|
ÖZET: Başvuran, 30/07/2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yaptığı yurt dışı borçlanma talebinin geçersiz sayılmasına itiraz etmiştir. Başvurusunda, 25/07/1992 tarihinden itibaren yurt dışında çalıştığını ve ev kadını olarak geçirdiği toplam 5675 günü borçlanmak istediğini belirtmiştir. Ancak SGK, gerekli belgelerin eksik olduğu gerekçesiyle başvuruyu iptal etmiştir. Başvuran, eksik belgeleri tamamlayarak SGK’ya göndermiş, ancak bu belgelerin teslim süresinin dolduğu belirtilmiştir. SGK, başvuranın belgelerinin yasal sürenin dışında kaldığını ve bu nedenle borçlanma talebinin geçersiz olduğunu ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve SGK’nın açıklamalarını değerlendirerek, SGK’nın işlemlerinin hukuka uygun olmadığını tespit etmiştir. Başvuranın yurt dışı borçlanma talebinin geçerliliği açısından, belgelerin tamamlanması için verilen sürenin hesaplanmasında tebligat tarihinin dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, SGK’nın tebligat işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığı ve başvuranın hak arama özgürlüğünün ihlal edildiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, SGK’ya başvuranın borçlanma talebinin geçersiz sayılmasına yönelik işlemin geri alınması için tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiyenin, SGK tarafından 30 gün içinde değerlendirilmesi gerekmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/93-S.22.144
BAŞVURU NO : 2021/13170
KARAR TARİHİ : 04/01/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yurt dışı borçlanma talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 03/08/2021
I. BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda başvuran; 25/07/1992 tarihinden başlamak üzere, yurt dışında çalıştığı ve ev kadını olarak geçirdiği toplam 5675 günü, 30/07/2019 tarihli dilekçesiyle
3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) başvuruda
bulunduğunu, söz konusu dilekçenin SGK kayıtlarına 01/08/2019 tarihinde girdiğini, dilekçesi ekinde; 1 adet nüfus cüzdan fotokopisi, 1 adet ssk işe giriş bildirgesi, 1 adet ssk işten çıkış bildirgesi, 1 adet pasaport fotokopisi, 1 adet yurda giriş çıkış yazısı (Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan) ve 1 adet vekaletname gönderildiğini, SGK’nin 28.08.2019 tarihli ve sayılı yazı ile vekaletnamenin aslının ve İsviçre’de çalıştığını gösteren güncel tarihli hizmet belgesini, ikamet belgesinin aslını veya tercümesini ve 1992 yılına ait pasaportunun istendiğini, söz konusu belgeleri 02/09/2019 tarihinde vekiline gönderildiğini vekili tarafından 29/11/2019 tarihinde SGK’ye gönderildiğini, ilgili belgelerin 02/12/2019 tarihinde Kurum kayıtlarına ulaştığını, burada 02/09/2019 tarihi esas alınırsa üç aylık sürenin aşılmadığını, oysa SGK tarafından 10/12/2019 tarihli yazı ile üç aylık sürenin dolduğu gerekçesiyle borçlanma talebinin iptal edildiğinin bildirildiğini, 21/02/2020 tarihinde SGK kayıtlarına giren dilekçesiyle söz konusu duruma itirazda bulunduğunu, 26/06/2020 tarihinde doksan günlük sürenin dolduğu gerekçesiyle talebinin reddedildiği şeklinde cevap verildiğini, daha sonra 28/07/2020 tarihli
dilekçesiyle covid sürecinden yararlanmak istediğini, bunun üzerine Sakarya Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından bağ-kur üzerinden 5675 gün karşılığı 250.551,25 TL borç çıkarıldığını, söz konusu tutarın talebini karşılamadığını, ilk başvuru tarihi olan 30/07/2019 tarihinde borçlanma prim oranının %32 olduğunu ancak SGK tarafından oluşturulan borçlanmanın %45 üzerinden yapıldığını, oysa başvurusunun 30/07/2019 tarihinde yeni yasa yürürlüğe girmeden önce yapıldığını, işçi statüsünde çalıştığı için borçlanmanın da bu statüye göre yapılması gerektiğini ifade ederek, 30/07/2019 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre 3201 sayılı Kanun kapsamında 5675 gün üzerinden, %32 prim oranı esas alınarak, işçi statüsünde borçlandırılma yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 06/10/2021 tarihli ve sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben Sosyal
Güvenlik Kurumu(SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 22/10/2021 tarihli ve sayılı yazıda özetle; 2.1. vekili tarafından ilk borçlanma talebinin 30/07/2019 tarihli “Yurtdışı Hizmet
Borçlanma Talep Dilekçesi” ile yapıldığı, 2.2. Sigortalı vekili 28/07/2020 tarihli dilekçesi ile covid sürecinden yararlanmak istediğini beyan etmiş olsa da Kurumca eksik bilgi, beyan ve belgelerini tamamlamaları talep edilenlerin eksik bilgi, beyan ve belgelerini ibraz etme sürelerinin Kurum Başkanlık Makamının 31/3/2020 tarihli ve sayılı
Oluru ile 1/3/2020 tarihinden itibaren 1/7/2020 tarihine kadar durdurulacağı ve 1/7/2020 tarihi itibariyle kalan süresi bir aydan az olanların 31/7/2020 tarihine kadar ibraz edecekleri belgelerin işleme alınacağı öngörülmüş olup sigortalının eksik belgelerini ibraz etme süresinin 28/11/2019 tarihinde sona erdiği, 2.3. Bu itibarla 28/07/2020 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçesi ile yapılan borçlanma talebi yeni bir borçlanma talebi olup söz konusu talebin 3201 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında 7186 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında olması sebebiyle, seçilen günlük kazancın %45’i üzerinden 5675 gün karşılığı 250.551,25 TL borç tutarı belirlendiği, 2.4. (2) numaralı kısımda yapılan açıklamalar ışığında; 7186 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasında değişiklik yapılmış olup yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edileceğinin hüküm altına alındığı, 2.5. Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve DeğerIendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde belirtilen ve borçlanılacak süreye uygun belge asıllarının borçlanma talep dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu ve Kurumun, bu belgelerin aslı yerine örneğini ve borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri istemeye yetkili olduğu, yine aynı yönetmeliğin “sigortalılık sürelerinin belgelendirilmesi mecburiyeti” başlıklı 8 inci maddesinde de, borçlanma talebinde bulunanların yurt dışında geçen ve borçlanmaya esas belgeleri ibrazı gerektiği,
2.6. Sigortalının vekili tarafından 03/07/2019 tarihinde borçlanma başvurusu yapılırken vekaletname aslı veya onaylı örneği ibraz edilmediği gibi Yönetmeliği 9 uncu maddesinde sayılan ve borçlanma için gerekli olan belgelerden hiç biri ibraz edilmemiş olup gerekli belgelerin tamamı eksik belge kapsamında 28/08/2019 tarihli ve sayılı yazı ile ilgilinin vekiline bildirildiği, 2.7. Eksik belgelerin tamamlanması yönünde 28/08/2019 tarihli ve sayılı yazı ile bildirim yapıldığı, bahse konu yazının iadeli taahhütlü olarak gönderilmemiş olması sebebiyle bildirim yazısının tebliğ tarihine ilişkin dosyada bilgi bulunmadığı, bununla birlikte 2011/48 sayılı Genelge’de yer alan hüküm uyarınca üç aylık eksik bilgi tamamlama süresinin başladığı tarihin, bildirim yazısının Kurumdan çıkış tarihi olması sebebiyle tebliğ tarihine ilişkin bilgiye de ihtiyaç duyulmadığı, 2.8. 3201 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde yurt dışında geçen sürelerin hangi belgeler ile belgelendirilebileceği ve 8 inci maddesinde belgelendirme yükümlüğünün borçlanma talebinde bulunanlarda olduğu belirtilmiş olup 2011/48 sayılı Genelge ile başvuru sahiplerine eksik belge ile müracaat etseler dahi eksik belgelerini, Kurumun yazılı bildirisine istinaden ve bahse konu yazının Kurumdan çıkış tarihinden itibaren 3 ay içerisinde tamamlamaya yönelik, esasında Kanun ve
Yönetmelikte de olmayan bir hak verildiği, 2.9. İlgiliye hangi evrakların eksik olduğuna ve bu evrakları 3 ay içerisinde tamamlanması gerektiğine ilişkin bilgiyi ihtiva eden yazının Kurumdan çıkış tarihi 28/08/2019 olup belge tamamlama süresinin 28/11/2019 tarihinde dolduğu, 29/11/2019 tarihli dilekçe ekinde yer alan belgelerin ise yasal sürenin dışına çıkılmış olması sebebiyle işleme alınmadığı ve 2011/48 sayılı Genelgedeki düzenleme gereğince ilginin borçlanma işleminin geçersiz sayıldığı, 2.10. Diğer taraftan, 01/04/2020 tarihli ve sayılı “Eksik belge ve bilgi verme süresinin ertelenmesi” konulu talimat, eksik belgelerini Kuruma ibraz etmelerinde esas alınan üç aylık süresi 01/03/2020 tarihi itibariyle devam edenler hakkında uygulanacak olup ilgiliye tanınan üç aylık süre 28/11/2019 tarihi itibariyle dolmuştur. Bu sebeple bu talimat gereğince, ilgiliye verilen 3 aylık eksik belge ibraz etme süresinin uzatılmasına imkan bulunmadığı, 2.11. Bu itibarla SGK tarafından yapılmış olan iş ve işlemlerin yürürlükteki mevzuata uygun olduğu ve ilgilinin 30/07/2019 tarihli borçlanma talebine istinaden işlem tesis edilmesine imkan bulunmadığı, bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri
ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal
Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un; 5.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde; “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu
Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”
5.2. “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin (c) bendinde; “Bu Kanunda geçen:
…
c) Sürelerin Değerlendirilmesi; Türk vatandaşlığını haiz olanların 1 inci maddede belirtilen sürelerinin istekleri halinde değerlendirilmesini, ifade eder.” 5.3. “Başvurulacak kuruluşlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin
Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.” 5.4. “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %45’idir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.” 6. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 6.1. “Tebligatın yapılması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel
Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.”
/
6.2. “Tebliğ evrakının nüshaları ve makbuz verilmesi” başlıklı 8 inci maddesinde; “…
Her nevi evrakın tebliğine ve davetiyelere ait tebliğ mazbataları dosyasına konur.” 6.3. “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32 nci Maddesinde; “Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.” 7. Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in; 7.1. “Borçlanma başvurusunda istenilecek belgeler” başlıklı 7 nci maddesinde; “Borçlanma başvuruları, örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumun internet sayfasında yayımlanan Yurtdışı Süreleri
Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılır.
Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesinde, yurtdışında borçlanma kapsamında geçen sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreleri bulunan kişinin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, borçlanılmak istenilen sürenin niteliği ve süresi, borçlanma miktarının hesabına esas bir günlük prime esas kazanç tutarı ve tebligat adresi ile Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi geçen çalışmaları varsa kurumu, sigortalılık statüsü, sicil numarası ve süresi belirtilir.
Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesine, 9 uncu maddede belirtilen ve borçlanılacak süreye uygun belge asıllarının eklenmesi zorunludur. Kurum, bu belgelerin aslı yerine örneğini ve borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri istemeye yetkilidir.” 7.2. “Sigortalılık sürelerinin belgelendirilmesi mecburiyeti” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile 6/11/2020 tarih ve 31296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 6. maddesiyle yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında; “Borçlanma başvurusunda bulunanlar, yurtdışında geçen ve borçlanmaya esas olacak sürelerine ait 9 uncu maddede belirtilen belgelerden durumlarına uygun olanını, Kuruma ibraz etmekle belgelendirme mecburiyetlerini yerine getirmiş olurlar.
Kurum, gerektiğinde sigortalılık sürelerinin tespiti için sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerden idari yardım talebinde bulunabilir.” 7.3. “Borçlanmaya esas sürelere ait belgeler” başlıklı 9 uncu maddesinin, 6/11/2020 tarih ve 31296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 7 nci maddesiyle değiştirilmeden önceki birinci fıkrasının (a) bendinde; “Borçlanma yapılabilmesi için; a) Borçlanılacak süre sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerde geçmişse;
1) Çalışılan ülkede bağlı bulunulan sigorta merciinden alınacak hizmet cetveli veya sigorta
kartlarından, /
2) Sigortalıların çalıştıkları iş yerlerinin resmi kuruluşlara ait olması veya resmi kuruluşlarca ya da
kamu kurumu olarak kabul edilen kuruluşlarca düzenlenmesi halinde, belgelerin ayrıca tasdikine gerek kalmaksızın; çalışılan ülkede işyerinin ait olduğu belediyelerce düzenlenmiş hizmet belgeleri, vergi dairelerince çalışılan sürelere ilişkin düzenlenmiş belgeler, iş bulma kurumlarınca işsizlikte geçen sürelere ilişkin verilen belgeler, ilgili meslek kuruluşları veya birliklerince veya diğer resmi kuruluşlarca verilen hizmet belgelerinden,
3) Yurtdışında kendi adına ve hesabına çalışanların bağlı oldukları vergi dairesi, ilgili meslek
kuruluşu veya birliklerince verilen hizmet belgesinden,
4) Bulunulan ülkelerdeki Türk konsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya
ataşelikler gibi temsilciliklerden alınacak ve yurtdışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgelerinden, …
durumlarına uygun olan belgenin Kuruma ibraz edilmesi gerekir.” 7.4. “Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi” başlıklı 10 uncu maddesinin dördüncü ve altıncı fıkralarında; “Kurumca birinci fıkraya göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir.
Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih, borcun tebliğ tarihidir. …
Borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılır.
Üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden süre geçerli sayılır. Borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesi, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlıdır.” 8. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün 8/6/2011 tarihli ve 2011/48 sayılı Genelgesi’nin, borçlanma talep tarihinde yürüklükte olan “Yurtdışı Borçlanma
İşlemleri” başlıklı ikinci bölümünün “Borçlanmanın şartları” başlıklı birinci maddesi altında yer verilen ve “Yazılı istekte bulunmak” başlıklı 1.4. maddesinin son paragrafında; “Borçlanma için belgelendirme ve tahakkuk eden borcun üç ay içinde ödenme mecburiyeti dikkate alındığında, Kurumun yazılı bildirisine rağmen eksik bilgi, beyan ve belgelerini üç ay içinde ibraz etmeyenlerin borçlanma işlemleri durdurularak, borçlanmanın geçersiz olduğu başvuru sahibine yazılı olarak bildirilecektir. Bu durumda olanların borçlanma işlemi, yeni bir Yurtdışı Borçlanma Talep
Dilekçesine göre sonuçlandırılacaktır. Söz konusu üç aylık sürenin belirlenmesinde ilgili yazının
Kurumdan çıkış tarihi esas alınacaktır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan
“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran vekilinin; müvekkilinin yurt dışında çalıştığı ve ev kadını olarak geçirdiği toplam 5675 günü, 25/07/1992 tarihinden başlamak üzere, 30/07/2019 tarihli dilekçesiyle 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) başvuruda bulunduğu, ancak söz konusu talep dilekçesinde borçlanma için gerekli belgelerin eksik olduğu, bunun üzerine SGK tarafından 28/08/2019 tarihli ve sayılı yazı ile eksik belgelerin tamamlanması yönünde yazı gönderildiği, SGK tarafından gönderilen yazının tebliğ tarihine ilişkin dosyada bilgi bulunmadığı, başvuran vekilinin ise söz konusu yazının tarafına 02/09/2019 tarihinde tebliğ edildiğini beyan ettiği ve gerekli belgeleri 29/11/2019 tarihli iadeli taahhütlü dilekçesi ekinde SGK’ya gönderdiği, dolayısıyla eksik belgelerin üç ay içinde tamamlanmasına ilişkin süre şartını sağladığı iddiasına karşılık; SGK tarafından 2011/48 sayılı Genelgede yer alan hüküm uyarınca üç aylık eksik bilgi tamamlama süresinin başladığı tarihin, bildirim yazısının
Kurumdan çıkış tarihi olması sebebiyle tebliğ tarihine ilişkin bilgiye de ihtiyaç duyulmadığı, ilgiliye hangi evrakların eksik olduğuna ve bu evrakları 3 ay içerisinde tamamlanması gerektiğine ilişkin bilgiyi ihtiva eden yazının Kurumdan çıkış tarihinin 28/08/2019 olduğu dolayısıyla belge tamamlama süresinin 28/11/2019 tarihinde dolduğu, 29/11/2019 tarihli dilekçe ekinde yer alan belgelerin ise yasal sürenin dışına çıkılmış olması sebebiyle işleme alınmadığı ve 2011/48 sayılı Genelgedeki düzenleme gereğince ilginin borçlanma işleminin geçersiz sayıldığı, bunun üzerine başvuran vekilinin Kurumumuzdan, 30/07/2019 tarihli dilekçesinin esas alınarak o tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri kapsamında müvekkilinin borçlandırılmasını talep ettiği görülmektedir.
11. Başvuruya konu uyuşmazlığın; başvuranın yurt dışı borçlanma talebine istinaden borç tahakkukunun,
3201 sayılı Kanunun, 01/08/2019 tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlerine göre yapılıp
yapılamayacağı noktasında toplandığı görülmektedir.
12. 19.07.2019 tarihli ve 30836 (1.Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan 7186 sayılı Gelir Vergisi
Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan
Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi
Hakkında Kanunda, 19/07/2019 tarihini izleyen aybaşından itibaren geçerli olmak üzere bir dizi değişiklikler yapıldığı, buna göre; prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazanç üzerinden yapılan kesinti oranında ve yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edileceği yönünde değişikliklerin yapıldığı, dolayısıyla SGK’ya yapılan başvuru tarihinin borçlanmaya ilişkin şartların belirlenmesi bakımından önem arz ettiği görülmektedir.
13. 3201 sayılı Kanunun 1’inci maddesi ile Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen bazı sürelerin hizmetten sayılması suretiyle sosyal güvenlik bakımından değerlendirilmesi öngörülmektedir. Ancak
/
anılan madde uyarınca sigortalılık sürelerinin sosyal güvenlik bakımından değerlendirilebilmesi söz konusu sürelerin belgelendirilmesi halinde mümkün bulunmaktadır.
14. Yurt dışında geçen sürelerin sigortalılık bakımından değerlendirilmesi talebiyle başvuruda bulunanların belgelendirme yükümlülüğünü ne şekilde yerine getireceği Yurtdışında Geçen Sürelerin
Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 8 inci maddesinde düzenlenmektedir. Bu madde uyarınca borçlanma başvurusunda bulunanların, yurtdışında geçen ve borçlanmaya esas olacak sürelerine ait Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde belirtilen belgelerden durumlarına uygun olanını SGK’ye ibraz etmek suretiyle belgelendirme mecburiyetlerini yerine getirmeleri gerekmektedir.
15. Buna göre borçlanılacak süre sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerde geçmişse ilgili mercilerden alınacak hizmet belgesinin ve işsizlikte geçen sürelere ilişkin belgenin ibraz edilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte ev kadını olarak geçen sürelerin, yurtdışında oturulduğuna dair alınacak ikamet belgesinin Türkiye’de yeminli tercüme bürolarınca yapılmış veya yurtdışında bulunan Türk temsilciliklerince akredite edilmiş tercümanlarca yapılmış ve ilgili temsilcilikçe onaylanmış tercümesi ya da çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik veya ataşeliğinin bulunduğu Türk temsilciliklerinde söz konusu birimlerin ikamet belgesine istinaden düzenleyecekleri belge ile birlikte, ikamet belgesi temin edilemiyorsa yurtdışına çıkış ve yurda giriş tarihlerinin, fotoğraf ve künye bilgilerinin bulunduğu pasaport sayfalarının fotokopisi ya da emniyet müdürlüklerinden alınacak yurda giriş-çıkış çizelgesi ile belgelendirilmesi gerekmektedir.
16. Başvuran vekili tarafından yapılan borçlanma başvurusunda vekaletname fotokopi olduğundan işlem yapılamadığı, ilgili hakkında işlemlerin yapılabilmesi için vekaletnamenin aslı ya da noter onaylı örneği ile müvekkilinin İsviçre’de çalıştığı süreleri gösteren güncel tarihli hizmet belgesinin, İsviçre yetkili makamlarından temin edilmiş ikamet belgesinin aslının ve tercümesinin ve 1992 yılına ait pasaportun iade edilmek üzere aslının veya ilgili sayfaların örneklerinin üç ay içinde SGK Yurtdışı Sözleşmeler ve
Emeklilik Daire Başkanlığına gönderim yapılması hususunun başvuran vekiline 28/08/2019 tarihli ve sayılı yazı ile bildirildiği görülmektedir.
17. Bununla birlikte; başvuran vekiline tebliğ edilmek üzere hazırlanan 28/08/2019 tarihli yazının
SGK’dan hangi tarihte çıktığına ve başvurana hangi tarihte tebliğ edildiğine ilişkin hususların SGK tarafından dikkate alınmadığı ve üç aylık sürenin evrak üzerindeki tarih esas alınarak başlatıldığı, 28/11/2019 tarihinin ise eksik belgelerin teslimi için son gün olarak tayin edildiği görülmektedir. Bu bilgiler ışığında SGK tarafından eksik belgelerin tamamlanması için verilen üç aylık sürenin söz konusu yazının üzerindeki tarih esas alınmak suretiyle, süre şartını sağlamadığı gerekçesiyle, borçlanma talebinin geçersiz sayılması işleminde ve ihtilafa konu uyuşmazlığın çözümünde, tebligata ilişkin hususlar önem kazanmaktadır.
18. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan tebligatların nasıl yapılacağı hususunun Kurumumuzun daha önce Sosyal Güvenlik Kurumuna verdiği 2020/97922 Başvuru numaralı ve 11/03/2021 tarihli 1
Tavsiye Kararında değerlendirildiği görülmektedir. Söz konusu kararda;
1
Benzer Yöndeki KDK Kararları İçin Bkz. B.No.2021/1652,29/06/2021, B.No.2021/13982,01/11/2021.
18.1. “… tebligat, yetkili makamlarca birtakım hukuki işlemlerin, işlemin hukuki sonuçlarından etkilenmeleri istenilen kişilere kanuna uygun şekilde bildirimini ve bu bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının belgelendirilmesini ifade etmektedir. Bu nedenle söz konusu işlemlerin kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi, her şeyden önce muhatabına bildirilmesine bağlıdır. Bu yönüyle tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan iddia ve savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir. (Anayasa Mahkemesinin 13/11/2014 tarihli ve E: 2013/95, K: 2014/176 sayılı kararından. Kaynak: www.corpus.com.tr ) Bu nedenle yetkili makamların, tebliğ işlemlerini yürütürken gerekli özeni göstermemesi nedeniyle muhatabının tebliğ konusuna vâkıf olamadığı durumlarda, muhatabının herhangi bir kusuru bulunmadığı hâlde tebligata bağlanan hukuki sonuçtan sorumlu tutmak hakkın varlığını anlamsız kılacaktır. (Anayasa
Mahkemesinin; 25/10/2017 tarihli ve E: 2014/7805, K: 2014/7805; 21/3/2019 tarihli ve E: 2016/2595, K:
2016/2595 sayılı kararları. Kaynak: www.corpus.com.tr ) Şu halde tebligat konusu hukuki işlemin ilgilisi hakkında hukuki sonuç doğurmasının, kanuna uygun şekilde bildirim yapılmasının yanında, bu bildirimin ayrıca usulüne uygun olarak belgelendirilmesine de bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
18.2. Bu anlamda tebligat, tebliğ konusu hakkında muhatabın bilgilendirilmesinin yanında, bu bilgilendirmenin belgelendirilmesini de içeren bir usul işlemidir. Nitekim 7201 sayılı Kanun, tebligatın bu özelliklerinin somut olarak gerçekleşmesini tamamen birtakım şekli kurallar ile sağlamaya çalışmaktadır. Dolayısıyla Kanun’un amacı; tebliğin muhatabına ulaşması, tebliğ konusu ile ilgili olarak muhatabın bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Hâl böyle iken, Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacak tebligatlarda, söz konusu şekli hükümlerin en ufak ayrıntılarına
kadar uygulanması yasal zorunluluktur. (Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 16/3/2017 tarihli ve E:
2017/1090, K: 2017/2178 sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr )
18.3. Sosyal Güvenlik Kurumu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli IV sayılı cetvelde sayılan sosyal güvenlik kurumları arasında yer almaktadır. Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak tebligatların, 7201 sayılı Kanun’a tabi olduğu açıktır. Dolayısıyla mezkûr idare tarafından yapılacak tebligatların usulüne uygun olması için, 7201 sayılı Kanun’daki zorunlu şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir.
18.4. … Hal böyle iken, yurt dışı çalışma sürelerinin borçlandırılması talebini konu alan geçerli bir dilekçenin mevcut olduğu durumlarda, ilgililerin talep dilekçelerinde belirttikleri adreslere yapılacak tebligatların Kurumun sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.” 19. Bu bilgiler ışığında somut olay kapsamında yapılan değerlendirmede; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yazının başvuran vekiline tebliğ edildiğine ilişkin belgeye yer verilmemesi, ayrıca SGK tarafından mülga 2011/48 sayılı genelgenin 1.4 maddesi gerekçe gösterilerek buna gerek duyulmaması tebligatın 7201 sayılı Kanuna göre yapılmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Oysa 7201 sayılı Tebligat
Kanununda her türlü evrakın tebliğine ve davetiyelere ait tebliğ mazbataların dosyasına konulması gerektiği emredilmiştir. Zira idari iş ve işlemlerde işlemeye başlayan sürelerin tespitinde tebliğ tarihi hayati önem arz etmektedir. Üç aylık evrak hazırlama süresinin 28/08/2019 tarihli ve sayılı yazının muhatabına tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlaması gerekir.
/
20. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yurt dışı hizmet borçlanma talep dilekçesinde eksik olduğu tespit edilen evrakın tamamlanmasına yönelik üç aylık sürenin hesabında, bu yöndeki yazının
Kurumdan çıkış tarihinin esas alınarak başvuranın borçlanma başvurusunun geçersiz sayılmasına yönelik
Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvuranın yurt dışında geçen çalışma sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin başvurusunun geçersiz sayılmasına yönelik Kurum işleminin geri alınması hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, SOSYAL
GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN VEKİLİNE ve gereği için SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/