ÖZET: Başvuru, Nevşehir Belediye Başkanlığı ile yapılan kira sözleşmesi kapsamında şikayetçinin, ödenen KDV’nin iptal edilmesi ve kesin teminatın kira borcundan düşülmesi taleplerini içermektedir. Şikayetçi, 28/09/2017 tarihinde imzalanan sözleşme gereği 9 ay 26 gün iş yerini kullandıktan sonra, 12 aylık kira bedelinin talep edilmesinin haksız olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, kira borcunun yeniden hesaplanmasını ve icra takiplerinin iptalini talep etmiştir.

Nevşehir Belediye Başkanlığı, kira sözleşmesinin KDV’ye tabi olduğunu savunmuş ve şikayetçinin ödemelerini zamanında yapmadığı için icra takibi başlatıldığını ifade etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, şikayetçinin KDV iptali ve kesin teminatın mahsup edilmesi taleplerini reddetmiş, ancak kira borcunun yeniden hesaplanması konusunda yapılan işlemlerin hakkaniyete uygun olduğunu belirtmiştir. İdarenin, hesaplamalara göre icra takiplerini güncellemeyi ihmal ettiği tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, şikayetçinin talepleri kısmen reddedilmiş, ancak Nevşehir Belediye Başkanlığı’na icra takiplerini güncellemesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, ilgili idarenin 30 gün içinde bildirimde bulunmasını zorunlu kılmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/12857-S.19924

BAŞVURU NO : 2019/12682

KARAR TARİHİ : 11/12/2019

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Nevşehir Belediye Başkanlığı

Şikayetçinin, ilgili belediyeden kiralamış olduğu işyeri için

BAŞVURUNUN KONUSU :

tarafından istenen KDV’nin iptal edilmesine, bu kiralama nedeniyle vermiş olduğu kesin teminat tutarının, konuyla ilgili yapmış olduğu ödemelerin ve ilgili işyerinde kaldığı sürenin dikkate alınarak kira borcunun yeniden hesaplanmasına ve kira borcu nedeniyle hakkında başlatılan icra takiplerinin iptaline ilişkin talepleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 18/07/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi, Nevşehir Belediyesi ile kendisi arasında “…Bahçe İçerisindeki Restaurant ile

Otoparka Ait Kira Sözleşmesi”nin 28/09/2017 tarihinde imzalandığını, bu sözleşmede 28.09.2017-28/09/2020 tarihleri arasında söz konusu iş yerinin işletmeciliğini yapacağının hükme bağlandığını, ayrıca söz konusu sözleşme uyarınca yıllık kira bedelinin 100.000,00

TL+KDV olarak belirlendiğini, ancak 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-d maddesindeki istisna hükmü uyarınca söz konusu sözleşmede KDV öngörülmesinin hukuka aykırı olduğunu, bahsi geçen iş yerinde 9 ay 26 gün kalmasına rağmen adı geçen İdare tarafından kendisinden 12 aylık kira bedelinin istediğini ve 12 aylık kira bedeli ödendikten sonra oturmadığı aylara ait kira bedelinin iade edileceğinin söylediğini, bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu, 9 ay 26 günlük kira borcunun toplam tutarının 82.222 TL olduğunu, bu zamana kadar; ilgili İdareye 66.665,00 TL, 24.04.2018 tarihinde 2017/6717 E.

sayılı icra dosyasına 5.000,00 TL ve 1.715,94 TL, 2017/6053 E. sayılı icra dosyasına 5.000,00

TL ve 1.537,00 TL olmak üzere toplamda 79.917,94 TL ödeme yaptığını, buna ilaveten 2.281,01 TL daha ödeme yaptığını, ayrıca tarafından alınan 6.650,00 TL kesin teminatın irat kaydedildiğini, ancak bu kesin teminat tutarının kira borcundan mahsup edilmediğini, tüm bu ödemelerine rağmen İdarenin kendisine yaklaşık 62.000 TL(KDV dahil) tutarında fazladan borç çıkardığını iddia ederek, sözleşmeye konu KDV’nin iptal edilmesini, kira borcu için yapmış olduğu ödemeler ile irat kaydedilen kesin teminat tutarı dikkate alınarak borcunun 9 ay

26 gün üzerinden yeniden hesaplanmasını ve hakkında başlatılan icra takiplerinin iptalini talep

etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Nevşehir Belediye Başkanlığı’nın 04/09/2019 tarihli ve … sayılı yazısı ile 11/11/2019 tarihli ve … sayılı yazısı eklerinde özetle;

2.1. Şikayetçi ile İdareleri arasında 28/09/2017 tarihinde “… Bahçe İçerisindeki Restaurant ile

Otoparka Ait Kira Sözleşmesi”nin imzalandığı, sözleşmenin 7 nci maddesi uyarınca söz konusu kiralamanın KDV’ye tabi olduğu,

2.2. Şikayetçinin son ödeme tarihi 31/10/2017 tarihi olan 34.666,67 TL kira borcu ve bu borca ilişkin 20,00 TL gecikme zammını ödememesi üzerine toplam 34.686,67 TL’lik tutar üzerinden

Nevşehir l. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı,

2.3. Ayrıca, şikayetçinin, son ödeme tarihi 30/11/2017 olan 16.666,67 TL kira borcu ve 7,78

TL gecikme zammı tutarını ödememesi üzerine toplam 16.674,45 TL’lik borç üzerinden

Nevşehir 2. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyası kapsamında haciz ve tahliye talepli icra takibi başlatıldığı, borçlunun yasal sürede kira borcunu (kira bedeli + KDV) ödememesi sebebiyle 09/01/2018 tarihinde Nevşehir İcra Hukuk Mahkemesinin … Esas sayılı dosyası üzerinden İdarelerince tahliye davası açıldığı ve ilgili Mahkemece 05/04/2018 tarihinde borçlunun taşınmazdan tahliyesine karar verildiği, borçlunun, bu takip nedeniyle ödeme emri tebliği işlemlerinin iptaline yönelik şikayet davası açtığı, davanın Nevşehir İcra Hukuk

Mahkemesinin 31/05/2018 tarih ve … Esas sayılı kararıyla reddedildiği, söz konusu alacaklara ilişkin hukuksal sürecin devam ettiği ve itiraz olmaması sebebiyle bu alacakların kesinleştiği,

2.4. Şikayetçinin, 7143 sayılı Kanun hükümlerine göre borçlarını yapılandırdığı ve icra müdürlüğü nezdinde yapılandırılmış olan borçlarını ödeme taahhüdünde bulunduğu, borçlunun taahhüt metninde yer alan beyanında “Borcumu biliyorum ve takibe konu borcuma herhangi bir itirazım yok” demek sureti ile borcunu kabul ettiği, ilgilinin borcunu kabul etmesi nedeniyle menfi tespit davası açamayacağının düşünüldüğü, bununla birlikte yapılandırma taksitlerini ihlal eden şikayetçinin Nevşehir İcra Ceza Mahkemesinin 21/05/2019 tarih ve …

Esas 2019/519 Karar sayılı ilamı ile 3 ay tazyik hapsine mahkum edildiği,

2.5. Belediye Daimi Encümeninin 01/08/2018 tarih ve … sayılı kararında belirlenen süreye (300 gün) göre yaptıkları en son hesaplamaya (11/11/2019 tarihli hesap ekstresine) göre; şikayetçinin, gecikme zammı hariç 12.272,86 TL [=82.191,78 TL – 69.918,92 TL (tahsil edilen)] kira bedeli borcu olduğu, ayrıca gecikme zammı hariç 14.566,97 TL [= 14.794,52 TL227,55 TL (tahsil edilen)] KDV borcu olduğu, belirtilen borçlara ilişkin olarak İcra

Müdürlüklerinde yasal takip işlemlerinin devam ettiği,

2.6. Ayrıca söz konusu kira sözleşmesi uyarınca yatırılan kesin teminat tutarının 6.000,00 TL olduğu, ilgili kişinin kira sözleşmesinde belirlenen süre içerisinde kira bedellerini ve KDV’yi ödememesi sebebiyle, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 62 nci maddesi ve bu doğrultuda alınan bahsi geçen Encümen kararı uyarınca başvuruya konu teminatının gelir kaydedildiği hususları belirtilmiştir.

3. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 11/10/2019 tarihli ve 140770 sayılı yazısı eklerinde özetle;

3.1. Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun, 1/1 inci maddesinde; Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu, 1/3-f maddesinde; Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV’ye tabi olduğu, 17/4-d maddesinde; iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinin KDV’den istisna olduğu hususlarının hüküm altına alındığı,

3.2. KDV Genel Uygulama Tebliğinin “I/C- 2.1.2.3. Kiralama İşlemleri” başlıklı bölümünde;

3065 sayılı Kanunun 1/3-f maddesine göre, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde

belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi işlemlerinin KDV’nin konusuna gireceği, söz konusu mal ve hakların kiraya verilmesi işleminin, ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde verilen bir hizmet olmasa dahi KDV’ye tabi olacağı hususlarının açıklandığı,

3.3. 60 No.lu KDV Sirkülerinin “1.4. Kiralama İşlemleri” başlıklı bölümünde de; “… Belediye veya bir devlet üniversitesi tarafından bir yerin çay bahçesi olarak işletilmek üzere kiraya verilmesi durumunda işletme hakkının kiralanması söz konusu olacağından, çay bahçesinin, kiraya veren kurumun bir iktisadi işletmesine dahil olup olmadığına bakılmaksızın, bu kiralama işlemi Kanunun 1/3-f maddesi gereğince KDV’ye tabi tutulacaktır.” açıklamasına yer verildiği,

3.4. Buna göre; şikayetçinin mülkiyeti Nevşehir Belediye Başkanlığı’na ait restoranın bir kısmı ile ön tarafında bulunan çay bahçesini ve yan tarafında bulunan otoparkın bir kısmını işletmek üzere kiralaması işlemi, işletme hakkının kiralanması mahiyetinde olduğundan, 3065 sayılı KDV Kanununun 1/3-f maddesi gereğince KDV’ye tabi bulunduğu hususları belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

4.1. “Vergi ödevi” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.”,

4.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.…

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

5. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu

Protokolün “Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

7. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun, “Verginin konusunu teşkil eden işlemler” başlıklı 1 inci maddesinde; “Türkiye’de yapılan aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir: 1. Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, … 3. Diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler: f) Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri, …”, “Sosyal ve Askeri

Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar” başlıklı 17/4-d maddesinde; “İktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri, …”,

8. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun, “Gayrimenkul sermaye iradının tarifi” başlıklı 70 inci maddesinde; “Aşağıda yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermaye iradıdır: 1. Arazi, bina … 2. Voli mahalleri ve dalyanlar; 3.

Gayrimenkullerin, ayrı olarak kiraya verilen, mütemmim cüzileri ve teferruatı ile bilümum tesisatı, demirbaş eşyası ve döşemeleri; 4. Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar; …”,

9. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun, “Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat” başlıklı

3 üncü maddesinde; “… B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin

muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.

İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.”,

10. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun “Müteahhit veya müşterinin sözleşmenin bozulmasına neden olması” başlıklı 62 nci maddesinde; “Sözleşme yapıldıktan sonra 63 üncü maddede yazılı hükümler dışında müteahhit veya müşterinin taahhüdünden vazgeçmesi veya taahhüdünü, şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi üzerine, idarenin en az 10 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Gelir kaydedilen kesin teminat, müteahhit veya müşterinin borcuna mahsup edilemez.”,

11. 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı

Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun “Diğer hükümler” başlıklı 10 uncu maddesinin 8 inci bendinde; “Belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ile sermayesinin

%50’sinden fazlası bunlara ait şirketlerin mülkiyetlerinde bulunan taşınmazlar hakkında yaptıkları irtifak hakkı ve kiralama işlemlerinden kaynaklanan (kaynak sularının kira bedeli dâhil) ve vadesi 31/3/2018 tarihi itibarıyla geldiği halde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan kullanım bedelleri ve hasılat payları asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin gecikme zammı, faiz gibi fer’ileri yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami on sekiz eşit taksitte 9 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre hesaplanan katsayı ile birlikte tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu takdirde mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet ücreti ilk taksit tutarı ile birlikte tahsil edilir. Bu fıkra hükümlerinden yararlanılabilmesi için dava açılmaması ve açılmış davalardan vazgeçilmesi şarttır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye İçişleri Bakanlığı yetkilidir.”,

12. KDV Genel Uygulama Tebliğinin “I/C- 2.1.2.3. Kiralama İşlemleri” başlıklı bölümünde; “3065 sayılı Kanunun (1/3-f) maddesine göre, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi işlemleri KDV’nin konusuna girmektedir. Buna göre, söz konusu mal ve hakların kiraya verilmesi işlemi, ticari, sınaî, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde verilen bir hizmet olmasa dahi KDV’ye tabi olacaktır.

… Kiralama işleminin KDV’den müstesna olması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmez. Örneğin; Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde sayılan mal ve haklar arasında yer alan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri, bir iktisadi işletmeye dahil olmamaları şartıyla, 3065 sayılı Kanunun (17/4-d) maddesine göre KDV’den müstesnadır. …”,

13. 60 No.lu KDV Sirkülerinin “1.4. Kiralama İşlemleri” başlıklı bölümünde de;

“1.4.1. KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin; 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi

Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV’nin konusuna girdiği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 17/4-d maddesinde ise iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri KDV’den müstesnadır. Buna göre, iktisadi işletmelerin her türlü kiralama işlemleri KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre KDV’ye tabidir. Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde sayılan mal ve hakların kiralanması işlemleri KDV Kanununun 1/3-f maddesine göre KDV’ye tabi olmakla birlikte iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri KDV’den müstesnadır. Bu çerçevede, gelir vergisi açısından gayrimenkul sermaye iradı olarak tanımlansa dahi bir işletme veya müessesenin belirli bir bedel ve süre dahilinde başkasının kullanımına bırakılması şeklindeki işletme hakkının kiralanması işlemleri Kanunun 1/3-f maddesine göre KDV’ye tabi tutulacaktır. Buna göre; – Belediye veya bir devlet üniversitesine ait arsanın kiraya verilmesi KDV Kanununun 17/4-d maddesine göre KDV’den müstesnadır.

Ancak arsanın, bu kurumların iktisadi işletmesine dahil olması veya bu kiralama işlemi nedeniyle bir iktisadi işletme oluşması halinde, söz konusu kiralama işlemi Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV’ye tabi olacaktır. – Belediye veya bir devlet üniversitesi tarafından bir yerin çay bahçesi olarak işletilmek üzere kiraya verilmesi durumunda işletme hakkının kiralanması söz konusu olacağından, çay bahçesinin, kiraya veren kurumun bir iktisadi işletmesine dahil olup olmadığına bakılmaksızın, bu kiralama işlemi Kanunun 1/3-f maddesi gereğince KDV’ye tabi tutulacaktır. …” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

14. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde;

14.1. Şikayetçinin, başvuruya konu kira sözleşmesine ilişkin KDV’nin iptal edilmesi ve bu sözleşme kapsamında irat kaydedilen kesin teminat tutarının kira borcundan mahsup edilmesi taleplerinin Reddi,

14.2. Şikayetçinin, Nevşehir Belediye Başkanlığı’na olan kira borcunun, bu borç için yaptığı ödemeler ve işyerini kullandığı süre dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılması talebi doğrultusunda, ilgili İdare tarafından yeniden hesaplama yapılmış olması nedeniyle şikayetçinin bu konuyla ilgili talebinin de Reddi,

14.3. Diğer taraftan, adı geçen İdarenin, yaptığı bu son hesaplamaya göre belirlediği borç tutarına göre icra takiplerini güncellemediği anlaşıldığından, konuyla (icra takipleriyle)

ilgili olarak gerekli iş ve işlemleri makul sürede yapması hususunda Nevşehir Belediye

Başkanlığı’na Tavsiyede bulunulması, yönünde hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret

Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

15. Şikayetçi, kendisi ile Nevşehir Belediyesi arasında “…l Bahçe İçerisindeki Restaurant ile

Otoparka Ait Kira Sözleşmesi” kapsamında 3 yıllık kira sözleşmesi imzalandığını, bahsi geçen iş yerini 9 ay 26 gün kullandıktan sonra tahliye etmesine rağmen idarece kendisinden 12 aylık kira bedeli istendiğini, bu kiralama işleminin KDV’ye tabi olmamasına rağmen bu işlem üzerinden KDV hesaplandığını, ayrıca tarafından alınan kesin teminatın kira borcundan mahsup edilmediğini, söz konusu kira borcu için adı geçen İdareye ve icra dairesine değişik tarihlerde ödeme yaptığını, tüm bu ödemelerine rağmen İdarenin kendisine fazladan borç çıkarttığını iddia ederek, KDV borcunun iptal edilmesini, bu borç için yapmış olduğu ödemeler ile irat kaydedilen kesin teminat tutarı dikkate alınarak borcunun 9 ay 26 gün üzerinden yeniden hesaplanmasını ve hakkında başlatılan icra takiplerinin iptalini talep etmektedir.

16. İlgili İdare, söz konusu kiralama sözleşmesinin KDV’ye tabi olduğu, ayrıca bu kira sözleşmesi, 01/08/2018 tarihli Encümen kararı ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak şikayetçinin kesin teminat tutarının irat kaydedildiği, söz konusu Encümen kararı belirlenen süreye (300 gün) göre yaptıkları en son hesaplamaya (11/11/2019 tarihli hesap ekstresine) göre; şikayetçinin, gecikme zammı hariç 12.272,86 TL kira bedeli ve 14.566,97 TL KDV borcu olduğu, belirtilen borçlar kapsamında İcra Müdürlüklerinde yasal takip işlemlerinin devam ettiği hususlarını belirtmiştir.

17. Şikayetçi, başvuruya konu kiralama işleminin, KDV Kanununun 17/4-d maddesi uyarınca

KDV’den istisna olduğunu iddia ederek, söz konusu kirama işleminden alınan KDV’nin iptal edilmesini talep etmekte olup, bu kapsamda söz konusu kiralama işleminin KDV’ye tabi olup olmadığı hususunun öncelikle ortaya konulması gerekmektedir.

18. KDV Kanununun, 1/1 inci maddesinde; Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu, 1/3-f maddesinde; Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV’ye tabi olduğu, 17/4-d maddesinde ise; iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinin KDV’den istisna olduğu hususlarını hüküm altına alınmıştır. Ayrıca KDV Genel Uygulama Tebliğinin “I/C- 2.1.2.3. Kiralama İşlemleri” başlıklı bölümünde; Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi işleminin, ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde verilen bir hizmet olmasa dahi KDV’ye tabi olduğu açıklanmıştır. Yine 60 No.lu KDV Sirkülerinin

“1.4. Kiralama İşlemleri” başlıklı bölümünde de; belediye tarafından bir yerin çay bahçesi olarak işletilmek üzere kiraya verilmesi durumunda işletme hakkının kiralanması söz konusu olacağından, çay bahçesinin, kiraya veren kurumun bir iktisadi işletmesine dahil olup olmadığına bakılmaksızın, bu kiralama işlemi Kanunun 1/3-f maddesi gereğince KDV’ye tabi tutulacağı açıklamasına yer verilmiştir.

19. Danıştay 7. Dairesinin benzer bir konuyla ilgili olarak vermiş olduğu 08/12/1994 tarihli ve E. 1992/148, K. 1994/6127 sayılı kararında; “… Belediye tarafından ihale suretiyle kiraya verilen dükkanlardan elde edilen kira gelirleri üzerinden intizarı kayıtla ödenen …

dönemine ilişkin katma değer vergisinin ret ve iadesi istemiyle açılan davanın; 3065 sayılı

Katma Değer Vergisi Kanununun 1. maddesinin 3/g bendi ile 8/h maddesinden bahisle, belediyece yaptırılan ve ihale suretiyle esnafa kiraya verilen şehir çarşısındaki dükkanların kiraya verme işleminin ticari bir organizasyon içerisinde yapıldığı, öte yandan dükkan yapıp kiraya vermenin belediyece yapılması zorunda işlerden olmadığı, 3065 sayılı Kanunun 1.

maddesinin 3. fıkrasının (f) ve (g) bentleri ile aynı Kanunun 17/4-d maddesi uyarınca söz konusu iş yerlerinin kiraya verilmesi işleminin katma değer vergisine tabi tutulması icap ettiği gerekçesiyle reddi yolundaki … Vergi Mahkemesinin … sayılı kararının, belediyeye ait dükkanların iktisadi amaç dışında hizmet amacıyla inşa edildiği ve esnafa kiralandığı, 1580 sayılı Belediyeler Kanun dikkate alınmadan davanın reddedilmesinde isabet bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. … Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine, kararın onanmasına, … karar verildi.” hususlarına yer verilmiştir.

20. Sayıştay 7. Dairesinin konuyla ilgili olarak vermiş olduğu 02/05/2019 tutanak tarihli,

210 İlam ve 352 Karar no.lu kararında; “… Bu nedenle belediyeye ait işletme haklarının

kiralanması da iktisadi işletmeye dahil olsun ya da olmasın vergiye tabi olacaktır. …

Belediyelere ait gayrimenkullerden bizatihi bir iktisadi işletme mahiyetinde olan belli bir teçhizat ve donanıma sahip taşınmazların (spor salonu, hamam, halı saha, sosyal tesis, kültür merkezi, sinema vb) veya gayrimenkule bağlı bir hakkın (büfe, çay ocağı, otopark vb) kiraya verilmesi söz konusu olduğunda, bu kiralama işlemleri gayrimenkul kiralaması olarak nitelendirilemeyecek, işletme hakkının kiraya verilmesi suretiyle gerçekleşen ticari nitelikli bir hizmet olarak değerlendirileceğinden KDV’ye tabi olacaktır. … Sonuç olarak; Belediye tarafından kahvehane, büfe, hamam, zeytinlik ve benzeri amaçlarla kullanılmak üzere işletme hakkının devri şeklinde kiraya verilen gayrimenkullerden katma değer vergisinin tahsil edilmemesi neticesinde oluşan … TL kamu zararının sorumlularına ödettirilmesine … karar verildi.” açıklamalarına yer verilmiştir.

21. 18 no.lu paragrafta değinilen mevzuat hükümleri ile 19 ve 20 no.lu paragraflarda yer verilen yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; başvuruya konu ihtilafın (başvuru konu yerlerin kiralanması işleminin KDV’ye tabi olup olmadığının) çözümü aşmasında, öncelikle, kiralama işleminin gerçek mahiyetinin (kiralamanın işleminin işletme hakkının kiralanması niteliğinde olup olmadığı hususunun) 213 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında ortaya konulması gerektiği değerlendirilmiştir.

22. İlgili İdare ile şikayetçi arasında yapılan kira özleşmesinin 3 üncü maddesinde; restoran, çay bahçesi ve otoparkın “işletmeciliğinin kiralanması” ile ilgili olarak sözleşme düzenlediği belirtilmiştir. Bu sözleşme hükmünden; bu kira sözleşmesiyle, esas olarak söz konusu yerde bulunan işletmelerin (restoran, çay bahçesi ve otoparkın) işletme hakkının kiralanmasının amaçlandığı anlaşılmış olup, söz konusu kiralama işlemin gerçek niteliğinin

“işletme hakkının kiralanması” mahiyetinde olduğu sonucuna varılmıştır.

23. Bir önceki paragraftaki tespitlerimiz ile konuya ilişkin olarak yukarıda değinilen yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; mülkiyeti Nevşehir Belediye Başkanlığı’na ait restoranın bir kısmı ile ön tarafında bulunan çay bahçesini ve yan tarafında bulunan otoparkın bir kısmını işletmek üzere şikayetçiye kiralanması işleminin, işletme hakkının kiralanması mahiyetinde olduğu ve KDV Kanununun 1/3-f maddesi gereğince KDV’ye tabi olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda, şikayetçinin konuyla ilgili (KDV’nin iptal edilmesi) talebinin İdare tarafından yerine getirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim 3 no.lu paragrafta yer alan Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görüşünün de bu doğrultuda olduğu anlaşılmıştır.

24. Şikayetçinin, başvurusuna konu ettiği başka bir hususun ise; tarafından alınan kesin teminatın ilgili İdareye olan kira borcundan mahsup edilmediği iddiası ve bu tutarının kira borcunun hesaplanmasında dikkate alınması talebi olduğu anlaşılmıştır. Adı geçen İdare, şikayetçinin sözleşmede öngörülen borçlarını ödememesi sebebiyle, 2886 sayılı Kanunun 62 nci maddesi ve konuyla ilgili 01/08/2018 tarihli Encümen kararı uyarınca bahse konu teminatın gelir kaydedildiği hususlarını belirtmiştir.

25. Başvuruya konu işyeri için düzenlenen kira sözleşmesinin, 5 inci maddesinde; kira bedeli ve ödeme tarihlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, 29 uncu maddesinde ise; kiracının sözleşme hükümlerine aykırı davranması halinde 2886 sayılı Kanunun 62 nci maddesi hükümleri doğrultusunda sözleşmenin feshedileceği hüküm altına alınmıştır. Söz konusu

Kanunun 62 nci maddesinde; müşterinin taahhüdünü, şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi üzerine, ayrıca protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedileceği ve gelir kaydedilen kesin teminatın müşterinin borcuna mahsup edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

26. İlgili İdare tarafından Kurumumuza gönderilen belgelerden, şikayetçinin kira sözleşmesinde öngörülen 2017/Ekim ve Kasım ayı kira borcunu ve KDV’yi vadesinde ödemediği ve bu nedenle ilgili hakkında icra takibi başlatıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda, Belediye Daimi Encümeninin 01/08/2018 tarihli kararı uyarınca, söz konusu ihale kapsamında alınan kesin teminatın, 11/08/2018 tarihinde irat kaydedildiği anlaşılmaktadır.

27. 25 no.lu paragrafta belirtilen mevzuat ve sözleşme hükümleri ile bir önceki paragraftaki tespitlerimiz birlikte değerlendirildiğinde; İdarenin, şikayetçinin kira sözleşmesindeki ödemeye ilişkin yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi nedeniyle, ilgili sözleşme ve 2886 sayılı Kanunun 62 nci maddesi hükümlerine uygun olarak, başvuruya konu kesin teminatı irat kaydettiği anlaşılmıştır. Ayrıca, 2886 sayılı Kanunun açık hükmü uyarınca gelir kaydedilen kesin teminatın şikayetçinin borcuna mahsup edilmesi mümkün olmadığından, şikayetçinin konuyla ilgili talebinin (kesin teminatın kira borcunun hesaplanmasında dikkate alınması) İdare tarafından yerine getirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

28. Şikayetçi, başvurusunda; kira sözleşmesine konu yeri kira sözleşmesinin başlangıcından itibaren 9 ay 26 gün sonra tahliye ettiği, ancak kira borcu kendisinden talep edilirken söz konusu sürenin dikkat alınmadığı ve bir yıllık kira bedelinin tarafından talep edildiği ve yaptığı ödemelerin İdarece dikkate alınmadığı iddialarında bulunarak, bu süre (9 ay 26 gün) dikkate alınarak kira borcunun yeniden hesaplanmasını ve konuyla ilgili olarak hakkında başlatılan icra takiplerinin iptalini de talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, öncelikle, ilgili İdarenin kira borcunun hesaplarken hangi süreyi esas aldığı hususunun ortaya koyulması gerekmekte olup, bu kapsamda aşağıdaki paragrafta oluşturulan tablodan faydalanılacaktır.

29. Şikayet başvuru dosyadaki bilgi ve belgelerden, şikayetçinin başvuruya konu kira sözleşmesi kapsamında ödediği tutarlar (faiz hariç) ve borç durumuyla (faiz hariç) ilgili olarak aşağıdaki tabloda belirtilen hususlar tespit edilmiştir.

İcra Takibine

Sözleşmeye Konu Olan veya

Sözleşmeye Borcun Ödenip

Borç nevi Göre Borç Nakden Tahsil

Göre Vade Ödenmediği/Borç Durumu

Tutarı Edilen Asıl borç

Tutarı *

İcra (Nevşehir 1. İcra Müdürlüğü 16.666,67 31.10.2017 2017/Ekim ayı kira borcu 2017/6053 sayılı Dosyası 2017/Ekim ayında kapsamında icra takibi 18.000,00 31.10.2017 ödenmesi gereken KDV yürütülüyor.) 34.666,67

İcra (Nevşehir 2. İcra Müdürlüğü 2017/6717 sayılı Dosyası 2017/Kasım ayı kira borcu 16.666,67 31.11.2017 16.666,67 kapsamında icra takibi yürütülüyor.)

Nakden ödeme (05/01/2018 2017/Aralık ayı kira borcu 16.666,67 31.12.2017 16.666,67 tarihinde Makbuz No:2350330)

Nakden ödeme (31/01/2018 16.666,67 31.01.2018 16.666,67 2018/Ocak ayı kira borcu tarihinde Makbuz No:2381997)

Nakden ödeme (12/03/2018 2018/Şubat ayı kira borcu 16.666,67 31.02.2018 16.666,67 tarihinde Makbuz No:2412158)

Nakden ödeme (27/04/2018 2018/Mart ayı kira borcu 16.666,65 31.03.2019 16.666,65 tarihinde Makbuz No:2444673)

Kira borcunun icra takibine

Sözleşmeye göre toplam 118.000,00 konu olan veya nakden tahsil 118.000,00 borç (KDV dahil)

edilen tutarlarının Toplamı

* Şikayetçinin, 7143 sayılı Kanun kapsamında yaptığı ödemeler, gecikme zammı/faiz ödemeleri, icra dosyası kapsamında ödemeler hariç olup, tutarlar asıl borçları göstermektedir.

30. Ancak ilgili İdarenin 04/09/2019 tarihli yazısı ekinde bulunan Nevşehir Belediye

Başkanlığı Daimi Encümenin 01/08/2018 tarihli Kararında; “… kiracımız …’in sözleşmesinin tahliye tarihi olan 24.07.2018 tarihi itibariyle feshine, … sözleşme başlangıç tarihi olan 28.09.2017 tarihinden tahliye tarihi olan 24.07.2018 tarihine kadar sürenin gün hesabı olan; kira bedeli 100.000,00 TL/ 365 gün X 300 gün kullanılan = 82.191,78 TL kira bedeli + KDV’nin tahsiline, … karar verildi.” hususlarına yer verildiği anlaşılmıştır. Bu karardan, Belediye Encümeni tarafından, şikayetçinin başvurusunda belirttiği talep kapsamında (kira başlangıcından tahliye tarihine kadar geçen süre dikkate alınarak)

işlem yapıldığı anlaşılmıştır.

31. Başvuruyla ilgili olarak yapılan inceleme sürecinde; söz konusu Encümen kararında,

300 günlük kira bedeli + KDV’nin şikayetçiden tahsil edilmesine karar verilmesine

rağmen; 29 no.lu paragrafta da belirtildiği üzere, ilgili İdarece, bir yıllık KDV dahil kira bedeli olan 118.000,000 TL’nin şikayetçiden tahsil edilmesine yönelik işlemler (tahsilatlar ve icra takibi) yapıldığı anlaşılmış olup, bu durumun neden kaynaklandığına ilişkin olarak, ilgili İdareden tekrardan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

32. İlgili İdare, bahsi geçen Encümen kararında belirlenen süreye (300 gün) göre yaptıkları en son hesaplamaya (11/11/2019 tarihli hesap ekstresine) göre; şikayetçinin, gecikme zammı hariç 12.272,86 TL [=82.191,78 TL – 69.918,92 TL (tahsil edilen)] kira bedeli borcu olduğu, ayrıca gecikme zammı hariç 14.566,97 TL [= 14.794,52 TL- 227,55

TL (tahsil edilen)] KDV (%18) borcu olduğu, belirtilen borçlara ait İcra Müdürlüklerinde yasal takip işlemlerinin devam ettiği hususlarını belirtmiştir. Bu bilgiden, ilgili İdarenin, Encümen kararında belirtilen süre (300 gün) ve tutar (82.191,78 TL+KDV) üzerinden yeniden bir hesaplama yaparak, şikayetçinin (işyerinde bulunduğu süre dikkate alınarak borç hesaplanması) talebi doğrultusunda işlem yaptığı sonucuna varılmıştır. Kaldı ki şikayetçi de başvuru belgesinde, söz konusu işyeri için kira borcu tutarının 82.222 TL (KDV hariç) olduğu hususunu ifade etmiştir.

33. Ayrıca ilgili İdarenin son yaptığı hesaplamada, bir önceki paragrafta tespit ettiği KDV dahil toplam borç tutarından, asıl borç kapsamında şikayetçiden tahsil edilen (idare kayıtlarına giren)

kira bedeli ve KDV tutarlarının toplamı olan 70.146,47TL’nin* (=69.918,92 TL kira bedeli + 227,55 TL KDV) mahsubunu yaparak, şikayetçinin kalan asıl borç tutarını hesapladığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda, ilgili İdarenin Kurumumuza göndermiş olduğu bilgi ve belgeler dikkate alındığında, İdare tarafından yapılan en son hesaplamada, toplam borç tutarından mahsubu yapılan tutarların aşağıdaki gibi olduğu tespit edilmiştir.

Asıl Borç Kapsamında İlgili

Dönem İdarenin kayıtlarına giren (Yıl) Ödeme Tutarı * Açıklama

Nevşehir 1. İcra Müdürlüğü 227,55 2017/6053 dosya (KDV)

Nevşehir 2. İcra Müdürlüğü 1.482,78 2017/6717 sayılı (Kira bedel)

2017/ 12 16.666,67 Kira bedel 2018/ 1 16.666,67 Kira bedel 925,93 Kira bedel 2018/ 1 843,55 Kira bedel 2018/ 2 16.666,67 Kira bedel 2018/ 3 16.666,65 Kira bedel

Toplam 70.146,47 *

* Gecikme zammı/faiz ödemeleri, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılan Yİ/ÜFE ve Tecil ödemleri, icra dosyaları kapsamında tahsil edilen harç, haciz masrafları, vekalet ücreti vb. tutarlar hariç olup, asıl borç kapsamında idarenin kayıtlarına giren ödeme tutarlarını kapsamaktadır.

34. Bir önceki paragraftaki tespit edilen hususlar ile ilgili İdarenin bu kapsamda hazırladığı 11/11/2019 tarihli hesap ekstresi birlikte değerlendirildiğinde; ilgili İdarenin, en son yaptığı hesaplamada, Encümen kararında belirtilen süre (300 gün) uyarınca toplam asıl borç tutarını 96.986,30 TL (=82.191,78+14.794,52 KDV) olarak dikkate aldığı, bu tutardan şikayetçiden asıl borç kapsamında tahsil edilen 70.146,47 TL’nin (KDV dahil) mahsubunu yaptığı ve bu doğrultuda şikayetçinin kalan borç tutarını (11/11/2019 tarihi itibariyle) 26.893,83 TL (KDV dahil) asıl borç ve 14.206,26 TL gecikme zammı olarak yeniden hesaplandığı hususları tespit edilmiş olup, İdarece yapılan bu son hesaplama yönteminin hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.

35. Diğer taraftan, ilgili İdarece, her ne kadar son yaptıkları hesaplama uyarınca şikayetçinin borçlarına ilişkin olarak ilgili İcra Müdürlüklerinde yasal takip işlemlerinin devam ettiği hususunu belirtmiş ise de; 29 no.lu paragrafta belirtildiği üzere, şikayetçi hakkında Nevşehir 1.

İcra Müdürlüğü … sayılı Dosyası kapsamında 34.666,67 TL ve Nevşehir 2. İcra Müdürlüğü …

sayılı Dosyası kapsamında ise 16.666,67 TL olmak üzere toplam 51.333,34 TL’lik (faiz hariç)

asıl alacak üzerinden icra takibi yürütüldüğü anlaşılmıştır. Ancak bir önceki paragrafta değinildiği üzere, ilgili İdarenin en son yaptığı hesaplama uyarınca, şikayetçinin faiz hariç asıl borç tutarı 26.893,83 TL olup, bu kapsamda bahsi geçen İdarenin söz konusu asıl alacak tutarından daha fazla bir tutar olan 51.333,34 TL’lik tutar (asıl alacak) üzerinden icra takibi yürüttüğü anlaşılmıştır.

36. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ilgili yargı kararları ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuruya konu kiralama işlemi nedeniyle ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak şikayetçiden KDV talep edildiği ve yine ilgili sözleşme ve 2886 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda şikayetçinin kesin teminatının irat kaydedildiği anlaşılmış olup, ilgili İdarenin

KDV’nin iptal edilmesi talebinin reddi işlemi ile kesin irat tutarının kira borcundan mahsup edilmesi talebinin reddi işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir. Diğer taraftan, şikayetçinin, söz konusu kira sözleşmesi kapsamında kullandığı süre ve yaptığı ödemeler dikkate alınarak kira borç tutarının yeniden belirlenmesi şeklindeki talebi kapsamında, bahsi geçen İdare tarafından yeniden bir hesaplama yapıldığı tespit edilmiş olup, bu hesaplama yönteminin hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir. Ancak ilgili İdarenin, yaptığı bu son hesaplamaya göre icra takiplerini güncellemediği anlaşılmış olup, bu durumun hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

37. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.

Şikayetçinin, konuyla ilgili başvurusuna Nevşehir Belediye Başkanlığı tarafından verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

38. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecektir. Buna göre; şikayetçi, (varsa) dava açma süresinden kalan süre içerisinde, kira sözleşmesine konu borç tutarından kaynaklanan uyuşmazlık yönünden Nevşehir Asliye Hukuk Mahkemesi ve/veya

Nevşehir İcra Hukuk Mahkemesi’nde ve ayrıca kira sözleşmesine ilişkin KDV’nin iptali yönünden Kayseri Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; Şikayetçinin, başvuruya konu kira sözleşmesine ilişkin KDV’nin iptal edilmesi ve bu sözleşme kapsamında irat kaydedilen kesin teminat tutarının kira borcundan mahsup edilmesi taleplerinin

REDDİNE,

Şikayetçinin, Nevşehir Belediye Başkanlığı’na olan kira borcunun, bu borç için yaptığı ödemeler ve işyerini kullandığı süre dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılması talebi doğrultusunda, ilgili İdare tarafından yeniden hesaplama yapılmış olması nedeniyle şikayetçinin bu konuyla ilgili talebinin de REDDİNE,

Diğer taraftan, adı geçen İdarenin, yaptığı bu son hesaplamaya göre belirlediği borç tutarına göre icra takiplerini güncellemediği anlaşıldığından, konuyla (icra takipleriyle)

ilgili olarak gerekli iş ve işlemleri makul sürede yapması hususunda NEVŞEHİR

BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

NEVŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın, NEVŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI ve ŞİKAYETÇİYE TEBLİĞ

EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi