|
ÖZET: Başvuran, 30/07/2019 tarihinde yurt dışı hizmet borçlanması talebinde bulunmuş ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından gönderilen borç tahakkuk cetveli, tebliğ edilemeden iade edilmiştir. Başvuran vekili, müvekkilinin hem yurt içi hem de yurt dışı adresini bildirmesine rağmen yalnızca yurt dışı adresine tebligat yapıldığını ve evrakın iade edilmesinin ardından başka bir işlem yapılmadığını belirterek, borç tahakkuk cetvelinin yeniden gönderilmesini talep etmiştir. SGK ise, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde başvuru yapılmadığı gerekçesiyle işlemin geçersiz sayıldığını ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek SGK’nın işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna kanaat getirmiştir. Borç tahakkuk cetvelinin tebliği için 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na uygun bir yöntem izlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın yurt dışındaki çalışma sürelerinin borçlandırılması talebinin geçerli sayılabilmesi için, SGK’nın tebligat işlemlerini doğru bir şekilde gerçekleştirmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, SGK’ya başvuranın borçlanma talebinin geçersiz sayılmasına yönelik işlemin geri alınması ve borç tahakkuk cetvellerinin 7201 sayılı Kanun’a uygun olarak yeniden ele alınması tavsiye edilmiştir. Bu karar, başvuran vekiline ve SGK Başkanlığına tebliğ edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/5503-S.22.8386
BAŞVURU NO : 2021/20962
KARAR TARİHİ : 21/04/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yurt dışı hizmet borçlanması hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 09/12/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran vekili; müvekkilinin 3201 sayılı Kanun uyarınca borçlanma talebiyle 30/7/2019 tarihinde
İstanbul Tuzla Sosyal Güvenlik Merkezine müracaat ettiğini, ilgisi nedeniyle müvekkilinin borçlanma talebinin Erzurum Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne gönderildiğini, uzunca bir süre yanıt gelmemesi üzerine 9/8/2021 tarihli dilekçe ile işlemlerin akıbeti hakkında bilgi talep ettiklerini, Erzurum Sosyal
Güvenlik Merkezinin 25/8/2021 tarihli sayılı yazısı ile borç tahakkuk cetvelinin 20/12/2019 tarihinde iadeli taahhütlü olarak müvekkilin Almanya adresine gönderildiği, 4/2/2020 tarihinde tebliğ edilemeyerek kuruma iade edildiği belirtilerek talebin reddedildiğini, müvekkilinin başvuru esnasında hem yurt dışı hem de yurt içi adresini bildirdiği halde sadece yurtdışı adresine tebligat çıkarıldığını ve evrak iade döndükten sonra başkaca hiçbir işlem yapılmadığını, borç tahakkuk cetvelinin tebliğ edilmesine yönelik gerçekleştirilen işlemlerin başta 7201 sayılı Tebligat Kanunu olmak üzere hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin 30/7/2019 tarihli borçlanma talebine istinaden borç tahakkuk cetvelinin yeniden gönderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 13/1/2022 tarihli
ve sayılı yazısında özetle;
/
2.1) Başvuranın borçlanma başvurusu üzerine yurt dışında geçen 5019 gün karşılığı 136.968,51 TL
tutarında borç tahakkukunun oluşturulduğu, başvuranın 30/7/2019 tarihli yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçesinde borç miktarının tebliğ edileceği adres olarak yurt dışı adres seçeneğini işaretlediği, bu kapsamda borç tebliğinin söz konusu dilekçede beyan edilen “
/ adresine gönderildiği, başvuran vekilinin iddia ettiği şekilde dilekçede yurt içi adresinin mevcut olmadığı,
2.2) 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal
Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 4. maddesine göre tahakkuk ettirilen borç tutarının, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenmesi gerektiği, ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dâhil edildiği, tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı arandığı,
2.3) Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in 10.
maddesinin dördüncü fıkrasında, tahakkuk ettirilen borç tutarının ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarihin borcun tebliğ tarihi olacağının öngörüldüğü, gerek
Kanun’da gerekse Yönetmelik’te tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri doğrultusunda yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı,
2.4) Bu kapsamda, 10/12/2019 tarihli borç tebliği yazısının iadeli taahhütlü olarak başvuranın beyan ettiği
Almanya adresine gönderildiği ve 20/12/2019 tarihinde teslim girişiminde bulunulduğunun ancak teslim edilemediğinin anlaşıldığı, iade gelen tebliğ zarfının 4/2/2020 tarihinde Kuruma ulaştığı,
2.5) 3201 sayılı Kanun, Yönetmelik ve 2011/48 sayılı Genelge hükmü gereğince yurt dışı borçlanma tebliğ
yazısının Kurumdan gönderildiği tarih olan 10/12/2019 tarihinden itibaren üç ay içerisinde borçlanma işlemiyle ilgili olarak herhangi bir başvuru olmadığından, başvuranın yurt dışı borçlanma talebinin iptal edildiği ve bu hususun 25/8/2021 tarih ve sayılı yazı ile bildirildiği,
2.6) Sonuç olarak 30/7/2019 tarihinde 3201 sayılı Kanun’a göre yurt dışı borçlanma talebinde bulunan
başvurana borç tahakkuk cetvelinin 10/12/2019 tarihli iadeli taahhütlü yazı ile gönderildiği, başvuranın adres bilgilerinin talep dilekçesinde beyan ettiği adres olmasına rağmen tebliğ edilemeden borç tahakkuk cetvelinin Kuruma iade edildiği ve 10/12/2019 tarihinden itibaren üç ay içerisinde herhangi bir başvuru veya ödeme yapılmadığından, borçlanma talebinin 30/7/2019 tarihindeki talebe göre geçerli sayılmasına imkân bulunmadığı, başvuranın beyan ettiği adrese iadeli taahhütlü olarak gönderilen borç tahakkuk cetvelinin ulaşmamasında Kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
3) Başvuru konusuna benzer nitelikte 2021/19762 numaralı başvuru dosyası üzerinden yapılan
yazışmaya cevaben gönderilen Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Posta ve Kargo Hizmetleri
Daire Başkanlığının 21/12/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle;
3.1) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yurt dışında bulunan vatandaşlara gönderilen taahhütlü
gönderilerin kabulünden teslimine kadar her aşamasının internet sitesi üzerinden sorgulanabildiği, takip izleme sistemleri üzerinde yapılan sorgulamada en son işlem basamağı “teslim girişiminde bulunuldu” olarak görülmesi durumunda varış posta idaresinin alıcı adresine gidilerek alıcının adreste bulunamadığı,
“teslim edilemedi” bilgisi girildiğinde ise alıcıya ulaşamadığından gönderinin teslim edilemediği anlamına geldiği, bu durumda söz konusu gönderinin alıcıya teslim edilemediği anlaşıldığı, tebliğ evrakının tebliğ edilmiş sayılıp sayılamayacağı hususunun Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından değerlendirilmesi gerektiği,
3.2) Taahhütlü gönderinin alıcıya teslim edilememesi durumunda dağıtıcı personelin, gönderinin en
yakın teslim ofisine bırakılacağı yönünde adrese haber kâğıdı ile bilgilendirmede bulunmak suretiyle söz konusu gönderiyi adrese en yakın teslim ofisine bıraktığı ve teslim ofisinde bekleme süresi boyunca bekletilen gönderinin alıcısı tarafından teslim alınmaması durumunda ise bahse konu gönderinin iade işlemine tabi tutulduğu,
3.3) Yurt dışına kabul edilen taahhütlü gönderilerin 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamında olmadığı,
yurt dışı gönderilerin kabul, ayrım, sevk ve teslim işlemlerinin Dünya Posta Birliği Konvansiyon
Kararlarında belirtilen hükümler çerçevesinde yapıldığı, varış ülkesi posta idaresi personeli tarafından gönderi üzerinde belirtilen adrese gidilmek suretiyle teslim edildiği,
3.4) Gönderilerin teslim edilememesi durumunda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kabul merkezine
başvurularak haber isteme formu doldurulmak suretiyle gönderilerin akıbeti hakkında bilgi talep edilmesinin mümkün olduğu, bu durumda varış posta idaresi nezdinde detaylı araştırma yapılarak bilgi verilebileceği, ancak haber isteme süresi kabul tarihinin ertesi gününden başlayarak altı ayla sınırlı olduğundan bu süre içerisinde gelen başvurulara varış posta idaresinden yanıt alınabildiği,
3.5) Öte yandan TURPEX hizmeti kapsamında iş yerlerinden kabulü yapılan yurt dışı varışlı
gönderilerin, alıcılarına ulaştırılmasında belli bir teslim süresinin sunulduğu, söz konusu gönderilerin yurt dışına taşınması, dağıtım ve teslimi tek elden bir şirket tarafından yapıldığından hızlı ulaştırıldığı, bu hizmet kapsamında 200’den fazla farklı noktaya taşıma hizmetinin gerçekleştirildiği, çoğu gönderinin gümrük süreleri hariç iki ya da üç gün gibi kısa süreler içerisinde teslim edilebildiği,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
/
6) 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin
Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un;
6.1) “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde;
“Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”
6.2) “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin (c) bendinde;
“Bu Kanunda geçen:
…
c) Sürelerin Değerlendirilmesi; Türk vatandaşlığını haiz olanların 1 inci maddede belirtilen sürelerinin istekleri halinde değerlendirilmesini,
ifade eder.”
6.3) “Başvurulacak kuruluşlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında;
“Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.”
6.4) “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında;
“Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %45’idir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.”
7) 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebligatın yapılması” başlıklı 1. maddesinde;
“Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, /
(IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.”
8) Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in;
8.1) “Borçlanma başvurusunda istenilecek belgeler” başlıklı 7. maddesinde;
“Borçlanma başvuruları, örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumun internet sayfasında yayımlanan Yurtdışı
Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılır.
Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesinde, yurtdışında borçlanma kapsamında geçen sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreleri bulunan kişinin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, borçlanılmak istenilen sürenin niteliği ve süresi, borçlanma miktarının hesabına esas bir günlük prime esas kazanç tutarı ve tebligat adresi ile Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi geçen çalışmaları varsa kurumu, sigortalılık statüsü, sicil numarası ve süresi belirtilir.
Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesine, 9 uncu maddede belirtilen ve borçlanılacak süreye uygun belge asıllarının eklenmesi zorunludur. Kurum, bu belgelerin aslı yerine örneğini ve borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri istemeye yetkilidir.”
8.2) “Sigortalılık sürelerinin belgelendirilmesi mecburiyeti” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrası
ile 6/11/2020 tarih ve 31296 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 6. maddesiyle yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında;
“Borçlanma başvurusunda bulunanlar, yurtdışında geçen ve borçlanmaya esas olacak sürelerine ait 9 uncu maddede belirtilen belgelerden durumlarına uygun olanını, Kuruma ibraz etmekle belgelendirme mecburiyetlerini yerine getirmiş olurlar.
Kurum, gerektiğinde sigortalılık sürelerinin tespiti için sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerden idari yardım talebinde bulunabilir.”
8.3) “Borçlanmaya esas sürelere ait belgeler” başlıklı 9. maddesinin, 6/11/2020 tarih ve 31296
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 7. maddesiyle değiştirilmeden önceki birinci fıkrasının (a) bendinde;
“Borçlanma yapılabilmesi için;
a) Borçlanılacak süre sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerde geçmişse;
1) Çalışılan ülkede bağlı bulunulan sigorta merciinden alınacak hizmet cetveli veya sigorta kartlarından,
2) Sigortalıların çalıştıkları iş yerlerinin resmi kuruluşlara ait olması veya resmi kuruluşlarca ya da kamu
kurumu olarak kabul edilen kuruluşlarca düzenlenmesi halinde, belgelerin ayrıca tasdikine gerek kalmaksızın; çalışılan ülkede işyerinin ait olduğu belediyelerce düzenlenmiş hizmet belgeleri, vergi dairelerince çalışılan sürelere ilişkin düzenlenmiş belgeler, iş bulma kurumlarınca işsizlikte geçen sürelere ilişkin verilen belgeler, ilgili meslek kuruluşları veya birliklerince veya diğer resmi kuruluşlarca verilen hizmet belgelerinden,
3) Yurtdışında kendi adına ve hesabına çalışanların bağlı oldukları vergi dairesi, ilgili meslek kuruluşu
veya birliklerince verilen hizmet belgesinden,
4) Bulunulan ülkelerdeki Türk konsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya ataşelikler
gibi temsilciliklerden alınacak ve yurtdışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgelerinden, …
durumlarına uygun olan belgenin Kuruma ibraz edilmesi gerekir.”
8.4) “Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi” başlıklı 10. maddesinin dördüncü ve
altıncı fıkralarında;
“Kurumca birinci fıkraya göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir.
Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih, borcun tebliğ tarihidir.
…
Borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılır.
Üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden süre geçerli sayılır. Borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesi, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlıdır.”
8.5) “Borçlanmadan vazgeçme ve borçlanma miktarının iadesi” başlıklı 11. maddesinin birinci
fıkrasında;
“Borçlanma başvurusunda bulunup borcu tebliğ edilmeden ya da tebliğ edildikten sonra üç aylık süre içinde borçlanma başvurusundan vazgeçtiklerini yazılı olarak Kuruma bildirenlerin borçlanma başvuruları geçersiz sayılır.”
9) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün 8/6/2011 tarihli
ve 2011/48 sayılı Genelgesi’nin, “Yurtdışı Borçlanma İşlemleri” başlıklı ikinci bölümünün “Borç miktarının tebliği” başlıklı dördüncü maddesinin beş numaralı paragrafında;
“Tebliğ mektubunun ilgililere teslim edilememesi nedeniyle Kuruma iade edilmesi halinde, adresin ilgilinin dosyası ve adrese dayalı kimlik paylaşım sisteminden doğru olup olmadığı ile ilgili yapılacak olan kontrol neticesinde;
a) Tebliğ mektubuna yazılan adresin yanlış olduğu tespit edildiği takdirde, tahakkuk ettirilen borç iadeli taahhütlü olarak yeniden doğru adrese tebliğ edilecektir.
/
b) Tebliğ mektubuna yazılan adresin doğru olduğu tespit edildiği takdirde, borcun ilgiliye tebliğine ilişkin yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ilgilinin müracaatı üzerine aynı borç yeniden tebliğ edilecek, yeniden müracaat üç aylık süreden sonra yapılmış ise önceki borçlanma işlemi geçersiz sayılacak yeni borç tahakkuku yeni talep tarihinde geçerli olan prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında seçilecek olan kazanç üzerinden gerçekleştirilecektir.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran vekili özetle; müvekkilinin 30/7/2019 tarihli
borçlanma talebine göre düzenlenen borç tahakkuk cetvelinin yeniden gönderilmesini talep etmektedir.
12) Buna karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ise, borç tahakkuk cetveline ilişkin tebliğ
mektubunun tebliğe çıkarılmasına rağmen başvurana teslim edilememesi nedeniyle Kuruma iade edildiği, başvuranın adresinin doğru olduğu anlaşıldığından borcun başvurana tebliğine ilişkin yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde başvuranın müracaatı olmaması üzerine borçlanma işleminin geçersiz sayıldığı açıklamalarına yer verilmiştir. Şu durumda başvuranın, yurt dışında geçen çalışma sürelerinin borçlandırılması talebi kapsamında düzenlenen borç tahakkuk cetvelinin tebliğinin hangi
Kanun kapsamında yapılacağı ile söz konusu yazının, Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde başvuranın müracaatı olmaması nedeniyle borçlanma işleminin geçersiz sayılmasına yönelik
Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
13) Görüldüğü üzere somut uyuşmazlığın, ilgililerin yurt dışında geçen sürelerini borçlanmaya ilişkin
başvuruları kapsamında düzenlenen borç tahakkuk cetvelinin tebliğ usulünün nasıl olması gerektiği noktasında düğümlendiği, bu nedenle uyuşmazlığın çözümü için 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanma taleplerine ilişkin olarak idare tarafından yapılacak bildirimlerin tebliğ usulünün irdelenmesinin zaruri olduğu anlaşılmaktadır.
14) Bu kapsamda 2020/89059 numaralı başvuru hakkında verilen 16/12/2020 tarihli Tavsiye
Kararı’nda, 3201 sayılı Kanun kapsamındaki işlemler hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından
yapılacak tebligat usulünün irdelendiği ve aşağıdaki değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir:
“14.1) Bu noktada değinmek gerekir ki; tebligat, yetkili makamlarca birtakım hukuki işlemlerin, işlemin hukuki sonuçlarından etkilenmeleri istenilen kişilere kanuna uygun şekilde bildirimini ve bu bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının belgelendirilmesini ifade etmektedir. Bu nedenle söz konusu işlemlerin
kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi, her şeyden önce muhatabına bildirilmesine bağlıdır. Bu yönüyle tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan iddia ve savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir.
(Anayasa Mahkemesinin 13/11/2014 tarihli ve sayılı kararından. Kaynak:
www.corpus.com.tr ) Bu nedenle yetkili makamların, tebliğ işlemlerini yürütürken gerekli özeni göstermemesi nedeniyle muhatabının tebliğ konusuna vâkıf olamadığı durumlarda, muhatabının herhangi bir kusuru bulunmadığı hâlde tebligata bağlanan hukuki sonuçtan sorumlu tutmak hakkın varlığını anlamsız kılacaktır. (Anayasa Mahkemesinin; 25/10/2017 tarihli ve 21/3/2019 tarihli ve sayılı kararları. Kaynak: www.corpus.com.tr ) Şu halde tebligat konusu hukuki işlemin ilgilisi hakkında hukuki sonuç doğurmasının, kanuna uygun şekilde bildirim yapılmasının yanında, bu bildirimin ayrıca usulüne uygun olarak belgelendirilmesine de bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
14.2) Bu anlamda tebligat, tebliğ konusu hakkında muhatabın bilgilendirilmesinin yanında, bu
bilgilendirmenin belgelendirilmesini de içeren bir usul işlemidir. Nitekim 7201 sayılı Kanun, tebligatın bu özelliklerinin somut olarak gerçekleşmesini tamamen birtakım şekli kurallar ile sağlamaya çalışmaktadır. Dolayısıyla Kanun’un amacı; tebliğin muhatabına ulaşması, tebliğ konusu ile ilgili olarak muhatabın bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır. Hâl böyle iken, Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacak tebligatlarda, söz konusu şekli hükümlerin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması yasal zorunluluktur. (Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 16/3/2017 tarihli ve sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr )
14.3) Bu noktada ifade etmek gerekirse Sosyal Güvenlik Kurumu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve
Kontrol Kanunu’na ekli IV sayılı cetvelde sayılan sosyal güvenlik kurumları arasında yer almaktadır. Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak tebligatların, altı numaralı paragrafta yer verilen düzenleme doğrultusunda 7201 sayılı Kanun’a tabi olduğu açıktır. Dolayısıyla mezkûr idare tarafından yapılacak tebligatların usulüne uygun olması için, 7201 sayılı Kanun’daki zorunlu şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir.
14.4) Bu kapsamda yurt dışı adreslere yapılacak tebligatlarda da, 7201 sayılı Kanun’un öngördüğü
usulde tebliğe çıkılması, tebligatın yapılamaması durumunda ise ilanen tebligat dâhil Kanun’un öngördüğü tüm hukuki çarelere başvurulması gerekmektedir. (Aynı yönde, Yargıtay Beşinci Hukuk
Dairesinin 24/1/2018 tarihli ve sayılı kararı. Kaynak: www.corpus.com.tr)
Dolayısıyla ilgililerin yurt dışında geçen sürelerinin borçlandırılmasına yönelik talepleri kapsamında, Sosyal Güvenlik Kurumunca düzenlenecek borç tahakkuk cetvellerinin de 7201 sayılı Kanun’da benimsenen usul uyarınca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Gerçekten de, söz konusu borç tahakkukunun tebliğine ilişkin 3201 sayılı Kanun’da ayrı bir düzenlemeye yer verilmemiş olması ve Sosyal Güvenlik
Kurumunun 7201 sayılı Kanun’a tabi olması karşısında bu kabulün zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak somut olayda, borç tahakkuk cetvelinin tebliğinin 7201 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı yönündeki Kurum açıklamasına katılmak hukuken mümkün değildir. Nitekim 2020/2456 numaralı başvuruya ilişkin 27/4/2020 tarihli Tavsiye Kararı’nda da,
3201 sayılı Kanun kapsamında yapılacak tebligatın 7201 sayılı Kanun’da öngörülen usul ve esaslara
uygun olarak yapılması gerektiği, aksi halde tebligatın usulsüz olacağı değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.
/
14.5) Hal böyle iken, yurt dışı çalışma sürelerinin borçlandırılması talebini konu alan geçerli bir
dilekçenin mevcut olduğu durumlarda, ilgililerin talep dilekçelerinde belirttikleri adreslere yapılacak tebligatların Kurumun sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Kurumun, herhangi bir nedenle borç tahakkuk cetvelinin ilgilisine tebliğ edilemediği durumlarda 7201 sayılı Kanun’un öngördüğü şekli şartların yerine getirilip getirilmediğini kontrol etmesi ve ilanen tebliğ usulü de dâhil olmak üzere söz konusu borç tahakkukunun ilgilisine tebliğ edilmesine yönelik hukuki çarelere başvurması gerekmektedir.
14.6) Diğer taraftan somut olayda, borç tahakkuk cetvelinin başvurana tebliğ edilememesi nedeniyle, söz
konusu yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç aylık sürenin geçirilmesi ile başvuranın yurt dışı çalışma sürelerini borçlanma başvurusunun geçersiz sayılması işleminin de irdelenmesi gerekmektedir. Bu noktada gerek 3201 sayılı Kanun’un ve gerekse bu Kanun’un uygulanmasına ilişkin
Yönetmelik’in, hangi hallerde ilgililerin başvurularının geçersiz sayılacağını düzenlediği görülmektedir.
Bu kapsamda Kanun’un 4. maddesinde, tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç aylık süre içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranacağı düzenlenmektedir. Diğer bir deyişle, tahakkuk ettirilen borç miktarı ilgilisine tebliğ edilmesine rağmen üç aylık yasal süre içerisinde ödenmemiş ise yapılan başvuru geçersiz hale gelmektedir. Bu durumda ise 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yapılabilmesi, ilgilisinin yapacağı yeni başvuru üzerine hesaplanacak borcun ödenmesi ile mümkün olacaktır.
14.7) Diğer taraftan Yönetmelik’in ise, ilgililerin borçlanma başvurularının hangi hallerde geçersiz
sayılacağını 10. ve 11. maddelerinde düzenlediği görülmektedir. Buna göre ilk olarak tahakkuk ettirilen prim borcunu, tebliğden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenlerin başvuruları geçersiz sayılacaktır. İkinci olarak ise borç tebliğ edilmeden veya tebliğden sonra üç aylık süre içerisinde Kuruma başvurarak, borçlanma talebinden vazgeçtiklerini bildirenlerin başvurularının geçersiz sayılacağı düzenlenmektedir.
Görüldüğü üzere ne Kanun ne de Yönetmelik, sayılan haller dışında borç tahakkuk cetveli tebliğ edilmeden ve/veya ilgilisince borçlanma talebinden vazgeçildiği yönünde irade açıklaması ortaya konulmadan, borçlanma başvurusunun geçersiz sayılmasına olanak tanımamaktadır. Bu nedenle borç tahakkuk cetvelinin herhangi bir nedenle ilgilisine tebliğ edilememesi nedeniyle, söz konusu yazının Kurum kayıtlarından çıkış tarihi esas alınarak borçlanma başvurusunun geçersiz sayılmasına hukuken imkân bulunmamaktadır.”
15) Öte yandan uyuşmazlığın incelenmesi kapsamında, borç tahakkuk cetvelinin tebliği aşamasının
borçlanma işlemlerindeki önemi nedeniyle söz konusu borç tahakkuklarının ilgililere tebliği hususunda
Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün bilgi, görüş ve değerlendirmelerine başvurulmuştur. Bu doğrultuda Kurumumuza iletilen cevabi yazıdan; yurt dışına kabul edilen taahhütlü gönderilerin 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamında olmadığı, diğer taraftan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yurt dışında bulunan vatandaşlara gönderilen taahhütlü gönderiler hakkındaki “teslim girişiminde bulunuldu” bilgisinin, varış posta idaresinin alıcı adresine gidilerek alıcının adreste bulunamadığı, “teslim edilemedi” bilgisinin ise alıcıya ulaşamadığından gönderinin teslim edilemediği anlamlarına geldiği, bu durumda söz konusu gönderinin alıcıya teslim edilemediği, bekleme süresinin sona ermesinden sonra ise gönderinin iade işlemine tabi tutulduğu anlaşılmıştır. Hal böyle iken, 7201 sayılı
Kanun’un öngördüğü usulde tebliğ işlemine tabi tutulması gereken borç tahakkuk cetvellerinin, başka bir
/
yöntemle gönderilmesiyle ilgilisine ulaştırılamadığı ve iade işlemine tabi tutulduğu durumlarda tebliğ işleminin tamamlandığından söz edilemeyeceğinden, 3201 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasında yer alan üç aylık ödeme süresinin başlatılmasına esas alınacak bir tebliğ tarihinin de bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
16) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın yurt dışı çalışma sürelerinin
borçlandırılması talebi kapsamında düzenlenen borç tahakkuk cetvelinin, 7201 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda yöntemince tebliği gerçekleştirilmeden, tahakkuk ettirilen borcun başvurana tebliğine ilişkin yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde başvuranın müracaatı bulunmadığı gerekçesiyle borçlanma başvurusunun geçersiz sayılmasına yönelik Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının tebliğ tarihinden
itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Erzurum İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvuranın yurt dışında geçen çalışma sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin başvurusunun geçersiz sayılmasına yönelik Kurum işleminin geri alınması,
3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışında geçen sürelerin borçlandırılmasına ilişkin başvurular
doğrultusunda düzenlenen borç tahakkuk cetvellerinin tebliğine ilişkin 2011/48 sayılı Genelge hükümlerinin 7201 sayılı Kanun’a uygun olarak yeniden ele alınması,
Hususlarında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,
6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine idare tarafından tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın başvuran vekiline ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/