ÖZET: Başvuran, babasından aldığı yetim aylığının yarısını alması gerektiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 5510 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca, başvuranın ölüm aylığı talebinin 1479 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, başvuranın aylık oranı %25 olarak belirlenmiştir. Başvuranın iddiası, yalnızca kendisine ait bir hak sahibi olması durumunda aylık oranının %50 olması gerektiği yönündedir; ancak bu durum, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra geçerli olan düzenlemelerle çelişmektedir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirirken, ilgili mevzuat ve SGK’nın açıklamalarını göz önünde bulundurmuştur. Yapılan incelemelerde, başvuranın %25 oranında yetim aylığı almasının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, idarenin başvuruya ilişkin belgeleri zamanında sunduğu, ancak başvuranın hangi mercilere başvurabileceği konusunda yeterli bilgi verilmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle, idarenin iyi yönetim ilkelerine daha fazla dikkat etmesi önerilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş ve karar, başvuran ile SGK’ya tebliğ edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun hukuka uygunluğunu onaylayarak, ilgili mevzuat çerçevesinde işlem yapılmasının gerekliliğini vurgulamıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/16288-S.22.24838

BAŞVURU NO : 2022/15856

KARAR TARİHİ : 15/12/2022

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Yetim aylığının yeniden hesaplanarak yarısı oranında ödeme yapılması

BAŞVURUNUN KONUSU :

talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 31/10/2022

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, babasından dolayı yetim aylığı aldığını ancak tek kişi olarak yarısını alması gerektiğini ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuzun 02/11/2022 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle: 5510 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mülga 1479 sayılı Kanunun uygulanacağı, 1479 sayılı

Kanunun başvuranın ölüm aylığı talep tarihi itibariyle yürürlükte olan 45 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin ise; “18 yaşını (veya ortaöğretim yapması halinde 20 yaşını, yükseköğretim yapması halinde

25 yaşını) doldurmamış veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul bulunan çocukları ile

geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak koşulu ile yaşları ne olursa olsun evlenmemiş kız çocukların her birine %25’i, ….. Aylık veya toptan ödeme şeklinde verilir.” hükmüne amir olduğu dolayısıyla başvuran

1479 sayılı Kanunun 45 inci maddesi gereğince %25 oranında ölüm aylığı bağlandığı

ve 5510 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi gereğince durum değişikliği halinde de bağlanmış olan ölüm aylığının paylaştırılmasıyla ilgili 1479 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin uygulandığı, ifade edilmiştir.

III.İLGİLİ MEVZUAT

3.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu

denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5.5510 sayılı Kanunun “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı

geçici 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar

Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız

Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına

Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)

bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun

4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.

17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu

Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı ve 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı kanunlara göre ödenmekte olan sosyal yardım zammı ile telafi edici ödeme tutarları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ödenen tutarlar esas alınarak, ilgililerin gelir ve aylıklarına ilave edilerek ödenir.

Sosyal yardım zammının ilavesinde tamamı dağıtılacak şekilde, hak sahiplerinin gelir ve aylıklardaki hisseleri esas alınır.

Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre sigortalı sayılanlara ve bunların hak sahiplerine bağlanmış olan aylık ve gelirler, 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre artırılır.

506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı kanunlar kapsamında geçen sigortalılık süresi fiili hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısı, genel sağlık sigortasının uygulanmasında gerekli olan sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayılarında dikkate alınır.

6. 1479 sayılı Kanunun mülga 45’inci maddesi; “Ölen sigortalının tahsis yapılmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlerde belirtilen oran ve koşullarla aylık bağlanır veya toptan ödeme yapılır.

Ölen sigortalının 42 nci madde gereğince saptanacak aylığının veya 44 üncü madde gereğince saptanacak toptan ödeme tutarının, a) Dul eş için %50’si, aylık alan çocuğu bulunmayanların dul eşine %75’i, b) (Mülga bend: 14/03/1985 – 3165/11 md.)

/

c) (Değişik bend: 04.10.2000 – 619 S.KHK/Madde 21) (İptal : Anayasa Mahkemesi 26/10/2000 – E.

2000/61, K. 2000/34) (Değişik bend: 24.07.2003 – 4956 S.K/Madde 23 Onsekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmibeş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25’i, d) (Değişik bend: 04.10.2000 – 619 S.KHK/Madde 21) (İptal : Anayasa Mahkemesi 26/10/2000 – E.

2000/61, K. 2000/34) (Değişik bend: 24.07.2003 – 4956 S.K/Madde Sigortalının ölümü tarihinde veya sonradan eşine veya çocuklarına yapılması gereken tahsisin toplamı, sigortalıya ait tahsisten aşağı olursa, artan kısım eşit paylar halinde, sigortalının bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan ana ve babasına her birinin hissesi sigortalıya ait aylığın en çok % 25’i, (Değişik 3. fıkra: 06/03/1981 – 2423/1 md.) Hak sahiplerine bağlanacak aylıklara esas aylık tutarı, birinci basamağın %45’inden az olamaz. Bu miktarın, hak sahibi bir kişi ise %80’inden, iki kişi ise %90’ından, iki kişiden fazla ise %100’ünden az aylık bağlanamaz.

Sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş yahut babalığı hükme bağlanmış çocukları ile, sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları, bağlanacak aylıktan yukarda belirtilen esaslara göre yararlanırlar.

Hak sahibi eş ve çocuklara yapılacak tahsisin toplamı, sigortalıya ait aylık tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için, gerekirse, hak sahibi kimselerin tahsis miktarlarından orantılı olarak indirmeler yapılır.” hükmünü amirdir.

V. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

IV.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A.Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8.Başvuran özetle, babasından dolayı yetim aylığı aldığını ancak tek kişi olarak yarısını alması gerektiğini ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

9. Başvuranın 1993 tarihinde vefat eden Bağ-numaralı babasından dolayı başvurana, annesine ve kardeşine 27.06.1993 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmış, 2019 tarihinde annesinin vefat ettiği, kardeşinin ise fasılalı olarak 4/1-(a) kapsamında sigortalı olarak çalıştığı, farklı tarihlerde birden fazla evlenmesi nedeniyle aylığa girme ve çıkma işlemlerinin yapıldığı tespit edilmiştir.

10. Başvuran yüzde elli oranında yetim aylığını alması gerektiği iddiasında bulunmakta ise de 5510 sayılı Kanunun geçici birinci maddesi uyarınca (5. Pragraf) mülga 1479 sayılı Kanunun tatbik edilmesi gerekmekte olup anılan Kanunun 45’inci maddesinin ikinci fıkrasının ( c ) bendi uyarınca (6. Pragraf)

tek hak sahibi olsa dahi aylık tahsis oranının %25 oranında uygulanacağı düzenlenmiştir.

11. Başvuran %50 aylık oranında aylık alması gerektiği iddiasında bulunmakta ise de kendisinden başka aylık alan hak sahibi bulunmayanların her biri için ölüm aylığı oranının %50 olarak hesaplanması durumu 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden sonra ölen sigortalının hak sahibi çocukları için düzenlenmiş olup başvuran açısından hak sahipliği babasının ölüm tarihi itibariyle başlayacak olup anılan tarih itibariyle mülga 1479 sayılı Kanun hükümlerinin tatbiki gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin E.2015/17769, K.112/33 sayılı kararında da 1479 sayılı Yasa’nın 45. maddesinin 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı

Yasa’nın 23. maddesi ile değişik (c) bendinde, ölen sigortalının 42. madde gereğince saptanacak aylığının veya 44. madde gereğince saptanacak toptan ödeme tutarının on sekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmi beş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25’i, aylık veya toptan ödeme şeklinde verileceği açıkça belirtilmiştir.

12. İdare tarafından gönderilen belgelerde başvuranın tek hak sahibi olarak aylık hisse miktarının %25 olduğu ve gerekli alt sınır kontrolleri dikkate alınarak aylığının güncellendiği, aylığına aylık artışlar uygulanarak 2022/Temmuz ödeme dönemi itibariyle 2.310,75 TL aylık, 115,54 TL ek ödeme olmak üzere toplam aylığın 2.426,29 TL olduğu ve bağlanan aylıkta herhangi bir hata bulunmadığı ifade edilmiştir.

13.Yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuran hakkında %25 oranında uygulanan yetim aylığı hesabında hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olmadığı tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14.28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

15.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Isparta İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII.KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURAN ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi