ÖZET: Başvuru, mülkiyeti başvuran adına kayıtlı bir aracın usulsüz ithalatı nedeniyle Gebze Gümrük Müdürlüğü tarafından verilen “mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı”na itirazı kapsamaktadır. Başvuran, aracını 2017 yılında temiz sicil kaydıyla satın aldığını, ancak aracın satışı sırasında gümrük müdürlüğü tarafından satılamaz şerhi konulduğunu belirtmiştir. İtiraz süreci sonucunda, aracın ithalatının izinsiz yapıldığı gerekçesiyle mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararı verilmiştir. Başvuran, bu kararın iptalini talep etmektedir.

Ticaret Bakanlığı, aracın sıfır olarak beyan edilmesine rağmen daha önce yurtdışında tescil edildiğini savunarak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararının hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir. Ancak, başvuranın iyi niyetli bir alıcı olarak idarenin tescil ve onayına güvenerek hareket ettiği ve aracın trafik kaydında herhangi bir kısıtlama olmadığı vurgulanmıştır. Dolayısıyla, başvuranın mağduriyet yaşadığı ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabul edilmesi gerektiği yönünde bir öneride bulunmuş ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararının iptali için Ticaret Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, başvuruya ilişkin süreçte iyi yönetim ilkelerine uymadığı ve gerekli bilgilendirmeleri yapmadığı da belirtilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın itirazının kabul edilmesi yönünde karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/139-S.200

BAŞVURU NO : 2019/13095

KARAR TARİHİ : 03/01/2020

TAVSİYE KARARI

TİCARET BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran adına tescilli aracın usulsüz ithal edildiğinin tespit edilmesi nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235/4 maddesi uyarınca tesis edilen “mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı”na itiraz hakkında.

BAŞVURU TARİHİ : 18/07/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran avukatı aracılığıyla Kurumumuza yapmış olduğu tarihli başvuruda özetle; plakalı şase numaralı aracını 2017 yılında ikinci el olarak satın aldığını, aracın yedinci sahibi olduğunu, resmi kayıtlara güvenerek sicili temiz olarak satın aldığı aracını satmayı planladığı sırada Gebze Gümrük Müdürlüğü tarafından satılamaz şerhi düşüldüğünü gördüğünü, Gebze Gümrük Müdürlüğü’nün 09/10/2018 tarihli ve sayılı kararı gereğince araç hakkında Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararı verildiğini öğrendiğini, ilgili kararın başvurana, 27/02/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, başvuranın 28/02/2019 tarihinde ilgili karara itiraz ettiğini, Doğu Marmara Gümrük ve Dış

Ticaret Bölge Müdürlüğü’nün 01/07/2019 tarihli ve sayılı ret cevabında aracın ithalatının İthalat Rejim Kararının 7 nci maddesine aykırı şekilde izin alınmaksızın yapıldığının anlaşılması üzerine Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararı verildiğini belirttiğini, başvuranın aracını satın alırken trafik kaydında herhangi bir kısıtlayıcı ibareyle karşılaşmadığını, kendisinin iyiniyetli olarak idarenin tescil ve onayından geçerek aracını satın aldığını, ithal araçların ruhsatlandırılması konusunda sorumluluğun idareye ait olduğunu, idarenin iddia ettiği usulsüzlüğü 10 yılda tespit etmesi sonucu mağduriyetinin oluştuğunu belirterek Gebze Gümrük

Müdürlüğü’nün Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararının iptalini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 03/09/2019 tarihli ve . sayılı Bilgi ve Belge talep yazısına istinaden Ticaret Bakanlığının 26/11/2019 tarihli ve . sayılı cevabi yazısında; 2.1. Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararının düzenlendiği tarihte şasi nolu aracın malikinin olduğu, 2.2. Bahse konu aracın 05/10/2007 tarihinde Ada Motorlu Araçlar San. ve Tic. Ltd. Şti. firması tarafından ithal edilmiş olduğu, 05/10/2007 tarihinde tarafından beyan edildiği, 2.3. Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararının 09/10/2018 tarihinde düzenlenmiş olduğu, 27/02/2019 tarihinde araç sahibine tebliğ edildiği, 2.4. Eski ve kullanılmış mallar izne tabi olduğundan kanun ve mevzuata uygun işlem tesis edildiği, 2.5. Bahse konu Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararında kanun ve mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı, 2.6. Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan, 09/08/2019 tarih ve 30857 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5607 Sayılı

Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre Gümrük Vergilerinin Eksik Ödenmesi Nedeniyle

Başlatılan Bir Soruşturma veya Kovuşturmaya Konu Kara Taşıtlarının Sahiplerine İadesine

İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte belirtilen şekilde Gümrük Müdürlüğüne başvuru yaparak 5607 sayılı Kanunun geçici 11 inci maddesi hükümlerinden veya, Gümrük

Kanuna Göre Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararına Konu Kara Taşıtlarınım Sahiplerine

İadesi Hakkında Yönetmelikte belirtilen şekilde Müdürlüğümüze başvuru yaparak 4458 sayılı

Kanunun geçici 10 ncu maddesi hükümlerinden faydalanılarak araç sahiplerine dostane kolaylık sağlanmaya çalışıldığı, açıklamalarına yer verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235 inci maddesinin; 5.1. Birinci fıkrasının (c) bendinde; “Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; Eşyanın ithali, belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.” 5.2. Birinci fıkrasının (d) bendinde; “(c) bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına sekiz bin Türk

Lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz Türk Lirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.” 5.3. Birinci fıkrasının (e) bendinde; “Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (c) bendinde belirtilen eşyanın ithalinin uygun bulunduğuna ilişkin belge veya bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde, 241 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilir.” 6. 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 232 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bu Kanun uyarınca idari yaptırım kararları gümrük idarelerinin amirleri veya yardımcıları tarafından verilir.”

7. 1995/7606 sayılı İthalat Rejim Kararı’nın 7 inci maddesinde; “Eski, kullanılmış, yenileştirilmiş, kusurlu (defolu) ve yatık (zamanla dayanıklılığını yitirmiş) malların ithali izne tabidir.”

8. 09/08/2019 tarih ve 30857 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre Gümrük Vergilerinin Eksik Ödenmesi

Nedeniyle Başlatılan Bir Soruşturma veya Kovuşturmaya Konu Kara Taşıtlarının

Sahiplerine İadesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 1 inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı; 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele

Kanununun geçici 11 inci maddesine istinaden, gümrük vergilerinin kısmen eksik ödenmesi nedeniyle Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başlatılan bir soruşturmaya veya kovuşturmaya konu kara taşıtlarının, sahiplerine iadesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

(2) Bu Yönetmelik, gümrük vergilerinin kısmen eksik ödenmesi nedeniyle Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başlatılan bir soruşturmaya veya kovuşturmaya konu müsadere kararı verilmemiş ve henüz tasfiyesi tamamlanmamış olan kara taşıtlarını kapsar.”

9. 21/01/2014 tarihli ve 28889 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Gümrükler Genel Tebliği

Tahsilat İşlemleri (Seri No 2)’nin Tahakkuk Zamanaşımı başlıklı 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Gümrük vergilerinin, ceza gerektiren ve zamanaşımı daha uzun olan bir fiile ilişkin olması ve 5607 sayılı Kanun ve diğer ceza kanunları uyarınca mahkemeye intikal ettirilmiş ve bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması kaydıyla gelir eksiği, ceza davasının sonuçlanması beklenilmeksizin, ilgili kanunlarda belirlenmiş olan zamanaşımı süreleri içerisinde takip ve tahsil edilir.”

10. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 11/04/2013 tarihli 28615 sayılı Resmi

Gazete’de yayınlanan 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde

Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklikten önceki halinde yer alan “Suçlar ve Kabahatler” başlıklı mülga 3 üncü maddesinin 11 inci fıkrasında; “İthali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tâbi olan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal eden kişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idarî para cezası verilir.” “Mülkiyetin kamuya geçirilmesi” başlıklı mülga 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “3’üncü maddenin onuncu ve on birinci fıkralarında tanımlanan kabahatlerin konusunu oluşturan eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu Kanunun arama ve el koyma ile müsadereye ilişkin hükümleri, bu kabahatlerin işlenmesinde kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan eşya ve taşıma araçları ile ilgili olarak da uygulanır.”

düzenlemelerinin yer aldığı görülmüştür.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran vekili aracılığıyla yapmış olduğu başvuruda, mülkiyeti başvuran adına kayıtlı, firması tarafından 05/01/2007 tarihinde gümrük giriş beyannamesi ile ithalatı yapılan şasi numaralı aracın sıfır olarak beyan edilmesine karşın, ithal edilmeden önce trafiğe tescil edildiğinin tespit edildiğinden bahisle,

4458 sayılı Gümrük Kanununun 235. maddesinin 4. fıkrası gereğince mülkiyetinin kamuya

geçirilmesi yolunda verilen Gebze Gümrük Müdürlüğü’nün 09/10/2018 tarih ve sayılı kararına konu itirazın reddine dair 01/07/2019 tarih ve sayılı işlemin; aracın trafik kaydına güvenilerek satın alındığı ve trafik kaydında herhangi bir kısıtlayıcı ibareyle karşılaşılmadığı, aracın ithalat işlemlerinin muhatabı olmayan iyi niyetli 3. kişilerin mülkiyet hakkında el konulmasının hukuka aykırı olduğu, iyiniyetli olarak idarenin tescil ve onayından geçerek aracın satın alındığı, ithal araçların ruhsatlandırılması konusunda sorumluluğun idareye ait olduğu, idarenin iddia ettiği usulsüzlüğü 10 yılda tespit etmesi sonucu mağduriyetin oluştuğu iddia edilerek söz konusu “mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı” nın iptali istenilmektedir.

13. İdare yapmış olduğu açıklamalarda özetle, başvuran adına tescilli aracın sıfır araç olarak beyan edilip yurda sokulmasına rağmen söz konusu aracın daha önceden yurtdışında tescil edildiğinin tespit edilmesi nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235/4 maddesi uyarınca tesis edilen “mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı”na konu işlemin hukuka uygun olduğunu savunmaktadır.

14. Dosya üzerinde yapılan incelemede, Gümrük ve Ticaret Müfettişlerince düzenlenen 277B/15-1 sayılı soruşturma raporu ile mülkiyeti başvuran adına kayıtlı, .

firması tarafından 05/01/2007 tarihinde gümrük giriş beyannamesi ile ithalatı yapılan şasi numaralı aracın sıfır olarak beyan edilmesine rağmen ithal edilmeden evvel Almanya’da trafiğe tescil edildiğinin tespit edildiğinden bahisle, 4458 sayılı

Gümrük Kanununun 235. maddesinin 4. fıkrası gereğince 09/10/2018 tarih ve sayılı kararla söz konusu aracın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verildiği, başvuranın karara itiraz ettiği ancak itirazının reddedildiği anlaşılmaktadır.

15. 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6455 sayılı “Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 66. maddesiyle 5607 sayılı Kanunun “mülkiyetin kamuya geçirilmesi” başlıklı 14. maddesi yürürlükten kaldırıldığı ve 6455 sayılı Kanunun 12. maddesi ile yeniden düzenlenen 4458 sayılı

Kanunun 235. maddesinin 1. fıkrası “Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; a) Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin dört katı idari para cezası verilir.

b) (a) bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına otuz bin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.

c) Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.

d) (c) bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz Türk Lirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.” şeklinde, 4. Fıkrası ise;

“Birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir ve eşya 177 ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur.” şeklinde yeniden düzenlenerek Gümrük İdarelerine mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verme yetkisinin verildiği tespit edilmiştir.” 15.1. Temel Ceza Hukuku ilkelerinin (kanunilik, şahsilik, ölçülülük, geriye yürümezlik, mükerrer cezalandırma yasağı, savunma hakkı) idari yaptırımlar açısından da uygulanacağı esas olarak kabul edilmektedir. Öncelikle kanunilik ilkesi açısından başvuruya konu

“Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararı”na dair idari yaptırımın incelenmesi gerekirse; Anayasası’nın 38. maddesinin 1. fıkrasında, kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılmasının olanaklı olmadığı, kimseye suçun işlendiği zamanın kanununda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği öngörülmüş; aynı maddenin 3. fıkrasında da cezanın kanunla konulacağı belirtilmiştir.

15.2. Anayasanın sözü edilen maddesinde öngörülen ilkeye göre; suçun, işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanuna tabi olması esastır. Bu yüzden; maddi ve manevi unsurları itibarıyla gerçekleştiği tarihte suç sayılmayan bir eylemin, daha sonra yürürlüğe giren ve bu eylemi suç sayan kanunla cezalandırılması olanaklı bulunmadığı gibi; bir suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmü ile belirlenen cezasını ağırlaştıran sonraki kanun hükmünün de o suça uygulanması ve failinin daha ağır ceza ile cezalandırılması uygun değildir. Diğer taraftan, Anayasamızda, suçlar ve bu suçlara öngörülen cezalar için geçerli olan ilkelerin, 5326 sayılı

Kabahatler Kanununda, kanunun, karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık olarak tanımlanan ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun muhtelif maddelerinde yer alan kabahatler ile bu kabahatlere ilişkin olarak getirilen mülkiyetinin kamuya geçirilmesi gibi cezalar için de geçerli olduğu tartışmasızdır.

15.3. Bu durumda, başvuru konusu araç hakkında 4458 sayılı Gümrük Kanununun 235/4.

maddesi uyarınca karar alınmış ise de, yukarıda anılan hükmün değişik halinin, 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanunun 12. maddesinin, 11/4/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanması üzerine yürürlüğe girdiği, uyuşmazlığa konu aracın ithalatının yapıldığı tarihte, ithali belli kuruluşların vereceği uygunluk ve izin belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde bu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi yolunda gümrük idaresine verilmiş bir yetki bulunmadığı tespit edilmiştir.

16. Bunun yanında şahsilik ilkesi açısından başvuruya konu “mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı”na ilişkin idari yaptırımın incelenmesi gerekirse; kusursuz suç ve ceza olmaz ilkesinin gereklerinden biri olan şahsilik ilkesi, asli ve fer’i failden başka kişilerin bir suç sebebiyle cezalandırılmalarının mümkün olmadığının kabulünü beraberinde getirmektedir.

Şahsilik ilkesi sadece adli cezalar açısından değil idari yaptırımlar açısından da uygulanması gereken bir ilkedir.( Anayasa Mahkemesi, E. 2014/161, K. 2015/26, T. 5.3.2015. Anayasa

Mahkemesi, E. 2011/105, K. 2012/38, T. 15.3.2012.)

16.1. Anayasa Mahkemesi, E. 2014/52, K. 2014/139, T. 11.9.2014 kararı ile idari yaptırımların şahsiliği ile ilgili başvuruya konu uyuşmazlığa emsal teşkil edecek önemli değerlendirmelerde bulunmuştur. “İstanbul 3’üncü ve 8’inci idare mahkemelerinin somut norm denetimi yoluyla

Yüksek Mahkeme’ye başvuru yaptıkları söz konusu davada, 2918 sayılı Karayolları Trafik

Kanunu Ek md. 2/3’te yer alan “İlgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dâhilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkrada gösterilen idari para cezası üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanır. Ayrıca, araç her defasında altmış gün süre ile trafikten men edilir” hükmünün Anayasa md. 38/7’de yer alan cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu; zira bir kimsenin icraî veya ihmali herhangi bir hareketi olmasa dahi sadece araç sahibi olmasından dolayı başkasının bir fiili nedeniyle yaptırıma maruz kalmasının söz konusu olduğu ileri sürülmüştür. Yaptığı değerlendirme neticesinde Yüksek Mahkeme haklı olarak, maddede geçen “araç sahibi” kavramını cezaların şahsiliği ilkesine aykırı bulmuş ve ilgili hükmü “işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasına neden olabilecek nitelikte” bulduğu için iptal etmiştir.” (EKİNCİ

Murat, Ceza Hukuku İlkeleri Açısından İdari Yaptırımlar, s.37-38, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/270847,E.T. 10/12/2019)

16.2. Bu durumda, başvuru konusu mülkiyeti başvuran üzerinde kayıtlı olan araç hakkında 4458 sayılı Gümrük Kanununun 235/4. maddesi uyarınca mülkiyetin kamuya geçirilmesine dair karar alınmış ise de, uyuşmazlığa konu aracın ithalatının Ada Motorlu Araçlar San. ve Tic. Ltd.

Şti. firması tarafından 05/01/2007 tarihinde yapıldığı, başvuranın trafik kaydında herhangi bir kısıtlayıcı ibareyle karşılaşmaksızın, aracın 4. maliki olarak trafik kaydına güvenerek aracı satın aldığı ve sırf araç maliki olmasından kaynaklı uyuşmazlığa konu idari yaptırımın gerekçesi olan eski ve kullanılmış olan bir aracın yeni araç kategorisinde 10 yıl önce ithalatı (usulsüz ithalat) hususunda ihmali veya icrai hiçbir hareketi olmadığı halde, sadece araç sahibi olmasından dolayı başkasının bir fiili nedeniyle yaptırıma maruz kalmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu ve işlemediği bir fiilden dolayı araç malikine yaptırım uygulanmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

17. Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde, başvuruya konu araç hakkında 05/01/2007 tarihli beyanname kapsamında yer alan ve kullanılmış olduğunun saptanması nedeniyle, ithalatı 95/7606 sayılı İthalat Rejimi Kararı uyarınca izne tabi bulunan otomobilin, izin alınmaksızın ithal edildiğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 235’inci maddesinin 4’üncü fıkrası uyarınca, mülkiyetinin kamuya geçirilmesi yolunda karar verilmiş ise de, yukarıda anılan hükmün değişik halinin, 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanunun 12. maddesinin, 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanması üzerine yürürlüğe girdiği, uyuşmazlığa konu aracın ithalatının yapıldığı 05/01/2007 tarihinde, ithali belli kuruluşların vereceği uygunluk ve izin belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde bu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi yolunda gümrük idaresine verilmiş bir yetki bulunmadığı, aksinin kabulünün “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine aykırılık oluşturacağı yine başvuranın sadece araç maliki olmasından kaynaklı uyuşmazlığa konu idari yaptırımın gerekçesi olan eski ve kullanılmış olan bir aracın yeni araç kategorisinde ithalatı (usulsüz ithalat) hususunda ihmali veya icrai hiçbir hareketi olmadığı halde, sadece araç sahibi olmasından dolayı başkasının bir fiili nedeniyle yaptırıma maruz kalmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olacağının kabulü karşısında, başvurana ait araç hakkında alınan ” mülkiyetin kamuya geçirilmesine” ilişkin kararda ve buna yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

18. Benzer uyuşmazlıklar hakkında verilen emsal yargı kararlarına bakıldığında; İstanbul 6.Vergi Mahkemesinin 2016/671-1092 E.K. sayılı, 29.04.2016 tarihli, Danıştay 7. Daire 2016/12991 E.,2019/1739 K. 13.03.2019 Tarihli kararı ile Onanan Kararında;

“…Uyuşmazlıkta, 8.10.2009 tarih ve 7057 sayılı beyanname kapsamında yer alan ve kullanılmış olduğunun saptanması nedeniyle, ithalatı 95/7606 sayılı İthalat Rejimi Kararı uyarınca izne tabi bulunan otomobilin, izin alınmaksızın ithal edildiğinden bahisle, 4458 sayılı

Gümrük Kanununun 235’inci maddesinin 4’üncü fıkrası uyarınca, mülkiyetinin kamuya geçirilmesi yolunda karar verilmiş ise de, bahsi geçen hükmün değişik halinin, 28.3.2013 tarih ve 6455 sayılı Kanunun 12’nci maddesiyle, 11.4.2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinin; mülkiyetin kamuya geçirilmesine konu fiilin gerçekleştirildiği 8.10.2009 tarihinde, izne tabi bir eşyanın izinsiz olarak ithal edilmesi halini cezalandıran bir hükmün mevcut olmadığının anlaşılması karşısında, ithale konu eşya nedeniyle verilen mülkiyetin kamuya geçirilmesine dair karara vaki itirazın reddine dair işlem ve bu karar üzerine, davacının maliki olduğu araca uygulanan yakalama kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.” şeklinde karar verildiği görülmüştür.

18.1. Yine benzer bir uyuşmazlıkta verilen Danıştay 7. Dairesinin 12/10/2015 gün ve

E:2014/5117, K:2015/4933 sayılı kararı da aynı doğrultudadır.

19. Tüm dosya kapsamı, açıklanan nedenler, ilgili mevzuat hükümleri, emsal yargı kararları ve somut olayın özellikleri doğrultusunda, başvuru konusu mülkiyetin kamuya geçirilmesi işleminde ve buna yapılan itirazın reddi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı değerlendirilerek, Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün 01/07/2019 tarih ve 89595164 sayılı mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararına itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile başvuranın itirazının kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderilmediği böylece “Kararların gerekçeli olması ve “Makul sürede karar verme” ve idarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine aykırı davrandığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre, Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye

Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Kocaeli İdare Mahkemelerine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün 01/07/2019 tarih ve 89595164 sayılı mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararına itirazın reddine ilişkin işleminin iptali ile başvuranın itirazının kabulü yönünde TİCARET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

TİCARET BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın, BAŞVURANA ve TİCARET BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi