ÖZET: Başvuran, 25 Mart 2021 tarihinde elektronik ortamda emeklilik başvurusu yapmış, ancak başvurusuna yanıt alamadığı için 12 Temmuz 2021 tarihinde tekrar başvuruda bulunmuştur. İlk başvurusunun 48 yaşını doldurmadığı gerekçesiyle reddedildiğini öğrendiğinde, bu ret yazısının kendisine tebliğ edilmediğini ve bu nedenle yaşlılık aylığının iki ay gecikmeli bağlandığını iddia etmektedir. Başvuran, emeklilik işlemlerinin ilk başvurusu esas alınarak sonuçlandırılmasını talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 25 Mart 2021 tarihli talebinin 28 Nisan 2021 tarihinde reddedildiğini, bu yazının birleşik posta ile gönderildiğini belirtmiştir. Başvuranın 12 Temmuz 2021 tarihindeki talebi ise, 8 Ağustos 2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasıyla sonuçlanmıştır. Kurum, başvuranın aylığa hak kazanma koşullarını taşımadığını ve bu nedenle ilk başvurusunun reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu savunmaktadır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini kısmen kabul etmiş ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na, evrak takip sisteminin geliştirilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Başvuranın aylık başlangıç tarihinin, hak kazanma koşullarının gerçekleştiği 8 Mayıs 2021 tarihi esas alınarak belirlenmesi talebi ise reddedilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/10099-S.22.15590

BAŞVURU NO : 2022/3154

KARAR TARİHİ : 10/08/2022

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Ulaşmayan ret cevabından dolayı emekli aylığının geç bağlandığı

BAŞVURUNUN KONUSU :

iddiası hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 27/02/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; 25/03/2021 tarihinde elektronik ortamda emeklilik başvurusu yaptığını, başvurusuna cevap verilmemesi üzerine Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünü bizzat müracaat ettiğini ve 12/07/2021 günü tekrar emeklilik başvurusu yaptığını, bu başvurusu dikkate alınarak 1/8/2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlandığını, diğer taraftan 25/03/2021 tarihli başvurusuna 48 yaşını doldurmadığı gerekçesiyle 28/4/2021 tarihinde idarece ret cevabı verildiğini öğrendiğini ancak söz konusu yazının kendisine tebliğ edilmediğini, bu nedenle yaşlılık aylığının 2 ay geç bağlandığını ve mağdur olduğunu, ayrıca söz konusu yazının akıbetini öğrenmek için yaptığı müracaatların sonuçsuz kaldığını belirterek emeklilik işlemlerinin 25/03/2021 tarihli başvurusu dikkate alınarak sonuçlandırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 12/05/2022 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde ilgili

mevzuat hükümlerine de yer verilmek suretiyle özetle:

2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 30 uncu maddesinde; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki ay başından itibaren aylık bağlanacağının düzenlendiği, 2.2. Sigortalıya 12.07.2021 tarihli tahsis talebine istinaden bu tarihi takip eden ay başı olan 01.08.2021 tarihinden itibaren 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı,

2.3. Sigortalının 25.03.2021 tarihli e-devlet üzerinden yapmış olduğu yaşlılık aylığı talebine, 28.04.2021 tarihli sayılı yazı ile birleşik posta üzerinden normal (adi posta) olarak cevap verildiği, söz konusu yazının 29.04.2021 tarihinde PTT’ye gönderi eklendiği, 2.4. Sigortalının 25.03.2021 tarihli müracaatına karşılık tarafına 28.04.2021 tarihinde Kurumlarınca yazı yazıldığını elektronik ortamda görebildiği, 2.5. Yaşlılık aylığı talebine 28.04.2021 tarihinde ret yazılan ve işlemi sonuçlandırılan sigortalının evrakının DYS üzerinden 22.05.2021 tarihinde dosyasına kaldırılarak kapatıldığı, 2.6. Sigortalının 25.03.2021 tarihinden önce hangi tarih itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanacağına dair herhangi bir müracaatı olmadığından kendisine bu yönde yapılan yazılı bir bildirimin bulunmadığı, Sigortalının yaş şartını 08.05.2021 tarihinde tamamlamakta iken 25.03.2021 tarihinde şartları oluşmadan e-devlet üzerinden emeklilik müracaatında bulunduğu, aylığa hak kazanmadığına ilişkin ret yazısı sigortalının T.C. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nde kayıtlı olan ve aynı zamanda sigortalının aylık bağlanması talebinde bulunduğu e-devlet sisteminde de kullanılan ikametgah adresine adi posta ile gönderildiği, 12.07.2021 tarihli tahsis talebine kadar bu yönde başkaca bir müracaatta bulunmadığı, 12.07.2021 tarihinde yapmış olduğu aylık bağlanması talebine istinaden 28.07.2021 tarihli işlem ile talebini takip eden ay başı olan 01.08.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, yapılan işlemlerde herhangi bir hata bulunmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 5.1. “Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 28 inci maddesi;“…

Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan, (b) bendinde belirtilen sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalıların ise istekleri üzerine yetkili makamdan emekliye sevk onayı alındıktan sonra ilişiklerinin kesilmesi şarttır.

…” 5.2. “Yaşlılık aylığının başlangıcı ve kesilmesi” başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrası; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının;

a) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki, …

ay başından itibaren aylık bağlanır..”, 6. 03/09/2016 tarihli ve 29820 sayılı Resmî Gazete yayımlanan “E-Devlet Hizmetlerinin

Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin”; 6.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi; “…e-Devlet hizmeti: Hizmet süreçlerinin vatandaş odaklı olarak yeniden yapılandırılmasını da içerecek şekilde, kurumlar arası veri paylaşımı esasına dayalı olarak yürütülmesi için kurumlar tarafından, hızlı, güvenli, etkili, verimli, şeffaf ve hesap verebilir, temel hak ve özgürlüklere riayet edilerek ve mahremiyet gözetilecek şekilde elektronik ortama aktarılan her bir kamu hizmetini, …ifade eder.” 6.2. “Kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 nci maddesi;

“e-Devlet hizmetlerinin kapsamı ve yürütülmesinde kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve sorumlulukları

şunlardır:

a) Kamu kurum ve kuruluşları, yürüttükleri e-Devlet projeleri veya sundukları e-Devlet hizmetleri kapsamında üretmiş oldukları verilerin elektronik ortama taşınmasından, doğruluğundan, güncelliğinden, veri bütünlüğü ve güvenliğinin sağlanmasından ve saklanmasından sorumludur.

b) Kamu kurum ve kuruluşları, ulusal stratejiler ve planlar ile mevcut kurumsal stratejik planlarıyla uyumlu, kurumun e-Devlet hizmetleri sunumu amacıyla yapacakları yatırım, teknoloji tercihleri, kurumsal kapasite, tasarruf planları, fayda-maliyet, iş planı gibi unsurları kapsayacak bilişim stratejilerini hazırlar.

c) Kamu kurum ve kuruluşları, e-Devlet projeleri ile e-Devlet hizmetlerinin planlanması, geliştirilmesi, sunumu, yürütülmesi konularında Bakanlık ile gerekli koordinasyon ve işbirliğini sağlamak amacıyla kurum içi e-dönüşüm yönetişim yapısını kurar.

ç) Mer’i mevzuattan kaynaklanan istisnalar saklı kalmak kaydıyla, e-Devlet hizmetlerinin yürütülmesi kapsamında ilgili veriler, kamu kurum ve kuruluşları arasında yapılan protokoller çerçevesinde elektronik ortamda paylaşılır ve ilgili kullanıcılara sunulur.

d) Kamu kurum ve kuruluşları, e-Devlet hizmetlerini kullanım kolaylığı ve kullanıcı memnuniyetini sağlayacak şekilde; ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak, işlevsel, güvenli, talebe cevap verebilir ve kesintisiz şekilde sunar.

…” hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, 24/3/2021 tarihli yaşlılık aylığı talebinin reddedildiğinin tarafına bildirilmemesi nedeniyle aslında aylığa hak kazandığı 8/5/2021 tarihinden ancak iki ay sonra 12/7/2021 tarihinde yeniden tahsis talebinde bulunabildiğini, bu nedenle iki aylık tutarından ve bayram ikramiyesinden mahrum kaldığını belirterek aylık başlangıç tarihinin aylığı hak kazanma tarihi esas alınarak belirlenmesini talep etmektedir.

9. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle, başvuranın 24/3/2021 tarihli tahsis talebinin aylığa hak kazanma koşullarından 48 yaşın dolumu şartının gerçekleşmemesi nedeniyle 28/4/2021 tarihli yazıları ile reddedildiği, söz konusu yazının birleşik posta sistemi vasıtasıyla 29/4/2021 tarihinde PTT’ye iletildiği, başvuranın tarafına yazı yazıldığını elektronik ortamda görebildiği, 8/5/2021 tarihinde aylığa hak kazanma koşullarını taşıyan başvurana yeniden 12/7/2021 tarihinde tahsis talebinde bulunması nedeniyle 5510 sayılı

Kanunun 30 uncu maddesi gereği aylığa hak kazandığı tarihten sonraki talebi esas alınarak aylık bağlandığı belirtilmiştir.

10. Mevcut başvuruda başvuranın aylığa hak kazanma koşullarını 8/5/2021 tarihinde tamamladığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın bu tarihten sonra ilk defa 12/7/2021 tarihinde tahsis talebinde bulanan başvurana 8/5/2021 tarihi esas alınarak aylık bağlanıp bağlanamayacağı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.

11. Dosya kapsamı ve içeriğindeki bilgi ve belgelerden; başvuranın 24/03/2021 tarihinde elektronik ortamda tahsis talebinde bulunduğu, SGK bünyesindeki iç yazışmalar neticesinde başvuranın aylığa hak kazanma koşullarından 48 yaşın dolumu şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması üzerine başvuranın talebinin 28/4/2021 tarihli yazı ile reddedildiği, söz konusu yazının 29/4/2021 tarihinde birleşik posta sistemi üzerinden PTT’ye gönderildiği, buna karşın söz konusu yazının PTT tarafından başvurana teslim edildiğine ya da başvuranın adresine bırakıldığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, başvuranın 12/7/2021 tarihinde bu kez elden teslim etmek suretiyle yeniden tahsis talebinde bulunduğu ve tarafına 1/8/2021 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.

12. 5510 sayılı Kanunun 28 ve 30 uncu maddeleri gereği yaşlılık aylığı bağlanması için sigortalıların aylığa hak kazanma koşullarını taşımalarının yanında yazılı istekte bulunmaları şarttır. Aylığa hak kazanma koşullarını taşıyıp yazılı istekte bulunan sigortalılara yazılı istek tarihlerini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmaktadır. Bu çerçevede ilk defa yazılı istekte bulunduğu 24/03/2021 tarihi itibarıyla

48 yaşını doldurmayan başvuranın aylığa hak kazanma koşullarını taşımadığı, dolayısıyla tahsis talebinde

bulunsa dahi tarafına aylık bağlanmayacağı açıktır. Nitekim başvuranın tahsis talebi de idarece 28/4/2021 tarihli işlemle reddedilmiştir.

13. Bununla birlikte idarece söz konusu ret işlemine ilişkin yazının birleşik posta sistemi üzerinden

PTT aracılığıyla başvurana gönderildiği belirtilmiş ve yazının anılan sisteme eklendiğine ilişkin kayıtlar sunulmuşsa da söz konusu yazının başvurana teslim edildiğine ya da adresine bırakıldığına dair herhangi bir bilgi, belge ya da kayıt Kurumumuza sunulamamıştır.

14. Diğer taraftan başvuran aylığa hak kazanma koşullarını taşımadığından, aylık bağlanma talebinin reddedildiğine dair 28/4/2021 tarihli işlemin tarafına bildirilmemesine rağmen elektronik ortamda https://uyg.sgk.gov.tr/DYSEvrakTakip/sorgu.jsp adresinden yaptığı sorgulamalarda gördüğü kayıtlarda,

28.04.2021 gün ve sayılı yazı içerik bilgisinin yer almadığını ve

/

22/05/2021 tarihli kayıtta “İŞLEME ALINDI” ibaresinin göründüğünü işaret ederek 28/4/2021 tarihinden sonra da idare bünyesinde işlemlerin devam ettiği kabulüyle hareket ettiğini, bu nedenle süreçte herhangi bir kusuru bulunmadığı halde aylığının, aylığa hak kazanma koşullarını tamamladığı 8/5/2021 tarihinden iki ay sonra bağlanması nedeniyle iki aylık tutarından ve bayram ikramiyesinden mahrum kaldığını ifade etmektedir.

15. İdarece elektronik ortamda sunulan evrak takip ekranındaki kayıtların incelenmesinde, başvuran hakkındaki 28/4/2021 tarihli ve 22/5/2021 işlemler yanında başvurana ilişkin diğer işlemlerin de içeriğine ulaşılamamakta ve nitelikleri anlaşılamamaktadır. Söz konusu kayıtlardan başvuran talebinin reddedildiği sonucuna ulaşılamadığı gibi kabul edildiği sonucuna da ulaşılamamaktadır. Mevcut yapısı itibarıyla evrak takip ekranının, sigortalılar hakkında tesis edilen işlemlerin içeriği hakkında tam ve açık bilgi vermediği, sigortalılar yönünden haklarında tesis edilen işlemlerin içeriğinin ve niteliğinin kavranmasına imkan verecek açıklıkta olmadığı değerlendirilmektedir.

16. Öte yandan idare hukukunda beklenti, idarenin faaliyetleri, uygulamaları veya işlemleri sonucunda, kişilerin bu işlem, uygulama veya faaliyette belirtilen durum veya taahhütlerin alacağı biçimler konusundaki öngörüsü ya da gerçekleşmesini beklediği şeydir. Bunların haklı beklenti niteliğine dönüşmesi için iki unsuru taşıması gerektiği söylenebilir. İlk unsur, beklenti doğuran bir durumun varlığı iken ikinci unsur beklentinin haklı olmasıdır. İdarece yaratılan beklentinin hukukça korunabilmesi ancak beklentinin haklı olmasına bağlıdır.

17. Haklı beklenti yarattığı iddia edilen durumun, idarenin bir tasarrufuna yani idarenin bireysel veya düzenleyici bir işlemine, uygulamasına, sözüne ya da bilgilendirmesine dayanması gerektiği gibi idarenin tasarrufuna güvenerek hareket eden kişinin, bu hareketinin sonucunda idarenin tasarrufunda öngörülen sonuca ulaşacağı noktasında bir beklentisi olmalıdır.

18. Somut olayda ilk defa yazılı istekte bulunduğu 24/03/2021 tarihi itibarıyla 48 yaşını doldurmayan başvuranın aylığa hak kazanma koşullarını taşımadığı, dolayısıyla tahsis talebinde bulunsa dahi tarafına aylık bağlanmayacağı açıktır. Anılan tarih itibarıyla başvuranın aylığa hak kazanma koşullarını taşıdığı sonuca ulaşmasına sebep olacak idare tarafından başvurana yönelik olarak yapılmış açık, spesifik, koşulsuz ve kesin herhangi bir bilgilendirme ya da bu nitelikte herhangi bir bilgi, belge ya da kayda da dosya kapsamında rastlanmıştır. Bu durumda başvuranın aylığa hak kazanma koşullarını taşımadığı halde tahsis talebinde bulunmasının hukuki bir temeli bulunmadığı değerlendirilmektedir.

19. Bununla birlikte başvuran tahsis talebinde bulunduktan sonra elektronik ortamda görüntülenen evrak takip ekranı kayıtlarında da başvuranın aylığa hak kazandığına ya da tarafına aylık bağlanacağına dair açık bir taahhüde ya da bu sonuca ulaşmaya sebep olacak düzeyde açık, kesin ve koşulsuz bir içeriğe yer verilmediği görülmektedir. Bu durumda idarece elektronik ortamda paylaşılan, içeriğine ve niteliğine ilişkin sonuca ulaşılamayan evrak akış bilgisinin ve buradaki açıklamaların, hukuki olarak bağlayıcı nitelik taşıdığının düşünülemeyeceği, dolayısıyla idarenin haklı beklenti yaratma potansiyeli olan yanıltıcı beyanı olarak kabul edilemeyeceği ve başvuran yönünden haklı beklenti doğuran durum olarak nitelenemeyeceği değerlendirilmiştir. Haklı beklentinin tespit edilemediği, başka bir deyişle haklı beklenti olarak nitelenmeyen bir durumun ise hukuken korunmasından söz edilmesi mümkün değildir.

20. Yukarıda yer verilen çerçevede Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, idarece elektronik ortamda sunulan evrak takip ekranındaki kayıtların, başvurana aylık bağlanacağı yönünde haklı beklenti doğuran durum olarak nitelenemeyeceği, dolayısıyla hukuken korunmasına imkân bulunmadığı değerlendirildiğinden, başvuranın aylığa hak kazanma koşullarını tamamladığı 8/5/2021 tarihi

/

esas alınarak tarafına aylık bağlanması talebinin, anılan tarihten sonra ilk defa 12/7/2021 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu gerekçesiyle idarece reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

21. Diğer yandan mevcut başvurunun incelemesi aşamasında, idarece elektronik ortamda https://uyg.sgk.gov.tr/DYSEvrakTakip/sorgu.jsp adresinden sigortalılarla paylaşılan evrak takip ekranının hâlihazırdaki yapısı itibarıyla sigortalılar hakkında tesis edilen işlemlerin içeriği hakkında tam ve açık bilgi vermeyip söz konusu işlemlerin niteliğinin kavranmasına imkân vermediği görülmüştür. Bu durumun yanlış anlaşılmalara ve beklentilere sebep olabileceği, idare ile sigortalılar arasında mevcut başvuru da olduğu gibi bir takım uyuşmazlıklara yol açabileceği öngörülmektedir. Bu nedenle ortaya çıkabilecek yanlış anlaşılma, beklenti ve uyuşmazlıkların önlenmesi amacıyla bir takım hususlara dikkat çekilmesinde fayda görülmüştür.

22. Anayasa’nın 2’nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan devlet olarak tanımlanmaktadır. Diğer yandan hukuk devleti ilkesi, idarenin “belirlilik”, “istikrar”, “öngörülebilirlik” ve “haklı beklenti” ilkelerine uygun davranmasını içermektedir. Buna göre, idarenin vatandaşların güvenini boşa çıkaracak uygulamalardan kaçınması gerekir.

23. Hukukun üstünlüğünü kabul eden idare, tüm faaliyetlerini yargı önünde hesap verebilir doğrulukta ve daha dikkatli icra etmek zorundadır. Nitekim Anayasa’nın 125’inci maddesinde, idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu ifade edilerek yukarıda belirtilen hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte idare, kamu hizmeti ödevini üstlenmiş olmanın getirdiği sorumluluk ile hizmeti sürekli ve kesintisiz olarak idare edilenlere sunmakla da mükelleftir. Kamu gücünü elinde bulunduran üstün yetkilerle donatılmış idare karşısında bireylerin koruma altına alınması; idarenin hem hukuki hem de mali sorumluluğunun kabul edilmesiyle mümkün olacaktır. Nitekim idarenin bireylere verdiği zararlardan doğan maddi sorumluluğu anayasal bir kural olarak da karşımıza çıkar.

24. Öte yandan idarenin “iyi yönetişim” ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. “İyi yönetişim” ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğunda kamu otoritelerinin uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak hareket etmelerini gerektirir (AYM Kenan

Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, § 68).

25. “E-Devlet Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” uyarınca edevlet hizmeti, hizmet süreçlerinin vatandaş odaklı olarak yeniden yapılandırılmasını da içerecek şekilde, kurumlar arası veri paylaşımı esasına dayalı olarak yürütülmesi için kurumlar tarafından, hızlı, güvenli, etkili, verimli, şeffaf ve hesap verebilir, temel hak ve özgürlüklere riayet edilerek ve mahremiyet gözetilecek şekilde elektronik ortama aktarılan her bir kamu hizmetini ifade etmektedir. Aynı Yönetmelik uyarınca kamu kurum ve kuruluşları, yürüttükleri e-Devlet projeleri veya sundukları e-Devlet hizmetleri kapsamında üretmiş oldukları verilerin elektronik ortama taşınmasından, doğruluğundan, güncelliğinden sorumlu olup; e-Devlet hizmetlerini kullanım kolaylığı ve kullanıcı memnuniyetini sağlayacak şekilde; ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak, işlevsel, güvenli, talebe cevap verebilir ve kesintisiz şekilde sunmakla yükümlü tutulmuştur.

26. Sosyal güvenlik uygulamaları, çalışanlar bakımından tüm çalışma hayatını etkileyen, sosyal devlet olmanın gereği olarak kapsama alınan risklere karşı alınan bir güvence, devlet için ise bir ödev niteliğindedir. Emeklilik çalışanlar bakımından tüm çalışma hayatı boyunca varılmak istenen bir gaye,

sosyal devlet olmanın gereği olarak yaşlılık riskine karşı alınan bir güvence, devlet için bir ödevdir.

İdarenin kişilerin, sigortalıların bu hakkın kazanılmasına yönelik beklentiye sokacak davranışlardan kaçınması, kendi iş ve işlemlerinde ise yasaya uygun, gerekli dikkat ve özeni göstermesi beklenmektedir.

Bu tür durumlara sebep verilmemesi için idarenin, hizmetin gerekleri göz önüne alınarak personelin eğitimi ve yetiştirilmesine ve kendi içinde kontrol ve denetim mekanizmalarına gereken önemi vermesi gerektiği, yine, yaptığı hataları düzeltirken iyi bir zamanlamayla, uygun bir şekilde ve en önemlisi tutarlı olarak hareket etmesi beklenmektedir.

27. Buna göre, https://uyg.sgk.gov.tr/DYSEvrakTakip/sorgu.jsp adresinden sunulan hizmetin de yukarıda ifade edilen çerçevede geliştirilerek düzenlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

29. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup İzmir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE; – Başvuranın aylık başlangıç tarihinin, aylığa hak kazanma koşullarının gerçekleştiği 08/05/2021 tarihi esas alınarak belirlenmesine yönelik taleplerinin REDDİNE, – İdarece https://uyg.sgk.gov.tr/DYSEvrakTakip/sorgu.jsp adresinden sunulan evrak takip hizmetinin iş bu kararın “Değerlendirme ve Gerekçe” kısmında belirtilen esaslar çerçevesinde geliştirilerek düzenlenmesi yönünde SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; SOSYAL

GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

/

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/