ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yaptığı başvuruda, sigortalılık başlangıç tarihinin 08/01/1979 olarak düzeltilmesini talep etmiştir. Ancak, SGK, başvuranın bu tarihte fiilen çalışmadığını ve dolayısıyla 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmetinin kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Başvuran, 08/01/1979 ile 27/01/1979 tarihleri arasında vekil öğretmen olarak görev yapmış, ancak bu süre zarfında kıst aylık aldığı için kesenek ödenmemiştir. SGK, bu nedenle başvuranın sigortalılık süresinin başlangıcını 01/06/1979 olarak belirlemiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve SGK’nın açıklamalarını değerlendirerek, başvuranın 08/01/1979 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde bir tavsiye kararı hazırlamıştır. Bu karar, başvuranın 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, başvuranın emeklilik şartlarının belirlenmesinde bu tarihin önemine dikkat çekilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin kabul edilmesi yönünde SGK’ya tavsiyede bulunmuş ve bu kararın 30 gün içinde uygulanmasını istemiştir. Başvuran, bu süreçte yasal haklarını arama özgürlüğüne sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/9165-S.22.14138

BAŞVURU NO : 2022/1543

KARAR TARİHİ : 25/07/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Sigortalılık başlangıç tarihinin fiilen işe başladığı tarih olarak kabul edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 28/01/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda; başvuran emekli olduğunu, 4/1-c kapsamında hizmete başlangıç tarihinin 08/01/1979 olarak kaydedilmesi gerekirken 01/06/1979 olarak kaydedildiğini rastlantı sonucu fark ettiğini, oysa emekli sandığı hizmet belgesinde de görüleceği üzere hizmet başlangıç tarihinin ve göreve fiilen başladığı tarihin 08/01/1979 olduğunu ifade ederek, konu ile ilgili gereğinin yapılıp mağduriyetinin giderilmesini talep ettiği başvurusuna, Kurumumuz tarafından gönderme kararı verildiği, karar üzerine SGK tarafından verilen cevabi yazıya itirazda bulunarak tekrar başvuru yaptığı ve mağduriyetinin giderilmesini talep ettiği görülmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 08/03/2022 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen

22/03/2022 tarihli ve sayılı yazıda özetle:

2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri başlıklı geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı

Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine

tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” hükmünü, Aynı maddenin beşinci fıkrası ise, “Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı

Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.”, hükmünü amir olduğu, Bu hükümler uyarınca, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi çalışanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümler de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı, 2.2. 5434 sayılı Kanunun mülga 31 inci maddesinin ilk fıkrası fiili hizmet müddetini; “…iştirakçilerin, 30 uncu madde gereğince bu Kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir.” şeklinde tarif edildiği, Anılan 30 uncu madde ise; “İştirakçilere bu Kanunun 13 üncü maddesi ile tanınan haklar durumlarına göre 14 üncü maddenin (a) veya (b) fıkraları gereğince ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu aybaşından başlar.” hükmünü getirdiği, Bu maddede sözü edilen mülga 14 üncü maddenin (a) fıkrası ise, “İştirakçilerin emeklilik keseneğine esas aylık tutarları üzerinden her ay kesilecek % 16 emeklilik kesenekleri; Ay başlarından sonra vazifeye girenlerin o aya ait eksik aylık veya ücretlerinden kesenek alınmaz. Aybaşlarından sonra vazifeden ayrılanların eksik aylık veya ücretlerinden tam kesenek alınır.” hükmüne amir olduğu, Bu hükümler uyarınca, ay başlarından sonra vazifeye girenlerin o aya ait kıst aylık veya ücretlerinden kesenek alınmamakta, aybaşlarından sonra vazifeden ayrılanların kıst aylık veya ücretlerinden tam kesenek alınmakta olup, bu sürelerinin fiili hizmet sürelerine eklendiği, 2.3. Diğer taraftan, 10/9/1987 tarihli ve 19570 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, aynı tarihten itibaren yürürlüğe giren; Devlet Memurları ile Diğer Kamu Görevlilerinin Aylıklarının Ödeme Zamanının

Değiştirilmesine Dair 9/9/1987 tarih ve 289 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin son fıkrası ile; “Devlet Memurları ile diğer kamu görevlilerine ilişkin Kanunlarda yer alan “aybaşı” ibareleri

“ayın 15’i” olarak uygulanır.” hükmünün getirildiği, Bu hüküm gereğince, 5434 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki ve 31 inci maddesindeki ifadelerin ayın 15’i olarak düzeltildiği ve bu maddelere göre, 15/10/1987 tarihinden geçerli olmak üzere her ayın 15’inden sonra göreve girenlerin o aya ait eksik aylık veya ücretlerinden kesenek alınmadığından bu süreleri hizmetten sayılmadığı, ayın 15’inden sonra görevden ayrılanlar için ise tam kesenek gönderildiğinden takip eden ayın 14 üne kadar geçen sürelerin hizmetten sayıldığı, 2.4. İlgilinin ise emeklilik sicil dosyasında bulunan ve Kurumunca gönderilen hizmet belgesinin incelenmesinden, 8/1/1979 tarihinde 5434 sayılı Kanuna tabi vekil öğretmen olarak göreve başladığı,

27/1/1979 tarihinde görevinden ayrıldığı, daha sonra 14/5/1979-25/6/1979, 2/1/1980-14/1/1980, 1/4/19806/6/1980 ve 7/1/1980-18/1/1980 tarihleri arasında tekrar vekil öğretmen olarak görev yaptığı, 2.5. Buna göre, 15/10/1987 tarihinden önce 8/1/1979 tarihinde göreve başlayan dolayısıyla aybaşından sonra (o tarihte aybaşı ayını 1’i olduğundan) göreve başlamış olması nedeniyle kıst aylık alan, kıst aylığından da kesenek kesilmeyen ve tam aylık alarak adına tam kesenek kesilmeden 27/1/1979 tarihinde de görevinden ayrılan ilgilinin, 8/1/1979-27/1/1979 tarihleri arasında geçen süresinin 5434 sayılı Kanuna tabi hizmet olarak kabul edilmesine imkan bulunmadığı, 2.6. Ancak, ilgilinin daha sonra tekrar 14/5/1979 tarihinde yeniden göreve başlaması, aybaşından sonra 25/6/1979 tarihinde görevinden ayrılması nedeniyle adına 1/6/1979-30/6/1979 tarihleri arasında tam kesenek kesilmiş olması nedeniyle 1 ay, yine 1/4/1980 tarihinde göreve başlaması ve 6/6/1980 tarihinde görevinden ayrılmış olması nedeniyle 1/4/1980-30/6/1980 tarihleri arasında tam kesenek gönderilen 3 ay olmak üzere toplam 4 ay hizmetinin İstanbul Unkapanı Sosyal Güvenlik Merkezine bildirildiği, 2/1/198014/1/1980 ve 7/1/1980-18/1/1980 tarihleri arasında ise tarafına kıst aylık ödendiğinden ve bu sürede adına kesenek gönderilmesi mümkün olmadığından bu tarihler arasında geçen süreleri 5434 sayılı Kanuna tabi hizmet olarak alındığı, 2.7. Ayrıca, ilgilinin dilekçesinde göreve başladığı 8/1/1979 tarihinin sigortalılık süresinin başlangıç tarihi olarak alınması gerektiğini iddia etmekte ise de; Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında 24/5/l983 tarihli ve 2829 sayılı Kanunun “Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir. Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanamaz.” hükmünü, “Sigortalılık süresinin başlangıcı” başlıklı 6 ncı maddesi de, “Kurumlardan herhangi birine ilk defa sigortalı olunan tarih, sigortalılık süresinin başlama tarihidir. Şu kadar ki; emeklilik veya yaşlılık aylığına hak kazanılıp kazanılmadığının tespitinde, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa 1425 sayılı Kanunla eklenen ek 7 nci madde kapsamına girenler hariç, 18 yaşından önce kurumlardan herhangi birine sigortalı olanların sigortalılık sürelerinin başlama tarihi, 18 yaşını doldurdukları tarih kabul edilir.” hükmünü amir olduğu, 2.8. Aynı Kanunun 7 nci maddesinde de, 4 üncü maddede belirtilen hizmet sürelerinin toplamına itibari hizmet süreleri ile prim ödenmemiş sürelerin katılmayacağının hükme bağlandığı, ilgilinin ise, 8/1/197927/1/1979 tarihleri arasında (19) gün çalıştığı ve bu sürelerde kıst aylık aldığı, tam aylık almaması nedeniyle aylıklarından emekli keseneğinin kesilmediği, 2.9. Bu nedenle, söz konusu çalışması sırasında aylıklarından emeklilik keseneği kesilmeyen bu sürede

5434 sayılı Kanuna tabi bir hizmetinin olduğunun kabulü mümkün olmadığından, hakkında 5434 sayılı

Kanunun mülga hükümleri uygulanması gereken ilgilinin yukarıdaki açıklamalar ve 2829 sayılı Kanunun

7 nci maddesi gereğince sigortalılık süresinin başlangıç tarihinin de 8/1/1979 olarak alınmasının mümkün

olmadığı,

2.10. 5434 sayılı Kanuna tabi kurum ve kuruluşların aylık ödeme tarihi 15/10/1987 tarihinden önce ayın 1’i olarak uygulanmakta iken bu tarihten sonra ayın 15’i olarak uygulandığı, bu nedenle; 15/10/1987 tarihinden önce 8/1/1979 tarihinde göreve başlamış olan ilgili adına tam kesenek kesilmeden 27/1/1979 tarihinde görevinden ayrıldığından, 8/1/1979-27/1/1979 tarihleri arasında 5434 sayılı Kanuna tabi hizmetinin bulunmadığı, 2.11. 14/5/1979 tarihinde yeniden göreve başlayarak, 25/6/1979 tarihinde bu görevinden ayrılmış olan ilgilinin 1/6/1979 tarihinde tarafına tam aylık ödenerek aylıklarından kesenek kesilmiş olması nedeniyle hizmeti 1/6/1979 tarihinde başlamış, aybaşından sonra 25/6/1979 tarihinde görevinden ayrılmış olmasına rağmen hizmeti 30/6/1979 tarihine kadar devam etmiş ve 1/6/1979-30/6/1979 tarihleri arasında geçen 1 aylık süresinin hizmet olarak sayıldığı, 2.12. Yine ilgilinin 2/1/1980 tarihinde göreve başladığı ve 14/1/1980 tarihinde görevinden ayrıldığı, bu tarihle iç içe geçen 7/1/1980 tarihinde göreve başladığı ve 18/1/1980 tarihinde görevinden ayrıldığından, kıst aylık almak suretiyle geçen tarihler arasındaki bu süresinin de 5434 sayılı Kanuna tabi hizmet olarak kabul edilmediği, 2.13. İlgilinin 1/4/1980 tarihinde yeniden göreve başladığı ve 6/6/1980 tarihinde görevinden ayrıldığından 1/4/1980 tarihinde tarafına tam aylık ödenerek kesenek kesilmiş olması nedeniyle, hizmetinin 1/4/1980 tarihinde başladığı, aybaşından sonra 6/6/1980 tarihinde görevinden ayrılmış olmasına rağmen hizmetinin 30/6/1980 tarihine kadar devam ettiği ve 1/4/1980-30/6/1980 tarihleri arasında geçen 3 aylık süresinin hizmet olarak alındığı, 2.14. Hakkında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan sigortalıların yukarıda hükmüne yer verilen 5434 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi uyarınca aylıklarından kesilen kesenek ve karşılık tutarlarının gün hesabı yapılarak kesilmediği, aybaşından sonra göreve başlamış iseler takip eden aybaşından itibaren tam kesenek kesildiği ve ay başından sonra görevinden ayrılanların ise eksik aylıklarından tam kesenek alındığı, 2.15. 14/5/1979-25/6/1979 tarihleri arasında (1/6/1979-30/6/1979) ve 1/4/1980-6/6/1980 tarihleri arasında (1/4/1980-30/6/1980) geçen sürelere tam aylık ödenip emekli keseneği ve kurum karşılığı tam olarak gönderildiğinden bu sürelerin hizmet olarak değerlendirildiği 2/1/1980-14/1/1980 ve 7/1/1980-18/1/1980 tarihleri arasında ise kıst aylık aldığı anlaşıldığından bu sürelerin hizmet olarak alınması mümkün olmadığı, 2.16. İstanbul Unkapanı Sosyal Güvenlik Merkezinin 20/12/2021 tarihli ve – sayılı talep numarası ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi hizmetinin bildirilmesinin istenmesi üzerine, 1/6/1979-30/6/1979 tarihleri arasında 1 ay, 1/4/1980-30/6/1980 tarihleri arasında 3 ay olmak üzere toplam 4 ay hizmetinin anılan Merkeze bildirildiği, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu

denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 5.1. “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar

Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız

Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına

Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)

bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.” 5.2. “Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı Geçici 2 nci maddesinde; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık

aylıkları aşağıdaki şekilde hesaplanır:

…

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır…” 5.3. “5434 Sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri” başlıklı geçici 4 üncü maddesinin sırasıyla 4 üncü ve 5 inci fıkrası; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil

5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.”

“Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun

hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” hükmünü, 6. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun; 6.1. 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun; “Sandıktan

Faydalanacaklar” başlıklı mülga 12 nci maddesinde; “Bu kanunla tanınan haklardan aşağıda (I) işaretli fıkrada yazılı yerlerde çalışanlardan, Türk uyruğunda olmak ve 18 yaşını bitirmiş bulunmak şartıyla, (II)

işaretli fıkrada gösterilenler faydalanırlar.

I– Daire, kurum ve ortaklıklar:

…

II– Faydalanacaklar:

…

Yukarıda gösterilenlere (Cumhurbaşkanları ile erler hariç) bu Kanunda “iştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi” denilmiştir. İştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi olanlar Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile isteklerine bakılmaksızın ilgilendirilirler ve haklarında ayrıca İş ve İşçi Sigortaları Kanunlarının hükümleri uygulanmaz.

…” 6.2. “Bu Kanunla Tanınan Hakların Başlangıcı” başlıklı mülga 30 uncu maddesi; “İştirakçilere bu kanunun 13 üncü maddesi ile tanınan haklar, durumlarına göre 14 üncü maddenin (a) veya (b) fıkraları gereğince ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu ay başından başlar.” 6.3. “Fiili Hizmet Müddeti” başlıklı mülga 31 inci maddesi; “Fiili hizmet müddeti, iştirakçinin 30 uncu madde gereğince bu kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir.

İştirakçilere bu kanunun 13 üncü maddesi ile tanınan haklar, durumlarına göre 14 üncü maddenin (a) veya (b) fıkraları gereğince ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu ay başından başlar.” Hükmünü, 7. 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hakkında Kanununun; 7.1. “Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı mülga 4 üncü maddesi; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.

Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” 7.2. “Sigortalılık süresinin başlangıcı” başlıklı mülga 6 ıncı maddesi; “Kurumlardan herhangi birine ilk defa sigortalı olunan tarih, sigortalılık süresinin başlama tarihidir.

Şu kadar ki; emeklilik veya yaşlılık aylığına hak kazanılıp kazanılmadığının tespitinde, 5434 sayılı T.C.

Emekli Sandığı Kanununa 1425 sayılı Kanunla eklenen ek 7 nci madde kapsamına girenler hariç, 18 yaşından önce kurumlardan herhangi birine sigortalı olanların sigortalılık sürelerinin başlama tarihi, 18 yaşını doldurdukları tarih kabul edilir.” 7.3. “Geçerli hizmet süreleri” başlıklı mülga 7 inci maddesi; “4 üncü maddede belirtilen hizmet süreleri toplamına; itibari hizmet süreleri ile prim ödenmemiş süreler katılmaz.

Ay üzerinden hesaplanan hizmet sürelerinin güne çevrilmesinde her ay 30 gün, gün üzerinden hesaplanan hizmet sürelerinin aya çevrilmesinde de her 30 gün 1 ay sayılır.”

Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran 5434 sayılı Kanun kapsamında işe başlangıç tarihinin 08/01/1979 olması gerekirken 01/06/1979 olarak girildiğini, oysa 08/01/1979 tarihinde göreve başladığına ilişkin belgeleri temin ettiğini, ancak SGK tarafından işe giriş tarihinin düzeltilmesine ilişkin talebinin reddedildiğini, buna karşılık SGK tarafından, 15/10/1987 tarihinden önceki bir tarih olan 08/01/1979’da göreve başlaması nedeniyle kıst aylık alan ve kıst aylığından da kesenek kesilmeyen ve tam aylık alarak adına tam kesenek kesilmeden 27/01/1979 tarihinde görevden ayrılan başvuranın 08/01/1979 ile 27/01/1979 tarihleri arasında geçen hizmet sürelerinin 5434 sayılı Kanuna tabi hizmet olarak sayılması mümkün olmadığından bahisle talebinin reddedildiği, görülmektedir.

10. Başvuruya ilişkin uyuşmazlığın; başvuranın sigortalılık başlangıç tarihinin 08/01/1979 olarak esas alınıp alınamayacağı noktasında toplandığı görülmektedir.

11. Kurumumuza daha önce yapılmış benzer nitelikli bir başvuruda, başvuranın söz konusu dönemde kıst aylık almak suretiyle (15/10/1987 tarihinden sonra), 18/10/1989-3/11/1989 tarihleri arasında vekil öğretmen olarak 5434 sayılı Kanuna tabi olarak görev yaptığı sürenin, sigortalılık süresinin başlangıcı olarak dikkate alınması talebi üzerine, Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde; SGK’nın 2013/11 sayılı Genelgesine atıf yapılarak, iştirakçilik kavramının hizmet kavramından farklı anlama geldiğinden bahisle başvuranın iştirakçilik başlangıç tarihinin sigortalılık tarihi olarak kabul edilmesi yönünde yazılan

tavsiye kararında (2019/9361,25/10/2019) şu değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir:

11.1. “Sosyal Güvenlik Kurumu Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 2013/11 sayılı Sigortalılık

İşlemleri Genelgesinin “Kanunun 4 Üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (C) Bendine Tabi Olan

Sigortalılar” başlıklı Dördüncü Kısmının “Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendine Tabi

Çalışan Sigortalılar” başlıklı Birinci Bölümünün “1- Genel Açıklama” başlığı altında Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanuna tabi bir göreve giren ancak, aylığından tam kesenek kesilmeden bu görevinden ayrılan ve Kanunun yürürlük tarihinden sonra yeniden bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında göreve başlayan sigortalılar hakkında da 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı belirtilmiş, 3 numaralı örnekte; “23/2/2007 tarihinde 5434 sayılı Kanuna tabi göreve başlayan adına emeklilik keseneği ve kurum karşılığı kesilmeden 26/2/2007 tarihinde görevinden ayrılan, Kanunun yürürlüğünden sonra 28/10/2010 tarihinde tekrar Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bir göreve başlayan sigortalı hakkında Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde

5434 sayılı Kanunun mülga hükümleri uygulanacaktır.” denilerek 5434 sayılı Kanuna tabi göreve başlayan

ve adına emeklilik keseneği ve kurum karşılığı kesilmeden görevinden ayrılanlar hakkında 5434 sayılı

Kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirlenmiştir. Dolayısıyla bu kişilerin 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında sayılmaları ve haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması için yalnızca iştirakçi olmaları bir diğer ifadeyle görevde bulunmuş/çalışmış olmaları yeterli görülmüştür.

11.2. Yine, Genelgenin dördüncü kısmının “Sigortalılığın Başlangıcı ve Kuruma Bildirilmesi” başlıklı

İkinci Bölümünün “2 – Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanacak sigortalıların hizmet başlangıcı” numaralı başlığında “Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanacak sigortalıların sigortalılık başlangıçları kamu idaresinde göreve başladıkları tarih olmakla birlikte, aybaşından sonra göreve girenlerden göreve başladıkları tarih ile o ayın sonuna kadar ödenen kıst aylıklarından kesenek alınmadığından, hizmetleri tam aylık ödenerek tam kesenek kesildiği tarihten itibaren başlayacaktır.” denilmiş ve uygulamaya yönelik olarak şu örnekler verilmiştir.

“Örnek 1- 18/6/1985 tarihinde memur olarak göreve başlayan ve 5434 sayılı Kanun uyarınca

Kurumumuzla ilgilendirilen sigortalının sigortalılığı göreve başladığı tarih iken, hizmet başlangıç tarihi aylığından tam kesenek kesilmeye başlandığı aybaşı olan 1/7/1985 tarihidir. Örnek 2- 20/6/2000 tarihinde memur olarak göreve başlayan ve 5434 sayılı Kanun uyarınca Kurumumuzla ilgilendirilen sigortalının, sigortalılığı göreve başladığı tarihten itibaren başlamakla birlikte hizmet başlangıç tarihi, aylığından tam kesenek kesilmeye başlandığı aybaşı olan 15/7/2000 tarihi olacaktır.” 11.3. Verilen örneklerdeki sigortalıların sigortalılığının göreve başladıkları tarihten itibaren başladığı, hizmet başlangıcının ise tam kesenek kesilmeye başlandığı aybaşından başladığı açıkça ifade edilmiş, dolayısıyla kişilerin sigortalılık başlangıç tarihleri ile hizmet başlangıç tarihleri arasında ayrım yapılarak bu iki tarihin birbirinden farklı olabileceği gösterilmiştir. Bununla birlikte, tam kesenek kesilmeden görevden ayrılmış olmaları nedeniyle hizmet kazanmamış olanların sigortalılığının başladığı tarihin, göreve başladıkları tarihten başlatılmayacağına dair herhangi bir düzenlemeye ve açıklamaya yer verilmemiştir.

11.4. Buna göre, bir şekilde iştirakçi olup adına emekli keseneği ve kurum karşılığı kesilmeden görevinden ayrılan sigortalılar hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağının açık olduğu görülmektedir.

Ancak bu kişilerin aylık hesabına esas hizmetlerinin aylıklarından tam kesenek kesildiği tarihten itibaren başlayacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Dolayısıyla mülga 2829 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde ifade edilen “ilk defa sigortalı olunan tarih”in ve “sigortalılık süresinin başlama tarihi”nin bu

kişiler için 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi oldukları tarih itibarıyla başlatılması gerektiği, eğer aylıklarından tam kesenek kesilmemişse bu sürenin hizmet hesabına dâhil edilmemesi gerektiği anlaşılmaktadır.” 11.5. Denilerek başvuranın iştirakçilik başlangıç tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi yönündeki talebinin kabulü hususunda Sosyal Güvenlik Kurumuna tavsiyede bulunulduğu görülmüştür.

12. Başvuruya konu somut olayda ise uyuşmazlığın, emsal kararda yer verilen detaylarla aynı nitelikte olduğu görülmektedir. Şöyle ki, başvuranın 08/01/1979 ile 27/01/1979 tarihleri arasında vekil öğretmen olarak görev yaptığı, 1981 yılı sonrası ise özel sektörde hizmet akdine tabi olarak çalıştığı, vekil öğretmenlik görevi nedeniyle 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi sayıldığından 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında bulunduğu, 1981 yılı sonrası özel sektördeki çalışması nedeniyle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında sigortalı sayıldığından 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında olduğu açıktır. Bu durumda, başvuranın birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi çalışması bulunması nedeniyle kendisine aylık bağlanırken esas alınacak kanunun 5510 sayılı Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanmak suretiyle mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir.

13. Kurumumuz tarafından daha önce verilen emsal kararda şu değerlendirmelere de yer verildiği

görülmektedir:

13.1. Mülga 2829 sayılı Kanunun “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesinde birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı ve ödeneceği düzenlenmiştir. Bu durumda, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmetinin tamamının Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında geçtiği anlaşılan başvurana 5510 sayılı Kanunun geçici madde hükümleri de uygulanmak suretiyle 506 sayılı

Kanuna göre aylık bağlanması gerekmektedir.

13.2. 506 sayılı Kanun gereği yaşlılık aylığı bağlanacakların tabi oldukları emeklilik yaş şartı, Kanunun

Geçici 81 inci maddesinde ilgililerin 23/05/2002 tarihindeki sigortalılık süresi esas alınarak kademeler halinde düzenlenmiştir. Bu durumda, başvuranın tabi olduğu emeklilik yaşının tespit edilebilmesi için öncelikle ilgili mevzuatı kapsamında başvuranın “sigortalılık süresinin başlangıcının” ve dolayısıyla 23/05/2002 tarihi itibarıyla “sigortalılık süresinin” tespiti gerekmektedir.

13.3. 506 sayılı Kanunun 108 inci maddesinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak “sigortalılık süresinin başlangıcının”, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya 506 sayılı Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarih olduğu, tahsis işlerinde nazara alınan “sigortalılık sürelerinin”, bu sürenin başlangıç tarihi ile, sigortalının tahsis yapılması için yazılı istekte bulunduğu tarih, tahsis için istekte bulunmuş olmayan sigortalılar için ise ölüm tarihi arasında geçen süre olduğu düzenlenmiş olmakla birlikte, mülga 2829 sayılı Kanunun “Sigortalılık süresinin başlangıcı” başlıklı 6 ncı maddesinde Kurumlardan herhangi birine ilk defa sigortalı olunan tarihin sigortalılık süresinin başlama tarihi olduğu düzenlenmiştir.

13.4. Her ne kadar 506 sayılı Kanunun temelinde “sigortalılık”, “sigortalılık süresinin başlangıcı” ve

“sigortalılık süreleri” kavramları bulunmaktaysa da 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi gereği başvuran hakkında uygulanan 5434 sayılı Kanunda 5510 sayılı Kanunun yürürlüğüyle yapılan değişikliklere değin bu kavramlara yer verilmemiştir.

13.5. Buna karşın 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde, maddede sayılı yerlerde ve şekillerde çalışanlar

“iştirakçi” kavramı altında toplanmıştır. Anılan madde gereği “iştirakçilik” maddede sayılı yerlerde ve şekillerde çalışmakla başlamaktadır.

14. Somut olayda başvuran 08/01/1979 tarihi itibarıyla iştirakçi olmuş ve adına emekli keseneği ile kurum karşılığı kesilmeden 27/01/1979(söz konusu tarihte memurlar için ay başı kavramı ayın 1 ini ifade etmektedir) tarihinde görevinden ayrılmıştır. Bu durumda, her ne kadar anılan döneme ilişkin olarak aylığından kesenek kesilmediğinden başvuranın hizmet hesabında dikkate alınacak herhangi bir hizmetinin bulunmadığı anlaşılsa da başvuranın ilk defa sigortalı olduğu yani sigortalılık süresinin başladığı tarihin 08/01/1979 olduğu ve 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesi gereği tabi olduğu yaş şartının bu tarih dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

15. Yapılan açıklamalar ışığında; başvuranın işe başladığı 08/01/1979 tarihi ile 27/01/1979 tarihleri arasında kendisinden her ne kadar kesenek alınmayıp bu süreleri hizmet süresinden sayılmasa da, 08/01/1979 tarihinin sigortalılığın başlangıç tarihi sayılması işlemi emeklilik şartlarının belirlenmesinde ve emekliliğin başlangıcında esas alındığından işe başlangıç tarihinin bu şekilde kabulünün emeklilik tarihinin başlangıcı noktasında önem arz ettiği değerlendirilmektedir.

16. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve emsal kararda yer verilen açıklamalar ışığında

Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici maddeleri gereği 5434 sayılı Kanunun mülga hükümleri uygulanan ve mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri gereği 506 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması gereken sigortalıların sigortalılık süresinin başlama tarihinin 5434 sayılı Kanun kapsamında ilk kez iştirakçi oldukları tarih olarak belirlenmesi gerektiği, idarenin 2013/11 sayılı Genelgesinde de bu hususun açıkça düzenlediği ve sigortalılığın başlangıç tarihi ile hizmetin başlangıç tarihini birbirinden ayırmak suretiyle örneklendirdiği, dolayısıyla başvuranın da 08/01/1979 tarihinde iştirakçi olup aylığından kesenek kesilmeden 27/01/1979 tarihinde iştirakçiliğinin sona erdiği anlaşıldığından, aylığından kesenek kesilmemesi nedeniyle 5434 sayılı Kanuna tabi hizmetinin 08/01/1979 olarak kabul edilmemesi ve iştirakçilik başlangıç tarihinin sigortalılık süresinin başlama tarihi olarak kabul edilmemesi yönünde tesis edilen idare işleminde hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin

gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

18. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare

Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın iştirakçilik başlangıç tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi yönündeki talebinin kabulü hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal

Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TEBLİĞİNE, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi