ÖZET: Başvuran, %90 engelli raporuna dayanarak emeklilik şartlarını öğrenmek için yaptığı başvurunun emeklilik talebi olarak değerlendirilmesi sonucu malulen emekliye sevk edildiğini belirtmiş ve bu işlemin iptal edilerek göreve iadesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan incelemede, başvuranın sağlık durumu tıbbi olarak “adi malul” olarak değerlendirilmiş ve bu durum, malullük hükümlerinin uygulanmasını gerektirmiştir. Başvuranın malulen emekliye sevk edilmesi, sağlık kurulu raporlarına dayandırılarak gerçekleştirilmiştir.

SGK, başvuranın malulen emekli edilmesi sürecinde gerekli belgeleri talep etmiş ve yapılan incelemeler sonucunda başvuranın vazifesini yapamayacak durumda olduğu tespit edilmiştir. Başvuran, malulen emeklilik işleminin iptali için yeni bir sağlık raporu sunmadığı sürece talebinin reddedileceği bildirilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın malulen emekliye sevk edilmesi işlemi hukuka uygun bulunmuş ve başvurusu reddedilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu değerlendirerek, emeklilik işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın maluliyet durumunun tıbbi olarak tespit edilmesi ve bu durumun emeklilik işlemlerine yansıması gerektiği vurgulanmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/7817-S.21.12566

BAŞVURU NO : 2020/101394

KARAR TARİHİ : 21/05/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın isteği dışında malulen emekli edilmesi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 24/11/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, %90 oranında engelli olduğuna dair sağlık kurulu raporunu sunmak suretiyle emeklilik şartlarını öğrenmek için Kurumuna yaptığı başvurunun emeklilik talebi olarak değerlendirilmesi nedeniyle malulen emekliye sevk edildiğini belirterek malulen emekliye ayrılma işleminin iptalini ve göreve iadesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 09.01.2021 tarihli ve S sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen

02.02.2021 tarihli ve sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine

de yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. Sosyal güvenlik yönünden 2008 yılı Ekim ayı öncesi 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli

Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olan başvuran hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi gereği 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı, 2.2. 5434 sayılı Kanunun 44 ve 46 ncı maddelerine göre, vücutlarında hasıl olan arızalar veya yakalandıkları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak derecede malul oldukları sağlık kurulu raporu ile belgeleneneler hakkında malullük hükümlerinin uygulandığı, 2.3. Rahatsızlığı nedeniyle vazifelerini yapamayacak duruma girdiklerine Kurum Sağlık Kurulunca karar verilenlerin “malul” olarak kabul edildiği, talepleri halinde malullüklerinin mani olmadığı başka vazife ve sınıflara nakil olanların göreve devam edebileceği, 2.4. Buna göre, malullük halinin ilgililerin bulundukları memuriyet görevini artık yapamayacak duruma geldiklerinin tıbbi olarak belirlenmesi olduğu, bu kişilerin görevleriyle ilişiklerinin kesilmesinin

tıbben ve hukuken bir zorunluluk olduğu, nitekim yine Kanunun 47 nci maddesiyle hastalıkları belirli bir süreden fazla devam edenler hakkında taleplerine bakılmaksızın malullük veya vazife malullüğü hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, 2.5. Öte yandan 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin altıncı fıkrasında %40 ila %59 arasındaki çalışma gücü kayıp oranları esas alınarak emekli aylığına hak kazanma şartlarının belirlendiği, 2.6. Mevcut başvuruda ilgilinin Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 22.8.2019 tarihli yazısı ekindeki 9.8.2019 tarihli dilekçesinde 15.8.2012 tarihli %90 sürekli özürlü raporunun incelenerek bu engellilik durumu ile emekli olup olamayacağının incelenmesini, hangi şartlarda emekli olacağının ve bu konuda yapılması gereken işlemlerle ilgili olarak dilekçesinin Kurumularının Kamu Görevlileri Emeklilik

Daire Başkanlığına gönderilmesini talep ettiği, 2.7. Anılan talep üzerine sağlık kurulu raporunun aslının ve istirahat raporlarının gönderilmesinin istenildiği, talep edilen belgelerin gönderilmesi üzerine ilgilinin dosyasının incelenmek üzere Kurum

Sağlık Kuruluna sevk edildiği, ilgili tarafından sunulan 26.12.2019 tarihli sağlık kurulu raporu ve diğer tıbbi belgelerin incelenmesi neticesinde Kurum Sağlık Kurulunca 26.6.2020 tarihli ve sayılı karar ile başvuranın adi malul olduğuna karar verildiği, bunun üzerine ilgilinin emekliye sevk edilerek alınacak emekliye sevk onayı ile diğer emeklilik belgelerinin gönderilmesinin istenildiği, 2.8. İlgilinin malulen emeklilik işleminin iptali talebiyle yaptığı 27.7.202 tarihli başvurusunun, göreve girmesinde sakınca olmadığına dair yeni bir sağlık kurulu raporu sunması gerektiği belirtilerek reddedildiği, 2.9. İlgiliye 15.12.2020 tarihinden geçerli olmak üzere malullük aylığı bağlandığı, 2.10. Diğer yandan Kurum Sağlık Kurulunca verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık

Kuruluna itiraz edilebildiği, ilgili tarafından hakkında verilmiş malul olduğuna dair karara yönelik olarak yapılmış bir itirazın bulunmadığı, bunun yanında tam teşekküllü bir devlet hastanesi ya da resmi üniversite hastanesinden alacağı yeniden kamu görevlisi olarak görev yapmasında sakınca olmadığına dair sağlık kurulu raporunun Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde verilecek karara göre 5434 sayılı Kanunun 98 inci maddesi uyarınca ilgilinin yeniden memur kadrosuna atanmasının mümkün bulunduğu, hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; 3.1. “Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti” başlıklı 48 inci maddesi; “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir…” 3.2. “Çalılma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesi; “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.

Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 5.1. “Kamu görevlilerinin emekliye sevk onayları” başlıklı 48 inci maddesi; 4üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların yaşlılık, malullük veya vazife malullüğü işlemleri; a) Resen emekliye sevk hallerinde, sigortalının çalıştığı göreve atamasındaki usule göre atamaya yetkili makamın, b) İstek üzerine veya yaş haddi, malullük veya vazife malullüğü hallerinde kamu idaresinin en yüksek amirinin, c) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri için Meclis Başkanlığının, belediye başkanları için belediye encümeninin, illerin daimi komisyon üyeleri için il valiliğinin, çalıştıkları kamu idareleri ile ilişikleri kesilmiş olup da bir kanunla sigortalılık hakkı devam edenler için daha önce görev yaptıkları son kamu idaresinin en yüksek amirinin, d) Kurumların yönetim kurulu üyelerinin istek, maluliyet ve yaş haddi hallerinde, atanmalarında atamayı yapan kurumun en yüksek amirinin, e) (…) Sayıştay Başkanının aynı halleri için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, onayı ile tekemmül eder…” 5.2. “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin dört ila altıncı fıkraları; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil

5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az % 40 oranında engelli olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az % 40 oranında doğuştan engelli olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)

bendi kapsamında sigortalı olanlara; en az 5400 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla, istekleri halinde bu madde hükümleri esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak çalışmaya başladıktan sonra, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; a) % 50 ila % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 5760, b) % 40 ila % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 6480, gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla, haklarında bu fıkra hükümleri uygulanır.” 6. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun “Malullük” başlığı altındaki; 6.1. Mülga 44 üncü maddesi; “Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (Malül) denir ve haklarında bu kanunun malüllüğe ait hükümleri uygulanır.

Şu kadar ki, bunlar yazı ile istedikleri takdirde haklarında bu Kanun hükümleri uygulanmaksızın malullüklerinin mani olmadığı başka vazife ve sınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere istifa etmiş sayılırlar. Bunların, istifa etmiş sayıldıktan sonra dahi, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını istemek hakları mahfuzdur. Ancak, kurumlarında başka vazife ve sınıflara nakli mümkün olanlardan özel kanunlarına göre yükümlülük süresine tabi olanlar, bu yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya maluliyetlerinin yeni vazifelerine de mani olduğuna dair 50 nci madde uyarınca yeniden rapor almadıkça bu haklarını kullanamazlar…” 6.2. Mülga 46 ncı maddesi; “44 üncü maddede yazılı malüllük 45 inci maddede gösterilenler dışında kalan sebep ve hallerden doğmuş olursa (Adi malüllük) ve bunlara uğrıyanlara da (Adi malül) denir.” 6.3. Mülga 47 nci maddesi; “Vazifelerini yapamıyacak derecede hastalığa uğrıyanlardan hastalıkları kanunlarında tayin edilen müddetlerden fazla devam edenler, hastalıklarının mahiyetlerine ve doğuş sebeplerine göre (Adi malül) veya (Vazife malülü) sayılırlar.

Fiili hizmet müddetleri ne olursa olsun çeşitli hizmetliler için bu müddetler en çok (2) aydır.

Kanunlarında yazılı müddetlerden evvel geçen hastalıkların en çok bir yıl içinde nüksetmeleri halinde yukarki hükümler eski ve yeni hastalık müddetleri toplamına göre uygulanır.

Tedavisi imkansız olduğu raporla belirtilen hastalıklara uğrayanlar hastalıklarının mahiyet ve doğuş sebeplerine göre yukarki müddetlerin bitmesi beklenmeksizin rapor tarihinden itibaren (Adi malül) veya (Vazife malülü) sayılırlar.” 6.4. “Emekli, Adi Malüllük, Vazife Malüllüğü, Dul ve Yetim Aylığı Alanlardan veya Kesenekleri

Geri Verilenlerle Toptan Ödeme Yapılanlardan Bir Vazifeye Tayin Edilenler” başlığı altındaki

Mülga 98 inci maddesi; Emekli, adi malüllük ve vazife malüllüğü aylığı alanların; kurumlarda emeklilik hakkı tanınan vazifelere tayin edilebilmeleri için tayin edilecekleri vazifelere ait yaş hadlerini doldurmamış olmaları ve malüllerin, malüllüklerinin bu vazifeleri yapmağa mani olmadığının sağlık kurulunca tasdik edilecek raporla belirtilmesi şarttır.” hükümlerini amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, engelliliği nedeniyle emekli olup olamayacağını öğrenmek için yaptığı başvurunun emeklilik talebi olarak değerlendirildiğini belirterek emeklilik işleminin iptalini ve göreve iadesini talep etmektedir.

9. SGK tarafından özetle; başvuranın tıbbi belgeleri üzerinde Kurum Sağlık Kurulunca yapılan incelemede başvuranın “adi malul” olduğuna karar verildiği, buna göre başvuranın engelliliği nedeniyle vazifesini yapamayacak duruma girdiğinin anlaşıldığı, emeklilik işlemleri sürecinde göreve girmesinde sakınca olmadığına dair yeni bir sağlık kurulu raporu sunmayan başvuranın malulen emekliye sevk edildiği bildirilmiştir.

10. Bu çerçevede uyuşmazlığın; SGK Sağlık Kurulunca adi malul olduğuna karar verilen başvuran hakkında tesis edilen emeklilik işleminin iptal edilerek başvuranın göreve iade edilip edilemeyeceği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.

11. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre başvuruya konu malulen emekli edilme süreci aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir.

11.1. SGK Başkanlığı Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sincan Sosyal Güvenlik Merkezinde (SGM) görev yapan başvuran tarafından görev yaptığı üniteye verilen 8.9.2019 tarihli dilekçede böbrek hastalığına bağlı olarak 2006 yılı Ağustos ayından itibaren %90 sürekli engelli raporuna istinaden birinci derece sakatlık indiriminden yaralandığı, yine 2012 yılında aldığı %90 sürekli özürlü raporunu ekte sunduğu, bu engellilik durumu ile emekli olup olamayacağının incelenmesi, hangi şartlarda emekli olacağının ve bu konuda yapması gereken işlemlerle ilgili olarak dilekçesinin ve eklerinin Kamu

Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığına (KGEDB) gönderilmesi talep edilmiştir.

11.2. İl Müdürlüğünce ilgili daire başkanlığına yazılan ve ekinde başvuranın dilekçesinin de bulunduğu

22.8.2019 tarihli yazıda başvuranın durumunun 5434 sayılı kanunun 44 üncü maddesi gereğince

incelenerek malulen emekliye sevk edilip edilemeyeceğinin bildirilmesi istenmiştir.

11.3. KGEDB tarafından İl Müdürlüğüne hitaben yazılan 16.9.2019 tarihli yazıda başvuranın durumunun incelenebilmesi için 2012 tarihli raporun aslı ve rapora konu hastalıkla ilgili ilk defa düzenlenen rapor ile birlikte durumunun sıhhi izin süresi yönünden de incelenebilmesi için bugüne kadar yatarak ve ayakta yapılan tedavi ve istirahat rapoları talep edilmiştir.

11.4. 17.2.2020 tarihli dilekçesinde başvuran tarafından KGEDB’nın 16.9.2019 tarihli yazısı üzerine temin edilen evrak (23.12.2019 tarihli Yenimahalle Devlet Hastanesi Erişkin Sağlık Kurulu Raporu,

25.5.2015 tarihli Başkent Üniversitesi Hastanesi Durum Bildirir rapor) görev yaptığı üniteye sunulmuş,

söz konusu dilekçe ve ekleri SGM tarafından aynı tarihli yazıyla İl Müdürülüğüne gönderilmiş, İl

Müdürlüğünce 9.6.2020 tarihli yazı ile KGEDB’na gönderilmiştir.

11.5. Başvuran tarafından sunulan 26.12.2019 tarihli rapor, KGEDB’nin 18.6.2020 tarihli yazısıyla başvuranın durumunun 5434 sayılı Kanunun 44 üncü maddesine uygun olup olmadığının tespiti yönünden Kurum Sağlık Kurulunca incelenmek üzere Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığına gönderilmiştir.

11.6. Kurum Sağlık Kurulunca yapılan inceleme neticesinde verilen 26.6.2020 tarihli ve sayılı karar ile başvuranın “adi malul” olduğuna karar verilmesi üzerine KGEDB tarafından yazılan 30.6.2020 tarihli yazıda başvuran hakkında malullüğe ilişkin hükümler uygulanacağından İl Müdürlüğünden başvuranın malulen emekliye sevk edileceğine dair alınacak emekliye sevk onayının bir örneğinin gönderilmesi ve başvuranın göreviyle ilişiğinin kesilmesi istenilmiştir.

11.7. Personel Daire Başkanlığının 23.7.2020 tarihli ve sayılı Olur’u ile malulen emekliye sevk edilen başvuran 27.7.2020 tarihli dilekçesiyle malulen emeklilik işlemine dayanak kabul edilen 9.8.2019 tarihli dilekçesinde vergi indiriminden dolayı hangi yaş ve şartlarda emekli olabileceğine yönelik görüş sorduğunu, ancak hakkında emeklilik işlemi yapıldığını belirterek emekli olmak istemediğini ifade etmiştir. Anılan talebin iletilmesi üzerine KGEDB tarafından İl Müdürlüğüne yazılan 14.8.2020 tarihli yazıda 5434 sayılı Kanunun 98 inci maddesine atıfla vazifesini yapamayacak duruma düşmesi nedeniyle malulen emekliye sevk edilen başvuranın göreve devam edebilmesinin tam teşekküllü bir devlet veya resmi üniversite hastanesinden alacağı durum bildirir raporun Kurum Sağlık Kurulunca onaylanması halinde mümkün olduğu belirtilmiştir.

11.8. Başvuran 19.8.2020 tarihli dilekçesinde yeni bir durum bildirir rapor sunacağını belirterek emekliye ayrılmama talebininde bulunmuştur.

11.9. Sincan SGM tarafından İl Müdürlüğüne hitaben yazılan 14.10.2020 tarihli yazıda, yeni bir rapor sunacağı belirtilerek emeklilik işleminin yapılmamasını talep eden başvuran tarafından ünitelerine herhangi bir rapor sunulmadığı, başvuranın 16.3.2020 tarihinden bu yana Covid-19 önlemleri kapsamında mazeret izinli olduğu, kendisiyle yapılan görüşmelerde pandemi nedeniyle durum bildirir rapor almakta zorluk çektiğini beyan ettiği belirtilerek yapılması gereken iş ve işlemler hakkında talimat istenmiştir.

Anılan yazıdaki hususlar İl Müdürlüğünün 19.10.2020 tarihli yazısı ile gereği için Personel Daire

Başkanlığına, bilgi mahiyetinde KGEDB’na iletilmiştir. Anılan yazıya cevaben Personel Daire

Başkanlığının 26.10.2020 tarihli, KGEDB’nın 3.11.2020 tarihli yazılarında yeni bir durum bildirir rapor sunmayan başvuranın göreviyle ilişiğinin kesilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

11.10. Son olarak 27.10.2020 tarihli dilekçesinde, esasen emeklilik şartlarına yönelik görüş talebinde bulunmasına rağmen talebinin yanlış anlaşıldığı hususunu yineleyerek görevine devam etmek istediğini ve adi malul sayılmasına yönelik işlemin iptal edilmesini talep eden başvuranın 16.11.2020 tarihinde göreviyle ilişiği kesilmiş ve 15.12.2020 tarihinden başlamak üzere tarafına maluliyet aylığı bağlanmıştır.

12. İlk defa 2008 yılı Ekim ayı öncesi 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi çalışan başvuran hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi gereği 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılması gerekmektedir.

13. 5434 sayılı Kanunun 44 üncü maddesine göre, vücutlarında hasıl olan arızalar veya yakalandıkları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma girenler malul olarak nitelenmekte ve bunlar hakkında malullük hükümleri uygulanmaktadır. Madde ile malullük hali ilgililerin mevcut vazifelerini ifa edemeyecekleri sağlık durumuna düştüklerinin tıbbi olarak tespitine bağlanmıştır.

14. Diğer yandan 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesine göre, çalışmaya başlamadan önce ya da doğuştan en az %40 oranında engelli olan sigortalılara 5400 gün prim ödeme gün sayısı bulunması halinde; çalışmaya başladıktan sonra engelli hale gelen sigortalılara ise çalışma gücü kayıp oranlarına göre farklılaşan prim ödeme gün sayısına göre (çalışma gücü kayıp oranı %50-59 arası olanlar için 5760 gün, %40-%49 arası olanlar için 6480 gün) istekleri halinde emekli aylığı bağlanmaktadır. Buna göre, haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan sigortalılardan çalışmaya başlamadan önce ya da doğuştan engelli olanların emeklilik şartları engellilik oranına bağlı olarak belirlenmekteyken doğuştan engelli olmayıp çalışmaya başladıktan sonra engelli hale gelenlerin emeklilik şartları ise çalışma gücü kayıp oranına bağlı olarak belirlenmektedir.

15. Bu durumda, sigortalıların sağlık durumlarına bağlı olarak emeklilik şartlarının belirlenmesine yönelik yapılan incelemelerde, sigortalılarca doğrudan malullük tespitine yönelik bir talepte bulunulmamış olsa dahi yapılan inceleme neticesinde sigortalıların vazifesini yapamayacak duruma düştüğünün tıbbi yönden tespiti halinde ilgililer hakkında malullük yönünden bir değerlendirmenin yapılmasının zorunlu olduğu değerlendirilmektedir. İlgililerin malul olup olmadığının ya da çalışma gücü kayıp oranlarını ne derece kaybettiğinin tıbbi yönden tespiti ve nitelenmesi ise 5510 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi gereği yetkili hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenmiş raporların ve tıbbi kayıtların

SGK Sağlık Kurulunca incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle yapılmaktadır. Buna göre, Kurum

Sağlık Kurulunca yapılan inceleme neticesinde vazifesini yapamayacak duruma girdiği tespit edilen sigortalılar hakkında malullük hükümleri uygulanması gerekirken, bunlar dışındaki engelli sigortalılar için ise tespit edilen engellilik oranı ya da çalışma gücü kayıp oranına göre belirlenen emeklilik şartlarının taşınması ve talepte bulunulması halinde yaşlılık aylıklarının bağlanması gerekmektedir.

16. Öte yandan 5434 sayılı Kanunda sigortalıların malul olup vazifelerini yapamayacak duruma düşmeleri halinde malulen emekliye ayrıma işleminin istek üzerine mi ya da ilgililerin kurumlarınca mı yapılacağını doğrudan düzenleyen herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte Kanunun 44 üncü maddesinin ikinci fıkrasında malul durumuna düşenlerden Kurumlarında malullüklerinin mani olmadığı başka vazife ve sınıflara nakli mümkün olanların başka vazife ve sınıflara nakil yapılmak üzere mevcut görevlerinden istifa etmiş sayılacağı; 47 nci maddesinde vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlardan hastalıkları kanunlarında tayin edilen müddetlerden fazla devam edenler ile tedavisi imkansız olduğu raporla belirtilen hastalıklara uğrayanların, hastalıklarının mahiyetlerine ve doğuş sebeplerine göre adi malül veya vazife malülü sayılacağı; 98 inci maddesinde malul aylığı alanlardan yeniden bir vazifeye atanacakların malüllüklerinin bu vazifeleri yapmaya mani olmadığının sağlık kurulunca tasdik edilecek raporla belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemelerle malul (vazifesini yapamayacak) duruma düşmelerine rağmen ilgililerin görevde bulunmalarına imkan tanınan haller sınırlı olarak belirlenmiştir. Bunun yanında 5510 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde Kanunun 4/1(c) bendi kapsamında sigortalı olanların emeklilik işlemlerinin istek üzerine veya yaş haddi, malullük veya vazife malullüğü hallerinde kamu idaresinin en yüksek amirinin onayı ile tamamlanacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile malullük haline bağlı olarak tesis edilen emekli işlemine istek üzerine tesis edilen emekli işleminden farklı ve ayrı olarak yer verilmiştir. Bu çerçevede, malul olduğu tespiti yapılan sigortalıların emeklilik işlemlerinin, emekliye sevk edilmeleri ve ilişiklerinin kesilmesi suretiyle ilgililerin taleplerinden bağımsız olarak Kurumlarınca tamamlanacağı anlaşılmaktadır.

17. Somut olayda, 1997 yılında göreve girdiği ve böbreklerinde ortaya çıkan rahatsızlığı nedeniyle ilk defa 2006 yılında %90 oranında engelli olduğuna dair rapor aldığı anlaşılan başvuran tarafından her ne

kadar hakkında 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi kapsamında yalnızca yaşlılık aylığı bağlanması yönünden bir değerlendirme yapılması talebiyle idareye başvurulduğu ifade edilmişse de başvuranın emeklilik şartlarının yukarıda ifade edildiği üzere malullük ve engellilik hallerinin aynı anda değerlendirilmesi suretiyle belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim sunduğu sağlık kurulu raporu ve sağlık kayıtlarının incelenmesi neticesinde Kurum Sağlık Kurulunca başvuranın adi malul olduğuna karar verilmiş, dolayısıyla vazifesini yapamayacak duruma girdiği tespit edilen başvuran hakkında 5434 sayılı

Kanunun 44 üncü maddesi gereği malullük hükümleri uygulanarak emekliye sevk işlemi sonrasında malullüğünün vazifesini yapmaya engel olmadığına dair sağlık kurulu raporu sunması için yaklaşık üç buçuk aydan fazla bir süre beklendikten sonra Kurumuyla ilişiği kesilmiştir.

18. Diğer yandan başvuran malulen emekli edilmesiyle çalışma hakkın da ihlal edildiğini ifade etmektedir. Anayasa’nın 49. maddesinde, çalışmanın herkesin hakkı ve ödevi olduğu belirtilmiş, Devlete, çalışanların yaşam düzeyini yükseltmek, çalışma yaşamını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı denetlemek ve işsizliği gidermeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli önlemleri almak ödevi verilmiştir. Devletin herkese iş verme, herkesi işe yerleştirme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Ancak, Devlet olanakları ölçüsünde, yeterli örgütler kurarak iş bulmayı kolaylaştırıp sağlamak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Sosyal devlet, insan haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içindeyaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirmek ve ekonomik önlemler almak suretiyle çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir. Çağdaş devlet anlayışı sosyal devletin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin

refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılar (AYM, 03/04/2007 tarihli ve E: 2005/52, K:

2007/35, 14/07/2016 tarihli ve E: 2015/105, K: 2016/133). Bu çerçevede ilgililerin vazifelerini yapamayacak duruma girmeleri nedeniyle malulen emekliye sevk edilip kamudaki çalışmalarının sona erdirilmesinde kamu görevinin sağlıklı, düzenli ve aksamadan yürümesine bağlı makul bir amacın bulunduğu değerlendirilmektedir. Somut olayda vazifesini yapamayacak duruma düşen ve emekliye sevk onayının düzenlenmesi ile göreviyle ilişiğinin kesildiği yaklaşık üç buçuk aydan uzun sürede malullüğünün mevcut vazifesine mani olmadığına dair raporu idareye sunmayan başvurana sosyal güvenlik sistemince sağlanan güvence kapsamında malullük aylığı da bağlandığı göz önüne alındığında, başvuranın çalışma hakkına yapılan müdahalenin başvuran yönünden öngörülebilir olduğu gibi katlanılamaz bir külfet ortaya çıkarmadığı ve ölçüsüz olmadığı değerlendirilmektedir.

19. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde yapılan değerlendirmede; engellilik durumuna bağlı olarak emeklilik şartlarının tespiti talebiyle kurumuna yaptığı müracaat üzerine Sosyal

Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca yapılan inceleme neticesinde adi malul olduğuna karar verilen, dolayısıyla vazifesini yapamayacak durumu girdiği tespit edilen başvuranın, anılan malullük halinin vazifesini yapmasına engel olmadığına dair herhangi bir sağlık kurulu raporu da sunmaması nedeniyle malulen emekliye sevk edilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim

ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi