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almama koşulunun aramaktadır. SGK Yönetim Kurulunun 18/08/2016 tarih ve 2016/285 sayılı kararı ile; ilk kez ölüm aylığı bağlanacak hak sahipleri yönünden uygulanmak üzere, 4/l(b) kapsamında sigortalı sayılanların kız çocuklarının hak sahipliği koşulunu yerine getirip getirmediğinin tespitinde 5510 sayılı Kanunun 34’üncü maddesindeki hükümlerin esas alınarak işlem yapılması ve buna göre gelir/aylık bağlanması, 1479 sayılı Kanuna tabi olup “01/10/1972-03/10/2000” dönemi ile
“08/08/2001-01/08/2003” dönemi arasında vefat eden sigortalılar üzerinden daha önce aylık bağlanmış kız çocuklarından bugün itibariyle aylıkları kesilmiş olanlar ile daha sonra aylıkları kesilecek olanların aylık bağlanmasına hak kazanıp yeniden aylık bağlanması talebinde bulunmaları halinde, “geçimini sağlayacak gelirin” tespiti işlemlerinde de 5510 sayılı Kanunun 34’üncü maddesinin esas alınarak işlem yapılmasının sağlandığı belirtilmiştir.
/
10.3. Başvurucunun 24/11/2014 tarihli talebine istinaden 27/11/2014 tarihinden başlamak üzere babasından dolayı 4/1 (b) kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, 4/8/2016 tarihinde 4/1-(a) kapsamında işe girmesi nedeniyle gelir tespiti istenildiği ve 14/06/2017 tarih ve 407079/31 sayılı denetim raporunda, 01/02/2015-31/07/2016 dönemine ait gelirleri toplamının brüt asgari ücretin altında olduğu, 01/08/201601/10/2016 dönemine ait gelirler toplamının ise brüt asgari ücretin üstünde olduğu tespit edildiğinden, babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının 2016/Ağustos itibariyle kesildiği anlaşılmaktadır.
10.4. Başvuranın 4/1-(a) kapsamındaki çalışmasının 29/3/2017 tarihine kadar devam etmesi ve 1/5/2017 tarihi itibariyle de tarafına 4/1 -(a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle, 5510 sayılı Kanunun
34 üncü maddesinde belirtilen ölüm aylığı hak sahipliği koşulları yerine gelmediğinden, başvurana
babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmasına imkan bulunmadığı, 5510 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde, Kanuna göre bağlanacak gelir ve aylıkların birleşmesi halinde gelir ve aylıkların ne şekilde bağlanacağı ve bir kişide ikiden fazla gelir veya aylık birleştiği takdirde, bu gelir ve aylıklardan en fazla ödemeye imkân veren iki dosya üzerinden gelir veya aylık bağlanacağı, diğer dosya veya dosyalardaki gelir ve aylık hakları durum değişikliği veya diğer bir dosyadan gelir veya aylığa hak kazanıldığı tarihe kadar düşeceğinin hüküm altına alındığı belirtilmiştir.
10.5. Başvuranın eşi 11/11/2014 tarihinde vefat etmesi nedeniyle tarafına 1/12/2014 tarihinden itibaren 4/1-(a) kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, daha sonra başvurana 3/4/2017 tarihli yaşlılık aylığı talebine istinaden 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin (B/n) bendi gereğince 4/1(a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, Kanunun 54 üncü maddesinde malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı ile birlikte, ölen eşinden dolayı da aylığa hak kazanan sigortalıya her iki aylığın da bağlanacağı öngörüldüğünden başvurana hem kendinden dolayı yaşlılık aylığı hem de eşinden dolayı ölüm aylığı ödendiği belirtilmiştir.
11. Kamu Denetçiliği Kurumunun 08.04.2020 tarihli ve Başvuru No.lu kararında da vurgulandığı üzere, kanunların zaman bakımından uygulanmasında, her kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanması esastır. Bu doğrultuda, kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanması için özel bir kanun hükmünün varlığı gerekli olduğu gibi, yürürlükten kaldırılan kanunun ileriye etkili olarak uygulanmaya devam edilebilmesi için de yine özel bir kanun hükmünün varlığı zorunludur. Nitekim 5510 sayılı Kanun’un geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrası ile kanun koyucu, mezkûr
Kanun’un yürürlüğünden önceki sosyal güvenlik kanunları uygulanmak suretiyle hak sahiplerine bağlanılan veya hak kazanılan gelir veya aylıkların, durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, Kanun’un yürürlük tarihinden önceki hükümlerin esas alınması gerektiğini benimsemiştir. Bu tür istisnai hükümler dışında, ölüm sigortasından aylık tahsislerinde genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan mevzuatın uygulanması gerekmektedir. Bu noktada evli kız çocukları, ölüm aylığı bağlanmasında baba yönünden hak sahipliği sıfatını, eşini kaybetmekle kazanmakta, başka bir anlatımla eş hayatta iken baba yönünden hak sahipliği sıfatı söz konusu olmamaktadır. Belirtmek gerekir ki kız çocuğuna baba üzerinden ölüm aylığı bağlanabilmesi için yalnızca ölümün gerçekleşmesi veya evli olunmaması yeterli değildir. Aylık tahsisi için her iki olgunun bir arada varlığı gerekmektedir.
Bu yönüyle evli kız çocuğu kimi zaman boşanmayla, bazen de ölümle hak sahibi sıfatını kazanmaktadır.
Diğer bir deyişle sigortalı baba yaşamını yitirmesine karşın kız çocuğu evli ise hak sahibi olamamakta, evli olmayan kız çocukları ise sigortalı baba hayatta olduğu sürece bu sıfatla anılmamakta ve her iki durumda da aylığa hak kazanılamamaktadır. Şu durumda, evli kız çocuğu bazen boşanmayla, kimi zaman da ölümle ve hangisi daha sonra ise o tarihte ölüm aylığı açısından hak sahibi olmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel
Kurulunun 28/5/2019 tarihli ve sayılı; 14/6/2017 tarihli ve sayılı; 26/2/2016 tarihli ve sayılı; Yargıtay Onuncu Hukuk
Dairesinin 10/3/2016 tarihli ve sayılı kararları. www.corpus.com.tr)
12. 1479 sayılı Kanununa göre ölen sigortalının kız çocuklarına aylık bağlanması koşulunun 01/10/197203/10/2000 ile 08/08/2001-01/08/2003 tarihleri arasındaki dönemlerde “geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak (gelir unsuru)” koşuluna, 04/10/2000-08/08/2001 ile 02/08/2003-01/10/2008 tarihleri arasındaki dönemlerde ise “yaşları ne olursa olsun evli olmama, evli olmakla beraber sonradan boşanma veya dul kalma ve bu kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” koşuluna bağlandığı, 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile de hak sahibi kız çocukları için gelir unsurunu aramamakta olup, Kanun kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almama koşulunu aramaktadır.
12.1. Diğer taraftan, SGK Yönetim Kurulunun 18/08/2016 tarih ve sayılı kararı ile; ilk kez ölüm aylığı bağlanacak hak sahipleri yönünden uygulanmak üzere, 4/l-(b) kapsamında sigortalı sayılanların kız çocuklarının hak sahipliği koşulunu yerine getirip getirmediğinin tespitinde 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesindeki hükümlerin esas alınarak işlem yapılması ve buna göre gelir/aylık bağlanması, 1479 sayılı
Kanuna tabi olup “01/10/1972-03/10/2000” dönemi ile “08/08/2001-01/08/2003” dönemi arasında vefat eden sigortalılar üzerinden daha önce aylık bağlanmış kız çocuklarından bugün itibariyle aylıkları kesilmiş olanlar ile daha sonra aylıkları kesilecek olanların aylık bağlanmasına hak kazanıp yeniden aylık bağlanması talebinde bulunmaları halinde, “geçimini sağlayacak gelirin” tespiti işlemlerinde de 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin esas alınarak işlem yapılmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
12.2. Başvurucunun 24/11/2014 tarihli talebine istinaden 27/11/2014 tarihinden başlamak üzere babasından dolayı 4/1 (b) kapsamında ölüm aylığı bağlandığı ve adı geçenin 4/8/2016 tarihinde 4/1-(a) kapsamında işe girmesi nedeniyle gelir tespiti istenildiği anlaşılmaktadır. İdareden Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin ekinde yer alan 14/06/2017 tarih ve sayılı Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen denetim raporunun incelenmesi neticesinde; “5) SONUÇ VE KANAAT
Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere
5.1) sigorta sicil numaralı 4/1 -(b) müteveffa sigortalısı Hüseyin PATIR’dan hak sahibi kızı
olarak aylık alan T.C. kimlik numaralı 01/02/2015 – 31/07/2016 dönemine ait gelirleri toplamı asgari ücretinin brüt tutarının altında, 01/08/2016 – 01/10/2016 dönemine ait gelirleri toplamı ise asgari ücretin brüt tutarının üstünde olduğundan, adı geçen kişi hakkında 2013/26 sayılı
Genelgede belirtilen hususlar doğrultusunda işlem yapılması gerektiği…” şeklinde tespitler yapıldığı anlaşılmaktadır.
13. Yukarıda yer verilen denetim raporuna istinaden başvurucunun babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının 2016/Ağustos itibariyle kesildiği, ayrıca başvuranın 4/1-(a) kapsamındaki çalışmasının 29/3/2017 tarihine kadar devam etmesi ve 1/5/2017 tarihi itibariyle de tarafına 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle, 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde belirtilen ölüm aylığı hak sahipliği koşulları yerine gelmediğinden, başvurana babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmasına imkân bulunmamakta olup, ayrıca ilgilinin eşi 11/11/2014 tarihinde vefat etmesi nedeniyle tarafına 1/12/2014 tarihinden itibaren 4/1-(a) kapsamında ölüm aylığı da bağlandığı anlaşılmaktadır.
14. Dolayısıyla 5510 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde, Kanuna göre bağlanacak gelir ve aylıkların birleşmesi halinde gelir ve aylıkların ne şekilde bağlanacağı ve bir kişide ikiden fazla gelir veya aylık birleştiği takdirde, bu gelir ve aylıklardan en fazla ödemeye imkân veren iki dosya üzerinden gelir veya aylık bağlanacağı, diğer dosya veya dosyalardaki gelir ve aylık hakları durum değişikliği veya diğer bir
dosyadan gelir veya aylığa hak kazanıldığı tarihe kadar düşeceğinin hüküm altına alındığı, bu sebeple başvurana Kanunun 54 üncü maddesinde yer verilen hükme istinaden yaşlılık aylığı ile birlikte, ölen eşinden dolayı da aylığa hak kazanan sigortalıya her iki aylığın da bağlanacağı öngörüldüğünden başvurana hem kendinden dolayı yaşlılık aylığı hem de eşinden dolayı ölüm aylığı ödendiği tespit edilmiştir.
15. Başvurucunun tarafına müteveffa babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması talebi ile ilgili olarak
Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda yer verilen 14/06/2017 tarih ve sayılı denetim raporuyla başvurucunun 01/08/2016-01/10/2016 dönemine ait gelir tespitinin brüt asgari ücretin üstünde olduğunun tespit edildiği, bu sebeple başvurucunun babasından aldığı ölüm aylığının 2016/Ağustos itibariyle kesildiği, ayrıca başvurucunun söz konusu tarih itibariyle de 4/1-(a) kapsamında çalıştığı ve 01/05/2017 tarihinden itibaren de yaşlılık aylığı almakta olduğu anlaşıldığından, 5510 sayılı
Kanunun 34 üncü maddesinde belirtilen ölüm aylığı hak sahipliği koşullarının yerine gelmediği anlaşıldığından, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından başvurucuya babasından dolayı tekrar ölüm aylığı bağlanmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla SGK tarafından başvurucuya müteveffa babasından dolayı geriye dönük hakları ile birlikte tekrar ölüm aylığı bağlanması talebinin anılan idare tarafından kabul edilmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
16. İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarenin işleminde hukuka aykırılık tespit edilmemiş olup, başvurucunun tarafına geriye dönük hakları ile birlikte babasından dolayı tekrar ölüm aylığı bağlanmasına yönelik talebinin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir
VI. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden artakalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
Belge /