ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 74. maddesi uyarınca, herkesin bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahip olduğunu belirtmektedir. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 5. maddesi, kurumun idarenin işleyişine dair şikayetleri inceleme ve önerilerde bulunma görevini tanımlamaktadır. Ayrıca, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 17. maddesi, kamulaştırmadan arta kalan alanların satışına ilişkin düzenlemeleri içermektedir.

Başvuran, Bandırma ilçesinde bulunan taşınmazının şüyulu alanının satışının iptali talebinde bulunmuştur. Kamu Denetçisi Hüseyin YÜRÜK, başvuruyu değerlendirerek “Ret Karar Önerisi”ni Kamu Başdenetçisi’ne sunmuştur. İnceleme sonucunda, başvuranın 04/03/2020 tarihli satış görüşmesine katılmasını engelleyen bir mücbir sebep bulunmadığı, dolayısıyla satış işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

İyi yönetim ilkeleri çerçevesinde, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinin genel olarak kanunlara uygun olduğu, ancak karara itiraz yollarının belirtilmediği tespit edilmiştir. Bu durumun giderilmesi için idarenin gelecekte bu ilkeye uyması beklenmektedir. Başvurunun reddine ilişkin karar, başvurana ve Bandırma Belediye Başkanlığı’na tebliğ edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Kamulaştırmadan arta kalan kısımlar” başlıklı 17’nci maddesinde: “Belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları, bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse, şüyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder.

Bunlardan müstakil inşaata elverişli olanları, kamu yararı için, belediye veya valilikçe yeri alınan şahısların muvafakatları halinde istihkaklarına karşılık olarak bedel takdiri ve icabında denklik temini suretiyle değiştirmeye belediye ve valilik yetkilidir.

Ayrıca belediye veya valilikler ile şüyulu olan müstakil inşaat yapmaya müsait bulunan imar parsellerinde, belediye veya valilikler, hisselerini parselin diğer hissedarlarına bedel takdiri suretiyle satmaya, ilgililer satın almaktan imtina ederse, şüyuun izalesi suretiyle sattırmaya yetkilidir.

Bu maddeye göre bedel takdirleri ve bu bedellere itiraz şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanunu hükümlerine göre yapılır.” Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

6. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu

Denetçisi Hüseyin YÜRÜK tarafından Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Şikayet; Balıkesir ili, Bandırma ilçesi, Bentbaşı Mahallesi, ada, parsel numaralı taşınmazın hissedarı olan başvuran, hissedarı olduğu taşınmazla şüyulu olan ada, parsel numaralı 10,40 m² yol fazlası vasıflı taşınmazın satışının iptal edilmesi talebiyle ilgilidir.

13. 12/12/2019 tarihinde Çin’in Vuhan kentinde Covid-19 olarak adlandırılan bulaşıcı bir salgın hastalık baş göstermiştir. Türkiye hastalığı ilk çıkışından itibaren yakından takip etmiş, Dünya Sağlık Örgütü ile irtibata geçmiş, onların da önerilerini dikkate alarak gerekli hazırlıkları yapmış, hastalığın ülkeye girişini önleyici tedbirler almıştır. Dünya Sağlık Örgütü Covid-19’u 10/03/2020 tarihinde “Pandemi” olarak ilan etmiştir (Türkiye’nin Koronavirüs Hastalığı İle

Mücadelesi Özel Rapor, Kamu Denetçiliği Kurumu Yayınları, Haziran 2020).

14. Danıştay 7. Dairesinin E. 1998/993 ve K.1999/3059 sayılı kararında: “Mücbir sebep, bir yükümlülüğün, bir borcun zamanında yerine getirilmesini veya ödenmesini engelleyen; önceden görülüp, üstesinden gelinmesi olanağı bulunmayan her türlü olaydır.” şeklinde tanımlanmış olup mücbir sebepten söz edilebilmesi için öngörülemez ve önlenemez bir durumun söz konusu olması gerekmektedir. Bu kapsamda öngörülemeyen salgın hastalıklardan biri olan Covid-19 da mücbir sebep hallerinden biri olarak değerlendirilebilecektir. Ancak, somut olay bakımından Covid-19 Salgınının başvuranın 04/03/2020 tarihli satış görüşmesine katılmasını engelleyecek nitelikte olup olmadığının incelenmesi yerinde olacaktır.

15. Ülkemizdeki ilk Covid-19 vakası Dünya Sağlık Örgütünün Covid-19’u “Pandemi” olarak ilan ettiği 10/03/2020 tarihinde kayıtlara geçmiştir. Bu tarihten itibaren Türkiye, bu salgınla mücadele konusunda, tüm kurumlarıyla ve vatandaşlarıyla topyekûn bir seferberlik başlatmıştır. Bu kapsamda, 10/01/2020 tarihinden itibaren alınan hazırlık tedbirlerine 11/03/2020 tarihinden itibaren yenileri eklenmiş ve salgının yayılmasını önlemek amacıyla daha geniş ve detaylı tedbirlere başvurulmuştur (Türkiye’nin Koronavirüs Hastalığı İle

Mücadelesi Özel Rapor, Kamu Denetçiliği Kurumu Yayınları, Haziran 2020). Belediyelere de hastalıkla etkin ve kararlı bir şekilde mücadele edilebilmesi için birtakım tedbirlerin alınması ve hayata geçirilmesine yönelik olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel

Müdürlüğünün 12/03/2020 tarihli ve 2020/5 sayılı Korona Virüs (Covid-19) Önlemleri konulu

Genelgesi gönderilmiştir.

16. Bununla birlikte, söz konusu şikayetle aynı husustaki; ada parselde kayıtlı şuyulu alanın satışının iptaline yönelik tarihli ve 2020/7442 numaralı başvuru hakkında

Kurumumuzca 08/09/2020 tarihinde 81070 sayılı “Ret Kararı” verilmiştir.

17. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Balıkesir ili, Bandırma ilçesi, Bentbaşı

Mahallesi, ada, parsel numaralı taşınmazın satışı hususundaki 04/03/2020 tarihli görüşmeye ilişkin davet yazısının, başvurana 27/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, başvuranın satışın gerçekleştiği tarihe kadar Bandırma Belediyesine herhangi bir dönüş yapmadığı gibi 04/03/2020 tarihli görüşmeye katılımına engel bir mazeret de bildirmediği, Covid-19 Salgınının

Türkiye genelinde sosyal hayatı etkilemesinin, tehdit oluşturmasının ve bu kapsamda tedbir alınmasının ilk vakanın görüldüğü 10/03/2020 tarihinden sonra söz konusu olduğu, dolayısıyla satış görüşmesinin gerçekleştiği 04/03/2020 tarihinde başvuranın görüşmeye katılımını engelleyecek seyahat kısıtlaması, toplantıların ertelenmesi ve benzeri herhangi bir tedbirin bulunmadığı, nitekim Covid-19 Salgını ile etkin ve kararlı bir şekilde mücadele edilebilmesi için birtakım tedbirlerin alınması ve hayata geçirilmesine yönelik Korona Virüs (Covid-19)

Önlemleri konulu Genelge’nin 12/03/2020 tarihinde belediyelere gönderildiği, bunların yanında başvuran tarafından satış görüşmesine katılmasına engel olacak bir durumunun bulunduğuna dair herhangi bir belgenin de sunulamadığı, dolayısıyla başvuranın, 04/03/2020 tarihli satış görüşmesine katılmasını engelleyecek nitelikte herhangi bir mücbir sebep halinin gerçekleşmediği anlaşılmış olup Bandırma Belediyesi tarafından gerçekleştirilmiş olan ada, 26 parsel numaralı taşınmazın satış işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Balıkesir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve BANDIRMA BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi