ÖZET: Başvuran, TCDD 6. Bölge Müdürlüğü’nde 1987 ve 1988 yıllarında toplam 240 gün çalıştığını, ancak bu sürenin emeklilik hesaplamalarına dahil edilmediğini öne sürerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvuruda bulunmuştur. Başvurusunda, emekli maaşı ve ikramiyesinin yeniden hesaplanmasını ve eksik ödenen farkların kendisine ödenmesini talep etmektedir. SGK, başvuranın iddialarını incelemeden, eksik hizmet süresinin kabul edilmediğini bildirmiştir. Başvuran, bu durumu Kamu Denetçiliği Kurumu’na iletmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın çalıştığı dönemdeki hizmetinin tespitine yönelik bir inceleme yapılmasını önermiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, SGK’nın başvuranın hizmet süresini yeniden değerlendirmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, başvurunun incelenmesi sırasında SGK’nın gerekli belgeleri talep etmesi ve eksik hizmet sürelerini tespit etmesi gerektiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın emekli maaşı ve ikramiyesinin yeniden hesaplanması için SGK’ya tavsiyede bulunmuş ve bu sürecin 30 gün içinde tamamlanmasını istemiştir. Başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde, SGK’nın bu tavsiyeye uygun hareket etmesi gerektiği ifade edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/12286-S.21.19713 –

BAŞVURU NO : 2021/5020

KARAR TARİHİ : 23/08/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın, TCDD 6. Bölge Müdürlüğü bünyesinde 1987 ve 1988

BAŞVURUNUN KONUSU :

yıllarında geçen 240 günlük çalışmasının hizmet olarak kabulü, emekli maaşının ve emekli ikramiyesinin buna göre hesaplanması, aradaki farkın ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 03/03/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, 05.09.1985 tarihinde Adana TCDD 6.Bölge Müdürlüğünde işe başladığını, 05.09.1985-

14.03.1990 tarihleri arasında 399 sayılı KHK kapsamında, 15.03.1990 tarihinden itibaren de 233 sayılı

KHK kapsamında 16.10.2017 tarihine kadar aralıksız çalıştığını ve anılan tarihte isteğiyle emekliye ayrıldığını, emeklilik işlemleri sonrasında 1987 yılı Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos aylarına ait 120 gün ve 1988 yılı Ocak-Şubat-Mart-Nisan aylarına ait 120 gün olmak üzere toplam 240 gün hizmetinin eksik olduğunu fark ettiğini, bunun üzerine çalıştığı kurumdan temin ettiği belgelerle Sosyal Güvenlik

Kurumu’na (SGK) yaptığı müracaata sigortalı gün sayısının 1376 gün olarak değerlendirildiği ve buna göre ikramiye ve maaş hesaplarında bir hata olmadığı şeklinde cevap verildiğini, Sosyal Güvenlik

Kurumu’na (SGK) yeniden müracaat etmesine rağmen gecen 9 aylık süre zarfında cevap verilmediğini belirtilerek SGK kayıtlarında görünmeyen sigortalı olarak çalıştığı 240 günün hizmet süresine ilave edilmesini, emeklilik ikramiyesi ve emekli maaşımın buna göre yeniden hesaplanmasını, eksik ödenen emekli ikramiyesi ve maaş farklarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 13/3/2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel

Müdürlüğü tarafından gönderilen;

2.1. 23/3/2021 tarihli ve sayılı yazıda başvuran hakkında yapılacak işlemlere esas teşkil edecek bilgi ve belgelerin bir örneği ekte gönderilen yazıları ile Adana İl

Müdürlüğünden talep edildiği, gelecek cevaba göre ayrıca bilgi verileceği, 2.2. 31/5/2021 tarihli ve 5 sayılı yazıda Adana Çukurova

Sosyal Güvenlik Merkezi (SGM) tarafından başvuranın Kurumuna hitaben yazılmış 7/6/2017 tarihli yazıda başvuranın hizmetinin bildirildiği, 1987/3 ve 1988/1 dönemi bordrolarında ismine rastlanmadığı, bu kez

Genel Müdürlüklerine gönderilen 9/4/2021 tarihli yazıda bahse konu bordroların Kurumlarına verildiğinin ancak isminin bulunmaması nedeniyle anılan dönem için adına hizmet tespiti yapılamadığı, 3. 13/7/2021 tarihli ve sayılı Dostane Çözüme Davet yazımıza cevaben Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü TCDD 6. Bölge Müdürlüğü (Adana)

tarafından gönderilen 27/7/2021 tarihli ve sayılı yazıda başvuranın 1987/3 ve 1988/1 dönem ek bordrolarının onaylı örneklerinin Kurumumuza gönderildiği, Bildirilmiştir.

4. 13/7/2021 tarihli ve sayılı Dostane Çözüme Davet ve 3/8/2021 tarihli ve 53878609–S.21.17940 sayılı ek bordroların iletildiği yazılarımıza karar önerisinin yazıldığı tarih itibarıyla verilmiş herhangi bir cevap ulaşmamıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga “Prim belgeleri” başlıklı 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının başvuranın çalışmasının geçtiği dönemde yürürlükte olan hali; “İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalının sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplamı ve prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren ve örneği yönetmelikte belirlenen prim belgelerini ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar Kuruma vermekle ve bu belgelerin muhteviyatını doğrulayacak muteber işyeri kayıtlarını Kurumca istenilmesi halinde ibraz etmekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu yazılı olarak önceden Kuruma bildirmekle yükümlüdür.” 8. 5510 sayılı sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 8.1. “Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi” başlıklı 59 uncu maddesinin birinci fıkrası; “Bu

Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütülür…” 8.2. “Prim belgeleri ve işyeri kayıtları” başlıklı 86 ncı maddesi; “(Değişik birinci fıkra: 15/7/20166728/48 md.) Bu Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddesine tabi sigortalılar ile sosyal güvenlik destek primine

/

tabi sigortalılar için işverenlerce Kuruma verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, verilme süresi ve diğer hususlar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.

İşveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflâs idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorundadır.

…

(Değişik yedinci fıkra: 17/4/2008-5754/50 md.) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler

Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir…” 9. 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliği’nin; 9.1. “Hizmet kayıtlarının düzeltilmesi” başlıklı 24 üncü maddesi; “(1) Kurumca hizmet kayıtları; a) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca veya kamu idarelerinin denetim elemanlarınca düzenlenen raporlarda gerçeğe aykırı hizmet kazandırıldığının veya hatalı ve eksik kayıt bulunduğunun tespit edilmesi, …

hallerinde düzeltilir, iptal edilir veya yeni kayıt oluşturulur…” 9.2. “Hizmetlerin tespiti” başlıklı 26 ncı maddesi; “(1) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca, işyeri kayıtlarının incelenmesi sonucunda yapılan tespitlerden çalıştığı belirlendiği hâlde, hizmetleri Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği saptanan sigortalıların geriye yönelik hizmetleri dikkate alınır.

(2) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının işyerinde yaptıkları durum tespiti sırasında, sigortalı, işyerinde çalışan diğer sigortalılar, işyeri mahallinde bulunanlar veya işveren beyanına dayanılarak yaptıkları ve tespit tarihinden önceki bir yıllık süreye ilişkin hizmetler de sigortalılıkta dikkate alınır. (Ek cümle:RG-17/4/2012-28267) Bir yıllık süreyi aşan sigortalı çalışmalar ise her zaman düzenlenebilir nitelikte olmayan kanunen geçerli kayıt ve belgeler ile kanıtlanmak şartıyla dikkate alınabilir.

…” 9.3. “Aylık prim ve hizmet belgesinin sonradan verilmesi ve resen düzenlenmesi” başlıklı 103 üncü maddesinin beşinci fıkrası; “(5) (Ek:RG-21/8/2013-28742) İşyerlerinde;

a) Fiilen veya işyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu idareleri ile 5411 sayılı

Kanun kapsamındaki kuruluşlar tarafından düzenlenen belge veya bilgilerden, çalıştığı tespit edildiği hâlde bu çalışmaları Kuruma bildirilmeyen veya eksik bildirilen, b) Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığına veya eksik ücret ödendiğine dair belgeleri Kuruma verilmeyen veya verilen bu belgeler Kurumca geçerli sayılmayan, sigortalılar ile ilgili olarak düzenlenmesi gereken, sigortalı işe giriş bildirgesi, sigortalı işten ayrılış bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgesi ünitece yapılacak bir ay süreli tebligat ile ilgili işveren veya alt işverenden istenir. Söz konusu belgeler, yapılan tebligata rağmen verilmediği takdirde ünitece resen düzenlenir.” şeklindedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan değerlendirmede, başvuranın hizmetlerinin tespitine yönelik olarak inceleme, araştırma ve gerek görülmesi halinde denetim sürecinin başlatılması, bu sürecin bitiminde varılacak sonuç doğrultusunda başvuranın emekli aylığının ve emekli ikramiyesinin yeniden hesaplanması talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda Sosyal Güvenlik

Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran özetle, 5/9/1985 tarihinden emekli olduğu 16/10/2017 tarihine kadar kesintisiz olarak

TCDD bünyesinde görev yaptığını, ancak emekli olduktan sonra 1987/3 ve 1988/1 dönemi bordrolarında adı bulunmadığı için 240 günlük hizmetinin emekli aylık ve ikramiye hesabında dikkate alınmadığını öğrendiğini, anılan dönemdeki çalışmasının kesintisiz olduğunun Kurumunca yazılı olarak bildirildiğini ve yine o dönemde düzenlenmiş ve adının yer aldığı ek bordroların da bulunduğunu belirterek hizmet süresinin ve buna bağlı olarak hesaplanacak emekli aylık ve ikramiye farkının tarafına ödenmesini talep edilmektedir.

12. Sosyal Güvenlik Kurumu’nca özetle, 1987/3 ve 1988/1 dönemi bordrolarda başvuranın adının yer almadığı, ek bordroların ise Kurumlarında bulunmadığı gerekçesiyle anılan dönemin hizmet olarak kabul edilmediği bildirmiştir.

13. Somut olayda başvuranın Kurumlarında kesintisiz olarak çalıştığına yönelik olarak TCDD 6.Bölge

Müdürlüğünce 13/3/2017 tarihli ve sayılı yazı ile SGK’ya bilgi verildiği, sonraki süreçte başvuran adına düzenlenmiş ek bordroların gerek başvuran tarafından gerekse Kurumumuz eliyle SGK’ya iletildiği görülmektedir. Bu çerçevede uyuşmazlığın her ne kadar başvuranın hizmetinin bulunup bulunmadığı noktasında düğümlendiği görülse de meselenin çözümünün öncelikle başvuranın hizmetlerinin tespitine yönelik idarece yürütülmesi gereken iş ve işlemlere bağlı olduğu anlaşılmaktadır.

14. Başvuruya konu çalışmaların geçtiği dönemde yürürlükte olan 506 sayılı Kanunun mülga 79 uncu maddesinde işverenlerin, çalıştırdıkları sigortalılara ilişkin prim belgelerini Yönetmelikte belirlenen esaslarla Kuruma vermekle yükümlü olduğu belirlenmiştir. Halen yürürlükte olan 5510 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinde sigortalılar için işverenlerce Kuruma verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin

/

şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, verilme süresi ve diğer hususlar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirleneceği, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup Kuruma verilmesi gereken belgelerin, yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgelerin Kurumca re’sen düzenleneceği düzenlenmiştir.

15. Yukarıdaki yasal düzenlemelere koşut olarak Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği’nin 26 ncı maddesinde Kanunda ifade edilen kapsamda olup bir yıllık süreyi aşan sigortalı çalışmaların ise her zaman düzenlenebilir nitelikte olmayan kanunen geçerli kayıt ve belgeler ile kanıtlanmak şartıyla dikkate alınabileceği, 103 üncü maddesinde işyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu idareleri tarafından düzenlenen belge veya bilgilerden, çalıştığı tespit edildiği hâlde bu çalışmaları Kuruma bildirilmeyen veya eksik bildirilen sigortalılar ile ilgili olarak düzenlenmesi gereken, bildirge ve belgelerin ünitece yapılacak bir ay süreli tebligat ile ilgili işverenden isteneceği, söz konusu belgelerin, yapılan tebligata rağmen verilmediği takdirde ünitece resen düzenleneceği belirlenmiştir. Buna göre, Kurumca yapılan tespitlerden kayıt ve belgeye dayanmaksızın çalıştığı belirlenen sigortalılara tespit tarihinden bir yıl geriye kadar hizmet kazandırılabilmekteyse de her zaman düzenlenebilir nitelikte olmayan kayıt ve belgelerin varlığı halinde söz konusu bir yıllık süre sınırı olmaksızın sigortalıların hizmetleri geçerli sayılabildiği anlaşılmaktadır.

16. Diğer yandan 5510 sayılı Kanunun 59 uncu maddesinde Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetiminin, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütüleceği, yine buna koşut şekilde Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği’nin 24 üncü maddesinde sigortalıların hizmet kayıtlarının hatalı veya eksik olduğunun Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca tespit edilmesi halinde düzeltileceği düzenlenmiştir.

17. Bunun yanında işverence bildirimi geç ya da eksik yapılan ya da hiç yapılmayan sigortalıların başvuruları üzerine, ilgililerin hizmetlerinin tespitine yönelik incelemenin ne şekilde yapılacağı Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın 29/01/2013 tarihli ve 2013/5 sayılı

“Sosyal Güvenlik Denetmenleri Standartları” konulu Genelgesinde açıklanmıştır. Genelgenin “ 4.11.

İhbar, Şikâyet ve Yakınmalar Hakkında Yapılacak İnceleme – İncelemelerde Dikkat Edilmesi Gereken

Hususlar” başlığı altında, Yönetmelikle tespit edilen ve sigortalı hizmet kazanımına ilişkin belgeleri işveren tarafından verilmeyen sigortalıya hizmet kazandırılabilmesi için çalışmanın fiilen, işyeri kayıtları, ücret bordrosu ve diğer her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya bilgiden tespit edilmesi gerektiği, her yasal belgedeki bilginin de çalışmanın kanıtı sayılacağı, nihayetinde, yapılan incelemelerde olayın gerçek mahiyetinin araştırılması, kayıt ve belgelerin incelenmesinin yanı sıra yerel denetim, kamu kurum ve kuruluşlarından temin edilen belge veya bilgi, alınan ifadeler, karineler, çevre incelemesi ve hayatın olağan akışı gibi unsurların da dikkate alınması ve tüm bu hususların birlikte değerlendirilerek bir kanaate varılmasının esas olduğu belirlenmiştir.

18. Diğer taraftan 86 ncı maddenin dokuzuncu fıkrasında, çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak alacaklarını ilâm ile ispatlamaları halinde mahkeme kararında belirtilen prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı belirlenmiştir. Söz konusu süre, hak düşürücü süre olup mahkemeler tarafından kendiliğinden dikkate alınması gereken sürelerdendir. Bahsi geçen süre işe giriş

/

bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için öngörülmüştür. Aynı şekilde 5510 sayılı yasanın yürürlüğü öncesinde 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda da yer bulan hizmet tespit davasında hak düşürücü süreye ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca yapılan değerlendirmede, söz konusu hak düşürücü sürenin bütün hizmet tespiti davalarında aranamayacağı, daha önce Sosyal Güvenlik

Kurumuna sigortalıya ilişkin mevzuatta belirlenen belgelerden birisinin verilmiş olması veya Kurumca kısmi hizmet tespiti yapılmış olması halinde söz konusu hak düşürücü sürenin aranmayacağı kabul etmiştir.

23/6/2004 tarihli, 2004/21-369 E. ve 2004/371 K. sayılı söz konusu kararda “İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri kuruma vermesi gerektiği Kanunun 79/1 inci maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16) , dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY.

Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık

Kanunun 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. Diğer taraftan, kurum tarafından yapılan bir tespitin olması halinde de aynı kabul şekline ulaşılmaktadır. Bu kabul şeklinin temelinde yatan neden; hiç bildirim yapılmayan sigortalılarla, kısmi bildirim yapılan sigortalıların aynı hukuksal statüye tabi tutulmalarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağının düşünülmesidir.” şeklinde hüküm kurularak

Kurumca tespit edilemeyen çalışmaların anılan şartların gerçekleşmesi halinde Kanunda öngörülen 5 yıllık süre ile bağlı kalınmaksızın davaya konu edilebileceği ve alınacak ilamla hizmet tescilinin sağlanabileceği değerlendirilmiştir. Buna göre Kurumca tespiti yapılabilen çalışmaların hizmet olarak tescilinin herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığının kabulü gerekmektedir.

19. Somut olayda ilk olarak TCDD 6.Bölge Müdürlüğünün 13/3/2017 tarihli ve sayılı yazısı ile

Kurumlarında geçen çalışmasının kesintisiz olduğu belirtilmek suretiyle SGK’dan başvuranın hizmetlerinin bildirilmesinin istendiği, anılan yazıya verilen cevapta başvuranın toplam 1376 gün hizmetinin bulunduğunun, her ne kadar çalışmalarının kesintisiz olduğu bildirilmişse de 1987/3 ve 1988/1 dönemi bordrolarında ismine rastlanmadığının bildirildiği görülmektedir. Daha sonra başvuranın 25/2/2020 tarihli dilekçesiyle 1987 ve 1988 yıllarında 120’şer gün olmak üzere toplam 240 gün hizmetinin eksik olduğunu belirterek eksik görünen günlere ilişkin Kurumundan temin ettiği belgeleri (Kurumunca başvurana hitaben yazılmış ve ekinde 1987/2 ve 1988/1 dönemi onaylı bordro örneklerinin bulunduğu yazı)

sunmak suretiyle durumunun yeniden incelenmesini ve emekli maaşı ile emekli ikramiyesinin yeniden hesaplanarak aradaki farkın tarafına ödenmesini talep ettiği, idare tarafından 18/3/2020 tarihli yazı ile tarafına olumsuz yanıt verilmesi üzerine bu kez 10/4/2020 tarihli dilekçesiyle talebini yinelediği, son olarak

Kurumumuza yaptığı müracaat sonrasında 3/3/2021 tarihli dilekçesiyle önceki taleplerini yineleyerek bir kez daha SGK’ya başvurduğu görülmektedir 20. Kurumumuza, başvuru konusuyla örtüşen nitelikte, Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen çalışmaların sigortalı hizmet olarak tespitine yönelik olarak başvurular yapılmaktadır. Benzer nitelikli bu başvurularda, ilgili kamu kurum ya da kuruluşu tarafından düzenlenmiş ve iddiaya konu çalışmanın mevcut olduğunu destekleyici mahiyette olup her zaman düzenlenebilir nitelikte olmayan belgelerin sunulması halinde Kurumumuzca gerek SGK gerekse ilgili kurum/kuruluşla irtibata geçilmekte ve hizmet tespitine

/

yönelik inceleme sürecinin başlatılması için atılması gereken adımlar idarelere hatırlatılmaktadır. Nitekim

Milli Eğitim Bakanlığı’nda ek ders ücreti karşılığı görev yapmış olmasına rağmen geçmiş yıllarda ilgili

Milli Eğitim Müdürlüklerince bir şekilde sigorta bildirimleri yapılmamış birçok başvuranın hizmetlerinin tespiti bu yolla yapılmış ve söz konusu başvurular hakkında Dostane Çözüm Kararları verilmiştir (29/5/2019, 2019/588, 29/5/2019, 2019/2011; 30/7/2019, 2019/2365; 1/8/2019, 2019/5549; 9/4/2020, 2019/22274; 15/6/2020, 2020/2218; 6/5/2020, 2019/20077).

21. Bu çerçevede mevcut başvurunun inceleme araştırma aşamasında ilk olarak 13/3/2021 tarihli yazımızla, başvuran tarafından Kurumumuza sunulan dilekçelerin, bordro örneklerinin ve idarenin cevaplarının tamamı SGK’ya gönderilmiş ve başvuranın kurumunca düzenlenmiş onaylı bordro örnekleri işaret edilmek suretiyle yapılan iş ve işlemler ile gerekçelerine ilişkin bilgi ve belgeler talep edilmiştir.

Kurumumuza gönderilen 31/5/2021 tarihli cevapta başvurunun hizmet tespitine konu kısmına yönelik herhangi bir inceleme ve araştırmaya gidilmediği görülmüştür.

22. Kurumumuza gönderilen 31/5/2021 tarihli cevapta başvuranın eksik olduğunu iddia ettiği hizmetlerin tespitine yönelik olarak ilgili birimce herhangi bir inceleme ve araştırmaya gidilmediği görülmesi üzerine bu kez 13/7/2021 tarihli yazımız ile başvuruya konu hizmetlerin bir kamu kurumunda geçtiğinin iddia edildiği, başvuranın anılan dönemde kesintisiz olarak çalıştığının ilgili kamu Kurumunca SGK’ya gönderilen yazılarda açıkça ifade edildiği, başvuranın Kurumunca düzenlenmiş ve başvuran dışında başka sigortalıların da adının yazılı olduğu onaylı ek bordro örneklerinin bulunduğu hususlarının altı çizilerek hizmet tespitine yetkili birimlerce yürütülecek süreç neticesinde ulaşılacak bilgi ve belgeler çerçevesinde durumun yeniden değerlendirilmesi istenerek SGK dostane çözüme davet edilmiştir. Yine aynı tarihli yazımız ile onaylı ek bordro örneklerinin doğrudan

SGK’nın ilgili birimine gönderilmek suretiyle sürecin başlatılması başvuranın kurumundan da istenmiştir.

23. 13/7/2021 tarihli yazımıza cevaben TCDD 6. Bölge Müdürlüğünden alınan 27/7/2021 tarihli yazıda onaylı ek bordro örneklerinin Kurumumuza gönderildiğinin görülmesi üzerine söz konusu yazının SGK

Adana İl Müdürlüğü Çukurova SGM’ne gönderilmesi gerektiğine yönelik olarak idare ile şifahen görüşülmüş, yapılan görüşmelerde yazının bir örneğinin aynı zamanda SGK Adana İl Müdürlüğü

Çukurova SGM’ne gönderildiği bilgisi alınmış, idare tarafından Kurumuza iletilen yazı ve ekleri

Kurumumuz tarafından da SGK Başkanlığı’na iletilmiştir.

24. SGK tarafından dostane çözüm davetine yönelik olarak bugüne değin Kurumumuza iletilmiş bir cevap bulunmadığı gibi başvuranın hizmetinin tespitine yönelik inceleme sürecinin başlatıldığına dair herhangi bir bilgiye de ulaşılmamıştır.

25. Somut olayda başvuranın hizmetinin bulunduğunu iddia ettiği TCDD 6. Bölge Müdürlüğünün bir kamu işyeri olduğu, TCDD 6. Bölge Müdürlüğünce başvuranın bünyelerinde kesintisiz çalıştığının

SGK’ya yazılı olarak bildirildiği, başvuruya konu dönem öncesi ve sonrasında başvuranın aynı yerde çalışmasının devam ettiği hususunun SGK kayıtlarında da sabit olduğu, TCDD 6. Bölge Müdürlüğü bünyesinde başvuruya konu döneme ilişkin başvuranla birlikte başkaca çalışanların da isimlerinin yazılı olduğu ek bordroların mevcut olduğu ve inceleme araştırma sürecinde SGK’ya gönderildiği hususları bir arada dikkate alındığında, başvuranın anılan dönemde aynı işyerinde çalıştığına ilişkin güçlü emarelerin bulunduğu değerlendirilmiştir.

/

26. Buna göre, sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasına ilişkin iş ve işlemlerin denetim sorumluluğunun temel olarak SGK’da olduğu, gerek SGK gerekse diğer idarelerce yapılan inceleme, araştırma ve denetim sonucunda SGK tarafından çalıştığı anlaşılan sigortalıların hizmetlerinin tespitine ilişkin belgelerin verilmesinin öncelikle işverenden istendiği, verilmezse re’sen tescil yoluna gidildiği ve hatalı veya eksik hizmet kayıtlarının düzeltildiği, kamu işyerlerinde geçtiği halde bildirimi yapılmamış sigortalı sürelerin tespitine yönelik olarak Kurumumuza yapılmış başvuruların da bugüne kadar

Kurumumuz, ilgili idare ve SGK arasında yürütülen süreç sonunda anılan çerçevede sonuçlandırıldığı hususları bir bütün olarak göz önüne alındığında, başvuranın TCDD 6. Bölge Müdürlüğünde geçtiği iddia edilen 240 günlük çalışmasına yönelik değerlendirmenin SGK tarafından yürütülecek inceleme, araştırma ve gerekiyorsa denetim faaliyeti sonucuna göre yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

27. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve diğer açıklamalar çerçevesinde Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın 240 günlük çalışmasının sigortalı hizmet olarak tespit edilmesi ve emekli maaşı ile emekli ikramiyesinin buna göre yeniden hesaplanarak farkın tarafına ödenmesi talebinin, çalışmanın mevcudiyetine ilişkin eldeki bilgi ve belgeler dikkate alınmayıp inceleme ve araştırmaya gidilmeksizin idarece reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

29. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Adana İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; Başvurunun KABULÜNE, Başvuranın hizmetlerinin tespitine yönelik olarak inceleme, araştırma ve gerek görülmesi halinde denetim sürecinin başlatılması, bu sürecin bitiminde varılacak sonuç doğrultusunda başvuranın emekli aylığının ve emekli ikramiyesinin yeniden hesaplanması talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal

Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TEBLİĞİNE;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi