ÖZET: Başvuran, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı Sabuncular Çay Fabrikası’nda 1976-1983 yılları arasında geçici işçi olarak çalıştığını ve bu sürelerin emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınmadığını iddia ederek, bu dönem için emekli ikramiyesi talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın bu süreler için kıdem tazminatı alacak şekilde iş akdinin sona ermediğini belirterek talebi reddetmiştir. Başvuranın iş akdi, 1984 yılında işverenin davet etmesine rağmen çalışmaya başlamadığı için feshedilmiştir.

Kurum, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434 sayılı mülga Emekli Sandığı Kanunu çerçevesinde, emekli ikramiyesinin ödenebilmesi için çalışmanın kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermiş olması gerektiğini vurgulamıştır. Başvuranın, geçici işçi statüsünde çalıştığı sürelerin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyen bir şekilde sona erdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, başvuranın emekli ikramiyesi talebi, ilgili mevzuat ve yapılan değerlendirmeler doğrultusunda reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını dikkate alarak, başvuranın talebinin hukuka uygun bir şekilde sonuçlandığını belirtmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/8246-S.21.13229

BAŞVURU NO : 2021/1966

KARAR TARİHİ : 31/05/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

ÇAY İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Emekli ikramiyesi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 28/01/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı Sabuncular Çay Fabrikası Müdürlüğünde 1976-

1983 yılları arasında geçici işçi statüsünde toplam 768 gün çalıştığını, 6/12/1983 tarihinde memuriyete

başladığını, 16/9/2020 tarihinde isteği üzerine emekli olduğunu, ancak 1976-1983 yılları arasındaki çalışmalarının emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınmadığını belirterek söz konusu çalışma sürelerine emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru

konusuna ilişkin 17/2/2021 tarihli ve E: sayılı yazısında özetle;

2.1) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 4. maddesi gereği 5510

sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce sosyal güvenlik bakımından 5434 sayılı

Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan sigortalılar, emekliler ile bunların dul ve yetimlerinin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında, 5510 sayılı Kanun’da aksine bir hüküm belirtilmedikçe, 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan mülga hükümleri de dâhil olmak üzere 5434 sayılı Kanun hükümleri ile mülga 2829

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı,

2.2) Bu kapsamda 5434 sayılı Kanunu’nun 89. maddesi ile 2829 sayılı Kanun’un 12. maddesi gereğince

5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda işçi, mevsimlik işçi, geçici işçi vb. statülerde

çalışanlara ikramiye ödenebilmesi için, bu çalışmalara yukarıda anılan maddelere göre kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenmediğinin tespitiyle birlikte kişilerin kamuda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği,

2.3) Bu doğrultuda 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde belirlenen kıdem tazminatının ödenmesini

gereken hallerin sayıldığı, bu hükümler çerçevesinde 5434 sayılı Kanun’a tabi daire kuruluş ve ortaklıklarda; işçi, mevsimlik işçi, geçici işçi vb. statülerde çalışan emeklilerin bu sürelerinin emekli ikramiyesi ödenmesi sırasında dikkate alınabilmesi ve ilgililere ikramiye ödenebilmesi için, gerek sigortalılıklarının kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erip ermediğinin, gerekse kamu kurumlarında sigortalı geçen söz konusu sürelere kıdem tazminatı ödenip ödenmediğinin tevsik edici bilgi ve belgeler (ayrılış nedenini ve kıdem tazminatı ödenip ödenmediğini gösterir her türlü bilgi ve belge)

çerçevesinde tespit edilmesi ve gerekse de kıdem tazminatı ödenmesi gereken çalışma süresinin en az bir tam yıl olması gerektiği,

2.4) Öte yandan 29/6/2020 tarihli ve 2020/22 sayılı “5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü Maddesi

Kapsamındaki Sigortalıların Sigortalılık, Tahsis ve Ödeme İşlemleri” başlıklı Genelge’nin “Kanun

Kapsamında Tahsis İşlemlerine İlişkin Esaslar” başlıklı İkinci Kısmının “Emekli İkramiyesi” başlıklı

Yedinci Bölümünün “1.3.3.5.Kamuda Geçici Süreli Çalışılan Sürelere Emekli İkramiyesi Ödenmesi” başlıklı alt bölümünde yer alan hüküm gereği, kamu kurum ve kuruluşlarında 4/1-(a) bendi kapsamında çalışmakta iken 4/1-(c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların 4/1-(a) bendi kapsamındaki çalışmalarının emekli ikramiyesinde değerlendirilebilmesi için, ilgililerin aynı kurumda açılan görevde yükselme sınavı vb. sınav sonucunda veya kurum kararı ile devlet memuru kadrolarına atanmış olmasının veyahut yasal düzenleme sonucunda gerek zorunlu olarak gerekse ilgililerin isteği üzerine statüsünün değiştirilmiş olmasının gerektiği,

2.5) Bu kapsamda Rize Valiliği Çayeli Kaymakamlığında Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmakta iken

16/9/2020 tarihinde isteği ile emekliye sevk edilmesi üzerine başvurana, 29/9/2020 tarihli ve sayılı işlem ile 1. derecenin 4. kademesi intibakı ve (2200) ek gösterge rakamı üzerinden 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(c) bendi kapsamındaki 36 yıl 9 ay 14 gün fiili hizmet süresi, 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması süresi ve

5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamındaki 2 yıl 1 ay 18 gün hizmet süresi olmak üzere toplam 40

yıl 7 ay 2 gün hizmet süresine karşılık 15/10/2020 tarihinden geçerli olmak üzere emekli aylığı bağlandığı,

2.6) Başvuran adına, 4/1-(c) bendi kapsamındaki 36 yıl 9 ay 14 gün fiili hizmet süresi ve 1 yıl 8 ay askerlik

borçlanması süresi olmak üzere emekli ikramiyesi ödenmesine müstahak toplam 38 yıl 5 ay 14 gün hizmet süresinin (38) tam yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, bununla birlikte Sabuncular Çay

Fabrikasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1 -(a) bendi kapsamında geçen sürelerinin ne şekilde sona erdiğinin ve bu sürelere ilişkin olarak kıdem tazminatı vb. herhangi bir adla tazminat ödenip ödenmediğinin

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

bildirilmesinin 30/9/2020 tarihli yazı ile Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünden talep edildiği, Çay

İşletmeleri Genel Müdürlüğünün 8/10/2020 tarihli ve E- sayılı cevabi yazısında; başvuranın geçici işçi (mevsimlik) statüsünde çalıştığının, söz konusu çalışmalarına ilişkin olarak herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığının ve sigortalılığının işveren tarafından ihbarsız ve tazminatsız olarak feshedildiğinin bildirildiği, söz konusu yazı ekinde alınan 30/5/1984 tarihli ve sayılı başvurana hitaplı fesih yazısında; “1984 yılı çay kampanyasında çalışmanız için ilan ve duyuruda bulunduğumuz halde en son müracaat günü olan 15/5/1984 tarihine kadar çalışmak için Müdürlüğümüze müracaatta bulunmadığınızdan iş akdiniz ihbarsız ve tazminatsız olarak feshedilmiştir.” ifadelerinin yer aldığı,

2.7) Buna göre başvuranın, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Sabuncular Çay Fabrikasında 25/5/1976-

5/10/1983 tarihleri arasında fasılalı olarak 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında mevsimlik işçi olarak geçen 2 yıl 1 ay 18 günlük çalışmalarının, yeni çay toplama sezonunda görevine çağrılmasına rağmen çalışmaya başlamaması nedeniyle 30/5/1984 tarihinde iş akdinin feshedilmesi sonucu sona erdiği, bir diğer ifadeyle söz konusu çalışmalarının 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazandıran sebeplere aykırı biçimde sona erdiği bildirildiğinden, söz konusu sürelerine emekli ikramiyesi ödenmemesi yönündeki Kurum işlemlerinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

3) Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığının 10/3/2021 tarihli ve

sayılı yazısında özetle;

3.1) Başvuranın 25/5/1976-5/10/1983 tarihleri arasında Sabuncular Çay Fabrikası Müdürlüğünde

kampanya süreleri içerisinde İş Kanunu’na tabi geçici işçi statüsünde 768 gün çalıştığı,

3.2) Bununla birlikte 1984 yılı kampanyasında çalışmak için müracaatta bulunmadığından, iş akdinin

15/5/1984 tarihinde feshedildiği, iş akdi kıdem tazminatı alacak şekilde sona ermediğinden, kıdem tazminatı adı altında bir ödeme yapılmadığı,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin

birinci fıkrasında;

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6) 5434 sayılı mülga Emekli Sandığı Kanunu’nun “İkramiye” başlıklı 89. maddesinde;

“Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen

Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı

Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.

Emekli ikramiyesinin hesabına esas hizmet süresinin tespitinde dikkate alınmak üzere, emeklilik veya malullük aylığı bağlanması dışında herhangi bir sebeple görevleri sona erenler için, görevin sona erme sebebinin bu durumu kanıtlayan belgelerle birlikte yazılı olarak kuruma bildirilmesi ve bunların özlük dosyasında saklanması zorunludur. Bu zorunluluğa uymayanlar ikinci fıkra hükümlerinden yararlandırılmazlar…

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

Bu madde gereğince Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen emekli ikramiyeleri, düzenlenecek fatura üzerine

Sayıştay ve Danıştay başkanları için kendi kurumları, diğerleri için emekliye sevk onayını veren kurum tarafından karşılanır. Özelleştirilen, faaliyeti durdurulan, kapatılan veya tasfiye edilen kamu idareleri tarafından karşılanması gereken emekli ikramiyesi tutarları ise, emekliye sevk onayı aranmaksızın ve faturası karşılığında Hazine tarafından karşılanır. Bu fıkraya göre Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemelerin, fatura düzenlenmesini müteakip iki ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılması zorunludur…”

7) 2829 sayılı mülga Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hakkında Kanun’un “Emekli ikramiyesi” başlıklı 12. maddesinde;

“(…) kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır.

Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.

Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır. Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır.”

8) 1475 sayılı mülga İş Kanunu’nun “Kıdem tazminatı” başlıklı 14. maddesinde;

“1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,

Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.

12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.

İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz.

T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle

Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.

Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.

Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz.

Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar…”

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

9) 4957 sayılı İş Kanunu’nun geçici 6.maddesinde;

“Kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı fonu kurulur. Kıdem tazminatı fonuna ilişkin Kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri için 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümlerine göre kıdem tazminatı hakları saklıdır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11) Başvuran bir numaralı paragrafta da ifade edildiği üzere, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı

Sabuncular Çay Fabrikası Müdürlüğünde 1976-1983 yılları arasında geçici işçi statüsünde geçen toplam

768 günlük çalışma sürelerine emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir.

12) Bilindiği üzere farklı statülerde çalışan kişileri ilgilendiriyor olsalar da hem kıdem tazminatı hem de

emekli ikramiyesi ortak bir deyimle, ilgililerin çalışmalarının karşılığı olarak ödenen toplu bir meblağı ifade etmektedir. Bununla birlikte her iki ödemenin gerçekleşmesi için de çalışma ilişkisinin belirli şartları taşıyarak son bulması gerekmektedir. Nitekim 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesi her iki toplu ödemenin de ne zaman, hangi şartlar altında yapılacağını düzenlemektedir. Ancak farklı hukuki statülere tabi kişileri ilgilendiren bu düzenlemeler, 2829 sayılı Kanun uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emekli ikramiyesinin hesabı konusunda kesişmektedirler. Bu durum ise 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin dördüncü fıkrası ile 2829 sayılı

Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmektedir. Özetle ifade etmek gerekirse mezkûr düzenlemeler, 2829 sayılı Kanun uygulanarak emekli aylığı bağlanan kişilerden, 5434 sayılı Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda işçi statüsünde çalışmış olanların bu hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş ilişkisinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermiş ve kişilere kıdem tazminatı veya bu mahiyette başka bir ödemenin yapılmamış olmasını gerektirmektedir. (Kamu

Denetçiliği Kurumunun 11/8/2017 tarihli ve E: 9220 sayılı kararından)

13) Somut olayda başvuranın, 25/5/1976-5/10/1983 tarihleri arasında Sabuncular Çay Fabrikası

Müdürlüğünde kampanya süreleri içerisinde İş Kanunu’na tabi geçici işçi statüsünde 768 gün çalıştığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Bununla birlikte başvuranın Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğünde, 6/12/1983 tarihinde memur olarak göreve başladığı görülmektedir. Bu kapsamda başvuranın söz konusu çalışmasının, Sabuncular Çay Fabrikası Personel Müdürlüğünün başvuranı muhatap alan 30/5/1984 tarihli,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

sayılı ve dosya numaralı iş akdinin feshini konu alan yazısı ile 1984 yılı çay kampanyasında çalışma için ilan ve duyuruda bulunulduğu halde en son müracaat günü olan 15/5/1984 tarihine kadar çalışmak için müracaatta bulunmadığı gerekçesiyle ihbarsız ve tazminatsız olarak feshedilmesi üzerine sona erdiği anlaşılmaktadır.

14) Bu noktada belirtmek gerekir ki; çalışmanın sadece yılın belirli bir döneminde sürdürüldüğü veya tüm

yıl boyunca çalışılmakla birlikte çalışmanın yılın belirli dönemlerinde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanmakta ve mevsimlik iş sözleşmelerinin, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11.

maddesindeki hükümlere uygun olarak belirli süreli olarak yapılabileceği gibi belirsiz süreli olarak da kurulabileceği kabul edilmektedir. Bu doğrultuda tek bir mevsim için yapılmış belirli süreli iş sözleşmesi, mevsimin bitimi ile kendiliğinden sona ermekte ve bu durumda işçi ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamamaktadır. Buna karşılık işçi ile işveren arasında mevsimlik bir işte belirli süreli iş sözleşmesi yapılmış ve izleyen yıllarda da zincirleme mevsimlik iş sözleşmelerle çalışılmışsa, iş sözleşmesi belirsiz süreli nitelik kazanmaktadır. Bu durumda, belirsiz süreli sözleşme ile işe alınan ve mevsimin sona ermesi nedeniyle işyerinden ayrılan bu işçilerin iş sözleşmeleri kendiliğinden sona ermemektedir. Söz konusu iş sözleşmeleri, ertesi yılın iş sezonunun başına kadar askıda kalmaktadır. Böylece mevsim bitimi ile askıya alınan iş sözleşmesi, tarafların fesih iradesi yok ise feshedilmiş sayılmamaktadır. Bununla birlikte ertesi yıl mevsim başında işe alınmayan işçinin iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilmiş olmaktadır. Öte yandan işveren tarafından davet edildiği halde işbaşı yapmayan işçinin iş sözleşmesi ise devamsızlık nedeniyle işveren tarafından haklı nedenle feshedilmiş veya işçi tarafından bozulmuş sayılmaktadır. (Yargıtay Yirmi

İkinci Hukuk Dairesinin 7/11/2012 tarihli ve E: 2012/4883, K: 2012/24508 sayılı kararı. Kaynak:

www.corpus.com.tr ) Bu durumda ise işverenin feshi haklı nedene dayandığından, işçiye kıdem tazminatı ödenmesi mümkün olmamaktadır.

15) Hal böyle iken 1984 yılında davet edildiği halde işbaşı yapmayan başvuranın iş sözleşmesinin, 1475

sayılı Kanun’un 14. maddesine uygun olarak kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermediği açıktır. Sonuç olarak başvurana yapılacak emekli ikramiyesi ödemesinde, 25/5/1976-5/10/1983 tarihleri arasında Sabuncular Çay Fabrikası Müdürlüğünde geçen çalışma sürelerinin dikkate alınmasına imkân bulunmamaktadır.

16) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın Sabuncular Çay Fabrikası

Müdürlüğünde geçen işçilik sürelerine emekli ikramiyesi ödenmemesine yönelik Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Rize İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;

Kararın başvurana, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğüne tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr