|
ÖZET: Başvuru, 17/08/1998 doğumlu bir bireyin 11/10/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu vefat etmesi üzerine, ölüm aylığı talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından reddedilmesine ilişkindir. Başvuran, kızının 18 yaş altındaki sigortalılık süresinin dikkate alınmadığını ve bu durumun 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddelerine aykırı olduğunu iddia ederek, yeniden inceleme talep etmiştir. SGK, başvuranın talebini, müteveffanın sigortalılık süresinin başlangıcının 18 yaşını doldurduğu tarih itibarıyla değerlendirildiği ve bu nedenle 5 yıllık sigortalılık süresi şartının sağlanmadığı gerekçesiyle reddetmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve SGK’nın açıklamalarını değerlendirerek, hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmediğine karar vermiştir. 5510 sayılı Kanun’un 32. ve 38. maddeleri uyarınca, 18 yaşından önceki sigortalılık sürelerinin yalnızca prim ödeme gün sayısına dahil edileceği, ancak sigortalılık süresinin başlangıcının 18 yaşında kabul edileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla, müteveffanın 18 yaşını doldurduğu tarih ile vefat tarihi arasında 5 yıllık sigortalılık süresi şartı sağlanmadığı için ölüm aylığı bağlanamamıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddi yönünde karar verilmiş ve bu karar, başvurana ve SGK’ya tebliğ edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin süreçleriyle ilgili iyi yönetim ilkelerine uygun davranmasını önererek, başvuruya ilişkin hukuki süreçlerin devam edeceğini belirtmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/5520-S.23.9103
BAŞVURU NO : 2022/17161
KARAR TARİHİ : 02/05/2023
RET KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Ölüm aylığı talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 23/11/2022
I. BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza, tarihinde yapılan başvuruda; başvuran, 17/08/1998 doğumlu
T.C. Kimlik No’lu kızı 11/10/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu vefat ettiğini, yaptıkları ölüm aylığı talebinin Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından kızının 18 yaş altı çalışması olduğu ve 5 yıllık sigortalılık süresi bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, oysa, 5510 sayılı Kanunun 38 inci maddesi ve 506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinde 18 yaşından önceki sigortalılık sürelerinin prim ödeme gün sayılarına dahil edileceğinin hüküm altına alındığını, yaptıkları itiraza hiçbir açıklamaya ve mevzuata yer verilmeksizin cevap verildiğini ifade ederek, inceleme ve araştırmanın yeniden yapılarak kızından dolayı ölüm aylığı bağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 07/12/2022 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal
Güvenlik Kurumu (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 09/12/2022 tarihli ve E. sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine yer verilerek özetle; 2.1. 5510 sayılı Kanun’un; – 32 nci maddesi; “Ölüm aylığı, en az 1.800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi bildirilmiş durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır”, – 34 üncü maddesi; “Ölen sigortalının 33’üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam %25’i oranında; ana ve babanın 65 yasın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam
%25’i oranında aylık bağlanır”, – 38 inci maddesi; “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, mülga 02/06/1949 tarih ve 5417 sayılı İhtiyarlık Sigortası Kanunu’na, mülga 04/02/1957 tarih ve 6900 sayılı Malûliyet, İhtiyarlık ve Ölüm Sigortaları Hakkında Kanun’a, 17/07/1964 tarih ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na, 02/09/1971 tarih ve 1479 sayılı Esnaf ve
Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’na, 17/10/1983 tarih ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu’na, bu Kanun ile mülga 17/10/1983 tarih ve 2926 sayılı
Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’na ve 08/06/1949 tarih ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanun’a tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir.
Bu Kanun’un uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
Aylık bağlama işlemlerinde dikkate alınan sigortalılık süreleri, sigortalılığın başlangıç tarihi ile sigortalının aylık bağlanması için yazılı istekte bulunduğu, aylık bağlanması için istekte bulunmayan sigortalılar için ise ölüm tarihi arasında geçen süredir.”, hükümlerini amir olduğu, 2.2. Ayrıca, SGK’nın 2018/38 sayılı Genelge’sinin Birinci Kısmının “1.1.3. 18 Yaşın Altında Geçen
Hizmetler” alt başlığında; Kanun’a göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında, 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık sürelerinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başladığının kabul edileceği, bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, sadece prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edileceği, Kanun’un yürürlük tarihinden önce sigortalı olan 4/1-(a) ve 4/1-(b) sigortalıları için yalnızca yaşlılık aylığı bağlanmasında geçerli olan 18 yaş uygulamasının, malullük ve ölüm aylıklarında uygulanmayacağının talimatlandırıldığı, 2.3. Bu minval üzere, müteveffa T.C. kimlik numaralı ilk defa
13.04.2015 tarihinde 18 yaşını doldurmadan önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi
olduğundan sigortalılık süresi hesabında 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem tesis edildiği, dolayısıyla 18 yaş altında geçen hizmetler prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmiş ise de sigortalılık süresinin başlangıcı olarak 18 yaşını doldurduğu tarihin kabul edildiği,
2.4. Bu itibarla, ölüm aylığı bağlanması için aranan 5 yıl sigortalılık süresinin hesabında müteveffanın 18 yaşını doldurduğu 17.08.2016 tarihi ile vefat tarihi olan 11.10.2020 tarihlerine göre hesaplama yapıldığı, 5 yıl sigortalılık süresi şartı yerine gelmediğinden hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamadığının tespit edildiği, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde; “Bu Kanun; sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasından yararlanacak kişileri, işverenleri, sağlık hizmeti sunucularını, bu Kanunun uygulanması bakımından gerçek kişiler ile her türlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşları kapsar.” 5.2. “Yürürlük” başlıklı 108 inci maddesinde; “Bu Kanun, …
d) Diğer hükümleri 2008 yılı Ekim ayı başında, yürürlüğe girer.” 5.3. “Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 32 inci maddesinde; “Ölüm aylığı; /
a) En az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş, b) 47 nci maddede yazılı sebeplerle kazaya uğramış, malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış, c) Bağlanmış bulunan malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş, durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve prime ilişkin her türlü borcunun olmaması veya ödenmesi şarttır.” 5.4. “Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresi” başlıklı 38 inci maddesinde; “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, mülga 2/6/1949 tarihli ve 5417 sayılı İhtiyarlık Sigortası Kanununa, mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Maluliyet, İhtiyarlık ve Ölüm Sigortaları Hakkında Kanuna, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve
Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tabi olarak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.
Bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
Aylık bağlama işlemlerinde dikkate alınan sigortalılık süreleri, sigortalılığın başlangıç tarihi ile sigortalının aylık bağlanması için yazılı istekte bulunduğu, aylık bağlanması için istekte bulunmayan sigortalılar için ise ölüm tarihi arasında geçen süredir. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamındaki sigortalılar bakımından sigortalılık süresi; sigortalılığın başlangıç tarihi ile 48 inci maddeye göre yetkili makamdan emekliye sevk onayının alınarak görevi ile ilişiğinin kesildiği ayın son günü arasında geçen süredir.
Vazife malullüğü aylığı almakta iken, çalışmaya başlamaları nedeniyle haklarında uzun vadeli sigorta hükümleri uygulananlar için malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlanmasında veya toptan
/
ödeme yapılmasında esas alınacak sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prime esas kazancın hesaplanmasında, vazife malullüğü aylığı bağlandığı tarihten önceki süreler dikkate alınmaz.” 6. SGK’nin 2018/38 sayılı Genelge’sinin Birinci Kısmının “1.1.3. 18 Yaşın Altında Geçen Hizmetler” alt başlığında; “Kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında, 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık sürelerinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başladığı kabul edilecektir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, sadece prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilecektir.
4/1-(b) ve 4/1-(c) bendi kapsamındaki sigortalılardan, bir meslek veya sanat okulunu bitirerek, 4721 sayılı
Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre mahkemece ergin kılınmak suretiyle, öğrenimleriyle ilgili görevlerde çalışanlar için 18 yaşın bitirilmiş olması şartı aranmayacağından, bu kapsamda 18 yaşın altında kazai rüşt kararı tarihinden itibaren başlayan sigortalılık başlangıç tarihleri, aynı zamanda sigortalılık süresinin başlangıç tarihi olarak esas alınacaktır.
…
Örnek 3:
Doğum tarihi : 3/10/1993
İlk işe giriş tarihi : 1/6/2010
Ölüm tarihi : 19/7/2016
Prim gün sayısı : 1000 gün
Aylığa hak kazanma koşulları : 5 yıl sigortalık süresi, 900 prim gün sayısı
Ölüm tarihi : 19 7 2016
18 yaşın dolduğu tarih : – 3 10 2011
16 9 4
Buna göre, en son 4/1-(a) kapsamında iken vefat eden sigortalının hak sahiplerine, 5 yıllık sigortalılık süresi şartı oluşmadığından ölüm aylığı bağlanamayacaktır.” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete
/
aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuranın 17/08/1998 doğumlu olan ve 11/10/2020 tarihinde vefat eden kızından dolayı ölüm aylığı talep ettiği, buna karşın SGK tarafından müteveffanın sigorta başlangıcının 18 yaşını doldurduğu tarih itibariyle dikkate alındığı, dolayısıyla 5510 sayılı Kanunun 38 inci maddesine göre, 18 yaşını doldurduğu tarih ile vefat ettiği tarih arasında 5 yıl sigortalılık süresi şartı sağlanmadığından talebin reddedildiği, bunun üzerine başvuranın kızından dolayı tarafına aylık bağlanması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunduğu görülmektedir.
9. Bu çerçevede başvuruya konu uyuşmazlığın, 18 yaşını doldurmadan önceki çalışmalarının hizmetinden sayılıp sayılamayacağı ve sigortalılık süresinin tescil tarihi itibariyle başlatılıp başlatılamayacağı noktasında toplandığı görülmektedir.
10. 18 yaşından önceki sigortalılığa ilişkin düzenlemeler, ölüm sigortasından sağlanan haklar ve bu haklardan yararlanma şartları ile uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresinin başlangıcı hususlarının, 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 32 nci ve 38 inci maddelerinde açıkça düzenlendiği görülmektedir. Somut olayda 13/04/2015 tarihinde ilk kez sigorta başlangıcı yapılan müteveffanın sigortalılık süresi hesabında 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem tesis edileceği tartışmasızdır.
11. 5510 sayılı Kanuna göre; ölen kişi adına en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya, 4/1-(a) sigortalıları için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla ölen sigortalının eşine, çocuklarına, anne ve babasına ölüm aylığı bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
12. Somut olay da, 17/08/1998 doğumlu müteveffanın sigorta kapsamında ilk kez 13/04/2015 tarihinde çalışmaya başladığı, 1 yıl 4 ay 3 gün sonra 18 yaşını (17/08/2016 tarihinde) doldurduğu, 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren 4 yıl 1 ay 14 gün sonra (11/10/2020 tarihinde) vefat ettiği, 18 yaşın altında geçen çalışma sürelerinin prim ödeme gün sayılarına dahil edilmesiyle birlikte uzun vadeli sigorta kolları kapsamında adına 1610 gün prim ödemesi yapıldığı, ancak 13/04/2015 tarihinde çalışmaya başlayan sigortalının 5 yıldan fazla sigortalılık süresi bulunsa da söz konusu sürenin tamamı 18 yaşını doldurduğu tarih ile vefat tarihi arasında geçmediğinden, dolayısıyla 5 yıllık sigortalı olma şartını sağlamadığından, annesine ölüm aylığı bağlanmadığı görülmektedir.
13. 5510 sayılı Kanun’da 18 yaşından önce sigortalı olunamayacağına yönelik olarak doğrudan ve açık bir hüküm bulunmadığından 18 yaşın altındaki kişiler de sigortalı olarak bildirilebilmektedir. Bu noktada somut olayda 5 yıldan fazla sigortalılık süresi bulunan müteveffanın sigorta süresi başlangıcında hangi tarihin esas alınacağı başvuruya konu talebin çözümü noktasında önem arz etmektedir.
14. Sigorta süresinin başlangıcına ilişkin düzenlemenin 5510 sayılı Kanunun 38 inci maddesinde hüküm altına alındığı görülmektedir. Buna göre sigortalılık süresinin başlangıcının; Kanuna tabi olarak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edildiği, sigorta başlangıcının 18 yaşın altında başlaması durumunda ise sigortalılık süresinin, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edileceği, ancak 18 yaşından önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edileceği hüküm altına alınmıştır.
15. Bu kapsamda, SGK tarafından müteveffaya ait 18 yaş altı çalışmalarına yönelik prim ödemelerinin hizmetine dahil edildiği, diğer yandan sigortalının 18 yaşını doldurduktan sonra sigortalılık süresinin 4 yıl
1 ay 14 gün olduğu hususu ve mezkur Kanunun ölüm aylığı bağlanması şartlarından, 5 yıldan beri sigortalı
olma şartını düzenleyen 32 nci maddesi birlikte göz önünde bulundurulduğunda, müteveffanın sigorta süresi başlangıcının 18 yaşını doldurduğu tarih itibariyle hesaplanmasına yönelik yapılan işlemlerde hata olmadığı değerlendirilmektedir.
16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; söz konusu düzenlemeler ve yapılan açıklamalar ışığında, 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların, sigortalılık sürelerinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış sayılacağı ve bu sürenin de en az 5 yıl olması gerektiği hususu göz önüne alındığında SGK tarafından müteveffanın sigortalılık süresine ilişkin hesaplamalarda ve ölüm aylığı talebine ilişkin yapılan işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
18. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İş
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURUNA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi