ÖZET: Başvuran, 25/07/2019 tarihinde yurtdışı hizmet borçlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yaptığı başvurunun, idare tarafından tebligat yapılmadan geçersiz sayıldığını iddia etmektedir. Başvuran, 19/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7186 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası yurtdışı borçlanma talebinin yasal süre içinde ödenmediği gerekçesiyle iptal edildiğini belirtmiş, ancak kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığını ifade etmiştir. Bu nedenle, başvuranın talebi doğrultusunda borçlanma işleminin geçerli sayılmasını istemektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın talebine ilişkin olarak, borç tahakkuk cetvelinin belirtilen adrese iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, ancak başvuranın bu tebligatı almadığı için işlemin geçersiz sayıldığını açıklamıştır. İdare, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödenmemesi durumunda yeniden başvuru şartı arandığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın tebligatın kendisine ulaşmadığını iddia etmesi ve yeni bir adres talep etmesi, durumun hukuki boyutunu etkilemektedir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, tebligatın usulüne uygun yapılmadığına ve başvuranın haklarının ihlal edildiğine kanaat getirmiştir. Bu bağlamda, başvuranın yurtdışı borçlanma talebinin geçerli sayılması için gerekli işlemlerin yapılması yönünde Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/13415-S.21.21560

BAŞVURU NO : 2021/7258

KARAR TARİHİ : 20/09/2021

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Yurtdışı hizmet borçlanması hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05/04/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; 19/07/2019 tarih ve 30836 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7186 sayılı Gelir

Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 3201 sayılı Yurt Dışında

Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından

Değerlendirilmesi Hakkında Kanunda yapılan değişikliği neticesinde 25/07/2019 tarihinde yurtdışı hizmet borçlanması için SGK’ ya başvurduğunu, idare tarafından yurtdışı borçlanma için yasal süre olan üç ay içerisinde borç miktarını ödemediği gerekçesiyle yurtdışı borçlanma talebinin işlemden kaldırıldığının bildirildiği, .ancak idare tarafından adına başvurulana hiçbir tebligat yapılmadığını, belirterek 25/07/2019 tarihli yurtdışı hizmet borçlanmasının geçerli sayılması ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 05/05/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1. 3201 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde; tahakkuk edilen borç tutarının, tebliğ edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde ödeneceği, tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranacağı, Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve

/

Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde de; tahakkuk ettirilen borç tutarının, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edileceği ve posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarihin, borcun tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtildiği, Yurt dışı hizmet borçlanma talebi kapsamında, 13/9/2019 tarihli ve sayılı yazı ile eksik bilgi ve belgelerinin neler olduğu ve bunları 3 ay içerisinde tamamlayarak Bayburt Sosyal Güvenlik İl

Müdürlüğüne göndermesi gerektiği bilgisinin başvurana verildiği, söz konusu yazının başvuran tarafından doldurulan Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinde belirtilen adrese gönderildiği ancak başvuranın gönderiyi almadığı için tebliğ edilmediği, eksik belge ve bilgilerin 3 ay içerisinde ibraz edilmemesi nedeniyle başvuranın borçlanma başvurusunun geçersiz sayıldığı,

2.2. 2011/48 sayılı Yurtdışı Borçlanma ve Tahsis İşlemleri başlıklı Genelgenin “Borç Miktarının

Tebliği” başlığı altında; tebliğ mektubunun ilgililere teslim edilememesi nedeniyle kuruma iade edilmesi halinde, adresin ilgilinin dosyası ve adrese dayalı kimlik paylaşım sisteminden doğru olup olmadığı ile ilgili yapılacak olan kontrol neticesinde; tebliğ mektubuna yazılan adresin doğru olduğu tespit edildiği takdirde, borcun ilgiliye tebliğine ilişkin yazının kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ilgilinin müracaatı üzerine aynı borcun yeniden tebliğ edileceği, yeniden müracaatın üç aylık süreden sonra yapılması halinde ise önceki borçlanma işleminin geçersiz sayılacağı ve yeni borç tahakkukunun yeni talep tarihinde geçerli olan prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında seçilecek olan kazanç üzerinden gerçekleştirileceğinin hüküm altına alındığı,

2.3. PTT Gönderi Takip Sistemi’nde yapılan sorgulamada söz konusu gönderinin 12.11.2019 tarihinde

Muğla ili Bodrum ilçesinde dağıtıcıya verildiği, aynı tarihte PTT Bodrum/Göl-Türkbükü adlı PTT iş yerinde beklemeye alındığı, 20.11.2019 tarihinde ise “iade-bekleme süresi bitti” açıklaması yapılarak iade işlemlerinin başlatıldığının tespit edildiği, dolayısıyla kurum tarafından Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep

Dilekçesinde belirtilmiş olan adrese usulüne uygun biçimde borç tahakkuk cetveli gönderildiği ve borcun tebliğ tarihinden itibaren 3 aylık yasal ödeme süresi geçmiş olduğundan söz konusu talebe ilişkin olarak yapılacak bir işlem bulunamadığı,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin

Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un;

5.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde;

“Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”

5.2. “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin (c) bendinde;

“Bu Kanunda geçen:

…

c) Sürelerin Değerlendirilmesi; Türk vatandaşlığını haiz olanların 1 inci maddede belirtilen sürelerinin istekleri halinde değerlendirilmesini,

ifade eder.”

5.3. “Başvurulacak kuruluşlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında;

“Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.”

5.4. “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında;

“Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %45’idir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.”

6. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebligatın yapılması” başlıklı 1. maddesinde;

“Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, /

(IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.”

7. Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in;

7.1. “Borçlanma başvurusunda istenilecek belgeler” başlıklı 7. maddesinde;

“Borçlanma başvuruları, örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumun internet sayfasında yayımlanan Yurtdışı

Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılır.

Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesinde, yurtdışında borçlanma kapsamında geçen sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreleri bulunan kişinin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, borçlanılmak istenilen sürenin niteliği ve süresi, borçlanma miktarının hesabına esas bir günlük prime esas kazanç tutarı ve tebligat adresi ile Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi geçen çalışmaları varsa kurumu, sigortalılık statüsü, sicil numarası ve süresi belirtilir.

Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesine, 9 uncu maddede belirtilen ve borçlanılacak süreye uygun belge asıllarının eklenmesi zorunludur. Kurum, bu belgelerin aslı yerine örneğini ve borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri istemeye yetkilidir.”

7.2. “Sigortalılık sürelerinin belgelendirilmesi mecburiyeti” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrası ile 6/11/2020 tarih ve 31296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 6. maddesiyle yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında;

“Borçlanma başvurusunda bulunanlar, yurtdışında geçen ve borçlanmaya esas olacak sürelerine ait 9 uncu maddede belirtilen belgelerden durumlarına uygun olanını, Kuruma ibraz etmekle belgelendirme mecburiyetlerini yerine getirmiş olurlar.

Kurum, gerektiğinde sigortalılık sürelerinin tespiti için sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerden idari yardım talebinde bulunabilir.”

7.3. “Borçlanmaya esas sürelere ait belgeler” başlıklı 9. maddesinin, 6/11/2020 tarih ve 31296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 7. maddesiyle değiştirilmeden önceki birinci fıkrasının (a) bendinde;

“Borçlanma yapılabilmesi için;

a) Borçlanılacak süre sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerde geçmişse;

1) Çalışılan ülkede bağlı bulunulan sigorta merciinden alınacak hizmet cetveli veya sigorta kartlarından,

2) Sigortalıların çalıştıkları iş yerlerinin resmi kuruluşlara ait olması veya resmi kuruluşlarca ya da kamu

kurumu olarak kabul edilen kuruluşlarca düzenlenmesi halinde, belgelerin ayrıca tasdikine gerek kalmaksızın; çalışılan ülkede işyerinin ait olduğu belediyelerce düzenlenmiş hizmet belgeleri, vergi dairelerince çalışılan sürelere ilişkin düzenlenmiş belgeler, iş bulma kurumlarınca işsizlikte geçen sürelere ilişkin verilen belgeler, ilgili meslek kuruluşları veya birliklerince veya diğer resmi kuruluşlarca verilen hizmet belgelerinden,

3) Yurtdışında kendi adına ve hesabına çalışanların bağlı oldukları vergi dairesi, ilgili meslek kuruluşu

veya birliklerince verilen hizmet belgesinden,

4) Bulunulan ülkelerdeki Türk konsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya ataşelikler

gibi temsilciliklerden alınacak ve yurtdışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgelerinden, …

durumlarına uygun olan belgenin Kuruma ibraz edilmesi gerekir.”

7.4. “Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi” başlıklı 10. maddesinin dördüncü ve altıncı fıkralarında;

“Kurumca birinci fıkraya göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir.

Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih, borcun tebliğ tarihidir.

…

Borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılır.

Üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden süre geçerli sayılır. Borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesi, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlıdır.”

7.5. “Borçlanmadan vazgeçme ve borçlanma miktarının iadesi” başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasında;

“Borçlanma başvurusunda bulunup borcu tebliğ edilmeden ya da tebliğ edildikten sonra üç aylık süre içinde borçlanma başvurusundan vazgeçtiklerini yazılı olarak Kuruma bildirenlerin borçlanma başvuruları geçersiz sayılır.”

8. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün 8/6/2011 tarihli ve 2011/48 sayılı Genelgesi’nin, borçlanma talep tarihinde yürüklükte olan “Yurtdışı Borçlanma

İşlemleri” başlıklı ikinci bölümünün “Borçlanmanın şartları” başlıklı birinci maddesi altında yer verilen ve “Yazılı istekte bulunmak” başlıklı 1.4. maddesinin son paragrafında;

“Borçlanma için belgelendirme ve tahakkuk eden borcun üç ay içinde ödenme mecburiyeti dikkate alındığında, Kurumun yazılı bildirisine rağmen eksik bilgi, beyan ve belgelerini üç ay içinde ibraz etmeyenlerin borçlanma işlemleri durdurularak, borçlanmanın geçersiz olduğu başvuru sahibine yazılı olarak bildirilecektir. Bu durumda olanların borçlanma işlemi, yeni bir Yurtdışı Borçlanma Talep

/

Dilekçesine göre sonuçlandırılacaktır. Söz konusu üç aylık sürenin belirlenmesinde ilgili yazının

Kurumdan çıkış tarihi esas alınacaktır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran özetle; 25/07/2019 tarihli yurtdışı borçlanma talebini konu alan dilekçesine istinaden gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.

11. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; başvuranın yurtdışı borçlanma talebi üzerine hazırlanan borç tahakkukunun, başvuran tarafından Kurumlarına bildirilen adrese iadeli taahhütlü olarak gönderildiği, gönderilen tebligatın başvuranın bildirdiği adresten iade olması ve borç bildirim yazısının gönderildiği tarihi takip eden 3 ay içerisinde başvuran tarafından yeniden müracaat edilmemesi nedeniyle borçlanma işleminin geçersiz sayıldığı bildirilmiştir

12. Bu çerçevede uyuşmazlığın; adına tahakkuk ettirilen yurtdışı borçlanma tutarının başvurana usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.

13. Somut olayda başvuran tarafından Erzincan Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüne sunulan 25/07/2019 tarihli Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi ile borçlanma talebinde bulunulduğu, borçlanma talebine Müdürlük tarafından gerekli işlemler yapılmış olup, başvurana borç tahakkuk cetvelini içeren tebliğ zarfı 05.11.2019 ve sayı ile dilekçesinde belirtmiş olduğu Türkiye adresi olan

Mah Sk.No: Bodrum/MUĞLA adresine barkod numaralı iadelitaahhütlü posta ile 7201 Sayılı Tebligat Kanuna uygun bir şekilde gönderildiği, fakat gönderilen tebliğ zarfı başvurana teslim edilmeden Müdürlüğe iade edildiği görülmektedir.

14. Başvuran tarafından 17.09.2020 tarihli dilekçesiyle başvuru sonuç evraklarının belirttiği adrese hiçbir şekilde ulaşmadığını, borç tahakkuk cetvelinin Tebligat Kanuna uygun bir şekilde kendisine tebliğ edilmediğinden bahisle borç tahakkuk cetvelinin bu kez Mah. Cad.

Avcılar/İSTANBUL adresine gönderilmesinin talep edildiği, anılan talep ise Erzincan Sosyal Güvenlik

İl Müdürlüğünün 23/09/2020 tarihli yazısında 25/07/2019 müracaat tarihli yurtdışı borçlanma 05/11/2019 tarih ve sayı ile iadeli-taahhütlü posta ile dilekçede belirtilen adrese gönderildiği ve yasal süre olan 3 ay içerisinde borç miktarının ödenmediği, yine üç aylık yasal süre içerisinde borçlanmanın tekrar tebliğine ilişkin bir müracaat olmadığı gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.

15. 3201 sayılı Kanun uyarınca borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki günlük kazancın %45’i esas alınarak hesaplanmaktadır. Bu sebeple yurt dışı sürelerinin borçlanılması talebiyle yapılan başvurunun tarihi önem arz etmektedir. Söz konusu oran %32 iken

17.07.2019 tarihli ve 7186 sayılı Kanunun 9’uncu maddesiyle %45’e çıkarılmıştır. Bu yönüyle de

borçlanma başvurusunun söz konusu yasal değişiklikten önce ya da sonra yapılmış olması tahakkuk ettirilecek borç miktarı bakımından belirleyici nitelik taşımaktadır.

16. 3201 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde tahakkuk ettirilen borç tutarının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödeneceği, tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranacağı düzenlenmiştir.

17. Diğer taraftan 7201 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde 5018 sayılı Kanununa ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları tarafından yapılacak tüm tebligatın bu Kanun hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir.

18. Yine 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Sosyal Güvenlik Kurumunun kuruluş, teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esasları düzenlendiği otuzuncu bölümü altındaki “Tebligat” başlıklı 432 nci maddesinde bu bölüm gereğince yapılacak tebligatlar hakkında Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.

19. Bu durumda, 3201 sayılı Kanunda ilgilisine tebliğ edileceği açıkça ifade edilen borçlanma tutarının, gerek 7201 sayılı Kanunun gerekse 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin açık hükümleri karşısında

Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak ilgililere tebliğ edilmesi gerektiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.

20. Tebligat, yetkili makamlarca birtakım hukuki işlemlerin bu işlemin hukuki sonuçlarından etkilenmeleri amaçlanan kişilere kanuna uygun şekilde bildirimi ve bu bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının belgelendirilmesi işlemidir. Usulüne uygun işlemlerin kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi için muhatabına bildirilmesi gerekir. Usulüne uygun olarak yapılan tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan iddia ve savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir (AYM, 27.9.2012, E.2021/20, K.2012/132;

13/11/2014, E.2013/95, K.2014/176).

21. Bu doğrultuda söz konusu hak ve hürriyetlerin güvence altına alınmasını teminen tebligatın yapılmasına ilişkin usul ve esaslar 7201 sayılı Tebligat Kanunuyla düzenlenmiştir.

22. 7201 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde SGK’nın da aralarında yer aldığı Kanun kapsamındaki idareler, 10 uncu maddesinde bilinen adreste tebligatın ne şekilde yapılacağı, 21 inci maddesinde tebliğ imkansızlığı halinde yapılacaklar, 23’üncü maddesinde tebliğ mazbatası ve içeriği ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bunun yanında Kanunun “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32 nci maddesinde tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhattabı tebliğe muttali olmuşsa tebliğin geçerli olduğu, muhattabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olduğu düzenlenmiştir.

23. Diğer yandan Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin

Yönetmelik’in 10 uncu maddesinde Kurumca tahakkuk ettirilen borç tutarının ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarihin borcun tebliğ tarihi olduğu düzenlenmiştir. Bahse konu düzenlemenin 7201 sayılı Kanunda belirlenen tebligat usulüne uygun olmadığı görülmekle birlikte ilgililerin borç tahakkukundan haberdar olmalarına yönelik söz konusu uygulamanın, posta alındısının ilgililere teslim edilmesi durumunda 7201 sayılı Kanunun 32 nci maddesi uyarınca tebliği geçerli kılacağı değerlendirilmektedir. Ancak posta alındısının ilgililere teslim edilemeyip iade olunduğu ve ilgililerin de borç tahakkukundan haberdar olduğuna dair açık tespitin yapılamadığı durumlarda tebliğin geçerli olduğunun kabulüne imkan bulunmamaktadır. Aksi durum tebligata bağlanan sonuçlar ile kullanılabilecek hakkı ve hak arama özgürlüğünün kullanılabilmesine yönelik hukuki yararı ortadan kaldıracaktır.

24. Somut olayda yurtdışı borçlanma tutarı tahakkukunu bildiren yazının Tebligat Kanunu hükümlerine göre başvurana tebliğ edildiğini tevsik eden herhangi bir belgeye rastlanmamakla beraber söz konusu yazının iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderildiği, ancak ilgili adreste başvurana teslim edilememesi nedeniyle iade olduğu gerekçesiyle başvurana ulaşmadığı görülmektedir. Bu itibarla öncelikle Tebligat

Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılmayan tebliğin usulüne aykırı yapıldığının kabulü gerekmektedir.

25. Diğer taraftan her ne kadar borç tahakkuku tebliğinin usulüne aykırı olarak yapıldığı anlaşılmaktaysa da başvuranın 17.09.2020 tarihli dilekçesinde borç tahakkuk cetvelinin eline ulaşmadığını belirterek borç tahakkuk cetvelinin sunduğu yeni adrese tebliğ edilmesi talebiyle Kuruma başvurduğu görülmektedir. Bu durumda anılan dilekçe tarihinden önce borç tahakkuk yazısından haberdar olduğuna dair idarece herhangi bir bilgi, belge ve kayıt ortaya konulamayan başvuranın en geç 17.09.2020 tarihi itibarıyla 7201 sayılı

Kanunun 32 nci maddesi uyarınca tebliğe muttali olduğunun da kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla borçlanma işlemlerinin de bahse konu tebliğ tarihi esas alınarak yürütülmesi ve gerekmektedir.

26. Nitekim benzer nitelikli başka bir başvuru üzerine Kurumumuzca verilen başka bir kararda, yurtdışı borçlanmaya ilişkin eksik belgelerin ibrazının Kurumca adi postayla gönderilen yazı ile istenmesi ve gönderilen yazının başvurana teslim edildiğine ya da başvuranın anılan yazıdan haberdar olduğuna dair herhangi bir tespit bulunmaması üzerine başvuranın anılan yazıdan haberdar olduğunu beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi sayılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır (27.4.2020 tarihli ve 2020/2456 Başvuru No’lu

Tavsiye Kararı).

27. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde, başvuru konusu işleme ilişkin tebligatın 7201 sayılı Kanunda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak yapılmadığı, başvuranın söz konusu borç tahakkukundan haberdar edildiğinin herhangi bir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açık ve net olarak ortaya koyulmadığı, bu durumda tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından başvuranın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edilmesi gerektiği değerlendirildiğinden, borç tebliği yapılabilmesi için aranan üç aylık sürenin tebliğ tarihi yerine yazının kurumdan çıkış tarihinden itibaren başlatılması ve başvurana yeniden tebligat gönderilmemesi suretiyle 25.07.2019 tarihli borçlanma başvurusunun geçersiz sayılması yönündeki işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

/

28. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

29. 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Başvuran adına 25.07.2019 tarihli yurtdışı borçlanma talebi esas alınarak oluşturulacak borç tahakkuk cetvelinin başvurana tebliği yönünde Sosyal Güvenlik Kurumuna TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal

Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TEBLİĞİNE;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi