ÖZET: Başvuran, 1999 yılında aldığı iş yeri hekimliği sertifikasının vizesinin süresinin dolduğunu fark ederek, 09/06/2022 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na vize yenileme talebinde bulunmuştur. Ancak, başvurusu reddedilmiştir. Başvuran, sertifikasının aktif hale getirilmesini ve iş yeri hekimi olarak çalışabilmek için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, başvuranın iş yeri hekimliği belgesinin 21/09/2017 tarihinde pasif hale getirildiğini ve bu durumun, başvuranın 675 sayılı KHK ile ihraç edilmesi ve tutukluluk durumu nedeniyle gerçekleştiğini belirtmiştir. İlgili yönetmelik gereği, yetki belgelerinin beş yılda bir vize ettirilmesi zorunludur. Başvuranın, belgelerinin aktif hale getirilmesi için adli makamlarca verilen beraat kararını ibraz etmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek, başvurunun reddine karar vermiştir. İlgili mevzuat ve yargı kararları doğrultusunda, başvuranın iş yeri hekimliği sertifikasının onaylanması talebinin durdurulması işleminin hukuka aykırılık taşımadığı sonucuna varılmıştır. Başvuran, bu karara karşı idari yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/16936-S.22.25998

BAŞVURU NO : 2022/9571

KARAR TARİHİ : 26/12/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI

İş yeri hekimliği sertifikası hk.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 05/07/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda, başvuran özetle; 1999 yılında iş yeri hekimliği sertifikası aldığını, İş yeri hekimi olarak istihdam edilmek için E-Devlet ’den Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığı (ÇSGB) İş Salığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü sitesinden iş yeri hekimliği sertifikasının vizesinin dolup dolmadığını kontrol ettiğinde, vizesinin geçtiğini gördüğünü, vizesini yeniletmek için ilgili

ÇSGB İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne 09/06/2022 tarihinde dilekçe ile müracaat etmesine rağmen talebinin reddedildiğini belirterek iş yeri hekimliği vizesinin yenilenmesini, vize ücretini ilgili bankaya yatırmasının sağlanmasını, iş yeri hekimliği sertifikasının aktif hale getirilmesini ve iş yeri hekimi olarak çalışmasının sağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 20/09/2022 tarihli ve – – sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel

Müdürlüğünden alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 2.1. İşyeri hekimliği belgesinin; 20/07/2013 tarih ve 28713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İşyeri

Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesi gereğince verilmekte olduğu, Anılan maddenin; ”a) İşyeri hekimliği eğitim programını tamamlayan ve eğitim sonunda Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak işyeri hekimliği sınavında başarılı olan hekimlere,

b) İş sağlığı veya iş sağlığı ve güvenliği bilim uzmanı unvanına sahip olan Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak işyeri hekimliği sınavında başarılı olan hekimlere, c) Hekimlik diplomasına sahip iş sağlığı, iş sağlığı ve güvenliği bilim doktorlarına, iş sağlığı ve güvenliği alanında yardımcılık süresi dahil en az sekiz yıl teftiş yapmış olan hekim iş müfettişlerine, Genel Müdürlük ve bağlı birimlerinde iş sağlığı ve güvenliği alanında en az sekiz yıl fiilen çalışmış hekimlere istekleri halinde, ç) (Ek:RG-18/12/2014-29209) İş ve meslek hastalıkları yan dal uzmanlığını alan hekimlere istekleri halinde, EK-1’deki örneğine uygun olarak Genel Müdürlükçe verilmektedir.” şeklinde düzenlendiği, 2.2. 18/12/2014 tarihli ve 29209 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İşyeri Hekimi ve

Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik

Yapılmasına Dair Yönetmelik” in 28 inci maddesi ile ilgili Yönetmeliğin yenileme eğitimleri başlıklı 34 üncü maddesinin yürürlükten kaldırıldığı, 2.3. Başvuranın, işyeri hekimliği belgesini 2003 yılından önce Türk Tabipleri Birliğinden alması sebebiyle nolu işyeri hekimliği belgesi İSG-KATİP (İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve İzleme

Programı) üzerinden 27/07/2016 tarihinde onaylanmıştır. İlgili yönetmelik kapsamında yetkilendirilen kişilere ait yetki belgelerinin 5 yılda bir vize ettirilmesi zorunlu olduğu, 2.4. Genel Müdürlüğe ait kayıtlar incelendiğinde; başvuranın 675 sayılı KHK ile Türkiye Kamu Hastaneleri

Kurumu Başkanlığından ihraç edildiği ve tutuklu bulunduğu tespit edilmiş olup işyeri hekimliği belgesinin 21/09/2017 tarihinde pasife çekildiği, 2.5. İlerleyen süreçte, 21/12/2017 tarihinde toplanan Komisyonca alınan, haklarında tutukluluk bilgisi gelenlerden “Haklarında verilen kararların Bakanlığın ilgili birimine müracaat sahibi tarafından ulaştırılıncaya kadar, belgelerinin tedbiren İSG-KATİP üzerinden pasif hale getirilmesine, varsa mevcut sözleşmelerinin iptal edilmesine,” kararının yanı sıra 18/05/2018 tarihinde toplanan Komisyonca alınan

“Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatına ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine dair kararlarını Bakanlığın ilgili birimine ulaştıranların işlemlerinin devam ettirilmesi” ile “Haklarında verilen kararların Bakanlığın ilgili birimine müracaat sahibi tarafından ulaştırılmayanların, bu bilgiler ilgili birime ulaştırılıncaya kadar yetki belgelerinin tedbiren İSG-KATİP üzerinden pasif hale getirilmesine, varsa mevcut sözleşmelerinin iptal edilmesine” kararlarına istinaden söz konusu belgenin pasif durumunun devam ettirildiği, bu bağlamda başvuranın ilgili komisyon kararını karşılar nitelikte evrak ibraz etmediği görüldüğünden hakkında vize işlemi yapılmadığı, 2.6. 08/03/2018 tarihli ve 30354 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7081 sayılı “Olağanüstü Hal

Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair

Kanun” un “Bazı yetkilerin iptali” başlıklı 9 uncu maddesinde; “(1) 9/1/1985 tarihli ve 3146 sayılı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) ve (m) bentleri kapsamında yetkilendirilen kişi, kurum veya kuruluşlardan terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanların

yetkileri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının onayı ile iptal edilir.” Şeklinde bir düzenleme yapıldığı, 2.7. Buna göre, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün; “l) İş sağlığı ve güvenliği alanında ölçüm, analiz, teknik kontrol, risk analizi ve değerlendirmesi, eğitim, danışmanlık, uzmanlık hizmetlerini yapmak ve bu tür hizmetleri verecek özel ve tüzel kişi ve kuruluşların niteliklerini belirlemek, yetki vermek, yetkilerini iptal etmek, kontrol ve denetimini sağlamak, m) İşyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, diğer teknik ve sağlık personel ile işçilere eğitim vermek için kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve Türk Ticaret

Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketler ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerini yetkilendirmek, gerektiğinde yetkilerini iptal etmek, hizmetin etkin ve verimli bir şekilde verilip verilmediğinin kontrol ve denetimini sağlamak, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının eğitimleri sonundaki sınavları yapmak veya yaptırmak, belgelerini vermek,” görevleri çerçevesinde yetkilendirilen kişi, kurum veya kuruluşların yetki belgelerinin anılan Bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine Bakanın onayı ile iptal edilebileceği, 2.8. Başvuru sahibi hakkında adli makamlarca; “kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatına ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine” ilişkin kararlardan birinin verilmesi durumunda işlem yapılabileceği, 2.9. Başvurunun çözümü ile ilgili olarak, başvuranın yukarıda belirtilen komisyon kararını karşılar mahkeme kararı ibraz etmesi durumunda anılan belgesinin aktif hale getirilerek vize işlemlerinin yapılacağı, aksi takdirde kişinin yapılan işlem hakkında idari yargı yoluna başvurma hakkı bulunduğu, başvuru konusuyla alakalı olarak Bakanlık aleyhine açılan davalarda, tesis edilen işlemin hukuka uygunluğu hususunda Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından Bakanlık lehine kararlar verildiği, örnek olması bakımından bir kararın yazı ekinde gönderildiği, İfade edilmiştir.

3. Kurumumuzun 10/10/2022 tarihli ve – – sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden başvuran tarafından kurumumuza iletilen 25/10/2022 tarihli cevabi yazıda özetle; 3.1. Yerel mahkemece hakkında ön görülen hükümle ilgili dosyasına ilişkin bilgilerin: Aydın 3. Ağır Ceza

Mahkemesi / Esas, 25.10.2021 tarih ve / Karar olduğu, söz konusu dosyadan da teyit edilebileceği üzere hakkında ön görülen hüküm velev ki Yargıtay tarafından onansa dahi tutuklu olarak infazının gerçekleştirilmesi dolayısıyla ön görülen hüküm onansa dahi cezaevi infazının bulunmadığı, anılan dosya ya ilişkin Yargıtay bilgilerinin ise: “ Yargıtay 3. Ceza Dairesi Esas No: / , Tebliğname Numarası: – / ” olduğu, 3.2. Hakkında sadece yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol şartı bulunduğu, anılan durumun işine engel olmadığı, söz konusu yasağın da Yargıtay kararından sonra kalkacağını tahmin ettiği, bu bağlamda dosyası kapsamında gereğinin yapılmasını talep ettiği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

6. İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında

Yönetmeliğin “İşyeri hekimliği belgesi” başlıklı 8 inci maddesinde; “ İşyeri hekimliği belgesi; a) İşyeri hekimliği eğitim programını tamamlayan ve eğitim sonunda Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak işyeri hekimliği sınavında başarılı olan hekimlere, b) İş sağlığı veya iş sağlığı ve güvenliği bilim uzmanı unvanına sahip olan Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak işyeri hekimliği sınavında başarılı olan hekimlere, c) Hekimlik diplomasına sahip iş sağlığı, iş sağlığı ve güvenliği bilim doktorlarına, iş sağlığı ve güvenliği alanında yardımcılık süresi dahil en az sekiz yıl teftiş yapmış olan hekim iş müfettişlerine, Genel Müdürlük ve bağlı birimlerinde iş sağlığı ve güvenliği alanında en az sekiz yıl fiilen çalışmış hekimlere istekleri halinde, ç) (Ek:RG-18/12/2014-29209) İş ve meslek hastalıkları yan dal uzmanlığını alan hekimlere istekleri halinde, EK-1’deki örneğine uygun olarak Genel Müdürlükçe verilir.”, 7. 8/3/2018 tarihli ve 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Bazı yetkilerin iptali” başlıklı 9 uncu maddesinde;

“ 9/1/1985 tarihli ve 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında

Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) ve (m) bentleri kapsamında yetkilendirilen kişi, kurum veya kuruluşlardan terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanların yetkileri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının onayı ile iptal edilir.” hükmüne amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. 1 no.lu paragrafta da açıklandığı üzere başvuran özetle; 1999 yılında iş yeri hekimliği sertifikası aldığını, İş yeri hekimi olarak istihdam edilmek için E-Devlet ’den Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB)

İş Salığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü sitesinden iş yeri hekimliği sertifikasının vizesinin dolup dolmadığını kontrol ettiğinde, vizesinin geçtiğini gördüğünü, vizesini yeniletmek için ilgili ÇSGB İş

Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne 09/06/2022 tarihinde dilekçe ile müracaat etmesine rağmen talebinin reddedildiğini belirterek iş yeri hekimliği vizesinin yenilenmesini, vize ücretini ilgili bankaya yatırmasının sağlanmasını, iş yeri hekimliği sertifikasının aktif hale getirilmesini ve iş yeri hekimi olarak çalışmasının sağlanmasını talep etmektedir.

10. İdareden Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 10.1. Başvuranın 675 sayılı KHK ile Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığından ihraç edildiği ve tutuklu bulunduğu tespit edilmiş olup işyeri hekimliği belgesinin 21/09/2017 tarihinde pasife çekildiği, 10.2. 21/12/2017 tarihinde toplanan Komisyonca alınan, haklarında tutukluluk bilgisi gelenlerden

“Haklarında verilen kararların Bakanlığın ilgili birimine müracaat sahibi tarafından ulaştırılıncaya kadar, belgelerinin tedbiren İSG-KATİP üzerinden pasif hale getirilmesine, varsa mevcut sözleşmelerinin iptal edilmesine,” kararının yanı sıra 18/05/2018 tarihinde toplanan Komisyonca alınan “Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatına ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine dair kararlarını Bakanlığın ilgili birimine ulaştıranların işlemlerinin devam ettirilmesi” ile

“Haklarında verilen kararların Bakanlığın ilgili birimine müracaat sahibi tarafından ulaştırılmayanların, bu bilgiler ilgili birime ulaştırılıncaya kadar yetki belgelerinin tedbiren İSG-KATİP üzerinden pasif hale getirilmesine, varsa mevcut sözleşmelerinin iptal edilmesine” kararlarına istinaden söz konusu belgenin pasif durumunun devam ettirildiği, bu bağlamda başvuranın ilgili komisyon kararını karşılar nitelikte evrak ibraz etmediği görüldüğünden hakkında vize işlemi yapılamadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

10.3. Başvurucu hakkında adli makamlarca; kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatına ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine ilişkin kararlardan birinin verilmesi durumunda ve ilgili kararın Genel Müdürlüğü gönderilmesi halinde işlem yapılabileceği belirtilmiştir.

10.4 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 9 uncu maddesi gereğince Bakanlık nezdinde oluşturulan

Komisyon tarafından başvurucunun işyeri hekimliği belge işlemlerinin durdurulduğu anlaşılmakta olup, başvurucu tarafından hakkında “adli makamlarca; kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatına ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine ilişkin kararlardan” birinin verilmesi durumunda ve ilgili kararın İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne gönderilmesi halinde işlem yapılabileceği belirtilmiş olması sebebiyle ’ ya Kurumumuz tarafından yazılan 10/10/2022 tarihli ve – – sayılı yazı ile; “…öncelikle dostane çözüm kararı kapsamında hakkınızda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde belirtilen ve yukarıda yer verilen açıklamaya istinaden adli makamlarca; hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatına ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine ilişkin kararlardan birinin verilip verilmediğini, verildi ise anılan idareye gönderilip gönderilmediğinin bilgisi ile adli makamlarca; hakkınız da görülmekte olan ceza davası olup olmadığı (varsa) davaya ilişkin mahkeme adı ve dosya esas numarası

bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sebeple hakkınızdaki güncel durumuna ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin Kurumumuza gönderilmesi gerekmektedir…” şeklinde en güncel bilgilerin Kurumumuza gönderilmesi talep edilmiştir.

10.5. Başvurucu tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi be belge talebi cevabının incelenmesi neticesinde; “…başvuran hakkında Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi 25.10.2021 tarih / E. ve

/ K. sayılı kararı kapsamında hakkında mahkumiyet hükmü verildiği, söz konusu dosyanın temyiz incelemesinin ise Yargıtay 3. Ceza Dairesi Esas No: / no.lu dosyada görülmekte olduğu… ” şeklinde açıklama yapıldığı anlaşılmaktadır.

11. Başvurucu hakkında Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi 25.10.2021 tarih / E. ve / K.

sayılı kararı ile hakkında mahkûmiyet kararı verildiği, dolayısıyla anılan idare tarafından talep edilen “adli makamlarca; kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatına ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine ilişkin kararlardan” birinin verilmesi hususunun adı geçen tarafından yerine getirilmediği, bu sebeple de ilgili idare tarafından başvuruda belirtilen talebinin yerine getirilmediği tespit edilmiştir.

12. Başvuru konusu ile benzer nitelikte Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi tarafından verilen 2022/491 E. ve 2022/937 K. sayılı kararında: “…7081 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince Bakanlık nezdinde oluşturulan ve 18.05.2018 tarihinde toplanan Komisyonca alınan kararda; haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatına ve beraat etmekle birlikte adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine karar verilenlerin belgelendirme işlemlerinin devam etmesine, bu kararlar dışında karar verilenlerin ise (mahkumiyet gibi) belgelendirme işlemlerinin süresiz durdurulmasına karar verildiği görüldüğünden, savunma ekinde yer alan mahkeme kararının incelenmesinden İzmir 13. Ağır Ceza mahkemesi’ nin 22.11.2018 tarih ve E:2017/46,K:2018/605 sayılı dosyasında davacının silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, davacının İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2018 tarihli ve

E:2017/46, K:2018/605 sayılı kararı ile Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan neticeten 2 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı, davacının mahkumiyetine karar verildiği, mezkur komisyon kararında aranan şartı sağlamadığı açık olup, ortada davacıya ait is güvenliği uzmanlığı belgesinin aktif hale getirilmesini gerektirir bir durum bulunmadığından, davalı idarece tesis olunan davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde verilen Ankara 14. İdare Mahkemesi’nce verilen 12/06/2020 gün ve E:2019/2288, K:2020/1110 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davacı tarafın istinaf isteminin reddi ile anılan kararın

ONANMASINA…” karar verildiği görülmektedir.

13. Başvuru konusu ile benzer nitelikte Danıştay 10. Dairesi tarafından verilen 2022/406 E. ve 2022/2391 K. sayılı kararda: “…Davacı tarafından, işyeri hekimliği belgesinin pasif durumdan aktif duruma getirilmesi ve kazanılmış haklarının iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 16/12/2019 tarih ve E.3195449 sayılı işlemin iptali kapsamında açılan dava ilk derece mahkemesi olarak

Ankara 6. İdare Mahkemesinin 21/01/2021 tarih ve E:2020/235, K:2021/93 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Davanın istinaf sürecinde ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava

Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine temyizen yapılan inceleme neticesinde: “Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.” Bu itibarla Davacının temyiz isteminin REDDINE, Davanın reddine ilişkin Ankara 6. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 16/09/2021 tarih ve E: / , K: / sayılı kararının ONANMASINA, 26/04/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildiği…” anlaşılmaktadır.

14. İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, başvuru konusundaki yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın İşyeri Hekimliği Sertifikasının onaylanması talebinin 7081 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi gereğince Bakanlık tarafından oluşturulan Komisyon kararı ile durdurulduğu, söz konusu Komisyon kararının madde metninde tanınan yetki kapsamında gerekçelendirildiği, ayrıca başvuru konusunun daha önceden kurumumuzca incelenerek 2020/98770 no.lu emsal dosyada da ret kararı verildiği anlaşıldığından, idarece gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık tesit edilemediğinden başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde karara karşı başvuru yolunu gösterdiği, idarenin başvuran ile ilgili işlemlerinde “makul sürede karar verme” ve

“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davrandığı değerlendirilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

16. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi