ÖZET: Başvuruda bulunan kişi, Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü bünyesinde çalıştığını ve iş yerinin kampüs alanındaki otoparkın kullanımında ayrımcılığa maruz kaldığını iddia etmiştir. Başvuran, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan personelin kampüs içindeki otoparkı kullanamadığını, dışarıdaki otopark ile iş yeri arasındaki mesafenin fazla olduğunu ve vardiyalı çalıştığı için gece saatlerinde bu yolun tehlikeli olduğunu belirterek, kampüs içindeki otoparkın kullanımına izin verilmesini talep etmiştir.

Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi, başvuranın iddialarını yanıtlayarak, kampüs alanında güvenlik hizmetlerinin EÜAŞ Adana ve Yöresi HES İşletme Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünü ve başvuranın 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışması nedeniyle otoparkı kullanmasının mümkün olmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, kampüs alanında tüm personelin kullanımına açık bir otopark bulunduğu ve güvenlik önlemlerinin alındığı belirtilmiştir. Başvurunun reddi yönünde hazırlanan öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesine karar verilmiş, idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı tespit edilmiştir. Başvuran, kararın tebliğ tarihinden itibaren dava açma süresini kullanma hakkına sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/5749-S.23.9490

BAŞVURU NO : 2022/19081

KARAR TARİHİ : 09/05/2023

RET KARARI TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ

ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurucunun işyerine özel aracı ile girme talebi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 21/12/2022

I. BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza, ” olarak yapılan başvuruda başvuran özetle; Türkiye Elektrik İletim

Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Yük Tevzi Dairesi Başkanlığı Doğu Akdeniz Yük Tevzi İşletme

Müdürlüğü bünyesinde görev yapmakta olduğunu, iş yerinin kampüs alanında bulunan otoparkın kullanımı konusunda ayrımcılığa maruz kaldığını, kampüs alanı içindeki otoparkın 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan personel tarafından kullanılamadığını, kampüs alanı dışındaki otopark ile iş yerinin mesafesinin fazla olduğunu, işyerinde vardiyalı çalışmanın söz konusu olduğu göz önünde bulundurulduğunda iş yeri ile kampüs alanı dışındaki yolun gece saatlerinde tehlike arz edebildiğini beyan ederek kampüs içindeki otoparkın kullanılması konusunda yaşadığı ayrımcılığın ve mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 05/01/2023 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Türkiye

Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Kurumsal İletişim Müdürlüğü tarafından gönderilen sayılı yazıda özetle; 2.1. Doğu Akdeniz Yük Tevzi İşletme Müdürlüğümüzün de içinde bulunduğu yerleşkede güvenlik hizmetlerinin, EÜAŞ Adana ve Yöresi HES İşletme Müdürlüğü, TEİAŞ 18. Bölge Müdürlüğü, TEDAŞ 17.

Bölge Müdürlüğü ile imzalanan protokole göre EÜAŞ Adana ve Yöresi HES İşletme Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olduğu, Doğu Akdeniz Yük Tevzi İşletme Müdürlüğünün içinde bulunduğu yerleşke alanında

Müdürlüğe ait bir otopark bulunmayıp yerleşke girişinde tüm personelin kullanımına açık bir otopark mevcut olduğu, 2.2. Yerleşke içine giriş yapabilecek araçlara, güvenlik hizmetleri kapsamında EÜAŞ Adana ve Yöresi HES

İşletme Müdürlüğünün yazısı doğrultusunda karar verildiği, başvuranın 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışması nedeniyle iş yeri yerleşkesinde bulunan araç park yerini kullanmasına izin verilmediği ve ayrımcılığa maruz bırakıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, 2.3. Yerleşke alanı dışında bulunan otopark ile Doğu Akdeniz Yük Tevzi İşletme Müdürlüğü hizmet binası arasında yaklaşık 600 metre mesafe bulunduğu, yerleşke içerisinde yürüyüş yolunun yeterli düzeyde aydınlatıldığı ve güvenlik görevlilerinin bulunduğu ifade edilerek yerleşkeye araçla giriş yapmasına izin verilen personel listesi ve Müdürlüklerinin personel listesi ek olarak sunulmuştur.

3. Kurumumuzun 24/03/2023 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Elektrik

Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Hidrolik Santrallar Daire Başkanlığı Adana ve Yöresi

HES İşletme Müdürlüğü tarafından gönderilen sayılı yazıda özetle; 3.1. Seyhan HES Kampüs alanı içerisinde, EÜAŞ Adana ve Yöresi HES İşletme Müdürlüğü, TEDAŞ 17.

Bölge Müdürlüğü, TEİAŞ 18. Bölge Müdürlüğü ve TEİAŞ Doğu Akdeniz Yük Tevzi İşletme Müdürlüğü olmak üzere 3 kuruma bağlı 4 müdürlük bulunduğu ve yaklaşık 500 personelin faaliyetini yürütülmekte olduğu, 3.2. Ortak Kampüs alanı içerisinde bulunan hizmet, görev, yardımcı bina ve alanlar ile müştemilatının kullanımı işletmeciliği ve bakım-onarım işlerinin ne şekilde yülütüleceği hususunun 3 Kurum yetkililerinden oluşan komisyonca imzalanan protokolle belirlendiği, söz konusu protokole göre Kampüs alanı içerisindeki söz konusu hizmetlerin bir kısmı EÜAŞ Adana ve Yöresi HES İşletme Müdürlüğü tarafından, bir kısmı da TEİAŞ 18. Bölge Müdürlüğü tarafından yülütülmekte olduğu, kampüsün giriş nizamiye konuna ve güvenlik hizmetlerinin işletme müdürlükleri tarafından yerine getirilmekte olduğu, Kampüs alanının güvenliğinin sağlanması adına kampüs alanını kullanan müdürlüklerin de görüşlerine başvurularak birtakım olağan kurallar oluşturulduğunu, 3.3. Yerleşke girişinde tüm personelin kullanabildiği 100 araç kapasiteli otopark alanı bulunduğu, Adana ilinin çeşitli semtlerinde ikamet eden ve normal mesai saatleri içerisinde çalışan personelin sabah işe geliş ve akşam eve dönüşleri için 16 adet servis aracının, vardiya usulü çalışan personel için de ayrıca 2 adet servis aracının hizmet vermekte olduğu, servis araçların kampüs alanına girebildiği, personelin büyük çoğunluğunun işe geliş ve gidişlerinde servis araçlarını kullandığı, bu nedenle özel araçları ile işyerine gelen personel için mevcut otopark alanının ihtiyacı karşılamakta olduğu, yerleşke içerisine giriş için ise sadece, üretim, iletim ve dağıtım birimlerinde görevli kurum araçları ile işyerlerindeki birim amirlerine müsaade edilmekte olduğu bu durumun alan yetersizliği nedeniyle kargaşa ve düzensizliği önleme amacına hizmet ettiği,

3.4. Yerleşke girişinde bulunan ve tüm personelin kullanabildiği otopark ile başvurucunun iş yeri arasındaki mesafenin 450 metre olduğu, otopark ile yerleşke arasındaki yolun herhangi bir güvenlik tehlikesi barındırmadığı, yeterli düzeyde aydınlatıldığı ve güvenlik noktalarının bulunduğu ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4.1. “Kanun önünde eşitlik” kenar başlıklı 10’uncu maddesi; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

(Ek fıkra: 7/5/2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/1 md.) Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/1 md.)

Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde (…)9 kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nun “Eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı” kenar başlıklı 3’üncü maddesi; “(1) Herkes, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanmada eşittir.

(2) Bu Kanun kapsamında cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, mezhep, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hâl, sağlık durumu, engellilik ve yaş temellerine dayalı ayrımcılık yasaktır.

(3) Ayrımcılık yasağının ihlali hâlinde, konuya ilişkin görev ve yetkisi bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ihlalin sona erdirilmesi, sonuçlarının giderilmesi, tekrarlanmasının önlenmesi, adli ve idari yoldan takibinin sağlanması amacıyla gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

(4) Ayrımcılık yasağı bakımından sorumluluk altında olan gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri, yetki alanları içerisinde bulunan konular bakımından ayrımcılığın tespiti, ortadan kaldırılması ve eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.” 6.1. “Ayrımcılık yasağının kapsamı” kenar başlıklı 5’inci maddesi; “ (1) Eğitim ve öğretim, yargı, kolluk, sağlık, ulaşım, iletişim, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler, sosyal yardım, spor, konaklama, kültür, turizm ve benzeri hizmetleri sunan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri, yürüttükleri faaliyetler bakımından bu hizmetlerden yararlanmakta olan veya yararlanmak üzere başvurmuş olan ya da bu hizmetler hakkında bilgi almak isteyen kişi aleyhine ayrımcılık yapamaz. Bu hüküm kamuya açık hizmetlerin sunulduğu alanlar ve binalara erişimi de kapsar.

(2) Birinci fıkrada belirtilen hizmetlerin planlanması, sunulması ve denetlenmesinden sorumlu olan kişi ve kurumlar, farklı engelli grupların ihtiyaçlarını dikkate almakla ve makul düzenlemelerin yapılmasını sağlamakla yükümlüdür.

(3) Kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri ve bunlar tarafından yetkilendirilenler, taşınır ve taşınmazları kamuya açık bir şekilde sunarken bu malları edinmek veya kiralamak isteyenler ile bunlar hakkında bilgi almak isteyenler aleyhine, bunların kiralanması, kira akdinin şartlarının belirlenmesi, kira akdinin yenilenmesi veya sona erdirilmesi, satışı ve devri süreçlerinin hiçbirinde ayrımcılık yapamaz.

(4) Dernek, vakıf, sendika, siyasi parti ve meslek örgütlerine, ilgili mevzuatlarında veya tüzüklerinde belirtilen istisnalar dışında üye olma, organlarına seçilme, üyelik imkânlarından yararlanma, üyeliğin sonlandırılması ve bunların faaliyetlerine katılma ve yararlanma bakımından, hiç kimse aleyhine ayrımcılık yapılamaz.” 6.2. “İstihdam ve serbest meslek” kenar başlıklı 6’ıncı maddesi; “(1)İşveren veya işveren tarafından yetkilendirilmiş kişi; işverenin çalışanı veya bu amaçla başvuran kişi, uygulamalı iş deneyimi edinmek üzere bir işyerinde bulunan veya bu amaçla başvuran kişi ve herhangi bir sıfatla çalışmak ya da uygulamalı iş deneyimi edinmek üzere işyeri veya iş ile ilgili olarak bilgi edinmek isteyen kişi aleyhine, bilgilenme, başvuru, seçim kriterleri, işe alım şartları ile çalışma ve çalışmanın sona ermesi süreçleri dâhil olmak üzere, işle ilgili süreçlerin hiçbirinde ayrımcılık yapamaz.

(2) Birinci fıkra iş ilanı, işyeri, çalışma şartları, mesleki rehberlik, mesleki eğitim ve yeniden eğitimin tüm düzeylerine ve türlerine erişim, meslekte yükselme ve mesleki hiyerarşinin tüm düzeylerine erişim, hizmet içi eğitim, sosyal menfaatler ve benzeri hususları da kapsar.

(3) İşveren veya işveren tarafından yetkilendirilmiş kişi, istihdam başvurusunu gebelik, annelik ve çocuk bakımı gerekçeleriyle reddedemez.

(4) Serbest mesleğe kabul, ruhsat, kayıt, disiplin ve benzeri hususlar bakımından ayrımcılık yapılamaz.

(5) 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına girmeyen her türlü iş ve iş görme sözleşmeleri de bu madde kapsamındadır.

(6) Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam bu madde hükümlerine tabidir.” 7. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun “Eşit davranma ilkesi” kenar başlıklı 5’inci maddesi; “İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz.

İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz.

İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz.

Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.

İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmaz.

İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. 2821 sayılı

Sendikalar Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır.

20 nci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davrandığını işçi

ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur.” hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuranın özetle; iş yerinin kampüs alanında bulunan otoparkın kullanımı konusunda ayrımcılığa maruz kaldığını, kampüs alanı içindeki otoparkın 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan personel tarafından kullanılamadığını, kampüs alanı dışındaki otopark ile iş yerinin mesafesinin fazla olduğunu, işyerinde vardiyalı çalışmanın söz konusu olduğu göz önünde bulundurulduğunda iş yeri ile kampüs alanı dışındaki

yolun gece saatlerinde tehlike arz edebildiğini beyan ederek kampüs içindeki otoparkın kullanılması konusunda yaşadığı ayrımcılığın ve mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.

10. Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Kurumsal İletişim Müdürlüğü tarafından özetle; Doğu Akdeniz Yük Tevzi İşletme Müdürlüğümüzün de içinde bulunduğu yerleşkede güvenlik hizmetlerinin EÜAŞ Adana ve Yöresi HES İşletme Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olduğu, başvuranın

4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışması nedeniyle iş yeri yerleşkesinde bulunan araç park yerini

kullanmasına izin verilmediği ve ayrımcılığa maruz bırakıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı ifade edilmiştir.

11. Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Hidrolik Santrallar Daire Başkanlığı Adana ve

Yöresi HES İşletme Müdürlüğü tarafından özetle; Seyhan HES Kampüs alanı içerisinde 3 kuruma bağlı 4 müdürlük bulunduğu ve yaklaşık 500 personelin faaliyetini yürütmekte olduğu, kampüsün giriş nizamiye konuna ve güvenlik hizmetlerinin işletme müdürlükleri tarafından yerine getirilmekte olduğu, Kampüs alanının güvenliğinin sağlanması adına kampüs alanını kullanan müdürlüklerin de görüşlerine başvurularak birtakım olağan kurallar oluşturulduğunu, yerleşke girişinde tüm personelin kullanabildiği 100 araç kapasiteli otopark alanı bulunduğu, personel için ayrıca servis hizmeti sağlandığı, yerleşke içerisine giriş için ise sadece, üretim, iletim ve dağıtım birimlerinde görevli kurum araçları ile işyerlerindeki birim amirlerine müsaade edilmekte olduğu bu durumun alan yetersizliği nedeniyle kargaşa ve düzensizliği önleme amacına hizmet ettiği ifade edilmiştir.

12. Anayasa’nın 10’uncu maddesi “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” hükmü ile kanun önünde eşitlik ilkesini düzenlemiştir. Anayasa’nın anılan maddesinde belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır.

Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.

Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa

Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez (AYM, E.2020/95, K.2022/3, 26/1/2022, § 25).

13. Ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkesi aynı ilkenin pozitif ve negatif görünümleri olarak kabul edilmektedir.

Eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı, bazen yan yana ve bazen de aynı şeyi ifade etmek üzere kullanılabilen kavramlardır. Günümüzde eşitlik ilkesi insan haklarına ilişkin uluslararası sözleşmelerin ayrılmaz parçasıdır. Başka bir deyişle eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı, uluslararası hukukun en üstünde yer alan temel hukuk normu olarak kabul edilmektedir. Bu itibarla eşitlik ilkesi, hem başlı başına bir hak hem de

diğer insan hak ve özgürlüklerinden yararlanılmasına hâkim, temel bir ilke olarak kabul edilmelidir (AYM, Tuğba Arslan Kararı, B. No. 2014/256, 25/06/2014).

14. Anayasa Mahkeme tarafından eşitlik ilkesi yönünden yapılan denetimlerde; öncelikle Anayasa’nın 10’uncu maddesi çerçevesinde aynı ya da benzer durumda bulunan kişilere farklı muamele yapılıp yapılmadığı, bu bağlamda aynı ya da benzer durumdaki kişiler arasında farklılık gözetilip gözetilmediği değerlendirilmektedir. Yapılacak bu belirlemenin ardından ise farklı muamelenin nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığı ve ölçülü olup olmadığı hususları irdelenmelidir. Ölçülülük ilkesi, amaç ve araç arasında hakkaniyete uygun bir dengenin bulunması gereğini ifade eder. Diğer bir ifadeyle bu ilke, farklı muamelenin öngörülen objektif amaç ile orantılı olmasını gerektirmektedir (AYM, E.2021/1, K.2021/32, 29/4/2021, § 32). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatlarında; muameledeki farklılık, nesnel ve makul bir haklılığa sahip değilse, başka bir deyişle meşru bir amaç izlemiyorsa veya kullanılan araçlar ile gerçekleştirilmek istenen amaç orantılı değilse, ayrımcılığın varlığı kabul edilmektedir (AİHM, Case “Relating to Certain Aspects of the Laws on the Use of Languages in Education in Belgium” v.

Belgium, Appl. No. 1474/62; 1677/62; 1691/62; 1769/63; 1994/63; 2126/64, 23.07.1968).

15. Somut olayda; Seyhan HES Kampüs alanı içerisinde yaklaşık 500 personelin faaliyetini yürütmekte olduğu, kampüs alanın fiziki imkânları nedeniyle yerleşke içerisine giriş imkânının sınırlandırıldığı, bu sınırlamanın belirlenmesinde işyerlerinde görev yapan personeller arasında birim amiri olarak görev yapma kriterinin uygulandığı, bunun yanı sıra tüm personelin kullanımına sunulan 100 araç kapasiteli otoparkın yerleşke girişinde bulunduğu, ayrıca tüm personel için servis hizmeti sağlandığı anlaşılmıştır. Somut olayda kampüs alanın fiziki imkânları nedeniyle yerleşke içerisine giriş imkânının sınırlandırılmasının farklı muamele olarak değerlendirilemeyeceği ve idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarenin, Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap vermediği bu anlamda ‘makul sürede karar verme’, ilkesine, ayrıca şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)

dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Adana İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE

Kararın BAŞVURANA, TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜNE ve ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi