ÖZET: Başvuru, yurt dışı borçlanma işlemleriyle ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’na yöneltilmiştir. Başvuran vekili, müvekkilinin 3201 sayılı Kanun çerçevesinde borçlanma işlemlerinin tamamlanmasının ardından yaşlılık aylığı talep ettiğini belirtmiştir. Ancak, başvuru ilk olarak 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesine dayanarak, 52 yaş şartını yerine getirmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Daha sonra, müvekkilin emeklilik şartlarının ağırlaştırıldığı iddia edilerek, 3/3/2021 tarihli işlemin geçerliliği talep edilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın yurt dışındaki sigortalılık sürelerini değerlendirirken, Türkiye’deki ilk işe giriş tarihini dikkate almıştır.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın Belçika’da geçen sürelerini borçlandırmış, ancak bu sürelerin sigortalılık başlangıç tarihini etkileyip etkilemeyeceği konusunda belirsizlikler ortaya çıkmıştır. 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca, yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin borçlanılması durumunda, sigortalılık başlangıç tarihinin geriye götürülmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın Belçika’daki ilk işe giriş tarihi olan 26/11/2011 tarihinin esas alınması gerektiği ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu değerlendirerek, Sosyal Güvenlik Kurumu’na, başvuranın Belçika’daki ilk işe giriş tarihine göre işlem tesis edilmesi ve benzer sorunların yaşanmaması için gerekli düzenlemelerin yapılması yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu kararın, başvuran vekiline ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na tebliğ edilmesi gerekmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/1360-S.22.2094

BAŞVURU NO : 2021/13168

KARAR TARİHİ : 31/01/2022

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

Adres:

/

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Yurt dışı borçlanma işlemleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 03/08/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran vekili özetle; müvekkilinin 3201 sayılı Kanun uyarınca borçlanma işlemlerinin

tamamlanması sonrasında 26/2/2021 tarihli dilekçesi ile yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, tahsis talebinin ilk olarak 3/3/2021 tarihli ve sayılı yazı ile 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesine göre 20 yıl 52 yaş ve 5825 gün şartlarından 52 yaş şartını yerine getirmediği gerekçesiyle reddedildiğini, daha sonra 10/3/2021 tarihli ve 21708190 sayılı yazı ile 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesine göre 20 yıl 58 yaş 7000 gün ya da 25 yıl 4500 gün 58 yaş şartlarından birini yerine getirdiği takdirde emekliliğe hak kazanacağının, 3/3/2021 tarihli ve sayılı yazının dikkate alınmaması gerektiğinin bildirildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından müvekkilinin aylık bağlamaya esas hizmet başlangıç tarihinin hatalı değerlendirilerek, müvekkilin emeklilik şartlarının ağırlaştırıldığını, 9/6/2021 tarihli ve sayılı dilekçe ile 3/3/2021 tarihli işlemin geçerli sayılmasının talep edildiğini ancak hiçbir işlem tesis edilmediğini, bu durumun 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasına, Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliği’nin 66. maddesinin üçüncü fıkrasına, 29/9/2014 tarihli ve 2014/27 Sayılı Genelge’nin “İşe

Giriş Tarihinin Tespitinde Dikkate Alınacak Süreler” başlıklı 2.2.1. maddesinde yer verilen üç numaralı örneğe, 2018/38 sayılı Genelge’nin “Sigortalılık Başlangıç Tespiti” başlıklı 1. maddesine aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin hizmet başlangıç tarihinden önceki süreleri borçlanmış olması nedeniyle Sosyal

Güvenlik Kurumu tarafından 10/3/2021 tarihli işlemden dönülmesi ve 3/3/2021 tarihli işlemin geçerli sayılması gerektiği yönünde tavsiyede bulunulmasını talep etmektedir.

/

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru

konusuna ilişkin 22/9/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1) 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal

Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesinde; sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların sigortalılıklarının başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise sigortalılığın başlangıç tarihinin, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürüleceğinin belirtildiği ve aynı maddeye 10/9/2014 tarihinde; uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edileceği, yönünde bir hüküm eklendiği,

2.2) Hangi sürelerin sigortalılık süresi olarak kabul edildiğine dair tanımın ise, Yurtdışında Geçen

Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliği’nin 4. maddesinde; borçlanma kapsamındaki sürenin bulunduğu ülke mevzuatına göre ikamet süreleri hariç, çalışılmış ya da çalışılmış süre olarak kabul edilen süreler olarak hüküm altına alındığı,

2.3) 6/11/2018 tarihli ve 2018/38 sayılı Genelge’nin “1.1. Sosyal Güvenlik Sözleşmelerinde Özel

Hüküm Bulunan Ülkeler İçin Sigortalılık Başlangıcı” başlığı altında; sosyal güvenlik sözleşmesinde özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların bu ülkelerdeki ilk işe başlama tarihinin, Türkiye’de hiç çalışma yoksa ya da Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önce ise Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edileceğinin belirtildiği,

2.4) Dolayısıyla; 3201 sayılı Kanun ve 2018/38 sayılı Genelge’de; akit ülkelerdeki sigortaya giriş

tarihinin ülkemizde de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilebilmesi için bu sürelerin sigortalılık süresi olarak kabul edilen süreler olması ve söz konusu süreler için borçlanma işlemi yapılması gerektiğini belirten iki ön koşulun bulunduğu,

2.5) Başvuranın ise 23/3/1994 – 4/4/2012 tarih aralığında Belçika’da geçen sigortalılık, ev kadınlığı ve

işsizlik sürelerini borçlanmış olmakla birlikte, yurt dışı sürelerini gösterir hizmet cetvelinde Belçika’da ilk defa sigortaya giriş tarihinin 26/11/2011 olduğunun gözüktüğü,

2.6) Aynı Genelge’nin “1.3. Ev Kadınlığı Sürelerinin Borçlandırılmasında Sigortalılık Başlangıcı”

başlığı altında; ev kadınlığı sürelerinin akit ülke mevzuatına göre sigortalılık süresi olarak kabul edilmediği, ev kadınlığı sürelerini borçlananların sigortalılık başlangıcının 3201 sayılı Kanun’un 5.

maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince tespit edileceğinin belirtildiği,

2.7) Başvuranın yurt dışı borçlanma işlemleri incelendiğinde, Türkiye’de ilk işe giriş tarihinin 7/8/2017,

akit ülke Belçika’da ilk işe giriş tarihinin ise 26/11/2011 tarihi olduğu, bu tarih öncesi 23/3/1994 – 9/11/2011 tarihleri arası 5846 gün (16 yıl 2 ay 26 gün) ev kadınlılığı borçlanması dikkate alınarak

Türkiye’deki ilk işe giriş tarihinden borçlanmış olduğu ev kadınlığı süresi geri çekilerek ilk işe giriş tarihinin belirlendiği, /

2.8) Bu doğrultuda, bulunan ilk işe giriş tarihi esas alınarak da başvurana aylık bağlanması için aranan

şartların neler olduğu ve uygulanacak olan mevzuat hükümlerinin tespit edildiği, 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 9. maddesinin birinci fıkrasında yer alan hükümler uyarınca başvuranın emeklilik işlemlerinin yürütüldüğü,

2.9) Bununla birlikte, yapılan incelemede başvuranın 26/11/2011-4/4/2012 (129 gün) Belçika’da geçen

sigortalılık ve işsizlik süresinin de talebi üzerine borçlandırılmış olduğu ancak ilgili birimce bu sürenin sigortalının ilk işe giriş tarihi belirlenirken dikkate alınmayarak sigortalılık başlangıç tarihinin 11/5/2001 olarak belirlendiği, söz konusu 129 günlük sürenin de bu hesaba dahil edilmesi gerektiği ve 129 günlük süre dahil edildiğinde sigortalının tabi olacağı emeklilik şartlarını değiştirmeyeceği, bununla birlikte işe giriş tarihinin 2/1/2001 tarihi olması gerektiği yönünde ilgili birime talimat yazıldığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Uzun vadeli sigorta

kolları bakımından sigortalılık süresi” başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasında;

“Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, mülga 2/6/1949 tarihli ve 5417 sayılı İhtiyarlık Sigortası Kanununa, mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Maluliyet, İhtiyarlık ve Ölüm Sigortaları Hakkında Kanuna, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve

Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım

İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi

Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye

Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tabi olarak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.”

/

6) 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin

Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un “Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi” başlıklı 5. maddesinde;

“Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.

Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.

Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.

…

Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz. Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.

Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması hâlinde bu süreler 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer alan hükümler esas alınarak Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden, Türkiye’de sigortalılık yok ise borçlanma tutarının tamamen ödendiği tarihten geriye götürülen sürelere ait ilgili aylara mal edilir.”

7) 1/5/1968 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti İle Belçika Krallığı Arasında Sosyal

Güvenlik Sözleşmesi’nin 28. maddesinde;

“Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları hakkında Türk mevzuatının uygulanmasında; sigortalı, Türkiye’de yaşlılık sigortasına tabi işe girmeden önce Belçika’da bir yaşlılık sigortasına tabi olmuş ise, bu sigortaya tabi tutulduğu ilk gün, Türk mevzuatına göre sigorta kanunlarına tabi işe ilk defa girdiği gün olarak kabul edilir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

/

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Somut olayda başvuranın borçlanma talebi üzerine, 23/3/1994 – 4/4/2012 tarihleri arasında

Belçika’da geçen sigortalılık, ev kadınlığı ve işsizlik süreleri 3201 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda borçlandırılmıştır. Öte yandan başvuranın Türkiye’de ilk işe girişi 7/8/2017 tarihi olarak, akit ülke

Belçika’da ilk işe girişi ise 26/11/2011 tarihi olarak belirlenmiş olup, bu husus uyuşmazlık dışıdır. Bununla birlikte, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvuranın 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanma işlemi dikkate alınarak Türkiye’deki ilk işe giriş tarihinden borçlanmış olduğu süre kadar geriye gidilerek sigortalılık başlangıç tarihinin belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda bulunan sigortalılık başlangıç tarihi esas alınarak da, başvurana aylık bağlanmasında uygulanacak olan mevzuat hükümlerinin ve aranan şartların neler olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Dolayısıyla uyuşmazlık, borçlanma işlemleri yönünden sigortalılık başlangıç tarihi belirlenirken Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olan 7/8/2017 tarihinin mi yoksa akit ülke Belçika’da ilk işe giriş tarihi olan 26/11/2011 tarihinin mi esas alınması gerektiği sorunundan kaynaklanmaktadır.

10) Bilindiği üzere 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasında, sigortalılığın başlangıç

tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılık başlangıç tarihinin, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürüleceği düzenlenmiştir. Ayrıca aynı maddenin beşinci fıkrasında, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişten önce akit ülke sigortasına girilen tarihin Türk sigortasına girilen tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edileceği hükmüne yer verilmiştir. Bu noktada ifade etmek gerekir ki, 1/5/1968 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti İle

Belçika Krallığı Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi’nde bu yönde bir hüküm bulunmaktadır. Nitekim anılan Sözleşme’nin 28. maddesinde Türk vatandaşları, Türkiye’de yaşlılık sigortasına tabi işe girmeden önce Belçika’da bir yaşlılık sigortasına tabi olmuşlar ise, bu sigortaya tabi tutuldukları ilk günün, Türk mevzuatına göre sigorta kanunlarına tabi işe ilk defa girdikleri gün olarak kabul edileceği hüküm altına alınmıştır. Hal böyle iken somut uyuşmazlığın çözümü, 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “sigortalılığın başlangıç tarihi” kavramına, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerine istinaden Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak belirlenmesi öngörülen akit ülkedeki ilk defa çalışmaya başlanılan tarihin de dahil olup olmadığı meselesinin irdelenmesine bağlıdır.

11) Bu noktada 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesine 5754 sayılı Kanun’un 79. maddesi ile eklenen

beşinci fıkrada, sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme uyarınca 3201 sayılı Kanun uygulamasında sigortalılık başlangıç tarihi, Türkiye’de sigortalı hizmetin bulunup bulunmamasına göre sigortalılık başlangıç tarihinden ya da ödeme tarihinden borçlanılan süre kadar geriye gidilmek suretiyle bulunmaktaydı. Diğer bir deyişle uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi doğrultusunda tespit edilen sigortalılık başlangıç tarihinin, bu tarihten önce olan ve başlangıca esas alınmayan sürenin borçlanılması nedeniyle geriye götürülmesi mümkün değildi. Bu dönem yönünden 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “sigortalılığın başlangıç

/

tarihi” kavramı, Türkiye’de zorunlu veya isteğe bağlı sigortalılığa dayalı gerçek başlangıcı ifade etmekte ve bu kavrama uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesine istinaden belirlenen sigortalılık başlangıcı dahil edilmemekteydi.

12) Daha sonra 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasına 6552 sayılı Kanun’un 29. maddesi

ile eklenen ikinci cümlede, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce

âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin ilk işe giriş tarihinin belirlenmesinde dikkate alınacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Böylece uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerine dayalı sigortalılık başlangıç tarihi 3201 sayılı Kanun’daki yerini almıştır.

Şu halde, 3201 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “sigortalılığın başlangıç tarihi” kavramının, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerine dayalı olarak belirlenen sigortalılık başlangıç tarihini de kapsadığının kabul edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerine göre belirlenen sigortalılık başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlanılması halinde de sigortalılığın başlangıç tarihinin, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülmesi yasal zorunluluktur.

(Yargıtay Yirmi Birinci Hukuk Dairesinin 14/5/2015 tarihli ve E: 2015/4939, K: 2015/10703 sayılı kararı.

Kaynak: www.corpus.com.tr)

13) Belirtmek gerekir ki; aksi yöndeki bir uygulama, akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin

ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmasını öngören yasa kuralını borçlanma işlemleri yönünden anlamsız hale getireceği gibi 3201 sayılı Kanun’un amacına da uygun düşmeyecektir. Zira 3201 sayılı Kanun, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerine dayalı olarak ilk işe giriş tarihinin belirlenmesini kabul etmekte iken, kanun koyucunun sigortalılığın başlangıç tarihinin borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülmesinde bu tarihin dikkate alınmamasını amaçladığı söylenemez. Gerçekten de, 3201 sayılı Kanun’da bu yönde bir düzenleme bulunmadığı gibi mezkur 5. maddenin sistematiğinin de buna imkan vermediği belirgindir.

Aksinin kabulü ilk işe giriş tarihi uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerine dayalı olarak belirlenmiş olsa da sigortalılık başlangıcının geriye götürülmesinde sadece (varsa) Türkiye’deki sigortalılığın dikkate alınması gerektiği sonucunu doğurur ki, bu durum 3201 sayılı Kanun’un amacı ile bağdaşmaz.

14) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın 3201 sayılı Kanun kapsamındaki

sigortalılık başlangıç tarihinin ve bu kapsamda yaşlılık aylığından yararlanma şartlarının belirlenmesinde, Belçika’da ilk işe giriş tarihi olan 26/11/2011 tarihinin esas alınarak borçlanılan gün sayısı kadar geriye gidilerek bulunan tarihin dikkate alınması gerekirken Türkiye’deki ilk işe giriş tarihi olan 7/8/2017 tarihinden borçlanmış olduğu sürenin geriye götürülmesi ile bulunan tarihin dikkate alınmasına yönelik

Sosyal Güvenlik Kurumu işleminde hukuka ve hakkaniyete uygunluk tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

/

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının tebliğ tarihinden

itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Eskişehir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Başvuranın, Belçika’da ilk işe giriş tarihi esas alınarak borçlanılan gün sayısı kadar geriye gidilmesi ile bulunacak tarihe göre yaşlılık aylığından yararlanma şartların belirlenmesine yönelik işlem tesis edilmesi,

Ayrıca benzer uyuşmazlıkların yaşanmamasını teminen gerekli düzenleyici işlemlerin yapılması,

Hususlarında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,

6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine idare tarafından tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvuran vekiline ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi