ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yaptığı başvuruda, OHAL Komisyonu kararıyla görevine iade edildikten sonra yapılan maaş ödemelerinin vergi dilimleri üzerinden hesaplanmadığını iddia ederek, fazladan tahsil edilen vergi tutarının yasal faizi ile birlikte iadesini talep etmiştir. Başvuranın avukatı, müvekkilinin 2019 yılında göreve başladığını ve bu tarihten önceki yıllara ait alacaklarının eksik veya hatalı vergi kesintisiyle ödendiğini belirtmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, yapılan ödemelerin 2019 yılına ait olduğunu ve bu nedenle vergi kesintilerinin o yılın dilimlerine göre yapıldığını ifade etmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, başvuranın talebinin hukuka aykırı olmadığını, ancak vergi hatalarının düzeltilmesi için ilgili vergi dairesine başvurulması gerektiğini belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, Sosyal Güvenlik Kurumu’na, yapılan ödemelerin her bir vergilendirme dönemine göre yeniden hesaplanması ve fazladan tahsil edilen tutarın yasal faizi ile iade edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde önem taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/4875-S.20.7799

BAŞVURU NO : 2019/17171

KARAR TARİHİ : 27/03/2020

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : Avukat TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Vergi kesintilerinin iadesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 28/09/2019

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran vekili Avukat müvekkili olan “ olarak görev yaparken ihraç edildiğini, OHAL Komisyonu Kararı ile görevine iade edildiğini, 7075 sayılı Kanunda “Komisyon kararı ile görevine iade edilen memura ilişkin geriye dönük yasal hakların verilmesi ve mağduriyetinin giderilmesi” ile ilgili maddelerin olduğunu, müvekkilinin 22/03/2019 tarihinde görevine başladığını, müvekkiline 16/04/2019 tarihinde toplam 83.008,62

TL ödeme yapıldığını, yine müvekkili bu süre içerisinde 4/1 derecesine terfi edildiğini, kendisine tebliğ yapıldığını, müvekkilinin, hesabına yatan miktarla birlikte bordro işlemlerini incelediğinde vergi diliminde kaldığı ve yılsonuna kadar vergi kesintisine tabi olduğunun fark ettiğini, bu düşünce ile yapılan ödemelerin eksik ya da hatalı olduğu düşünüldüğünü, konu hakkında Kurumuna başvuru yapıldığını, ancak Kurumca bir cevap verilmiş ise de herhangi bir düzenleme yapılmadığını, sorunun çözüme kavuşturulmadığını iddia edip yapılan maaş ödemelerinin müvekkilinin aylığından yoksun kalmış olduğu dönemlere ait gelir dilimleri üzerinden hesaplanmasını, topluca ödenen maaşlardan her bir dönem için ayrı ayrı vergi kesintisi yapılmasını, fazladan tahsil edilen tutarın yasal faizi ile birlikte müvekkile iadesinin sağlanmasını talep etmektedir.

II.İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Bursa Valiliği

Defterdarlık Personel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazının tetkikinden özetle;

2.1.Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü hakkında bilgi ve belgeler istenilmiş olup, adı geçenin maaş ve özlük hakları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödendiğinden konu ile ilgili Defterdarlık tarafından yapılacak işlem bulunmadığı, belirtilmiştir.

3.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Hazine ve Maliye

Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazının tetkikinden özetle;

3.1.Avukat tarafından yapılan tarihli başvuru incelenmiş olup, Bursa

Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde görev yapmakta iken 17/11/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırılan ve 06/01/2017 tarihli KHK ile ihraç edilen müvekkili 7075 sayılı

OHAL Komisyon Kararı ile göreve iade edilerek 22/03/2019 tarihinde tekrar göreve başladığı, OHAL Komisyon Kararına istinaden adı geçene, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait alacaklarının 16/04/2019 tarihinde 83.008,62 TL olarak Gelir Vergisi kesintisi yapılmak suretiyle ödendiği ancak, adı geçen tarafından verilen dilekçede, tarafına yapılan ödemenin her bir vergilendirme dönemi ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle vergilendirilmesi gerektiğinden bahisle fazladan tahsil edilen tutarın yasal faizi ile iadesi talep edildiği,

3.2.193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

3.2.1.1 inci maddesinde,

“Gerçek kişilerin gelirleri Gelir Vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır” hükmüne yer verilerek, gelir kavramı ‘elde etme’ ile ilişkilendirildiği ve verginin doğduğu an, gelirin elde edildiği an olarak değerlendirildiği,

3.2.2.61 inci maddesinde,

“Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”

3.2.3.94 üncü maddesinde,

“Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin Gelir Vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1-Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre…

Yukarıdaki bentlerde yazılı vergi tevkifatının yapılmasında 96 ncı madde hükmü göz önünde tutulur.”,

3.2.4.96 ncı maddesinde,

“Vergi tevkifatı, 94 üncü madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.” hükümlerine yer verildiği,

3.3.Öte yandan, 166 Seri No.1u Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ise bir ücret ödemesinin tahakkuk ve ödemesi hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ay ücreti kabul edilerek, Gelir

Vergisi Kanununun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevkifatı yapılması gerektiği belirtildiği,

3.4.Dolayısıyla, bir gelirin vergilendirilecek aşamaya gelebilmesi için o gelirin vergi kanunlarında şartları belirlenen şekilde elde edilmiş olması gerektiği, gerçek usulde vergilendirilen ücret gelirlerinde elde etme, gelirin kişinin hukuki ve ekonomik tasarrufuna girmesi ile gerçekleştiği, hukuki tasarruf, gelirin sahibi tarafından talep edilebilir hale gelmesini; ekonomik tasarruf ise gelirin sahibinin emrine amade kılındığı zamanı ifade edeceği, ücret geliri de ancak bu şartların sağlanması ile vergilendirilecek aşamaya geldiği,

3.5.Aynı işveren tarafından aynı vergilendirme dönemi içinde nakden veya hesaben yapılan ücret ödemelerinin toplamı, ödemenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan gelir vergisi tarifesinin gelir dilimlerine göre vergilendirildiği,

3.6.Bu hüküm ve açıklamalara göre; 17/11/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırılan, 06/01/2017 tarihli KHK ile ihraç edilen ve 7075 sayılı OHAL Komisyon Kararı ile 22/03/2019 tarihinde göreve başlayan 2016, 2017 ve 2018 yılları için yapılan ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı Nisan 2019 döneminin ücreti sayılması ve Gelir Vergisi

Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre Gelir Vergisine tabi tutulması yasa gereği olduğu,

3.7.Diğer taraftan, izleyen aylarda ödenen ücretler üzerinden tevkif edilecek vergilerin hesabında da Nisan 2019 döneminde yapılan söz konusu ödeme dahil kümülatif vergi matrahının dikkate alınması gerektiği,

3.8.Konu ile ilgili olarak, özelge komisyonu tarafından tayin edilen özelge mevcut bulunduğu,

3.9. Başkanlığa yaptığı bir başvuru veya adı geçen tarafından Başkanlığın aleyhine açılmış bir dava kaydı bulunmamakla birlikte, benzer konularda Başkanlığa yapılmış olan düzeltme/şikayet başvurularının reddi üzerine açılan davalar bulunduğu,

3.10.Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122 nci maddesinde, “Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilir.” hükmüne, ve

124 üncü maddesine, “Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları

düzeltme talepleri red olunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler. ” hükmüne yer verildiği,

3.11.Bu hükümler uyarınca, mükelleflerin vergi hatalarının oluştuğunu iddia ettiği ilgili döneme ilişkin olarak vergi hatalarının düzeltilmesini ilgili vergi dairesinden istemeleri gerektiği, düzeltme talepleri kanuni süre içerisinde vergi dairesince reddedilen mükelleflerin, Başkanlığa şikâyet yolu ile müracaat etmeleri mümkün bulunduğu, ifade edilmiştir.

4.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığı Personel Daire Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazının tetkikinden özetle;

4.1.Kurumda kadrosunda görev yapmakta iken ihraç edilen ve daha sonra OHAL

Komisyonu Kararı ile görevine iade edilen açıkta kaldığı döneme ilişkin tarafına tahakkuk ettirilen geriye dönük maaş ödemelerine ilişkin kesilen Gelir Vergisinin hatalı olduğuna dair bilgi ve belge talepli yazı incelendiği,

4.2.Konuya ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığına 21/10/2010 tarihli ve 32 sayılı görüş yazısında;

“…Bu hükümlere göre, 2008/Kasım ayında açığa alınan, 2009/Ocak ayında memuriyetten çıkarılan, 2010/Nisan ayında da mahkeme kararı ile görevine dönen şahsa yapılacak olan maaş ödemeleri geçmişe yönelik olarak yapılsa dahi tahakkuk ve ödemesi 2010 yılında yapılacağından 2010 yılı ücreti olarak kabul edilerek Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde 2010 yılı için belirlenen gelir dilimleri üzerinden gelir vergisi tevkifatına, maaş ödemesine ilişkin düzenlenen kağıtların ise 2010 yılında düzenlenmesi nedeniyle binde 6,6 oranında damga vergisine tabi tutulması gerekir.” şeklinde ifade edildiği,

4.3.Söz konusu görüş çerçevesinde, adı geçene açıkta kaldığı süreler için ödenmek üzere hesaplanan tutarlar geçmiş yılları da kapsamasına rağmen tahakkuk işlemi 2019 yılında gerçekleştiğinden, ödemenin yapıldığı ay içerisinde bulunan vergi dilimleri esas alındığı,

4.4.Bu itibarla, mevcut mevzuat ve söz konusu görüş çerçevesinde Başkanlık tarafından yapılan iş ve işlemlerin hukuk ve mevzuata uygun olduğu düşünülmekte olup, adı geçenin talebine ilişkin yapılabilecek başka bir işlem bulunmadığı,

4.5.Diğer taraftan, Kurumda görev yapmakta iken ihraç edilip OHAL Komisyonu Kararı ile ya da KHK’ler ile tekrar göreve iade edilen benzer durumda olan personel için de vergi uygulamaları aynı şekilde uygulandığı,

4.6.Ayrıca, benzer nitelikte konuyla ilgili olarak Kuruma ulaşan herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığı, ifade edilmiştir.

5.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Personel Daire Başkanlığı’nın Bursa Sosyal

Güvenlik İl Müdürlüğü’ne yazdığı yazı tetkik edildiğinde;

5.1.İl müdürlüğünün kadrosunda görev yapmakta iken 17/11/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırılan ve 06/01/2017 tarihli KHK ile kamu görevinden çıkarılan

OHAL Komisyon Kararı ile göreve iade edildiği ve söz konusu döneme ilişkin aylıklarının göreve başladığı 22/03/2019 tarihinde ödendiğinden bahisle, tarafına ödenen aylıkların Gelir

Vergisi kesintilerinin fazla olduğuna ilişkin yazı ve dilekçe incelendiği,

5.2.Bilindiği üzere, 166 No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin Toplu İş Sözleşmeleri ile “Eskiye

Yönelik Olarak Ödenen Ücret Farklarının Vergilendirilmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde;

“…Buna göre, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzaması ve sözleşmenin sonraki takvim yılında imzalanması veya sözleşme aynı yılda imzalanmakla beraber sözleşmeden doğan farkların müteakip takvim yılında tahakkuk ettirilerek ödenmesi halinde, toplu sözleşmeden doğan farklar, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı yılın ücreti olarak kabul edilmek suretiyle vergilendirilecektir.” ifadesine yer verildiği,

5.3.Diğer taraftan süregelen Gelir Vergisi matrahı, çalışmakta olan personelin bir takvim yılı içerisinde Gelir Vergisine konu olan ödemelerinin oluşturduğu toplam tutar bazındaki Gelir

Vergisi matrahı olduğu,

5.4.Vergi dilimleri ise çalışanların yıl içerisinde elde ettikleri toplam Gelir Vergisine tabi esas ücretler olduğu,

5.5.Bu itibarla, adı geçenin 2019 yılı içerisinde vergi matrahının sıfırlanarak buna müteakip geriye dönük ödenen aylıkların vergi matrahlarını ay ay ilave ederek süregelen gelir vergi matrahının oluşturulmasının gerektiği, ifade edilmiştir.

III.İLGİLİ MEVZUAT

6.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

6.1.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

6.2.“Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde;

“…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

6.3.“Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler: Genel ilkeler” başlıklı 128 nci maddesinde;

“…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.

Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır…”,

7.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

8.657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, “Aylığın Ödeme Zamanı ve Esasları” başlıklı

164 üncü maddesi;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel

Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve

2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan Devlet

memurları ve diğer kamu görevlileri (sözleşmeli statüdeki personel dahil) ile kamu ve özel kesimde iş kanunlarına göre istihdam edilen işçilere çeşitli adlar altında yapılan nakdi ve ayni nitelikteki tüm ödemelerin hesaplanma kolaylığını ve basitliğini sağlamak amacıyla, bordro düzenlemesine, tahakkuk ve ödeme işlem ve sürelerine ilişkin esas ve usulleri tesbit etmeye, aydan daha kısa ya da daha uzun sürelerde yapılan ödemelerin aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesine karar vermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye

Bakanlığı yetkilidir.”,

9.08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı

“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü

Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin;

9.1.”Komisyonun oluşumu” başlıklı 1’inci maddesinde;

“ (1) Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.”,

9.2.“Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde;

“Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.

a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi,

b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c) Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. …” ,

9.3.“Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu ;

“Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır.

Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir.

Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet

Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.

Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvurunun kabulü halinde ilgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu kurum ve kuruluş bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte söz konusu kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

Komisyonun karara bağladığı dosyaya ilişkin olarak Komisyonda bulunan tüm evrak, birinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluşa, ikinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgili kurum veya kuruluşa, diğer dosyalarda ise ek 1 inci maddeye göre husumetin yöneltileceği kurum veya kuruluşa devredilir.”,

10.193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

10.1.“Mevzuu” başlıklı 1 nci maddesinde;

“Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”, 10.2.“Ücretin Tarifi” başlıklı 61 nci maddesinde;

“Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”,

10.3.“Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinde;

“Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, Vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci Maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre….vergi tevkifatı yapılır…”,

10.4.“Vergi Tevkifatında Uyulacak Esaslar” başlıklı 96 ncı maddesinde;

“Vergi tevkifatı, 94 üncü Madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu Maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.”,

11.213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

11.1.“Düzeltme talebi” başlıklı 122 nci maddesinde;

“Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler…”,

11.2.“Şikayet yolu ile müracaat” başlıklı 124 üncü maddesinde;

“Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler…”,

12.166 Seri No.1u Gelir Vergisi Genel Tebliğinin; “Toplu İş Sözleşmeleri İle Eskiye Yönelik

Olarak Ödenen Ücret Farklarının Vergilendirilmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde;

“Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış,

94 üncü maddesinde ise yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi

sorumluları belirtilmiştir. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de, “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmağa mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.” denilmiştir. Kanunun

96 ncı maddesinde ise, vergi tevkifatının nakden veya hesaben yapılan ödemelere

uygulanacağı, hesaben ödeme deyiminin de vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade edeceği belirtilmiştir.

Buna göre, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzaması ve sözleşmenin sonraki takvim yılında imzalanması veya sözleşme aynı yılda imzalamakla beraber sözleşmeden doğan farkların müteakip takvim yılında tahakkuk ettirilerek ödenmesi halinde, toplu sözleşmeden doğan farklar, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı yılın ücreti olarak kabul edilmek suretiyle vergilendirilecektir.”, hükümlerine amirdir.

IV.KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A.Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

14.Başvuranın vekili, müvekkili olan “ olarak görev yaparken ihraç edildiğini, OHAL Komisyonu Kararı ile görevine iade edildiğini, 7075 sayılı Kanunda

“Komisyon kararı ile görevine iade edilen memura ilişkin geriye dönük yasal hakların verilmesi ve mağduriyetinin giderilmesi” ile ilgili maddelerin olduğunu, müvekkilinin 22/03/2019 tarihinde görevine başladığını, müvekkiline 16/04/2019 tarihinde toplam 83.008,62

TL ödeme yapıldığını, yine müvekkili bu süre içerisinde 4/1 derecesine terfi edildiğini, kendisine tebliğ yapıldığını, müvekkilinin, hesabına yatan miktarla birlikte bordro işlemlerini incelediğinde vergi diliminde kaldığı ve yılsonuna kadar vergi kesintisine tabi olduğunun fark ettiğini, bu düşünce ile yapılan ödemelerin eksik ya da hatalı olduğu düşünüldüğünü, konu hakkında Kurumuna başvuru yapıldığını, ancak Kurumca bir cevap verilmiş ise de herhangi bir düzenleme yapılmadığını, sorunun çözüme kavuşturulmadığını iddia edip yapılan maaş ödemelerinin müvekkilinin aylığından yoksun kalmış olduğu dönemlere ait gelir dilimleri üzerinden hesaplanmasını, topluca ödenen maaşlardan her bir dönem için ayrı ayrı vergi kesintisi yapılmasını, fazladan tahsil edilen tutarın yasal faizi ile birlikte müvekkile iadesinin sağlanmasını talep ettiği tespit edilmiştir.

15.Bursa Valiliği Defterdarlık Personel Müdürlüğü cevabi yazısında, adı geçenin maaş ve özlük hakları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödendiğinden konu ile ilgili Defterdarlık tarafından yapılacak işlem bulunmadığı, bilgisini iletmiştir.

16.Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevapta, Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde görev yapmakta iken 17/11/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırılan ve 06/01/2017 tarihli KHK ile ihraç edilen müvekkili 7075 sayılı

OHAL Komisyon Kararı ile göreve iade edilerek 22/03/2019 tarihinde tekrar göreve başladığı, OHAL Komisyon Kararına istinaden adı geçene, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait alacaklarının 16/04/2019 tarihinde 83.008,62 TL olarak Gelir Vergisi kesintisi yapılmak suretiyle ödendiği ancak, adı geçen tarafından verilen dilekçede, tarafına yapılan ödemenin her bir vergilendirme dönemi ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle vergilendirilmesi gerektiğinden bahisle fazladan tahsil edilen tutarın yasal faizi ile iadesini talep ettiği, Ali

İPEK’in 2016, 2017 ve 2018 yılları için yapılan ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı

Nisan 2019 döneminin ücreti sayılması ve Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre Gelir Vergisine tabi tutulması yasa gereği olduğu, izleyen aylarda ödenen ücretler üzerinden tevkif edilecek vergilerin hesabında da Nisan 2019 döneminde yapılan söz konusu ödeme dahil kümülatif vergi matrahının dikkate alınması gerektiği, mükelleflerin vergi hatalarının oluştuğunu iddia ettiği ilgili döneme ilişkin olarak vergi hatalarının düzeltilmesini ilgili vergi dairesinden istemeleri gerektiği, düzeltme talepleri kanuni süre içerisinde vergi dairesince reddedilen mükelleflerin, Başkanlığa şikâyet yolu ile müracaat etmeleri mümkün bulunduğu, ifade edilmiştir.

17.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Personel Daire Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevapta, tetkik edildiğinde, konuya ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kayseri Vergi Dairesi

Başkanlığına 21/10/2010 tarihli ve 32 sayılı görüş yazısı olduğunu, söz konusu görüş çerçevesinde, adı geçene açıkta kaldığı süreler için ödenmek üzere hesaplanan tutarlar geçmiş yılları da kapsamasına rağmen tahakkuk işlemi 2019 yılında gerçekleştiğinden, ödemenin yapıldığı ay içerisinde bulunan vergi dilimleri esas alındığı, mevcut mevzuat ve söz konusu görüş çerçevesinde Başkanlık tarafından yapılan iş ve işlemlerin hukuk ve mevzuata uygun olduğu düşünülmekte olup, adı geçenin talebine ilişkin yapılabilecek başka bir işlem bulunmadığı, ifade edilmiştir.

18.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Personel Daire Başkanlığı’nın Bursa Sosyal Güvenlik

İl Müdürlüğü’ne yazdığı yazı tetkik edildiğinde; süregelen Gelir Vergisi matrahı, çalışmakta olan personelin bir takvim yılı içerisinde Gelir Vergisine konu olan ödemelerinin oluşturduğu toplam tutar bazındaki Gelir Vergisi matrahı olduğu, vergi dilimleri ise çalışanların yıl içerisinde elde ettikleri toplam Gelir Vergisine tabi esas ücretler olduğu, adı geçenin 2019 yılı içerisinde vergi matrahının sıfırlanarak buna müteakip geriye dönük ödenen aylıkların vergi matrahlarını ay ay ilave ederek süregelen gelir vergi matrahının oluşturulmasının gerektiği, şeklinde belirtildiği tespit edilmiştir.

19.Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı / iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

20.Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

21.Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde;

“Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur” hükmü ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.

22.Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

23.Somut olayda da, Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde olarak görev yapmakta iken 17/11/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, 06/01/2017 tarihli KHK ile ihraç edildiği, daha sonra OHAL İnceleme Komisyonunun kararı ile göreve iade edildiği, 22/03/2019 tarihinde tekrar göreve başladığı, OHAL Komisyon Kararına istinaden 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait alacaklarının 16/04/2019 tarihinde 83.008,62 TL olarak Gelir Vergisi kesintisi yapılmak suretiyle ödendiği, başvuranın “Yapılan ödemenin her bir vergilendirme dönemi ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle vergilendirilmesi gerektiğinden bahisle fazladan tahsil edilen tutarın yasal faizi ile iadesi” ile ilgili talebinin

İdare tarafından reddedildiği anlaşılmıştır.

24.Bu çerçevede ilgili mevzuat ve İdarenin açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde, İdarece başvuranın görevden uzaklaştırıldığı ve ihraç sonrası göreve iade edildiği dönemlere ait ödenmeyen aylık maaş tutarlarını başvurana ödendiği ancak başvuranın fazladan tahsil edildiğini iddia ettiği gelir vergisi tutarının iade edilmeyeceği bildirilmiştir.

25.Bilindiği gibi hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.

26.Bu çerçevede ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiş, alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi

e-Posta :

düzenini korumak amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta

FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmışlardır.

27.Diğer yandan alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

28.Her ne kadar göreve iade edilen kamu görevlilerine iade KHK’larında geriye dönük mali hakların ödenmesi yönünde faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de, Anayasa

Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve / sayılı kararında;

“…Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlan dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranlan karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yaran ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır” yönünde değerlendirme yapılmıştır.

29.Benzer nitelikli bir yargı kararında;

“Ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para, çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu yaratması yanında, enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranına bağlı olarak yitirmesine neden olur. Hukuk sistemlerinde paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu bu zarar, “faiz” adı altında yapılan ek ödemelerle karşılanmaktadır. Faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması kural olarak gerekmez. Bu veriler ışığında; asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının, 697 sayılı KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” tespitlerine yer verilmiştir. (Zonguldak İdare Mhk. 22.11.2018 tarih ve 2018/360 e. 2018/1013 k.-Ankara BİM 7.İdari Dava Dairesi 08.11.2019 tarih ve 2019/506 e. 2019/921 k.)

30.Gaziantep 1. Vergi Mahkemesi’nin 2019/362 esas, 2019/959 karar sayılı kararında;

“Dava, davacı tarafından 2019 Şubat ve Mart aylarında maaşından yapılan Gelir Vergisi kesintilerinin en üst diliminden yapılmasının usulsüz olduğu iddiası ile yaptığı başvurunun reddine ilişkin 20/03/2019 tarih ve 7695 sayılı işlemin iptali ile fazladan yapılan kesintinin yasal faizi ile iadesi istemiyle açılmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1. maddesi geliri,

‘Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.’

şeklinde tanımlamıştır. Aynı kanunun 103. maddesinde gelir vergisine tabi kazançların vergi nispetleri düzenlenmiştir.

7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkındaki Kanun

Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanununun, “Kararların

Uygulanması” başlıklı 10. maddesinin ilk fıkrasında;

‘…İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir’,

düzenlemesine yer verilmiştir.

Tüm bu mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden gelir vergisinin; kazancın ait olduğu yıl içinde vergilendirilmesi gerektiği ve olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile kamu görevinden ihraç edilenlerin 7075 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi kapsamında göreve iade olmaları durumunda hiç ihraç edilmemiş gibi mali haklarının iade edilmesi gerektiği sonucu çıkmaktadır…

İncelenen dosyada davacının OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden ihraç edildiği, buna mukabil Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile göreve iade edildiği ve iade kararı ile davacıya geriye dönük …TL maaş ödemesi yapıldığı hususları sabittir. Her ne kadar davalı idarece 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1. maddesi hükmü gereğince gelirin elde edildiği takvim yılında vergilendirilmesi gerektiği savunulmuş ise de, olayda davacının kendi iradesi dışında görevden ihraç edildiği, komisyon kararı ile göreve iade edilerek mali haklarının bu kararla iade edildiği hususları göz önüne alındığında yapılan bu toplu ödemenin 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olduğu, dolayısıyla vergilendirme esnasında ödemenin ait olduğu yılın esas alınması gerektiği, aksi halde 7075 Sayılı Kanun

Hükmündeki Kararnamenin 10. maddesinin 1. fıkrasının;

‘…İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir.’

hükmünün ihlal edileceği hususları açık olup bu sebeplerle dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir…

Bu itibarla, dava konusu kesintilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile iadesi gerekmektedir…” tespitlerine yer verilmiştir.

31.Kurumumuza benzer nitelikte “Bölge tazminatı ve faizinin ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/18199 numaralı başvuru hakkında 03/01/2020 tarihinde; “Başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı döneme ait mali ve sosyal haklarının ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/12302 numaralı başvuru hakkında 19/12/2019 tarihinde; “Promosyon ödeme talebi” ile ilgili 2019/13756 numaralı başvuru hakkında 07/01/2020 tarihinde Tavsiye Kararları verilmiştir.

33.Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; idarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait

Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, aksine bir uygulamanın ihraca ilişkin hükümlerin tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkacağı ve kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği yönündeki düzenlemelere uygun düşmeyeceği, her bir vergilendirme dönemi için ayrı vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın yasal faizi ile başvurana iade edilmesi gerektiği, bunun aksi yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

34.İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

35.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Bursa

Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII.KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın yasal faizi ile başvurana iade edilmesi yönünde yeni bir işlem tesisi için SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın, BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi