ÖZET: Başvuran, bireysel emeklilik sisteminden ayrılma talebinde bulunmuş ve bu süreçte kendisinden kesilen 777 TL tutarındaki ertelenmiş giriş aidatının iadesini talep etmiştir. Başvurusunda, imzaladığı Bireysel Emeklilik Sözleşmesi Teklif Formu’nun içeriği hakkında yeterli bilgi verilmediğini, müzakere edilmediğini ve bu nedenle giriş aidatının tahsil edilmesinin haksız olduğunu öne sürmüştür. İlgili formda, kesintilerin detayları hakkında yeterli açıklama yapılmadığını ve imzasının bulunduğu sayfalarda gerekli bilgilendirmelerin yer almadığını belirtmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, başvuranın iddialarını incelemiş ve giriş aidatının tahsilinin mevzuata uygun olduğunu ifade etmiştir. Bakanlık, başvuranın gerekli bilgilendirmeleri aldığına dair belgelerin mevcut olduğunu, dolayısıyla kesintinin yasal çerçevede gerçekleştirildiğini belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın, sözleşme imzalamadan önce cayma hakkına sahip olduğunu ve bu hakkını kullanmadığını da vurgulamıştır.

Sonuç olarak, başvuranın talebi kabul edilmemiş, ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, ilgili sigorta şirketinin bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle idari para cezası uygulanması tavsiye edilmiştir. Bu durum, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için yeni bir işlem yapılmasını gerektirmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/69231-S.20.75411

BAŞVURU NO : 2020/3981

KARAR TARİHİ : 24/08/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

Şikâyet başvurucusunun bireysel emeklilik birikimlerinden

BAŞVURUNUN KONUSU :

mahsup edilen ertelenmiş giriş aidatının iade edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 27/02/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; No.lu BES katılımcısı olduğunu, 29 Ocak 2020’de ayrılma talebinde bulunduğunu, gerekli ödemenin 777 TL. civarı ertelenmiş giriş aidatı kesilerek yapıldığını, kendisine imzalatılan Bireysel Emeklilik Sözleşmesi Teklif Formu’nun kendisi tarafından hazırlanmadığını ve doldurulmamış bir metinden ibaret olduğunu, Tüketicinin

Korunması Hakkında Kanunun 5/3-4 maddelerine göre sözleşmenin içeriğine etki edemediğini, ilgili hususun kendisiyle müzakere edilmediğini, giriş bilgi formunun sonuna imza attığını, ancak ilgili sayfada hangi süre ve şartlarda kesinti yapılacağının ifade edilmediğini, parantez içinde “ayrıntılar için teklif formuna bakınız” bilgisinin bulunduğunu, teklif formunun ilgili sayfasına (6/16) bakıldığında ise imzasının ve okuyup anladığına dair bir yazının bulunmadığını, dolayısıyla müzakere edilmediğini, giriş aidatının peşin veya ertelenmiş olarak tahsil edileceği konusunun kendisiyle müzakere edilip netliğe kavuşturulmadığını, imzasının teklif formunun son sayfalarında olduğunu ve imza kısımlarının olduğu sayfaların da müzakere edilmediğinin açık olduğunu, bilgi verildiği ve müzakere edildiği iddia ediliyor ise ispat yükünün Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında

Yönetmeliğinin 5 inci Maddesine göre emeklilik şirketinde olduğunu, Bireysel Emeklilik

Aracıları Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesi uyarınca katılımcının menfaatlerinin göz önünde bulundurulması gerekirken aleyhine olan hususların ayrıntılarına girilmediğini, iyi niyet ilkesinden mahrum olarak sözleşme tesis edildiğini, giriş aidatının alınıp alınmayacağı hususunun da baştan netliğe kavuşturulmadığını, sözleşmedeki teknik terimler (Brüt asgari ücret kavramı ve miktarları (ABAÜ) gibi) ve kısaltmaların karşısına açıklamalarının yazılmadığını, 2 inci sayfada parantez içi verilen ifadenin tanım olarak geçmediğini ve 6 ıncı sayfadaki kısaltmada açıklama bulunmadığını, bu hususu kendisinin sözleşme metnini imzaladıktan çok sonra kendi çabalarıyla bulduğunu, 13 üncü sayfada YHBC diye bir kısaltmanın tanımının verildiğini, ABAÜ tanımının bulunmadığını, 4632 sayılı Kanuna göre şirketin bilgilendirme yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğinde 2 bin TL para cezası alacağı hususunun da dikkate alınması gerektiğini, anılan kanunun 5 inci maddesince ispat ve yanıltıcı davranış ihlali yapmama sorumluluğunun şirkette olduğunu, Bireysel Emeklilik

Sözleşmesi Teklif Formu’nun 16 ıncı sayfasında “… tarafından bildirdiğimiz faks, telefon, e-posta, çağrı merkezi, sosyal medya vs. bütün iletişim araclarınıza tarafından her türlü ticari elektronik iletinin gönderilmesine…” şeklinde giden cümlede anlam düşüklüğü bulunduğu, birkaç anlam ihtiva ettiği, “…bildirdiğimiz..” kelimesi yerine “… bildirdiğiniz…” kelimesi yazılsa idi muhatabın anlaşılacağı, “vs.” kısaltmasından sonra “ile” bağlacı olsa yine bir anlam çıkacağı, (Örneğin; “… tarafından bildirdiğimiz faks, telefon, e-posta, çağrı merkezi, sosyal medya vs. (ile) bütün iletişim araclarınıza tarafından her türlü ticari elektronik iletinin gönderilmesine…”), “vs.” kısaltması çıkarıldığında anlamsız kalan bir cümle ortaya çıkacağı (Örneğin “… Katılım Emeklilik ve

Hayat A.Ş tarafından bildirdiğimiz faks, telefon, e-posta, çağrı merkezi, sosyal medya (…)

bütün iletişim araclarınıza tarafından her türlü ticari elektronik iletinin gönderilmesine…”), 13 üncü sayfada gönderim tercih seçimi tablosuna da tercih belirten çiziklerin bilgisayar ortamında atıldığını, sayfanın imzasız olduğunu, yine 16 ıncı sayfada “onay veriyorum” kutucuğu içine atılan işaretin de kendisi tarafından atılmadığı, hazır olarak sözleşme teklif formunda bulunduğunu iddia ederek BES’ten kesilen ertelenmiş giriş aidatı ücretinin iadesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 12/3/2020 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünden alınan 13/4/2020 tarihli ve E. sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Şirketin şikayetçiye giriş aidatı kesintisi ile ilgili bilgilendirme yapıldığına ilişkin detaylı açıklama yaptığının görüldüğü, bu itibarla, ilgili emeklilik sözleşmesi esasları kapsamında, sistemden ayrılma halinde giriş aidatının ödenmemiş kısmının birikimlerden indirilmek suretiyle şirket tarafından tahsilinin mümkün olduğu, Bakanlık tarafından konuyla ilgili olarak bu aşamada yapılacak başka bir işlem bulunmadığı, Şirketin söz konusu işlemleriyle ilgili olarak Sigortacılık mevzuatı hükümlerine aykırı bir uygulama yaptığına ilişkin somut bir bulguya rastlanmadığı, 2.2. Mevzuatta belirtilen bilgilendirmenin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususunun incelendiği, bu amaçla, ilgili emeklilik şirketi ve BES aracısından açıklama istendiği, ekte de birer örnekleri gönderilen giriş bilgi formu ve teklif formlarının usulüne uygun olarak düzenlendiği, giriş aidatının mevzuatta belirtilen limit dahilinde olduğu, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunun 22 nci maddesinin (f) fıkrasında katılımcı tarafından ödenecek giderler veya ücretler konusunda bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davranılması halinde verilecek olan idari para cezasının bahse konu Kanunun 7 nci maddesinde bahsedilen eyleme aykırı davranması halinde uygulanacağı, şirketin 7 nci madde çerçevesinde katılımcının bireysel emeklilik hesabından yapılacak giriş aidatı kesintisini emeklilik sözleşmesinde açık olarak belirttiği, 2.3. BES Yönetmeliğinin 25 inci maddesine göre şirketin çağrı merkezi aracılığıyla katılımcılarla yaptığı görüşmeleri beş yıl boyunca saklanması gerektiği, kanuni bir zorunluluk olmamasına karşın emeklilik şirketlerinin satış işlemi sonrasında katılımcıları, çağrı merkezi aracılığıyla arayarak sistem ve kesintilere ilişkin bilgileri aktardığı “Hoş geldin araması” yaptıklarının bilindiği, bu çerçevede, ilgili emeklilik şirketine hoş geldin araması yapılıp yapılmadığının sorulduğu, ancak yapılmadığı bilgisinin alındığı, diğer taraftan, satış aşamasında şikayetçiye sözleşmeye ilişkin bütün bilgilerin aktarıldığı ve sözleşmenin bir nüshasının kendisine teslim edildiğinin BES aracısı tarafından yazılı olarak beyan edildiği, 2.4. BES Yönetmeliğinin 5 inci maddesinin 3 üncü fıkrası kapsamında imzalı formların birer örneğinin derhal katılımcıya verileceğinin belirtildiği, 7 nci maddenin 4 üncü fıkrasında ise şirketin, emeklilik sözleşmesini, sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on iş günü içinde katılımcının tercihi doğrultusunda elektronik ortamda veya matbu halde katılımcıya göndermesi gerektiğinin belirtildiği, ilgili şirketin anılan hükümlere uygun hareket ettiği, katılımcının ise bu durumu öğrendiği tarihin şirkete itirazda bulunduğu elektronik posta tarihi olan 31.01.2019 tarihi olduğunun anlaşıldığı, 2.5. Bununla birlikte, BES Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin 2 nci fıkrası ile katılımcıların teklif formunun imzalanmasını müteakip 60 gün içinde “Cayma Hakkı”na sahip olduğu, sistemde cayma hakkı tanımlanmasının sebebinin muhtemel yanlış bilgilendirme veya anlaşılmaların önüne geçmek ve sistemin katılımcı tarafından denenmesine imkan sağlamak olduğu, cayma hakkının kullanılması durumunda, yapılan tüm ödemelerin, fon toplam gider kesintisi haricinde hiçbir kesinti yapılmadan, varsa yatırım gelirleriyle birlikte katılımcıya iade edildiği, bu itibarla, katılımcının teklif formunun kurulması esnasında kesintilerle ilgili hükümlere dikkat etmese bile bir nüshası kendisine teslim edilen formları ve sözleşmeyi sonradan okuduğu, aynı belgelerde izah edilen cayma hakkını kullanmayarak yaklaşık 2 yıl boyunca ödemelerine devam etme iradesi gösterdiği, 2.6. Sisteme giriş aidatına ilişkin bilgilerin gerek Giriş Bilgi Formu gerekse Teklif

Formunda yer aldığı, Teklif Formunun on dördüncü sayfa ikinci maddesinin katılımcının uygulanacak kesintiler hakkında bilgilendirildiği yönünde olduğu, ilgili sayfada katılımcının imzasının bulunduğu, giriş aidatının hiç alınmayacağı yönünde mi yoksa giriş aidatının tahsilatının ertelenmiş olup sistemde belli bir süre kalınması halinde tahsil edilmeyeceği yönünde mi olduğu hususunun ise, Giriş Bilgi Formunda yer aldığı, ilgili formda, şikayetçinin imzasının bulunduğu ikinci sayfada, “Şirketimden ayrılırken birikimimden ertelenmiş giriş aidatı şeklinde kesinti yapılabileceğini biliyorum.(Yönetim gider kesintisi ve giriş aidatının toplam tutarının sözleşmede geçen her yıl için cari yılın

Aylık Brüt Asgari Ücretinin %8,5’ine karşılık gelen toplam maktu tutarı aşamayacağını biliyorum. )”şeklinde bir ifadenin yer aldığı, 2.7. Giriş aidatı kesintisinin sisteme giriş esnasında alınabileceği gibi, sektör uygulamasında katılımcıların sistemde tutundurma süresini artırmak amacıyla kalma süresine duyarlı olarak azalarak farklılaştığı ve 10 yıllık süreyi tamamlayan katılımcılara giriş aidatı kesintisinin uygulanmadığı, bu kapsamda, 3 yıldan önce şirketten ayrılan katılımcıdan alınan yaklaşık

777 TL. tutarındaki ertelenmiş giriş aidatının mevzuatta belirtilen yasal limitler

çerçevesinde olduğu ve şirketin bu tutarı katılımcının bireysel emeklilik hesabından tahsil etmesinin BES Yönetmeliğinin 20 nci maddesi kapsamında mümkün olduğu, 2.8. Şirketten alınan referans numaralı ve 3/4/2020 tarihli yazıda;

6363860 numaralı Bireysel Emeklilik Sözleşmesi’ni 24/04/2017 tarihinde şikayetçinin

imzaladığı, teklif formlarına istinaden düzenlendiği, şikayetçinin imzaladığı Bireysel

Emeklilik Sözleşmesi Teklif Formu (Teklif Formu)’nda giriş aidatı ve diğer kesintiler hakkında bilgilendirmenin bulunduğunun görüldüğü, Teklif Formu’nun 6,7 ve 8. Sayfalarında; “Plan

Kapsamında Yapılan Kesintiler” başlıklı hükümlerinde, giriş aidatı ve yapılacak tüm kesintilere ilişkin bilgilendirmelerin yer aldığı, bu nedenle; şikayetçinin kesintiler hakkında bilgisinin olmadığı şeklindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, şikayetçinin imzalamış olduğu Teklif Formu’nun 15. sayfasında sözleşmenin 2 nüsha olarak düzenlendiği ve bir nüshasının katılımcıda kalacağının belirtildiği, söz konusu sayfanın da şikayetçi tarafından imzalandığı, Teklif Formu’nun 3. sayfasında şikayetçinin beyan etmiş olduğu iletişim adreslerinin bulunmakta olduğu ve şikayetçinin, olan eposta adresine söz konusu Teklif Formunun elektronik bir kopyasının da gönderildiği, hal böyleyken Şikayetçinin Sözleşmenin kendisine teslim edilmediği şeklindeki itirazlarının gerçek olmadığı gibi iyi niyet kurallarıyla da bağdaşmadığı, başvuranın dilekçesi incelendiğinde tüm iddialarının, Teklif Formu’nda imzasının bulunmadığı sayfalardaki hükümlerin geçersiz olacağı varsayımına dayandığı, fakat, sözleşmenin geçerli olabilmesi için tüm sayfalarının imzalı olması gerektiğine ilişkin bir hükmün mevzuatta yer almadığı gibi Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da; sözleşme metninin içeriği anlamı ve devam eden maddeler ile başlıkları bakımından mantıksal sıralama (silsile) ve bütünlük taşıdığı sürece, sözleşmenin geçerli olabilmesi için kural olarak her sayfasının imza altına alınmasına gerek bulunmadığı yönünde olduğu, bu açıklamalar çerçevesinde 16 sayfadan oluşan, bütün sayfalarında sayfa numarası ve birbiriyle bağlantılı başlıklar taşıyan ve tüm sayfaları birlikte değerlendirildiğinde bütünlük taşıdığından şüphe edilemeyecek olan ve Şikayetçinin beyan etmiş olduğu mail adresine tebliğ edilen Teklif Formunun bazı sayfalarının geçersizliğinden söz edilebilmesinin hukuken mümkün olmadığı, 2.9. İlgili emeklilik sözleşmesi kapsamında, şirketten erken ayrılması halinde giriş aidatının ödenmemiş kısmının birikimden indirilmek suretiyle şirket tarafından tahsilinin mümkün olduğu, bu kesintiye ilişkin hususların ekte bir örneği yer alan ve katılımcı tarafından imzalanmış bulunan teklif formu ile sistemdeki önemli hususları tek sayfada özetleyen giriş formunda da yer aldığı, şirketin de yazısında belirttiği üzere, kesintilerle ilgili bilgilendirmelerin talep formunda yer aldığı, katılımcıya talep formunun bir nüshasının verildiğine dair bir ifadenin altında katılımcının imzasının bulunduğu, ayrıca, Teklif Formunun

14 üncü sayfa 2 inci maddesinin, katılımcının uygulanacak kesintiler hakkında bilgilendirildiği

yönünde olduğu ve ilgili sayfada katılımcının imzasının bulunduğu, katılımcının giriş aidatının peşin veya ertelenmiş olarak tahsil edilmesi konusunun kendisiyle müzakere edilmediği yönündeki iddiasına yönelik incelemede, Giriş Bilgi Formundaki katılımcının imzasının bulunduğu, 2 inci sayfada, “Şirketimden ayrılırken birikimimden ertelenmiş giriş aidatı şeklinde kesinti yapılabileceğini biliyorum.(Yönetim gider kesintisi ve giriş aidatının toplam tutarının sözleşmede geçen her yıl için cari yılın Aylık Brüt Asgari Ücretinin %8,5’ine karşılık gelen toplam maktu tutarı aşamayacağını biliyorum. )”şeklinde bir ifadenin yer aldığı, böylece şirketin katılımcıdan ne zaman (“Şirketimden ayrılırken”) ve hangi şekilde (“ertelenmiş giriş aidatı şeklinde”) giriş aidatı kesintisi yapacağını belirttiği ve katılımcının bunu imzalayarak kabul ettiği, 2.10. Emeklilik şirketlerinin emeklilik planlarını sistemlerinde muhafaza eden Emeklilik

Gözetim Merkezi ile yapılan yazışmada; katılımcının sözleşmesine ait bilgilerin gözetime esas veriler kapsamında incelendiği, 3001 numaralı planda olduğu görüldüğü ve anılan planda ertelenmiş giriş aidatı kesintisinin tanımlı olduğunun belirtildiği, ekte söz konusu emeklilik şirketinin e-plan sistemine kaydettiği uygulama esaslarının gönderildiği, bu kapsamda, söz konusu emeklilik şirketi tarafından katılımcının şikayetine konu hususa ilişkin yapılan işlemin şirket ile katılımcı arasındaki emeklilik sözleşmesi çerçevesinde gerçekleştirilmiş olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının 3.1. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (Sözleşme) Ek (1) No.lu Protokol’ün

“Mülkiyetin korunması” kenar başlıklı 1 nci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”.

5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 28/03/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi

Kanununun; 6.1. “Giriş aidatı, yönetim ve fon işletim giderleri” başlıklı 7 nci maddesinde; “Şirket, katılımcının sisteme ilk kez katılması sırasında ve yeni bir bireysel emeklilik hesabı açtırması halinde giriş aidatı talep edebilir. Söz konusu giriş aidatları bireysel emeklilik hesabına ödenen katkılardan ayrı olarak azamî bir yıl içerisinde taksitler halinde de ödenebilir.

Katkı payı, fon varlıkları veya fon gelirleri üzerinden yönetim gideri ve fon işletim masrafı kesintisi yapılabilir. Bireysel emeklilik hesaplarından yapılacak her türlü kesintilerin ve giriş aidatlarının emeklilik sözleşmesinde ve yapılacak ilan ve reklamlarda açık olarak belirtilmesi zorunludur. Giriş aidatı, yönetim ve fon işletim giderleri miktar ya da oranları ve bunlara ilişkin esas ve usuller Kurulun uygun görüşü alınarak Müsteşarlık tarafından belirlenir.”, 6.2. “Denetim” başlıklı 20 nci maddesinde; “Şirketin bu Kanun çerçevesinde yürütülen emeklilik faaliyetleri ile sigortacılık faaliyetleri Müsteşarlığın denetimine tâbidir. Şirketin fonlarına, portföy yöneticilerine ve saklayıcılara ilişkin hesap ve işlemleri ise Kurulun denetimine tâbidir. …” hükmü, 6.3. “Emeklilik gözetim merkezi” başlıklı 20/A maddesinde; “Müsteşarlık, bireysel emeklilik sisteminin güvenli ve etkin biçimde işletilmesini sağlamak, katılımcıların hak ve menfaatlerini korumak amacıyla şirketlerin ve bireysel emeklilik aracılarının faaliyetlerinin gözetim ve denetimine yönelik alt yapı oluşturulmasına, bireysel emeklilik hesaplarına, emeklilik planlarına, işlemlerin konsolidasyonuna, katılımcılara ait bilgilerin saklanmasına, kamunun ve katılımcıların bilgilendirilmesine, istatistik üretimine, bireysel emeklilik aracıları siciline ve bireysel emeklilik aracıları sınavına ilişkin işlemlerin yapılması ile hayat sigortaları ve diğer sigorta branşlarına ilişkin verilebilecek diğer görevleri yerine getirmek üzere özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş bir tüzel kişiyi emeklilik gözetim merkezi olarak görevlendirebilir. … Emeklilik gözetim merkezinin çalışma esas ve usûlleri Müsteşarlık tarafından belirlenir.” hükmü, 6.4. “İdarî yaptırımlar” başlıklı 22 inci maddesinde; “Konularına göre Müsteşarlık veya

Kurul kararıyla ve gerekçesi belirtilmek suretiyle bu Kanuna tâbi gerçek ve tüzel kişilere, bu

Kanunun; … f) 7 nci maddesinde öngörülen katılımcı tarafından ödenecek giderler veya ücretler konusunda bilgilendirme yükümlülüğüne aykırılık halinde ikibin Türk Lirası …

idarî para cezası verilir.”, 7. 09/11/2012 tarihli ve 28462 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bireysel Emeklilik

Sistemi Hakkında Yönetmeliğin; 7.1. “Bilgilendirme, teklif ve sözleşmenin düzenlenmesi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Şirket, bireysel emeklilik sistemine girmek isteyenlere, sisteme girme kararını etkileyebilecek hususlar hakkında bilgi verir; dürüstlük ilkeleri çerçevesinde, emeklilik sözleşmesinin müzakeresi ve düzenlenmesi sırasında katılımcıya veya varsa sponsor kuruluşa sistemin işleyişine ilişkin teknik konularda yardımcı olur, tarafların hak ve yükümlülüklerine ilişkin gerekli her türlü bilgiyi sağlar, yanıltıcı her türlü hâl ve davranıştan kaçınır.” hükmü; beşinci fıkrasında, “Şirket, mesafeli satış yoluyla düzenlediği sözleşmeler dahil tüm emeklilik sözleşmeleriyle ilgili olarak mevzuatta belirtilen bilgilendirmenin usulüne uygun olarak yapıldığını ispatla yükümlüdür.”, 7.2. “Mesafeli satış yoluyla sözleşme düzenlenmesi” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Mesafeli satışta şirket, ilgisine göre katılımcı, sponsor veya işvereni 5 inci madde hükümlerine uygun şekilde bilgilendirir ve uygun bir emeklilik planı teklifi sunar. Teklif aşamasında ilgisine göre katılımcı, sponsor veya işverene standart fona ve diğer fonlara ilişkin bilgi verilir ve tercihine göre işlem yapılır. Herhangi bir tercihte bulunulmaması durumunda birikim standart fonda yatırıma yönlendirilir. İlgisine göre katılımcı, sponsor veya işveren, emeklilik sözleşmesine, emeklilik planına ve sisteme ilişkin gerekli bilgilerin kendisine verildiğini teyit ederek teklifi güvenli elektronik iletişim araçları ile onaylar ve bu şekilde emeklilik sözleşmesi akdedilmiş olur. Onay işlemi gerçekleşmemiş tekliflere dayanılarak düzenlenen sözleşmeler yürürlüğe girmez ve şirketçe bunlar için hiçbir tahsilat yapılamaz.

Şirket, onay işleminden hemen sonra Bakanlıkça belirlenen belgeleri ilgisine göre katılımcı, sponsor veya işverenin tercihi doğrultusunda matbu veya kalıcı veri saklayıcısı olarak ilgilinin erişimine sunar ve internet sitesinde güvenli alandan erişimine imkân sağlar. Standart fondan ayrılmayı talep eden katılımcıya, tercih etmesi halinde, 10 uncu madde hükümleri çerçevesinde, sonucu bağlayıcı olmamak kaydıyla, şirket tarafından risk profil anketi sunulur.” 7.3. “Giriş aidatı” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Katılımcının, bireysel emeklilik sistemine ilk defa katılması sırasında veya farklı bir şirkette ilk defa emeklilik sözleşmesi akdetmesi halinde, katılımcıdan veya sponsor kuruluştan, teklifin imzalandığı veya mesafeli satışta teklifin onaylandığı tarihte geçerli aylık brüt asgari ücret tutarı dikkate alınarak bu maddede belirtilen esaslar dahilinde giriş aidatı alınabilir.” hükmü; ikinci fıkrasında, “Giriş aidatı peşin ya da aktarım veya sistemden çıkış tarihine ertelenmiş olarak tahsil edilebilir.” dördüncü fıkrasında, “Giriş aidatı, katkı paylarından ayrı olarak takip ve tahsil edilir. Ancak katılımcının sistemden ayrılması veya başka bir şirkete aktarım talebinde bulunması durumunda şirket, varsa ertelenmiş giriş aidatını katılımcının bireysel emeklilik hesabındaki birikiminden indirebilir.” 7.4. “Katılımcıya verilecek bilgi, belge ve formlar” başlıklı 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Giriş aidatı, yönetim gider kesintileri, fon toplam gider kesintileri ve bunların uygulanma şekli teklif formunda ve emeklilik sözleşmesinde açıkça belirtilir.”, 8. 29/08/2009 tarihli ve 27334 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bireysel Emeklilik

Aracıları hakkında Yönetmeliğin; 8.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Bu Yönetmelikte geçen; a) Bireysel emeklilik aracısı: Emeklilik şirketinin emeklilik sözleşmelerine aracılık eden veya bunları emeklilik şirketi adına yapan gerçek kişiyi, …ifade eder.” , 8.2. “Bireysel emeklilik aracılığı faaliyetine ilişkin çalışma esasları” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında, “ Bireysel emeklilik aracısı, yapacağı her türlü tanıtım, pazarlama, satış ve benzeri faaliyetinde ilgili mevzuatta belirlenen esaslara uyar, mesleğin icaplarına ve iyi niyet kurallarına uygun faaliyette bulunur, katılımcıların hak ve menfaatleri ile bireysel emeklilik sisteminin işleyişini tehlikeye sokabilecek hareketlerden kaçınır.” hükmü; ikinci fıkrasında, “Bireysel emeklilik aracısı, katılımcının yaşı ve beklentilerine göre, sistemin uzun vadeli yapısını da göz önünde bulundurarak katılımcıya uygun tavsiyede bulunur ve katılımcının taleplerini dikkate alarak gerekli bilgi ve belgeleri düzenler.” hükmü yer almaktadır.

9. 12/1/2008 tarihli ve 26754 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Emeklilik Gözetim

Merkezi Çalışma Esasları Yönetmeliğinin; 9.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, bireysel emeklilik sisteminin güvenli ve etkin biçimde işletilmesini sağlamak ve katılımcıların hak ve menfaatlerini korumak üzere Müsteşarlıkça görevlendirilen emeklilik gözetim merkezinin çalışma esas ve usullerini düzenlemektir.”, 9.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde, “1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Emeklilik gözetim merkezi: Müsteşarlıkça şirketlerin gözetimi ile ilgili olarak görevlendirilen tüzel kişiyi, … c) Kanun: 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununu, ç)

Katılımcı: Emeklilik sözleşmesine göre ad ve hesabına bireysel emeklilik hesabı açılan fiil ehliyetine sahip gerçek kişiyi, … e) Müsteşarlık: Hazine Müsteşarlığını, f) Şirket: Kanuna göre kurulan emeklilik şirketini, ifade eder.”, 9.3. “Gözetim raporları” başlıklı 9 uncu maddesinde, “Emeklilik gözetim merkezi, Müsteşarlıkça uygun görülen metot ve biçimde gözetim raporları hazırlar ve güvenli hatlar üzerinden Müsteşarlığa iletir. Şirketlerin faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında mevzuata aykırı olduğu tespit edilen uygulamaları Müsteşarlığa ve gerekli durumlarda Kurula bildirir.”, 9.4. “Bilgilendirme ve şikayetler” başlıklı 14 üncü maddesinde, “(1)Emeklilik gözetim merkezi, tarafsızlık ilkesine uygun olarak kamunun ve katılımcıların bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yapar, şikayetleri değerlendirir. Bilgilendirme kapsamında aşağıdaki faaliyetleri yürütür. … b) Bireysel emeklilik sisteminin işleyişine, emeklilik planlarına, bireysel emeklilik aracıları siciline, fonlara ve benzeri konulara ilişkin olarak, ilgili mevzuat çerçevesinde tarafları bilgilendirir. Eksik ve yanlış bilgilendirmeden kaynaklanabilecek hatalı uygulamaların tespitine yönelik kontrol sistemleri oluşturabilir. Bu işlemleri, bünyesindeki çağrı merkezi veya diğer iletişim araçlarını kullanarak yapabilir. … (2) Emeklilik gözetim merkezi, yazılı veya kayda alınmış olma koşuluyla sözlü şikayetleri tarafsız olarak inceler ve değerlendirmelerde bulunur; inceleme için gerekli bilgi ve belgeleri ilgili kişi, kurum ve kuruluşlardan talep edebilir. Gerekli görülmesi halinde şikayet doğrultusunda Müsteşarlığı veya konusuna göre Kurulu bilgilendirir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

10. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Şikayetçi, ile bireysel emeklilik sözleşmesi imzalayarak bireysel emeklilik sistemine giriş yaptığını ve 29/01/2020 tarihinde bireysel emeklilik sisteminden ayrılma talebinde bulunduğu ve emeklilik şirketinin gerekli ödemeyi yapmakla birlikte 777 TL. civarında ertelenmiş giriş aidatı kestiğini, Bireysel Emeklilik Teklif

Formunun kendisi tarafından hazırlanmadığını, doldurulmadığını ve içeriğine etki edemediğini, müzakere edilip etki eden taraf olmadığını, Giriş Bilgi Formunun son kısmında imzasının bulunduğunu fakat ilgili kısımda giriş aidatı kesintisinin şekli ve zamanı ile ilgili bilginin bulunmadığını, konuyla ilgili detaylar için Teklif Formuna atıf yapıldığını fakat Teklif

Formunun giriş aidatıyla ilgili sayfasında okuyup anladığına dair bir ibarenin ve imzasının bulunmadığını, dolayısıyla sözleşmedeki maddelerin kendisiyle müzakere edilmediğini iddia ederek bireysel emeklilik birikimlerinden mahsup edilen ertelenmiş giriş aidatının iade edilmesini talep etmektedir.

12. Somut olayda şikayet başvurucusunun, 28/4/2017 tarihli bireysel emeklilik sözleşmesinin imza aşamasında sözleşmenin tüm maddelerinin tartışılmadığı ve sadece matbu sözleşme metninin imzalanması suretiyle sözleşmenin kurulduğu, daha sonra ertelenmiş giriş aidatı adı altında kendisinden kesinti yapıldığı, giriş bilgi formunun sonuna imza attığını, ancak ilgili sayfada hangi süre ve şartlarda kesinti yapılacağının ifade edilmediği, giriş aidatının peşin veya ertelenmiş olarak tahsil edileceği konusunun kendisiyle müzakere edilip netliğe kavuşturulmadığı, imzasının teklif formunun son sayfalarında olduğunu ve imza kısımlarının olduğu sayfaların da müzakere edilmediğinin açık olduğu, bilgi verildiği ve müzakere edildiği iddia ediliyor ise ispat yükünün Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında

Yönetmeliğinin 5 inci Maddesine göre emeklilik şirketinde olduğu, giriş aidatının alınıp alınmayacağı hususunun da baştan netliğe kavuşturulmadığı, 4632 sayılı Kanuna göre şirketin bilgilendirme yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğinde 2 bin TL para cezası alacağı hususunun da dikkate alınması gerektiğini, anılan kanunun 5 inci maddesince ispat ve yanıltıcı davranış ihlali yapmama sorumluluğunun şirkette olduğunu, yine 16 ıncı sayfada “onay veriyorum” kutucuğu içine atılan işaretin de kendisi tarafından atılmadığı, hazır olarak sözleşme teklif formunda bulunduğu iddialarında bulunduğu görülmektedir.

13. Somut olayda, Hazine ve Maliye Bakanlığının söz konusu bireysel emeklilik aracısının faaliyetlerini gözetim ve denetim görevini gereği gibi gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususu ile bireysel emeklilik şirketinin, emeklilik sözleşmesinin müzakeresi ve düzenlenmesi sırasında, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca öngörülen yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirip getirmediği hususunun değerlendirilmesi önem arz etmektedir.

14. Zira, Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesi uyarınca aracı şirketin, bireysel emeklilik sistemine girmek isteyenlere, sisteme girme kararını etkileyebilecek hususlar hakkında bilgi verme, dürüstlük ilkeleri çerçevesinde, emeklilik sözleşmesinin müzakeresi ve düzenlenmesi sırasında katılımcıya sistemin işleyişine ilişkin teknik konularda yardımcı olma ve yanıltıcı her türlü hâl ve davranıştan kaçınma, ayrıca tüm emeklilik sözleşmeleriyle ilgili olarak mevzuatta belirtilen bilgilendirmenin usulüne uygun olarak yapıldığını ispat etme yükümlülükleri bulunmaktadır.

15. Diğer yandan Hazine ve Maliye Bakanlığının, bireysel emeklilik sisteminin güvenli ve etkin biçimde işletilmesini sağlamak, katılımcıların hak ve menfaatlerini korumak amacıyla şirketlerin ve bireysel emeklilik aracılarının faaliyetlerinin gözetim ve denetimini yapma yükümlülüğü söz konusudur. Bu amaçla alt yapı oluşturulmasına, kamunun ve katılımcıların bilgilendirilmesine ilişkin görevleri yerine getirmek üzere özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş bir tüzel kişiyi emeklilik gözetim merkezi olarak görevlendirme yetkisinin

Müsteşarlığa verildiği (Bknz: Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununun

“Emeklilik gözetim merkezi” başlıklı 20/A maddesi); bireysel emeklilik sisteminin güvenli ve etkin biçimde işletilmesini sağlamak ve katılımcıların hak ve menfaatlerini korumak üzere

Müsteşarlıkça görevlendirilen Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (Bknz: Emeklilik Gözetim

Merkezi Çalışma Esasları Yönetmeliğinin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesi)

tarafsızlık ilkesine uygun olarak kamunun ve katılımcıların bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yapma, şikayetleri değerlendirme ve gerekli gördüğü hususlarda Müsteşarlığı bilgilendirme yükümlülüğünün bulunduğu (Bknz: Emeklilik Gözetim Merkezi Çalışma

Esasları Yönetmeliğinin “Bilgilendirme ve şikayetler” başlıklı 14 üncü maddesi)

görülmektedir.

16. Hazine ve Maliye Bakanlığı Kurumumuza verdiği cevapta “başvuranın dilekçesi incelendiğinde tüm iddialarının, Teklif Formu’nda imzasının bulunmadığı sayfalardaki hükümlerin geçersiz olacağı varsayımına dayandığı, fakat, sözleşmenin geçerli olabilmesi için tüm sayfalarının imzalı olması gerektiğine ilişkin bir hükmün mevzuatta yer almadığı gibi

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da; sözleşme metninin içeriği anlamı ve devam eden maddeler ile başlıkları bakımından mantıksal sıralama (silsile) ve bütünlük taşıdığı sürece, sözleşmenin geçerli olabilmesi için kural olarak her sayfasının imza altına alınmasına gerek bulunmadığı yönünde olduğu, bu açıklamalar çerçevesinde 16 sayfadan oluşan, bütün sayfalarında sayfa numarası ve birbiriyle bağlantılı başlıklar taşıyan ve tüm sayfaları birlikte değerlendirildiğinde bütünlük taşıdığından şüphe edilemeyecek olan ve Şikayetçinin beyan etmiş olduğu mail adresine tebliğ edilen Teklif Formunun bazı sayfalarının geçersizliğinden söz edilebilmesinin hukuken mümkün olmadığı” açıklamalarına yer vererek sözleşmenin her sayfasında imza bulunmamasının ilgili şartın geçersiz olduğu anlamına gelmeyeceğini, sözleşmede ertelenmiş giriş aidatı alınacağına dair ibarenin yer alması nedeniyle şikayetçinin şirketten erken ayrılmasından dolayı giriş aidatının ödenmemiş kısmının birikimden indirilmek suretiyle şirket tarafından tahsilinin mümkün olduğunu ifade etmektedir.

17. Şikayetçinin imzasının yer aldığı 24/4/2017 tarihli Giriş Bilgi Formunda, “Şirketimden ayrılırken birikimimden ertelenmiş giriş aidatı şeklinde kesinti yapılabileceğini biliyorum (Yönetim Giriş Kesintisi ve Giriş Aidatının toplam tutarının sözleşmede geçen her yıl için cari yılın 1 Aylık Brüt Asgari Ücretinin %8,5’ine karşılık gelen toplam maktu tutarı aşamayacağını biliyorum.)” ve “Emeklilik planımda Giriş Aidatı kesintisi olabileceğini biliyorum. (Bu kesintilerin ayrıntıları için lütfen teklif formunuza bakınız.)” ibarelerinin birlikte yer aldığı, aynı metinde “Yukarıda yazılı bilgileri okudum ve giriş bilgi formunun bir örneğini aldım.” şeklinde matbu ifadenin yer aldığı, Bireysel Emeklilik Sözleşmesi Teklif Formu’nun 4 üncü sayfasında girişte alınan giriş aidat olarak 0,00 şeklinde tutara yer verildiği, 5 inci sayfasında, “varsa başlangıçta alınması gereken veya taksitlendirilen giriş aidatı tutarının, planda tanımlı olması kaydıyla … iş bu talimatım doğrultusunda ayrıca bir yazılı talimatım bulunmuyor ise yukarıda belirtilen kredi kartı ya da bankaya verdiğim talimatım doğrultusunda tahsil edilmesine muvafakat ederim.” ibaresinin yer aldığı ve şikayetçi tarafından imzalandığı, 6 ıncı sayfasında, “Sözleşmenin 5. Yılı dolmadan önce ayrılma durumunda ertelenmiş giriş aidatı alınır. Her sözleşme yılı için ilgili takvim yılının ilk 6 ayında uygulanacak ABAÜ’nün %8,5’ine karşılık gelen tutarın sözleşmenin 5. Yılı sonuna kadar olan süreye karşılık gelen toplam tutarından ayrılma tarihine kadar yönetim gider kesintisi ve/veya ara verme kesintileri ve/veya peşin giriş aidatı olarak tahsil edilmemiş kısmı ertelenmiş giriş aidatı olarak birikimden indirilir.” şeklinde imzasız bir ibarenin yer aldığı görülmektedir.

18. Somut olayda, şikâyete konu edilen Bireysel Emeklilik Sözleşmesi Teklif Formu ile

Giriş Bilgi Formunda giriş aidatına ve ertelenmiş giriş aidatına ilişkin bilgilerin yer aldığı, ancak giriş aidatı alınıp alınmayacağına ilişkin kesin ifadelere yer verilmediği, sisteme ilişkin bilgilerin başvurucuya anlatıldığına ilişkin ispatlayıcı vesika sunulamadığı, sözleşmenin de doldurulmadan matbu bir şekilde imzalandığı, bilgilendirmenin usulüne uygun olarak yapıldığını ispat külfeti bulunan sigorta şirketinin giriş aidatı alınıp alınmayacağı veya giriş aidatının erteleneceği yönünde Kanunda öngörülen açıklık kriterini sağlayamadığı, kaldı ki sigorta şirketi tarafından sözleşmede yer alan tüm hükümlerin tartışıldığına, dolayısıyla bilgilendirme yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirildiğine ilişkin olarak ilgili temsilcilerinin beyanı dışında telefon kaydı ya da herhangi bir bilgi veya belge de sunamadığı anlaşılmaktadır.

19. Bu çerçevede Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından “katılımcı tarafından ödenecek giderler veya ücretler konusunda bilgilendirme yükümlülüğüne aykırılık” hususunun tespiti halinde ilgili sigorta şirketine ikibin Türk Lirası idarî para cezası verme yetkisini kullanabileceği, ancak somut olayda bilgilendirmenin usulüne uygun olarak yapıldığı hususunda ispat külfeti kendisinde bulunan ancak bu yükümlülüğü yerine getirmeyen sigorta şirketi aleyhine, Hazine ve Maliye Bakanlığının idarî yaptırım yetkisini de kullanmadığı dolayısıyla 4632 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülen emeklilik faaliyetleri ile sigortacılık faaliyetleri üzerinde sahip olduğu denetim yetkisini hukuka uygun olarak yerine getirmediği anlaşılmıştır.

20. Başvuranın iddiaları, idarelerin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şikayet konusu talep hakkında Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, şikayetçinin mağduriyetinin yetkili sigorta şirketi temsilcisinin “bilgilendirme” yükümlülüğüne aykırı davranışından kaynaklandığı ve

Hazine ve Maliye Bakanlığının bu konuda 4632 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülen emeklilik faaliyetleri ile sigortacılık faaliyetleri üzerinde sahip olduğu denetim yetkisini hukuka uygun olarak yerine getirmediği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; şikayet başvurucusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin şikayete konu emeklilik şirketi üzerindeki denetim yetkisini gereği gibi yerine getirilmediğinin tespit edilmesi ve idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği hususunun şikâyetçiye bildirilmemesi nedeniyle

“şeffaflık” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranılmadığı anlaşıldığından idarenin bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara

İdare Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre ŞİKÂYETİN KABULÜNE,

Şikayetçinin, ertelenmiş giriş aidatı adı altında kendisinden alınan yaklaşık 777 TL. tutarındaki giriş aidatının kendisine iade edilmesi talebinin ilgili şirketin özel hukuk tüzel kişisi olması sebebiyle işlemleri Kurumumuz görev alanında bulunmadığından İNCELENMEMESİNE, Yetkili sigorta şirketinin “bilgilendirme” yükümlülüğüne uygun davranmadığı anlaşıldığından ilgili mevzuat hükümleri gereğince 4632 sayılı Kanun çerçevesinde sahip olduğu denetim yükümlülüğünü yerine getirerek söz konusu yükümlülüğe aykırı bir davranışından dolayı yukarıda unvanı yazılı sigorta şirketine idari para cezası uygulanması suretiyle başvurucunun mağduriyetinin makul sürede giderilmesi yönünde yeni bir işlem tesis etmesi ve konuyu 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde değerlendirmesi hususunda

HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın BAŞVURANA ve HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Hazine ve Maliye

Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi