|
ÖZET: Başvuran, 1972 yılında öğretmen olarak göreve başlamış ve 26 yıl 6 ay hizmet verdikten sonra emekli olmuştur. Emeklilik sürecinde, disiplin cezaları nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması gibi olumsuz durumlarla karşılaşmış ve bu cezaların affını talep etmiştir. Ancak, başvuranın geçmişte aldığı olumsuz sicil raporları, kademe ilerlemesi için gerekli olan olumlu sicil şartını taşımadığı için talebinin reddedildiği belirtilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan incelemelerde, başvuranın disiplin cezalarının affını düzenleyen kanunların yalnızca disiplin cezalarına ilişkin olduğunu ve olumsuz sicil nedeniyle kademe ilerlemesine hak kazanmadığını ortaya koymuştur. Başvuranın emeklilik sicil dosyasında yapılan değerlendirmeler sonucunda, emekli maaşında herhangi bir hata olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, başvuranın kademe ilerlemesi talebinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, olumsuz sicil nedeniyle yerine getirilemeyeceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın intibak işlemlerindeki hatanın düzeltilmesi talebi, hukuka ve mevzuata uygunluk açısından reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerine uygun hareket etmesi gerektiğini vurgulamış ve başvuranın yargı yoluna başvurma hakkının açık olduğunu belirtmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/11852-S.23.18861
BAŞVURU NO : 2023/3730
KARAR TARİHİ : 19/09/2023
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
İntibak işlemleri hk.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 19/03/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, 1972 yılında öğretmen olarak göreve başladığını, 26 yıl 6 ay bir fiil görev yaptığını,
1993 yılında önlisans eğitimini bitirerek öğretmenlik yaptığı Van Valiliğince İntibakının yapıldığını, 1995
yılında Uşak İl emrinde göreve başladığını, görevinde başarısız olduğu yıllar bahane edilerek hakkında kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezası neticesinde 4 kademe ilerlemesinin geri alındığını, akabinde 1985 yılı 3249 ve 1992 yılında 3817 sayılı sicil aflarının çıkarılmasına rağmen söz konusu afların şahsına uygulanmadığını oysaki anılan kanunlarda: “disiplin cezaları bütün sonuçlarıyla birlikte affedilir ve ilgilinin başvurusu olmaksızın sicil dosyasından silinir.” şeklinde hüküm olduğunu, 1999 yılında 1/2 (derece /kademe) yerine 2/2 (derece/kademe) üzerinden emekli olduğunu belirterek söz konusu disiplin cezalarına ilişkin af kanunlarının şahsına uygulanarak geri alınan 4 kademe ilerlemesinin verilmesi amacıyla tahsis dosyasının incelenip varsa mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 18/04/2023 tarih ve sayılı bilgi ve belge talep yazısıyla Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığından 19/04/2023tarih ve sayılı bilgi ve belge talep yazısıyla Milli Eğitim
Bakanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup, söz konusu yazılarımıza istinaden Kurum kayıtlarımıza 29/05/2023 tarihinde giren – – sayılı yazı ile Uşak Valiliği İl
Milli Eğitim Müdürlüğünün, yine Kurum kayıtlarımıza 29/05/2023 tarihinde giren – – sayılı yazıyla da Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel
Müdürlüğünün cevap verdiği görülmektedir.
2.1. Kurum kayıtlarımıza 29/05/2023 tarihinde giren – – sayılı Uşak
Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün cevap yazısı ve eklerinde özetle:
2.2. Başvuranın 1976-77-79-86 yıllarına ait sicil raporlarında sicil amirlerince “terfi edemez ve terfiye layık değildir” kararının verildiği yani olumsuz sicil aldığı, bu bağlamda 657 sayılı DMK’ nın 64.maddesinin b bendindeki; “O yıl içinde olumlu sicil almış bulunması” şartını taşımadığı için bu yıllarda kademe ilerlemesinin yapılmadığı, 2.3. Başvuranın Özlük dosyasından alınan sicil raporlarının ve görev süresince aldığı disiplin cezalarının, emekli işlemlerinde esas alınan ve derece kademesini gösteren HİTAP kaydının, görev yaptığı yıllarda hangi sebeple disiplin cezası aldığı içeriğinde belirtilen disiplin cezalarının birer nüshasının (disiplin soruşturma dosyaları özlük dosyasında bulunmadığı için eklenememiştir.) yazı ekinde gönderildiği, 2.4. Başvuranın disiplin cezası almış olmasından dolayı aldığı Kademe İlerleme Durdurma cezası 25/12/1985 tarih ve 3249 ile 18/06/1992 tarih ve 3817 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerin Disiplin
Cezalarının Affı Hakkında Kanun kapsamında sicil dosyasından silindiğinin, 2.5. Başvuranın başvuru konusu hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ve Uşak İli Karahallı
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne müracaat etmesi üzerine, başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığına gereken bilgilerin verildiği, 2.6. Başvuran ile idare arasında başvuru konusu yapılan idari işlem/işlemlere ilişkin olarak, “yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlık” bulunmadığı, 2.7. Başvuranın talep ve iddialarına ilişkin olarak; başvuranın kademe ilerlemesinin yapılamamasının
Kademe İlerlemesi Durdurulması cezası alması dolayısıyla değil, 1975-76-79-86 yıllarındaki sicil raporlarında verilen “Terfi edemez” kararlarına göre olumlu sicil alamadığı için yapılmadığının açıkça görüldüğü, 2.8. Sicil raporlarından dolayı kademe ilerlemesinin yapılmadığı, bunun Kademe İlerleme Durdurulması cezası kapsamında değerlendirilse dahi, 22/06/2006 tarih ve 5525 sayılı Disiplin Cezalarının Affı
Hakkındaki Kanunun 1. maddesinin 3 ve 4. paragrafında; “Disiplin cezaları affedilenlerin sicil dosyalarındaki bu disiplin cezalarına dair kayıtlar, ilgililerin müracaatı aranmaksızın hükümsüz kalır ve dosyalarından çıkarılır. Disiplin cezalarının affı ilgililere geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermez. ” denildiğinden geriye dönük özlük haklarının verilemeyeceği, konuyla ilgili tüm bilgi ve belgelerin ekte gönderildiği, İfadelerine yer verilmiştir.
3. Kurum kayıtlarımıza 29/05/2023 tarihinde giren – – sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün cevap yazısı ve eklerinde özetle:
3.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4 üncü maddesi hükmü kapsamında 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Kanununa tabi olarak çalışmış olanlar ile emeklilerin kendileri ile dul ve yetimleri hakkında, 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı
Kanun hükümlerine göre işlem yapılmakta olduğu, 3.2. 5434 sayılı Kanunun mülga ek 16 ncı maddesi, Mülga ek 48 inci maddesi, Mülga ek 30 uncu maddesi birlikte değerlendirildiğinde buna göre, iştirakçilere (4/1-c sigortalılarına) bağlanacak aylığa esas unsurlar (derece, kademe, ek gösterge vb.) ilgili personel kanunlarına göre kurumlarınca belirlendiği ve emekli
kesenek ve karşılıklarının bu belirlemelere göre Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) gönderildiği, söz konusu belirlemelerin mevzuata uygunluğunun ayca SGK tarafından değerlendirildiği, 3.3. 657 sayılı Kanunun başvuranın emeklilik tarihinde yürürlükte bulunan 64 üncü maddesi incelendiğinde buna göre, memurların görevde geçen her 3 yılına karşılık 1 derece, her tam yılına karşılık ise 1 kademe verilerek devlet memurluğunda ilerleme sağlanmakta ve devlet memurlarının olumlu sicil almadığı yıllarda, derece ve kademe ilerlemesi yapılamadığı, 3.4. 657 sayılı Kanunun yine başvuranın emeklilik tarihinde yürürlükte bulunan sicil dosyalarına ilişkin mülga 111 inci maddesi, Sicil raporlarında belirtilerek hususlar başlıklı mülga 113 üncü maddesi ve
“Olumlu ve olumsuz sicil” başlıklı mülga 119 uncu maddesi birlikte incelendiğinde, 657 sayılı Kanunda yer alan olumlu – olumsuz sicil uygulamasının bir disiplin cezası olmadığı, devlet memurlarının terfisinde kullanılan, liyakate dayalı bir puanlama sistemi olduğu, olumlu sicil alanların kademe ilerlemesine tabi tutularak terfi ettirildiği, olumsuz sicil alanların ise mevcut konumlarını koruduğu, dolayısıyla doğrudan olumsuz bir fiil karşılığında verilen disiplin cezalarından ayrıldığı, ayrıca disiplin cezasını gerektiren fiillerin ve her bir fiil için verilecek cezaların 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinde maddeler halinde sayılarak ve uygulama noktasında farklı usul ve esaslar belirlendiği, 3.5. Söz konusu 125 inci maddeye göre disiplin cezalarının A- Uyarma, B- Kınama, C- Aylıktan Kesme, D- Kademe İlerlemesinin Durdurulması, E- Devlet Memurluğundan Çıkarma olarak sınıflandırıldığı, dolayısıyla olumsuz sicilin, disiplin cezası olarak değerlendirilmesinin kanunen mümkün olmadığı, 3.6. Başvuranın örnek olarak gösterdiği 25.12.1985 tarihli ve 3249 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu
Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1 inci maddesi ile 18.06.1992 tarihli ve
3817 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1 inci
maddesi hükümleri incelendiğinde söz konusu af kanunlarının 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinde sayılan disiplin cezalarının affına ilişkin olduğu, 657 sayılı Kanunun 119 uncu maddesine göre olumsuz sicil nedeniyle kademe ilerlemesine hak kazanamayanlara 64 üncü madde kapsamında kademe ilerlemesi hakkı sağlamadığı, nitekim 3249 sayılı Kanun ile ilgili olarak Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel
Müdürlüğünce 19.03.1986 tarihinde çıkarılan 1986/5 sayılı Genelgede de; “… 3249 sayılı Kanun sadece disiplin cezalarının affını öngördüğünden olumsuz sicil almış bulunanlar hakkında bu Kanunun uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.” açıklaması yer verildiği, 3.7. Başvuru konusu kapsamında yapılan açıklamalar ışığında başvuranın emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; Uşak ili Karahallı ilçesi Delihıdırlı Köyü İlkokulunda öğretmen olarak görev yapmakta iken
17.09.1999 tarihinde istekle emekliye ayrıldığı ve 15.10.1999 tarihinden başlamak üzere 26 yıl 1 ay 14 gün
hizmetine karşılık 2. derece 2. kademe +2.200 ek gösterge üzerinden emekli aylığı bağlandığı, 657 sayılı
Kanunun 36 ncı maddesi uyarınca yapılan üst öğrenime ilişkin emsal intibakında, lise mezuniyet tarihi olan
1972 yılına yükseköğrenim süresi olan 2 yıl eklenerek intibakının 31.07.1974 tarihinden başlatıldığı,
31.07.1974 – 17.09.1999 tarihleri arasında geçen toplam 25 yıl 1 ay 16 gün hizmetinin öğrenim durumuna
göre (yüksekokul) 10. derecenin 2. Kademesinden başlatılarak her üç yılına bir derece her tam yılına bir kademe ve 2182 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre bir derece verilmek suretiyle 1. derecenin 3.
kademesine ulaşacağı, ancak 1976, 1977, 1980 ve 1986 yıllarında alınan olumsuz sicilden dolayı 4 yıl kademe ilerlemesi düşüldüğünde emekliye sevk tarihi itibariyle intibakının 2. derecenin 2. kademesi olduğu, buna göre, SGK tarafından tespit edilen ve ilgilinin görev yaptığı Kurumla da mutabık kalınan 2.
Derece 2. Kademe olan intibakı ve 15.01.2023 tarihinden geçerli olarak 7417 sayılı Kanun ile +3.000’e yükseltilen ek göstergesi ile 26 yıl 1 ay 14 gün hizmet süresi esas alınarak hesaplanan emekli aylığında herhangi bir yanlışlık bulunmadığı,
3.8. 5510 sayılı Kanunun 4 üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendi Kapsamında Sigortalı
Sayılanların Hizmet Bilgilerinin Elektronik Ortama Aktarılması Hakkında Tebliğ” 14.04.2012 tarihinde
28264 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden bu tarihten önce emekli olanların
kayıtlarının Hizmet Takip Programında (HİTAP) yer almadığı, başvuranın emeklilik işlemlerinde esas alınan derece ve kademe ilerlemesini gösteren hizmet belgesinin emeklilik sicil dosyası ile birlikte ekte gönderildiği, 3.9. Başvuru konusu ile ilgili olarak başvuranın 20.06.2020 tarihli dilekçesine 05.07.2022 tarihli ve E– – sayılı yazı ile intibak işlemlerinde herhangi bir hata olmadığı yönünde cevap verildiği, 3.10. Başvuran ile SGK arasında konu ile ilgili olarak yargı organlarında görülmekte olan veya karara bağlanmış herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, Açıklamalarına yer verildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” hükmüne, 5. 14/6/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4 üncü maddesi; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu
Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir….
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir….” 7. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun; 7.1. Mülga ek 16 ncı maddesi; “Aylıklarını personel kanunları hükümlerine göre alan iştirakçilerin, emeklilik keseneklerine, personel kanunları gereğince kazanılmış hak olarak aldıkları rütbe, kıdem, derece ve kademelerin gösterge rakamlarının katsayı ile çarpımı sonunda bulunacak aylık miktarı esas alınır…”
7.2. Mülga ek 30 uncu maddesi; “İştirakçilerin, emeklilik keseneğine esas olan derece ve kademelerinin mevzuata uygunluğu Sandıkça incelenir, eksik gönderilen kesenek ve karşılık farkları kurumlarından tahsil, fazla gönderilen kesenek ve karşılıklar kurumlarına iade edilir. Sandıkça mevzuata uygun olarak tespit olunacak derece ve kademe üstündeki derece ve kademe aylığı üzerinden emeklilik keseneği kesilmiş olması, iştirakçilere emeklilik bakımından bir hak sağlamaz.” 7.3. Mülga ek 48 inci maddesi; “a) Aylıklarını personel kanunlarına göre alan iştirakçilerin emeklilik keseneklerine; emekli keseneğine esas aylık derece ve kademelerinin gösterge rakamlarına almakta oldukları ek gösterge rakamları eklenmek suretiyle bulunacak rakamın her yıl Bütçe Kanununda tespit edilen katsayı ile çarpımı sonunda bulunacak tutar esas alınır…” 8. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde: “… memurların göreve giriş derece ve kademeleri ile yükselebilecekleri azami derece ve kademeler sayma yolu ile belirlenmiştir. Buna göre, lise ve dengi mesleki veya teknik öğrenimi bitirenlerin göreve başlama derece ve kademeleri 12. derecenin 2.
kademesi iken, 2 yıl süreli yükseköğrenimi bitirenlerin göreve başlama derece ve kademeleri 10. derecenin 2. kademesidir…” 8.1. Aynı maddenin ortak hükümler bölümünün (A-12/d) fıkrası; “Memuriyette iken veya memuriyetten ayrılarak (87 nci maddeye tâbi kurumlarda çalışanlar dahil) üst öğrenimi bitirenler, aynı üst öğrenimi tahsile ara vermeden başlayan ve normal süresi içinde bitirdikten sonra memuriyete giren emsallerinin ulaştıkları derece ve kademeyi aşmamak kaydıyla, bitirdikleri üst öğrenimin giriş derece ve kademesine memuriyette geçirdikleri başarılı hizmet sürelerinin tamamı her yıl bir kademe, her üç yıl bir derece hesabıyla ilave edilmek suretiyle bulunacak derece ve kademeye yükseltilirler…” 8.2. 657 sayılı Kanunun ilgilinin emeklilik tarihinde yürürlükte bulunan 64 üncü maddesi; “Devlet
memurunun kademe ilerlemesi için aşağıdaki şartların bulunması lazımdır:
A) Bulunduğu kademede en ez bir yıl çalışmış olması, B) O yıl içinde olumlu sicil almış bulunması, C) Bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması…” hükmünü,
68 inci maddesi ise;
“Derece yükselmesi yapılabilmesi için:
a) Üst derecelerden boş bir kadronun bulunması, b) Derecesi içinde en az 3 yıl ve bu derecenin 3 üncü kademesinde 1 yıl bulunmuş, C) Kadronun tahsis edildiği görev için öngörülen nitelikleri elde etmiş, D) Sicil bakımından üst derecelere yükselebilecek nitelikte bulunduğunun saptanmış, olması şarttır…” 8.3. 657 sayılı Kanunun yine ilgilinin emeklilik tarihinde yürürlükte bulunan sicil dosyalarına ilişkin mülga 111 inci maddesi; “Devlet memurlarının ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye çıkarma veya hizmetle ilişiklerinin kesilmesinde özlük ve sicil dosyaları başlıca dayanaktır.” hükmünü, 8.4. Sicil raporlarında belirtilerek hususlar başlıklı mülga 113 üncü maddesi; “Sicil amirleri, belli zamanlarda düzenleyecekleri sicil raporlarında, memurların liyakat derecesini not esasına göre kıymetlendirerek tespit ederler.” hükmünü,
8.5. “Olumlu ve olumsuz sicil” başlıklı mülga 119 uncu maddesi ise; “Sicil raporlarındaki sicil notu ortalaması 100 üzerinden 60 ve daha yukarıda olanlar olumlu sicil almış sayılırlar. Sicil raporlarındaki sicil notu ortalaması 60’ın altında olanlar olumsuz sicil almış sayılırlar…” 8.6. 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesine göre disiplin cezaları: A- Uyarma, B- Kınama, C- Aylıktan
Kesme, D- Kademe İlerlemesinin Durdurulması, E- Devlet Memurluğundan Çıkarma olarak sınıflandırılmıştır.
9. 25.12.1985 tarihli ve 3249 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının
Affı Hakkında Kanunun 1 inci maddesi; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenmiş fiiller sebebiyle kurumla sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları ile yer değiştirme cezaları hariç olmak üzere kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçlarıyla affedilmiştir.
Ancak bu af ilgililere geçmiş süreler için parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermez.” 10. 18.06.1992 tarihli ve 3817 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının
Affı Hakkında Kanunun 1 inci maddesi ; “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenmiş Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı ve şeref ve haysiyet kırıcı suçlar sebebiyle kurumla sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar kanununun
68 inci maddesinin (e) ve (f) bentleri ve 69 uncu maddesi gereğince verilmiş yer değiştirme ve meslekten
çıkarma cezaları hariç olmak üzere kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçlarıyla affedilmiştir.
Ancak bu af ilgililere geçmiş süreler için parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermez.” 11. 3249 sayılı Kanun ile ilgili olarak Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünce
19.03.1986 tarihinde çıkarılan 1986/5 sayılı Genelgede; “… 3249 sayılı Kanun sadece disiplin
cezalarının affını öngördüğünden olumsuz sicil almış bulunanlar hakkında bu Kanunun uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.”
Düzenlemesine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
13. Başvuran, 1 numaralı paragrafta özetle: disiplin cezalarına ilişkin çıkarılan af kanunlarının şahsına uygulanarak geri alınan 4 kademe ilerlemesinin verilmesi amacıyla tahsis dosyasının incelenip varsa mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
14. Sosyal Güvenlik Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan inceleme neticesinde: Başvuranın tarafına uygulanmasını talep ettiği 25.12.1985 tarihli ve 3249 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu
Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1 inci maddesi ile 18.06.1992 tarihli ve
3817 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1 inci
maddesi hükümleri incelendiğinde söz konusu af kanunlarının 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinde sayılan disiplin cezalarının affına ilişkin olduğu ve anılan hükümlerin disiplin yönünden başvurana uygulandığı, başvuranın derece kademe ilerlemesine yönelik işlemin ise 657 sayılı Kanunun 119 uncu maddesine göre olumsuz sicil nedeniyle kademe ilerlemesine hak kazanamayanlara 64 üncü madde kapsamında kademe ilerlemesi hakkı sağlamadığı gerekçesine dayandığı, nitekim 3249 sayılı Kanun ile ilgili olarak Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünce 19.03.1986 tarihinde çıkarılan 1986/5 sayılı Genelgede de; “… 3249 sayılı Kanun sadece disiplin cezalarının affını öngördüğünden olumsuz sicil almış bulunanlar hakkında bu Kanunun uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.” açıklaması kapsamında başvurana işlem tesis edildiği bu itibarla başvuranın emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; başvuranın 1976, 1977, 1980 ve 1986 yıllarında alınan olumsuz sicilden dolayı 4 yıl kademe ilerlemesi düşüldüğünde emekliye sevk tarihi itibariyle intibakının 2. derecenin 2. kademesi olduğu, buna göre, SGK tarafından tespit edilen ve ilgilinin görev yaptığı Kurumla da mutabık kalınan 2. Derece 2. Kademe olan intibakı ve 15.01.2023 tarihinden geçerli olarak 7417 sayılı Kanun ile +3.000’e yükseltilen ek göstergesi ile 26 yıl 1 ay 14 gün hizmet süresi esas alınarak hesaplanan emekli aylığında herhangi bir yanlışlık bulunmadığı ifade edilmektedir.
15. Bu bağlamda uyuşmazlığın başvuranın disiplin cezalarının affını düzenleyen kanun hükmünün sicil affı kapsamında olup olmadığının ve başvuranın derece ve kademesini dolaysıyla emekli maaşını etkileyip etkilemeyeceğinin değerlendirilmesi noktasında düğümlendiği görülmektedir.
16. Danıştay 12. Dairesinin 1997/1433 E. ve 1997/2514 K. sayılı kararında: “Dava, bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılan ve 30.7.1992 tarihinde 3817 sayılı Af Kanunu uyarınca, cezasının hükümsüz kalmasına karar verilen davacının, tarafına verilmeyen bir kademenin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Bahsedilen yasa hükmünde, disiplin cezalarının bütün sonuçlarıyla affedildiği belirtildiğine göre, davacının bir kademe ilerlemesinden faydalandırılması anılan yasa hükmünün doğal sonucu olup, yalnızca cezanın hükümsüz kalmasına karar verilmesi ve ceza kararının dosyadan çıkarılması ile ilgilinin Af Yasası’ ndan yararlanmış olduğundan ve yasanın amacına ulaşıldığından söz edilemez. Bu durumda, kademe ilerlemesi için 657 sayılı Kanun’ un 64. maddesinde belirtilen şartları taşımadığı yolunda bir iddia bulunmayan davacı hakkında tesis edilen işlemde mevzuata uyarlık görülmemiştir.” İfadeleriyle başvuranın kademe ilerlemesinden faydalanıp faydalanamayacağının 657 sayılı Yasanın 64. maddesinde belirtilen koşulları taşıyıp taşımadığının tespitine bağlı olduğu görülmektedir.
17. Başvuru konusu kapsamında başvuranın derece ve kademe ilerlemesine ilişkin 657 sayılı Devlet
Memurları kanununun 64 üncü maddesi incelendiğinde: Devlet memurunun kademe ilerlemesi için “O yıl içinde olumlu sicil almış bulunması”, Derece yükselmesi yapılabilmesi için, “Sicil bakımından üst derecelere yükselebilecek nitelikte bulunduğunun saptanmış olması,” şartlarının arandığı görülmektedir.
18. Başvuru kapsamında idarelerden Kurumumuza iletilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde:
Başvuranın disiplin cezası almış olmasından dolayı tarafına verilen kademe ilerlemesi durdurma cezasının
25/12/1985 tarih ve 3249 ile 18/06/1992 tarih ve 3817 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerin Disiplin
Cezalarının Affı Hakkında Kanun kapsamında sicil dosyasından silindiği ifade edilmiştir.
19. Başvuranın talep ve iddialarına ilişkin olarak ise; başvuranın kademe ilerlemesinin yapılamamasının
Kademe İlerlemesi Durdurulması cezası alması dolayısıyla değil, 1975-76-79-86 yıllarındaki sicil raporlarında verilen “Terfi edemez” kararlarına göre olumlu sicil alamadığı için yapılmadığının, yine ilgili disiplin affı kanunlarında 1. maddesinin 3 ve 4. paragrafında; “Disiplin cezalarının affı ilgililere geçmiş süreler için parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermez.” denildiğinden geriye dönük parasal hakları etkileyecek özlük haklarının verilemeyeceği, ayrıca 3249 sayılı Kanun ile ilgili olarak Başbakanlık
Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünce 19.03.1986 tarihinde çıkarılan 1986/5 sayılı Genelgede; “…
3249 sayılı Kanun sadece disiplin cezalarının affını öngördüğünden olumsuz sicil almış bulunanlar
hakkında bu Kanunun uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.” İfadeleriyle olumsuz sicil almış bulunanlara disiplin cezalarına ilişkin af kanunlarının sicil bakımından derece/ kademe ilerlemesi sonucunu sağlamadığı ifade edilmiştir.
20. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları ve ilgili mevzuat ve yargı kararı çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde: Danıştay 12. Dairesinin 1997/1433 E. ve 1997/2514 K. sayılı kararı kapsamında başvuranın disiplin affı neticesinde kademe ilerlemesinin uygulanıp uygulanmayacağının 657 sayılı Yasanın 64. maddesinde belirtilen şartları taşıyıp taşımadığının tespitine bağlı olduğu, bu bağlamda anılan şartlar arasında: kademe ilerlemesi için “O yıl içinde olumlu sicil almış bulunması”, Derece yükselmesi yapılabilmesi için, “Sicil bakımından üst derecelere yükselebilecek nitelikte bulunduğunun saptanmış olması,” şartlarının arandığı, başvuranın kademe ilerlemesinin yapılamamasının Kademe
İlerlemesi Durdurulması cezası alması dolayısıyla değil, 1975-76-79-86 yıllarındaki sicil raporlarında verilen “Terfi edemez” kararlarına göre olumlu sicil alamadığı için yapılmadığı, yine Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünce 19.03.1986 tarihinde çıkarılan 1986/5 sayılı Genelgede; “… 3249 sayılı
Kanun sadece disiplin cezalarının affını öngördüğünden olumsuz sicil almış bulunanlar hakkında bu
Kanunun uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.” İfadeleriyle olumsuz sicil almış bulunanlara disiplin cezalarına ilişkin af kanunlarının sicil bakımından derece/ kademe ilerlemesi sonucunu sağlamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde idarece başvurana uygulanan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.
22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verilmekle birlikte idareden istenilen bilgilerin talep edilen incelemelerin yapılmadan, muğlak ifadelerle bildirilmesinde, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ilkelerine uygun davranmadığı, ayrıca, idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’, başvuranın ilk başvuru dilekçesine cevap vermediği bu nedenle de ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ve ‘makul sürede karar verme’ ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bundan böyle bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Uşak İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvuranın intibak işlemlerindeki hatanın düzeltilerek mağduriyetinin giderilmesi talebinin REDDİNE, Kararın BAŞVURANA, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi