ÖZET: Başvuru, Denizli ili Acıpayam ilçesinde 1998-1999 yılları arasında ücretli öğretmen olarak görev yapan bir bireyin, bu döneme ait sigorta primlerinin eksik yatırıldığına dair iddialarını içermektedir. Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında hizmetlerinin görünmediğini ve eksik ödenen primlerin düzeltilmesini talep etmiştir. İlgili idare, başvuranın 1998-1999 dönemine ilişkin herhangi bir belgeye ulaşamadığını belirtmiş, ancak başvuranın 2009-2016 yılları arasında başka okullarda görev yaptığını da ifade etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirerek, eksik prim ödemeleri ve hizmet tescili konusunun iş mahkemelerinde açılacak davalarla çözülebileceğine karar vermiştir. Başvuranın, ücretli öğretmen olarak görev yaptığı sürelerin tam zamanlı olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu doğrultuda prim ödeme gün sayısının hesaplanması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun davranmadığı ve başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için gerekli adımların atılması gerektiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın hizmetlerinin tam zamanlı olarak tescil edilmesi ve eksik prim ödemelerinin düzeltilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, bu tavsiyeye uygun hareket etmesi ve gerekli işlemleri 30 gün içinde tamamlaması beklenmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/10690-S.23.17075

BAŞVURU NO : 2023/4362

KARAR TARİHİ : 25/08/2023

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın ücretli öğretmen olarak çalıştığı dönemde primlerin eksik yatırılması hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 29/03/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda; başvuran, Denizli ili Acıpayam ilçesi Akalan Fatih İlköğretim

Okulunda 1998-1999 yılları arasında ücretli öğretmen olarak görev yaptığını ancak söz konusu döneme ilişkin hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında görünmediğini, ayrıca ücretli öğretmen olarak yerine getirdiği diğer hizmetlerinin sigorta primlerinin tam (aylık 30 gün) olarak ödenmediğini beyan ederek 1998-1999 yılları arasındaki ücretli öğretmenliğe ait hizmetlerinin tespit ve tesciline ilişkin işlemlerin yapılmasını, ücretli öğretmen olarak tescil edilen hizmetlerinin tam zamanlı çalışma olarak düzeltilerek eksik ödenen sigorta primlerinin tam (aylık 30 gün) olarak ödenmesini ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 18/04/2023 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Denizli İl

Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen 25/05/2023 tarihli ve – – sayılı yazı ve eklerinde;

2.1. Başvuran hakkında yapılan araştırmalarda 1998-1999 yılları arasında vekil öğretmen olarak göreve başlaması, görevden ayrılması, tarafına ücret ödenmesi, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim bildirimleri ile ilgili herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, 2.2. Başvuranın; 26/03/2009-12/06/2009 tarihleri arasında Hisar İlköğretim Okulunda, 28/09/200918/06/2010 tarihleri arasında Hisar İlköğretim Okulu ve Aliveren İlköğretim Okulunda, 21/09/201017/06/2011 tarihleri arasında Hisar İlköğretim Okulu ve Olukbaşı İlköğretim Okulunda, 04/10/201214/06/2013 tarihleri arasında Acıpayam Teknik ve Endüstri Meslek Lisesinde, 18/09/2013-14/10/2013 tarihleri arasında Acıpayam Ticaret Meslek Lisesinde, 05/05/2015-12/06/2015 tarihleri arasında Yumrutaş

Ortaokulunda, 10/02/2016-17/06/2016 tarihleri arasında Acıpayam Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde, 10/02/2016-17/06/2016 tarihleri arasında Karaağaç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde ücretli matematik öğretmeni olarak görev yaptığı, 2.3. Başvuranın ücretli öğretmen olarak görev yaptığı süreler ile ilgili prim ödeme gün sayılarının Hazine ve Maliye Bakanlığının 09/07/2010 tarihli ve sayılı yazısına istinaden takvim ayı içerisindeki ek ders saati toplamının 7,5 saate bölünmesi suretiyle hesaplandığı ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Ders görevi” başlıklı 89’uncu maddesinde, “Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunur.” hükmü yer almaktadır.

6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4’üncü maddesinde, “(…) a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, (…)

c) Kamu idarelerinde;

1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak

çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,

2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili

kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar, sigortalı sayılırlar.

Birinci fıkranın (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; (…)

f) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (c) bendi kapsamında çalıştırılanlar, (…) hakkında da uygulanır.” Hükmü, “Prime esas kazançlar” başlıklı 80’inci maddesinin birinci fıkrasında: “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.

a) Prime esas kazançların hesabında;

1) Hak edilen ücretlerin,

2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler

tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,

3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde

belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.

(…) g) Primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.

h) Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı

İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir.

(…) j) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratlar dikkate alınmaz (…)” hükmüne yer verilmektedir.

7. 439 sayılı Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri ile İlkokul

Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri ile Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanunun 8’inci maddesinde,

“Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her dereceli okullara meslekten öğretmen bulunmaması halinde:

a) Yüksek dereceli okullara üniversite ve yüksek okul mezunları ile dengi yabancı üniversite ve yüksek okul mezunları, b) Orta dereceli okullara orta öğretim öğretmenliği şartlarını taşıyanlarla ilkokul öğretmenliği yapanlar ve ev işleri dersi için de mesleki ve teknik öğretim kurslarında öğretmenlik yapmakta olanlar, Geçici olarak ücretle öğretmen atanabilirler.

Bunlardan, resmi bir görevi bulunanlara haftada sekiz, resmi görevi bulunmayanlardan yüksek öğretim kurumlarına atananlara oniki, orta dereceli kurumlara atananlara yirmidört saate kadar ders verilebilir.” hükmü; Ek Madde 1’de:“Anaokullarında, anasınıflarında, yetiştirme yurtlarında, okuma yazma kurslarında, gezici köy kurslarında görevli öğretmenler ile ilköğretim kurumlarında görevli sınıf öğretmenleri aylıkları karşılığında haftada 18 saat, branş öğretmenleri 15 saat ders okutmakla yükümlüdürler (…)” hükmü yer almaktadır.

8. 2006/11350 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine

İlişkin Kararın “Aylık karşılığı ders görevi” başlıklı 5’inci maddesinde, “Kapsama dâhil örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görevli; a) Örgün ve yaygın eğitim kurumlarının müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcıları haftada 6 saat, b) Okul öncesi ve sınıf öğretmenleri haftada 18 saat, c) Genel bilgi ve meslek dersleri öğretmenleri haftada 15 saat, ç) Atölye ve laboratuvar öğretmenleri haftada 20 saat, ders okutmakla yükümlüdürler. Bu yükümlülük öncelikle alanlarında, alanlarında ders bulunmayanlara ise ihtiyaç hâlinde ve istekleri üzerine alanları dışında ders görevi verilmek suretiyle yerine getirilir.” hükmüne; “Ders ücreti karşılığında görevlendirme” başlıklı 9’uncu maddesinde: “Öğretmen sayısının yetersiz olması hâlinde; a) Yüksek öğrenimli olmak koşuluyla;

1) Bu Karar kapsamındaki yönetici ve öğretmenler dışındaki resmî görevliler ile sınıf öğretmenlerine

ilköğretim, orta öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında haftada 8 saate,

2) Resmî görevi bulunmayanlar ile emeklilere, okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim ve yaygın

eğitim kurumları ile yabancı uyrukluların eğitim gördüğü geçici eğitim merkezlerinde haftada 30 saate, kadar ek ders görevi verilebilir.

b) İlgili mevzuatında belirtilen esaslara göre uzman ve usta öğretici olarak nitelendirilenlerden;

1) Resmî görevi bulunanlara haftada 10 saate,

2) Resmî görevi bulunmayanlara haftada 40 saate,

kadar, okul öncesi, meslekî ve teknik orta öğretim ile özel eğitim ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders görevi verilebilir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ücret karşılığı ders görevi verilen başvuran, belirli dönemlerdeki hizmetlerinin tescil edilmediğini, tescil edilen hizmetlerinin sigorta prim ödeme gün sayısının eksik bildirildiğini ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

11. Kurumumuz tarafından idare ile yapılan yazışmalar neticesinde başvuranın Denizli ili Acıpayam ilçesi

Akalan Fatih İlköğretim Okulunda 1998-1999 yılları arasında ücretli öğretmen olarak görev göreve başlaması, görevden ayrılması, tarafına ücret ödenmesi, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim bildirimleri ile ilgili herhangi bir belgeye rastlanılmadığı ifade edilerek başvuranın 2009-2016 tarihleri arasında ücretli öğretmen olarak yerine getirdiği hizmetlerine ilişkin belgeler Kurumumuza iletilmiştir.

12. Başvuranın Denizli ili Acıpayam ilçesi Akalan Fatih İlköğretim Okulunda 1998-1999 yılları arasındaki hizmetlerinin tescil edilmesi talebi hakkında yapılan incelemede dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden, başvuran tarafından adına tescil edilmesi istenilen hizmetlerin niteliği itibarıyla hizmet tespiti yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldığından herhangi bir kayıt ve belgeye dayandırılamayan ve yetkili

Kurumca tespiti yapılamayan hizmetlerin tescilinin ancak iş mahkemelerinde açılacak hizmet tespiti davası sonucunda alınacak ilamla mümkün olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

12.1. Diğer taraftan, hizmet tespiti davalarının açılma süresine ilişkin 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasında 5 yıllık süre öngörülmüştür. Söz konusu süre hak düşürücü süre olup mahkemeler tarafından kendiliğinden dikkate alınması gereken sürelerdendir. Bahsi geçen süre işe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için öngörülmüştür.

12.2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu söz konusu hak düşürücü sürenin bütün hizmet tespiti davalarında aranamayacağını, daha önce Sosyal Güvenlik Kurumuna sigortalıya ilişkin mevzuatta belirlenen belgelerden birisinin verilmiş olması veya Kurumca kısmi hizmet tespiti yapılmış olması halinde söz konusu hak düşürücü sürenin aranmayacağını kabul etmiştir. 23/6/2004 tarihli, 2004/21-369 E. ve 2004/371

K. sayılı söz konusu kararda “İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri kuruma vermesi

gerektiği Kanunun 79/1 inci maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir.

Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16) , dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön.

Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY. Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanunun 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. Diğer taraftan, kurum tarafından yapılan bir tespitin olması halinde de aynı kabul şekline ulaşılmaktadır. Bu kabul şeklinin temelinde yatan neden; hiç bildirim yapılmayan sigortalılarla, kısmi bildirim yapılan sigortalıların aynı hukuksal statüye tabi tutulmalarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağının düşünülmesidir.” şeklinde hüküm kurularak, bu durumda Kanunda öngörülen 5 yıllık süre ile bağlı kalınmaksızın davaya konu edilebileceği ve alınacak ilamla hizmet tescilinin sağlanabileceği değerlendirilmektedir.

12.3. Başvuranın Denizli ili Acıpayam ilçesi Akalan Fatih İlköğretim Okulunda 1998-1999 yılları arasındaki hizmetlerinin tescil edilmesi talebinin yukarıda yer verilen gerekçelerle ancak iş mahkemesi tarafından yapılacak yargılama sonucuna göre tescil edilebileceği, dolayısıyla söz konusu konunun “yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar” kapsamında bulunduğu tespit edildiğinden, 14/6/2012 tarihli ve

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi gereğince

Kurumumuzun görev alanına girmediği sonucuna varılmıştır.

13. Başvuranın ücretli öğretmen olarak tescil edilen hizmetlerinin tam zamanlı çalışma olarak düzeltilerek eksik ödenen sigorta primlerinin tam (aylık 30 gün) olarak ödenmesini talebi hakkında yapılan incelemede;

Sosyal güvenlik, belirli sosyal risklerin iktisadi sonuçlarına karşı bireylerin korunması olarak tanımlanmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından 1944 yılında Philadelphia’da düzenlenen

Uluslararası Çalışma Konferansında sosyal güvenlik kapsamına giren sosyal riskler somutlaştırılmaya çalışılmıştır. Buna göre, hastalık, yaşlılık, malullük, analık, aileyi geçindiren kişinin ölümü, işsizlik, giderlerin normal sayılmayacak ölçüde artışı, iş kazaları ve meslek hastalıkları, söz konusu riskler arasında yer almaktadır (Bkz. Sait Dilik, “Sosyal Güvenlik ve Sosyal Hizmetler Arasındaki İlişkiler”, Siyasal

Bilgiler Fakültesi Dergisi, Cilt 35, Sayı 1, s. 77). Bu çerçevede söz konusu risklerin gerek mülga sosyal güvenlik kanunlarıyla gerek yürürlükte olan 5510 sayılı Kanunla sosyal güvenlik kapsamına alındığı görülmektedir.

13.1. Tarihin akışı içinde sosyal güvenlik hakkına, aile içi yardımlaşmadan, kişisel ve toplu yardımlaşmalardan, ticarî sigortalardan, işverenin sorumluluğu ilkesinden ve sosyal sigortalardan geçilerek gelindiği görülmektedir. Bu hak, insanlığın eski ve derin bir gereksinimi olan yarınından emin olma isteğinin somut bir belirtisidir. Bu istek ve gereksinim, toplumun her zümresi ve her sınıfı için geçerli olmakla birlikte maddi ihtiyatlara sahip olmayan bireyler bakımından daha baskın şekilde kendini hissettirmektedir. Pierre Laroque’nin ifadesiyle sosyal güvenlik, bir ülke halkının bugününü ve yarınını güven altına almayı amaçlayan ve birbiri arasında sıkı bir birlik ve uyum kurulmuş olan bir önlemler ve kurumlar bütünüdür. Bir tanıma göre de sosyal güvenlik, her şeyden önce, herkeste bir güvence duygusu yaratmak, bu güvenceyi bozacak her riski önlemek ve bu riskleri etkili bir biçimde yok edecek durumları

sağlamak sorunudur (Bkz. Cahit Talas, “Türkiye’de Sosyal Güvenlik ve Karşılaşılan Sorunlar”, Siyasal

Bilgiler Fakültesi Dergisi, Cilt 31, Sayı 1, s. 3-4).

13.2 Sosyal güvenlik hakkı, bugün çalışma gücüne sahip olan bireylerin, geleceği mukadder olan ve çalışma

gücünden yoksun kalacakları yarınlarda yaşamalarını mümkün kılacak yol olarak belirmektedir. Her birey için geçerli olan bu durumun gerçekliği göz önünde bulundurularak söz konusu hak, Anayasamızca herkese tanınmış bulunmaktadır.

13.3. Başvuru konusu uyuşmazlık, sosyal güvenlik hakkı kapsamında başvuranın prim ödeme gün sayısının, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine (7.5 saate) bölünmesi suretiyle belirlenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu çerçevede başvuranın prim ödeme gün sayısının hesaplanmasına ilişkin hususlar ortaya koyulmalıdır.

13.4. Öncelikle belirtmek gerekir ki öğretmenlerin istihdam biçimi çeşitlilik göstermektedir. 657 sayılı

Kanunun 4’üncü maddesi kapsamında öğretmenler memur ya da sözleşmeli personel olarak istihdam edilebilmektedir. Bunun yanında anılan Kanunun 86’ncı maddesi kapsamında memur statüsüyle çalışan öğretmenlerin işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine vekil öğretmen atanabilmektedir. Son olarak eğitim kurumlarında yeterli öğretmen bulunmaması halinde anılan Kanunun 89’uncu maddesi kapsamında açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilmektedir. Bilindiği üzere Anayasanın 128’inci maddesinde kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler düzenlenmektedir. Buna göre, devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülmesi gerekmektedir. Bu itibarla söz konusu öğretmenlerin kural olarak memur veya diğer kamu görevlisi olarak istihdam edilmesi, diğer istihdam biçimlerine ise zorunlu hallerde başvurulması gerekmektedir. Başvuranın görevlendirilmesinin yasal dayanağını oluşturan 657 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinde “…veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir…” hükmünün yer aldığı görülmektedir. Anılan maddenin devamında, ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısının, ders görevi alacakların niteliklerinin ve diğer hususların ilgili

Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunacağı hüküm altına alınmaktadır. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararın

“Ders ücreti karşılığında görevlendirme” başlıklı 9’uncu maddesine dayanılarak öğretmen sayısının yeterli olmaması halinde başvurana haftada 30 saate kadar ek ders görevi verilebilmektedir.

13.5. 657 sayılı Kanunun 4/A ve 86’ncı maddesi kapsamında istihdam edilen öğretmenler sosyal güvenlik yönünden 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) maddesi kapsamında sigortalı sayılmaktadırlar. 657 sayılı Kanunun 4/b maddesi kapsamında sözleşmeli personel statüsünde istihdam edilen öğretmenler ise 5510 sayılı

Kanunun 4/1-(a) maddesi kapsamında sigortalı sayılmaktadırlar. Söz konusu üç istihdam biçiminde de prim ödeme gün sayıları aylık 30 gün üzerinden bildirilmektedir. 657 sayılı Kanunun 89’uncu maddesi kapsamında ücret karşılığı ders görevi verilen öğretmenler hakkında ise 5510 sayılı Kanunun “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4’üncü maddesi uyarınca aynı maddenin (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar hakkındaki hükümler uygulanmaktadır.

Anılan Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80’inci maddesinde, sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayılarının, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterdiği; ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki

prim ödeme gün sayısının, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunacağı hükmüne yer verilmektedir. İdarece tarafından prim ödeme gün sayısının bu hükümler çerçevesinde hesaplandığı görülmektedir. Belirtmek gerekir ki ücretle ek ders görevi verilen öğretmenlere benzer şekilde ders görevi verilmek suretiyle Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kurumlarda uzman ve usta öğretici statüsünde çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayısı da aynı şekilde hesaplanırken 31/07/2008 tarihinde 5797 sayılı

Kanunla 5510 sayılı Kanuna eklenen hükümle birlikte söz konusu hesaplama usulünün değiştiği, bu çerçevede uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısının 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunacağının hüküm altına alındığı görülmektedir. Madde gerekçesinde, prim ödeme gün sayısının ders saati sayısının 7.5’e bölünmesi suretiyle hesaplanması usulünün geçerli olduğu durumda, sigortalı ayda 160 saat derse girse dahi 21 gün hizmet kazanabildiği, bu uygulamanın mağduriyetlere neden olduğu vurgulanmaktadır. Aynı şekilde ücret karşılığı ders görevi verilmek suretiyle tam süreli çalışan öğretmenlerin de aynı mağduriyeti yaşadığı anlaşılmaktadır.

13.6. Başvuranın ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalıştığı ve çalıştığı saat karşılığında ücret aldığı görülmektedir. Başvuranın 4857 sayılı Kanun kapsamında yer almadığı açık olmakla birlikte 5510 sayılı

Kanunun 4’üncü maddesinde başvurana aynı maddenin (a) bendine göre sigortalı sayılanlara ilişkin hükümlerin uygulanacağının düzenlendiği, anılan Kanunun 80’inci maddesine göre de prim ödeme gün sayısının belirlenebilmesi için aynı zamanda çalışmanın tam zamanlı mı yoksa kısmi zamanlı mı olduğunun tespit edilmesi gerektiği, bu nedenle sadece çalışma süresinin hesaplanması yönünden 4857 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin dikkate alınması gerektiği görülmektedir. 4857 sayılı Kanunun 13’üncü maddesine göre, sözleşmenin kısmi süreli iş sözleşmesi olarak kabul edilebilmesi, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda mümkün olabilecektir. Söz konusu ölçünün ne olacağına ilişkin olarak İş Kanununa İlişkin

Çalışma Süreleri Yönetmeliğinde düzenleme yapıldığı görülmektedir. Buna göre, kısmi süreli çalışma, işyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışmadır.

13.7. 439 sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri İle İlkokul

Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri İle Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanunun Ek 1’inci maddesinde, ilköğretim kurumlarında görevli sınıf öğretmenlerinin aylıkları karşılığında haftada 18 saat, branş öğretmenlerinin ise haftada 15 saat ders okutmakla yükümlü olduğu hükmüne yer verilmektedir.

Başvuranın ücretli öğretmen olarak yaptığı görevleri hakkında idareden temin edilen belgelerin incelenmesinde; başvuranın ücretli branş öğretmeni olarak görev yaptığı anlaşılmıştır. Bu nedenle başvuranın ücretli branş öğretmen olarak görev yaptığı sürelerde haftalık çalışma süresi 10 saatten az ise kısmi süreli çalışma, 10 saat ve üzerinde ise tam süreli çalışma olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş idareden istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği ancak idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde hesap

verilebilirlik, makul sürede karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ve karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bu ilkelere uyması beklenmektedir.

15. Başvuru konusu kapsamında Kurumumuzca; 23/09/2022 tarihli ve 2022/4705 Başvuru No’lu, 05/07/2022 tarihli ve 2022/2299 Başvuru No’lu, 26/05/2022 tarihli ve 2022/74 Başvuru No’lu, 25/03/2022 tarihli ve 2021/20994 Başvuru No’lu, 08/12/2021 tarihli Tavsiye Kararları verilmiştir. İdarenin iyi yönetim sergileyerek ücret karşılığı ders görevi verilen dönemlerde prim ödeme gün sayısı hesaplamasına ilişkin uygulamasını değiştirebileceği değerlendirilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup aleyhine dava açılacak işlemi yapan idarenin olduğu yer Denizli İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Başvuranın ücretli öğretmen olarak tescil edilen hizmetlerinin tam zamanlı çalışma olarak düzeltilerek eksik ödenen sigorta primlerinin tam (aylık 30 gün) olarak ödenmesi talebine ilişkin BAŞVURUNUN

KABULÜNE,

Başvurana ücret karşılığı ders görevi verilen ve branş öğretmeni olarak görev yaptığı dönemler için haftalık

10 ders saati ve üzerinde hizmette bulunduğu dönemlerinin prim ödeme gün sayısının tam süreli çalışmaya

göre hesaplanarak bildirilmesi ve bu bildirim üzerine gerekli işlemlerin yapılması hususunda MİLLİ

EĞİTİM BAKANLIĞINA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu

karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın gereği için BAŞVURANA, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA ve SOSYAL GÜVENLİK

KURUMUNA, tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi