|
ÖZET: Başvuru, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’na yönelik olarak yapılmış ve başvuran, Turkcell İletişim A.Ş.’den aldığı cep telefonuna ilişkin faturalarda eksik beyan bulunduğunu iddia etmiştir. Başvuran, satın aldığı ürünün faturasının, gerçek satış bedelinin altında düzenlendiğini ve bu durumun vergi ve Katma Değer Vergisi (KDV) ödemelerinde haksız kazanç sağladığını öne sürerek, vergi incelemesi yapılmasını ve ihbar ikramiyesi talep etmiştir.
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, başvuruya ilişkin yaptığı açıklamada, ihbara konu olan satışların ve faturalandırmanın ilgili mevzuata uygun olduğunu belirtmiştir. Yapılan denetimlerde, fatura bedeli ile kredi tutarı arasındaki farkın, ürün vade farkı değil, finansman maliyetleri olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, Turkcell Finansman A.Ş.’nin, müşterilere sağladığı finansman hizmetinin yasal çerçevede gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. Bu nedenle, başvuranın talebinin reddedilmesine karar verilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirirken, ilgili mevzuat çerçevesinde işlemlerin hukuka uygunluğunu incelemiş ve başvurunun reddine yönelik karar almıştır. İdarenin, başvuruya ilişkin cevaplarında hangi mercilere başvurulabileceği konusunda yeterli bilgi vermediği tespit edilmiştir. Bu durum, iyi yönetim ilkelerine aykırı bulunmuş ve idarenin gelecekte bu ilkelere uygun davranması önerilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/5506-S.21.8913
BAŞVURU NO : 2020/98003
KARAR TARİHİ : 05/04/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Kredili olarak satın alınan cep telefonu için eksik
BAŞVURUNUN KONUSU :
faturalandırma yapıldığı iddiası ile vergi incelemesi yapılması ve ihbar ikramiyesi ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 06/10/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, (önceki ve bu şikâyet dilekçesinde) Turkcell İletişim A.Ş.’den aldığı şikayetine
konu olan faturalarda eksik beyan da bulunduğu, vergi ve KDV’yi eksik ödediğini, söz konusu sözleşme de ürün bedeli 4.541,63 TL olan ürünü, tarafına 8.572,27 TL olarak sattığı halde tarafına ürün bedelinin peşin fiyatı olan 4.541,63 TL tutarında fatura kestiğini, bu fatura da 4.030,64TL olan kazancının vergisini ve Katma Değer Vergisi’ni beyan etmediğini, diğer sözleşme de ise 6.761,03 TL tutarındaki ürünü tarafına 36 ay vade ile 12.802,87 TL olarak sattığını, bu satış için de tarafına yine 6.761,03 TL tutarın da fatura kestiğini, bu satış neticesinde de söz konusu kurum 6.041,84 TL kazancının vergisini ve Katma Değer Vergisi’ni beyan etmeyerek haksız kazanç sağlandığını iddia ederek, bu konuda vergi incelemesinin yapılmasını ve tarafına ihbar ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Gönderme Kararımıza cevaben İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 28/07/2020 tarih
ve sayılı yazısında özet olarak; “… İhbara konu edilen şirketin vekaleten temsilcisi olan … T.C. Kimlik Numaralı nezdinde yapılan denetimle ilgili olarak Pendik
Uygulama Denetim Müdürlüğü’nden alınan 03.07.2020 tarih sayılı yazı ekindeki tutanakta; şirket tarafından satışı yapılan ürünlerin bedeline ilişkin faturanın doğrudan kendilerince düzenlendiği, bununla birlikte ilgili tutarı taksitle ödemek isteyen müşterilerin, BDDK Tarafından Lisanslı Turkcell Finansman A.Ş. ile imzalanmış olan sözleşme kapsamında finansman hizmeti temin etmek suretiyle tutarları taksitle ödeyebildikleri ve bu noktada taksitli ödemeye ilişkin farka yönelik faturanın Turkcell Satış Ve Dijital İş Servisleri A.Ş. tarafından düzenlendiği, zira ürün satışını yapan firmalarının bu yönde bir yetkilendirmesinin de bulunmadığı, müşteriler tarafından finansman hizmeti kullanmak suretiyle teslim aldıkları cihaz bedeline ilişkin olarak müşteri bilgisi dahilinde hazırlanan ve kendilerine sunulan ödeme planında detayları yer alan tutarlar, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından müşteri adına düzenlenen aylık Mobil Elektronik Haberleşme Hizmeti Faturalarına ‘Tahsilatına Aracılık
Edilen Ücret’ mahiyetinde dahil edilerek müşteriden tahsil edilmekte ve bu tutarlar doğrudan
Turkcell Finansman A.Ş.’ye aktarıldığı hususları beyan ile tespit edilmiş olup ihbarcının kimlik bilgilerinin paylaşılabilir kaydı olmadığından kişi adına düzenlenen fatura, finansman sözleşmesi vb. belgelerin denetim anında kontrolünün yapılamadığı hususları belirtilmiştir.
Pendik Uygulama Denetim Müdürlüğünce yapılan denetim sonucu, Başkanlığımız İhbar ve
İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonu’nca değerlendirilerek vermiş olduğu Turkcell
Finansman AŞ. hakkında denetim yapılması yönündeki kararı; 13.07.2020 tarih sayılı yazımızla Mecidiyeköy Uygulama Denetim Müdürlüğü’ne gönderilmiştir…”
3) Kurumumuz tarafından konu ile ilgili bilgi belge talebinde bulunulması üzerine
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 16/11/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özet olarak; “… Turkcell İletişim A.Ş. ile ilgili ihbar başvuruları Başkanlığımız İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonu’nun kararı doğrultusunda Başkanlığımız
Mecidiyeköy ve Pendik Uygulama Denetim Müdürlüğü’ne gönderilmiştir.
Pendik Uygulama Denetim Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda; fatura bedeli ile kredi tutarı arasındaki farkın ürün vade farkı olmadığı, söz konusu farkların Turkcell Finansman A.Ş.’den kullanılan tüketici finansman kredisinin maliyetlerini oluşturan KKDF, BSMV ve faiz kalemlerine ait olduğu ve kullanılan kredilere ait KKDF, BSM ve faiz kalemlerinin BDDK tarafından lisanslı Turkcell Finansman A.Ş. tarafından beyan edilmiş olduğu belirtilmiştir.
Mecidiyeköy Uygulama Denetim Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda ise ihbara konu olan cep telefonu satışı ile ilgili olarak Turkcell Finansman A.Ş. ile satışı yapan bayi arasında yapılan sözleşme gereği cihaz müşteriye kredili satıldığında cihazın ücreti bayiye ödendiği, ilgili bayinin artık ödeme işlemleri ile ilgilenmediği Turkcell Finansman A.Ş.’nin müşteri ile muhatap olduğu, Turkcell Finansman A.Ş.’nin bir kredi kuruluşu olduğu ve isteyen müşterilerine kredili satışlarda finansman sağladığı, kredilere uygulanan faizler için KKDF ve
BSMV ödendiği hususları belirtilmiş olduğundan söz konusu ihbar; vergi incelemesi gerektiren olumsuz bir tespit bulunmadığı gerekçesi ile Başkanlığımız İhbar ve İnceleme Taleplerini
Değerlendirme Komisyonu’nun kararıyla hıfz edilmiştir…”, şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
6) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun,
6.1) “Maksat” başlıklı 134 üncü maddesinde;
“Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır.”,
6.2) “İncelemede uyulacak esaslar” başlıklı 140 ıncı maddesinde;
“Vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme sırasında aşağıdaki esaslara uymaya
mecburdurlar:
1. İncelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan evvel açık olarak izah ederler; 2. Vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana verirler. Ayrıca, tutanağın bir örneğini bağlı olduğu birime, diğer örneğini de ilgili vergi dairesine gönderirler…”,
7) 5411 sayılı Bankacılık Kanununun;
7.1) “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinde;
“ Finansal holding şirketi: İçlerinden en az bir tanesi bir kredi kuruluşu olmak şartıyla bağlı ortaklıklarının tümü veya çoğunluğu kredi kuruluşu veya finansal kuruluş olan şirketi, Finansal kuruluş: Kredi kuruluşları dışında kalan ve sigortacılık, bireysel emeklilik veya sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak veya bu Kanunda yer alan faaliyet konularından en az birini yürütmek üzere kurulan kuruluşlar ile kalkınma ve yatırım bankaları ve finansal holding şirketlerini…”,
8) Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’in;
8.1) “Konut, taşıt ve tüketici kredilerine ilişkin sınırlamalar” başlıklı 12/A maddesinin
üçüncü fıkrasında; “… tüketici kredilerinin vadesi altmış ayı, nihai fatura değeri yüz yirmi bin Türk Lirası ve altında olan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi altmış ayı, nihai fatura değeri yüz yirmi bin Türk Lirasının üzerinde olan taşıt alımı amacıyla kullandırılan krediler ile taşıt teminatlı kredilerin vadesi kırk sekiz ayı, bilgisayar alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi on iki ayı, tablet alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi altı ayı, fiyatı üç bin beş yüz Türk Lirasına kadar olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi on iki ayı, fiyatı üç bin beş yüz Türk Lirasının üzerinde olan cep telefonu alımı amacıyla kullandırılan kredilerin vadesi üç ayı aşamaz. Bu kredilerin yeniden yapılandırılmasında aynı vadeler uygulanır…”
9) Vergi Denetim Kurulunun İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme
Komisyonlarının oluşturulması ile Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönergenin,
9.1) 9 uncu maddesinde;
“Komisyonlar; Grup Başkanlıkları, Vergi Dairesi başkanlıkları veya Defterdarlıklar ile diğer kurum ve kuruluşlardan intikal ettirilen inceleme taleplerini değerlendirmeye tabi tutar…”,
9.2) 10 uncu maddesinde;
“… (1) Komisyon, vergi yükümlülüklerine ilişkin ihbar ve şikayetler ile inceleme taleplerini değerlendirerek karar tutanağı düzenlemek suretiyle karar alır.
(2) Komisyon, vergi yükümlülüklerine ilişkin ihbar ve şikayetler ile inceleme taleplerini
değerlendirmeye tabi tutarak aşağıdaki kararlardan uygun olanlarını alır:
a) Vergi incelemesi yapılması.
b) Mevcut inceleme görevi kapsamında değerlendirilmesi.
c) Ön inceleme, araştırma yapılması …
g) Hıfz edilmesi …”,
10) Gelir İdaresi Başkanlığının 23/02/2012 tarih ve 2012/1 Sıra Nolu Vergi Denetimi ve
Koordinasyonu İç Genelgesi; “ … Vergi Dairesi Başkanlıklarına gelen vergi incelemesi talepli ihbar ve şikâyetler ile
Başkanlığın bağlı birimlerinden gelen inceleme talepleriyle ilgili olarak verimliliğin artırılması ve ilgili birimin tespiti amacıyla Vergi Dairesi Başkanlıklarında ‘İhbar ve İnceleme Taleplerini
Değerlendirme Komisyonu’ oluşturulması uygun görülmüştür…
Komisyon; Vergi Dairesi Başkanlığına doğrudan yapılan, diğer Vergi Dairesi Başkanlıkları/
Defterdarlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarından gelen, vergi incelemesi talebi içerikli ihbar ve şikâyetleri değerlendirmeye tabi tutarak … form esas almak suretiyle görüş bildirir ve bahse konu evrakları Vergi Dairesi Başkanının onayına sunar. Onaylanan formlar Vergi
Dairesi Başkanlığı tarafından ilgili birime gönderilir.” hükümlerine amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11) İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin
“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) Başvuran, Turkcell İletişim A.Ş.’den aldığı şikayetine konu olan faturalarda eksik beyan da
bulunduğu, vergi ve KDV’yi eksik ödediğini, söz konusu sözleşme de ürün bedeli 4.541,63 TL olan ürünü, tarafına 8.572,27 TL olarak sattığı halde tarafına ürün bedelinin peşin fiyatı olan 4.541,63 TL tutarında fatura kestiğini, bu fatura da 4.030,64TL olan kazancının vergisini ve
Katma Değer Vergisi’ni beyan etmediğini, diğer sözleşme de ise 6.761,03 TL tutarındaki ürünü tarafına 36 ay vade ile 12.802,87 TL olarak sattığını, bu satış için de tarafına yine 6.761,03 TL tutarın da fatura kestiğini, bu satış neticesinde de söz konusu kurum 6.041,84 TL kazancının vergisini ve Katma Değer Vergisi’ni beyan etmeyerek haksız kazanç sağlandığını iddia ederek, bu konuda vergi incelemesinin yapılmasını ve tarafına ihbar ikramiyesi ödenmesini talep ettiği tespit edilmiştir.
13) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda özet olarak;
Turkcell İletişim A.Ş. ile ilgili ihbar başvuruları İhbar ve İnceleme Taleplerini
Değerlendirme Komisyonu’nun kararı doğrultusunda Mecidiyeköy ve Pendik Uygulama
Denetim Müdürlüğü’ne gönderildiği, yapılan incelemeler neticesinde fatura bedeli ile kredi tutarı arasındaki farkın ürün vade farkı olmadığı, söz konusu farkların Turkcell Finansman
A.Ş.’den kullanılan tüketici finansman kredisinin maliyetlerini oluşturan KKDF, BSMV ve faiz kalemlerine ait olduğu ve kullanılan kredilere ait KKDF, BSM ve faiz kalemlerinin BDDK tarafından lisanslı Turkcell Finansman A.Ş. tarafından beyan edilmiş olduğu, ihbara konu olan cep telefonu satışı ile ilgili olarak Turkcell Finansman A.Ş. ile satışı yapan bayi arasında yapılan sözleşme gereği cihaz müşteriye kredili satıldığında cihazın ücreti bayiye ödendiği, ilgili bayinin artık ödeme işlemleri ile ilgilenmediği Turkcell Finansman A.Ş.’nin müşteri ile muhatap olduğu, Turkcell Finansman A.Ş.’nin bir kredi kuruluşu olduğu ve isteyen müşterilerine kredili satışlarda finansman sağladığı, kredilere uygulanan faizler için KKDF ve
BSMV ödendiği hususları belirtilerek söz konusu ihbar; vergi incelemesi gerektiren olumsuz bir tespit bulunmadığı gerekçesi ile İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme
Komisyonu’nun kararıyla hıfz edildiği, açıklamalarına yer verilmiştir.
14) Anayasada, Devletin temel amaç ve görevleri arasında kişilerin ve toplumun refah, huzur
ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olarak sayılmıştır.
Kişilere hukuk güvenliğinin sağlanması, Anayasa’nın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin ön koşullarındandır. Hukuk devleti, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerektirir.
15) 213 sayılı Vergi Usul Kanununda, vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken
vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu hükmedilmiştir. Yine söz konusu Kanununda, vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme sırasında; incelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan evvel açık olarak izah edeceği; vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana vereceği; tutanağın bir örneğini bağlı olduğu birime, diğer örneğini de ilgili vergi dairesine gönderileceği hüküm altına alınmıştır.
16) Vergi Denetim Kurulunun İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonlarının
Oluşturulması ile Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönergede, komisyonlar; Grup
Başkanlıkları, Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Defterdarlıklar ile diğer kurum ve kuruluşlardan intikal ettirilen inceleme taleplerini değerlendirmeye tabi tutulacağı; komisyon, vergi yükümlülüklerine ilişkin ihbar ve şikayetler ile inceleme taleplerini değerlendirerek karar tutanağı düzenlemek suretiyle karar alacağı hükmedilmiştir.
17) Ayrıca Vergi Denetim Kurulunun İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme
Komisyonlarının Oluşturulması ile Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönergede, komisyon, vergi yükümlülüklerine ilişkin ihbar ve şikayetler ile inceleme taleplerini değerlendirmeye tabi tutarak; vergi incelemesi yapılması, mevcut inceleme görevi kapsamında değerlendirilmesi, ön inceleme, araştırma yapılması, hıfz edilmesi gibi kararlar alacağına hükmedilmiştir.
18) Gelir İdaresi Başkanlığının 23/02/2012 tarih ve 2012/1 Sıra Nolu Vergi Denetimi ve
Koordinasyonu İç Genelgesinde, Vergi Dairesi Başkanlıklarına gelen vergi incelemesi talepli ihbar ve şikâyetler ile Başkanlığın bağlı birimlerinden gelen inceleme talepleriyle ilgili olarak verimliliğin artırılması ve ilgili birimin tespiti amacıyla Vergi Dairesi Başkanlıklarında ‘İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonu’ oluşturulması uygun görüldüğü; komisyon; Vergi Dairesi Başkanlığına doğrudan yapılan, diğer Vergi Dairesi Başkanlıkları/
Defterdarlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarından gelen, vergi incelemesi talebi içerikli ihbar ve şikâyetleri değerlendirmeye tabi tutarak form esas almak suretiyle görüş bildireceği ve bahse konu evrakları Vergi Dairesi Başkanının onayına sunulacağı; onaylanan formlar Vergi
Dairesi Başkanlığı tarafından ilgili birime gönderileceği belirtilmiştir.
19) BDDK tarafından yayımlanan Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik (Madde
12/A üçüncü fıkra) gereğince cep telefonlarında kredilendirme yolu ile taksitlendirme imkanı verilmektedir. Son olarak Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’in 12/A maddesinin üçüncü fıkrasında 14/1/2020 tarih ve 31008 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan değişiklik ile kredilendirmeye ilişkin tutarlar ve taksit sayılarının limiti güncellenmiştir.
20) İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamına bakıldığında
işlemin usul ve esas açısından mevzuata uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
21) İşlemin usulü açısından bakıldığında; Vergi Dairesi Başkanlıklarına gelen vergi incelemesi
talepli ihbar ve şikâyetler ile Başkanlığın bağlı birimlerinden gelen inceleme talepleriyle ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığının 23/02/2012 tarih ve 2012/1 Sıra Nolu Vergi Denetimi ve
Koordinasyonu İç Genelgesine göre işlem yapılmış, bu kapsamda, Komisyonun oluşturulduğu gerekli değerlendirmeler neticesinde “… vergi incelemesi gerektiren olumsuz bir tespit bulunmadığı gerekçesi ile Başkanlığımız İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme
Komisyonu’nun kararıyla hıfz edilmiştir…” şeklinde açıklama yapılmakla işlemin usulü açısından mevzuata aykırı bir durum tespit edilememiştir.
22) İşlemin esası açısından bakıldığında; İdarenin cevabında belirtildiği üzere, buradaki cep
telefonu satışının Turkcell Finansman A.Ş. ile satışı yapan bayi arasında yapılan sözleşme gereği cihaz müşteriye kredili satıldığında cihazın ücreti bayiye ödenmekte, ilgili bayinin artık ödeme işlemleri ile ilgilenmemekte, Turkcell Finansman A.Ş.’nin müşteri ile muhatap olunmaktadır. Turkcell Finansman A.Ş.’nin bir kredi kuruluşu olup, isteyen müşterilerine kredili satışlarda finansman sağlamaktadır. Yani başka bir deyişle satın alınan ürün ile ilgili kişiye tüketici kredisi sağlamakta ve karşılığında belirli bir oranda faiz almaktadır. Sözleşme bilgilendirme formunda “…. Bu form ve ekleri talep ettiğiniz kredi ile ilgili olarak aramızda akdedilecek finansman sözleşmesinin konusunda sizleri bilgilendirmek için düzenlenmiştir. İş bu form, kredinin açılması yönünde kesin ve kazanılmış bir hak ve taahhüdü içermemekte olup
Tarihine kadar geçerlidir. Kredinin kullandırılması Şirketimiz (Turkçell Finansman AŞ
FİNANCELL) tarafından krediye ilişkin talebinizin onaylanmasına bağlıdır…” şeklinde bu sözleşme ile bir kredi başvurusu yapıldığı tanımlanmaktadır.
23) Diğer yandan şikayete konu olan vergilendirme işlemine yönelik olarak, satışı yapan firma
tarafından fatura kesilen tutar için gerekli vergilendirme yapılması dışında, BDDK tarafından lisanslı Turkçell Finansman A.Ş. tarafından sağlanan finansman kredisinin maliyetlerini oluşturan Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF), Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) ve faiz kalemlerinin beyan edilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bunun ile ilgili sözleşme bilgilendirme formu incelendiğinde “… 10.000.-TL’lik örnek bir kredi tutarı için faiz oranının
%1, vadenin 12 ay olduğu ve tahsis ücretinin peşin ödendiği, bir ayın 30 gün kabul edildiği, BSMVnin 594, KKDF’nin 1594, tahsis ücretinin ise 0,5% olarak hesaplanması durumunda, aylık taksit tutan 899,75 TL; yıllık efektif faiz ise Olacaktır. Sayılan bileşenlerden herhangi birinde oluşacak farklılık, efektif yıllık faiz oranında farklılığa neden olabilecektir.” Şeklinde faizin hesaplanması ve uygulanacak vergi oranları açık şekilde belirtilmekle, vergilendirme açısından idarenin işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
24) Yukarıda bahsedilen çerçevede; başvuranın talebine konu edilen faturalandırma işleminde
vergi mevzuatına ilişkin usul ve esaslar açısından hukuka aykırı bir işlem tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
lir.
25. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmaktadır. Yine anılan Kanunun 21’ inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup. İstanbul Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi