|
ÖZET: Başvuran, yurt dışında geçirdiği sürelerin borçlandırılması talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvuruda bulunmuştur. Ancak, SGK, başvuranın eksik belgeler nedeniyle borçlanma talebini geçersiz saymıştır. Başvuran, 27/7/2019 tarihli dilekçesiyle yurt dışı çalışma sürelerinin borçlandırılmasını istemiş, SGK ise 13/9/2019 tarihinde eksik belgelerin tamamlanması için bir yazı göndermiştir. Başvuranın bu yazıyı almadığı ve belgeleri zamanında sunmadığı gerekçesiyle talebi reddedilmiştir.
SGK’nın açıklamalarında, başvuranın belgeleri tamamlamak için tanınan üç aylık sürenin, yazının Kurumdan çıkış tarihine göre hesaplandığı belirtilmiştir. Ancak, başvuranın bu süreyi öğrenmesi için gereken tebligatın usulüne uygun yapılmadığına dair hukuki değerlendirmeler yapılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, SGK’nın işlemlerinin hukuka uygun olmadığını ve başvuranın talebinin geçersiz sayılmasına yönelik kararın geri alınmasını tavsiye etmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın yurt dışında geçen sürelerinin borçlandırılması talebinin yeniden değerlendirilmesi için SGK’ya tavsiyede bulunmuş ve bu kararın 30 gün içinde SGK tarafından bildirilmesi gerektiğini belirtmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/9592-S.21.15480
BAŞVURU NO : 2021/1652
KARAR TARİHİ : 29/06/2021
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, yurt dışında geçen sürelerinin borçlandırılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/01/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran; 27/7/2019 tarihli dilekçesi ile sigorta sicil numarasıyla yaptığı
çalışmalarına istinaden 3201 sayılı Kanun gereğince 28/6/1985 tarihinden itibaren yurt dışında geçen çalışma sürelerinin borçlandırılmasını talep ettiğini, Kurumca tarafına herhangi bir yazı veya tahakkuk cetveli gönderilmediğinden başvurusunun akıbeti hakkında 17/7/2020 tarihinde Kurumun Yurtdışı Servisi ile kurduğu telefon bağlantısıyla yurt dışı borçlanma işleminde eksik evrakların 13/9/2019 tarihli yazı ile tamamlanmasının istendiği, ancak bu yazının tarafına tebliğ edilemeden iade edildiği, söz konusu yazının
Kurumdan çıkış tarihinden itibaren 3 aylık süre geçtiğinden borçlanma işleminin iptal edildiğinin bildirilmesi üzerine 20/7/2020 tarihli dilekçesinde; iptal işleminin 3201 ve 7201 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak yapıldığını, 17/7/2020 tarihinde eksik evrak yazısına muttali olduğunu, 3 aylık sürenin
Kanun’da ve Yönetmelik’te belirtilmediğinden üst hukuk normlarına aykırı olduğunu, bu süre kabul edilse bile usulsüz tebligat nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanun’un 32. maddesi gereğince 3 aylık sürenin 17/7/2020 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, dilekçe ekinde de talep edilen evrakları ibraz ettiğini bildirdiğini, buna rağmen Kurumun 18/8/2020 tarihli yazısıyla, borçlanma dilekçesinde belirttiği adrese 13/9/2019 tarihli eksik evrak tebligatının yapılamadığından Kurumun 2011/48 sayılı Genelge hükümlerinin tekrarlanarak itirazının reddedildiğini belirterek 27/7/2019 tarihli başvurusuna istinaden yurtdışı borçlanma tahakkuk cetvelinin tanzimi ile yurtdışı adresine tebliği ve kanuni 3 aylık ödeme süresinin bu tebliğ tarihinden itibaren başlatılması yönünde tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru
konusuna ilişkin 26/2/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle;
2.1) Yurt dışı hizmet borçlanma talebi kapsamında, 13/9/2019 tarihli ve sayılı yazı ile eksik
bilgi ve belgelerinin neler olduğu ve bunları 3 ay içerisinde tamamlayarak Bayburt Sosyal Güvenlik İl
Müdürlüğüne göndermesi gerektiği bilgisinin başvurana verildiği, söz konusu yazının başvuran tarafından doldurulan Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinde belirtilen adrese gönderildiği ancak başvuranın gönderiyi almadığı için tebliğ edilmediği, eksik belge ve bilgilerin 3 ay içerisinde ibraz edilmemesi nedeniyle başvuranın borçlanma başvurusunun geçersiz sayıldığı,
2.2) Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in 7.
maddesinin üçüncü fıkrasında; Yönetmelik’in 9. maddesinde belirtilen ve borçlanılacak süreye uygun belge asıllarının borçlanma talep dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğunun ve Kurumun, bu belgelerin aslı yerine örneğini ve borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri istemeye yetkili olduğunun, yine aynı Yönetmelik’in 8. maddesinde de, borçlanma talebinde bulunanların yurt dışında geçen ve borçlanmaya esas olacak sürelere ait Yönetmelik’in 9. maddesinde belirtilen belgelerden durumlarına uygun olanını, Kuruma ibraz etmekle belgelendirme mecburiyetlerini yerine getirmiş olacaklarının hüküm altına alındığı,
2.3) 2011/48 sayılı “Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri” konulu Kurum Genelgesi’nin ikinci
bölümünde “1.4. Yazılı istekte bulunmak” başlığı altında, Yurtdışı Borçlanma Talep Dilekçesinin Kuruma verilmesi sırasında dilekçenin kontrol edilerek eksik olduğu belirlenen bilgi ve beyanların tamamlanmasının sağlanacağının, posta yoluyla alınan dilekçelerin de geciktirilmeden kontrol edilerek varsa eksik olduğu belirlenen bilgi ve beyanların tamamlanması için başvuru sahibine iade edileceğinin, Kurumun yazılı bildirisine rağmen eksik bilgi, beyan ve belgelerini üç ay içinde ibraz etmeyenlerin borçlanma işlemlerinin durdurularak, borçlanmanın geçersiz olduğu bilgisinin başvuru sahibine yazılı olarak bildirileceğinin ve söz konusu üç aylık sürenin belirlenmesinde ilgili yazının Kurumdan çıkış tarihinin esas alınacağının düzenlendiği,
2.4) 2011/48 sayılı Genelge ile başvuru sahiplerine eksik belge ile müracaat etseler dahi eksik
belgelerini, Kurumun yazılı bildirisine istinaden ve bahse konu yazının Kurumdan çıkış tarihinden itibaren
3 ay içerisinde tamamlamaları yönünde başvuru sahipleri lehine düzenleme yapıldığını, şayet bu hak
verilmemiş olsa idi bahse konu borçlanma talebinin eksik belge ile yapılmış olduğundan en baştan geçersiz sayılacağını,
2.5) Bununla birlikte, mevzuatta borç miktarının ilgiliye iadeli taahhütlü posta ile tebliğ edileceği
belirtilmekle beraber eksik belgelerin tamamlanması hususunda iadeli taahhütlü ya da 7201 sayılı Tebligat
Kanunu hükümleri ile tebliğ yönünde bir kısıtlamaya gidilmediği, söz konusu yazının Kurumdan çıkış tarihinin esas alınacağı belirtilerek bildirimin adi posta ile yapılmasına cevaz verildiği, bu nedenle bildirimin doğrudan başvuranın beyan ettiği adrese yapıldığı,
2.6) Bu kapsamda başvurana hangi evrakların eksik olduğu ve bu evrakları 3 ay içerisinde tamamlanması
gerektiğine ilişkin bilgiyi ihtiva eden yazının Kurumdan çıkış tarihinin 13/9/2019 tarihi olduğu, buna göre belge tamamlama süresinin 13/12/2019 tarihinde sona erdiği,
2.7) Başvuranın 17/7/2020 tarihinde telefon ile arayarak tebliği öğrendiğini belirttiği dilekçesi ve
ekindeki belgelerin Kurum kayıtlarına 20/7/2020 tarihinde girdiği, bununla birlikte yasal sürenin dışına çıkılmış olması sebebiyle işleme alınmadığı ve 2011/48 sayılı Genelge’deki düzenleme gereğince başvuranın borçlanma işleminin geçersiz sayıldığı,
2.8) Sonuç itibarıyla, başvuran hakkında yapılan iş ve işlemlerin yurt dışı borçlanma talebinde
bulunduğu tarihte yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde sonuçlandırıldığı, bu nedenle başvuranın 30/7/2014 tarihli borçlanma talebine istinaden işlem tesis edilmesine imkân bulunmadığı, öte yandan başvuranın yeni bir talepte bulunması halinde borçlanma işleminin yeni talebine istinaden sonuçlandırılabileceği,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin
Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un;
5.1) “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde;
“Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”
5.2) “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin (c) bendinde;
“Bu Kanunda geçen:
…
c) Sürelerin Değerlendirilmesi; Türk vatandaşlığını haiz olanların 1 inci maddede belirtilen sürelerinin istekleri halinde değerlendirilmesini,
ifade eder.”
5.3) “Başvurulacak kuruluşlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında;
“Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.”
5.4) “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında;
“Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %45’idir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.”
6) 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebligatın yapılması” başlıklı 1. maddesinde;
“Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.”
7) Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in;
7.1) “Borçlanma başvurusunda istenilecek belgeler” başlıklı 7. maddesinde;
“Borçlanma başvuruları, örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumun internet sayfasında yayımlanan Yurtdışı
Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılır.
Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesinde, yurtdışında borçlanma kapsamında geçen sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreleri bulunan kişinin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, borçlanılmak istenilen sürenin niteliği ve süresi, borçlanma miktarının hesabına esas bir günlük prime esas kazanç tutarı ve tebligat adresi ile Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi geçen çalışmaları varsa kurumu, sigortalılık statüsü, sicil numarası ve süresi belirtilir.
Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesine, 9 uncu maddede belirtilen ve borçlanılacak süreye uygun belge asıllarının eklenmesi zorunludur. Kurum, bu belgelerin aslı yerine örneğini ve borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri istemeye yetkilidir.”
7.2) “Sigortalılık sürelerinin belgelendirilmesi mecburiyeti” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrası
ile 6/11/2020 tarih ve 31296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 6. maddesiyle yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında;
“Borçlanma başvurusunda bulunanlar, yurtdışında geçen ve borçlanmaya esas olacak sürelerine ait 9 uncu maddede belirtilen belgelerden durumlarına uygun olanını, Kuruma ibraz etmekle belgelendirme mecburiyetlerini yerine getirmiş olurlar.
Kurum, gerektiğinde sigortalılık sürelerinin tespiti için sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerden idari yardım talebinde bulunabilir.”
7.3) “Borçlanmaya esas sürelere ait belgeler” başlıklı 9. maddesinin, 6/11/2020 tarih ve 31296
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 7. maddesiyle değiştirilmeden önceki birinci fıkrasının (a) bendinde;
“Borçlanma yapılabilmesi için;
a) Borçlanılacak süre sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerde geçmişse;
1) Çalışılan ülkede bağlı bulunulan sigorta merciinden alınacak hizmet cetveli veya sigorta kartlarından,
2) Sigortalıların çalıştıkları iş yerlerinin resmi kuruluşlara ait olması veya resmi kuruluşlarca ya da kamu
kurumu olarak kabul edilen kuruluşlarca düzenlenmesi halinde, belgelerin ayrıca tasdikine gerek kalmaksızın; çalışılan ülkede işyerinin ait olduğu belediyelerce düzenlenmiş hizmet belgeleri, vergi dairelerince çalışılan sürelere ilişkin düzenlenmiş belgeler, iş bulma kurumlarınca işsizlikte geçen sürelere ilişkin verilen belgeler, ilgili meslek kuruluşları veya birliklerince veya diğer resmi kuruluşlarca verilen hizmet belgelerinden,
3) Yurtdışında kendi adına ve hesabına çalışanların bağlı oldukları vergi dairesi, ilgili meslek kuruluşu
veya birliklerince verilen hizmet belgesinden,
4) Bulunulan ülkelerdeki Türk konsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya ataşelikler
gibi temsilciliklerden alınacak ve yurtdışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgelerinden, …
durumlarına uygun olan belgenin Kuruma ibraz edilmesi gerekir.”
7.4) “Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi” başlıklı 10. maddesinin dördüncü ve
altıncı fıkralarında;
“Kurumca birinci fıkraya göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir.
Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih, borcun tebliğ tarihidir.
…
Borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılır.
Üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden süre geçerli sayılır. Borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesi, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlıdır.”
7.5) “Borçlanmadan vazgeçme ve borçlanma miktarının iadesi” başlıklı 11. maddesinin birinci
fıkrasında;
“Borçlanma başvurusunda bulunup borcu tebliğ edilmeden ya da tebliğ edildikten sonra üç aylık süre içinde borçlanma başvurusundan vazgeçtiklerini yazılı olarak Kuruma bildirenlerin borçlanma başvuruları geçersiz sayılır.”
8) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün 8/6/2011 tarihli
ve 2011/48 sayılı Genelgesi’nin, borçlanma talep tarihinde yürüklükte olan “Yurtdışı Borçlanma
İşlemleri” başlıklı ikinci bölümünün “Borçlanmanın şartları” başlıklı birinci maddesi altında yer verilen ve “Yazılı istekte bulunmak” başlıklı 1.4. maddesinin son paragrafında;
“Borçlanma için belgelendirme ve tahakkuk eden borcun üç ay içinde ödenme mecburiyeti dikkate alındığında, Kurumun yazılı bildirisine rağmen eksik bilgi, beyan ve belgelerini üç ay içinde ibraz etmeyenlerin borçlanma işlemleri durdurularak, borçlanmanın geçersiz olduğu başvuru sahibine yazılı olarak bildirilecektir. Bu durumda olanların borçlanma işlemi, yeni bir Yurtdışı Borçlanma Talep
Dilekçesine göre sonuçlandırılacaktır. Söz konusu üç aylık sürenin belirlenmesinde ilgili yazının
Kurumdan çıkış tarihi esas alınacaktır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran özetle; 27/7/2019 tarihli yurtdışı borçlanma
talebini konu alan dilekçesine istinaden gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.
11) Buna karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ise başvuranın 30/7/2019 tarihli yurtdışı hizmet
borçlanma talep dilekçesinde eksik olduğu tespit edilen belgelerin tamamlanması hakkında 13/9/2019
tarihli ve E: sayılı yazının yazıldığı ifade edilmektedir. Yine Kurum tarafından söz konusu yazının Kurumdan çıkış tarihinin 13/9/2019 tarihi olduğu, buna göre 2011/48 sayılı Genelge’de belirtilen üç aylık eksik belgeleri tamamlama süresinin 13/12/2019 tarihinde dolduğu, bu nedenle başvuranın ek belge gönderdiği dilekçesinin Kurum kayıtlarına girdiği 20/7/2020 tarihinin, söz konusu üç aylık sürenin bitişinden sonraki bir tarih olması nedeniyle başvuranın 30/7/2019 tarihli talebi doğrultusunda işlem yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmektedir. Şu durumda başvuranın, yurt dışında geçen sürelerinin borçlandırılması talebinde eksik olduğu tespit edilen evrakın tamamlanmasına yönelik üç aylık sürenin hesabında, bu husustaki bilgilendirme yazısının Kurumdan gönderildiği tarihin esas alınarak başvuranın borçlanma talebinin geçersiz sayılmasına yönelik Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
12) Görüldüğü üzere somut uyuşmazlık, ilgililerin yurt dışında geçen sürelerini borçlanmaya ilişkin
başvurularında eksik olduğu tespit edilen evrakın tamamlanmasına yönelik üç aylık sürenin hangi tarihten itibaren hesaplanması gerektiği noktasında düğümlenmektedir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için,
3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanma taleplerine ilişkin olarak idare tarafından yapılacak
bildirimlerin tebliğ usulünün irdelenmesi zaruridir.
13) Bu kapsamda 2020/89059 numaralı başvuru hakkında verilen 16/12/2020 tarihli Tavsiye
Kararı’nda, 3201 sayılı Kanun kapsamındaki işlemler hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından
yapılacak tebligat usulünün irdelendiği ve aşağıdaki değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir:
“13.1) Bu noktada değinmek gerekir ki; tebligat, yetkili makamlarca birtakım hukuki işlemlerin, işlemin hukuki sonuçlarından etkilenmeleri istenilen kişilere kanuna uygun şekilde bildirimini ve bu bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının belgelendirilmesini ifade etmektedir. Bu nedenle söz konusu işlemlerin kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi, her şeyden önce muhatabına bildirilmesine bağlıdır. Bu yönüyle tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan iddia ve savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir.
(Anayasa Mahkemesinin 13/11/2014 tarihli ve E: 2013/95, K: 2014/176 sayılı kararından. Kaynak:
www.corpus.com.tr ) Bu nedenle yetkili makamların, tebliğ işlemlerini yürütürken gerekli özeni göstermemesi nedeniyle muhatabının tebliğ konusuna vâkıf olamadığı durumlarda, muhatabının herhangi bir kusuru bulunmadığı hâlde tebligata bağlanan hukuki sonuçtan sorumlu tutmak hakkın varlığını anlamsız kılacaktır. (Anayasa Mahkemesinin; 25/10/2017 tarihli ve E: 2014/7805, K: 2014/7805; 21/3/2019 tarihli ve E: 2016/2595, K: 2016 2595 sayılı kararları. Kaynak: www.corpus.com.tr ) Şu halde tebligat konusu hukuki işlemin ilgilisi hakkında hukuki sonuç doğurmasının, kanuna uygun şekilde bildirim yapılmasının yanında, bu bildirimin ayrıca usulüne uygun olarak belgelendirilmesine de bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
13.2) Bu anlamda tebligat, tebliğ konusu hakkında muhatabın bilgilendirilmesinin yanında, bu
bilgilendirmenin belgelendirilmesini de içeren bir usul işlemidir. Nitekim 7201 sayılı Kanun, tebligatın bu özelliklerinin somut olarak gerçekleşmesini tamamen birtakım şekli kurallar ile sağlamaya çalışmaktadır. Dolayısıyla Kanun’un amacı; tebliğin muhatabına ulaşması, tebliğ konusu ile ilgili olarak muhatabın bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Hâl böyle iken, Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacak tebligatlarda, söz konusu şekli hükümlerin en ufak ayrıntılarına
kadar uygulanması yasal zorunluluktur. (Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 16/3/2017 tarihli ve E:
2017/1090, K: 2017/2178 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr )
13.3) Bu noktada ifade etmek gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve
Kontrol Kanunu’na ekli IV sayılı cetvelde sayılan sosyal güvenlik kurumları arasında yer almaktadır. Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak tebligatların, altı numaralı paragrafta yer verilen düzenleme doğrultusunda 7201 sayılı Kanun’a tabi olduğu açıktır. Dolayısıyla mezkûr idare tarafından yapılacak tebligatların usulüne uygun olması için, 7201 sayılı Kanun’daki zorunlu şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir.
13.4) … Hal böyle iken, yurt dışı çalışma sürelerinin borçlandırılması talebini konu alan geçerli bir
dilekçenin mevcut olduğu durumlarda, ilgililerin talep dilekçelerinde belirttikleri adreslere yapılacak tebligatların Kurumun sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.”
14) Bu açıklamalar doğrultusunda, 3201 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlere ilişkin olarak Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak tebligatların 7201 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmesinin yasal zorunluluk olduğu kabul edilmelidir. Nitekim 2020/2456 numaralı başvuruya ilişkin 27/4/2020 tarihli Tavsiye Kararı’nda da, 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılacak tebligatın 7201 sayılı Kanun’da öngörülen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiği, aksi halde tebligatın usulsüz olacağı değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir. Bu nedenle somut olayda, başvuranın yurt dışında geçen sürelerinin borçlandırılmasına yönelik gerçekleştirilen işlemler kapsamında eksik belgelerin bulunduğuna ve üç aylık süre içerisinde tamamlanmasına yönelik yazının tebliğinde de 7201 sayılı Kanun hükümlerinde benimsenen usulün izlenmesi gerektiği açıktır. Sonuç olarak, söz konusu üç aylık sürenin hesabında 13/9/2019 tarihli ve E: sayılı yazının Kurumdan çıkış tarihinin esas alınmasına hukuken imkân bulunmamakta olup, üç aylık sürenin mezkûr yazının 7201 sayılı Kanun’a uygun olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren başlatılması gerekmektedir.
15) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; yurt dışı hizmet borçlanma talep dilekçesinde
eksik olduğu tespit edilen evrakın tamamlanmasına yönelik üç aylık sürenin hesabında, bu yöndeki yazının
Kurumdan çıkış tarihinin esas alınarak başvuranın borçlanma başvurusunun geçersiz sayılmasına yönelik
Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Bayburt Asliye Hukuk Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvuranın yurt dışında geçen sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin başvurusunun geçersiz sayılmasına yönelik Kurum işleminin geri alınması hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,
6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığı tarafından tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın, başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi