ÖZET: Başvuran, astsubay olarak 25 yıl hizmet süresini doldurduktan sonra 2015 yılında emeklilik için gerekli yaş şartını beklemeden görevinden ayrıldığını ve 2023 yılında emekli aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu belirtmiştir. Ancak, 6656 sayılı Kanun ile sağlanan hakların kendisine uygulanmadığını ifade ederek, intibak işleminin yapılmasını talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 2015 yılında istifa etmesi nedeniyle 926 sayılı Kanun’un geçici 38’inci maddesinin intibak hükümlerinin uygulanamayacağını belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumu ile ilgili yapılan incelemede, 926 sayılı Kanun’un geçici 38’inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce emekli aylığına hak kazanmadığı için intibak haklarından yararlanamayacağı sonucuna ulaşmıştır. Ancak, başvuranın emeklilik sürecinde yaşadığı durumun hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, başvurunun kabul edilerek, başvuranın intibak hükümlerinden yararlandırılması için Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunulmuştur.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın haklarının göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayarak, ilgili idarenin bu konuda gerekli adımları atmasını önermiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/14320-S.23.22621

BAŞVURU NO : 2023/6809

KARAR TARİHİ : 08/11/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Astsubay emeklisi olan başvuranın 926 sayılı Kanun’un geçici 38’inci

BAŞVURUNUN KONUSU :

maddesinde düzenlenen intibak hükümlerinden yararlandırılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 16/05/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; astsubay olarak görev yapmaktayken 25 hizmet yılını doldurması üzerine yaş şartını beklemek üzere 31/03/2015 tarihinde emeklilik nedeniyle görevinden ayrıldığını, 2023 yılı Mart ayında da emekli aylığının bağlanması talebiyle idareye başvurduğunu, 6656 ve 7417 sayılı Kanunlarla tanınan hakların da tarafına uygulanması için ayrıca dilekçe verdiğini, ek göstergesinin +600 puan yükseltildiğini ancak 6656 sayılı Kanun gereği yapılması gereken intibak işleminin yapılmadığını belirterek anılan yasa çerçevesinde intibakının yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 04/09/2023 tarihli ve sayılı yazısında ilgili mevzuatına da yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun geçici 38’inci maddesinin; “EK-VIII sayılı Aylık Gösterge Tablosuna tabi astsubaylar EK-VIII/A sayılı Aylık Gösterge Tablosuna, EK-VIII/B sayılı Aylık Gösterge Tablosuna tabi astsubaylar EK-VIII/C sayılı Aylık Gösterge Tablosuna intibak ettirilir. Bu kapsamda yapılacak intibak işlemi mevcut derece ve kademelerine; ortaokul, lise ve dengi okul mezunu olan astsubaylara bir derece veya bunlardan birinci dereceye gelmiş olanlara üç kademe, iki yıl süreli yükseköğrenimi tamamlamış olan astsubaylara iki kademe, üç yıl süreli

yükseköğrenimi tamamlamış olan astsubaylara bir kademe, dört yıl süreli yükseköğrenimi tamamlamış olan astsubaylara iki kademe ve EK-VIII ve EK-VIII/B sayılı Aylık Gösterge Tablolarına tabi iken 109 uncu madde hükümlerine göre subay naspedilmiş olanlara iki kademe ilave edilmek suretiyle yapılır.

(…)

Bu maddenin birinci fıkrası, emekli oldukları tarihteki öğrenim durumları esas alınmak suretiyle, EK-VIII ve EK-VIII/B sayılı Aylık Gösterge Tablolarına tabi olan astsubaylar ile bunlardan 109 uncu madde hükümlerine göre subay naspedilmiş olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu görevleri üzerinden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı ile dul ve yetim aylığı alanlar için de uygulanır.(..)” hükmünü amir olduğu, 2.2. Anılan maddede yer alan “bu görevleri üzerinden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı ile dul ve yetim aylığı alanlar” hükmü kapsamında öğrenim durumları itibarıyla haklarında yeniden intibak yapılacak olan astsubaylar ile astsubaylıktan subay olanlardan bir süre astsubay veya astsubaylıktan subaylığa naspedilmek suretiyle görev yaptıktan sonra herhangi bir nedenle bu görevlerinden ayrılanlardan; 2.2.1. Bir başka kamu kurumunda kamu görevlisi olarak görev yaptıktan sonra emekli, adi malullük aylığı bağlananlardan son görev ünvanları/rütbeleri maddede belirtilen ünvanlardan olmayanların kendileri ile vefatlarında aylık bağlanan dul ve yetimlerinin, 2.2.2. Diğer sigortalılık statülerine tabi olarak görev yapmak suretiyle mülga 2829 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden kamu görevlisi statüsünde emekli aylığı bağlananlar ile bu şekilde emekli aylığı bağlandıktan sonra vefat edenlerden dolayı dul ve yetim aylığı alanların, 2.2.3. Yurt dışında çalışmaları nedeniyle, sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine kısmi aylık bağlananlar ile bu şekilde kısmi aylık bağlandıktan sonra vefat edenlerden dolayı dul ve yetim aylığı alanların, 2.2.4. Yurt dışında çalışan ve 3201 sayılı Kanun uyarınca yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanmak suretiyle aylık bağlananlar ile bu şekilde borçlanmak suretiyle aylık bağlandıktan sonra vefat edenlerden dolayı dul ve yetim aylığı alanların, 2.2.5. Maddenin yürürlük tarihinden önce istifa veya herhangi bir sebeple görevinden ayrılan ve maddenin yürürlük tarihinden sonra kamu görevlisi statüsünde emekli aylığı bağlananların kendileri ile vefatları halinde aylık bağlanan dul ve yetimlerinin yararlandırılmayacağı, 2.3. Bu açıklamalar ışığında başvuranın emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; ilgilinin 01/09/1994 tarihinde Astsubay Sınıf Okulu öğrencisi olduğu, 30/08/1995 tarihi itibarıyla Astb. Çvş. olarak görevine başladığı, 31/03/2015 tarihinde istifa ederek görevinden ayrıldığı, 2.4. Adı geçenin 12/01/2018-13/06/2018 tarihleri arasında 4/1-(a) kapsamında sigortalı olarak çalıştığı, Kurum kayıtlarına 15/03/2023 tarihinde geçen 10/03/2023 tarihli dilekçe ile emeklilik talebinin bulunduğu, buna istinaden 01/04/2023 tarihinden başlamak üzere 2. derece 2. kademe intibakı, 3600 ek gösterge rakamı ve 20 yıl 3 ay 4/1-(c) fiili hizmet süresi ve 4 yıl 10 ay 23 gün fiili hizmet süresi zammı ile 1 ay 21 gün 4/1(a) hizmet süresi olmak üzere tarafına emekli aylığı bağlandığı, 2.5. Ancak 30/12/2015 tarihli ve 6656 sayılı Kanun’un yayım ve yürürlük tarihinden önce istifa ederek görevinden ayrılması sebebiyle açıkta bulunduğu, bu nedenle hakkında 926 sayılı Kanun’un geçici 38’inci maddesinin intibak hükümlerinin uygulanamadığı,

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun geçici 38’inci maddesinde (Ek:

30/12/2015-6656/4. md); “EK-VIII sayılı Aylık Gösterge Tablosuna tabi astsubaylar EK-VIII/A sayılı Aylık

Gösterge Tablosuna, EK-VIII/B sayılı Aylık Gösterge Tablosuna tabi astsubaylar EK-VIII/C sayılı Aylık

Gösterge Tablosuna intibak ettirilir. Bu kapsamda yapılacak intibak işlemi mevcut derece ve kademelerine; ortaokul, lise ve dengi okul mezunu olan astsubaylara bir derece veya bunlardan birinci dereceye gelmiş olanlara üç kademe, iki yıl süreli yükseköğrenimi tamamlamış olan astsubaylara iki kademe, üç yıl süreli yükseköğrenimi tamamlamış olan astsubaylara bir kademe, dört yıl süreli yükseköğrenimi tamamlamış olan astsubaylara iki kademe ve EK-VIII ve EK-VIII/B sayılı Aylık Gösterge Tablolarına tabi iken 109 uncu madde hükümlerine göre subay naspedilmiş olanlara iki kademe ilave edilmek suretiyle yapılır.

Lise ve dengi okul mezunları ile iki yıl süreli yükseköğrenimi tamamlamış olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra en az dört yıl veya daha fazla süreli yükseköğrenimi bitirenler hakkında bir defaya mahsus olmak üzere bulundukları derece ve kademeye iki kademe ilave edilerek intibak yapılır.

Bu maddeye göre intibak işlemi yapılanlar hakkında 137 nci maddenin intibaka ilişkin hükümleri uygulanmaz.

Bu maddenin birinci fıkrası, emekli oldukları tarihteki öğrenim durumları esas alınmak suretiyle, EKVIII ve EK-VIII/B sayılı Aylık Gösterge Tablolarına tabi olan astsubaylar ile bunlardan 109 uncu madde hükümlerine göre subay naspedilmiş olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu görevleri üzerinden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı ile dul ve yetim aylığı alanlar için de uygulanır.

Bu madde uyarınca yapılacak intibak ve buna bağlı ödemeler üç ay içinde sonuçlandırılır. Bu kapsamda emeklilik keseneği veya kurum karşılığı veya sigorta primi (genel sağlık sigortası primi dâhil) çalışan ve işveren paylarında oluşacak fark tutarı; gecikme cezası, gecikme zammı veya faiz uygulanmaksızın, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde ilgili kurumlar tarafından Sosyal Güvenlik

Kurumuna ödenir.

Bu maddenin uygulanması nedeniyle geriye yönelik olarak herhangi bir ödeme yapılmaz.”, hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

/

6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran özetle; TSK’da astsubay olarak 25 yıl fiili hizmet süresini doldurmasının ardından 2015 yılında emekli maaşı bağlanması için gereken yaş koşulunu beklemeden görevinden ayrıldığını, daha sonrasında 2023 yılında emekli maaşının bağlanması talebinde bulunurken 6656 sayılı Kanun ile astsubayların özlük haklarında yapılan iyileştirmeler doğrultusunda kendisinin de bundan faydalandırılmasını ve tarafına 2 kademe ilerlemesi yapılmasını istediğini, ancak kendisinin anılan

Kanun’un getirdiği haklardan faydalandırılmadığını belirterek 6656 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde düzenlenen hakların özlük haklarına yansıtılmasını talep etmektedir.

8. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; başvuranın 31/03/2015 tarihinde emekli aylığına hak kazanmadan istifa ederek astsubaylık görevinden ayrıldığı, daha sonrasında talebi üzerine 01/04/2023 tarihi itibarıyla kendisine emekli aylığı bağlandığı, ancak 6656 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 30/12/2015 tarihinden önce istifa ederek görevinden ayrılması sebebiyle açıkta bulunduğundan 6656 sayılı Kanun ile getirilen 926 sayılı Kanun’un geçici 38’inci maddesinin intibak hükümlerinin kendisine uygulanamadığı, o nedenle tarafına 2. derece 2. kademe intibakı, 3600 ek gösterge rakamı üzerinden emekli aylığı bağlandığı beyan edilmiştir.

9. Bu çerçevede başvuru konusu uyuşmazlığın; başvuranın emekli aylığı bağlanması için gerekli olan yaş koşulunu taşımadan görevinden ayrılmasından dolayı 6656 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce tarafına emekli aylığı bağlanmaması nedeniyle anılan Kanun’la getirilen intibak hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunda ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. O halde somut uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması adına anılan Kanun’da öngörülen düzenlemenin kapsamı ile başvuranın durumunun birlikte incelenip değerlendirilmesi gerekecektir.

10. Öncelikle söz konusu kanun hükmünün hazırlanma sürecine bakıldığında; TBMM 26. Yasama

Dönemi 1. Yasama Yılı içerisinde ele alınan 2/272 Esas No.lu “Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve

Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin ilk metninde ilgili hükmün yer almadığı, daha sonrasında Plan ve Bütçe Komisyonunun 12 Sıra No.lu Raporu’nda görüldüğü üzere komisyon görüşmeleri sonucunda “Yeni Madde 4” başlığıyla bahse konu hükmün kanun teklifine dâhil edildiği, bu raporda söz konusu hükümle 2003 öncesi ve sonrasında göreve başlayan astsubayların başlangıç derece-kademeleri ile eğitim seviyelerine bağlı olarak yapılacak intibak işlemlerinde paralellik sağlanmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

11. Bununla beraber 29/12/2015 tarihinde gerçekleştirilen Genel Kurulun 21’inci Birleşim’inde söz konusu komisyon raporu ele alınmış olup anılan düzenlemeyle 926 sayılı Kanun’a eklenecek geçici 38’inci madde hükmü sayesinde 2003 yılı öncesinde göreve başlayan astsubaylarla 2003 yılı sonrası göreve başlayanlar arasında oluşan farkın giderilip ilgililerin emeklilik kademe intibaklarının sağlanacağı ifade edilmiştir. Böylece bahsi geçen düzenlemenin sonucunda daha önce 1’inci dereceye yükselme imkânı bulunmayan ve dolayısıyla 2’nci dereceye kadar yükselmiş bulunan astsubayların 1’inci dereceye yükselmelerinin sağlanacağı, teklifin yasalaşmasıyla toplam 105.142 kişinin bu durumdan yararlanacağı belirtilmiştir. Nihai olarak 926 sayılı Kanun’a geçici 38’inci maddeyi ekleyen hükmü içinde barındıran

6656 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Genel Kurulun 30/12/2015 tarihli 22’nci Birleşim’inde kabul edilerek yasalaşmıştır.

12. Her hukuki uyuşmazlıkta olduğu gibi başvuru konusu somut uyuşmazlığın ele alınması aşamasında da yukarıda yasalaşma süreci anlatılan normun yorumu ve buna bağlı olarak kapsamı ile uygulama biçiminin nasıl olacağına dair bir belirleme yapılması gerektiği açıktır. Haliyle hukuk öğretisinde genel kabul görmüş yorum yöntemlerine başvurmak kaçınılmaz olacaktır.

13. Bilindiği üzere yorum yöntemleri genel olarak lafzi, tarihi, sistematik ve gai (amaçsal) olmak üzere dört ana başlıkta toplanmaktadır. Lafzi yorum yönteminde, kanun koyucunun ne dediğini anlamak adına ilk önce kanunun sözüne ve metnine bakmak gerekir. Aslında genel anlamıyla yorum, bir metnin anlamını tespit etme faaliyeti olduğundan bir kanun maddesinin anlamını tespit etmek için öncelikle o maddenin metnine, sözlerine bakılır. Doğal olarak kanunun her türlü yorumu için bu yola başvurmak bir anlamda zorunluluktur. O nedenle lafzi yorum dışındaki yorum yöntemleri dahi bir anlamda lafzi yoruma başvurmaktadır. Gelgelelim lafzi yorum ile diğer yorumlama yöntemlerini birbirinden ayıran şey ise lafzi yorumun kanunun sözlerinden hareketle yorum yapması değil, kanunun sözleri ile bağlı kalınması ve onun dışına çıkılmasına dönük bir girişimde bulunmamasıdır. Bir başka ifadeyle diğer yorumlama yöntemleri de kanunun sözünden hareket etmekteyken başka türlü mülahazalarla (amaç, sistem vb.) ilgili sözlerin sözlük anlamlarından yola çıkılarak ulaşılabilecek ilk ve olağan anlamlardan farklı anlamlara ulaşmaktadır. Lafzi yorum yönteminde ise bu tür ayrıksı düşünme biçimleri dışarıda bırakılmaktadır. (Kemal Gözler, Hukuka

Giriş, Bursa, Ekin Yayınevi, 14. Baskı, 2017, s.277-280).

14. Amaçsal yorum yöntemine göre, kanunun metni ve hazırlık malzemesi kanunun yorumlanmasına ışık tutmakla birlikte yalnızca bunlarla yetinmek doğru değildir. Bunların yanı sıra kanunun amacını ve özellikle zamanın ihtiyaçlarını ve devrin telakkilerini hiçbir zaman gözden uzak tutmamak gerekir. Eğer ki hukuk, yaşayan bir düzen ise her neslin ve devrin gereksinimlerine cevap vermelidir. Bu durum haliyle hukuk kurallarının yorumlanmasında kanun koyucunun belli bir zamanda ifade edilen düşüncesinin doğrudan bir aktarımını değil kanunun amacının dikkate alınmasını zorunlu kılar (Kemal Gözler, a.g.e., s.

284). Yani kuralın anlam ve kapsamıyla ilgili sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için onun yorumunda lafzıyla birlikte amacının da gözetilmesi gerekmektedir. Amaçsal yorum yöntemi yoluyla hukuk kuralına bir anlam yüklenmesi, o kuralda öngörülen düzenlemenin getirilme sebebinin ve koşullarının göz önünde bulundurulmasıyla gerçekleşir (Anayasa Mahkemesi, 2019/115 E., 2020/31 K., 12/06/2020, § 10).

15. Başvuruya konu olan somut olaydaki uyuşmazlıkta ise; 6656 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesiyle 926 sayılı Kanun’a eklenen geçici 38’inci maddenin öngördüğü hükmün neyi ifade ettiğini ortaya çıkarmak için genel itibarıyla lafzi veya amaçsal yorum yöntemlerinden birisine başvurmak mümkündür. Şöyle ki ilgili normun doğrudan lafzına bakıldığında söz konusu intibak düzenlemesinin kanunun yürürlük tarihinde hâlihazırda görevde olanlar ile yürürlük tarihinden önce adı geçen görevler üzerinden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı ile dul ve yetim aylığı alanlar hakkında uygulanacağı belirtilmektedir. Bununla birlikte anılan Kanun’un yasalaşma süreci içerisinde gerek ilgili komisyon raporu gerekse Genel Kurul görüşmelerinde mevzubahis düzenlemeyle 2003 öncesi göreve başlayan astsubayların kademe ve intibaklarında iyileştirmeye gidileceği birçok kez ifade edilmiştir.

Dolayısıyla 2003 öncesi göreve başlayan astsubaylar için getirilmesi öngörülen düzenlemenin kanunun lafzından anlaşılan iki grubun dışında bir üçüncü grup olarak mevcut görevlerinden ayrılmış ancak herhangi bir nedenle emekli aylığına hak kazanamamış kişileri de içine alan bir kapsamı amaçladığı görülmektedir.

16. Diğer yandan başvuru konusuyla aynı nitelikteki bir uyuşmazlığın görüldüğü Ankara 16. İdare

Mahkemesinin 11/01/2018 tarihli ve sayılı kararında her ne kadar davacının anılan kanun hükmünün yürürlük tarihinden önce astsubaylık görevinden ayrılması ve emekli aylığının yürürlük tarihinden sonraki bir dönemde bağlanmış olmasından dolayı 926 sayılı Kanun’un geçici 38’inci maddesinden yararlanamayacağı sonucuna ulaşılmış olup davanın reddine karar verilmiş olsa da bir üyenin karşı oy gerekçesinde; “(…)hükmün lafzi yorumundan, getirilen düzenlemeden sadece halen görevde bulunanların ve 926 sayılı

Kanun’un [ilgili gösterge tablolarına] tabi olan astsubaylar ile [söz konusu kanun hükmünün yürürlük tarihinden] önce bu görevleri üzerinden emekli (…) aylığı alanların yararlanacağı anlamı çıkarılabilirse de, maddenin getiriliş gerekçesi ve hükmün bütün halinde yorumu ile askerlik mesleğinin kendine has kural ve şartları göz önünde bulundurulduğunda, hizmet süresini tamamlayarak yaşını beklemek üzere görevden ayrılanların, sırf aylık almamaları nedeniyle askerlik emeklisi sayılmamasının hakkaniyete uygun düşmeyeceği, kaldı ki, emekli aylığı almanın emekli statüsüne geçişin bir şartı değil, bu statüye geçmenin yasal bir sonucu olduğu, dolayısıyla aksine bir yorumun, Kanunun getiriliş amacına aykırı olarak aynı durumda olanlar arasında eşitsizlik oluşturacağı” vurgulanmıştır.

17. Bununla beraber aktarılan idare mahkemesi kararı; “davacının 5434 sayılı kanuna göre emeklilik hakkı kazanabilmek için gerekli ve yeterli hizmet süresini astsubay statüsünde tamamladıktan sonra görevinden ayrıldığı, emekli aylığı bağlanması için gerekli ‘yaş’ koşulunu açıkta iken sağladıktan sonra, açıkta iken bu görevi üzerinden aylık bağlanacak olması karşısında kendisine astsubaylık görevi üzerinden emekli aylığı bağlanmayacağı sonucu çıkarılamaz. Bu durumda, emekliliğe hak kazanabilmek için gerekli ve yeterli hizmet süresini astsubaylık görevinde tamamladıktan sonra, kendisine bu görevi üzerinden emekli aylığı bağlanacak olan davacının, 6656 sayılı Kanunun 4.

maddesi ile eklenen 926 sayılı Kanunun Geçici 38. maddesinden yararlandırılmayarak intibakının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır” ifadelerini içeren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesinin 17/05/2018 tarihli ve sayılı kararıyla kaldırılmış olup dava konusu idari işlemin iptaline kesin olarak karar verilmiştir.

18. Nitekim idare tarafından Kurumumuzun bilgi ve belge talebine cevaben gönderilen yazıda sunulan aynı konulu birçok davada Ankara 4. İdare Mahkemesinin 31/10/2018 tarihli ve 2018/1043 E., 2018/2505

K. sayılı; Ankara 9. İdare Mahkemesinin 13/11/2019 tarihli ve 2018/2627 E., 2019/2282 K. sayılı; Ankara 10. İdare Mahkemesinin 06/03/2020 tarihli ve 2019/2330 E., 2020/500 K. sayılı; Ankara 14. İdare

Mahkemesinin 15/06/2020 tarihli ve 2019/1200 E., 2020/1123 K. sayılı kararlarıyla beraber yine Ankara

Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesinin 09/05/2018 tarihli ve 2017/8735 E., 2018/2727 K. sayılı kararında yukarıda alıntılanan bölge idare mahkemesi kararıyla aynı doğrultudaki gerekçe ve değerlendirmeler sonucunda başvuranla benzer durumda olan davacıların lehine hükümler kurulmuştur.

19. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; 30/12/2015 tarihinde yeterli fiili hizmet süresi olmakla birlikte gerekli yaş koşulunu taşımadığından emekli maaşına hak kazanmadan astsubaylık görevinden ayrılan ve daha sonrasında talebi üzerine 01/04/2023 tarihi itibarıyla tarafına emekli maaşı bağlanan

başvuranın, 926 sayılı Kanun’un geçici 38’inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce emekli aylığına hak kazanmadığından hareketle anılan hükmün sağladığı intibak haklarından yararlandırılmaması yönünde kurulan Sosyal Güvenlik Kurumunun işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin idareler tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle “kanunlara uygunluk” ve

“hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davranıldığı; diğer taraftan idarelerce başvurana verilen cevabi yazılarda ilgili işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarelerin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararı’nın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; Başvurunun KABULÜNE, Başvuranın 926 sayılı Kanun’un geçici 38’inci maddesinde yer alan intibak hükümlerinden yararlandırılması hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğunun idareye hatırlatılmasına, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi