ÖZET: Başvuran, 2003 yılında Kastamonu’nun Tosya ilçesinde taşımalı eğitim için kullanılan servis aracının kazaya karıştığını, bu kaza sonucunda yaralanan öğrencinin velisi tarafından Milli Eğitim Bakanlığı’na tazminat davası açıldığını belirtmiştir. Bakanlık, tazminat ödemeye mahkum edilmiş ve bu borç, başvuranın babası, servis firması ve sigorta şirketine rücu edilmiştir. Ancak, sigorta şirketinin kayyuma devredilmesi ve diğer borçluların durumları nedeniyle, borç tamamen başvuranın üzerine kalmış ve 38.000 TL olan borç 190.000 TL’ye ulaşmıştır. Başvuran, maaşına konan haciz nedeniyle iş bulamadığını, aile ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ve psikolojik olarak zor durumda olduğunu ifade ederek, mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı, başvuranın talebine ilişkin açıklamasında, taşıma faaliyetini yürüten kişinin trafik kurallarına uymayarak kazaya sebep olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın mal varlığı ve gelir durumu tespit edilmiştir. Ancak, diğer borçlular hakkında herhangi bir tahsilat işlemi yapılmadığı anlaşılmıştır. İdare, başvuranın talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir. Bununla birlikte, başvuranın durumu ve talebi, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin ivedilikle ele alınmasını ve Milli Eğitim Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmasını kararlaştırmıştır. İdarenin, başvuranın durumunu dikkate alarak gerekli işlemleri yapması ve bu kararın uygulanması için 30 gün içinde bildirimde bulunması zorunludur. Bu süreç, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde önem taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/43163-S.20.48050

BAŞVURU NO : 2019/23135

KARAR TARİHİ : 15/06/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

Yapılandırma talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 29/12/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, (Gerek bu başvurusunda gerekse önceki başvurularında) 2003 yılında

Kastamonu İli Tosya İlçesinde taşımalı eğitim amacıyla servis aracı kullanırken kazaya karıştığını, kaza neticesinde yaralanan öğrencinin velisinin açtığı dava neticesinde Milli Eğitim

Bakanlığı’nın tazminat ödemeye mahkum edildiğini, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu borcu şahsı da dahil olmak üzere, esasen servisi kullanmakla yükümlü olan babası, servis firması ve sigorta şirketine rücu ettiğini, sigorta şirketinin kayyuma devredilmesi, servis şirketinin tasfiye olması, babasının da emekli olması sebebiyle borcun tamamının kendi üzerine kaldığını,

38.000 TL olan borcun şu an 190.000 TL’ye ulaştığını, maaşına konan haciz nedeniyle iş

bulamadığını, evin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığından aile bütünlüğünü sağlamada yetersiz kaldığını, psikolojisinin bozulması sebebiyle intiharı düşündüğünü, mağdur olduğunu iddia edip mağduriyetinin giderilip sorunun çözüme kavuşturulmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Milli Eğitim Bakanlığı

Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda;

“İlgi: a) 11/09/2014 tarihli ve 29116 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı

Taşıma Yoluyla Eğitime Erişim Yönetmeliği

b) 14/10/2019 tarihli ve – – sayılı yazımız

c) Kastamonu Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 11/12/2019 tarihli ve sayılı yazısı

d) 30/01/2020 tarihli ve – – 0 sayılı yazımız

e) TBMM Kamu Denetçiliği Kurumunun 03/04/2020 tarihli ve – . sayılı yazısı

2003 yılında Kastamonu ili Tosya ilçesi sınırları içerisinde taşımalı eğitim amacıyla servis

aracı kullanırken kazaya karışan ’ın; kaza neticesinde yaralanan öğrenci velisinin açtığı dava neticesinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın tazminat ödemeye mahkum edildiğini, Milli Eğitim Bakanlığının bu borcu şahsı da dahil olmak üzere esasen servisi kullanmakla yükümlü olan babası, servis firması ve sigorta şirketine rücu ettiğini, sigorta şirketinin kayyuma devredilmesi, servis şirketinin tasfiye olması, babasının da emekli olması sebebiyle borcun tamamının kendi üzerinde kaldığını, 38.000,00 TL olan borcun 190.000,00

TL’ye ulaştığını, şu anda maaşına konan haciz nedeniyle iş bulamadığını, evinin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığından aile bütünlüğünü sağlamada yetersiz kaldığını, psikolojisinin bozulması sebebiyle intiharı düşündüğünü iddia ettiği ve bugüne kadar ödenen meblağların da değerlendirmeye alınarak, borç faizlerinin silinmesi yoluyla yapılandırmaya gidilmesi talebine ilişkin ilgi (e) yazınız incelenmiştir.

İlgi (a) Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, öğrenci taşıma uygulaması kapsamında taşıma faaliyetini yürüten ’ın, Kastamonu 3. İcra Dairesinin / E. sayılı dosyası üzerinden yapılan takip ve Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/06/2011 tarihli ve / E.

ve / K. sayılı gerekçeli kararı doğrultusunda, trafik kurallarına uymayarak tam kusurlu ölümlü ve yaralanmalı kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmış olup konu ile ilgili olarak; Kastamonu İl Müdürlüğüne gönderilen ilgi (b) yazımız ile ve diğer borçlu

’ın ödeme gücüne ilişkin mal varlığı ve gelir tespiti sonucunu bildiren ilgi (c) yazıda, Kastamonu İcra Dairesince yapılan ‘TAKBİS Mal Varlığı Sorgusu’ neticesinde, adına kayıtlı 16 (on altı) adet taşınmaz mal olduğu ve Sosyal Güvenlik Kurumundan aktif olarak emekli aylığı aldığı anlaşılmıştır.

Bu kapsamda, söz konusu olayda başvuranın talebine ilişkin olarak ilgi (d) yazımız doğrultusunda; ‘Dostane Çözüm’ hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığı ve dostane çözümün düşünülmediği, taleplerin yerine getirilmesinin mümkün bulunmadığı, konu ile ilgili

İdaremize karşı açılmış, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karar bağlanmış dava bulunmadığı, ayrıca başvuru konusuna ilişkin daha önce yapılan yazışmalara ait bilgi ve belgelerin ekte yer aldığı hususunu,

Bilgilerinize arz ederim.”, şeklinde ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

5. 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde

Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin,

5.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde,

“Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesidir.”,

5.2. “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde,

“Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasında;

a) Hukuk birimi: İdarelerde hukuk hizmetlerini yürüten birimi,

b) Hukuk hizmetleri: Muhakemat hizmetleri ile hukuk danışmanlığına ilişkin her türlü iş ve işlemleri,

c) Hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonu: İdareler bünyesinde, üst yönetici tarafından oluşturulan, hukuk birimi amiri ve hukuki uyuşmazlıkla ilgili birim amirinin bulunduğu en az üç üyeden oluşan komisyonu,

ç) İdare: 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I)

ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idarelerini,

d) İlgili bakan: İdarelerin bağlı, ilgili veya ilişkili olduğu bakanı, Yükseköğretim Kurulu ile

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri için Milli Eğitim Bakanını,

e) Üst yönetici: Bakanlıklarda müsteşarı ve kamu idarelerinde en üst yöneticiyi,

ifade eder.”,

5.3. “İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde,

“Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasında;

a) İdarelerin taraf oldukları uyuşmazlıkların, tarafların hak ve menfaatlerinin dengeli olarak değerlendirilerek, adil ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesi,

b) İdarelerin taraf oldukları davaların, usul ekonomisine uygun olarak, imkanlar ölçüsünde idarelerde istihdam edilen hukuk müşavirleri ve avukatları tarafından takibi,

c) Davaların takibinde, mahkeme kararlarının hukuka uygun olarak, adil, süratli ve en az masrafla verilebilmesine yardımcı olunması,

esastır.”,

5.4. “Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri”, başlıklı 11 inci maddesinde,

“… Birinci fıkrada belirtilenler dışında, idarelerin, herhangi bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığına, yargıya intikal edip etmediğine bakılmaksızın gerçek veya tüzel kişilerle aralarında çıkan her türlü hukuki uyuşmazlığın sulh yoluyla halline, her türlü dava açılmasından veya icra takibine başlanılmasından, bunlardan yargı veya icra mercilerine intikal etmiş olanların takiplerinden veya verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi dışındaki kanun yollarına gidilmesinden vazgeçmeye, davaları kabule, ceza uyuşmazlıklarında şikayetten vazgeçmeye veya uzlaşmaya, davadan feragat etmeye, sözleşmede belirtilmeyen sebeplerle sözleşmelerin değiştirilmesinde veya sona erdirilmesinde maddi ve hukuki sebeplerle kamu menfaati görülmesi halinde, buna dair onay veya anlaşmaları imzalamaya, vazgeçilen veya tanınan ya da terkin edilen hak ve menfaatin değeri dikkate alınmak suretiyle;

a) Tutara ilişkin olmayanlar ile 1.000.000 Türk Lirasına kadar olanlarda (1.000.000 Türk

Lirası dahil) hukuk biriminin görüşü alınarak, ilgili harcama yetkilisinin teklifi üzerine üst yönetici,

b) 1.000.000 Türk Lirasından fazla olanlardan 10.000.000 Türk Lirasına kadar olanlarda (10.000.000 Türk Lirası dahil), hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun görüşü alınarak, üst yöneticinin teklifi üzerine ilgili bakan, Milli Savunma Bakanlığında Müsteşarın teklifi üzerine Bakan,

c) 10.000.000 Türk Lirasından fazla olanlarda, Cumhurbaşkanı,

yetkilidir. Bakan ya da üst yönetici bu yetkisini sınırlarını açıkça belirlemek suretiyle alt kademelere, münhasıran taşra birimlerinin iş ve işlemleriyle ilgili olup illerde valilik, ilçelerde kaymakamlık onayına bağlanan iş ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda vali ve kaymakamlara devredebilir…”, hükümlerine amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

6. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin

“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvuran, (Gerek bu başvurusunda gerekse de önceki başvurularında) 2003 yılında

Kastamonu İli Tosya İlçesinde taşımalı eğitim amacıyla servis aracı kullanırken kazaya karıştığını, kaza neticesinde yaralanan öğrencinin velisinin açtığı dava neticesinde Milli Eğitim

Bakanlığı’nın tazminat ödemeye mahkum edildiğini, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu borcu şahsı da dahil olmak üzere, esasen servisi kullanmakla yükümlü olan babası, servis firması ve sigorta şirketine rücu ettiğini, sigorta şirketinin kayyuma devredilmesi, servis şirketinin tasfiye olması, babasının da emekli olması sebebiyle borcun tamamının kendi üzerine kaldığını, 38.000 TL olan borcun şu an 190.000 TL’ye ulaştığını, maaşına konan haciz nedeniyle iş bulamadığını, evin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığından aile bütünlüğünü sağlamada yetersiz kaldığını, psikolojisinin bozulması sebebiyle intiharı düşündüğünü, mağdur olduğunu iddia edip mağduriyetinin giderilip sorunun çözüme kavuşturulmasını talep ettiği tespit edilmiştir.

8. Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü ’nün Kurumumuza verdiği cevap ve ekleri tetkik edildiğinde, yönetmelik hükümleri çerçevesinde, öğrenci taşıma uygulaması kapsamında taşıma faaliyetini yürüten ’ın, Kastamonu 3. İcra

Dairesinin / E. sayılı dosyası üzerinden yapılan takip ve Tosya Asliye Hukuk

Mahkemesinin 09/06/2011 tarihli ve / E. ve / K. sayılı gerekçeli kararı doğrultusunda, trafik kurallarına uymayarak tam kusurlu ölümlü ve yaralanmalı kazaya sebebiyet verdiği, ifade edilmiştir.

9. Yazının devamında, ve diğer borçlu ’ın ödeme gücüne ilişkin mal varlığı ve gelir tespiti yapıldığı, Kastamonu İcra Dairesince yapılan ‘TAKBİS Mal

Varlığı Sorgusu’ neticesinde, adına kayıtlı 16 (on altı) adet taşınmaz mal olduğu ve Sosyal Güvenlik Kurumundan aktif olarak emekli aylığı aldığının tespitinin yapıldığı, ifade edilmiştir.

10. Yazının devamında, söz konusu olayda başvuranın talebine ilişkin olarak ‘Dostane

Çözüm’ hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığı ve dostane çözümün düşünülmediği, taleplerin yerine getirilmesinin mümkün bulunmadığı, konu ile ilgili idareye karşı açılmış, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karar bağlanmış dava bulunmadığı, ifade edilmiştir.

11. Başvuranın daha önceki başvurularına binaen idare tarafından verilen cevapta, 659 sayılı

Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin

Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 nci maddesi hükmü yönüyle değerlendirme yapıldığının belirtildiği, değerlendirmenin devam ettiğinin belirtildiği, ifade edilmiştir.

12. İdare tarafından daha sonra verilen cevapta ise, adına kayıtlı taşınmaz olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan emekli aylığı aldığı tespitinde bulunulduktan sonra, ilgililer adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar bulunduğundan söz konusu talebin Destek

Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından uygun görülmediği, ifade edilmiştir.

13. 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde

Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin, amacının; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesi olduğu hükmedilmiştir.

14. 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasında; hukuk birimi; idarelerde hukuk hizmetlerini yürüten birimi, hukuk hizmetleri; muhakemat hizmetleri ile hukuk danışmanlığına ilişkin her türlü iş ve işlemleri, hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonu; idareler bünyesinde, üst yönetici tarafından oluşturulan, hukuk birimi amiri ve hukuki

uyuşmazlıkla ilgili birim amirinin bulunduğu en az üç üyeden oluşan komisyonu, idare:

10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II)

sayılı cetvellerde belirtilen kamu idarelerini, ilgili bakan: idarelerin bağlı, ilgili veya ilişkili olduğu bakanı, Yükseköğretim Kurulu ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri için Milli Eğitim Bakanını, üst yönetici; bakanlıklarda müsteşarı ve kamu idarelerinde en üst yöneticiyi, ifade edeceği hükmedilmiştir.

15. Yine Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasında; idarelerin taraf oldukları uyuşmazlıkların, tarafların hak ve menfaatlerinin dengeli olarak değerlendirilerek, adil ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesinin; idarelerin taraf oldukları davaların, usul ekonomisine uygun olarak, imkanlar ölçüsünde idarelerde istihdam edilen hukuk müşavirleri ve avukatları tarafından takibini; davaların takibinde, mahkeme kararlarının hukuka uygun olarak, adil, süratli ve en az masrafla verilebilmesine yardımcı olunmasının esas olduğu hüküm altına alınmıştır.

16. 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilenler dışında, idarelerin, herhangi bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığına, yargıya intikal edip etmediğine bakılmaksızın gerçek veya tüzel kişilerle aralarında çıkan her türlü hukuki uyuşmazlığın sulh yoluyla halline, her türlü dava açılmasından veya icra takibine başlanılmasından, bunlardan yargı veya icra mercilerine intikal etmiş olanların takiplerinden veya verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi dışındaki kanun yollarına gidilmesinden vazgeçmeye, davaları kabule, ceza uyuşmazlıklarında şikayetten vazgeçmeye veya uzlaşmaya, davadan feragat etmeye, sözleşmede belirtilmeyen sebeplerle sözleşmelerin değiştirilmesinde veya sona erdirilmesinde maddi ve hukuki sebeplerle kamu menfaati görülmesi halinde, buna dair onay veya anlaşmaları imzalamaya, vazgeçilen veya tanınan ya da terkin edilen hak ve menfaatin değeri dikkate alınmak suretiyle; tutara ilişkin olmayanlar ile

1.000.000 Türk Lirasına kadar olanlarda (1.000.000 Türk Lirası dahil) hukuk biriminin görüşü

alınarak, ilgili harcama yetkilisinin teklifi üzerine üst yönetici; 1.000.000 Türk Lirasından fazla olanlardan 10.000.000 Türk Lirasına kadar olanlarda (10.000.000 Türk Lirası dahil), hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun görüşü alınarak, üst yöneticinin teklifi üzerine ilgili bakan, Milli Savunma Bakanlığında Müsteşarın teklifi üzerine Bakan; 10.000.000 Türk

Lirasından fazla olanlarda, Cumhurbaşkanı, yetkili olacağı hükmedilmiştir. Bakan ya da üst yönetici bu yetkisini sınırlarını açıkça belirlemek suretiyle alt kademelere, münhasıran taşra birimlerinin iş ve işlemleriyle ilgili olup illerde valilik, ilçelerde kaymakamlık onayına bağlanan iş ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda vali ve kaymakamlara devir edebileceği hükmedilmiştir.

17. Başvuran tarafından Kurumumuza aynı konu ile ilgili daha önceden başvuru yapıldığı tespit edilmiştir.

18. Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü ’nün yazısında, sadece

’ın ödeme gücüne ilişkin mal varlığı ve gelir tespitinden bahsedilmekte olup diğer borçlulardan bahsedilmediği tespit edilmiştir.

19. Başvuranın herhangi bir mal varlığı olmadığı ve idare tarafından diğer borçlular hakkında takibat ve tahsilat işlemi yapılıp yapılmadığı hususunda dosya kapsamında herhangi bir tespit yapılamadığı, konunun 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu

İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun

Hükmünde Kararname hükümleri mucibince ivedi bir şekilde yeniden değerlendirilebileceği tespit edilmiştir.

20. İdarenin yazılarından, sadece başvuranın maaşından kesinti suretiyle alınmasının diğer borçlulardan tahsilata gidilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı anlaşılmıştır.

21. Vatandaşların alacağı kamu hizmetlerine ilişkin tam bilgiye sahip olmaları “İyi Yönetim” ilkelerinin kamu hizmetlerinin verilmesinde hakim olması açısından önem arz etmektedir.

22. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın, üzerine kayıtlı olan bir taşınmaz bulunmaması, gelir durumu, ayrıca üst yöneticinin 659 sayılı KHK hükümlerinden başvuranın, yararlanıp yararlanmadığı hususunda takdir yetkisini kullanırken sadece ’ın ödeme gücüne ilişkin mal varlığı ve gelir tespitinden bahsedilip diğer borçlulardan bahsedilmediğinin de dikkate alınarak başvuranın talebinin 659 sayılı KHK hükümlerine göre, yeniden ivedi bir şekilde değerlendirilebileceği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.

Başvuranın dilekçesine idare tarafından verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. Adı geçen idarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın, üzerine kayıtlı olan bir taşınmaz bulunmaması, gelir durumu, ayrıca üst yöneticinin 659 sayılı KHK hükümlerinden başvuranın, yararlanıp yararlanmadığı hususunda takdir yetkisini kullanırken sadece ’ın ödeme gücüne ilişkin mal varlığı ve gelir tespitinden bahsedilip diğer borçlulardan bahsedilmediğinin de dikkate alınarak başvuranın talebinin 659 sayılı KHK hükümlerine göre, yeniden ivedi bir şekilde değerlendirilmesi hususunda MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi