|
ÖZET: Başvuru, 2018/3365 numarasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılmış olup, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı’na verilen bir ihbar dilekçesi sonucunda ödenmesi beklenen ihbar ikramiyesi ile ilgilidir. Şikayetçi, Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan gelen yanıtta, mükelleflerin vergi borçlarını 6736 sayılı yasa kapsamında taksitlendirdiği ve bu süreçte ihbar ikramiyesinin ödenmesi için gerekli belgelerin beklenildiği belirtilmiştir. Ancak, şikayetçi, ihbar ikramiyesinin henüz ödenmediğini ve ödeme tarihinin bildirilmediğini ifade etmektedir.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın açıklamalarına göre, ihbar ikramiyesinin ödenebilmesi için vergi ve cezanın kesinleşmesi gerekmektedir. İlgili mükellefler, vergi ihbarnamelerine itirazda bulunmuş ve mahkeme kararları idare lehine sonuçlanmıştır. Bu süreçte, mükelleflerin taksit ödemeleri gerçekleştikçe, ihbar ikramiyesi ödemeleri de yapılacaktır. İdare, ihbar ikramiyesi ödemeleri için herhangi bir süre kısıtlaması olmadığını belirtmektedir. Sonuç olarak, şikayetçinin talebi, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın ihbar ikramiyesi ödemeleriyle ilgili işlemlerinde herhangi bir ihmal veya hukuka aykırılık tespit edilmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. İdarelerin işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve şikayetçinin mağduriyetine dair bir durumun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
BAŞVURU NO : 2018/3365 2018/ 3365
KARAR TARİHİ : 14/09/2018 06/09/201806/09/2018|tarih|
RET KARAR ÖNERİSİ ,
Adres :
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Gelir İdaresi Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : İhbar ikramiyesinin ödenmesi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 16/03/2018 16.3.2018
I.ŞİKAYETÇİNİN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Şikâyetçi şikâyet başvurusunda, 1.1.Denizli Vergi Dairesi Başkanlığına ihbar dilekçesi verdiğini, 1.2.Bu ihbar dilekçesi sonucunda tahakkuk eden ihbar ikramiyesinin ödenmesi ile ilgili olarak daha önce Kurumumuza başvuru yaptığını, 1.3.Yapılan bu başvuru sonrasında Gelir İdaresi Başkanlığının Kamu Denetçiliği Kurumu’na göndermiş olduğu yazının “İhbar ikramiyesinin ödenmesine ilişkin olarak ihbara söz konusu mükelleflerin, 6736 sayılı yasanın 3 üncü maddesinden faydalanarak vergi ceza borcunu 18 taksit halinde taksitlendirmiş olduğunu, tahsilata ilişkin belgelerin Başkanlığınıza ulaştıkça tahsil edilen tutar üzerinden ihbar ikramiye ödemesinin ivedilikle yapılacağı” şeklinde olduğunu, 1.4.Gelir İdaresi Başkanlığının tarafına ulaşan yazısının ”Kamu Denetçiliği Kurumuna yapmış olduğunuz ilgide kayıtlı başvurunuza ilişkin olarak 15/ 08/ 2017 tarih ve sayılı yazımızla kat’i tahakkuk eden vergi ve cezanın tamamlanan kısmına ilişkin olarak Denizli Vergi Dairesi
Başkanlığından “İhbar Sonucu Tespiti ve İkramiye Hesap Çizelgelerinin” düzenlenerek
Başkanlığımıza gönderilmesi istenilmiş olup, söz konusu çizelgelerin Başkanlığımıza ulaşması halinde ihbar ikramiye ödemenize ilişkin işlemler ivedilikle tesis edilecektir .” şeklinde olduğunu, belirtmektedir .
1 / 92.Şikâyetçi şikâyet başvurusunda,
2.1.İhbara söz konusu mükelleflerin taksit ödemelerini yaptığını, 2.2.Taksitlere tahakkuk eden ikramiye ödemesinin yapılmadığını, 2.3.Ödeme tarihine ilişkin bir bilgide verilmediğini, iddia etmektedir .
3.Şikâyetçi şikâyet başvurusunda, 3.1.Söz konusu ihbar ikramiyelerinin ödenmesini, 3.2.Ödeme tarihinin tarafına bildirilmesini, talep etmektedir .
II.İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
4.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazının tetkikinden özetle; 4.1.Söz konusu başvurunun alındığı tarih itibariyle ihbarına istinaden
Başkanlığımızda bekleyen herhangi bir idari işlem bulunmadığı, 4.2.…Ltd . Şti ile ilgili … tarihli … sayılı Görüş ve Öneri Raporu düzenlendiği, söz konusu rapora istinaden kat’i tahakkuk eden vergi ve ceza miktarının tamamı olan 8.918 TL ihbar ikramiyesi
Denizli Vergi Dairesi Başkanlığına gönderilmiş ve söz konusu ihbar ikramiye tutarından Veraset ve
İntikal Vergisi ve Damga Vergisi kesintisi yapılarak 4.954,00 TL ile 2.541,00 TL olarak ödeme yapıldığı, 4.3.…Ltd . Şti . ile ilgili … tarihli ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu düzenlendiği, söz konusu
Rapora istinaden ise, 1905 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kat’i tahakkuk eden vergi miktarı üzerinden 45.509,00.TL ihbar ikramiyesi tutarından Veraset ve İntikal Vergisi ve Damga Vergisi kesintisi yapılarak 37.884,12 TL olarak ödeme yapıldığı, 4.4.Kat’i tahakkuk eden verginin kısmi tahsilatından 18.651,99 TL ihbar ikramiyesi ödenmek üzere
Denizli Vergi Dairesi Başkanlığına gönderildiği, Veraset ve İntikal Vergisi ve Damga Vergisi kesintisi yapıldıktan sonra ödeme yapıldığı, 4.5.Kat’i tahakkuk eden verginin kısmi tahsilatından 21.478,34 TL ihbar ikramiyesi ödenmek üzere
Denizli Vergi Dairesi Başkanlığına gönderildiği, 4.6.…Ltd . Şti . hakkındaki ihbara istinaden… tarihli ve… sayılı Görüş ve Öneri Raporu düzenlendiği, söz konusu rapora istinaden kat’i tahakkuk eden vergi miktarı üzerinden 47.968,00 TL ihbar ikramiyesi ödeneği, şahsa ödenmek üzere Denizli Vergi Dairesi Başkanlığına gönderildiği, 4.7.Kat’i tahakkuk eden verginin kısmi tahsilatından 21.409,93 TL ihbar ikramiyesi ödenmek üzere
Denizli Vergi Dairesi Başkanlığına gönderildiği, Veraset ve İntikal Vergisi ve Damga Vergisi kesintisi
2 / 9yapıldıktan sonra ödeme yapıldığı,
4.8.Yine kat’i tahakkuk eden verginin kısmi tahsilatından 22.227,17 TL ihbar ikramiyesi ödenmek üzere Denizli Vergi Dairesi Başkanlığına gönderildiği, 4.9.İlgili mükellefler için tahsilat işlemleri tamamlandıkça Denizli Vergi Dairesi Başkanlığından ihbar tespiti ve hesap çizelgelerinin alınması halinde Başkanlığımızca ivedi olarak işlem yapılacağı, 4.10.İhbar ikramiyesi ödemelerine süre kısıtı bulunmadığı, 4.11.Bunun yanında ihbar ikramiye ödemesinin yapılabilmesi için tarhiyatı yapılan vergi ve cezanın kat’ i tahakkuk etmesi yani kesinleşmesi gerektiği, 4.12.Bir tarhiyatın kesinleşmesi, tarhiyata karşı mükellefin yasalar ile kendisine tanınan hakları (dava açma gibi tüm yargı yollarını, uzlaşma veya cezada indirim talep etme veya 4811, 5811, 6111, 6736, 7020 sayılı Kanunlardan yararlanma gibi) kullanmasına veya kullanmamasına bağlı olarak farklı şekillerde gerçekleştiği, 4.13.Söz konusu firmaların, adına kesilen vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı dava açması sebebiyle kat’ i tahakkuk oluşması beklendiği, 4.14.Yukarıda bahsi geçen …Ltd . Şti . ile …Ltd . Şti . adlarına kesilen vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı Denizli Vergi Mahkemesi nezdinde dava açtığı, mahkeme kararlarının Başkanlık lehine sonuçlandığı, 4.15.Bunun üzerine söz konusu firmalar 6736 sayılı Yasanın 3 üncü maddesinden faydalanarak vergi ve ceza borcunu 18 taksit halinde yapılandırdıklarını ve bu aşamada taksitlerini ödedikçe, tahsilata ilişkin bilgiler Başkanlığa ulaştıkça tahsil edilen tutar üzerinden de ihbar ikramiyesi ödemesi ivedilikle yapılacağı, 4.16.Vergi İhbar İkramiyesi ödemesi 1905 sayılı Kanunun 6 ncı madde hükmüne göre yapılmakta olduğu, 4.17.İhbar ikramiyesi ödenebilmesi için; ihbarcının ihbar ettiği konu hakkında vergi kayıp ve kaçağının vergi inceleme raporları ile tespit edilmesi ve buna göre tarh edilen vergi ve cezaların kat’i tahakkuk etmesi ve matrah farkı ile ihbar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığını belirten bir görüş raporunun düzenlenmesi ve bu görüş raporunda muhbire ihbar ikramiyesi ödeneceğinin belirtilmesi gerektiği, 4.18.Ayrıca, Başkanlık tarafından çıkarılan 11/ 07/ 1974 tarih ve 2480532- 1/ 794 sayılı Genel Yazının
“B-İhbar Konularında Aranacak Şartlar” bölümünde, “Bir muhbir tarafından, herhangi bir mükellef hakkında vergi kaçakçılığına ilişkin olarak yapılan ihbarın, müşahhas olaylara ve delillere dayanması gereklidir . Bir başka deyimle, ihbar konularının vergi incelemesi sonunda bulunan matrah farkları ile illiyeti aranmalıdır . Yoksa, herhangi bir mükellef hakkında vergi kaçakçılığı yaptığı yolunda ihbarda bulunup, verginin hangi şekilde kaçırıldığının açıklanmaması, müşahhas olaylar gösterilmemesi ve deliller verilmemesi halleriyle muhbire ikramiye ödenmesine imkan bulunmamaktadır .” hükmü yer aldığı, 4.19.Yukarıda da açıklandığı gibi; 1905 sayılı Kanun ve Başkanlık tarafından yayınlanan Genel Yazı çerçevesinde muhbire ihbar ikramiyesi verilebilmesi için,
3 / 94.19.1.İdarenin ıttılaı haricinde kalmış hususların ihbar edilmesi,
4.19.2.İhbarın somut bilgi ve belgelere dayanması, 4.19.3.İhbar üzerine inceleme yapılması, 4.19.4.Yapılan inceleme sonucu bir vergi matrahı veya matrah farkının tespit edilmesi, 4.19.5.Bulunan matrah veya matrah farkı ile ihbar konusu arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığını belirten bir görüş raporu düzenlenmesi, 4.19.6.Bu görüş raporunda muhbire ihbar ikramiyesi ödeneceğinin belirtilmesi, gerektiği, 4.20.Buna göre; ihbara konu başvuruya ilişkin işlemlerin yasal dayanağı olan 1905 sayılı Kanun hükümleri ile 11/ 07/ 1974 tarihli ve 2480532- 1/ 794 sayılı Genel Yazıda yer alan açıklamalara yukarıda yer verildiği, 4.21.Söz konusu bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 5 inci maddesinde yer alan mahremiyet hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, belirtilmiştir .
III.İLGİLİ MEVZUAT
5.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .”,
6.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinde; “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir” ,
7.3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun “Dilekçe hakkı ” başlıklı 3 üncü
maddesinde; “Türk vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler .”,
8.4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun, “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü
maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” , “ Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 nci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler …”, “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler . Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları
4 / 9belirtilir .”,
9.1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval İle Bunların İntifa Hakları ve Daimi Vergilerin
Mektumatı Muhbirlerine Verilecek İkramiye Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde; “Bina, arazi ve arsalardan tahrir harici kalanlar ile kazanç, hayvanlar, veraset ve intikal, muamele, dahili istihlak ve damga gibi daimi vergilerden yanlış beyanname vermek veya çift defter tutmak veya sair suretlerle ketmedilmiş olanları haber verenlere tahakkuk edecek vergi ve misil cezaları mecmuu
üzerinden aşağıdaki nispetler dahilinde ikramiye verilir :
500 liraya kadar yüzde 15
5.000 liraya kadar, 500 liradan yukarı olan kısım için ” 30
15.000 liraya kadar, 5.000 liradan yukarı olan kısım için ” 20
15.000 liradan yukarı olan kısım için ” 10
Bu nispetlere göre hesap olunacak ikramiyenin üçte biri verginin kati surette tahakkukunda ve üçte ikisi verginin tahsili akabinde verilir . Muhbirleri mevcut olupta tahakkuk muamelesi henüz intaç edilmemiş olan bu kabil mektumların muhbirlerine dahi işbu maddenin hükümlerine göre ikramiye verilir . …”,
10.213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Maksat” başlıklı 134 üncü maddesinde; “Vergi
incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır .”, “İncelemede uyulacak esaslar” başlıklı 140 ıncı maddesinde; “Vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme sırasında aşağıdaki esaslara uymaya mecburdurlar : 1. İncelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan evvel açık olarak izah ederler; 2. Vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana verirler . Ayrıca, tutanağın bir örneğini bağlı olduğu birime, diğer örneğini de ilgili vergi dairesine gönderirler . …”,
11.6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun “Kesinleşmiş
alacaklar “ başlıklı 2 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; “Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih dâhil); a)Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer ’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın… tahsilinden vazgeçilir .”, “İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler” başlıklı 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; “ Bu
Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edilir . Bu işlemlerin bu tutara gecikme faizi yerine bu tamamlanmasından sonra tarh edilen vergilerin %50’si ile
Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın
%25’inin; ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının %50’sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın
%75’inin, vergilere bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilir .” aynı maddenin 8 inci fıkrasında; “Bu madde uygulamasında incelemeye başlama tarihi, 213 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesine göre tayin olunur .”, “Matrah ve vergi artırımı” başlıklı 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; “Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını artırdıkları takdirde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu
5 / 9yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz . …”,
hükümlerine amirdir .
IV.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A.Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12.Şikâyetçinin dilekçe ve ekleri incelendiğinde, özet olarak şikâyetçi tarafından Denizli Vergi
Dairesi Başkanlığına verilen ihbar dilekçesine istinaden ihbar ikramiyesi ödemesinin henüz gerçekleştirilmediği iddia edilerek ihbar ikramiyesinin ödenmesi ile ikramiye ödeme tarihinin bildirilmesini talep ettiği tespit edilmiştir .
13.Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevap ve ekleri tetkik edildiğinde, şikâyetçinin ihbar dilekçesi verdiği firmalar hakkında Görüş ve Öneri Raporu düzenlendiği, söz konusu rapora istinaden kat’i tahakkuk eden vergi ve ceza miktarı ihbar ikramiyesi Denizli Vergi
Dairesi Başkanlığına gönderildiği, ihbar ikramiye tutarından Veraset ve İntikal Vergisi ve Damga
Vergisi kesintisi yapılarak ödeme yapıldığı, ilgili mükellefler için tahsilat işlemleri tamamlandıkça
Denizli Vergi Dairesi Başkanlığından ihbar tespiti ve hesap çizelgelerinin alınması halinde
Başkanlığımızca ivedi olarak işlem yapılacağı, i hbar ikramiyesi ödemelerine süre kısıtı bulunmadığı, bunun yanında ihbar ikramiye ödemesinin yapılabilmesi için tarhiyatı yapılan vergi ve cezanın kat’ i tahakkuk etmesi yani kesinleşmesi gerektiği, bir tarhiyatın kesinleşmesi, tarhiyata karşı mükellefin yasalar ile kendisine tanınan hakları (dava açma gibi tüm yargı yollarını, uzlaşma veya cezada indirim talep etme veya 4811, 5811, 6111, 6736, 7020 sayılı Kanunlardan yararlanma gibi)
kullanmasına veya kullanmamasına bağlı olarak farklı şekillerde gerçekleştiği, söz konusu firmaların, adına kesilen vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı dava açması sebebiyle kat’ i tahakkuk oluşması beklendiği, ilgili mükelleflerin adlarına kesilen vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı Denizli
Vergi Mahkemesi nezdinde dava açtığı, mahkeme kararlarının Başkanlık lehine sonuçlandığı, bunun üzerine söz konusu firmalar 6736 sayılı Yasanın 3 üncü maddesinden faydalanarak vergi ve ceza borcunu 18 taksit halinde yapılandırdıklarını ve bu aşamada taksitlerini ödedikçe, tahsilata ilişkin bilgiler Başkanlığa ulaştıkça tahsil edilen tutar üzerinden de ihbar ikramiyesi ödemesi ivedilikle yapılacağı anlaşılmıştır .
14.1905 sayılı Kanun, vergi kayıp ve kaçağının vergi idaresine haber verilmesi halinde, bu haber
sonucuna göre kesinleşecek vergi ve cezalara uygulanacak belirli nispetlerdeki ikramiyenin muhbire verilmesini öngörmekte olup; Kanun ile vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi amaçlanmaktadır .
15. 1905 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ihbar ikramiyesi ödenebilmesi için ikramiyenin üçte biri verginin kati surette tahakkuk etmesi ve üçte ikisi verginin tahsil edilmesi şartına tabidir .
16.Yukarıda da değinildiği üzere ihbar edilen mükelleflerin 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanıp vergi ve ceza borçlarını 18 taksit şeklinde yapılandırmıştır .
17.Yapılandırılan bu taksitler ödendikçe ihbar ikramiyesinin ödenecektir .
18.Danıştay 3. Dairesinin 28/ 052014 tarih ve E:2011 / 4670, K :2014 / 2492 sayılı kararında ;”…Mersin Serbest Bölgesinde faaliyet gösterin bir kısım firmaların vergi kayıp ve kaçağına yol açtıklarını ihbar eden davacının, tarafına ihbar ikramiyesi ödenmesi ve ihbar ikramiyesi görüş raporunun tebliğ edilmesi yolundaki başvuru üzerine, hakkında incelemesi tamamlanan şirketler adına tahakkuk eden vergi tutarı üzerinden hesaplanan ikramiye tutarının
6 / 91/ 3’ü olan 2.645,00 TL’nin Muhasebe Müdürlüğüne gönderildiği, tahsilat işlemleri
tamamlandığında ikramiyenin kalan kısmının ödeneceği, vergi mahremiyeti nedeniyle raporun tebliğ edilemeyeceğine dair 24/ 11/ 2008 tarih ve sayılı işlemin iptaliyle inceleme raporları getirtilerek hesaplanacak ihbar ikramiyesi tutarının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle dava açılmıştır .
19.Kararın devamında, “Ankara 5. Vergi Mahkemesi 31/ 12/ 2010 gün ve E :2009 / 1104, K:2011 / 1729 sayılı kararıyla; 1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emvaliyle Bunların İntifa
Haklarının ve Daimi Vergilerin Mektumlarını Haber Verenlere Verilecek İkramiye Hakkında
Kanunun 6’ncı maddesinde, bina arazi ve arsalardan tahrir harici kalanlarla kazanç, hayvanlar, veraset ve intikal, muamele, dahili istihlak ve damga vergisi gibi daimi vergilerden yanlış beyanname vermek veya çift defter tutmak veya sair suretlerle ketmedilmiş olanları haber verenlere tahakkuk edecek vergi ve misil cezaları mecmuu üzerinden maddede belirtilen nispetler dahilinde ikramiye verileceğinin hükme bağlandığı, davacının ihbarda bulunduğu mükelleflerden dördü hakkında, ihbar dilekçesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılan inceleme sonucu tahakkuk ettirilen vergi ve cezaların toplam tutarının 270.464,57 TL olduğu anlaşılmış olup, bu rakamlara göre 1905 sayılı Kanun uyarınca 28.971,45 TL ihbar ikramiyesi hesaplandığı, anılan
Yasa gereği bu tutarın 1/ 3’ü olan 9.657,15 TL davacıya ödenmesi gerektiğinden dava konusu işlemin noksan hesaplanan ihbar ikramiyesine yönelik kısmında hukuka uygunluk görülmediği, vergi mükelleflerine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri içeren ihbar ikramiyesi görüş raporunun tebliğ edilmemesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112 inci maddesinde belirtilen şartlar gerçekleşmediğinden yasal faize hükmedilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin ihbar ikramiyesi tutarına ilişkin kısmını iptal etmiş, ihbar ikramiyesi raporunun tebliğ edilemeyeceğine ilişkin kısmıyla yasal faiz istemi yönünden davayı reddetmiştir .
20.Kararın devamında, “Davacı tarafından; ihbar ikramiyesi tutarının doğru hesaplanıp hesaplanmadığının tespiti açısından, ihbar ikramiyesi görüş raporunun tebliğ edilmesi gerektiği, yasal faiz hakkı bulunduğu, aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, davalı idare tarafından ise, ihbar ikramiyesi tutarının hesabında ceza miktarının dahil edilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir…
21.Kararın devamında, “…Hüküm veren Danıştay 3 üncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanununun 17 nci maddesinin 2 nci fıkrası hükmü uyarınca temyizen incelenen dosyalarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay’ın kararına bağlı olup, temyiz isteminde bulunan davacının duruşma talebinin yerine getirilmesine gerek bulunmadığı sonucuna varıldığından…
Temyiz istemlerine konu yapılan vergi mahkemesi kararının; dava konusu işlemin, noksan hesaplanan ihbar ikramiyesine ilişkin kısmının iptali, 1905 sayılı Yasa uyarınca hesaplanan tutarın davacıya ödenmesine ilişkin hüküm fıkralarıyla işlemin, ihbar ikramiyesi raporunun tebliğ edilemeyeceği kısmı yönünden davanın reddi ve davacı aleyhine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkraları aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun görülmüştür . İdareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasanın 125 inci maddesinin son fıkrası; yargı yeri kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsamaktadır .
İadesi gereken tutar yönünden vergi idaresiyle davacı arasındaki ilişki, iadenin yargı kararıyla hüküm altına alınması nedeniyle yönetilen idare ilişkisi olmaktan çıkarak, bir borç ilişkisine dönüşmüştür . Dolayısıyla bu ilişkinin borçlusu tarafından alacaklısına, paranın tasarrufundan yoksun kalınan süre için; Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde hangi oranda faiz ödeneceğini düzenleyen 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin
Kanun hükümlerine göre faiz ödenmesi gerekmektedir .
7 / 922.Kararın devamında, “Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 22/ 4/ 2011 gün ve E :2009 / 449,
K:2011 / 166 sayılı kararı da bu yönde olup, Vergi Mahkemesince verilen kararının yasal faiz yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir . Açıklanan nedenlerle, davalı idare temyiz isteminin reddi, davacı temyiz isteminin ise kısmen reddiyle Ankara 5 inci Vergi
Mahkemesinin 31/ 12/ 2010 gün ve E :2009 / 1104, K:2011 / 1729 sayılı kararının, dava konusu işlemin, noksan hesaplanan ihbar ikramiyesine ilişkin kısmının iptali, 1905 sayılı Yasa uyarınca hesaplanan tutarın davacıya ödenmesine ilişkin hüküm fıkralarıyla işlemin, ihbar ikramiyesi raporunun tebliğ edilemeyeceği kısmı yönünden davanın reddi ve davacı aleyhine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkralarının onanmasına, yasal faiz istemi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına karşı davacı temyiz isteminin kabulüyle kararın değinilen hüküm fıkrasının bozulmasına, davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı ( 3) sayılı Tarife uyarınca 52,40 TL maktu harç alınmasına, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 28/ 05/ 2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi…” hükmüne yer verilmiştir .
23.Danıştay 3. Dairesinin 16/ 02/ 2011 tarih ve E:2009 / 837, K :2011 / 521 sayılı kararında ;
“…İhbar ikramiyesi ödenmesi istemiyle 28/ 04/ 2008 tarihinde yaptığı başvurunun reddine ilişkin 18/ 7/ 2008 gün ve 72163 sayılı işlemin 20/ 07/ 2008 tarihinde tebliği üzerine 11/ 08/ 2008 gününde açılan davayı süre aşımı yönünden reddeden vergi mahkemesi kararı temyiz edilmiştir… 1905 sayılı
Menkul ve Gayrimenkul Emval Bunların İntifa Hakları ve Daimi Vergilerin Mektumatı
Muhbirlerine Verilecek İkramiye Hakkında Kanunun 6’ncı maddesinde, bina, arazi ve arsalardan tahrir harici kalanlarla kazanç, hayvanlar, veraset ve intikal, muamele, dahili istihlak ve damga gibi daimi vergilerden yanlış beyanname vermek veya çift defter tutmak veya sair suretlerle ketmedilmiş olanları haber verenlere tahakkuk edecek vergi ve misil cezaları toplamı üzerinden kanunda öngörülen oranlar dahilinde ikramiye ödeneceği belirtilmiştir .
24.Kararın devamında, “Buna göre ihbar ikramiyesi, tahakkuk eden vergi ve cezaların toplamı üzerinden hesaplanacağından, ikramiye talep hakkı da incelemenin tamamlanıp vergi ve cezaların tarh ve tahakkuk ettiği tarihte doğacaktır . İhbar dilekçesinde ikramiye de talep edilmiş olması, ikramiyenin, incelemenin sonuçlandığı ve tarhiyatların kesinleştiği tarihte ödenmesi gerektiği anlamını taşımakta olup, ihbar tarihinden itibaren altmış gün içinde ödenmesini zorunlu kılmadığı gibi, incelemenin bir kaç yılda tamamlandığı dikkate alındığında hukuken buna olanak da bulunmamaktadır . İhbarcının, ikramiye hakkının doğduğu tarihten sonra her zaman için ikramiye ödenmesi istemiyle idareye başvurma hakkının bulunduğu gözetildiğinde, incelemenin tamamlandığı tarihten sonra, 28/ 04/ 2008 gününde yapılan başvurunun reddine ilişkin 18/ 07/ 2008 gün ve 72163 sayılı işlemin tebliği üzerine otuz günlük yasal süresi içinde açıldığı anlaşılan davada, davacının,
1905 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi çerçevesinde ikramiyeye hak kazanıp kazanmadığı hususu
değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin oluşumuyla bir ilgisi bulunmayan 16/ 03/ 2005 tarihli başvuru esas alınarak davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi hukuka uygun düşmemiştir . Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüyle Ankara 3 üncü Vergi Mahkemesinin 16/ 10/ 2008 gün ve E:2008 / 1100, K:2008 / 1429 sayılı kararının bozulmasına, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 16/ 02/ 2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi .” hükmüne yer verilmiştir .
25.Şikâyetçinin iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ilgili yargı kararları ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; ihbar konusu olayla ilgili olarak idarelerce işlemlere başlandığı, Görüş ve Öneri Raporu düzenlendiği, ihbar edilen mükelleflerin adlarına kesilen vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı
Denizli Vergi Mahkemesi’nde dava açtığı, mahkeme kararlarının idare lehine sonuçlandığı, kat’i tahakkuk eden vergi ve ceza miktarı ihbar ikramiyesi Denizli Vergi Dairesi Başkanlığına gönderildiği, ihbar ikramiye tutarının Veraset ve İntikal Vergisi ve Damga Vergisi kesintisi
8 / 9yapılarak ödeme yapıldığı, ihbar olunan mükelleflerin 6736 sayılı Kanundan faydalandığı,
vergi ve ceza borcunu 18 taksit halinde yapılandırdıkları, ihbar olunan mükelleflerden taksitlerin tahsilatı yapıldığında, tahsil edilen tutar üzerinden de ihbar ikramiyesi ödemesi yapılacağı tespit edilmiştir . Tüm bu durumlar karşısında ihbar ikramiyesinin ödenmesi ile ilgili olarak idarelerin herhangi bir kusuru olduğuna ve şikayetçinin mağdur olduğuna dair bir tespit yapılamamış, adı geçen idareler tarafından yapılan iş ve işlemlerde hukuka aykırı bir husus bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır .
B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26.İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . Başvuranın, şikâyet dilekçesine idare tarafından verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir . Adı geçen idarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
V.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Denizli Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır .
VI.KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın, ŞİKÂYETÇİ ile GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA TEBLİĞ EDİLMESİNE, yönelik hazırlanan bu Ret Karar Önerisi, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisinin uygun görüşlerine arz olunur .
Av. Hüseyin YÜRÜK
Kamu Denetçisi