|
ÖZET: Başvuru, Mühendislik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından Ege Üniversitesi Rektörlüğü’ne yönelik olarak, 2018 yılında teslim edilen mal ve hizmet bedelinin ödenmemesi talebiyle yapılmıştır. Şirket, sözleşme gereği 422.375,00 TL tutarında bir borcun varlığını iddia etmekte ve bu borcun ödenmesi için icra takibi başlatmıştır. Ege Üniversitesi, borcu kabul etmiş ancak ödemeyi gerçekleştirmemiştir. İdare, bütçe imkânlarının yetersiz olduğunu ve hukuki süreçlerin devam ettiğini belirtmiştir.
Ege Üniversitesi Rektörlüğü, başvurunun incelenmesi sonucunda, sözleşmeden doğan alacakların tahsilinde hukuka aykırılık tespit edilmiştir. İdarenin, kamu mallarının haczedilemeyeceği ilkesine dayanarak, icra takibine karşı savunma yapması ve borcun zamanında ödenmemesi, hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine zarar vermektedir. Kamu Denetçiliği Kurumu, Ege Üniversitesi’ne, söz konusu borcun en kısa sürede ödenmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Sonuç olarak, başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları doğrultusunda, Ege Üniversitesi’nin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği vurgulanmıştır. İdarenin, hukuki süreçleri ve bütçe olanaklarını dikkate alarak, ödemeleri zamanında gerçekleştirmesi gerektiği ifade edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/88989-S.20.97250
BAŞVURU NO : 2020/72207
KARAR TARİHİ : 03/12/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Ege Üniversitesi Rektörlüğü
Başvuranın, sözleşme çerçevesinde tarafınca
BAŞVURUNUN KONUSU :
tedarik edilen mal ve hizmet bedelinin ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 18/06/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi Mühendislik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına
sözleşme çerçevesinde tedarik edilen malların bedellerine yönelik ödeme yapılmadığını, 31/12/2018 tarihli mutabakat ile idarenin 422.375,00 TL borçlu olduğunu teyit ettiğini, 26/07/2019 tarihinde ihtarname gönderildiğini, cevap alınamadığını, İzmir 28. İcra
Müdürlüğünün sayılı esasına kayıtlı icra takibi açıldığını, bu durum üzerine idare tarafından borcun küçük bir farkla kabul ettikleri, ödemeyi sıraya koydukları, ödeyecekleri hususlarının beyan edildiğini ancak aradan geçen süre içinde herhangi bir ödeme yapılmadığını ve ödemeye ilişkin bilgi verilmediğini belirterek; 2018 yılında teslim edilmiş mal ve hizmet bedeli için açılan İzmir 28. İcra Müdürlüğünün esasına kayıtlı takibin ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Başvuruya konu iddialar hakkında Ege Üniversitesi Rektörlüğünün 13/08/2020 tarih
ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde;
2.1) İlgi yazınızda konu edilen Mühendislik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited
Şirketi adına şikâyet başvurusunun Rektörlüklerince tetkik edildiği,
2.2) Bu bağlamda konuya mütedair olarak Rektörlüklerinin Sağlık, Kültür ve Spor Daire
Başkanlığından açıklama istenildiği, aynı yönde başvuruya konu icra takibi ve şikâyet davası dosya münderecatı hakkında Hukuk Müşavirliklerinden bilgi alındığı,
2.3) Buna göre Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığından alınan 07/08/2020 tarihli ve
sayılı cevabi yazıda; “… Başvurucu Mühendislik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile
Başkanlığımız Sosyal Tesisler Şube Müdürlüğü arasında ilk olarak 19 Eylül 2014-31 Aralık
2014 tarihleri arasında Götürü Bedel Mal ve Hizmet Alımı Sözleşmesi yapılmış olup
31/10/2018 tarihine kadar çalışılmıştır. Şikâyetçi vekilince İzmir 28. İcra Müdürlüğünün dosya no’lu İlamsız Takipte Ödeme Emri tarafımıza ulaşmıştır. Bahsi geçen borç olan 422.375,00 TL’den damga vergisi kesintisi olacağından 7.085,35 TL’si itiraz edilmiş ve borç bütçe olanakları dâhilinde ödeneceği bildirilmiştir. Bunun akabinde şikâyetçi hukuk yoluna gitmiş ve tarafımıza İzmir 28. İcra Mahkemesinden sayılı davayı açmıştır. Firmaca tarafımıza haciz talebinde bulunulmuş, Mahkemece karar lehimize görülmüştür.
1- Söz konusu firma ile ilgili olarak hukuk süreci devam ettiğinden tarafımızca yapılması planlanan bir işlem bulunmamaktadır.
2- Şikâyetçinin iddiaları ile ilgili olarak planlanan bir işlem bulunmamaktadır.
3- Başvurucunun teslim etmiş olduğu mallara ve hizmetlerine yönelik alacaklarına bütçe olanaklarının yetersizliği sebebiyle ödeme yapılamamıştır.
4- İzmir 28. İcra Müdürlüğünün sayılı icra takibine istinaden yapılan yazışmalar ekte sunulmuştur.
5- Şikâyetçi ile Kurumumuz arasında yapılan tüm yazışmalar ekte sunulmuştur.
6- Hukuki süreç devam etmekte olup söz konusu tüm bilgi ve belgeler ekte sunulmuştur.” denildiği,
2.4) Anlaşılacağı üzere Rektörlükleri ile başvurucu Mühendislik İnşaat Taahhüt Sanayi ve
Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başvurucu firma tarafından İdareleri aleyhine icra takibinin başlatıldığı,
2.5) İcra takibi safahatında alacaklı tarafından İdarelerinin banka hesaplarına haciz işlemi
uygulatıldığı, icra hukuk mahkemesi tarafından İdarelerinin menkul ve gayrimenkul mallarının devlet malı olması sebebiyle söz konusu haciz şerhinin kaldırıldığı,
2.6) İdarelerinden alacaklı olan firmaların alacaklarının bütçe imkânları dâhilinde ve ödeme
sırası geldiğinde hak sahiplerine ödendiği,
2.7) Konuya ilişkin yargı kararlarını da ihtiva eden işlem dosyasının yazıları ekinde sunulduğu,
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı
2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı
içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’ üncü
maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 9/6/1932 tarih ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Haczi caiz olmayan mallar ve
haklar” başlıklı 82 nci maddesinin 1 inci fıkrasında; “Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar.”
6) 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun “A. Sözleşmenin kurulması/I.
İrade açıklaması/1. Genel olarak” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur.”
7) 04/01/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “Amaç” başlıklı 1 inci
maddesinde; “Bu Kanunun amacı, kamu hukukuna tabi olan veya kamunun denetimi altında bulunan veyahut kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri belirlemektir.”
7.1) “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Doğrudan temin: Bu Kanunda belirtilen
hallerde ihtiyaçların, idare tarafından davet edilen isteklilerle teknik şartların ve fiyatın görüşülerek doğrudan temin edilebildiği usulü,… ifade eder.”
7.2) “Doğrudan temin” başlıklı 22 inci maddesinde; “Aşağıda belirtilen hallerde
ihtiyaçların ilan yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temini usulüne başvurulabilir:…
d) Büyükşehir belediyesi sınırları dahilinde bulunan idarelerin …, diğer idarelerin … Türk
Lirasını aşmayan ihtiyaçları ile temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımlar. …
Bu maddeye göre yapılacak alımlarda, ihale komisyonu kurma ve 10 uncu maddede sayılan yeterlik kurallarını arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılarak ihtiyaçlar temin edilir.”
8) 05/01/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Sözleşme
türleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Kamu İhale Kanununa göre yapılan ihaleler sonucunda; a) Yapım işlerinde; uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak, işin tamamı için isteklinin teklif ettiği toplam bedel üzerinden anahtar teslimi götürü bedel sözleşme, b) Mal veya hizmet alımı işlerinde, ayrıntılı özellikleri ve miktarı idarece belirlenen işin tamamı için isteklinin teklif ettiği toplam bedel üzerinden götürü bedel sözleşme, c) Yapım işlerinde; ön veya kesin projelere ve bunlara ilişkin mahal listeleri ile birim fiyat tariflerine, mal veya hizmet alımı işlerinde ise işin ayrıntılı özelliklerine dayalı olarak; idarece hazırlanmış cetvelde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için istekli tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme, d) Yapım işlerinde; niteliği itibarıyla iş kalemlerinin bir kısmı için anahtar teslimi götürü bedel, bir kısmı için birim fiyat teklifi alma yöntemleri birlikte uygulanmak suretiyle gerçekleştirilen ihaleler sonucunda karma sözleşme, e) Çerçeve anlaşmaya dayalı olarak idare ile yüklenici arasında imzalanan münferit sözleşme, düzenlenir.”
9) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Amaç”
başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve malî saydamlığı sağlamak üzere, kamu malî yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm malî işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve malî kontrolü düzenlemektir.”,
9.1) “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında;
“Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu
Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
10) 31/12/2005 tarih ve 26040 sayılı (3. Mük.) Resmi Gazetede Yayımlanan Merkezi
Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Bu
Yönetmelikte geçen;…
Onay belgesi : İhale usulüyle yapılacak alımlarda, kamu ihale mevzuatında standart form olarak belirlenen ihale onay belgelerini; doğrudan temin suretiyle veya kamu ihale mevzuatında belirtilen istisnai alımlarda ise alım konusu işin nev’i, niteliği, varsa proje numarası, miktarı, gereken hallerde yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usulü, avans ve fiyat farkı verilecekse şartlarını gösteren ve harcama yetkilisinin imzasını taşıyan belgeyi, Piyasa fiyat araştırması tutanağı: Doğrudan temin usulüyle ihale komisyonu kurulmadan yapılacak alımlarda; alımı yapmakla görevlendirilen kişi veya kişilerce yapılan piyasa fiyat araştırması sonucunda alınan teklifleri, uygun görülen fiyat ile yükleniciyi gösteren ve söz konusu kişi veya kişilerce imzalanan bu Yönetmelik eki 2 örnek numaralı tutanağı, ifade eder.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarelerin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; şikayete konu olan bedelin en kısa sürede ödenmesi yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere başvuran, sözleşme çerçevesinde tedarik edilen
malların bedellerine yönelik ödeme yapılmadığını, 31/12/2018 tarihli mutabakat ile idarenin 422.375,00 TL borçlu olduğunu teyit ettiğini, 26/07/2019 tarihinde ihtarname gönderildiğini, cevap alınamadığını, İzmir 28. İcra Müdürlüğünün sayılı esasına kayıtlı icra takibi açıldığını, bu durum üzerine idare tarafından borcun ödeneceği hususlarının beyan edildiğini ancak aradan geçen süre içinde herhangi bir ödeme yapılmadığını ve ödemeye ilişkin bilgi verilmediğini belirterek söz konusu ödemenin gerçekleştirilmesini talep etmektedir.
13) Ege Üniversitesi Rektörlüğünce ise; Rektörlükleri ile başvurucu Mühendislik İnşaat
Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başvurucu firma tarafından İdareleri aleyhine icra takibinin başlatıldığı, icra takibi safahatında alacaklı tarafından İdarelerinin banka hesaplarına haciz işlemi uygulatıldığı, ancak İcra Hukuk Mahkemesi tarafından İdarelerinin menkul ve gayrimenkul mallarının devlet malı olması sebebiyle söz konusu haciz şerhinin kaldırıldığı, İdarelerinden alacaklı olan firmaların alacaklarının bütçe imkânları dâhilinde ve ödeme sırası geldiğinde hak sahiplerine ödendiği açıklamalarına yer verilmiştir.
14) Yapılan incelemede, idare tarafından 4734 sayılı Kanunun 22/d maddesi kapsamında
doğrudan temin usulüne göre olimpik kapalı yüzme havuzuna kimyasal ürün mal ve hizmet alım işleminin gerçekleştirilmek istendiği, 16/09/2014 tarihli yazı ile fiyat araştırmasının yapıldığı, 19/09/2014 tarihinde ihale onay belgesinin imzalandığı, 19/09/2014 tarihinde de 34.750,00 TL+KDV bedelle, Ege Üniversitesi Rektörlüğü ile Mühendislik İnşaat
Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında havuz suyu dezenfeksiyon işlemi hakkında “Götürü Bedel Mal ve Hizmet Alımı Sözleşmesi” imzalandığı anlaşılmaktadır.
15) Doğrudan temin yönteminin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 4’üncü maddesinin
yirmi altıncı fıkrasında; “Doğrudan temin: Bu Kanunda belirtilen hallerde ihtiyaçların, idare tarafından davet edilen isteklilerle teknik şartların ve fiyatın görüşülerek doğrudan temin edilebildiği usulü,”; olarak tanımlandığı, aynı Kanunun 22’nci maddesi d bendinde;
“Büyükşehir belediyesi sınırları dâhilinde bulunan idarelerin onbeş milyar, diğer idarelerin beşmilyar Türk Lirasını aşmayan ihtiyaçları ile temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımlar. “ hükmünün yer aldığı, söz konusu bedelin belirlenen limite istinaden gerçekleştirildiği, bu bentte yer alan eşik değerler ve parasal limitlerin her yıl Resmî Gazete’ de yayımlanan Kamu İhale Kurumunun Kamu İhale Tebliği ile belirlendiği tespit edilmiştir. (30/01/2014 tarihli ve 28898 sayılı Resmi Gazete, 2014/1 Kamu
İhale Tebliği, 47.373 TL.)
16) Bütçe kanunuyla kendilerine ödenek tahsis edilen kamu idarelerinin, doğrudan temin
yoluyla gereksinim duydukları mal ve hizmet alımları ile yapım işleri için harcama yapması ancak mevzuatta öngörülen belirli yükümlülükleri yerine getirmeleri ile gerçekleşebilecektir.
Nitekim 4734 sayılı Kanun’un “Temel ilkeler” başlıklı 5 inci maddesinde “ödeneği bulunmayan hiçbir iş için ihaleye çıkılamaz” hükmü ile ihale uygulamalarında ihtilaflara neden olunmaması açısından ihalesi yapılacak her iş için ödeneğinin bulunması zorunluluğu getirilmiştir.
Dolayısıyla, her ne kadar bir ihale usulü olmayıp idarelere uygulama kolaylığı sağlayan satın alma usulü olan doğrudan temin işlemine ilişkin bütçede yeterli ödenek bulunmaması durumunda yüklenmeye girişilmemesi, ödenek tahsisinde gelir-gider dengesine yönelik değişimlerin de dikkate alınması gerektiği, aksi halde hukuk devletinin en önemli unsurlarından olan ‘belirlilik’ ve ‘hukuki güvenlik’ ilkelerine ve mülkiyet hakkına aykırılık oluşturacağı değerlendirilmektedir. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 21/08/2020 tarihli ve 2020/4399 başvuru numaralı Tavsiye Kararı.)
17) Nitekim somut olayda da; 19/09/2014-31/04/2014 (104 gün) süreli sözleşmenin 19/09/2014
tarihinde idare ile yüklenici firma arasında imzalandığı, sözleşmede “kesilecek fatura mukabili
2 ay içinde ödeme yapılacaktır” maddesinin yer aldığı, ancak aradan geçen süre içinde
ödemenin yapılmadığı, 26/07/2019 tarihinde İzmir 15. Noterliği aracılığı ile ihtar çekildiği ve
İdareye 05/08/2019 tarihinde 422.375,09 TL bedel üzerinden tebliğ edilen İzmir 28. İcra
Müdürlüğü’nün dosya nolu ilamsız takipte ödeme emri gönderildiği, ödeme işleminin gerçekleşmemesi üzerine idarenin banka hesabına icra işlemi başlatıldığı, İzmir 9.
İcra Hukuk Mahkemesi’nin sayılı kararıyla idarenin menkul ve gayrimenkul mallarının devlet malı olması sebebiyle Ege Üniversitesi Genel Sekreterlik Özel
Kalemine ait hesapta bulunan haczin kaldırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
18) Söz konusu uyuşmazlığın, idare ile firma arasında akdedilen sözleşme çerçevesindeki
borcun zamanında ödenmemesi hususundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri belirliliktir. Bu ilkeye göre kanun düzenlemelerinin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir tereddüde ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu tedbirler içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuki güvenlikle bağlantılı olup birey hangi somut eylem ve olguya hangi hukuki müeyyidenin veya neticenin bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını belirler. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
19) İcra ve İflas Kanunu’nun 82 nci maddesinde de; devlet malları ile mahsus kanunlarında
haczi caiz olmadığı gösterilen malların, haczi caiz olmayan mallar ve haklar olduğu hüküm altın alınmıştır. Somut olayda da; İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla Ege
Üniversitesi Genel Sekreterlik Özel Kalemine ait hesapta bulunan haciz işlemi idarenin menkul ve gayrimenkul mallarının devlet malı olması sebebiyle kaldırılmıştır. Anayasa’nın 35 nci maddesinde; herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, bu hakların, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu maddenin gerekçesinde de; mülkiyet hakkının sadece taşınır ve taşınmaz malları değil, para ile değerlendirilebilen hakları da konu alacağı belirtilmiştir. Konuyla ilgili AİHM kararlarında da ileri sürülebilirliği yeterince ortaya konulan alacaklar mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmiştir. Nitekim Körfez
Belediyesi’ne (Kocaeli) ait binaların yenilenmesi işini gerçekleştiren Limited Şirketine iş bitiminde, Belediye tarafından 13.019.267.601 TL borçlanıldığı, 2005 yılında ödeme emri çıkarıldığı, aynı yıl Belediyenin banka hesapları bloke edildiği ve İcra Hukuk Mahkemesi’nin, idari bütçe ile Belediye’ye ait tüm hesapların kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğu ve kamu hizmetine tahsis edilen hesaplara haciz konulamayacağı belirtilerek haciz işleminin kaldırıldığı davayla ilgili olarak AİHM’in 06/10/2009 tarihli kararında; ileri sürülebilirliği yeterince ortaya konulduğunda bir alacağın, Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca
“mülk” olarak değerlendirilebileceği, özellikle bazı devletlerde paranın değer kaybetmesi göz önüne alındığında, Yüksek Sözleşmeci tarafın borcunu çok uzun sürede gecikmeli olarak ödemesinin, ileri sürülebilir bir alacağı bulunan kişinin maddi kaybının artmasına neden olduğu ve söz konusu kişiyi belirsiz bir durumda bıraktığı (Akkuş-Türkiye, 9 Temmuz 1997) da belirterek Ek 1 No’lu Protokol’ün 1 inci maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. (AİHM
İkinci Daire, Uygurer İnşaat San. Tic. Ltd. Ştd. -Türkiye Davası, Başvuru No : 2020/7220726664/05, 06/10/2009)
20) Sonuç olarak yapılan incelemede; firma tarafından borcunu ödemeyen idare aleyhine
ödeme emri gönderildiği, ödemenin yapılmaması üzerine icra takibinin başlatılıp idarenin banka hesaplarına haciz işlemi uygulatıldığı, ancak İcra Hukuk Mahkemesi tarafından idarenin menkul ve gayrimenkul mallarının devlet malı olması sebebiyle söz konusu haciz şerhinin kaldırıldığı anlaşılmıştır. İdare tarafından 2014 yılında sözleşmenin imzalandığı ve borcun kabul edildiği düşünüldüğünde, aradan geçen süreye rağmen borç hakkındaki belirsizliğin halen mevcut olmasının hukuk devletinin temel ilkelerinden olan hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine zarar verdiği, söz konusu ilkelerin sağlanabilmesi için devlet faaliyetlerinin önceden tahmin edilebilir, öngörülebilir olması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. DOLAYISIYLA 4734
SAYILI KANUN’UN “ÖDENEĞİ BULUNMAYAN HİÇBİR İŞ İÇİN İHALEYE
ÇIKILAMAZ” HÜKMÜ DE GÖZ ÖNÜNE ALINDIĞINDA BÜTÇEDE YETERLİ
ÖDENEK BULUNMAMASI DURUMUNDA YÜKLENMEYE GİRİŞİLMEMESİ
GEREKİRKEN İHALEYE ÇIKILDIĞINA GÖRE ÖDEMENİN DE YAPILMASI
GEREKTİĞİ DEĞERLENDİRİLMİŞTİR. GÜNÜ GEÇMİŞ ve KESİNLEŞMİŞ
ÖDEMENİN YAPILMAMASI; HUKUK DEVLETİNİN EN ÖNEMLİ
UNSURLARINDAN OLAN ‘BELİRLİLİK’ VE ‘HUKUKİ GÜVENLİK’ İLKELERİ
İLE BİRLİKTE MÜLKİYET HAKKINA DA AYKIRILIK TEŞKİL ETMEKTEDİR.
21) Bu çerçevede, başvuranın iddiaları, idarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat
hükümlerinin incelenmesi ve Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; kapalı yüzme havuzuna kimyasal ürün mal ve hizmet alım işlemine yönelik 19/09/2014 yılında idare ile başvuran arasında sözleşme imzalandığı, ilgili bedelin ödenmemesi nedeniyle cebri icra işlemi başladığı ancak kamu mallarının haczedilmezliği ilkesi gereğince alacağın elde edilemediği ve söz konusu ödemenin halen yapılmadığı anlaşıldığından idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
22) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği anlaşılmıştır.
22.1) Ancak İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde, ‘kanunilik’, ‘makul sürede karar verme’,
‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkelerine uygun davranmadığı tespit edilmiş olup, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Şikâyete konu olan bedelin en kısa sürede ödenmesi hususunda EGE ÜNİVERSİTESİ
REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve EGE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi