|
ÖZET: Başvuran, Bağ-Kur emeklisi olarak babasından yetim aylığı talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın kendi çalışmaları nedeniyle 2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığını ve bu nedenle babasından ölüm aylığı bağlanamayacağını belirtmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca, ölen sigortalının hak sahiplerine aylık bağlanmasında belirli koşulların sağlanması gerektiği ifade edilmiştir. Başvuranın mevcut durumunun bu koşulları karşılamadığı sonucuna varılmıştır.
SGK’nın açıklamalarına dayanarak, başvuranın babasından dolayı ölüm aylığı alabilmesi için gerekli şartların sağlanmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, başvuranın eşinden dolayı almakta olduğu aylık, 5510 sayılı Kanun’un hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, hak sahipliği statüsünü etkilemektedir. Bu nedenle, başvurunun reddedilmesine yönelik hukuki bir engel bulunmamaktadır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesi yönünde karar vermiştir. İdarenin, başvuruya ilişkin süreçte iyi yönetim ilkelerine uygun hareket ettiği ancak başvuranın itiraz yollarını belirtmediği için bu konuda önerilerde bulunulmuştur. Başvuranın, ret kararına karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/4742-S.22.7209
BAŞVURU NO : 2021/18906
KARAR TARİHİ : 07/04/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Yetim aylığı hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 04/11/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Bağ-Kur emeklisi olduğunu, babasının hak sahibi kızı olarak yetim aylığı alması gerektiğini belirterek tarafına yetim aylığının bağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından
gönderilen 06/12/2021 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde özetle:
2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğe girdiği 2008/Ekim ayı başından önce vefat eden 4/1-(a)-SSK ve 4/1-(b)-Bağ-Kur kapsamındaki sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki kanun hükümleri, 2008/Ekim ayından sonra vefat eden 4/1-(a) ve 4/1(b) kapsamındaki sigortalılar hakkında ise 5510 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaktadır. 5510 sayılı
Kanunun 34 üncü maddesinde, ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; – Dul eşine % 50’si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 75’i, – Bu Kanunun 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının her birine % 25’i, oranında aylık bağlanacağı,
Hususunun hüküm altına alındığı, 2.2. Kurum kayıtlarının incelenmesinde; adı geçenin Kurumdan Bağ-Kur sicil numarası ile kendi çalışmalarından dolayı 4/1-(b) kapsamında 1/10/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı tespit edildiğinden 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesine göre ölen babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmasına imkan bulunmadığı, 2.3. Başvuru konusu ile ilgili olarak yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, hususları bildirilmiştir.
3. Bilgi ve belge talebine cevap yazısı eklerinin incelenmesinden, başvuranın vefat eden eşinden dolayı da (4/a) kapsamında aylık almaya devam ettiği, babası 07/10/1980 tarihinde vefat ettiği tespit edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü, 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 6.1. 34 üncü maddesinde; “Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; a) Dul eşine % 50’si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde
% 75’i, b) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını
doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malul olduğu anlaşılanların
veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının,
her birine % 25’i,
…
oranında aylık bağlanır.” hükmü, 6.2. “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.” hükmü, yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, kendi çalışmalarından dolayı Bağ-Kur (4/b) kapsamında, vefat eden eşinden dolayı SSK (4/a) kapsamında almakta olduğu emekli aylığının yanında 1980 yılında vefat eden babasından dolayı da tarafına ölüm (yetim) aylığı bağlanmasını talep etmektedir.
9. Sosyal Güvenlik Kurumunca gönderilen cevabi yazıda özetle; başvuranın kendi çalışmalarından dolayı 4/1-(b) kapsamında 1/10/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı tespit edildiğinden 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi gereği tarafına yetim aylığı bağlanması talebinin reddedildiği bildirilmiştir.
10. Bu çerçevede uyuşmazlığın; başvuranın babasından dolayı ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
11. Kanunların zaman bakımından uygulanmasında, her kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanması esastır. Bu doğrultuda, kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanması için özel bir kanun hükmünün varlığı gerekli olduğu gibi, yürürlükten kaldırılan kanunun ileriye etkili olarak uygulanmaya devam edilebilmesi için de yine özel bir kanun hükmünün varlığı zorunludur. Nitekim 5510 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası ile kanun koyucu, mezkûr
Kanun’un yürürlüğünden önceki sosyal güvenlik kanunları uygulanmak suretiyle hak sahiplerine bağlanılan veya hak kazanılan gelir veya aylıkların, durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, Kanun’un yürürlük tarihinden önceki hükümlerin esas alınması gerektiğini benimsemiştir. Bu tür istisnai hükümler dışında, ölüm sigortasından aylık tahsislerinde genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan mevzuatın uygulanması gerekmektedir (Kamu Denetçiliği
Kurumunun 08/04/2020 tarihli ve 2020/3443, 13/05/2020 tarihli ve 2020/3174 Başvuru No.lu kararları).
Kız çocukları, ölüm aylığı bağlanmasında baba yönünden hak sahipliği sıfatını kanunda aranan tüm şartların tamamlanmasıyla kazanmaktadır. Başka bir anlatımla şartlardan herhangi biri tamamlanmamış ise
/
baba yönünden hak sahipliği sıfatı söz konusu olmamaktadır. Bu durumda kız çocukları, sigortalının ölümü, boşanma, Sosyal Sigorta ya da Emekli Sandıklarından gelir veya aylık almaksızın çalışma hayatından çıkma şartlarının bir arada bulunması suretiyle ve hangisi daha sonra gerçekleşmiş ise o tarih itibarıyla ölüm aylığı açısından hak sahibi olmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun; 28/5/2019 tarihli ve sayılı; 14/6/2017 tarihli ve sayılı; 26/2/2016 tarihli ve Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 10/3/2016 ve sayılı kararları. www.corpus.com.tr)
12. 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte vefat eden sigortalılardan dolayı hak sahiplerine hangi şartlarda ve ne şekilde aylık bağlanacağı anılan Kanunun 34 üncü maddesinde yeniden belirlenmiştir.
Anılan maddeye göre, ölen sigortalıların kız çocuklarından evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalanlara Kanun kapsamında çalışmamak veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olmak şartıyla aylık bağlanmaktadır.
13. Somut olayda başvuranın, eşinden dolayı 1/10/2020 tarihinden itibaren eşinden dolayı aylık almaya başladığı; kendi çalışmalarından dolayı da 4/1-(b) kapsamında 1/10/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı anlaşıldığından, başvuran hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin uygulanmasına ve 1479 sayılı Kanuna göre değerlendirme yapılmasına imkân bulunmamaktadır. Buna göre, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü sonrasında boşanması ya da emekli olması nedeniyle başvuranın hak sahipliği yönünden ortaya çıkan değişikliklerin artık 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
14. 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesine göre yapılan değerlendirmede, başvuranın kendi çalışmalarından dolayı emekli aylığı alması nedeniyle anılan maddede aranan kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olmak şartını taşımadığı, dolayısıyla 5510 sayılı Kanuna göre de babasından dolayı aylık bağlanabilecek hak sahibi statüsünde olmadığı anlaşılmıştır.
15. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; 5510 sayılı Kanun kapsamında hak sahipliği şartlarının tamamını taşımadığı anlaşılan başvuranın, tarafına babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması talebinin 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca reddedilmesine yönelik Sosyal Güvenlik
Kurumu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
/
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi