|
ÖZET: Başvuran, 1990-1995 yılları arasında çalıştığı Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü’nden 5 yıl 3 aylık kıdem tazminatını talep etmiştir. Başvuru, 3 Ekim 2021 tarihinde yapılmış olup, talep edilen tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenmiştir. İlgili idareler, başvuranın 19 Nisan 1995 tarihinde istifa ettiğini ve bu tarihten itibaren kıdem tazminatı ödenmesine ilişkin şartların sağlanmadığını belirtmiştir. Başvuranın, 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli ikramiyesi alabilmesi için gerekli şartları taşımadığı ifade edilmiştir.
İdarelerin verdiği bilgilere göre, başvuranın toplamda 8161 gün hizmet süresi bulunmaktadır. Ancak, 8 Eylül 1999 tarihinden önce istifa eden kamu görevlileri için kıdem tazminatı ödenmesi mümkün değildir. Yargıtay kararları da, emekli ikramiyesi ile kıdem tazminatının aynı nitelikte olduğunu ve kıdem tazminatına hak kazanma koşullarının sağlanmadığını vurgulamaktadır. Dolayısıyla, başvurunun reddedilmesine karar verilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddi yönünde bir öneri sunmuş ve yapılan işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilmediğini belirtmiştir. Başvuranın, ilgili idarelerin işlemlerine karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/3949-S.22.5980
BAŞVURU NO : 2021/16795
KARAR TARİHİ : 22/03/2022
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Kıdem tazminatı talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 03/10/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza 3/10/2021 tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle; 1990-1995 yıllarında görev yaptığı Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünden 5 yıl 3 aylık kıdem tazminatını alamadığını belirterek, tarafına kıdem tazminatının yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 20/10/2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Dairesi
Başkanlığından alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 2.1. Başvuranın Şanlıurfa Bölge Müdürlüğünde Uzman olarak çalışmakta iken 19/04/1995 tarihinde istifaen Kurumdan ayrıldığı, ilgilinin 1990-1995 yılları arasında görev yaptığı sürelerine karşılık kıdem tazminatı alamadığına ilişkin yapmış olduğu başvuruya istinaden ilgilinin özlük dosyasının incelendiği, yapılan incelemede 17/10/1989 tarihinde 233 Sayılı KHK’nın 43. maddesi gereğince sözleşmeli sigortalı olarak göreve başladığı ve sözleşmeli sigortalı olarak çalışmakta iken 14/02/1990 tarihinde 399 Sayılı
KHK’nın geçici 1.maddesi gereğince emekli sandığıyla ilgilendirildiği; emekli sandığına tabi çalışmakta iken 19/04/1995 tarihinde istiafaen kurumdan ayrıldığı, 2.2. Başvuranın 17/10/1989 tarihinde 233 Sayılı KHK’nın 43. maddesi gereğince sözleşmeli sigortalı olarak göreve başladığı, 14/02/1990 tarihi itibariyle 399 Sayılı KHK’nın geçici 1. maddesi gereğince emekli
sandığıyla ilgilendirildiği, Sosyal Güvenlik bakımından son defa (Mülga 5434) Sayılı Kanuna tabi olarak çalışmakta iken istifaen Kurumdan ayrıldığı, 2.3.Başvurana Kurumdaki çalışmalarına karşılık kıdem tazminatı ödenmediği, ayrıca ilgilinin kurumdan ayrıldığı tarih itibariyle emeklilikte gerekli yaş ve şartları taşımadığından kıdem tazminatı ve/veya emekli ikramiyesi ödenmediği, 3. Kurumumuzun 8/12/2021 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 3.1. Başvuranın Toprak Mahsulleri Ofisi Şanlıurfa Bölge Müdürlüğünde Uzman olarak görev yapmakta iken 19/04/1995 tarihinde istifa ederek görevinden ayrıldığı, talebi üzerine 506 sayılı Kanun hükümlerine göre 01/03/1999 tarihinden başlamak üzere birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı, 3.2. Başvuranın 5126 gün 4/1-(a) (SSK), 1145 gün 4/1-(b) (Bağ-Kur), 1890 gün 4/1-(c) (Emekli Sandığı)
kapsamında olmak üzere toplam 8161 gün hizmet süresinin bulunduğu, ilk kez 01/11/1973 tarihinde 4/1(a) bendi kapsamında, 15/02/1990 tarihinde ise 4/1-(c) bendi kapsamında çalışmaya başladığı, bu kapsamındaki çalışmasının istifa etmesi üzerine 14/05/1995 tarihi itibariyle sonlandığı, son sigortalılık statüsü olan 4/1-(a) bendi kapsamındaki çalışmaları esas alınarak adı geçene 01/02/1999 tarihli talebine istinaden mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca 01/03/1999 tarihinden başlamak üzere birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı, 3.2. Başvuranın Toprak Mahsulleri Ofisinde geçen sürelerine kıdem tazminatı ödenmesine ilişkin tek başvurusunu 16/03/2011 tarihli dilekçe ile yaptığı, yapılan talebe 28/04/2011 tarihli yazı ile cevap verilerek, talep tarihinde yürürlükte olan mevzuat (5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi) gereği son sigortalılık süresi 4/1-(c) bendi kapsamında olmadığından ikramiye talebi reddedildiği, 3.3. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerektiği, 3.4. 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı alt bendine göre kıdem tazminatına hak kazanmaya ilişkin şartlardan birisi, işçilerin hizmet akitlerinin bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malûllük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla son bulması olarak belirlenmiş iken, 08/09/1999 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazanmak için kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşın veya kademeli olarak belirlenmiş emeklilik yaşının doldurulmuş olmasının gerekmesi nedeniyle anılan 14 üncü maddeye 4447 sayılı Kanunun 45 inci maddesi ile “506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması
için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,” hükmü eklenmiştir. Bu düzenleme suretiyle, iş akdinin yalnızca yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile iş akdini sonlandıranlara kıdem tazminatı ödenmesine ilişkin hüküm ve uygulamalar ilk defa 08/09/1999 tarihinden itibaren başladığı, 3.5. 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı alt bendine göre; 08/09/1999 tarihinden önce çalışmaya başlayanlar için aylığa hak kazanma koşullarından yaş dışında en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme gün sayısı (Görevlerinden 08/09/1999 tarihinden sonra ayrılmak şartıyla) – 08/09/1999 tarihinden sonra çalışmaya başlayan ve bu tarihten sonra, 506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaş koşulu dışında kalan sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı koşullarını yerine getirmek suretiyle iş akdini kendi istekleri ile sonlandıranlar kıdem tazminatından yararlandırıldıklarından, aynı esaslar kamu görevlileri hakkında da uygulanmak suretiyle emekli ikramiyesi ödenebileceği, 3.6. Yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile iş akdini sonlandıranlara kıdem tazminatı ödenmesine ilişkin hüküm, 08/09/1999 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği için bu tarihten önce en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve
3600 prim ödeme gün sayısı bulunmakta iken ayrılanlar kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde
görevlerinden ayrılmış kabul edilmeyeceklerinden, benzer durumdaki yani 08/09/1999 tarihinden önce en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı bulunmakta iken istifa eden kamu görevlilerinin emekli ikramiyesinden yararlandırılmaları mümkün olmadığı, ayrıca, Yargıtay’ın istikrar kazanmış kararları ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun içtihadı birleştirme kararları da farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi çalışması bulunanlar bakımından emekli ikramiyesinin ödenmesinde kıdem tazminatı ile emekli ikramiyesinin aynı nitelikli kavramlar olduğu ve kamuda geçen sürelere emekli ikramiyesi ödenmesinde kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek biçimde sona ermeyen çalışmaların dikkate alınmaması gerektiği, 3.7. 08/09/1999 tarihinden önce Devlet Memurluğundan istifa etmek suretiyle ayrılan ilgiliye 5434 sayılı
Kanuna tabi geçen hizmet süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesine Kanunen imkan bulunmadığı, bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
/
6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinde; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.” 7. 5484 sayılı Emekli Sandığı Kanununun “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesinde; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.”
“Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak
Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.”
“İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.” 8. 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi
Hakkında Kanunun; 8.1. “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8. Maddesinde; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet
/
sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.
Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma (Ek ibare: 27/1/2000 – 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.” 8.2. Emekli ikramiyesi başlıklı 12 nci maddesinde; “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir.
Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi ödenmiş süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.
Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır.” 9. 1475 sayılı İş Kanunun “kıdem tazminatı” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Bu Kanuna tabi işçilerin
hizmet akitlerinin:
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla, 4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla, 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.”
“T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle
Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.
Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.” hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. 1 no.lu paragrafta da açıklandığı üzere başvuran özetle; 1990-1995 yıllarında görev yaptığı Toprak
Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünden 5 yıl 3 aylık kıdem tazminatını alamadığını belirterek, tarafına kıdem tazminatının yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmektedir.
12. İlgili idarelerden Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; başvuranın 5126 gün 4/1-(a) (SSK), 1145 gün 4/1-(b) (Bağ-Kur), 1890 gün 4/1-(c) (Emekli Sandığı) kapsamında olmak üzere toplam 8161 gün hizmet süresi bulunduğu, ilk kez 01/11/1973 tarihinde 4/1-(a) bendi kapsamında, 15/02/1990 tarihinde ise 4/1-(c) bendi kapsamında çalışmaya başladığı ve bu kapsamındaki çalışmasının istifa etmesi üzerine 14/05/1995 tarihi itibariyle sonlandığı, son sigortalılık statüsü olan 4/1-(a) bendi kapsamındaki çalışmaları esas alınarak adı geçene 01/02/1999 tarihli talebine istinaden mülga 2829 sayılı
Kanunun 8 inci maddesi uyarınca 01/03/1999 tarihinden başlamak üzere birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
13. 17/01/2012 tarih ve 6270 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile memuriyet görevinden emeklilik dışında nedenlerle ayrılmış olanlardan, son defa 5434 sayılı T.C.
Emekli Sandığı Kanunu veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevler ile diğer sigortalılık statüleri esas alınarak aylık bağlananlara, son defa bulundukları sigortalılık statüsüne bakılmaksızın geçmiş memuriyet hizmetlerine emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esaslar yeniden belirlenmiştir.
14. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması gerekmektedir.
15. 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı alt bendine göre kıdem tazminatına hak kazanmaya ilişkin şartlardan birisi, işçilerin hizmet akitlerinin bağlı bulundukları kanunla
/
kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla son bulması olarak belirlenmiş iken, 08/09/1999 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazanmak için kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşın veya kademeli olarak belirlenmiş emeklilik yaşının doldurulmuş olmasının gerekmesi nedeniyle anılan 14 üncü maddeye 4447 sayılı Kanunun 45 inci maddesi ile “506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,” hükmü eklenmiştir. Bu düzenleme suretiyle, iş akdinin yalnızca yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile iş akdini sonlandıranlara kıdem tazminatı ödenmesine ilişkin hüküm ve uygulamalar ilk defa 08/09/1999 tarihinden itibaren başlamıştır.
16. Bu nedenle, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı alt bendine göre; – 08/09/1999 tarihinden önce çalışmaya başlayanlar için aylığa hak kazanma koşullarından yaş dışında en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödeme gün sayısı (Görevlerinden 08/09/1999 tarihinden sonra ayrılmak şartıyla) – 08/09/1999 tarihinden sonra çalışmaya başlayan ve bu tarihten sonra, 506 sayılı
Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaş koşulu dışında kalan sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı koşullarını yerine getirmek suretiyle iş akdini kendi istekleri ile sonlandıranlar kıdem tazminatından yararlandırıldıklarından, aynı esaslar kamu görevlileri hakkında da uygulanmak suretiyle emekli ikramiyesi ödenebilecektir.
17. Yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile iş akdini sonlandıranlara kıdem tazminatı ödenmesine ilişkin hüküm, 08/09/1999 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği için bu tarihten önce en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı bulunmakta iken ayrılanlar kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde görevlerinden ayrılmış kabul edilmeyeceklerinden, benzer durumdaki yani 08/09/1999 tarihinden önce en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı bulunmakta iken istifa eden kamu görevlilerinin emekli ikramiyesinden yararlandırılmaları mümkün olmamaktadır.
18. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/11/2009 tarihli ve E:2009/9-469 K:2009/570 sayılı kararında
“Bununla birlikte, işçinin kamu kurumlarında işçilikte geçen hizmetlerinin birleştirilmesi için önceki çalışmaların, fesih şekli itibariyle kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiği 1475 sayılı Yasanın 14/5. Maddesinde açık biçimde düzenlenmiş olmakla, aynı kuralın memur ya da sözleşmeli personel olarak çalışılan süre yönünden de değerlendirilmesi gerekir. Temel amacı işçiyi korumak olan İş
Kanununun, işçi yönünden öngörmediği bir kuralın memur olarak çalışılan süre için uygulanması düşünülemez…” şeklinde değerlendirme yaparak emekli ikramiyesi ile kıdem tazminatının aynı nitelikli kavramlar olduğu yönündeki görüşünü yinelemiştir.
19. Dolayısıyla, başvuranın 5434 sayılı Kanuna tabi olarak çalışmakta iken 19/04/1995 tarihinde istifa ederek görevinden ayrıldığı ve 4/1-(a) bendi kapsamında çalışmaya devam ettiği, 5 yıl 3 ay 4/1-(c)
bendi kapsamında hizmeti olan ilgiliye, mülga 2829 sayılı Kanun uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 01/03/1999 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun hükümlerine göre yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmakta olup, 08/09/1999 tarihinden önce Devlet Memurluğundan istifa etmek
/
suretiyle ayrılan ilgiliye 5434 sayılı Kanuna tabi geçen hizmet süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesine Kanunen imkan bulunmadığı anlaşılmaktadır.
20. Yukarıda yapılan açıklamalar, ilgili mevzuat, idarelerin verdiği cevaplar ve Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın 1990-1995 yıllarında görev yaptığı Toprak Mahsulleri Ofisi Genel
Müdürlüğünden hizmetinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde sona ermediği anlaşılan ve 08/09/1999 tarihinden önce Devlet Memurluğundan istifa etmek suretiyle ayrılan ilgiliye 5434 sayılı
Kanuna tabi geçen hizmet süreleri için emekli ikramiyesi ödenmemesi yönünde idarelerce yapılmış işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURAN ile TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ve SOSYAL
GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi