ÖZET: Başvuran, Bağ-Kur primlerinin hizmet çakışması nedeniyle iptal edildiğini ve bu nedenle 19.000 TL tutarındaki fazla ödemenin faiziyle geri iadesini talep etmiştir. Başvurusunun reddedilmesinin ardından Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunmuştur. İlgili idare, başvuranın yurtdışı hizmetleri ile çakışan primlerinin düzenlenmesi için yaptığı talebin, 5510 sayılı Kanun’un 89. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını belirterek, iade talebinin mümkün olmadığını ifade etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 17/04/2006 tarihinde yaptığı ödemenin üzerinden on yıl geçtiği için, talebin hukuken geçersiz olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca, başvuranın 01/12/2016 tarihli dilekçesiyle yaptığı başvurunun, ilgili mevzuat gereği zamanaşımına tabi olduğu ve bu nedenle iade talebinin reddedildiği tespit edilmiştir. Yargıtay kararları da, talep tarihinin esas alındığı durumlarda zamanaşımının geçerli olduğunu desteklemektedir.

Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddine dair karar, hukuka uygun bulunmuş ve Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından onaylanmıştır. İlgili idarenin, başvuru süreçlerinde iyi yönetim ilkelerine uygun davranması gerektiği de vurgulanmıştır. Başvuranın, bu karara itiraz etme hakkı bulunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/5329-S.21.8665

BAŞVURU NO : 2021/122

KARAR TARİHİ : 01/04/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın, çakışma nedeniyle iptal edilen Bağ-Kur

BAŞVURUNUN KONUSU :

primlerinin iadesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 03/01/2021

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, Bağ-Kur primlerinin hizmet çakışması nedeniyle iptal edildiğini, 05/12/2016 tarihinde idareye iade talebiyle yaptığı başvurunun reddedildiğini ifade etmek suretiyle BağKur hesabında görülen fazla ödemenin tarafına faiziyle iadesini talep etmektedir.

II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuzun 18/01/2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) tarafından gönderilen 22/02/2021 tarihli ve

sayılı yazıda özetle:

2.1.Başvuranın, 01/12/2016 tarihli dilekçesi ile yurtdışı hizmetleri ile çakışan 1479 sayılı

Kanun kapsamındaki hizmetlerinin düzenlenmesi için talepte bulunduğu, söz konusu dilekçeye istinaden 4/b hizmetlerinin düzenlendiği, 2.2.(Devredilen) Bağ-Kur Genel Müdürlüğünce yayımlanan 279 sayılı Genelgede; 1479 sayılı

Kanun ve aynı Kanunda değişiklik yapan Kanunların 24 üncü maddesinde yazılı sigortalı olma şartlarını taşıdıkları halde Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi mevcut yabancı ülkelerde Bağ-Kur daki sigortalılıklarının başlayacağı tarihten itibaren sigortalı olarak çalışmaya başlayanların, hangi tarihte sigortalı olarak çalışmaya başladıkları ve halen sigortalı olarak çalışmalarının devam ettiği hususu belirtilmek suretiyle noterlerce veya mahalli konsolosluklar aracılığı ile tercüme edilmiş belgenin Kurumumuza gönderilmesi kaydıyla

Bağ-Kur kapsamına alınmayacakları; Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi mevcut yabancı ülkelerde sigortalı olarak çalıştıkları için Bağ-Kur Kanunu kapsamına alınmayanların yurt dışındaki çalışmalarının sona erdiği tarihten sonraki günden sigortalılıklarının başlatılacağı, hükmünün yer aldığı, 2.3.Başvuranın, 01/12/2016 tarihli dilekçesi ile yurtdışı hizmetleri ile çakışan 1479 sayılı

Kanun kapsamındaki hizmetlerinin düzenlenmesi için talepte bulunduğu, dilekçe tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanunun “Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” konulu 89’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hükmün uygulanması gerektiği, başvuranın ödemeyi 17/04/2006 tarihinde yaptığı ve anılan hüküm uyarınca ödeme tarihinin üzerinden on yıl geçmesi nedeniyle zamanaşımına uğradığından talep edilen primin iadesinin mümkün olmadığı

İfade edilmiştir.

III.İLGİLİ MEVZUAT

3.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3.1.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5.5510 sayılı Kanunun “Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı

ile iadesi gereken primler” başlıklı 89’uncu maddesinin üçüncü fıkrası; “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanuni faizi ile birlikte geri verilir. Kanuni faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır.” hükmünü içermektedir.

IV.KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

6.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A.Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7.Başvuran, özetle; Bağ-Kur primlerinin hizmet çakışması nedeniyle iptal edildiğini, 05/12/2016 tarihinde idareye iade talebiyle yaptığı başvurunun reddedildiğini ifade etmek suretiyle Bağ-Kur hesabında görülen 19.000 TL fazla ödemenin tarafına faiziyle iadesini talep etmektedir.

8.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın, 01/12/2016 tarihli dilekçesi ile yurtdışı hizmetleri ile çakışan 1479 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerinin düzenlenmesi için talepte bulunduğu, söz konusu dilekçeye istinaden (Devredilen) Bağ-Kur Genel

Müdürlüğünce yayımlanan 279 sayılı Genelge hükmü uyarınca, başvuranın, Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi mevcut yabancı ülkede, Bağ-Kur’daki sigortalılıklarının başlayacağı tarihten itibaren sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihleri gösteren tercüme edilmiş belgenin Kuruma intikali suretiyle 4/b hizmetlerinin düzenlendiği ve Yurtdışındaki çalışma tarihleriyle çakışan Bağ-Kur hizmetlerinin bir kısmının çakışma nedeniyle iptal edildiği tespit edilmiştir.

9.5510 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (5.pragraf) amir hükmü

uyarınca, yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hak sahiplerine kanuni faizi ile birlikte geri verileceğinden, başvuranın iadesi talep edilen primlerin ödeme tarihi olan 17/04/2006 tarihinden itibaren on yıl içinde talepte bulunması halinde (17/04/2016) kanuni faiziyle birlikte geri verilecekken 05/12/2016 talep tarihli dilekçesine istinaden zamanaşımı nedeniyle talebinin reddine karar verildiği tespit edilmiştir.

10.Nitekim Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 13/09/2012 tarih ve E.2011/9897 ve K.2012/14803 sayılı kararında; “Mahkemece, 05/01/1999 ile 05/01/2009 tarihleri arasındaki döneme ait primlerin sigortalı hissesine düşen kısmının istirdatına karar verildiği anlaşılmakta ise de, Kurumdan talep tarihi olan 20/02/2009 tarihinden geriye doğru 10 yıllık süreye ait primlerin istirdatı mümkün olduğu gibi, primlerin ödendiği tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesi isabetsizdir.” demek suretiyle yanlış veya yersiz alınan primlerin iadesinde

Kurumdan talep tarihinin esas alınarak zamanaşımı süresinin hesaplanması gerektiği hükmüne varmıştır. Dolayısıyla hem primlerin ödenme tarihinden (17/04/2006-17/04/2016)

hem de Kurumdan talep tarihinden (05/12/2016-05/12/2006) itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtiği tespit edilen başvuranın, prim iade talebinin reddine ilişkin idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 11.28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarelerin

Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

12.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının

başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Sakarya İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII.KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi