|
ÖZET: Başvuran, Bursa’nın Gemlik ilçesinde bir arsa payına sahip olduğunu ve bu alanda bina inşası için müteahhit ile bir sözleşme yaptığını belirtmiştir. Sözleşmeye göre, tapu masraflarının müteahhit tarafından karşılanması gerektiği ifade edilmiştir. Ancak, müteahhitin daireyi düşük bir bedelle satması sonucu, başvuranın üzerine cezalı bir borç tahakkuk ettirilmiştir. Başvuran, bu durumu Gemlik Vergi Dairesi’ne iletmesine rağmen talebi reddedilmiştir.
İlgili idare, başvuruya ilişkin gerekli belgeleri talep etmiş ve yapılan incelemelerde, taşınmazın devri sırasında gösterilen bedelin gerçek durumu yansıtmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvuranın hem alıcı hem de satıcı olarak tapu harcından sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın sözleşme gereği harç ödemesinin müteahhitin sorumluluğunda olduğu iddiası, hukuki düzenlemelerle çelişmektedir. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi yönünde bir karar verilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir. İdarenin, başvuruya kısa sürede yanıt vermesi ve kararın gerekçeli olması gibi iyi yönetim ilkelerine uyduğu tespit edilmiştir; ancak kararın itiraz yollarının belirtilmemesi, bu ilkeye uygunluk açısından eksiklik olarak değerlendirilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 15267-15267 |sayi|36311982-101.07.05-E.36311982-101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2017/8451 2017/ 8451
KARAR TARİHİ : 05/12/2017 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Gemlik Vergi Dairesi Müdürlüğü
BAŞVURUNUN KONUSU : Tapu harcından kaynaklı borç tahakkuku işlemi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 01/07/2017 1.7.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Bursa İli, Gemlik İlçesinde bir arsa payına malik olduğunu ve bu alanda bina yapılması için noter huzurunda gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini; söz konusu sözleşmede ilgili müteahhit ’nın masraflardan sorumlu tutulduğunu; bu sorumluluğun kapsamında, tapu masraflarının da yer aldığını; müteahhit tarafından bir dairenin satılması sırasında, bedelin düşük gösterilmesinden dolayı tarafına cezalı tarhiyat yapılarak borç tahakkuk ettirildiğini; oysaki sözleşme gereği söz konusu borcun muhatabının kendisi olmadığını; bu hususları Gemlik Vergi Dairesi Müdürlüğüne CİMER vasıtasıyla iletmesine rağmen 21/ 06/ 2017 tarihli ve sayılı yazıyla isteminin reddedildiğini iddia ederek, tesis edilen borç tahakkuku işleminin ortadan kaldırılmasını talep etmiştir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. 27/ 07/ 2017 tarihli ve E. , E. sayılı yazılarla Gelir İdaresi Başkanlığı ile Tapu ve
Kadastro Genel Müdürlüğünden başvuruya ilişkin bilgi-belge talep edilmiştir . Bu kapsamda, Gelir İdaresi Başkanlığı 17/ 08/ 2017 tarihli ve E. sayılı cevabi yazıyı, Tapu ve Kadastro
Genel Müdürlüğü ise, 24/ 08/ 2017 tarihli ve E. sayılı cevabi yazıyı Kurumumuza iletmiştir .
1 / 63. Gelir İdaresi Başkanlığının anılan yazısı ve eklerinde özetle,
3.1. Başvuruya konu taşınmazın, ’nun mülkiyetindeyken ’e devredildiği; bu işlem sırasında, gayrimenkul devir bedelinin 7.900 TL olarak gösterildiği; ancak
Yeşil Vergi Dairesi Müdürlüğünce yapılan araştırma üzerine, ’in 70.000 TL lik konut kredisi kullandığının tespit edildiği; yani kayıtlarda geçen devir bedelinin gerçek durumu yansıtmadığı; dolayısıyla 62.100 TL lik bir matrah farkı oluştuğu; 3.2. 492 sayılı Kanun gereğince, tapu harcı tarhiyatının alıcı ve satıcı adına yapılması gerektiği; bu kapsamda, başvuranı da içine alan şekilde hem yeni harç tarhiyatı yapıldığı hem de %25 oranında vergi ziyaı cezasının kesildiği; 3.3. Başvuranın iddia ettiği gibi taraflar arasında yapılan sözleşmede mükellefiyete ilişkin düzenlemelerin vergi ve harç uygulamasını etkilemeyeceği; bu hususun, 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında hükme bağlandığı hususları Kurumumuza iletilmiştir .
4. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün anılan yazısı ve eklerinde özetle, 4.1. Bursa İli, Gemlik İlçesi, Orhaniye Mahallesinde başvuran adına kayıtlı ada, no lu parselin, başka malikler adına kayıtlı no lu parsellerle birleştirildiği ve no lu parsel olarak belirlendiği; 4.2. Söz konusu parselde, A ve B bloktan oluşan 24 bağımsız bölümün kat irtifakının kurulduğu; başvuruya konu taşınmazın, A Blok no lu mesken olduğu ve buranın 01/ 08/ 2011 tarihli ve sayılı işlem ile ’e 7.900 TL karşılığında satıldığı; satışın, Kartal 9. Noterliğinde verilen vekâletname doğrultusunda, başvuran adına tarafından gerçekleştirildiği; bu işlem için toplam 260,70 TL lik tapu harcı tahsil edildiği; 4.3. Alıcı ve satıcıdan tapu harcı bedeli alınmadan işlem yapılmasının mümkün olmadığı ve tarafların aralarındaki sözleşmelerin idarelerini bağlamadığı hususlarına değinilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı ” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “ Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler ” hükmü yer almaktadır .
6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi ” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir ” hükmü yer almaktadır .
2 / 67. 492 sayılı Harçlar Kanununun “Mevzuu ” başlıklı 57 nci maddesinde; “ Tapu ve kadastro
işlemlerinden bu kanuna bağlı ( 4) sayılı tarifede yazılı olanları, tapu ve kadastro harclarına tabidir ” hükmü bulunmaktadır .
7.1. 492 sayılı Kanunun “Mükellef ” başlıklı 58 inci maddesi; “ Tapu ve kadastro harçlarını kanuna ekli tarifede belirtilen kişiler; tarifede belirtilmeyen işlemlerde taraflar aksini kararlaştırmamış ise, aşağıda yazılı kişiler ödemekle mükelleftir .
a) Mülkiyet ve mülkiyetten gayrı ayni hakları iktisap edenler, (İktisap eden kişiler birden fazla ise harcları hisseleri oranınca öderler)
b) İpotek tesisinde ipoteği tesis edenler, c) Kadastro işlerinde adlarına tescil yapılanlar, d) Miras sebebiyle çıplak mülkiyetin mirasçı adına tescilinde, çıplak mülkiyet sahibi olanlar, e) Rücülarda rücü eden taraf, f) Bunlar dışında kalan işlemlerde lehine işlem yapılmış olanlar ” hükmünü haizdir .
7.2. 492 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ise; “ Gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu ve kadastro harcı, emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanır .
Tapuda yapılan işlemden sonra, emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerinden harç ödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi halinde, aradaki farka isabet eden harç ikmalen veya re’sen tarh edilir . Bu suretle tarh edilecek tapu ve kadastro harcı için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan vergi ziyaı cezası %
25 nispetinde uygulanır . Takdir komisyonu kararlarına istinaden bu fıkra uyarınca tarhiyat
yapılamaz ” şeklinde düzenlenmiştir .
7.3. 492 sayılı Kanuna bağlı ( 4) Sayılı Tarifenin “I-Tapu İşlemleri ” başlığındaki 20 nci
maddenin (a) bendi şu şekilde düzenlenmiştir :
Uygulanan Miktar Kanunla Getirilen Miktar
Gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap (Binde 20) Binde 10 bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden (cebrî icra ve şüyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlaklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alan için ayrı ayrı,…
3 / 6uygulanır .
8. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrası; “ Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır ” hükmünü haizdir .
8.1. 213 sayılı Kanunun “Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat ” başlıklı 3 üncü maddesinin (A) bendinde; “ Vergi kanunlarının uygulanması : Bu Kanunda kullanılan ‘Vergi Kanunu’ tabiri işbu
Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder ” hükmüne yer verilmiştir .
8.2. 213 sayılı Kanunun “Mükellef ve vergi sorumlusu ” başlıklı 8 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ise, “ Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişidir .
…
Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz ” şeklinde düzenlenmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “ Ret Karar Önerisi ” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 10. Başvuru, satım sırasında bedelin düşük gösterilmesinden dolayı ek tapu harcı tahakkuk ettirilmesi ve vergi ziyaı cezası verilmesine ilişkindir .
11. 492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesi, ilgili tarifede yazılı olan tapu ve kadastro işlemleri için harç yükümlülüğü öngörmüştür . Bu harcın mükellefi ise, yine ilgili tarifede işaret edilenler ile aksi kararlaştırılmadığı müddetçe Kanunun 58 inci maddesinde sayma usulüyle belirlenenlerdir .
Tapu harcının ödenmesini hüküm altına alan ve mükellefleri tayin eden bu düzenlemelerin ortak özelliği ise, Kanuna ekli olan ( 4) sayılı tarifeye göndermede bulunmuş olmalarıdır .
12. Söz konusu tarife, hem harç alınacak tapu işlemlerini hem mükelleflerini hem de uygulanacak harç miktarını ortaya koymaktadır . Başvuru bakımından tarifenin önemi ise, “ Tapu İşlemleri ” başlığı altındaki 20 nci maddenin (a) bendinde yer alan düzenlemeden kaynaklanmaktadır . Buna göre, taşınmazın ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümleri bağlamında devredilmesi halinde, beyan edilen devir bedelinden az olmamak üzere, emlak vergisi değeri üzerinden devir eden ve devir alandan ayrı ayrı tapu harcı alınacaktır . Dolayısıyla başvuranın
4 / 6sahibi olduğu bir taşınmazın devri halinde de, hem kendisi hem de diğer taraf bakımından söz
konusu harcın tahakkuk edeceği muhakkaktır . Zaten başvuruya konu Bursa İli, Gemlik İlçesi, Orhaniye Mahallesi, 653 ada, 204 parselde bulunan yapının 8 no lu bağımsız bölümünün satımı üzerine de tapu harcı tahakkuk etmiş olup gereken tahsil işlemi yapılmıştır . Ancak devir bedelinin gerçeği yansıtmadığının tespiti üzerine, ilerleyen süreçte 492 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi bağlamında vergi ziyaı cezası kesilmiş ve ek tapu harcı başvurandan talep edilmiştir .
13. Başvuran ise, sözleşme gereğince harcın ödenmesinin müteahhidin sorumluluğunda olduğunu iddia ederek borcu kabul etmemektedir . Oysaki taraflar arasında oluşan mutabakatın başvuruya konu tapu harcı bakımından bir önemi bulunmamaktadır . Zira tapu harcına ilişkin mükellefiyet doğrudan kanuni düzenlemelere konu olmuş ve taraf iradelerinin serbestçe belirleyebileceği bir konu olmaktan çıkarılmıştır . Nitekim Harçlar Kanunu bağlamında da uygulama alanı bulan ve bu suretle harçları da ilgilendiren 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 8 inci maddesi, bu hususu açık bir biçimde ortaya koymuştur . Anılan maddenin üçüncü fıkrasında yer alan, “ Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz ” hükmüyle, mükellefiyete ilişkin esasların asıl kaynağının, kanuni düzenlemeler olduğu belirtilmiştir . Bu bağlamda, başvuranın sahibi olduğu taşınmazın devredilmesi sonrasında, tapu harcından ilgili vekilin sorumlu olacağına ilişkin bir değerlendirme yapılamayacaktır . Yani başvuranın, 01/ 08/ 2011 tarihinde Serap Esen Certeler ’e vekâlet yoluyla sattığı taşınmaza ilişkin tahakkuk ettirilen ek tapu harcını ödemesi gerektiği hususunda bir beis bulunmamaktadır . Bununla birlikte, başvuran ile vekalet verilen arasındaki ilişkiden doğabilecek talep hakkının, varlığını sürdürmekte olduğu söylenebilecektir . Ancak bu durum, tarafların inisiyatifindeki özel hukuk alanını ilgilendirmekte olup tapu harcının ilgili idareye ödenmesini engellememektedir .
14. Ayrıca vergi dairesi müdürlüklerinin tespitiyle, 7.900 TL olarak beyan edilen devir bedelinin, gerçek durumu yansıtmadığı ortaya çıkarılmıştır . Bu durum, beyan edilen devir bedelinin gerçek durumu yansıtmaması sonucunu doğurmaktadır . 492 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin dördüncü fıkrası da, anılan hallerde vergi ziyaı cezasına hükmedileceğini belirtmektedir . Dolayısıyla mükellefe yönelecek olan vergi ziyaı cezasının başvuran hakkında gündeme gelmesinde, herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır .
15. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tapu harcına ilişkin ek tahakkuk ile %25 lik vergi ziyaı cezası işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden 16. İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri ” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; 16.1. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde, başvuru konusuyla ilgili olarak başvurana kısa sürede idare tarafından cevap verildiği; bu suretle “makul sürede karar
5 / 6verme, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ” ilkelerine uygun
davranıldığı tespit edilmiştir . Ancak başvurana iletilmiş olan yazıda idarenin bu kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından, “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilerek bahse konu ilkeye uygun davranılması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Bursa Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİ;
Ret Kararının BAŞVURANA ve GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi