|
ÖZET: Başvuran, Emniyet Genel Müdürlüğü’nde görevliyken, 2002 yılında İçişleri Bakanı Oluru ile Baltimore Üniversitesinde doktora eğitimi almak üzere yurt dışına gönderilmiştir. Eğitiminin 2006 yılında tamamlanmasının ardından, yurda dönüşü sırasında, eğitim süresinin bitiminden sonra 15 gün içinde görevine dönmediği gerekçesiyle borç tahakkuk ettirilmiştir. Başvuran, bu borcun iptalini talep ederek, idareye herhangi bir borcu olmadığını ve uğradığı zararın tazmin edilmesini istemiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü, başvuranın yurtdışında 63 gün fazla kaldığını ve bu durumun kamu zararına yol açtığını belirterek borç tahakkukunu savunmuştur. Ancak, başvuranın doktora tezini zamanında teslim ettiği ve yurda dönüş tarihinin de bu durumu desteklediği ortaya çıkmıştır. İlgili mevzuat, yurtdışında eğitim gören devlet memurlarının, eğitim sürelerinin bitiminde 15 gün içinde görevlerine dönmeleri gerektiğini belirtmektedir. Ancak başvuranın durumu, bu düzenlemelere uygunluk açısından tartışmalıdır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın itirazını değerlendirerek, borç tahakkuk işleminin geri alınmasını ve yapılan ödemelerin iadesini tavsiye etmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, bu tavsiyenin uygulanması için 30 gün süre verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 6094-6094 36311982- 101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2016/5398 2016/ 5398
KARAR TARİHİ : 08/06/2017
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Emniyet Genel Müdürlüğü
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran hakkında tahakkuk ettirilen borcun iptali talep edilmiştir .
BAŞVURU TARİHİ : 13/12/2016 13.12.2016
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yaparken, 02/ 08/ 2002 tarihli İçişleri
Bakanı Oluru ile “ toplumsal olaylar ” konusunda doktora eğitimi almak için Baltimore
Üniversitesine 48 ay süreyle gönderildiğini; bu eğitimin 17/ 08/ 2002- 16/ 08/ 2006 tarihlerinde gerçekleşeceğinin ve başvuranın kendi imkanları ile havacılığı ilgilendiren “ polis havacılığının yapısı, tarihi gelişimi, uçuş emniyeti, bakım yönetimi, uçucu personelin yetiştirilmesi, uçuş eğitimi vb .” konularda kurs, seminer ve konferanslara katılmasının aynı olurda belirtildiğini; doktora eğitiminin sonunda hazırladığı tezi 01/ 08/ 2006 tarihinde ciltlenmek üzere Baltimore Üniversitesine teslim ettiğini; ancak basımı Üniversitenin sorumluluğunda olan diplomanın Mayıs 2006 tarihli olduğunu; doktora programının tamamlanmasında sonra 03/ 08/ 2006 tarihinde İstanbul Hava Hudut
Kapısından Türkiye’ye giriş yaptığını ve mehil müddet bitiminde görevine başladığını; 04/ 11/ 2016 tarihinde tebliğ edilen Borç Bildirimi ve Tebliğ Belgesi ile “ eğitim bitimi sonrası 15 gün içinde yurda dönerek görevine başlaması gerekirken onay bitiş tarihi olan 18/ 08/ 2006 tarihine kadar yurtdışında fazladan kaldığı ” gerekçesiyle şahsına borç tahakkuk ettirildiğini; oysaki doktora eğitimi sonrasında süresi içerisinde görevinin başına döndüğünü ve Emniyet Genel Müdürlüğü Yurt İçi-Yurt Dışı
Lisansüstü Eğitim ve Yurt Dışı Kısa Süreli Eğitim Yönergesine aykırı hareket etmediğini belirterek, borç tahakkuk işleminin iptalini, idareye borçlu olmadığının tespitini ve doğan zararının tazminini talep etmiştir .
1 / 7II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında sırasıyla 27/ 01/ 2017 tarihli ve E sayılı, 24/ 02/ 2017 tarihli ve E. sayılı yazılarla İçişleri Bakanlığından, 27/ 01/ 2017 tarihli ve E sayılı yazıyla ise, Üniversitelerarası Kuruldan bilgi-belge talep edilmiştir . Söz konusu talepler, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından, sırasıyla 14/ 02/ 2017 tarihli ve / sayılı, 03/ 2017 tarihli ve / sayılı cevabi yazılarla, Üniversitelerarası Kurul tarafından ise, 14/ 02/ 2017 tarihli ve sayılı cevabi yazıyla karşılanmıştır .
3. Emniyet Genel Müdürlüğünün anılan yazıları ve eklerinde özetle, 3.1. 29/ 06/ 2016 tarihli ve – – sayılı inceleme raporunda, başvuranın kamu zararına sebep olduğunun tespit edildiği ve bu kapsamda 13/ 10/ 2016 tarihli Genel Müdür Oluruyla alacak takip dosyası açıldığı; 3.2. İnceleme raporu bağlamında, doktora eğitimini erken tamamlayan başvuranın, yurtdışında 63 gün fazla kaldığı ve Yetiştirilmek Amacıyla Yurt Dışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkındaki
Yönetmeliğin 21 inci maddesi ile Emniyet Genel Müdürlüğü Yurt İçi-Yurt Dışı Lisansüstü Eğitim ve
Yurt Dışı Kısa Süreli Eğitim Yönergesinin 14 üncü maddesinin (d) bendine aykırı hareket ettiği; 3.3. Başvuranın 11/ 01/ 2017 tarihli sulh anlaşması ile kendisine çıkarılan 5.186,98 $ tutarındaki borcu yasal faiziyle birlikte 24 ay taksitle ödemeyi taahhüt ettiği; Aralık 2016’da 86,45 $ ve Şubat 2017’de ise, 216,12 $ lık bir ödemenin yapıldığı; Ocak 2017’de ödeme yapılmaması üzerine, Kamu
Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esasalar Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı maddesi gereğince arta kalan tüm borcun tahsili için çalışmaların yapıldığı; 3.4. Başvuranın 01/ 08/ 2002- 18/ 08/ 2006 tarihleri arasında, en son 03/ 08/ 2006 tarihinde yurda
İstanbul Atatürk Havalimanından giriş yaptığı ve 17/ 08/ 2006 tarihinde görevine başladığı; 3.5. Başvuranın yurtdışı eğitimi sonrasında, kamu zararının tespitine yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığı hususlarına değinilerek, işleme konu Yönerge ile inceleme raporunun tam metni başta olmak üzere, ayrıntılı bilgi ve belgeler Kurumumuza ulaştırılmıştır .
4. Üniversitelerarası Kurulun anılan yazısı ve eklerinde özetle, başvuranın yurtdışında yapmış olduğu doktoranın eşdeğerliğine karar verildiği hususuna değinilerek, doktora denklik başvurusu ve buna ilişkin bilgi-belgeler Kurumumuza iletilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı ” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “ Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler ” hükmü yer almaktadır .
6. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi ”
2 / 7başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine,
idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir ” hükmü yer almaktadır .
7. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 78 inci maddesi; “Mesleklerine ait öğrenimini bitirerek Devlet memurluğuna alınmış ve asli memur olarak atanmış olanlardan mesleklerine ait
hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak üzere dış memleketlere :
a) Kurumlarınca açılacak seçme veya yarışma sınavlarında başarı gösterenlere, b) Dış burslara dayanılarak gönderilenlere, İki yıla kadar ayrılma müsaadesi verilebilir .
Gerekirse bu süre en çok bir kat uzatılabilir ” hükmünü haizdir .
7.1. 657 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası; “ 78 inci maddede yazılı olanlar kadrolarında bırakılırlar . Kadro karşılığı sözleşme ile istihdam edilenlerin sözleşmeleri devam eder ve (Şahsen özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kurumlarınca kendilerine maaşsız izin verilmesi uygun görülenler hariç) aylık ve diğer her türlü ödemeleri ile sözleşme ücretlerinin Kanuni kesintilerinden sonra kalan net tutarının % 60’ını
Kurumlarından alırlar . Bunların kademe ilerlemesi; emeklilik ve diğer bütün hakları ve yükümlülükleri devam eder . İzin bitiminde yol süresi hariç 15 gün içinde görevlerine dönerler .
Bunlardan kurumlarınca kendilerine maaşsız izin verilmesi uygun görülenlerin bu süreleri keseneklerinin ve karşılıklarının kendileri tarafından her ay T.C. Emekli Sandığına gönderilmesini kabul etmeleri şartıyla emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir .
…
Sürelerinin bitiminde görevlerine başlamıyanlar çekilmiş sayılırlar . Bu suretle çekilmiş sayılanlar aylık ve yol giderleri de dahil olmak üzere kendilerine kurumlarca yapılmış bulunan bütün masrafları iki kat olarak ödemeye mecburdurlar ” şeklinde hükme bağlanmıştır .
8. 01/ 02/ 1974 tarihli ve 14786 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yetiştirilmek Amacıyla Yurt
Dışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkındaki Yönetmeliğin 21 inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Yurt dışına gönderilen Devlet memurları, tabi tutuldukları program sürelerinin bitiminde yol süreleri hariç olmak üzere, ( 15) gün içinde görevlerine dönerler . Bu sürenin bitiminde, özürsüz olarak görevlerine başlamayanlar hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümleri uygulanır ” hükmü bulunmaktadır .
IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “ Tavsiye Karar Önerisi ” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
3 / 7V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 10. Başvuruya konu olan idari işlem, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi bağlamında tespit edilen bir kamu zararı üzerine borç tahakkuk ettirilmesine ilişkindir .
İşlemin gerekçesi, 29/ 06/ 2016 tarihli ve sayılı inceleme raporunda belirtildiği gibi Yetiştirilmek Amacıyla Yurt Dışına Gönderilecek Devlet Memurları Hakkındaki Yönetmeliğin
21 inci maddesi ile Emniyet Genel Müdürlüğü Yurt İçi-Yurt Dışı Lisansüstü Eğitim ve Yurt Dışı Kısa
Süreli Eğitim Yönergesinin 14 üncü maddesinin (d) bendi hükümleridir .
11. Söz konusu düzenleyici işlemler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 80 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hazırlanmıştır . Devlet memurlarının yetiştirilmek amacıyla yurtdışına gönderilmelerine ilişkin diğer kanun hükümleri ise, 657 sayılı Kanunun 78 ve 79 uncu maddeleridir .
78 inci madde, mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj
yapmak üzere dış memleketlere gönderilenlere, iki yıla kadar ayrılma müsaadesi verilebileceğini ve gerekirse bu sürenin en çok bir kat uzatılabileceğini hükme bağlarken; 79 uncu madde, bunların izin bitiminde yol süresi hariç 15 gün içinde görevlerine dönecekleri ve sürenin bitiminde görevlerine başlamayanların çekilmiş sayılacağı esasını düzenlemiştir . Başvuruya konu işlemin dayanağı olarak gösterilen Yönetmeliğin 21 inci maddesinin birinci fıkrası da, benzer bir düzenleme öngörmüş olup yurtdışına gönderilen devlet memurlarının tabi tutuldukları program sürelerinin bitiminde, yol süreleri hariç olmak üzere, 15 gün içinde görevlerine dönecekleri hususunu hükme bağlamıştır .
Dolayısıyla başvuruya konu olayların gerçekleştiği andaki Kanun ve Yönetmelik hükümleri, yurtdışına eğitim amacıyla gönderilen devlet memurlarının tekrar göreve başlamaları hususunu açıkça düzenlemiş olup onların en geç müsaade süresinin bitimi üzerine iş başı yapması gerektiğini vurgulamıştır . Bununla birlikte, işleme dayanak olan Yönergenin, kamu zararının gerçekleştiği
andaki 14 üncü maddesinin (d) bendi şu hükmü havidir :
“ Eğitimin onay süresinden önce bitmesi durumunda personel, onay süresinin bitmesini beklemeksizin eğitim bitiminden itibaren 15 gün içinde yurda dönerek görevine başlar .” 14/ 08/ 2006 tarihli Bakan
Oluruyla yürürlüğe giren değişiklik öncesinde de Yönergenin 14 üncü maddesinin (e) bendinde yer alan bu hüküm; Kanun ve Yönetmeliğin genel esaslarını belirlediği, yurtdışına eğitim amacıyla gönderilenlerin göreve başlaması hususunda, kamu görevinin gereği gibi icrası ve hizmetin devamlılığının sağlanması bakımından yerinde bir düzenleme öngörmüştür . Bu suretle, yurtdışına gönderilen emniyet personelinin eğitimini tamamlaması üzerine, takip eden 15 gün içinde görevinin başına dönmesi gerektiği kural altına alınmıştır .
12. Başvuru kapsamında, 02/ 08/ 2002 tarihli İçişleri Bakanı Oluru ile yetiştirilmek amacıyla yurtdışına eğitime gönderilen başvuran, doktora tezini 01/ 08/ 2006 tarihinde Baltimore Üniversitesine ciltlenmek üzere teslim etmiş ve yurda 03/ 08/ 2006 tarihinde dönerek 17/ 08/ 2006 tarihinde görevine başlamıştır . Bu husus, Emniyet Genel Müdürlüğünün ve Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının
Kurumumuza ilettiği bilgi-belgelerden teyit edilmiştir . Ancak ilgili idare, hazırlanan inceleme raporunda; “ Yurtdışında lisansüstü (doktora) eğitimi için 17.08.2002- 16.08.2006 tarihleri arasında görevlendirildiği, doktora diplomasını Mayıs 2006 tarihinde aldığı dikkate alındığında doktora
4 / 7eğitimini süresinden önce tamamladığından mehil müddeti dahil 15.06.2006 tarihinde ülkemize
dönerek göreve başlaması gerekirken doktora eğitim programı için İçişleri Bakanı oluru ile belirlenen tarihi ( 16.08.2006) esas alarak 18.08.2006 tarihine kadar yurtdışında fazladan ( 63) gün kalarak , o dönem yürürlükte olan Yetiştirilmek Amacıyla Yurtdışına Gönderilecek Devlet Memurları
Hakkındaki Yönetmeliğin 21 ve Emniyet Genel Müdürlüğü Yurt İçi-Yurt Dışı Lisansüstü Eğitim ve
Yurt Dışı Kısa Süreli Eğitim Yönergesinin 14/d maddeleri hükümlerine aykırı hareket ederek yurtdışında kalması gerekenden ( 63) gün daha fazla kalarak, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve
Kontrol Kanununun 71’inci maddesinde tanımlandığı şekilde ( 63) gün yabancı para cinsinden kendisine ödenen maaşlar ve her türlü ödenekler toplamı kadar kamuya zarar vererek, … ‘Kamu zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’ hükümleri gereğince kamuya verdiği zararın yasal faizi ile birlikte … kurum değiştiren 4.Sınıf Emniyet eski Müdürü (O dönem
Başkomiser) ’dan TAHSİL EDİLMESİ gerektiği ,..” ifadelerine yer vermek suretiyle, başvuranın diplomasında yer alan tarihi esas alarak borç tahakkuk ettirmiştir . Yani başvuran, Yönergenin anılan hükmü doğrultusunda, eğitiminin bittiği an olarak kabul edilen Mayıs 2006 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak mehil müddetin sonunda görevine başlaması gerekirken, Bakan Olurunda belirtilen tarihlere uyarak yurtdışında fazladan 63 gün kalmış ve bu suretle 5018 sayılı Kanun kapsamında kamunun zararına sebep olmuştur .
13. Baltimore Üniversitesinin başvurana vermiş olduğu doktora diploması, Mayıs 2006 tarihlidir .
İdare, inceleme raporunun hazırlanması ve izleyen tüm işlemlerin ihdasında, bu hususu dikkate almıştır . Ancak borç tahakkukunun dayanağı olan Yönergede, eğitimin bitiş tarihinin belirlenmesi sırasında nelerin gözetileceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır . Dolayısıyla idare, diploma tarihini eğitimin bittiğine ilişkin bir emare olarak kabul etmiştir . Oysaki sınav jürisinin önünde savunulan tezde kimi düzeltmelerin yapılması veya söz konusu teze son halinin verilmesi için belli bir sürenin öğrenciye tanınması usulü, lisansüstü eğitim programlarında uygulanabilmektedir . Böyle bir sürenin ilgilisine verilmesi halinde ise, eğitimin bittiğinden bahsedebilmek mümkün değildir .
14. Bu bağlamda, başvuran, tezini 01/ 08/ 2006 tarihinde ilgili üniversiteye teslim etmiş ve söz konusu üniversite tarafından bu tarih, “ tezin teslim alınma ve onay tarihi ” olarak başvurana iletilen bilgilendirme yazısında belirtilmiştir . Bununla birlikte, başvurana ait diploma tarihi Mayıs 2006 olarak düzenlenmiş olup doktora eğitiminin söz konusu tarihte sona erdiği izlenimi yaratılmıştır .
Üniversitenin kendi iç işleyişi ve uymakla yükümlü olduğu mevzuat hükümleri icabı, söz konusu farklı tarihleri resmi yazılarında kullanması oldukça tabiidir . Burada eleştirilecek husus, kamu zararı gibi önemli sonuçlar doğuracak bir inceleme yapılırken idarenin daha titiz bir çalışma yürütmemiş olmasıdır . Nitekim idare, borç tahakkuku işlemini tesis ederken, yukarıda değinilen ihtimalleri göz önünde tutmadan, başvuranın doktora eğitimini yaptığı üniversiteyle gerekli yazışmaları yapmadan ve detaylı bir inceleme-araştırmada bulunmadan kamu zararına sebep olunduğu kanaatine varmıştır .
15. 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi gereğince, mevzuatta öngörülmeyen bir ödemenin yapılması halinde kamu zararı söz konusu olmaktadır . Bu durumda, kamunun zarara uğratıldığının tespiti vazifesi asli olarak ilgili idareye aittir . Başvuru bakımından değinilecek olursa, Emniyet Genel Müdürlüğü, kamu zararına neden olunduğuna ilişkin inceleme ve araştırmayı gereken özende yapmayarak başvuranı yüklü bir borçla karşı karşıya bırakmıştır . Ayrıca idare, 2006 yılında gerçekleşen ve inceleme raporuna konu olan hususlara ilişkin olarak, başvuranın
5 / 7yurda dönüp görevine başlaması sonrasında herhangi bir çalışma başlatmamıştır . Emniyet Genel
Müdürlüğünün Kurumumuza ilettiği 03/ 2017 tarihli ve sayılı yazıda dile getirilen bu hususla birlikte, idarenin, borç tahakkuku işlemine ilişkin üzerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediği tespit edilmiştir .
16. Borç tahakkuku işlemi sonrasında, başvuran ve idare arasında 659 sayılı Genel Bütçe
Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine
İlişkin Kanun Hükmünde Kararname gereğince sulh anlaşması yapılmıştır . Bu kapsamda, başvurana çıkarılan 5.186,98 $ tutarındaki borcun, yasal faiziyle birlikte, 24 ay taksitle ödenmesi kararlaştırılmıştır . Başvuran, Aralık 2016’da 86,45 $ ve Şubat 2017’de 216,12 $ ödeme yapmıştır .
Sulh anlaşması bağlamındaki hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağı, 659 sayılı KHK’nın
10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yer almakla birlikte, bunun kamu denetçisine başvurma
hakkını ortadan kaldırmayacağı açıktır . Ayrıca sulh olunması, başvuran tarafından diğer haklarının saklı olduğuna dair anlaşmaya kayıt konulması sebebiyle, borcun kabulü olarak değerlendirilemez .
Dolayısıyla ilgili işlemin sulh anlaşmasına konu olması, bu kapsamda idare tarafından herhangi bir düzeltici işlemin yapılmasını engellemeyecektir . Bu bakımdan, yapılan inceleme neticesinde sulh anlaşmasına konu olan borcun, gereken inceleme ve araştırma yapılmaksızın, hukuka uyarlı olmayan bir işlemle belirlendiği tespit edilmiştir .
17. Yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, sulh anlaşmasının temelini teşkil eden borç tahakkuk işleminin geri alınması; bu suretle, varlık sebebini kaybeden sulh anlaşması gereğince başvuran tarafından yapılan ödemelerin, kendisine yasal faiziyle birlikte iadesi; ödeme yapılmayan taksitler gerekçe gösterilerek başlatılacak herhangi bir alacak takibinin durdurulması ve gerekli araştırmanın tekrar yapılarak buna göre işlem tesisi gerekmektedir .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden 18. İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri ” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; 18.1. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın itiraz dilekçesi bakımından Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından süresi içerisinde, gerekçeli bir şekilde işlem tesis edildiği ve buna mukabil yazılı bir cevabın iletildiği; böylece “ kararların gerekçeli olması, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ” ilkelerine riayet edildiği ; ayrıca şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından gerekçeli bir şekilde işlem tesis edildiği; bu bakımdan ise “ kararların gerekçeli olması ” ilkesine uygun davranıldığı anlaşılmıştır .
18.2. Ancak Genel Müdürlüğün başvurana iletmiş olduğu cevap yazısında idarenin bu kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından, “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilerek bahse konu ilkeye uygun davranılması önerilmektedir .
6 / 7VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
19. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Sulh anlaşması bağlamındaki hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağı, 659 sayılı KHK’nın
10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yer almakla birlikte, bunun kamu denetçisine başvurma
hakkını ortadan kaldırmayacağı değerlendirilerek, yapılan inceleme neticesinde sulh anlaşmasına konu olan borcun, gereken inceleme ve araştırma yapılmaksızın, hukuka uyarlı olmayan bir işlemle belirlenmesinin tespiti üzerine BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Sulh anlaşmasının temelini teşkil eden borç tahakkuk işleminin geri alınması; bu suretle, varlık sebebini kaybeden sulh anlaşması gereğince başvuran tarafından yapılan ödemelerin, kendisine yasal faiziyle birlikte iadesi; ödeme yapılmayan taksitler gerekçe gösterilerek başlatılacak herhangi bir alacak takibinin durdurulması ve gerekli araştırmanın tekrar yapılarak buna göre işlem tesisi hususunda, EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYE KARARI VERİLMESİNE,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek
işlem ya da tavsiye edilen çözümün, Emniyet Genel Müdürlüğünce uygulanabilir nitelikte görülmemesi halinde gerekçesinin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi