|
ÖZET: Başvuran, öğrenim kredisi borcunun taksitlendirilmesi talebiyle Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı’na başvuruda bulunmuştur. İddiasına göre, maaş hesabına uygulanan haciz nedeniyle mağduriyet yaşamaktadır. Haciz işlemi, 6183 sayılı Kanun’un ilgili maddelerine aykırı olarak, maaşının dörtte birinden fazla bir tutara uygulanmıştır. Başvuran, iki aylık maaş ödemesi almadığını ve ikiz bebek sahibi olduğunu belirterek, borcunun 36 taksite bölünmesini ve ilk taksitin bloke edilen paradan tahsil edilmesini talep etmektedir.
İdare, başvuranın borcunun vadesi geldiğinde herhangi bir taksitlendirme talebinde bulunmadığını, haciz uygulandıktan sonra böyle bir talepte bulunduğunu ifade etmiştir. Haciz işlemi, 6183 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülmüş olup, maaşın üzerinde bulunan tutarın haczedilmesi yasal olarak mümkün görülmüştür. İlgili mevzuat, borcun yapılandırılması konusunda idareye takdir yetkisi tanımaktadır, ancak başvuranın talebinin zamanında yapılmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını belirterek başvurunun reddine karar vermiştir. İdarenin işlemlerinin iyi yönetim ilkelerine uygun olduğu, ancak başvuranın hangi mercilere başvurabileceği konusunda yeterli bilgi verilmediği ifade edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/5962-S.8969
BAŞVURU NO : 2019/2680
KARAR TARİHİ : 23/07/2019
RET KARARI
GAZİANTEP VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, öğrenim kredisi borcunun taksitlendirilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 07/02/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi … … , … … … ve … … A.Ş.’de çalıştığını, … … … Şubesi TR… IBAN numaralı
hesabının maaş hesabı olduğunu, öğrenim kredisi borcu nedeniyle maaş hesabının 17.032,87
TL’lik kısmına bloke ve haciz işlemi uygulandığını, 6183 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre maaşın haczolunacak miktarının üçte birinden çok dörtte birinden az olamayacağı, aylık net maaşının 3.785,78 TL olduğunu, maaşının en fazla 1.261,92 TL’lik kısmına haciz konulabileceğini, ancak yasaya aykırı olarak maaş hesabında yer alan bütün meblağa haciz konulduğunu, ikiz bebek sahibi olduğunu ve çalıştığı şirketin iki aydır maaşını ödemediğini, birikmiş maaşına haciz konulması nedeniyle mağdur olduğunu iddia ederek 6183 sayılı
Kanunun 48 inci maddesi gereğince mevcut öğrenim kredisi borcuna 36 taksite veya idarenin uygun göreceği taksite bölünmesini, ilk taksitin bloke konulan paradan tahsil edilerek kalan kısmın serbest bırakılmasını ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Gaziantep Vergi Dairesi
Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İlgili idarenin 10/04/2019 tarih ve …
sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1) Konu ile ilgili olarak, Kozanlı Vergi Dairesinden alınan 21/01/2019 tarih ve … sayılı
yazıda, mükellefin 17/01/2019 tarihi itibariyle 9.323,99 TL aslı, 7.708,88 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 17.032,87 TL vadesi geçmiş yüksek öğrenim kredi borcu bulunduğu, vadesi geçen borcu nedeniyle 17/05/2016 ve 17/12/2018 tarihlerinde mükellefin banka hesaplarına haciz tatbik edildiği, haciz tatbiki neticesinde … T.A.Ş. Konya … Şubesi hesabında bulunan 17.032,82 TL’nin bloke edildiği, mükellef tarafından bloke edilen hesabın maaş hesabı, aylık maaşının 3.937,99 TL olduğunun beyanı ile haczin kaldırılmasının talep edilmesi üzerine hesapta bulunan tutardan (17.032,82 TL) aylık maaş tutarının (3.937,99 TL) 1/4’ü
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
(984,50 TL) oranında kesinti yapılıp kalan tutarın (2.953,49 TL) mükellefe iade edilerek 14.079,33 TL’nin Kozanlı Vergi Dairesi hesabına aktarılması ve haczin kaldırılması yönünde 17/01/2019 tarih ve 4555 sayılı yazıları ile bankaya bilgi verildiği, … T.A.Ş.’den alınan 18/02/2019 tarih ve 46237 sayılı cevabi yazıda, söz konusu tutarın (14.079,33 TL) Daireleri hesabına aktarıldığı ve mükellefin hesabında bulunan blokenin kaldırıldığı yönünde taraflarına bilgi verildiği, bunun üzerine banka tarafından aktarılan tutarın mükellefin borçlarına mahsup edildiği, neticede mükellefin 27/02/2019 tarihi itibariyle 3.109,32 TL vadesi geçmiş borcunun kaldığının bildirildiği,
2.2) Mükellefin banka hesaplarına haciz tatbikinden önce veya haciz tatbik edildiği sırada
herhangi bir tecil-taksitlendirme talebinin olmadığı, banka hesaplarında bulunan paraya haciz tatbik edildikten sonra Kozanlı Vergi Dairesine müracaat ederek borcun taksitlendirilmesini ve banka hesabında bulunan para üzerindeki haczin kaldırılıp tarafına iadesini talep ettiği, Kozanlı
Vergi Dairesi tarafından 6183 sayılı Kanun Seri: A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yer alan, “…Tecil, talep edilmesi halinde alacaklı amme idareleri veya tahsil daireleri tarafından zorunlu olarak yerine getirilmesi gereken bir işlem değildir. Amme idarelerinin alacaklarının kanunlarda yer verilen sürelerde ödenmesi (tahsili) esastır. Ancak, alacaklı amme idareleri, icra takibine başlama ya da icrayı devam ettirme hallerinin varlığında borçlunun “çok zor” durumda kalacağını öngörür ve takdir ederlerse maddedeki şartlarla amme alacağını tecil edebilirler…” açıklamasına istinaden mahsuplardan sonra kalan 3.109,32 TL vadesi geçmiş borcunun 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında yapılandırıldığı, ancak paranın iadesinin uygun görülmediği,
2.3) Amme borçlusunun bankalarda bulunan hesaplarına uygulanan haczin, 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 79 uncu maddesine dayanmakta olduğu, Türk
Bankacılık Sisteminde maaş hesabı adı altında bir hesap mevcut olmadığı da göz önüne alındığında konulan hacizde yasal isabetsizlik bulunmadığı, bununla birlikte Gelir İdaresi
Başkanlığı tarafından verilen muhtelif görüşlerde, haciz konulan hesapların maaş yatırılan hesap olduğunun iddia ve tespiti halinde maaş tutarının üzerinde bulunan tutarın artık maaş olmayacağı, söz konusu meblağın mevduat olarak nitelendirilmek suretiyle haczedilerek borçlara mahsup edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilerek, aylık maaşa isabet eden tutarın kişide bırakılması ile kişilerin mağdur edilmesinin de önüne geçildiği, bu nedenle maaş yatırılan hesabını, birikimini aynı hesapta tutmak suretiyle aynı zamanda mevduat hesabı olarak kullanan kişi hakkında yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu
denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Usulü Hakkında Kanunun
“Tecil” başlıklı 48 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir.”,
5.1) “Cebren tahsil ve şekilleri” başlıklı 54 üncü maddesinde, “Ödeme müddeti içinde
ödenmiyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki
şekillerden herhangi birinin tatbikı suretiyle yapılır:
1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi, 2. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi, 3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi.”,
5.2) “Haciz” başlıklı 62 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Borçlunun, mal bildiriminde
gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.”, altıncı fıkrasında “Tahsil dairesi alacaklı amme idaresi ile borçlunun menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir.”,
5.3) “Kısmen haczedilebilen gelirler” başlıklı 71 inci maddesinde, “Aylıklar, ödenekler, her
çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz. Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.”,
6) 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun “Kısmen haczi caiz olan
şeyler” başlıklı 83 üncü maddesinde, “Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.
Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.”,
7) 30/06/2007 tarihli ve 26568sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6183 sayılı Kanun Seri:
A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde, “…Tecil, talep edilmesi halinde alacaklı amme
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
idareleri veya tahsil daireleri tarafından zorunlu olarak yerine getirilmesi gereken bir işlem değildir. Amme idarelerinin alacaklarının kanunlarda yer verilen sürelerde ödenmesi (tahsili)
esastır. Ancak, alacaklı amme idareleri, icra takibine başlama ya da icrayı devam ettirme hallerinin varlığında borçlunun “çok zor” durumda kalacağını öngörür ve takdir ederlerse maddedeki şartlarla amme alacağını tecil edebilirler…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
8) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, İdarenin başvuruya
konu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, öğrenim kredisi borcu nedeniyle maaş
hesabının 17.032,87 TL’lik kısmına bloke ve haciz işlemi uygulandığını belirterek borcunun taksitlendirilmesini, ilk taksitin bloke konulan paradan tahsil edilerek kalan kısmın serbest bırakılmasını ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
10) Gerek özel hukuktan gerek kamu hukukundan doğan bir borç ilişkisinde borcun vadesi
geldiğinde ve borçlu tarafından kendiliğinden ödenmediği durumlarda borcun zor kullanılarak yani cebren tahsil edilmesi yoluna gidilebilmektedir. Bu kapsamda kamu alacaklarının takip ve tahsili 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunda, özel kişilerin kendi aralarındaki alacak ve borç ilişkilerinden doğan takip ve tahsil usulü de 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanununda düzenlemektedir. Kamu alacaklarının tahsilinin belirli sebeplerden dolayı tehlikeye girmesi muhtemel olan durumlara karşı alacağın güvence altına alınabilmesi için 6183 sayılı
Kanunda bir takım hükümler getirilmiş olup borcun vadesinde ve kendiliğinden ödenmemesinden dolayı kanunda belirlenen yöntemler doğrultusunda idarenin kamu gücüne dayanılarak cebren tahsil işlemini gerçekleştirmesine imkân tanınmıştır. Bu bağlamda vergi alacağının tahsilini sağlamak için icra dairesi olarak hareket eden vergi dairesi, alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara el koyabilecektir.
11) Nitekim 6183 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinde ödeme süresi içinde ödenmeyen kamu
alacağının tahsil dairesince belirlenen yöntemlerle cebren tahsil edileceği hükmüne yer verilmiştir. Amme alacaklarında cebren tahsil, kanunlara ve usule uygun biçimde idarenin kanundan gelen “zor” gücünü kullanarak yani kamu gücüyle alacağın tahsil edilmesidir.
12) Kamu alacağını tahsil etmek amacıyla uygulanan cebren tahsil yöntemlerinden biri haciz
yoluyla takip ve tahsilin yapılmasıdır. Haciz yolu ile takip; kamu borçlusunun menkul ve gayrimenkul mallarıyla alacak ve haklarına, kamu alacaklısı tarafından zorla el konulmak suretiyle ve bunların satılarak paraya çevrilmesi yoluyla kamu alacağının tahsiline olanak sağlayan bir cebri takip yoludur. Bu bağlamda yürütülecek bir haciz uygulamasının 6183 sayılı Kanunda belirlenen ilgili hükümler doğrultusunda ve hukuka uygunluk gösterecek
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
şekilde yapılması gerekmektedir. Böylece hem idare hem de borçlu en az seviyede etkilenerek hacizle amaçlanan sonuca ulaşılmış olacaktır.
13) Somut olayda başvuranın, öğrenim kredisi aldığı, lisans eğitimini iki yıl uzatarak 2011
yılında mezun olduğu, kredi alma aşamasında imzalanan ‘Burs/Kredi Taahhütnamesi’ne göre borçların normal öğrenim süresinin bitiminden itibaren iki yıl sonraki aydan kredi alınan süre kadar aylık taksitler halinde ödenmesi gerektiği, buna istinaden 2011 yılında başvuranın kredi geri ödemesinin başladığı, ancak çeşitli gerekçelerle borcunu zamanında ödeyemediği anlaşılmıştır. Öğrenim kredisi borç taksitleri zamanında ödenmediği takdirde 6183 sayılı
Kanun kapsamına girmektedir. Anılan Kanunun 71 inci maddesinde kısmen haczedilebilecek gelirler sayılmış olup, buna göre aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretlerin bir kısmına haciz uygulanabileceği, ancak haczolunacak miktarın bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamayacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda başvuranın 17/01/2019 tarihi itibariyle 9.323,99
TL aslı, 7.708,88 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 17.032,87 TL vadesi geçmiş yüksek öğrenim kredi borcu bulunduğu, vadesi geçen borcu nedeniyle 17/05/2016 ve 17/12/2018 tarihlerinde mükellefin banka hesaplarına haciz tatbik edildiği, bunun neticesinde
… T.A.Ş. Konya … Şubesi hesabında bulunan 17.032,82 TL’nin bloke edildiği, mükellef tarafından bloke edilen hesabın maaş hesabı, aylık maaşının 3.937,99 TL olduğunun beyanı ile haczin kaldırılmasının talep edilmesi üzerine hesapta bulunan tutardan (17.032,82 TL) aylık maaş tutarının (3.937,99 TL) 1/4’ü (984,50 TL) oranında kesinti yapılıp kalan tutarın (2.953,49
TL) mükellefe iade edilerek 14.079,33 TL’nin Kozanlı Vergi Dairesi hesabına aktarılması ve haczin kaldırılması yönünde bankaya bilgi verildiği anlaşılmıştır.
14) Şikâyetçi, maaş hesabında yer alan bütün tutara haciz konulamayacağını iddia ederek
borcunun taksitlendirilmesini talep etmektedir. İlgili mevzuata göre, maaş ve ücretlerden haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamamaktadır. Somut olayda başvuranın birikimini maaş hesabında tuttuğu, söz konusu hesapta bulunan 17.032,87
TL’ye haciz işlemi uygulandığı, başvuranın itirazı üzerine aylık maaş tutarının dörtte biri oranında kesinti yapılarak kalan tutarın mükellefe iade edildiği ve sonuçta 14.079,33 TL’nin haczedildiği anlaşılmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen muhtelif görüşlerde, maaş tutarının üzerinde bulunan tutarın artık maaş olmayacağı, söz konusu meblağın mevduat olarak nitelendirilmek suretiyle haczedilerek borçlara mahsup edilmesi gerektiği bildirilmiştir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, söz konusu hesap maaş hesabı olsa da, aylık maaş tutarının yanında yapılan birikimlerin de bulunduğu, birikim tutarının maaş olarak değerlendirilemeyeceği ve vadesi geçmiş borca karşılık olarak haciz işlemi uygulanabileceği anlaşılmıştır.
15) Şikâyetçinin borcunun taksitlendirilmesi talebine yönelik olarak ise, ödeme zamanı
bakımından mükellefe tanınan kolaylıklardan biri, tecil uygulamasıdır. Söz konusu uygulama 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre vergi borcunun ödenmesi veya zor alım tedbirlerinin uygulanması borçluyu çok zor duruma düşürecekse borçlunun istemi ve teminat göstermesi üzerine, belirli bir faiz karşılığı olmak üzere yetkili makamlarca kamu alacağının vadesi belirli bir süre uzatılabilmektedir. Tecil konusunda idarenin takdir yetkisi söz konusudur. Dolayısıyla her talepte bulunanın tecil
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
uygulamasından yararlanabileceği anlamına gelmemektedir. Tecil, tahakkuku itibariyle kesinleşmiş borcun ödenmesinden önceki her safhada istenebilmektedir. Borç ödenmesi gereken aşamaya geldikten sonra henüz vadesi gelmeden, ödeme vadesi gelmiş olmakla birlikte alacaklı tahsil dairesinin ödeme emri göndermesinden önce veya ödeme emri tebliğ edildikten sonra istenebileceği gibi haczin tatbik edilmiş olduğu hallerde de haczedilen malların paraya çevrilmesine kadar istenebilmektedir. (Bknz. Zeynep ARIKAN, “Vergi Borçlarında Tecil”, İstanbul
Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Araştırma Merkezi Konferansları, 2004, s.18-20)
16) Somut olayda başvuran tarafından, haciz tatbikinden önce veya haciz tatbik edildiği
sırada herhangi bir tecil–taksitlendirme talebinin olmadığı, banka hesabında bulunan paraya haciz tatbik edildikten sonra taksitlendirme talebinde bulunulduğu, dolayısıyla teciltaksitlendirme talebinin zamanında yapılmadığı değerlendirilmiştir. Bununla birlikte başvuranın, borç ödeme vadesi henüz gelmeden işsizlik, askerlik gibi gerekçelerle kredi geri ödeme erteleme başvurusu yapabileceği ya da yapılandırma imkânından yararlanarak vadesi geçmiş borçlarını taksitlendirebileceği, ancak şikâyetçinin söz konusu imkânlardan yararlanmadığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan, başvuranın hesabından 14.079,33 TL haczedildikten sonra kalan 3.109,32 TL vadesi geçmiş borcunun 6183 sayılı
Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil edildiği tespit edilmiştir.
17) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın vadesi geçmiş öğrenim
kredi borcu nedeniyle banka hesabına haciz uygulandığı, maaş tutarının üstünde tasarruf niteliğinde olan meblağın amme alacağına karşılık olarak haczedilebileceği, ayrıca başvuranın haciz tatbik edilmeden önce yapılandırma veya tecil-taksitlendirme talebinde bulunmadığı dikkate alındığında, İdarenin başvuruya konu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup;
Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup asliye hukuk mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Kararın BAŞVURANA ve GAZİANTEP VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.