ÖZET: Başvuruda bulunan kişi, 2006 yılında satın aldığı aracın önceki sahibine ait hacizler nedeniyle tescil edilemediğini ve bu nedenle mağduriyet yaşadığını ifade etmiştir. Şikayetçi, aracın kendisine ait olmadığını, dolandırıldığını ve vergi borçlarının da kendisine ait olmadığını belirterek, Akşehir Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün kendisine yönelik uygulamalarının haksız olduğunu iddia etmiştir. Başvurusunda, aracın üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını ve borçların iptal edilmesini talep etmiştir.

Akşehir Vergi Dairesi, şikayetçinin aracının noter satış senedi ile kendisine devredildiğini ve bu nedenle motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin tesis edildiğini belirtmiştir. Ayrıca, şikayetçinin borçlarını zamanında ödememesi nedeniyle haciz işlemlerinin başlatıldığı ve aracın satışının gerçekleştirildiği açıklanmıştır. Bornova Vergi Dairesi de benzer şekilde, aracın satış işlemlerinin yasal çerçevede yapıldığını ve herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını ifade etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuru ile ilgili yapılan incelemeler sonucunda, idarelerin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum tespit edilmediğine karar vermiştir. Bu nedenle, başvurunun reddine yönelik bir öneri sunulmuş ve karar, ilgili idarelere tebliğ edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/11203-S.17312

BAŞVURU NO : 2019/9742

KARAR TARİHİ : 06/11/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : AKŞEHİR VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

BORNOVA VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ (Re’sen)

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikayetçi, adına kayıtlı taşıta ait haciz ve borçların, taşıtın önceki sahibine ait olduğu iddiasında bulunarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 09/05/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi dilekçesinde özetle; “2006 yılında satın aldığı araç üzerinde, önceki sahibine ait hacizlerin çıktığını bu yüzden üzerine tescil ettirip ruhsat çıkarılamadığını, aracın edevlet sisteminde ve trafikte adına görünmediğini, önceki sahibi adına göründüğünü, araç için hiçbir işlem yapamadığını, İzmir’de ikamet ettiğini ve aracı Otokent’teki galeriden aldığını, galericinin ‘Ben aracı sattım vekaletim kalktı benlik bir durum yok’ dediğini, kısacası dolandırıldığını, yıllardır eski sahibinin icralarına adliyeden ‘Noter satışıyla bu araç benim’ diye kağıt yolladığını, kiminin kabul ederek icrayı kaldırdığını, kiminin kabul etmediğini,”

1.1. Akşehir Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 13 yıl sonra ‘Bu araç noter satışından size ait’ dediğini ve 16.000 TL olan MTV borcunu kendisinden istediğini, kendisinin bu aracı hiç kullanmadığını, aracın zaten yedieminde olduğunu,

1.2. Bu borcun zaman aşımına uğrayıp uğramadığını, aracın kendisi üzerine tescil edilmediği halde Akşehir Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün kendisini nasıl vergi mükellefi yapabildiğini, kendisinin İzmir’de olduğunu aracı aldığı kişinin Konya’da olduğunu kendisinin Konya’da değil de İzmir’de mükellef olması gerekmez mi? sorusunun yanı sıra trafikten tescili çıkmayan araca nasıl MTV alabildikleri sorusunu sorarak bir yanlışlık olduğunu ve Akşehir Vergi

Dairesi Müdürlüğü’nce, Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne ‘Aracı satın’ diye yazı gönderildiğini, bu konuya ilişkin Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne verdiği itiraz dilekçesinin kabul edilmediğini” iddia ve ifade ederek,

1.4. Akşehir Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün aracını 14.05.2019 tarihinde satacağını bu satışın durdurulmasını istediğini, borcun kendisine ait olmadığını, icraların aracın eski sahibine ait olduğunu hiçbirinin kendisine ait olmadığını, hakkı olan aracını tertemiz almak istediğini” belirterek Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet konusu hakkında Kurumumuzun 16.05.2019 tarih ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Akşehir Vergi Dairesi Müdürlüğünden alınan 31.05.2019 tarih ve …

sayılı yazısında özetle; “… Şikâyetçi … … adlı şahsa ait … plakalı, 1999 model Mercedes Vito marka aracı İzmir 16. Noterliğince düzenlenen 17/11/2006 tarih ve … yevmiye No.lu kat’i satış senedi ile satın almış, bu satışa ilişkin noter satış senedinin dairemize gönderilmesi üzerine

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20 inci maddesinin (d) bendi gereğinde yeni malik

adına mükellefiyet tesis edilmiştir.

2.1. Mükellef adına tahakkuk eden MTV borçlarını kanuni süresinde ödemediğinden 6183 sayılı Kanunun ilgili maddelerince adına ödeme emri düzenlenerek kendisine tebliğ edilmiştir.

Tarafına ödeme emri tebliğ edildiği halde mükellef tarafından her hangi bir ödeme yapılmaması üzerine dairemizce yine aynı kanuna istinaden cebren tahsilat işlemlerine başlanmıştır.

2.2 İlgili mükellef 21/04/2011 tarihinde dairemize olan borçlarını 6111 sayılı Kanundan

yararlanmak suretiyle tecil taksitlendirme talebinde bulunmuş ancak taksitlerini süresinde ödemediğinden tecil ihlalinde bulunmuştur. Yine dairemize olan borçlarını 01/12/2014 tarihinde 6552 sayılı kanundan yararlanmak suretiyle tecil taksitlendirme talebinde bulunmuş ancak taksitlerini süresinde ödemediğinden tecil ihlalinde bulunmuştur.

2.3 Mükellefin tecil taksitlendirme talebinde bulunduğu halde borçlarını ödememesi nedeniyle

dairemizce adına kayıtlı … plakalı aracına yakalamalı olarak haciz konmuştur. Bahse konu aracın Zeybek Yediemin otoparkında muhafaza altına alındığının öğrenilmesi üzerine 20/07/2018 tarih ve ..sayılı yazımızla … plakalı aracın niyabeten satış işleminin yapılması

Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünden istenmiştir. Mükellef 2015 ve 2016 yıllarında BİMER aracılığıyla şikayette bulunmuş Dairemizce mükellefe bu şikayetleri ile ilgili olarak 11/11/2015 tarih ve … sayılı, 08/09/2016 tarih ve .. sayılı yazılarımızla cevap verilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Şikayet konusu hakkında Kurumumuzun 16.05.2019 tarih ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünden alınan 03.07.2019 tarih ve .. sayılı yazısında özetle; “Akşehir Vergi Dairesi Mükellefi …’ın şikâyet konusu taleplerine ilişkin dairemizce niyabeten yapılan iş ve işlemler aşağıda belirtilmiştir.

3.1 Akşehir Vergi Dairesi Müdürlüğü 20.07.2018 tarih ve … sayılı yazılarında trafikten men

edilip dairemiz yetki alanındaki Zeybek Yediemin Otoparkında muhafaza altına alınan …

Plakalı aracın niyabeten satışını istemiştir.

3.2 Söz konusu araca 07.08.2018 tarih ve 947181 saylı haciz tutanağı ile icra memurumuzca

15.000-TL değer biçilmiş ve haciz tutanağı 05.09.2018 tarihinde …’a tebliğ edilmiştir.

3.3 Bunun üzerine 24.04.2019 tarih ve … sayılı yazımızla aracın satışına devam edilip

edilmeyeceği ilgili daireye sorulmuş, alınan 25.04.2019 tarih ve .. sayılı cevabi yazıda aracın satışına devam edilmesi talep edilmiştir. Bu nedenle araca satış günü verilmiş satış ilanı

02.05.2019 tarihinde …’ın ikametgâh adresindeki eşine tebliğ edilmiştir.

3.4 Aracın 14.05.2019 tarihinde yapılan birinci açık artırmasına katılan olmamış, 21.05.2019

tarihinde yapılan ikinci açık artırmada (KDV ve Damga V. Hariç) araç 8.500.-TL bedelle …’a ihale edilmiş ve (satış ile ilgili herhangi bir itiraz olmadığından) satış kesinleşmiştir.

3.5 Satış sonucunda tescil için Noterler Birliği Başkanlığına 21.05.2019 tarih ve …sayılı

yazımızla, satış hakkında da Akşehir Vergi Dairesi Müdürlüğüne 22.05.2019 tarih ve ..sayılı yazımızla bilgi verilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

5. Anayasanın “Vergi Ödevi” alt başlıklı 73 üncü maddesinde; “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.”

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

7. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun “Zilyetliğin Devri” başlıklı 763 üncü maddesinde, , “Taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. Bir taşınırın zilyetliğini iyi niyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hâllerde o şeyin maliki olur.”

8. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 4262 sayılı Kanunla (21/05/1997 – 4262/2 md.) değişik 20 inci maddesinin (d) bendinde; “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, aracın motorlu taşıtlar vergisi borcu bulunmadığına dair belgenin ibrazı halinde araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterlerce yapılır.”

Bu satış, noterlerce tescil belgesine tarih konularak ve tasdik edilmek suretiyle işlenir. Ayrıca, tescil edilmiş araçların satış ve devir işlemleri noterler tarafından siciline işlenmek üzere işlemin tamamlanmasını müteakip en geç 15 iş günü içinde ilgili tescil kuruluşu ile vergi dairesi müdürlüğüne bildirilir. Noterlerin vergi dairesi müdürlüklerine satış işlemlerini bildirmesi üzerine intikal eden araçların vergi kayıtları, satış sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibariyle,

197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca önceki malikin vergi

mükellefiyetine son verilir. Ayrıca, yeni malik adına vergi mükellefiyeti tesis edilir.

Tescil sürelerini geçirdiği tespit edilen araçlar trafikten men edilir. Aracın trafikten men edildiği yer tescil kuruluşunda, aracın alıcı adına tescil işlemleri yaptırılır. Bu süre içinde araçta veya taşınan yükte meydana gelecek zararlar, yeni araç sahibine aittir.

Noterlerce yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir.”

9. 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 3088 sayılı Kanunla değişik 7 inci maddesinde, “Motorlu Taşıtlar Vergisi mükellefiyeti motorlu taşıtların trafik, liman veya belediye sicili ile Ulaştırma Bakanlığı tarafından tutulan sivil hava vasıtaları siciline kayıt ve tescili ile başlar.

Şu kadar ki mükellefiyet:

a) Takvim yılının ilk altı ayı içinde yeni kayıt ve tescil edilen taşıtlarda kayıt ve tescilin yapıldığı takvim yılı başından, son altı ayı içinde yeni kayıt ve tescil edilen taşıtlarda ise, son altı aylık dönemin başından itibaren, b) Kayıt ve tescilli olup da, devir ve temlik sebebiyle kayıt ve tescil yapılan taşıtlarda değişiklik, takvim yılının ilk altı ayında yapılmış ise takip eden son altı aylık dönemin başından; son altı ayında yapılmış ise takip eden takvim yılı başından itibaren, nazara alınır.”

10. 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunun 8 inci maddesinde, “Motorlu taşıtların trafik, liman veya belediye sicili ile Ulaştırma Bakanlığı tarafından tutulan sivil hava vasıtaları siciline ait kayıtlarının silinmesi halinde, silinme takvim yılının ilk altı ayı içinde yapılmış ise ikinci altı aylık dönemin başından, ikinci altı aylık dönem içinde yapılmışsa takip eden takvim yılı başından itibaren mükellefiyet sona erer.”

11. 30 Seri No.lu Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliğinin “2. 25/5/1997 Tarihinden

Sonra Noter Satış Senedi İle Satışı Yapılan Taşıtlara İlişkin İşlemler” başlıklı bölümünde, “Noterler tarafından ilgili vergi dairelerine gönderilen noter satış senedinde yer alan, alıcının iş veya ikametgah adresine bakılmaksızın taşıtın motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyet kaydının bulunduğu vergi dairesi tarafından noter satış senedinin düzenlendiği tarih esas alınarak aynı plaka numarasından alıcının motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyeti başlatılacak, satıcının mükellefiyetine son verilecektir.” hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12. Kamu Denetçisi tarafından, şikayetçinin iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

13. Uyuşmazlık konusu; şikayetçi, 2006 yılında satın aldığı araca ilişkin önceki sahibine ait hacizlerin çıktığını, bu yüzden söz konusu aracı üzerine tescil ettiremeyip, ruhsat çıkaramadığını ayrıca, mezkur araca ait olan vergi borçlarının kendisine ait olmadığını iddia ve ifade ederek mağduriyetinin giderilmesi için Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

14. Akşehir Vergi Dairesi Müdürlüğünden alınan cevabi yazıda da belirtildiği üzere, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunun (MTV) yukarıda yer verilen ilgili hükümlerine göre; tescil edilmiş araçların noterlerce yapılmış her çeşit satış ve devirlerinde, aracı satanın MTV mükellefiyetinin sona erebilmesi ve aracı alan kişinin MTV mükellefiyetinin başlayabilmesi için, ilgili trafik şubesince o taşıta ait kayıt ve tescil işleminin satıcıdan silindiğinin, alıcı adına yapıldığının tescil kuruluşlarınca ilgili vergi dairesine bildirilmesi üzerine yapılmakta olunduğu, ancak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 4262 sayılı Kanunla (21/05/1997 – 4262/2 md.) değişik 20 nci maddesinin (d) bendinde inci maddesinin (d)

bendi uyarınca; Noterlerin vergi dairesi müdürlüklülerine satış işlemlerini bildirmesi üzerine intikal eden araçların vergi kayıtları, satış sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibariyle, MTV

Kanunu hükümleri uyarınca önceki malikin vergi mükellefiyetine son verilmesini, ayrıca yeni malik adına vergi mükellefiyetinin tesis edilmesini gerektirdiği hususu hüküm altına alınmıştır.

15. Bu kapsamda, yukarıda yer verilen ilgili mevzuat gereğince devreden ile iktisap eden kişinin anlaşmaları sonucu, tescil belgesi esas alınarak noterlerce yapılan satış ve devir üzerine, taşıtın zilyetliğinin taşıtı iktisap edene geçtiği ve taşıtın zilyedinin onun maliki sayıldığı hususu dikkate alındığında, 17.11.2006 tarihli noter satış senedine istinaden …

plaka numaralı taşıtın mülkiyetinin şikayetçiye geçmesi nedeniyle söz konusu taşıttan dolayı şikayetçi adına motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

16. Diğer taraftan uyuşmazlık konusunun esasını teşkil eden araca ilişkin işlemler hakkında ilgili mevzuatta yer verilen düzenlemeler tetkik edildiğinde; 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun “Takibata Selahiyetli Tahsil Dairesi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, takibatın, alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılacağı; ikinci fıkrasında ise, borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, tahsil dairesinin, borçlunun veya mallarının bulunduğu mahalde yapılacak takipleri, o mahaldeki aynı neviden amme idaresinin tahsil dairelerine niyabeten yaptıracağı hüküm altına alınmış; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergi Uygulamasındaki Yetki” başlıklı

Birinci Bölümünde yer alan 4 üncü maddesinin ilk fıkrasında, vergi dairesi, mükellefi tespit, vergiyi tarh, tahakkuk ve tahsil eden daire olarak tanımlanmış; ikinci fıkrasının ilk cümlesinde ise, mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı olduklarının vergi kanunları ile belirleneceği kuralına yer verilmiş; 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun

9 uncu maddesinin ilk fıkrasında, motorlu taşıtlar vergisinin, taşıtların kayıt ve tescilinin

yapıldığı yerin vergi dairesi tarafından her yıl Ocak ayının başında yıllık olarak tahakkuk ettirilmiş sayılacağı; ikinci fıkrasında da, tahakkuk ettirilen verginin, ayrıca mükellefe tebliğ olunmayacağı ve vergi tahakkuk ettirilen günde tebliğ edilmiş sayılacağının, hükme bağlandığı tespit edilmiştir.

17. Bu kapsamda ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden alınan cevabi yazılarda yer verilen süreç, yukarıda yerilen mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde; şikayetçinin adına tahakkuk eden MTV borçlarını kanuni süresinde ödememesi nedeniyle Akşehir Vergi Dairesi

Müdürlüğünce 6183 sayılı Kanunun ilgili maddelerine istinaden cebren tahsilat işlemlerine başlanıldığı, şikayetçinin borçlarını 21/04/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun ile yine 01/12/2014 tarihinde 6552 sayılı Kanundan yararlanmak suretiyle tecil taksitlendirme talebinde bulunmasına karşın taksitlerini süresinde ödememesi ve tecil ihlalinde bulunması nedeniyle … plakalı aracına yakalamalı olarak haciz konulduğu, akabinde bahse konu aracın Zeybek Yediemin otoparkında muhafaza altına alındığının öğrenilmesi üzerine mezkur aracın niyabeten satış işlemi yapılmasının Bornova Vergi Dairesi

Müdürlüğünden istenildiği ve aracın 21.05.2019 tarihinde yapılan ikinci açık artırmada 8.500.TL bedelle ihale edildiği ve satışın kesinleştiği, tespit edilmiş olup söz konusu idari işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

18. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, şikâyetçinin iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu hakkında ilgili idarelerce tesis edilen idari işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir husus tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde

Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu

“Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Konya Vergi

Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA, AKŞEHİR VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ ile BORNOVA

VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi