ÖZET: Başvuran, emeklilik şartlarını tamamlayamadığı için 10 yıl 5 ay süreyle ödenmiş sigorta primlerinin iadesini talep etmektedir. İade tutarının 23 TL olduğunu öğrenen başvuran, bu tutarın güncel değer üzerinden hesaplanmasını istemektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın 1983-1992 yılları arasında 4/1-(b) kapsamında toplam 3.252 gün hizmeti bulunduğunu ve 2008 yılı Ekim ayı sonrası için yapılan toptan ödeme talebinin 10,13 TL olarak hesaplandığını belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını, SGK’nın açıklamalarını ve ilgili mevzuatı değerlendirerek bir tavsiye kararı hazırlamıştır. 5510 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesi uyarınca, geçmiş hizmet sürelerine ait toptan ödemelerin güncellenerek ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, başvuranın talep ettiği tutarın ödenmesine imkân bulunmadığı ifade edilmiştir. Ancak, başvuranın ödediği primlerin iade edilmesi sırasında paranın alım gücündeki kaybın dikkate alınmaması, sosyal güvenlik sisteminin adalet anlayışına aykırı olarak değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, SGK’ya, başvuranın primlerinin güncellenerek iade edilmesi hususunda işlem tesis edilmesi tavsiye edilmiştir. İdarenin bu tavsiyeye uyması ve 30 gün içinde gerekli işlemleri bildirmesi gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/15503-S.22.23684

BAŞVURU NO : 2022/8678

KARAR TARİHİ : 01/12/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Sigorta primlerinin iadesi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 16/06/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran; emeklilik şartlarını tamamlayamaması nedeniyle 10 yıl 5 ay sigortalılık sürelerine ait

primleri iade almak istediğini, iade tutarının 23 TL olacağını öğrendiğini belirterek iadeye konu edilecek primlerin güncel değeri üzerinden hesaplanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru

konusuna ilişkin 07/07/2022 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

2.1) 5510 sayılı Kanun’un 31. maddesi ve geçici 5. maddesi ile 1479 sayılı Kanun’un 39. maddesi

uyarınca 2008 yılı Ekim ayı başından sonra yaşlılık toptan ödemesi talebinde bulunan ve 5510 sayılı

Kanun’un 28. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde öngörülen kadın ise 58, erkek ise 60 yaş şartını doldurduğu halde malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan 4/1-(a) kapsamındaki sigortalılara kendi adına bildirilen, 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılara ise ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerin toptan ödeme olarak verildiği,

2.2) Başvuranın 19/01/1983-31/01/1992 arasında 4/1-(b) kapsamında geçen toplam 3.252 gün

hizmetinin bulunduğunu, 2022 yılı içerisinde yaşlılık toptan ödemesi talebinde bulunması nedeniyle 2008 yılı Ekim ayı öncesi söz konusu 4/1-(b) kapsamındaki hizmetlerin, yukarıda açıklanan mevzuat doğrultusunda 5510 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca 1479 sayılı

Kanun’un 39. maddesine göre 2008 yılı Ekim ayına kadar güncellenmeksizin, 2008 yılı Ekim ayından

itibaren toptan ödeme talep tarihine kadar ise 5510 sayılı Kanun’un 31. maddesine göre güncelleme katsayısı ile güncellenerek hesaplanan toptan ödeme tutarının 10,13 TL olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1) “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde;

“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”

3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü

ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Hakkında Kanun’un;

5.1) “Yaşlılık toptan ödemesi ve ihya” başlıklı 31. maddesinde;

“4 üncü maddenin birinci fıkrasının; (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile bu Kanuna göre ilk defa (c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan, herhangi bir nedenle çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan ve yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında ise kendi adına bildirilen, (b) bendi kapsamında ise ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin her yıla ait tutarı, primin ait olduğu yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde verilir.

Bu Kanuna göre toptan ödeme yapılarak hizmetleri tasfiye edilmiş bulunanlardan, yeniden bu Kanuna tabi olarak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olanlar, yazılı olarak müracaat etmeleri halinde, aldıkları toptan ödemenin ödeme tarihi ile yazılı istek tarihi arasında geçen yıllar için her yılın

gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan tutarın ilgiliye tebliğ tarihini takip eden ayın sonuna kadar ödemeleri halinde, bu hizmetler ihya edilerek bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınır.”

5.2) “Toptan ödeme ve ihya geçiş hükümleri” başlıklı geçici 5. maddesinde;

“Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için bu

Kanuna göre yapılacak toptan ödemelerin, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki hizmet sürelerine ait bölümü, bu Kanunla bazı maddeleri yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanarak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile toptan ödemenin yapılmasına ilişkin yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için her yılın güncelleme katsayısı ile çarpılarak bulunan tutar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki süreler için bu Kanuna göre hesaplanan toptan ödeme tutarına ilave edilerek ödenir.

Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce toptan ödeme yapılarak tasfiye edilen hizmetlerin 31. , 36. ve 41.

maddelere göre ihyasında veya borçlanılmasında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu

Kanunla bazı maddeleri yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarı, bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile ihya talebine ilişkin yazılı istek tarihi arasında geçen yıllar için, her yılın güncelleme katsayısı ile çarpılarak bulunan değeri dikkate alınır.”

6) 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu

Kanun’un 39. maddesinde;

“Bu kanuna göre sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan ve kadın iseler 55, erkek iseler 60 yaşını doldurmuş oldukları halde yaşlılık aylığına hak kazanamamış olan sigortalıların ödedikleri primler, yazılı istekleri üzerine toptan ödeme şeklinde geri verilir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran özetle; toptan ödemeye yönelik Kurum

işleminin düzeltilmesini talep etmektedir.

9) Buna karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ise yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre

hesaplanan toptan ödeme miktarının 10,13 TL olduğu, başvuranın dilekçesinde belirtilen tutarın ödenmesine imkân bulunmadığı ifade edilmektedir. Şu halde, başvuranın 5510 sayılı Kanun yürürlüğe

/

girmeden önceki geçmiş hizmet sürelerine ait toptan ödeme tutarının hesaplanmasına yönelik Kurum işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.

10) Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasında; Kanun’un yürürlüğe

girdiği tarihten önceki hizmet süreleri için sigortalılara yapılacak toptan ödemenin, söz konusu hizmet sürelerinin tabi olduğu kanun hükümlerine göre 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacağı ve bu sürelere ait toptan ödeme tutarının, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih ile toptan ödemenin yapılmasına ilişkin yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için her yılın güncelleme katsayısı ile çarpılarak güncelleneceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan 1479 sayılı Kanun’un 39.

maddesinde de bu kanuna göre sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan ve kadın iseler 55, erkek iseler 60 yaşını doldurmuş oldukları halde yaşlılık aylığına hak kazanamamış olan sigortalıların ödedikleri primler, yazılı istekleri üzerine toptan ödeme şeklinde geri verilir hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan sigortalıların 5510 sayılı Kanun dönemine ait hizmet sürelerine ilişkin yapılacak toptan ödemenin hesaplanma usulü ise mezkûr Kanun’un 31. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme uyarınca, sigortalıların 5510 sayılı Kanun döneminde geçmiş hizmet sürelerine ait primleri, söz konusu primlerin ait oldukları yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan tutar sigortalıya toptan ödeme şeklinde verilecektir.

11) Görüldüğü üzere kanun koyucu, gerek 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki sürelere

ait gerekse 5510 sayılı Kanun dönemine ait hizmet süreleri için sigortalılara yapılacak toptan ödeme tutarının güncellenerek ödenmesini açıkça düzenlemiştir. Bununla birlikte 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki döneme ait hizmet süreleri için yapılacak toptan ödemenin güncellenmesinde, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih ile toptan ödemenin yapılmasına ilişkin yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için her yılın güncelleme katsayısı ile çarpılarak bulunan tutar dikkate alınacaktır. Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun dönemine ait hizmet süreleri için yapılacak toptan ödemenin güncellenmesinde ise primin ait olduğu yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan tutar toptan ödeme miktarının belirlenmesine esas alınacaktır.

12) Bu noktada 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önceki geçmiş hizmet sürelerine ait toptan ödeme

tutarının hesaplanmasına yönelik Kurum işleminin ve genel olarak sigortalıların ödedikleri primlerden iadesi lazım gelen tutarların güncellenmesi konusunun daha önce Kurumumuza başvuru konusu edildiği görülmektedir.

13) Söz konusu başvurulara ilişkin olarak Kurumumuz tarafından verilen kararlarda, nimet-külfet

dengesi üzerine kurulan sosyal güvenlik kurumlarının sigortalının prim ödemelerine karşılık olarak uygun sigorta ödemesini gerçekleştirmesinin esas olduğuna işaret edilmiş ve sigortalının ödediği primlerin karşılığı sigorta ödemesini tam olarak alamamasının nimet-külfet dengesini bozacağı, bu durumun ise sosyal güvenlik sisteminin amacıyla bağdaşmaması nedeniyle sosyal adalet duygusunu zedeleyeceği belirtilmiştir. Yine Anayasal mülkiyet hakkı kapsamında yer alan sosyal güvenlik alacağının, enflasyon oranları dikkate alınmadan ödenmesi durumunda değer kaybına uğratılarak ödenmiş olacağından sigortalının mülkiyet hakkının ihlal edileceğine değinilmiştir. Bahsi geçen kararlarda ayrıca denkleştirici adalet ilkesinin, başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran ve elde ettiği bu

/

kazanımı geri verme zorunda olan kişiyi gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü altına soktuğu üzerinde durulmaktadır. Bu bağlamda, yaşanan enflasyon nedeniyle paranın alım gücünün düştüğü gerçeği karşısında belli bir miktar paranın verildiği tarihteki aynı miktarda iade edilmesinin, gerçek hayatta büyük sarsıntılara, tutarsızlıklara, adalete karşı var olması gereken güvenin sarsılmasına neden olduğuna ve kamu vicdanında haklı eleştiri konusu yapıldığına değinilmiştir. Bu doğrultuda, belli bir miktar paranın iadesinin söz konusu olduğu durumlarda paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılmasının ve bu şekilde iadeye karar verilmesinin hakkaniyetin ve adaletin bir gereği olduğu, aksi takdirde kısmi iade durumu ile karşı karşıya kalınacağı, iade dışındaki zenginleşmenin iade borçlusu yedinde haksız zenginleşme olarak kalacağı sonucuna ulaşılmıştır. (2021/20445 numaralı başvuru hakkında verilen 21/04/2022 tarihli Tavsiye Kararı. 2021/6945 numaralı başvuru hakkında verilen 06/09/2021 tarihli

Tavsiye Kararı)

14) Bu noktada, Sosyal Güvenlik Kurumunca birkaç lira tutarında emekli ikramiyesi ödenmesine

yönelik uyuşmazlıkları konu alan 9/10/2013 tarihli ve 2013/42 numaralı Tavsiye Kararı’na da değinmek gerekmektedir. Söz konusu Tavsiye Kararı’nda; enflasyona bağlı olarak yıllar içerisinde belli bir miktar paranın iade anındaki alım gücünün azaldığı gerçeğine işaret edilerek idareden, ilgili yılların katsayıları ile emekli ikramiyesini hesaplamasının ardından, yıllar içerisindeki enflasyon oranlarını dikkate alarak paranın alım gücünde oluşan değer kaybını belirlemesi ve Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ve benzeri parametreler kullanarak söz konusu tutarın ödeme tarihindeki alım gücüne denkleştirilmesinin beklenildiği ifade edilmiştir. Bu çerçevede, emekli ikramiyesinin hesaplanma usulüne ilişkin hukuka aykırılığın bulunmadığı ancak hesaplanan ikramiye tutarının alım gücünün, çeşitli bilimsel yöntem ve araçlarla ödeme tarihindeki alım gücüne dönüştürülmeksizin ödenmesi suretiyle eksik işlem tesis edildiği sonucuna ulaşılmıştır. (Bk. https://www.ombudsman.gov.tr/document/yayinlar/karar_yayinlarimiz/calisma-vesosyal-guvenlik-1.pdf, s. 120 vd.)

15) Tüm bu açıklamalar sonrasında somut olaya gelince, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler

uyarınca sigortalıların ödemiş oldukları primlerin toptan ödeme yoluyla iade edilmesinde güncellenerek ödenmesinin esas olduğu görülmektedir. Bununla birlikte 5510 sayılı Kanun dönemine ait hizmet süreleri için yapılacak toptan ödemenin güncellenmesinde primin ait olduğu yıldan itibaren her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncelleme yapılırken; 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki döneme ait hizmet süreleri için yapılacak toptan ödemenin güncellenmesinde, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih ile toptan ödemenin yapılmasına ilişkin yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için her yılın güncelleme katsayısı ile güncelleme yapılmaktadır. Primlerin ait olduğu döneme göre ortaya çıkan bu farklılık sigortalıların, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki döneme ait hizmet süreleri için ödenmiş primlerin sadece 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren güncellenmesine neden olmaktadır. Bu durum ise primlerde, sigortalı tarafından ödendiği tarih ile iade tarihi arasındaki paranın alım gücünde meydana gelen değişim nedeniyle ortaya çıkan eksilmenin dikkate alınmaması sonucunu doğurmaktadır.

16) Önemle ifade etmek gerekir ki, somut olaydaki sorun başvuranın ödemiş olduğu primlerin toptan

ödeme zamanındaki değer kaybının telafi edilmemesidir. Gerçekten de, başvuranın ödemiş olduğu primleri yıllarca kullanan Kurum, başvuranın toptan ödemeye hak kazanması durumunda ödenen primlere ait paranın alım gücündeki eksilmeyi dikkate almadan ödeme yapması nedeniyle, sosyal sigortalara egemen olan nimet-külfet dengesini başvuran aleyhine bozmuştur. Diğer bir deyişle başvuran, ödediği primlerin

/

karşılığı olan hakkını tam olarak elde edememiştir. Bu durumun ise, bir miktar paranın iade edilmesinin söz konusu olduğu durumlarda hiçbir zaman göz ardı edilmemesi gereken denkleştirici adalet ilkesine aykırı olacağından ve hakkaniyeti de zedeleyeceğinden kuşku duyulmamalıdır.

17) Nitekim yaşlılık aylığı bağlanmayan sigortalının 1/4/1977-30/9/1979 tarihleri arasındaki toplam

900 gün 506 sayılı Kanun’a tabi çalışmasına ilişkin olarak 0,03 TL tutarında yapılan toptan ödemeye

yönelik Kurum işleminin konu edildiği davada Yargıtay, Kurumun tahsil ettiği primleri yıllarca kullandıktan sonra olduğu gibi iade etmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna karar vermiştir. (Yargıtay

Yirmi Birinci Hukuk Dairesinin 11/6/2015 tarihli ve E: 2014/17969, K: 2015/13480 sayılı kararı. Kaynak:

www.corpus.com.tr)

18) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın ödemiş olduğu primlerin, paranın

alım gücündeki eksilme dikkate alınmadan hesaplama yapılarak toptan ödenmesine yönelik Kurum işleminin hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Toptan ödemeye konu edilen primlere ilişkin olarak, paranın alım gücünde oluşan değer kaybının belirlenmesi ve toptan ödeme tutarının ödeme tarihindeki alım gücüne denkleştirilerek ödenmesine yönelik işlem tesis edilmesi hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına,

6328 sayılı Kanun’un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine idare tarafından tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, /

Kararın, başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/