|
ÖZET: Başvuran, 11 Şubat 2015 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MİGEM) Balıkesir’de üç adet maden arama ruhsatı için başvuruda bulunmuş, ancak müracaatları kabul edilmemiştir. Başvuru sonrası Balıkesir İdare Mahkemesi’ne yapılan itiraz, mahkeme tarafından ruhsatların verilmesi yönünde karar almış, ancak idare bu kararı temyiz etmiştir. Başvuran, bu süreçte yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, başvurunun reddedilmesinin sebebini, müracaat alanlarının IV. grup maden ihalelik sahalarıyla çakışması olarak belirtmiştir. Mahkeme kararları doğrultusunda, başvuranın müracaatlarının kabul edilmesi gerektiği ifade edilse de, idare bu durumu hukuka uygun bulmamıştır. İlgili mahkeme kararlarının gerekçeleri, idarenin maden ruhsatı verme yetkisini aşan bir genelgeye dayanarak işlem yapmasının hukuka aykırı olduğunu ortaya koymuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin mahkeme kararlarına uygun olarak işlem tesis etmesi gerektiğini vurgulamış, ancak başvurunun reddedilmesine karar vermiştir. İdare, başvuranın müracaatlarını mevzuat çerçevesinde değerlendirerek gerekli işlemleri gerçekleştirmiştir. Bu bağlamda, idarenin hukuka ve hakkaniyete uygun hareket ettiği sonucuna varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 8240-8240
BAŞVURU NO : 2018/11216
KARAR TARİHİ : 28/03/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararları doğrultusunda tarafına maden arama ruhsatı verilmesi ve mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 19/09/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; 11/02/2015 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri
Genel Müdürlüğüne (MİGEM) Balıkesir ilinde 3 adet (ER:…, ER:…, ER:… sayılı) ruhsat müracaatında bulunduğunu, yapmış olduğu ruhsat müracaatının kabul edilmediğini, akabinde
Balıkesir İdare Mahkemesine başvurduğunu, mahkemenin ruhsat müracaatın kabul edilip ruhsatlandırma yapılması yönünde karar verdiğini; fakat ilgili idarenin mahkeme kararını temyiz ettiğini ve nihai sonuca kadar taraflarınca herhangi bir işlem yapmayacaklarının tarafına sözlü olarak bildirdiklerini ifade ederek, mağduriyetinin çözümü için Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI 2. Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 24/12/2018 tarihli ve
… sayılı yazısında özetle; 2.1. Balıkesir ili, Burhaniye ilçesi sınırları dahilinde bulunan alanlar için başvuran tarafından 11/02/2015 tarih …-….-… değerlendirme sayısı ve sırasıyla ER: … , ER: … ve ER:…
sayılarıyla üç adet VI. grup (radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddeler) ruhsat başvurusunda bulunulduğu, her üç müracaat alanının tamamının Genel Müdürlüklerinin sisteminde kayıtlı olan IV. grup maden ihalelik sahaları ile çakıştığı, 2.2. 06/02/2015 tarihli Genel Müdürlük oluru gereği, tamamı IV. grup ihalelik sahalar üzerine yapılan VI. grup ruhsat müracaatlarına hak verilmemesi şeklindeki uygulama sonucu söz konusu müracaatların kabul edilmediği, 2.3. Müracaat sahibince, her üç başvurusu için ayrı ayrı olmak üzere idareleri aleyhine, yürütmenin durdurulması istemiyle Balıkesir İdare Mahkemesi’nde iptal davalarının açıldığı, yürütmenin durdurulması talebi reddedilmekle birlikte … , … ; … , … ; … , … sayılı kararlarında özetle; 06/02/2015 tarihli olura dayanılarak müracaatların kabul edilmemesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığına karar verildiği ve müracaatların kabul edilmemesi işlemlerinin Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere iptal edildiği, Bakanlıklarınca anılan mahkeme kararlarının temyizen incelenmesi için Danıştay’a başvurulduğu, sürecin henüz tamamlanmadığı, 2.4. Balıkesir İdare Mahkemesinin anılan kararları doğrultusunda idarelerince her üç müracaatın kabul işlemlerinin gerçekleştirilerek her müracaat için ayrı ayrı Genel
Müdürlüklerine verilen ön inceleme raporlarının, IV (c) gurubu altın+gümüş maden arama projeleri ve eklerinin 17/02/2016 tarihinde sistemlerine kaydedildiği, 2.5. ER:…, ER:… ve ER:… sayılı müracaat alanlarının tamamının IV. grup ihalelik sahalar ile çakıştığı, IV. grup ihalelik sahalar üzerinden yapılan VI. grup müracaatlara IV. grup ruhsat düzenlenmesi halinde anılan durumdaki IV. grup sahalar için ihale düzenlenemeyeceğinden kamu zararının oluşacağı, 2.6. Başvuran tarafından ilgili müracaatın yapıldığı tarihte yürürlükte olan Maden Kanununda açıkça VI. Grup madenlerin radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddeler olduğu, ancak bahse konu ER:…, ER:… ve ER:… sayılarıyla yapılan müracaatlar için IV(c) grubunda altın+gümüş arama projesinin verildiği, dolayısıyla asıl hedeflenen madenlerin radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddeler olmadığının anlaşıldığı, VI.grupta müracaat yapılarak bu alanda IV. grup kapsamında ihalelik sahaların müracaat yoluyla hak sahibi olunmasına yol açılacağı, 2.7. Benzer konu hakkında Danıştay 8. Dairesi tarafından verilen ilk derece mahkemesi kararını bozma kararının bulunduğu, açıklanmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT 3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının;
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 3.2. “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun; 5.1. 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.” 5.2. 28 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “(1)Danıştay, Bölge İdare
Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez… (2)Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.”, 6. 3213 sayılı Maden Kanununun “Madenler” başlıklı 2 nci maddesinin ikinci fıkrası altında yer alan; 6.1. “IV. Grup madenler” başlıklı bendinin c) alt bendinde; “Altın, Gümüş, Platin, Bakır, Kurşun, Çinko, Demir, Pirit, Manganez, Krom, Civa, Antimuan, Kalay, Vanadyum, Arsenik, Molibden, Tungsten (Volframit, Şelit), Kobalt, Nikel, Kadmiyum, Bizmut, Titan (İlmenit, Rutil), Alüminyum (Boksit, Gipsit, Böhmit), Nadir toprak elementleri (Seryum Grubu, Yitriyum
Grubu) ve Nadir toprak mineralleri (Bastnazit, Monazit, Ksenotim, Serit, Oyksenit, Samarskit, Fergusonit), Sezyum, Rubidyum, Berilyum, İndiyum, Galyum, Talyum, Zirkonyum, Hafniyum, Germanyum, Niobyum, Tantalyum, Selenyum, Telluryum, Renyum” 6.2. (04/02/2015 tarihinde mülga edilmeden önceki haliyle) “VI. Grup madenler” başlıklı bendinde “Radyoaktif Mineraller ve diğer radyoaktif maddeler.”, 7. 06/11/2010 tarihli ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış Madencilik
Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinin; 7.1. “Arama ruhsatı/sertifikası müracaatı ve değerlendirilmesi” başlıklı 9 uncu maddesi;
“(1) Ruhsat/sertifika müracaatı, işletme ruhsat talep harcı yatırılarak Ek Form-2’de yer alan taahhütname ve Ek Form-1’de örneği verilmiş dilekçe ile üç nüsha halinde Genel Müdürlüğe doğrudan veya Genel Müdürlük internet sayfasında yayımlanan müracaat formu ile internet ortamında yapılır. (2) Müracaat edilen alan, altındaki mevcut haklar dikkate alınarak değerlendirilir. Talep edilen alanın hak sağlamaya müsait olan kısmına ait bilgileri içeren belge müracaat tarihinde müracaat edene verilir. Ayrıca sonuçlar, müracaatı takip eden günden başlayarak iki ay süre ile Genel Müdürlük ilan panosunda ve internet sayfasında ilan edilir. Sonuç ile ilgili olarak müracaat sahibine ayrıca yazılı bir tebligat yapılmaz.”, 7.2. “Arama ruhsatı veya sertifikası verilmesi” başlıklı 14 üncü maddesi; “(1) Müracaat sahibi; ruhsat harcı, ruhsat teminatı ve Ek Form-2’deki diğer belgeler ile ön inceleme raporu, maden arama projesi ile mali yeterlilik belgelerini müracaat gününden itibaren iki ay içinde
Genel Müdürlüğe vermek zorundadır. Belgelerin verilmesini müteakip ilk iş günü arama ruhsatı (Ek Form-5) veya arama sertifikası (Ek Form-6) düzenlenip sicile işlenerek yürürlüğe girer. Aksi takdirde, bu alanlar başka bir işleme gerek kalmaksızın müracaatlara açık hale gelir. (2) Yapılan müracaatın birden fazla alana hak sağlaması durumunda, müracaat sahibinin talebi halinde her alan için iki ay içinde ayrı ayrı harç ve teminatın yatırılması ve
Ek Form-2’deki diğer belgeler ile ön inceleme raporu, maden arama projesi ile mali yeterlilik belgelerinin tamamlanması durumunda ayrı olarak ruhsatlandırılır. Müracaat sahibinin ruhsatını almak istemediği alanlar başka bir işleme gerek kalmaksızın bu süre sonunda yeni müracaatlara açık hale gelir. (3) Müracaat sahibinin Genel Müdürlükte başka bir işlem için onaylı belgelerinin (imza beyanı/sirküleri, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, oda sicil belgesi)
bulunması, müracaat sahibinin bu hususu dilekçesinde beyan etmesi ve yapılan kontrolde teyit edilmesi durumunda bu belgelerin örneklerinin verilmesi yeterlidir. (4) Harç ve teminatın tam olarak yatırılmaması veya yatırılmasına karşın, Ek Form-2’deki diğer belgeler ile ön inceleme raporu ve maden arama projesi ile mali yeterlilik belgelerinin Genel Müdürlüğe süresi içinde ve eksiksiz olarak verilmemesi durumunda, bu alanlar müracaatı takip eden günden itibaren ikinci ayın son gününü takip eden ilk iş günü herhangi bir işleme gerek kalmaksızın yeni müracaatlara açık hale gelir. Bu durumda talep harcı dışındaki ruhsat harç ve teminatı iade edilir.”, 8. 21/09/2017 tarihli ve 27751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış Maden
Yönetmeliğinin; 8.1. “Arama ruhsatı/sertifikası müracaatı ve değerlendirilmesi” başlıklı 9 uncu maddesi;
“(1) II. Grup (b) bendi ve IV. Grup madenler için arama ruhsat müracaatı, işletme ruhsat taban bedeli yatırılarak Ek-6’da yer alan taahhütname ve Ek-5’te örneği verilmiş dilekçe ile üç nüsha halinde Genel Müdürlüğe doğrudan veya Genel Müdürlük internet sayfasında yayımlanan müracaat formu ile internet ortamında yapılır. (2) II. Grup (b) bendi ve IV. Grup madenlerde, arama ruhsatı almak için müracaat edilen alan, altındaki mevcut haklar dikkate alınarak değerlendirilir. Talep edilen alanın hak sağlamaya müsait olan kısmına ait bilgileri içeren belge müracaat tarihinde müracaat edene verilir. Ayrıca sonuçlar, Genel Müdürlük ilan panosunda ve internet sayfasında müracaatı takip eden günden başlayarak iki ay süre ile ilan edilir. Sonuç ile ilgili olarak müracaat sahibine ayrıca yazılı bir tebligat yapılmaz.”, 8.2. “Arama ruhsatı veya sertifikası verilmesi” başlıklı 14 üncü maddesi; “(1) Müracaat sahibi; ruhsat bedelinin yatırıldığına dair belgeyi ve Ek-6’daki diğer belgeler ile ön inceleme raporu, maden arama projesi ile mali yeterlilik belgelerini müracaat gününden itibaren iki ay içinde Genel Müdürlüğe vermek zorundadır. Belgelerin verilmesini müteakip Ek-9’da yer alan arama ruhsatı veya Ek-10’da yer alan arama sertifikası düzenlenip sicile işlenerek yürürlüğe girer. Aksi takdirde, bu alanlar başka bir işleme gerek kalmaksızın müracaatlara açık hale gelir. (2) Yapılan müracaatın birden fazla alana hak sağlaması durumunda, müracaat sahibinin talebi halinde her alan için iki ay içinde ayrı ayrı ruhsat bedelinin yatırılması ve Ek6’daki diğer belgeler ile ön inceleme raporu, maden arama projesi ile mali yeterlilik belgelerinin tamamlanması durumunda ayrı olarak ruhsatlandırılır. Müracaat sahibinin ruhsatını almak istemediği alanlar başka bir işleme gerek kalmaksızın bu süre sonunda yeni müracaatlara açık hale gelir. (3) Müracaat sahibinin Genel Müdürlükte başka bir işlem için onaylı belgelerinin (imza beyanı/sirküleri, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, oda sicil belgesi)
bulunması, müracaat sahibinin bu hususu dilekçesinde beyan etmesi ve yapılan kontrolde teyit edilmesi durumunda bu belgelerin örneklerinin verilmesi yeterlidir. (4) Ruhsat bedelinin yatırıldığını gösteren belge, Ek-6’daki diğer belgeler, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge, ön inceleme raporu, maden arama projesi ve mali yeterlilik belgelerinin Genel Müdürlüğe süresi içinde ve eksiksiz olarak verilmesi zorunludur.
Bu bilgi ve belgelerin eksiksiz ve tam olarak verilmemesi durumunda, bu alanlar müracaatı takip eden günden itibaren ikinci ayın son gününü takip eden ilk iş günü herhangi bir işleme gerek kalmaksızın yeni müracaatlara açık hale gelir. Bu durumda işletme ruhsat taban bedeli dışındaki ruhsat bedeli iade edilir.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; ilgili idarece makul sürede mahkeme kararı doğrultusunda işlem tesis edilmesi yönünde hazırlanan Tavsiye Karar
Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına
Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran yukarıda 1 numaralı paragrafta yer verildiği üzere özetle; Balıkesir İdare
Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının idare tarafından yerine getirilmesi suretiyle mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
12. Bu kapsamda somut olayda araştırılması gerekli husus; ilgili mahkeme kararlarına da konu olan uyuşmazlığın tespiti ile mahkeme kararlarının gerekçe ve hüküm kısımlarıdır.
13. Başvuran ve idare tarafından Kurumumuza ulaştırılan evrakın incelenmesinden; başvuranın, harcı ödenmek suretiyle 10/02/2015 tarihinde, 1965 hektar büyüklüğündeki sahada
VI. grup maden arama ruhsatı verilmesi için ilgili idareye başvuruda bulunduğu, başvurusunun
ise (o dönemki adıyla) Maden İşleri Genel Müdürlüğünün 06/02/2015 tarihli Olur’una dayanılarak reddedildiği, uyuşmazlığın ise Balıkesir İdare Mahkemesinde görülen ve künye bilgilerine yukarıda 2.3. numaralı paragrafta yer verilen iptal davalarıyla başvuran lehine sonuçlandırıldığı ve işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
14. İlgili mahkeme kararlarından, idarece tesis edilen işleme dayanak olan 06/02/2015 tarihli Olur’un, 3213 sayılı Kanunda yapılacak değişikliğe binaen, haksız hak sahibi olmanın önlenmesi adına, VI. grupta yapılacak müracaatlara hak verilmemesi şeklinde uygulama yapılması yönünde hüküm içerdiği, keza başvuranın 10/02/2015 tarihli başvurusunun da bu
Olur’da yer alan hüküm gereğince idare tarafından 10/03/2015 tarihinde reddedildiği anlaşılmıştır.
15. Balıkesir İdare Mahkemesi tarafından verilen E.2015/806, K:2015/1564 sayılı iptal kararında ise bu durum eleştirilerek; hukuk devleti ile normlar hiyerarşisinin bir gereği olarak, “…Kanunla düzenlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesinin sonucu olan maden ruhsatı izin müessesesinin genelge ile önüne geçilemeyeceği…3213 Maden Kanununun 7.maddesinin son fıkrasında “Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir.” hükmü yer almasına karşın, Kanunun bu yetkisini genelge çıkarmak suretiyle hukuk aleminde etkisiz bırakmasının hukuk devleti ile bağdaşmayacağı…” değerlendirmesinde bulunulmuştur.
16. Kararın devamında, “…maden arama ruhsatı talebinin 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerin çizdiği izin prosedürü dahilinde değerlendirilip gerekli işlemin tesis edilmesi gerektiği dikkate alındığında, Kanuna aykırı olarak, 06/02/2015 tarihli işlemde yer alan hususlar dikkate alınmak suretiyle tesis edilen işlemde, sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
17. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere hukuk devleti “…insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan…” devlet olup; hukuk devleti ilkesinin tabii bir sonucu olmasının yanı sıra Anayasanın 138 inci maddesinin son fıkrası gereğince de idare tarafından yargı
kararlarına uyulması bir zorunluluktur. (örnek Anayasa Mahkemesi kararı için bkz:
02/05/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin E.2013/44, K.
2013/59 sayılı kararı.)
18. Bu zorunluluğun, idare mahkemeleri tarafından verilen iptal kararlarına uyum için de geçerli olduğu tabiidir. Bununla birlikte, 2577 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında açıkça yer aldığı şekilde, idari yargı organları tarafından verilen işlemin iptaline yönelik kararların, işlemin iptali sonucunda idarenin belirli bir yönde işlem tesis etmeye zorlayacak şekilde yorumlanamayacağına dikkat edilmelidir. Bu husus, Danıştay tarafından da
“İdari işlemler üzerindeki yargısal denetim, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır… Başka bir anlatımla, idarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumlarda idari yargı organlarınca yapılacak denetim idarenin tercih ettiği seçeneğin ve bunun uygulanmasının hukuka uygun olup olmadığının araştırılması ve saptanmasıyla sınırlı olup, idari yargı organlarının idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da muayyen bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak bir biçimde yargı kararı vermeleri ve böylece idari işlemlerin denetiminde, hukuka uygunluk sınırını aşarak, yerindelik denetimine girmeleri, Anayasa ve yasa kurallarıyla ve idare hukuku ilkeleriyle bağdaştırılamaz.” şeklinde ifade edilmiştir. (Danıştay 5. Dairesinin 23/11/1987 tarihli ve E.1987/2389, K.1987/1620 sayılı kararı.)
19. Somut olayda da, idare mahkemesi tarafından dikkat çekilen ve işlemi sebep unsuru yönünden sakatladığı ifade edilen husus; başvuranın ilgili idareye yapmış olduğu başvurusunun meri maden mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, Kanun hükümlerini de aşan bir Olur işlemi doğrultusunda, değerlendirilmeksizin reddedilmiş olmasıdır. Bu yönde kurulan mahkeme hükmünün; ilgilisine maden arama ruhsatı verilmesi yönünde idarenin mahkemece zorlandığı şeklinde yorumlanamayacağı, aksine, başvuranın müracaatının anılan Olur dışında ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Zira gerek başvuranın ilk başvuruda bulunduğu tarihte yürürlükte olan ve 7 numaralı paragrafta yer alan Yönetmelik hükümlerinden, gerekse şu anda yürürlükte bulunan ve 8 numaralı paragrafta yer verilen Yönetmelik hükümlerinden, idarenin müracaat hakkında değerlendirme yapma yetkisinin bulunduğu açıktır.
20. Keza idare tarafından Kurumumuza ulaştırılan belgelerden de anlaşıldığı üzere, anılan mahkeme kararlarına istinaden, başvuranın her üç müracaatının kabul işlemlerinin gerçekleştirildiği ve her müracaat için ayrı ayrı idarelerine verilen ön inceleme raporlarının, maden arama projeleri ve eklerinin sistemlerine kaydedildiği anlaşılmıştır.
21. Yine idarece Kurumumuza gönderilen cevabi yazı ve ekindeki evraktan; başvuran tarafından ilk olarak VI. grup ruhsat başvurusunda bulunulduğu, mahkeme kararı sonrasında yapılan başvuruda ise IV(c) grubunda bulunan altın+gümüş arama projesi verildiği, başvuranın talebinin kabulü halinde IV. gruptaki ihalelik sahalarda ihale bedeli ödemeksizin başvuranın hak sahibi olması sonucunun doğacağı ve kamu zararına yol açılacağı yönünde idare tarafından değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür.
22. Böylelikle, idare tarafından mahkemece verilen iptal kararına uygun olarak başvuranın müracaatlarının kabul edilerek başvuran tarafından verilen ön inceleme ve arama projelerinin sisteme kaydedildiği, yapılan müracaatların yalnızca Olur’a göre değil, meri mevzuat hükümlerine göre değerlendirilmesi suretiyle idare tarafından işlem tesis edildiği, böylece idare tarafından mahkeme kararı doğrultusunda uygulamada bulunulduğu anlaşılmıştır.
23. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yargı kararları ile idarenin takdir yetkisini belirli bir yönde kullanmaya zorlanamayacağı, keza dosyaya konu mahkeme kararlarında da sadece meri mevzuat hükümlerinin tümü kapsamında bir değerlendirme yapılmamasının eleştirildiği, idare tarafından anılan mahkeme kararlarına istinaden müracaatların sisteme kaydedildiği ve Kanun ile Yönetmelik hükümleri çerçevesinde idare tarafından değerlendirmede bulunulduğu anlaşıldığından, idare tarafından tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunamamıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup;
İdarenin şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu
Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Balıkesir İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi