ÖZET: Başvuru, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gerçekleştirilen tıbbi cihaz alımlarına ilişkin ödemelerin zamanında yapılmaması nedeniyle yapılmıştır. Tıbbi Cihazlar ve Turizm Yatırımları Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi, 2015 yılında yapılan ihaleler kapsamında teslim ettiği cihazlar için toplamda 402.738,56 TL alacaklarının bulunduğunu ve bu alacakların ödenmediğini belirtmiştir. Şirket, ödemelerin yasal süre içinde yapılacağına dair güvence verilmesine rağmen, idarenin nakit sıkışıklığı nedeniyle ödemeleri gerçekleştiremediğini ifade etmektedir.

Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü, mali yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlandığını ve ödemeleri, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde öncelik sırasına göre yapacağını açıklamıştır. Ancak, bu durumun alacaklı firma için ciddi ekonomik kayıplara yol açtığı ve hukuki güvenlik ile mülkiyet hakkı açısından sorunlar oluşturduğu vurgulanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın alacaklarının en kısa sürede ödenmesi gerektiği yönünde bir tavsiye kararı hazırlamıştır.

Sonuç olarak, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü’ne, başvuran firmanın alacaklarının ödenmesi ve mağduriyetinin giderilmesi hususunda bir tavsiyede bulunulmuş, bu kararın uygulanması için gerekli süreler belirlenmiştir. İdarenin, bu tavsiyeye uygun hareket etmesi beklenmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/10722-S.16540

BAŞVURU NO : 2019/9677

KARAR TARİHİ : 24/10/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Yasal mevzuat çerçevesinde muaccel olan alacaklarının en kısa sürede ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 08/05/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Tıbbi Cihazlar ve Turizm Yatırımları Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi adına

temsilcisi başvurusunda;

1.1) Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü (Üniversite Hastanesi Başmüdürlüğü) tarafından

17.1I.2015 tarihli, İhale Takip No , İhale Kayıt Numarası / üzerinden gerçekleştirilen ihale ile idarenin ihtiyacı olan 24 adet “Philips Goldway Marka G40 Model

Hastabaşı Monitörü”; 10.12.2015 tarihli, İhale Takip No , ihale Kayıt Numarası

/ üzerinden gerçekleştirilen ihale ile idarenin ihtiyacı olan 7 adet “Savina 300, SW 4.n.Ventilatör”; 28.12.2015 tarihli, ihale Takip No , İhale Kayıt Numarası / üzerinden gerçekleştirilen ihale ile idarenin ihtiyacı olan 1 adet “Philips Marka Affiniti Renkli

Doppler Ekokardiyografi Cihazı”; temini amacıyla yapılan ihalenin şirketleri uhdesinde kaldığını ve ihalelerin kesinleştiğini,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

1.2) “Philips Goldway Marka G40 Model Hastabaşı Monitörü” nün süresi içinde tam ve

eksiksiz olarak idareye teslim edildiğini, işe ilişkin 19.01.2016 tarih ve Seri No.lu 161.818,56.-TL (KDV dahil) bedelli faturanın tanzim edildiğini; 7 adet “Savina 300, SW 4.n.

Vantilatör” ün süresi içinde tüm malzemeleri, aksanları ile birlikte tam ve eksiksiz olarak tarafınıza teslim edildiğini, işe ilişkin 24.12.2015 tarih ve seri no.lu 287.280,00.-TL (KDV dahil) bedelli fatura tanzim edildiğini, 1 adet “Philips Marka Affiniti Renkli Doppler

Ekokardiyografi Cihazı” nın süresi içinde tam ve eksiksiz olarak idareye teslim edildiğini, işe ilişkin 02.03.2016 tarih ve Seri No.lu 160.920,00.-TL (KDV dahil) bedelli faturanın tanzim edildiğini,

1.3) 2015 yılından seri nolu fatura ile 287.280,00 TL tutarlı alacaklarından 2018 ve

2019 yıllarında 204.758,32 TL lik kısmının ödendiğini geri kalan 80.000,00 TL, 2016 yılından

seri nolu fatura ile 161.818,56 TL ve 2016 yılından seri nolu fatura ile 160.920,00

TL olmak üzere toplamda 402.738,56 TL alacaklarının bulunduğunu,

1.4) Her üç ihalenin sözleşme şartları içerisinde ihale bedellerine ilişkin ödemelerin tamamının

en geç 360 gün içinde yapılacağının hüküm altına alındığını; ancak bu süre zarfında ödeme yapılmadığını, Kuruma verilen cihazların yurt dışından getirildiğini, döviz ile işlem yapıldığını, Kurumun belirttiği ödeme planı dikkate alınarak fiyat verildiğini, o günkü döviz kurları dikkate alındığında şirketin zararının bir hayli yüksek olduğunu, birçok kez Kurum yöneticileri ile sözlü olarak görüşüldüğünü; ancak hepsinden de menfi cevaplar alındığını,

1.5) Alacaklara ilişkin şikâyetçi firma olarak Antalya 10. Noterliği nezdinde düzenlenen

14.11.20l8 tarih ve sayılı; sayılı; sayılı ihtarnamelerin 19.11.2018 tarihinde ilgili idareye tebliğ edildiğini ve alacak taleplerinin yenilendiğini, İdare tarafından taleplere yönelik verilen cevaplarda özet olarak; “Hastanemizin yıllar içerisinde birikmiş mali yükümlülüklerinin yüksekliği ve sağlık hizmetlerinin zamanında kesintisiz olarak yürütülebilmesini sağlamak için, mali yükümlülüklerini yerine getirmede nakit sıkıntıları yaşamaktadır.

Hastanemiz nakit sıkışıklığı yaşayan diğer kamu kurumlarında olduğu gibi

Tıbbi Cihaz ve Turizm yatırımları Tic. San. Ltd. Şti. firmasına ait fatura ödemelerini 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 34. Maddesi ile 01.05.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Döner

Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “Ödemelerin

Yapılmasında Öncelik” başlıklı 22. maddesinde sayılan hükümlere göre yerine getirmektedir. Tıbbi Cihaz ve Turizm yatırımları Tic. San. Ltd.

Şti. firmasına ait fatura ödemelerimiz de yukarıda belirtilen hususlara göre ve nakit pozisyonumuzdaki gelişmelere bağlı olarak mümkün olan en kısa sürede yapılmaya çalışılacaktır” şeklinde cevap verildiğini,

1.6) Şirket olarak edimlerini tam ve zamanında yerine getirmiş olmasına karşın kesinleşen

fatura tarihinden bu kadar uzun bir süre geçmesine rağmen halen ihale bedelinin ödenmeyerek mağdur edildiklerini, yapılan ihalede hazırlanan tekliflerin ihale bedelinin iyi niyet kuralları

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

çerçevesinde ve ülkemiz koşulları göz önüne alınarak yasal süresi içinde ödeneceği öngörülerek hazırlandığını, idarenin zamanında ödeme yapacağını düşünerek, diğer ticari taahhütlerini, alım-satımlarını ve malzeme stoklarını dahi bu doğrultuda yönlendirdiklerini iddia ederek yasal mevzuat çerçevesinde muaccel olan alacaklarının en kısa sürede ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Akdeniz Üniversitesi

Rektörlüğü’nden alınan 24/07/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden;

2.1) Sözleşmenin “Ödeme yeri ve şartları” 12 nci maddesi ve hükümlerinde de ifade edildiği

gibi “Ödemeler, Döner Sermaye Saymanlık Müdürlüğünce Muayene ve Kabul Komisyonunca kabul raporu düzenlenmesinden itibaren idarenin gelir durumuna göre Yüklenicinin yazılı talebi üzerine Yükleniciye veya vekiline yapılacaktır. Nakit durumunun yeterli olmaması halinde Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğine göre işlem yapılacaktır” şeklinde belirtildiği ve bu doğrultuda yapıldığı,

2.2) Kurumlarına, satın alım işlemleri ve sonrası ödemeler ile ilgili firmalarca yapılan tüm

yazılı soru, bilgi gibi tüm talepler ilgili mevzuatlar çerçevesinden verilebilecek durumu açıklayan en anlaşılır ve gerçekçi bilgilerin verilmekte olduğu, özellikle olumsuz bir cevap verme gibi işlemlerin söz konusu olmadığı, mümkün olan imkânlar dâhilinde Kurum olarak şikâyetçi firmaya 27.06.2019 tarihinde 174.758,32-TL ödeme yapıldığı,

2.3) Kurum olarak, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun geçici 11 inci

maddesi ile 13/12/1983 tarihli ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri

Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesi hükümlerine dayanılarak, Döner

Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği kapsamında olup, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine bağlı olarak kurulmuş olan döner sermayeli işletmelerin iş ve işlemleri ile bütçelerinin hazırlanması, uygulanması, sonuçlandırılması ve muhasebesi ile kontrol ve denetimine ilişkin usul ve esasları çerçevesinde işletmelerin belirli bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri ile oluşturulan bütçeye göre harcamalar yaptıkları,

2.4) Sağlık Uygulama Tebliği’ne (SUT) göre üniversite hastanelerinin üçüncü basamak kamu

hastanesi olarak sınıflandırıldığı, Türk sağlık sisteminde üniversite hastanelerinin en zor ve maliyeti en yüksek hasta gruplarının tanı ve tedavisi ile uğraşan son basamak hastaneler grubunda yer aldığı, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun 58. Maddesinin “h” fıkrasında geçen “Döner sermaye işletmesi faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde, kaynakların ekonomik, verimli ve tasarruflu kullanılması esastır. Yapılacak olan ödemelerde gelir-gider dengesinin gözetilmesi zorunludur” ibaresinin temel ilke olarak benimsenmesine rağmen, kamuya ait üniversite hastanesi olmanın kuruma yüklediği tıp alanında en ileri düzeyde ve kaliteli hizmet misyonunun söz konusu hedefe ulaşılmasını zorlaştırdığı,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

2.5) Diğer taraftan üniversite hastanelerinin gelirlerinin %100 üne yakın kısmının Sosyal

Güvenlik Kurumu (SGK) hastalarından oluştuğu, yani tek müşterilerinin SGK hastaları olduğu, SUT fiyatlarının gerçek piyasa koşullarından bağımsız olarak güncellendiği ve çoğu zamanda fiyatların düşük olduğu, bu koşullar altında Kurumun, en zor ve tedavi maliyeti en yüksek hasta grubuna hizmet vermesinden dolayı kar etme imkânının bulunmadığı,

2.6) Hastanenin yıllar içerisinde birikmiş mali yükümlülüklerinin yüksekliği ve sağlık

hizmetlerinin zamanında kesintisiz olarak yürütülmesini sağlamak için mali yükümlülüklerini yerine getirmede nakit sıkışıklığı yaşadığı, nakit sıkışıklığı yaşayan diğer kamu kurumlarında olduğu gibi şikayetçi firmaya olan fatura ödemelerini 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve

Kontrol Kanununun 34. Maddesi ile 01.05.2007 tarihli resmi gazetede yayımlanan Döner

Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “Ödemelerin yapılmasında öncelik” başlıklı 22. maddesinde sayılan hükümlere göre yerine getirdiği,

2.7) 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre üniversite hastanelerinin ödemelerinde herhangi

bir istisna bulunmadığı, 06.04.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren

7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 22. Maddesinde “Devlete ait

Üniversitelerin Tıp Fakültelerine bağlı Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi birimleri ile

Rektörlüklerine bağlı sağlık hizmeti sunan enstitüleri döner sermaye işletmelerinin 31/12/2017 tarihi itibariyle muhasebe kayıtlarında yer alan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ödenmemiş ilaç ve tıbbi malzeme alımlarına ilişkin borçları, ikinci fıkrada belirtilen şartların birlikte gerçekleşmesi halinde, Maliye Bakanlığı bütçesinden işletmeye verilen borç karşılığında ilgili döner sermaye muhasebe birimi tarafından defaten ödenir.” denilerek üniversite hastanelerinin geçmişe dönük borçlarının ödenmesi ile ilgili feragat düzenlendiği; ancak ilaç ve tıbbi malzeme kategorileri dışındaki diğer gurupların ilgili mevzuat kapsamına alınmaması ve şikâyetçi firmanın vermiş oldu tıbbi cihaz ödemelerini de kapsamaması nedeniyle ödemesinin yapılamadığı,

2.8) Kurumlarının, kamu idarelerinin hesapları ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak, malî

tabloların güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin malî denetimi ile kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin malî işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti, olgusu çerçevesinde Sayıştay tarafından denetlendiği, Sayıştay raporlarında idarelerinin gelir, gider ve mali hesapları ile bu hesaplarla ilgili işlemlerinin yasal düzenlemelere uygun olup olmadığına dair tüm bilgilere yer verildiği, kamu hizmetlerinin görülmesi amacıyla kurulmuş, tüzel kişiliği olan kurumlarının mali durum ve bilgileri 5018

Sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ile belirlenmekte olup açıklanmasının Kanuna göre mümkün olmadığı, bahse konu ilgili mevzuat çerçevesince ödeme komisyonunca oluşturulan aylık ödeme listeleri ödemenin gerçekleştirildiği Döner Sermaye Saymanlık

Müdürlüğü tarafından aylık dönemler halinde ilan panolarında asılarak ilan edildiği, ödemelerin Maliye Bakanlığı Döner Sermaye Saymanlığı tarafından dokümantasyon ve arşivleme yapıldığı, hastanelerine ait son üç yıla ait gelir tablosunun yazıları ekinde sunulduğu,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

2.9) Bahse konu firma tarafından yargı organlarında Antalya 7. İcra Müdürlüğü nezdinde

29.11.2018 tarih ve / sayılı icra takibi başlatıldığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) T.C. Anayasasının;

3.1) “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 nci maddesinde;

“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,

3.2) ” Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları ” başlıklı 65 inci maddesinde,

“Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir”,

3.3) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinde, “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”,

4) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek (1) No.lu Protokol’ün “Mülkiyetin korunması”

başlıklı 1 nci maddesinde;

“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun;

5.1) “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6) 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun;

6.1) “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde;

“ Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır”,

6.2) “Bütçe ilkeleri” başlıklı 13 üncü maddesinde;

“ …

l) Bütçe gelir ve gider tahminleri ile uygulama sonuçlarının raporlanmasında açıklık, doğruluk ve malî saydamlık esas alınır.

m) Kamu idarelerinin tüm gelir ve giderleri bütçelerinde gösterilir.

n) Kamu hizmetleri, bütçelere konulacak ödeneklerle, mevzuatla belirlenmiş yöntem, ilke ve amaçlara uygun olarak gerçekleştirilir.

o) Bütçelerde, ödenekler belirli amaçları gerçekleştirmek üzere tahsis edilir.”,

6.3) “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34 üncü maddesinin

ikinci fıkrasında;

“…

Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir…”

6.4) “Kamu idarelerinin sorumluluğu” başlıklı 76 ncı maddesinin ikinci fıkrasında;

“ Kamu idareleri ve görevlileri; malî yönetim ve kontrol sistemleri ile bütçenin hazırlanması, uygulanması, sonuçlandırılması, muhasebeleştirilmesi, raporlanması işlemlerine ait bilgi ve belgeleri denetimle görevlendirilmiş olanlara ibraz etmek, görevin sağlıklı yapılmasını sağlayacak önlemleri almak ve her türlü yardım ve kolaylığı göstermek zorundadır.”,

6.5) Geçici Madde 11’in ikinci ve üçüncü fıkralarında;

“ (Değişik ikinci fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Bu Kanun kapsamında kamu idarelerinde kurulmuş döner sermaye işletmeleri 31/12/2010 tarihine kadar yeniden yapılandırılır.

(Değişik üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Döner sermaye işletmeleri yeniden yapılandırılıncaya kadar bunların bütçelerinin hazırlanması, uygulanması, sonuçlandırılması ve muhasebesi ile kontrol ve denetimi Maliye Bakanlığınca yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir. Fonların muhasebesi de bu Kanunun öngördüğü muhasebe sistemine göre yürütülür.”,

7) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

7.1) “Döner sermaye” başlıklı 58 inci maddesinin;

7.1.1) (a) bendinde;

“ a) Yükseköğretim kurumlarında üniversite yönetim kurulunun önerisi ve Yükseköğretim

Kurulunun onayı ile döner sermaye işletmesi kurulabilir. Kurulacak döner sermaye işletmesinin başlangıç sermayesine ilgili yükseköğretim kurumu bütçesinde bu amaç için ödenek öngörülmek şartıyla katkı sağlanabilir.

Döner sermaye işletmesi faaliyetlerinden elde edilen gelirler, birimler itibarıyla ayrı hesaplarda izlenir.

Döner sermaye işletmesine tahsis edilen sermaye, üniversite yönetim kurulu kararı ile artırılabilir. Artırılan sermaye tutarı yılsonu kârlarından karşılanır.

Ödenmiş sermaye tutarı, tahsis edilen sermaye tutarına ulaştıktan sonra kalan yılsonu kârı, döner sermaye işletmesinin hizmetlerinde kullanılmak üzere ertesi yılın gelirine ilave edilir.

Döner sermaye işletmesinin gelirleri, işletme adına yapılan mal ve hizmet satışları ile diğer gelirlerden oluşur.

(Mülga altıncı paragraf: 2/1/2014 -6514/12 md.)

Süreklilik arz eden hizmet alımları ile maliyeti yüksek ve ileri teknoloji ürünü olan tıbbi cihazların hizmet alımı yoluyla temini veya kiralanması için döner sermaye kaynaklarından gelecek yıllara yaygın yüklenmelere girişilebilir.”,

7.1.2) (i) bendinde;

“ i) (Değişik: 17/2/2011-6114/17 md.) Döner sermaye işletmesi faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde, kaynakların ekonomik, verimli ve tasarruflu kullanılması esastır.

Yapılacak olan ödemelerde gelir-gider dengesinin gözetilmesi zorunludur.”,

7.1.3) Geçici 75 inci maddesinde,

“Devlete ait üniversitelerin tıp fakültelerine bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezi birimleri ile rektörlüklerine bağlı sağlık hizmeti sunan enstitüleri döner sermaye işletmelerinin 31/12/2017 tarihi itibarıyla muhasebe kayıtlarında yer alan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş ilaç ve tıbbi malzeme alımlarına ilişkin borçları, ikinci fıkrada belirtilen şartların birlikte gerçekleşmesi halinde, Maliye Bakanlığı bütçesinden işletmeye verilen borç karşılığında ilgili döner sermaye muhasebe birimi tarafından defaten ödenir.

Gerçek veya tüzel kişi alacaklıların bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kırk beş gün içerisinde; a) Kapsama dâhil alacak tutarı yerine, vade tarihi ve alacağın türüne (ilaç, tıbbi malzeme türleri itibarıyla) göre Bakanlar Kurulunca belirlenecek olan iskonto oranlarının

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

uygulanması sonucu hesaplanacak tutarın ödenmesini kabul ettiğine ve iskonto oranına tekabül eden tutardan feragat ettiğine, b) Kapsama giren alacakları için açmış oldukları davalar ile icra takiplerinden feragat ettiğine, c) Kapsama dâhil alacaklardan bu madde uyarınca ödeme yapılanlarla ilgili hak ve alacakların hiçbir şekilde ihtilaf konusu yapılmayacağına, dair yazılı olarak ilgili işletmeye başvurması gerekmektedir. Alacaklılar ilgili işletmedeki kapsama dâhil tüm alacakları için başvuruda bulunmak zorundadır. Başvuru sırasında alacaklılar, bu fıkranın (b) bendi kapsamındaki feragat beyanını mahkemelere veya icra müdürlüklerine sunduklarına ilişkin tevsik edici belgeleri de ibraz etmek zorundadır.

İşletmeler, başvuru süresinin sona ermesini müteakip bu madde kapsamında başvuruda bulunan gerçek ve tüzel kişi alacaklıların ve bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hesaplanan alacak tutarlarına ilişkin bilgilerin yer aldığı listeyi on beş gün içinde Maliye Bakanlığına bildirir. Maliye Bakanlığı, listelerde yer alan tutarları esas alarak, döner sermaye işletmesi itibarıyla gerekli kaynağı işletmeye bir ay içerisinde aktarır.

İşletme tarafından hak sahibi gerçek ve tüzel kişilere, yasal olarak yapılması gereken tüm kesintiler düşüldükten sonra kalan tutar, aktarım tarihini takip eden beş işgünü içinde ödenir.

Ödenecek borçlar ile ilgili olarak ayrıca temerrüt faizi, vade farkı benzeri herhangi bir ödeme yapılmaz.

Feragat suretiyle kayıtlardan çıkarılacak borç tutarları, üniversite döner sermaye işletmeleri tarafından sonuç hesaplarına aktarılır ve bu tutar üzerinden Hazine hissesi ve bilimsel araştırma projesi payı ayrıca hesaplanmaz.

İlgili döner sermaye işletmesi tarafından Maliye Bakanlığına borçlanılan tutarlar, Sosyal

Güvenlik Kurumu tarafından 2020 yılı Ocak ayından itibaren ilgili işletmeye yapılacak ödeme tutarlarından 60 ayda eşit taksitlerle faiz uygulanmaksızın kesinti yapılması suretiyle tahsil edilir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak kesintiler, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren beş işgünü içerisinde Maliye Bakanlığı Merkez Muhasebe Birimi hesaplarına aktarılır.

Bu maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan ödemeler sonrasında, Devlete ait üniversitelerin tıp fakültelerine bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezi birimlerinin ve rektörlüklerine bağlı sağlık hizmeti sunan enstitülerin döner sermaye işletmeleri öncelikle 1/1/2018 tarihinden sonraki mal ve hizmet alımları ile ilgili ödemelerini yaparlar. Üçer aylık dönemler itibarıyla nakit akışlarının uygun olması halinde 31/12/2017 öncesi dönemlere ait vadesi geçmiş borçlar, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir.

Mahkemelerce, feragat nedeniyle vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilir.

Başvurulara ve ödemelere ilişkin doğacak tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

8) Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin;

8.1) “Ödemelerin yapılmasında öncelik” başlıklı 22 nci maddesinde;

“1) İşletmelerin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması hâlinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, bu ödemelerin yapılmasında sırasıyla; a) Katkı payları hariç olmak üzere özlük haklarına ilişkin ödemelere, b) Kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, c) Çeşidine bakılmaksızın Bakanlıkça belirlenen tutarın altındaki giderlere ilişkin ödemelere, ç) İhalesi yapılan temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, güvenlik, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmet alımları gibi yoğun emek gerektiren, düzenli ve kesintisiz yürütülmesi gereken hizmetlere ilişkin ödemelere, d) Mevzuatları gereği döner sermaye gelirlerinden; personele yapılacak ek ödeme, katkı payı gibi ödemelere, öncelik verilir.

(2) İşletmelerin nakit mevcudunun yeterli olması durumunda ödemeler, ödeme emri belgelerinin muhasebe biriminin kayıtlarına giriş sırasına göre yapılır. Ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde Yönetmeliğin 20 nci maddesine göre yapılan kontroller sonucunda noksanlığı tespit edilerek tamamlanmak üzere işletmelerin ilgili birimine iade edilen ödeme emri belgelerindeki tutar, noksanlık tamamlanarak muhasebe birimi kayıtlarına alınır ve yeni giriş sırasına göre ödenir.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9) Kamu Denetçisi tarafından, şikâyete konu edilen idarenin vadesi gelmiş olan borcunu

ödememesinin hukuk devletinin en önemli unsurlarından olan ‘belirlilik’ ve ‘hukuki güvenlik’ ilkelerine ve mülkiyet hakkına aykırılık teşkil ettiğinden, başvuranın alacağının en kısa sürede ödenmesi ve mağduriyetin giderilmesi yönünde hazırlanan Tavsiye Kararı Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Şikâyetçi firma temsilcisi başvurusunda özet olarak; Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü

(Üniversite Hastanesi Başmüdürlüğü) tarafından tıbbi cihaz alımı yapıldığını, alınan tıbbi cihazlara ilişkin bir kısmı ödenmekle birlikte halen 402.738,56 TL alacaklarının bulunduğunu

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

ve fatura bedellerinin vadesi geçmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederek alacaklarının ödenmesini talep etmektedir.

11) Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü (Üniversite Hastanesi Başmüdürlüğü) tarafından

hastanenin yıllar içerisinde birikmiş mali yükümlülüklerinin yüksekliği ve sağlık hizmetlerinin zamanında kesintisiz olarak yürütülmesini sağlamak için mali yükümlülüklerini yerine getirmede nakit sıkışıklığı yaşadığı, nakit sıkışıklığı yaşayan diğer kamu kurumlarında olduğu gibi şikâyetçi firmaya olan fatura ödemelerini 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol

Kanununun 34. Maddesi ile 01.05.2007 tarihli resmi gazetede yayımlanan Döner Sermayeli

İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “Ödemelerin yapılmasında öncelik” başlıklı 22.

maddesinde sayılan hükümlere göre ödeyeceğini belirterek şikâyetçinin talebi uygun bulunmamıştır.

12) Bilindiği üzere, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, kamu idareleri tarafından gerçekleştirilen

mal ve hizmet alımı ile yapım işlerinin temini için gerçekleştirilen ihalelerin ödeme sürecinde nakit sıkıntısından dolayı sorunlar yaşanmaktadır. Kamu mali yönetim ve denetim sistemini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, ihale mevzuatı doğrultusunda mali disiplinin sağlanması için harcama talimatlarının ödenek dâhilinde olmasını şart koşmakta; ancak kanun koyucu nakit yetersizliği nedeniyle ortaya çıkabilecek sorunları önlemek amacıyla ödemelerde öncelik sıralaması yoluna gidilmektedir. 5018 sayılı

Kanunun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.” denilmekle 5018 sayılı

Kanunda bir kısım alacaklara nakit yetersizliği hallerinde öncelik verilmiştir. Ancak, söz konusu uygulama nakit mevcudunun yetersiz olması durumunda idarelerin öncelikle hangi ödemeleri yapacağına yöneliktir. Kanun maddesinin gerekçesinde “nakit yetersizliği, hak sahibinin başvurmaması veya başka nedenlerle ödenemeyen giderler hakkında yapılacak işlemler hüküm altına alınmıştır” şeklinde belirtilmekle mezkûr maddenin temel amacının ödenemeyen giderler olduğu vurgulanmıştır. Aynı şekilde Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “Ödemelerin yapılmasında öncelik” başlıklı 22. Maddesinin ikinci fıkrasına göre; “… İşletmelerin nakit mevcudunun yeterli olması durumunda ödemeler, ödeme emri belgelerinin muhasebe biriminin kayıtlarına giriş sırasına göre yapılır. Ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde Yönetmeliğin 20 nci maddesine göre yapılan kontroller sonucunda noksanlığı tespit edilerek tamamlanmak üzere işletmelerin ilgili birimine iade edilen ödeme emri belgelerindeki tutar, noksanlık tamamlanarak muhasebe birimi kayıtlarına alınır ve yeni giriş sırasına göre ödenir.”, denilmekle sıralamanın detayları verilmektedir. Bu mevzuat hükümleri dikkate alındığında, idarenin cevabi yazısından şikâyetçi firma alacağının peyderpey ödeneceği anlaşılmaktadır.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

13) Diğer yandan, özellikle üniversite hastanelerinde yaşanan nakit sıkıntısının çok artması

nedeniyle çözüm olarak 7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 22 nci maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa eklenen geçici 75 inci maddesi yürürlüğe konulmuştur. Buna göre, devlete ait üniversitelerin tıp fakültelerine bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezi birimleri ile rektörlüklerine bağlı sağlık hizmeti sunan enstitüleri döner sermaye işletmelerinin 31/12/2017 tarihi itibariyle muhasebe kayıtlarında yer alan ve düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle (06/04/2018) ödenmemiş ilaç ve tıbbi malzeme alımlarına ilişkin borçlarının belirli şartlarla Maliye Bakanlığı bütçesinden aktarılacak kaynak ile ödenebilmesi öngörülmüştür. Söz konusu ödemeden yararlanmak isteyen alacaklıların, ilgili işletmedeki kapsama dâhil tüm alacaklarına ilişkin olarak, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (06/04/2018) itibaren 45 gün içerisinde, kapsama dâhil alacak tutarı yerine, vade tarihi ve alacağın türüne (ilaç, tıbbi malzeme türleri itibarıyla) göre Bakanlar Kurulunca belirlenecek olan iskonto oranlarının uygulanması sonucu hesaplanacak tutarın ödenmesini kabul ettiğine ve iskonto oranına tekabül eden tutardan feragat ettiğine, kapsama giren alacakları için açmış oldukları davalar ile icra takiplerinden feragat ettiğine, kapsama dâhil alacaklardan bu madde uyarınca ödeme yapılanlarla ilgili hak ve alacakların hiçbir şekilde ihtilaf konusu yapılmayacağına dair yazılı olarak ilgili işletmeye başvuru yapması gerekmektedir. Alacaklara uygulanacak iskonto oranı ise, 19/04/2018 tarihli Resmi

Gazetede yayımlanan 2018/11611 sayılı Bakanlar Kurumu Kararı ile belirlenmiştir.

14) Belirtilen hüküm doğrultusunda idarenin cevabından şikâyetçi firmanın alacağına konu

edilen cihazların kanun maddesinde belirtilen tıbbi malzeme kapsamına girmediği, tıbbi malzeme kapsamına enjektör, sargı bezi vb. hasta hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından önemli olan tıbbi sarf malzemelerinin girmesi nedeniyle değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmaktadır. Ancak kanun koyucunun bu şekilde bir sınıflama yapmakla sorunun bir kısmını çözmekte, medikal ve tıbbi cihaz üreticisi firmalar açısından mağduriyetler devam etmektedir. Yine Geçici 75 inci maddeye göre öncelikle 01/01/2018 tarihinden sonraki mal ve hizmet alımları ile ilgili ödemelerin yapılmasına hükmedilmekle, şikâyetçi firma durumunda olanlar açısından vadesi geçmiş borçların ödeme sürelerinin daha da uzamasına neden olacaktır. İlgili idare tarafından söz konusu alacakların nakit durumuna ve yapılan planlamalara göre mümkün olan en kısa vadelerde ödeneceği belirtilmesine karşın ödemelere ilişkin belirli bir takvim sunulmaması da dikkate değer diğer önemli bir husustur.

15) Somut olay bağlamında üniversite hastanelerinin, genel bütçe dışında döner sermaye

işletmesi olarak hizmet sunması, tek ve en büyük müşterilerinin SGK olması, SUT doğrultusunda belirlenen fiyatların piyasa rayicini yansıtmaması doğru olmakla birlikte,

2016 yılında kamu kurumuna fatura edilen bir alacağın aradan 3-4 yıl geçmesine rağmen

ödenememesi, alacak sahibi açısından da ciddi sorunlar ortaya çıkaracaktır. Çünkü şikayetçi firmanın iddialarında da belirtildiği üzere, tıbbi cihazların büyük bir kısmı ithal edilmekte ve döviz üzerinden alınmaktadır. Eğer zamanında idare tarafından borç ifa

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

edilmez ise firmalar açısından önemli ekonomik kayıplar ortaya çıkması kaçınılmaz olmaktadır.

16) Bu hususta Kurumumuza yapılan 2019/3829 numaralı benzer bir şikâyet başvuru

hakkında Kurumumuz Başdenetçilik Makamınca verilen 05/08/2019 tarih ve S.10386 sayılı Tavsiye Kararı’nda konu detaylı şekilde ele alınarak;

“…

13) Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden

konuyla ilgili iki tanesi “hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkeleri olup, bireyin devlete güven duyması, ancak hukuki güvenliğin sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde mümkün olabilecektir. Anayasada öngörülen temel ve hürriyetlerin kullanılması ve insan haklarının insan hayatına egemen kılması için Devlet, bireylerin hukuka olan inançlarını ve güvenlerini korumakla yükümlüdür. Doktrinde hukuki güvenlik ilkesinin

gerekleri de şu şekilde sıralanmıştır:

1- Devlet faaliyetleri, önceden öngörülebilir, tahmin edilebilir olmalıdır.

2- Devlet faaliyeti, önceden hukuk kurallarıyla düzenlenmiştir.

3- Hukuk düzeninde mümkün olduğunca hukuki istikrar sağlanmalıdır.

4- İdarenin tek yanlı işlem yapma üstünlüğüne karşı, güvece niteliğindeki kurallarla (bireylere katılma, dinleme ve savunma hakkı gibi haklar tanınarak) birey ile idare arasında denge sağlanmalıdır.

5- İdare, bireyin haklı beklentilerine uygun davranmalıdır.

6- Yasal düzenlemelerde hukuka ve devlete olan güveni zedeleyici hususlardan kaçınılmalıdır.

7- Devlet kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirilebilmesi için hukuk güvenliğinin sağlandığı bir hukuk devleti yaratmalıdır. (Prof. Dr. Bahtiyar Akyılmaz, Prof. Dr. Murat

Sezginer, Doç. Dr. Cemil Kaya, Türk İdare Hukuku, Ankara 2009, s.130-131)

14) Bununla birlikte, İdareden alacağını tahsis edemeyen başvuran tarafından, Ek 1

No’lu Protokol’ün 1. maddesi ile öngörüldüğü şekli ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddia edilerek AİHM nezdinde açılan 26664/no.lu Uygurer İnşaat San. Tic.

Ltd. Şti./Türkiye davasında verilen 06/10/2009 tarihli kararda; “ AİHM, içtihadından doğan ilke uyarınca, ileri sürülebilirliği yeterince ortaya konulduğunda bir alacağın, Ek

1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca “mülk” olarak değerlendirilebileceğini

hatırlatmaktadır (bkz, Stran ve Stratis Andreadis Yunan Rafineleri — Yunanistan, 9

Aralık 1994 ve Bourdov — Rusya, başvuru no: 59498/00). işbu davada bu durum söz konusudur. Bilahare AİHM, özellikle bazı devletlerde paranın değer kaybetmesi göz önüne alındığında, Yüksek Sözleşmeci tarafın borcunu çok uzun sürede gecikmeli olarak ödemesinin, ileri sürülebilir bir alacağı bulunan kişinin maddi kaybının artmasına neden olduğunu ve söz konusu kişiyi belirsiz bir durumda bıraktığını belirtmektedir (bkz

Akkuş – Türkiye, 9 Temmuz 1997). AİHM, mevcut davada, Körfez İcra Müdürlüğü’nün başvuranın alacağı olduğunu kabul ettiğini ve Belediye hakkında 18.985.000.000 TL tutarında ödeme emri çıkardığını gözlemlemektedir. Cebri icra işlemi başlatılmasına rağmen, ilgili ulusal düzenleme dikkate alındığında, başvuran, söz konusu alacağını

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

elde edememiştir. Bununla birlikte, sunulan bilgiler göz önüne alındığında, söz konusu ödeme halen yapılmamıştır. Bu itibarla, Ek 1 No’lu Protokol’ün 1.

maddesinin ihlal edildiği hükmüne varmak uygun olacaktır (benzer dava bkz, Kanioğlu ve diğerleri — Türkiye, başvuru numaraları: 44766/98, 44771/98 ve 44772/98,

11 Ekim 2005).” şeklinde hüküm kurulmuştur.

15) Anayasa Mahkemesi içtihatlarında; Anayasa’nın 35 nci maddesine göre kişilerin

mülkiyet haklarının ancak kanunun öngördüğü usullerle ve kamu yararı gereği sınırlandırılabileceği, Anayasa’nın 13 üncü maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi gereği kişilerin mülkiyet haklarının sınırlandırılması hâlinde elde edilmek istenen kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil bir denge kurulması gerektiği vurgulanmaktadır. AİHM kararlarında da benzer şekilde, mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin Sözleşme’ye uygunluğu denetlenirken yapılan müdahalenin kamu yararı ya da genel yararı amaçlamasının yanı sıra toplumun genel yararı ile birey haklarının korunması arasında adil bir dengenin de gözetilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

16) Bu kapsamda başvuran şirketin, 2016 yılında ilgili idareye tıbbi malzeme satışı

yaptığı, piyasa teklif tutanağında “Ödeme fatura tarihinden itibaren 400 gün vadeye göre yapılacaktır.” düzenlemesi yer almasına rağmen alacağının ödenmediği, 2547 sayılı Kanunun geçici 75 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında başvuru yapmadığından idarenin nakit durumuna ve “öncelikle 01/01/2018 tarihinden sonraki mal ve hizmet alımları ile ilgili ödemelerin yapılacağı, üçer aylık dönemler itibarıyla nakit akışlarının uygun olması halinde 31/12/2017 öncesi dönemlere ait vadesi geçmiş borçların, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödeneceği” düzenlemesine göre ödeme yapılacağı, ancak söz konusu düzenlemenin 31/12/2017 tarihinden önce idareye ilaç ve tıbbi cihaz satışı yapan firmaların alacaklarının idare tarafından ödenme süresinin uzamasına neden olacağı değerlendirildiğinden, İdarenin vadesi gelmiş olan borcunu ödememesinin hukuk devletinin en önemli unsurlarından olan ‘belirlilik’ ve

‘hukuki güvenlik’ ilkelerine ve mülkiyet hakkına aykırılık teşkil ettiği tespit edilmiştir.

Bununla birlikte İdarenin bir kötü yönetim örneği olan ‘2015 yılı borçlarını ödemesi’, günü gelmiş ödemelerini yapmamasına bir gerekçe olarak gösterilemez.” şeklinde yapılan tespitler de göstermektedir ki, şikayete konu edilen idarenin vadesi gelmiş olan borcunu ödememesinin hukuk devletinin en önemli unsurlarından olan ‘belirlilik’ ve

‘hukuki güvenlik’ ilkelerine ve mülkiyet hakkına aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmektedir.

17) Diğer yandan Kurumumuzun bilgi belge talep yazısında, “ 6) Aynı durumda olan ve bu tür

alım yapılan firmalardan 2015, 2016, 2017, 2018 yılından bu yana veya daha önceki yıllardan alacağı olanların detaylı listesinin sunulması” talebine, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü’nden alınan 24/07/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazıda, “…Kamu idarelerinin hesapları ve bunlara ilişkin belgeler esas alınarak, malî tabloların güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin malî denetimi ile kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin malî işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti, olgusu çerçevesinde Sayıştay tarafından denetlenmektedir. Sayıştay raporlarında idaremizin gelir, gider ve mali hesapları ile bu hesaplarla ilgili işlemlerinin yasal düzenlemelere uygun olup olmadığına dair tüm bilgilere yer verilmektedir. Kamu hizmetlerinin görülmesi amacıyla kurulmuş, tüzel kişiliği olan kurumumuz mali durum ve bilgileri 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ile

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

belirlenmekte olup açıklanması kanunca mümkün değildir.” şeklinde olumsuz cevap verilmesi hususunda 1982 Anayasası’nın VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkını kapsayan 74. maddesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumunun idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri incelediği hüküm altına alınmıştır. Diğer yandan 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesinde, “ Kurumun inceleme ve araştırma konusu ile ilgili olarak istediği bilgi ve belgelerin, bu isteğin tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde verilmesi zorunludur. Bu süre içinde istenen bilgi ve belgeleri haklı bir neden olmaksızın vermeyenler hakkında Başdenetçi veya denetçinin başvurusu üzerine ilgili merci soruşturma açar. Devlet sırrı veya ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgeler, yetkili mercilerin en üst makam veya kurulunca gerekçesi belirtilmek suretiyle verilmeyebilir. Ancak, Devlet sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeler Başdenetçi veya görevlendireceği denetçi tarafından yerinde incelenebilir” hükmü yer almaktadır. Bu hükümler gereğince Kamu Denetçiliği

Kurumunun bilgi ve belge taleplerine cevap verilmesi hususunda daha hassasiyet gösterilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verilmediği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davranmadığı, ayrıca idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup

Antalya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamında göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın alacağının en kısa sürede ödenmesi ve mağduriyetin giderilmesi hususunda

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’NE tebliğine;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Akdeniz Üniversitesi

Rektörlüğü’nce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi